Etiket: Emek ve Özgürlük İttifakı

  • İmamoğlu’nun ‘İstanbul için yola çıkma’ açıklamasının ardından HDP’den ilk yorum

    İmamoğlu’nun ‘İstanbul için yola çıkma’ açıklamasının ardından HDP’den ilk yorum



    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün yaptığı açıklamalarda “İstanbul için yola çıktığını” ve partiler üstü bir ittifak kurmayı amaçladığını belirtmişti. İmamoğlu’nun açıklamaları kamuoyunda büyük yankı uyandırırken HDP Seçim İşleri Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Emirali Türkmen, “ittifaklar meselesini bugünden tartışmanın yanlış olacağını” söyledi.

    Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’a konuşan Türkmen, “Şu bir gerçek ki biz tek adam rejimini yıkma mücadelesinden de üçüncü yol siyasetimizi güçlendirme amacımızdan da vazgeçmeyiz. Seçimler elbette önemli uğraklardır ama biz Emek Özgürlük İttifakı’nı nasıl genişleteceğimizi, mücadele odaklarını neyin üzerine kurmamız gerektiğini daha fazla önemsiyor ve tartışıyoruz” dedi.

    “HER TÜRLÜ ORTAK MÜCADELE ARAYIŞI ÖNEMLİ”

    Seçimleri ve ittifakları konuşacak zamanın da geleceğini kaydeden HDP’li Türkmen, “Önemli olan seçimlerden önce örgütlenmek, toplumsal mücadeleyi yükseltmek, halkın taleplerini sahiplenmek. Bunları yapmadan seçim konuşmak çok doğru değil. Ama tabii ki her türlü ortak mücadele arayışı önemli” ifadelerini kullandı.

    Seçimler ve ittifaklarla ilgili yaz boyunca süren halk toplantılarında uzun tartışmalar gerçekleştirdiklerini ve yaklaşan konferanslarda da bu konuların önemli gündemler olacağını belirten Türkmen, “Bir ittifak olacak mı, olursa nasıl bir ittifak olacak? Bu sorunun cevabını kongreden sonra, parti yöneticisi seçilecek yeni arkadaşlar verecek. Halk toplantıları, atölyeler ve konferanslarda ortaya çıkan politik çizgi üzerinden yeni dönemi inşa edecekler” ifadelerini kullandı.

    “ÖNCELİĞİMİZ HDP’NİN POLİTİK ÇİZGİSİNİ BÜYÜTMEK”

    Geçmiş seçimlerdeki “aday çıkarmama” deneyimlerini anımsatan Türkmen, “Geçmiş seçimleri düşününce şu söz de akla geliyor; ‘Bir suda iki defa yıkanılır mı?’ Bizim için önemli olan HDP’nin politik çizgisini büyütmek. Bu çizgiyi, bu çizgiye yakın siyasal çizgilerle büyütmeyi birinci öncelik olarak görürüz” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Emek ve Özgürlük İttifakı’ndan seçim değerlendirmesi: Her bileşen muhasebe yapacak

    Emek ve Özgürlük İttifakı’ndan seçim değerlendirmesi: Her bileşen muhasebe yapacak


     Emek ve Özgürlük İttifakı seçimlerin ardından ilk toplantısını Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkezi’nde yaptı. Partilerin eş genel başkanları ve başkanlarının katılmadığı koordinasyon toplantısında, HDP, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun (SMF) temsilcileri yer aldı

    Koordinasyon seçimlerin değerlendirildiği toplantının ardından ortak açıklama yaptı. Açıklamada, “İttifakımızın varlık sebebi olan emekçilere ve halklarımıza olan sorumluluğumuzun bilinciyle hem seçim sürecine hem de seçim sonuçlarına ilişkin ilk değerlendirmeleri yaptık” ifadeleri yer aldı.

    ‘HEDEFLEDİĞİMİZ SONUÇLARI ALAMADIK’

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın her bir bileşeninin kendi değerlendirmelerini ittifakın diğer bileşenleriyle paylaştığı belirtilen ve “Emek ve Özgürlük İttifakı olarak seçimlerden hedeflediğimiz sonuçları alamadığımızı açık yüreklilikle ortaya koyduk” denilen açıklama şöyle devam etti: “Bundan sonraki süreçte eleştiri ve özeleştiri mekanizmalarını işleterek, bu dönemi bütün boyutlarıyla ele almak, tartışmak ve bundan gerekli sonuçları çıkarmak için ittifakı oluşturan her bileşenin bir seçim muhasebesi yapması gerektiği tespitinde bulunduk. Toplantımızda bir kez daha ortak toplumsal mücadelenin önemine dair güçlü bir irade açığa çıktı. Bu temelde, Emek ve Özgürlük İttifakı olarak halkların, ezilenlerin ortak mücadelesinin kıymetli olduğunu güçlü bir şekilde vurguluyoruz.” 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İttifaklar Meclis çoğunluğu için nasıl bir politika izlemeli? Liste çalışmaları ne durumda?

    İttifaklar Meclis çoğunluğu için nasıl bir politika izlemeli? Liste çalışmaları ne durumda?


    14 Mayıs seçimlerine kısa bir süre kala partilerin liste çalışmaları hız kazandı. Geçen yıl değişen seçim yasası ile birlikte seçim barajı yüzde 7 olacak.

    İttifak oyları barajı geçerse, ittifak içerisinde yer alan partilerin hepsi barajı aşmış sayılacak. Ama her seçim bölgesinde milletvekili çıkarabilmek için bu seçimde ittifakın toplam oyu değil, partilerin kendi aldıkları oya bakılacak. O nedenle ittifak partilerinin en fazla vekili yakalayabilmek için düşünülmüş listelerle seçime gitmesi oldukça önemli.

    14 Mayıs seçimlerine AK Parti, MHP, Büyük Birlik Partisi ve Yeniden Refah Partisi, Cumhur ittifakı adı altında girecek. Ancak tüm partiler seçmenin karşısına kendi liste ve logolarıyla çıkacaklarını açıkladı. 

    Ama bu durum özellikle 9 Nisan’a kadar BBP ve Yeniden Refah Partisi açısından değişebilir çünkü görüşmeler devam ediyor. 

    Devlet Bahçeli: ”MHP’nin ortak liste hazırlığına teşne olması ve buna tevessül etmesi doğru bir seçenek olamayacaktır”

    Geçtiğimiz günlerde MHP lideri Devlet Bahçeli ayrı liste kararını sosyal medya hesabından şu sözlerle duyurdu:

    “Son günlerde bilhassa MHP ile AK Parti arasında ortak liste yapılacağı, bu kapsamda yerli yersiz, maksatlı maksatsız pek çok iddia ve ifade kamuoyunda tartışma konusu, hatta polemik malzemesi haline getirilmiştir. Cumhur İttifakı’nı teşkil eden iki partinin kendi adıyla, amblemiyle ve adaylarıyla seçime katılmaları söz konusu iken, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ortak liste hazırlığına teşne olması ve buna tevessül etmesi doğru, mantıklı ve makul bir seçenek olamayacaktır.”

    Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan ise “Bizim AK Parti listesinden gösterecek adayımız” yok demişti. 

    Cumhur İttifakı’nda yer alan partilerin ayrı liste ile seçmen karşısına çıkma kararı seçimlerde daha fazla aday seçeneği sunarken, aynı zamanda siyasi partilerin oy oranını bölmeleri anlamına geliyor. 

    Ortak liste mi ayrı liste mi?

    Millet ittifakı ise liste çalışmalarına devam ediyor. Millet İttifakı’nda yer alan CHP kulislerinde seçime ‘ortak liste’ ile girilmek istendiği konuşuluyor.

    Güçlü olan partinin logosu ile seçime gidilmesi halinde daha fazla vekil çıkarılacağı düşünülüyor. Ama ortak liste oluşturulması için ittifaktaki diğer altı siyasi partiyle anlaşmak durumunda…

    DEVA partisi bu seçime kendi logosu ile girmek isterken; Saadet Partisi, Gelecek ve Deva partileri ile “ittifak içinde ittifak formülü için çalışmasını sürdürüyor. Ama bu görüşmelerden de henüz net bir karar çıkmış değil.

    TİP ve EMEP kendi logolarıyla seçime girecek

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nda da HDP Yeşil Sol Parti ile, TİP ve EMEP kendi logolarıyla ittifak çatısı altında seçime girecek. TİP ve EMEP’in bu kararı tartışılıyor. 

    Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Gültan Kışanak, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) milletvekili seçimlerine ayrı girme kararını eleştirdi, “Ortak seçim listesi de olmayacaksa, bu ittifak artık bir seçim ittifakı niteliğinde değildir” ifadelerini kullandı. 

    Kışanak’ın sözlerine HDP eski eş genel başkanı tutuklu Selahattin Demirtaş da destek verdi. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; ”Gültan Başkanımızın çağrısını yerde bırakmayalım” dedi. 

    Yeni Seçim Kanunu’na göre bir partinin seçimlerde kendi ad ve logosunu kullanabilmesi için en az 41 ilde, seçimlere girmesi gerekiyor. TİP’in aldığı kararda bu yasa etkili. 

    Bununla birlikte yeni yasaya göre ittifakların en yüksek sayıda milletvekili çıkarabilmek için mümkün olduğu kadar en az sayıda listeyle yani ortak liste ile seçime girmeleri gerekiyor. 

    O nedenle seçime gidecek ittifakların 9 Nisan’a kadar nasıl bir denge kuracakları özellikle Meclis çoğunluğunu yakalamak açısından önemli.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 14 Mayıs seçimlerinde hangi parti hangi ittifakta yer alıyor? Kim dışarıdan destek veriyor?

    14 Mayıs seçimlerinde hangi parti hangi ittifakta yer alıyor? Kim dışarıdan destek veriyor?


    Türkiye’de 14 Mayıs tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’ne toplam 35 siyasi parti katılıyor. Bu partilerin bir kısmı ittifaklar oluşturarak sandığa gidiyor. İttifaklar protokollerini Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) sundu.

    Peki buna göre kaç ittifak seçime giriyor, hangi siyasi parti hangi ittifakta yer alıyor ya da dışarıdan destek veriyor?

    Cumhur İttifakı

    Siyasi partiler:

    Dört siyasi parti 14 Mayıs seçimlerine “Cumhur İttifakı” çatısı altında katılmaya karar verdiklerini belirtti. 24 Mart ‘ta YSK’ya ittifak protokolünü sunan Cumhur İttifakı’nda yer alan partiler : 

    • Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti)
    • Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)
    • Büyük Birlik Partisi (BBP) 
    • Yeniden Refah Partisinin (Yeniden Refah)

     

    Hüda Partisi (HÜDA PAR) ittifaka dışarıdan destek veriyor.

    Doğu Perinçek, lideri olduğu Vatan Partisi’nin Cumhur İttifakı’nda yer alma talebinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından reddedildiğini açıkladı. Perinçek, konuyla ilgili basın açıklamasında “Cumhur İttifakı, Vatan Partisi’ni değil, Amerika Birleşik Devletleri’yle uzlaşma yolunu ve Hüda-Par’ı tercih etti” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı adayı:

    Protokolde Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanlığı seçimindeki ortak adayının halen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak görev yapan Recep Tayyip Erdoğan olduğu ifade edildi.

    Hedefi:

    “15 Temmuz darbe girişimini bir dönüm noktası olarak gören Cumhur İttifakı, bunun ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişle perçinlenerek ‘milli şuur’a dönüştüğünü” vurguluyor. “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla hareket ettiğini belirten ittifak, gelecek beş yıl içinde bu sistemin başta yeni bir Anayasa yapımı olmak üzere bütün kurum ve kurallarıyla yerleşmesini temin etmeyi hedefliyor.

    Millet İttifakı

    Siyasi partiler:

    “Altılı Masa” girişimiyle bilinen altı siyasi parti, “Millet İttifakı” adı altında seçimlere giriyor. İttifak protokolünü 22 Mart’ta YSK’ye sunan altı parti şu şekilde:

    • Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
    • İYİ Parti
    • Saadet Partisi (SP)
    • Gelecek Partisi (GP)
    • Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Partisi
    • Demokrat Parti (DP)

    Türkiye Değişim Partisi ittifaka dahil olmadı ancak parti lideri Mustafa Sarıgül, ittifakı dışarıdan destekleyeceklerini açıkladı. 

    Millet ittifakını dışarıdan destekleyeceğini bildiren diğer partiler ise Liberal Demokrat Parti ve Doğru Parti oldu.

    Cumhurbaşkanı adayı:

    Millet İttifakı, daha önce anlaştıkları üzere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdi.

    Hedefi:

    Millet İttifakı güçlendirilmiş parlamenter sisteme geri dönülmesini hedefliyor. Bunun için yol haritasını ve hedeflerini belirleyen ittifak, “demokrasi ve adaletin tesis edildiği yeni bir siyaset kültürü ve yönetimi anlayışıyla farklılıkların zenginlik sayıldığı, özgür, refah ve onur içinde bir yaşam” vaat ediyor.

    Emek ve Özgürlük İttifakı

    Siyasi partiler:

    Yedi siyasi parti,14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere “Emek ve Özgürlük İttifakı” adıyla katılma kararı aldı. Bu partiler hazırladıkları ittifak protokolünü 24 Mart’ta YSK’ya sundu. HDP’nin girişimiyle kurulan ittifakta yer alan siyasi partiler:

    • Emekçi Hareket Partisi (EHP)
    • Emek Partisi (EMEP)
    • Halkların Demokratik Partisi (HDP) *
    • Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF)
    • Türkiye İşçi Partisi (TİP) 
    • Toplumsal Özgürlük Partisi’nin (TÖP) 
    • Yeşiller ve Sol Gelecek Parti (YSP)

    * HDP, seçimlere Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ile katılma kararı aldı. 

    Cumhurbaşkanı adayı:

    Cumhurbaşkanlığı seçimi için aday çıkarmaktan vazgeçen Emek ve Özgürlük İttifakı bir aday ismi telaffuz etmedi. Ancak ittifakı oluşturan parti liderleri. çeşitli açıklamalarıyla desteklenmesi için Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu işaret etti.

    Hedefi:

    Kendilerini “işçilerin, emekçilerin, yoksulların, kadınların, gençlerin, doğa ve insan hakları savunucularının dayanışması ve ittifakı” olarak tanımlayan Emek ve Özgürlük İttifakı ekonomi, yoksulluk, Kürt meselesi, temel hak ve hürriyetlerin öncelikli konuları olduğunu belirtiyor. İttifak hedefini Kürt “demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi ilkeler temelinde halkın gerçek egemenliğine dayanan bir demokrasinin inşasını sağlamak” olarak tanımlıyor.

    Ata İttifakı

    Siyasi partiler:

    Dört siyasi parti 14 Mayıs seçimlerine katılmak üzere Ata ittifakını oluşturdu. 24 Mart’ta YSK’ya protokollerini sunan ittifakı oluşturan siyasi partiler şunlar:

    • Zafer Partisi
    • Adalet Partisi
    • Ülkem Partisi 
    • Türkiye İttifakı Partisi

    İttifakta yer alacağını belirten Doğru Parti, ittifakın cumhurbaşkanlığı adayını açıklaması üzerine ayrıldı. Partiye Vatan ve Hürriyet Partisi ile Güven Adalet ve Aydınlık Partisi dışarıdan destek veriyor.

    Cumhurbaşkanı adayı:

    Ata İttifakı cumhurbaşkanı adayı olarak eski Milliyetçi Hareket Partisi milletvekili Sinan Oğan’ı destekliyor.

    Hedefi:

    Ata İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayını belirledikleri toplantı sonrasında yayınlanan ortak metinde “Siyasi esin kaynağımız; Cumhuriyetimizin Kurucu Değerleri ve 1924 Anayasasıdır” denildi. “Geleneksel devlet anlayışı ve cumhuriyetin kurucu değerleri kapsamında yeniden parlamenter sistee geçiş yapılmasını hedefleyen ittifak, siyasi kutuplaştırma, düşmanlaştırma, yolsuzluk ve yoksullukla mücadelenin yanı sıra Suriyelilerin ülkelerine geri gönderilmesini savunuyor. 

    Sosyalist Güç Birliği

    Siyasi partiler:

    14 Mayıs 2023 seçimlerine katılacak bir diğer ittifak da Sosyalist Güç Birliği adı altında oluştu. Seçimlere Sosyalist Güç Birliği” ittifakı adı altında kendi da, logo, aday ve programlarıyla katılacak olan siyasi partiler şu şekilde:

    SOL Parti (SOL)

    Türkiye Komünist Partisi (TKP)

    Türkiye Komünist Hareketi (TKH)

    Devrim Hareketi (DH)

    Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP)

    Cumhurbaşkanı adayı:

    Sosyalist Güç Birliği seçim için bir aday çıkarmadı, ancak ittifaktaki partiler CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğini bildirdi.

    Hedefi:

    İttifak, ilk kurulduğu 20 Ağustos 2022 tarihindeki açıklamasında hedefini “Yarınları sermaye çetelerinin, tarikatların, bir avuç haraminin ve emperyalizmin pençesinden kurtararak emekçilerin laik, demokratik, bağımsız cumhuriyetini kurmak” iadeleriyle tanımlamıştı.

    Memleket Partisi

    Herhangi bir siyasi ittifak içinde yer almayan Memleket Partisi cumhurbaşkanlığı seçimine parti genel başkanı Muharrem İnce’yi cumhurbaşkanlığı için aday gösterdi.

    Seçimlere katılan siyasi partilerin tam listesi:

    1. Adalet Birlik Partisi
    2. Adalet Partisi
    3. Adalet ve Kalkınma Partisi
    4. Anavatan Partisi
    5. Bağımsız Türkiye Partisi
    6. Büyük Birlik Partisi
    7. Büyük Türkiye Partisi
    8. Cumhuriyet Halk Partisi
    9. Demokrasi ve Atılım Partisi
    10. Demokratik Sol Parti
    11. Demokrat Parti
    12.  Emek Partisi
    13. Gelecek Partisi
    14. Genç Parti
    15. Güç Birliği Partisi
    16. Hak ve Özgürlükler Partisi
    17. Halkın Kurtuluş Partisi
    18. Halkların Demokratik Partisi
    19. Hür Dava Partisi
    20. İyi Parti
    21. Memleket Partisi
    22. Millet Partisi
    23. Milliyetçi Hareket Partisi
    24. Milli Yol Partisi
    25. Saadet Partisi
    26. Sol Parti
    27. Türkiye Değişim Partisi
    28. Türkiye İşçi Partisi
    29. Türkiye Komünist Hareketi
    30. Türkiye Komünist Partisi
    31. Vatan Partisi
    32. Yeniden Refah Partisi
    33. Yenilik Partisi
    34. Yeni Türkiye Partisi
    35. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi
    36. Zafer Partisi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Nevruz: Depremzedelere adanan etkinliklerde ağıtlar yakıldı, hükümet karşıtı sloganlar atıldı

    Nevruz: Depremzedelere adanan etkinliklerde ağıtlar yakıldı, hükümet karşıtı sloganlar atıldı


    Kahramanmaraş merkezli depremlerdeki can kayıpları ve ağır bilanço nedeniyle Türkiye’nin dört bir yanında kutlanan Nevruz bu yıl hüzünlü bir ortamda geçti.

    Başkent Ankara’da Anıtpark’ta yapılan Nevruz kutlamasında haraketli şarkılar çalınmaz ve dans edilmezken yaşamını yitirenler için ağıtlar yakıldı.

    Ülke genelinde düzenlenen etkinlikler, depremde ve sel felaketi yüzünden hayatını kaybedenlerin anısına durulan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

    Bu yılki kutlamalar deprem ve selin yol açtığı felaketlerin gölgesinde geçerken, seçime çok az bir süre kala iktidara yönelik protestolar etkinliklere damgasını vurdu.

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nı oluşturan siyasi partilerin katıldığı Ankara’daki kutlamada, “Nevroz’un ateşiyle özgürlüğe, dayanışma ruhuyla yeni yaşama yürüyoruz” pankartı taşındı, “Helalleşmek yok, hesaplaşmak var“ ve ”Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları atıldı.

    Kahramanmaraş merkezli depremlerdeki can kayıpları nedeniyle hareketli parçaların çalınmadığı Nevruz’da ağıtlar söylendi.

    İstanbul’da Nevruz etkinliği

    İstanbul’da ise en büyük etkinlik Yenikapı’da, HDP’nin ana bileşeni olduğu Emek ve Özgürlük İttifakı’nın organizasyonu altında gerçekleşti. Meydana kurulan sahnen dekorunda ise deprem ve sel felaketlerinde hayatını kaybedenlerin anısına sadece siyah renk kullanıldı.

    İstanbul’daki etkinlikte de “Hükümet istifa” ve “Helalleşmek yok, hesaplaşmak var“ sloganları ön plana çıktı.  

    Buldan: Nevruz bu yıl depremde hayatını kaybedenlere adandı

    HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, bu yılki Nevruz’un, depremde hayatını kaybedenlere adandığını söyledi.

    Konuşmasında, “deprem de AKP ve MHP ittifakı da bu ülkenin kaderi olmaktan çıkacaktır” diyen Buldan, “AKP’nin ve küçük ortağının bu ülkeyi son kez yönettiğini herkes bilmelidir. Çok az zaman kaldı. Önümüzde iki aydan az bir zaman var. 14 Mayıs bizler açısından önemli bir fırsattır ve aynı zamanda milat olacaktır. AKP ve MHP’nin bu seçimlerde Türkiye halklarının ne kadar büyük olduğunu, kadınların gençlerin bu ülkeyi değiştirme ve dönüştürme yeteneğinin nasıl ortaya çıkaracağını göstereceğimiz bir tarihtir 14 Mayıs.” ifadesini kullandı.

    Buldan konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

    “Evet bu Nevruz’u bir bayram havasında karşılayamadık. Bu Nevruz’u acılarımızın, yasımızın, öfkemizin, depremden dolayı mağduriyetin gölgesinde kalan insanlarımızın yaşamını yitirdiği, deprem felaketiyle, sel felaketiyle büyük acıların yaşandığı bir dönemde karşılıyoruz. Onun için belki bir bayram havasında değil ama iktidara karşı depremde ölenlerin yaşamını yitirenlerin, enkazın altında kalanların öfkesinin olduğu bir dönemde geçiriyoruz. Bu yılki Nevruz biraz buruktur, acılıdır, öfkelidir. Bu yılki Nevruz depremde yaşamını yitirenlere adanmıştır.”

    İstanbul’da 224 kişi gözaltına alındı

    Bu arada İstanbul Valiliği, Yenikapı’da HDP İl Başkanlığının Nevruz kutlamasında alana yasa dışı pankart ve flama sokmaya çalışan, yasa dışı slogan atıp taşkınlık çıkaran 224 kişinin yakalandığını bildirdi.

    Valilikten yapılan açıklamada, “Fatih ilçemiz Yenikapı Miting Alanı’nda, bugün HDP İl Başkanlığı tarafından düzenlenen nevruz kutlaması açık hava toplantısı sırasında, alana yasa dışı pankart ve flama sokmaya çalışan, yasa dışı slogan atarak taşkınlık çıkaran 224 şahıs hakkında güvenlik güçlerimizce yakalama işlemi uygulanmıştır. Konuyla ilgili tahkikat devam etmektedir.” ifadesi kullanıldı.

    Anakara ve İstanbul dışında Emek ve Özgürlük İttifakı’nın düzenlediği Nevruz etkinlikleri 23 ayrı kentte yapıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HDK’den Emek ve Özgürlük İttifakı’na açık mektup: Vekil sayısı vurgusu

    HDK’den Emek ve Özgürlük İttifakı’na açık mektup: Vekil sayısı vurgusu


    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Emek ve Özgürlük İttifakı’na yönelik bir açık mektup kaleme aldı. Mektupta “Dönem, devrimci güç birliğinde her açıdan daha fazla ısrar etme, tekil örgütsel kazanımları önceleme algısını toplum nezdinde güçlendirecek tutumlardan uzak durma dönemidir” ifadelerine yer verildi.

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın 14 Mayıs seçimlerine ilişkin kararına dair açık mektup yayınlayan HDK, “Parlamentoda rejimin kaybettiği her sandalyeye odaklanmayan bir taktik hepimize kaybettirecektir” ifadelerini kullandı.

    Mektupta, HDK olarak Emek ve Özgürlük İttifakı tarafından alınan bu karara destek verildiği ifade edildi.

    ORTAK KAZANIM VURGUSU

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın 16 Mart’ta bir araya gelerek gerçekleştirdiği toplantı sonrasındaki alınan kararlarına da değinilen mektupta, “İttifakınızın son toplantısı sonrası ‘teknik çalışmalarda… İttifakın bileşeni olan tüm güçlerin kazanımlarını koruyup geliştirecek yol ve yöntemler esas alınacaktır’ açıklamasını da yapmış bulunmaktasınız. Öylesine kader tayin edici günlerden geçiyoruz ki teknik olarak ifade edilen her ayrıntının olumlu ya da olumsuz, halkların demokrasi ve özgürlük mücadelesine bir yansıması olacaktır. Yıllardır özenle sürdürdüğümüz ittifak politikasının kazandıran en temel özelliği, Kürdistan ve Türkiye halklarının demokrasi ve özgürlük mücadelesinin ortak kazanımlarından taviz vermemesiydi. Toplumsal olanın politikleştirilmesi, politik olanın toplumsallaştırılması hedefi, tavizsizliğimizin en başat öğelerinden biri olmaya da devam ediyor. Bugün de hem ittifakınız, bileşenlerine hem de halklara kazandıracak olanın, bu yaklaşım olduğunu düşünüyoruz” denildi.

    VEKİL SAYISINA VURGU

    Mektupta, her ittifak bileşeninin kendisini politik, örgütsel ve toplumsal düzlemde büyütme hedefinin anlaşılır olduğu bu hedefin ise ittifakın tamamının yararına olacak şekilde ele alınması gerektiğine dikkat çekilerek, “Faşizmin son yıllardaki yönelimleri karşısında ‘çokluk içinde birlik’ ilkesiyle varlığımızı koruduğumuzu, büyüdüğümüzü, güçlendiğimizi ve haklı olarak halkların umudu olduğumuzu hatırlatmak isteriz. Sadece egemenler açısından değil ezilenler açısından da kader tayin edici olan bu kritik kavşakta, her zamankinden daha fazla bu birlik ilkesine ihtiyacımız var. Türkiye ve Kürdistan halkları açısından hayati olan bu süreçte, ‘faşist bloku’ sadece cumhurbaşkanlığı seçiminde değil parlamento dağılımında da geriletecek seçim taktiklerini geliştirmek ittifak politikasının varlık koşullarındandır. O nedenle parlamentoda rejimin kaybettiği her sandalyeye odaklanmayan bir taktik hepimize kaybettirecektir. Bu yönüyle dönem, devrimci güç birliğinde her açıdan daha fazla ısrar etme, tekil örgütsel kazanımları önceleme algısını toplum nezdinde güçlendirecek tutumlardan uzak durma dönemidir” denildi.

    KAZANIMLAR İTTİFAK İÇİN ‘CAN SUYU’ OLACAK

    İttifak olarak ortak kazanımların, hem halklar hem de ittifak bileşenleri için “can suyu” olarak tanımlandığı mektupta, taktik ve stratejik uyumun da önemine değinilerek, “Ortak mücadelemizin geleceği ve faşist blokun ayakta kalmak adına olası her türlü saldırısını toplumsal mücadeleyle boşa çıkarabilmek için taktik-stratejik uyum, her zamankinden daha fazla toplumsal muhalefete gerekli olandır. Son yıllarda halklarımızın faşizm ve restorasyonculuk karşısında demokrasi ve özgürlük seçeneği olarak ortaya koyduğu üçüncü yol/kutup mücadelesindeki tavır ve bilinç, her birimize tarihsel sorumluluklar yüklemektedir. Faşizme, inkarcılığa, tekçiliğe ve sermaye talancılığına karşı halkların toplumsal ittifakında ısrar eden dostlarınız, yoldaşlarınız olarak devrimci bilincin, ferasetin galebe çalacağına inancımızı bir kez daha belirtiyoruz. Birlikte kazanmanın yolu, Demirci Kawalar’dan, Paris Komünlerinden miras kalan geçmişimizi, ileriye taşımak ve bunun gerisine düşmemekten geçiyor. Bu duygu ve düşüncelerimizle Emek ve Özgürlük İttifakı olarak sizlere bu zorlu ve onurlu yürüyüşte başarılar diliyoruz. Saygılarımızla birlikte kazandık, birlikte kazanacağız!” diye belirtildi. (MA)

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kulis: Emek ve Özgürlük İttifakı’nın adayı kadın ve HDP’li

    Kulis: Emek ve Özgürlük İttifakı’nın adayı kadın ve HDP’li


    T24 yazarı Murat Sabuncu, HDP tarafından düzenlenen Demokratik Cumhuriyet Konferansı’nda edindiği izlenimleri ve kulis bilgilerini okurlarıyla paylaştı. 

    Millet İttifakı‘nın başta cumhurbaşkanlığı seçimleri olmak üzere HDP ile arasına mesafe koyması, ortak aday konusunda Emek ve Özgürlük İttifakı‘yla kamuoyu önünde açık bir müzakereye girmemesi eleştiri konusuydu.

    Bu nedenle HDP, seçime kendi adaylarıyla girme kararı aldıklarını duyurmuştu. Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve EMEP’in, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın aday çıkarması konusunda kimi soru işaretleri / itirazları olduğu biliniyordu. Sabuncu’nun aktardığına göre bunlar aşılmış. 

    Gazeteci, kulis bilgilerini şöyle aktardı: 

    13 Şubat Millet İttifakı öncesi yani pek muhtemel önümüzdeki hafta İttifak’ın adayı açıklanacak. Aday HDP’li ve kadın.

    ‘HDP’NİN TEK LİSTE ISRARI SÜRÜYOR’

    – Yine özellikle TİP’in milletvekili seçimlerine tek liste ile girilmesine (en azından kimi bölgelerde) karşı olduğu biliniyordu. HDP’nin ise tek liste ısrarı sürüyor. Tabii burada şöyle bir sorun ortaya çıkıyor. HDP kapatma davası. Bu dava seçimden önce sonuçlanırsa ki iktidarın böyle bir planı olduğu anlaşılıyor zor bir durum ortaya çıkacak. Durumun zorluklarından birisi seçim süreci başladıktan sonra, milletvekili listeleri kesinleştikten sonra kapatma gelirse. Daha da vahimi aralarında şimdi eş başkanlar Sancar ve Buldan’ın da bulunduğu partinin önemli 451 ismi için siyasi yasak isteniyor. Parti kapatılırsa bu isimler aday olamayacak-adaylıkları düşecek. Yani iki farklı partiden 600’er aday mı gösterilecek bu riske karşı sorusu gündemde. 

    ‘İYİ PARTİ OYUNA BİRAZ DA İSTEKLİ BİR ŞEKİLDE DÜŞÜYOR’

    – İktidar bir yandan HDP kapatma davasıyla Emek ve Özgürlük İttifakı’nın başında ‘Demokles’in kılıcını’ sallıyor. Öte yandan Millet İttifakı’nın olası adaylarından Ekrem İmamoğlu’nun adaylığını yine ne zaman onaylanacağı belli olmayan bir sürece bırakıp onu engelliyor. HDP’yi sözel ve hukuki olarak ‘kriminalize’ edip Millet İttifakı’nın HDP’ye yakınlaşmasını önlemeye çalışıyor. İktidarın bu oyununa biraz da istekli bir şekilde İYİ Parti düştüğü için bir araya gelinemiyor.

    ‘MİLLET İTTİFAKI’NIN YAKLAŞIMI HDP TABANINDA KIRGINLIĞA NEDEN OLDU’

    – HDP yöneticileri kapatma ya da kapatma senaryolarının, Millet İttifakı’nın HDP yaklaşımının kendi seçmen tabanlarından kızgınlığa ve kırgınlığa sebep olduğunu da belirtiyorlar. Zaten iktidarın artık oy almaktan umudu kestiği Kürt seçmeninin hiç olmazsa sandığa gidişini önlemek için çalıştığını herkes görüyor.

    Alanda çalışan kimi HDP’lilere göre taban Kemal Kılıçdaroğlu’na sıcak bakıyor.

    – Toplantıya TİP Genel Başkanı Erkan Baş ile EMEP Başkanı Ercüment Akdeniz de katıldı. Her ikisine de büyük ilgi ve sevgi vardı.

    – Toplantının en ketum iki kişisi HDP’nin eş başkanları Sancar ve Buldan idi. Sorulara yanıt vermeyince şakayla karışık Mithat Sancar’a ‘Çok kilo vermişsiniz, bari bunun formülünü söyleyin’ dediğimde her iki eş başkan gülerek aynı yanıtı verdi: HDP Eş Başkanı olursanız görürsünüz nasıl hızla kilo veriyor insan.”

    Yazının tamamı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meral Danış Beştaş: HDP’siz bir parlamento olmayacak; Kürtler Türkiye’nin geleceğini belirleyecek

    Meral Danış Beştaş: HDP’siz bir parlamento olmayacak; Kürtler Türkiye’nin geleceğini belirleyecek


    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, partisinin kapatılmasıyla ilgili devam eden sürece ilişkin euronews’e yaptığı açıklamada “Seçimde Kürtler, Türkiye’nin geleceğini belirleyecek” dedi.

    Yargıtay Başsavcısı Bekir Şahin 7 Haziran 2021’de HDP’nin katılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne  (AYM) başvurmuştu. AYM Genel Kurulu 21 Haziran 2021’de iddianameyi kabul etmişti.

    Son olarak Anayasa Mahkemesi, HDP’nin kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması yönündeki başvurusunu reddetti.

    “HDP’siz bir Türkiye geleceği olamaz” diyen Meral Danış Beştaş partinin kapatılmasıyla ilgili devam eden süreç, aday belirleme konusu ve seçimlere ilişkin euronews’e değerlendirmelerde bulundu.

    HDP’yi neden kapatmak istiyorlar?

    “Çünkü HDP güçleniyor, HDP büyüyor. Çünkü HDP Türkiye’deki demokratikleşme konusunda radikal bir demokrasi talebiyle büyük bir mücadele yürütüyor. Bu büyüme, genişleme ve de Türkiye’nin her tarafının HDP’lileşmesi karşısında tasfiye etmek istiyorlar”

    Her iki ittifakın da Kürt oylarına ihtiyacı var, neden kapatılmak bir çözüm olarak görülüyor?

    ”Çok garip, Kürtlerin oylarını bizi kapatarak alabileceklerini düşünüyorlar. Biz kapatılsak da kapatılmasak da yürüteceğimiz siyaset başta Kürt toplumu olmak üzere Türkiye toplumunu ilgilendirecek. Bu seçimde Kürtler Türkiye’nin geleceğini belirleyecek. Bu seçimin hangi yöne evrileceğine Türkiye’deki demokrasi güçleri, demokratik dinamikler, sivil toplum, kadın hareketi, gençlik hareketi ile birlikte birinci sırada Kürtler yer alacak.”

    HDP’nin kapatılması seçim sonrasına bırakılmadı, yol haritanız ne olacak?

    ”Hangi partiden nereden ve nasıl seçime gireceğimizin bilgisini vermek siyaset açısından doğru değil. Yoksa biz gizlemiyoruz, yönetimimiz ve siyasetimizde açık ve şeffaf olmayı her zaman tercih ediyoruz. HDP kapatılsa bile bizim bir seçeneğimiz değil, çok sayıda seçeneğimiz var. Bir partiden girip tekrar HDP’li seçmen ve Türkiye’den oy isteyeceğiz, kazanacağız da. Bu bir parti değil, birden fazla seçeneğimiz olacak. Ama tabi bir parti olacak, neticede geçmişte bağımsız adaylarla da girdik. Bu dönem öyle bir seçeneğimiz yok, gerçi yine kazanırız. Sadece vekil sayısı düşer. HDP’nin oyları kapatılsa da kapatılmasa da hiçbir yere gitmeyecek. Yine HDP siyaseti ve fikri alacak. Seçmen kitlemiz bu konuda en az yönetim kadar politik. Bizim seçmenlerimiz çok fazla baskıya uğramış seçmen, ötekileştirilmiş, sesi kesilmeye çalışılmış ve bu konuda da büyük mücadeleler yürütmüştür. Çok büyük ve ciddi bedeller ödemiş milyonlardan söz ediyoruz. Biz sadece Kürt partisi değiliz, Türkiye’nin her yerinden de oy alan bir partiyiz. Ama Kürt Türkiye’de halkı bütün ayrımcılık biçimlerine maruz kalmış en büyük nüfustur.”

    Partinize Hazine yardımının bloke edilmesi ile ilgili nasıl bir hukuki beklenti içindesiniz?

    “4 Şubat’ta karar verilecek, itirazlarımızı yaptık. Hazine yardımı kesildi. Açıkçası bu HDP’ye yönelik ayrımcılık, ötekileştirme ve baskılardan bir tanesi. Korkunç bir durum, seçmenimiz bu ülkede yaşıyor ve vergi ödüyor. Doğal olarak oy verdiği partinin hazine yardımı alması gerekiyor. Devlet kendi cebinden bu parayı vermiyor, Devlet Bahçeli ya da Recep Tayyip Erdoğan ödemiyor. Bu büyük haksızlık. Hazine yardımını hukuka aykırı bir şekilde kestiniz, bir kere bize sormadan kestiniz. Kestiler sonra bize sordular, cevap verdik derhal kaldırın dedik. Hukukun zerresi kaldıysa tabi kaldırılmalı. Ama yargı hukuka göre değil, siyasi erklere, güce göre karar veriyor. Talebimiz reddedilse de şok olmayız.”

    Adayınızı belirlediniz mi? Aday belirleme sürecindeki kriterleriniz neler?

    ”Adayımızı daha belirlemedik, fakat yoğun bir çalışma sürüyor. Farklı kesimlerden, bileşenlerimizden isimler geliyor. Hakikaten belirlenmedi. Kriterlerimiz ilkelerimizdir. HDP’nin Türkiye ve dünyaya söylediği siyaset dilidir kriterlerimiz. Demokrasi, adalet, hak ve özgürlüklere yaklaşım. Bunu kendi yaşamında resmetmiş olması, Eylül 2021’de açıkladığımız ilkelerimize uygun olması… HDP’li olsun diye de yola çıkmadık, gelen isimlerde çok farklı adlar var. Önemli olan Türkiye’deki bu değişim ve dönüşümü göğüsleyebilmesi ve Türkiye toplumunun önemli bir bölümüne hitap etmesini hedefliyoruz. Herkesten oy alacak bir isim olacak”

    “Biz o masada (Altılı Masa) değiliz, hiç olmadık”

    “Türkiye bu meseleyi fazlasıyla tartışıyor, medya tartışıyor ve Altılı Masa neredeyse HDP’siz tartışılmamaya başlandı. Bu konuda iktidar blokunun da algı yönetimi var. Eyvah HDP, Altılı Masa ile görüştü, masanın ayağıdır gibi söylemlerle bizi kriminalize ederek HDP ile Altılı Masa’nın yan yana gelme ihtimalini ortadan kaldırmaya çalıştı. Diğer yandan da HDP’nin bu seçimlerin sonucunu tayin edeceği duygusuyla değişik katmanlardan HDP’nin olması gerektiğine dair düşünceler var. Ama burada asıl mesele HDP’nin ne istediğinin sorulmaması. Bu tartışmalarda HDP çağrılsa gider mi diye sorulmuyor bize…Birincisi biz o masada değiliz, hiç olmadık. Görüşmelerimiz oldu, DEVA, GELECEK, Saadet ve CHP ile genel başkanlar düzeyinde iletişimimiz oldu ama Altılı Masa temelinde olmadı. Bu tartışmaları geçtik HDP olarak, biz buradayız, ilkelerimiz ortada. Bizimle görüşmek isteyenlerle her zaman görüşmeye açığız dedik, hiç kapatmadık. Çünkü bu seçim tarihi bir seçim ve herkes gibi bizim de demokratik, siyasi sorumluluğumuz var. Biz onlar istemese de illa girelim demiyoruz, istenmediğimiz yerde hiç olmayız zaten. Bizim ihtiyacımız yok. Biz yüzde 15 bandında, Türkiye’nin üçüncü büyük partisiyiz ve bu seçimlerin sonucunu biz belirleyeceğiz. Anahtarız, kilit değil. Açmak için kullanacağız bu gücümüzü. Emek ve Özgürlük Bloku’nu oluşturduk, pozitif algı ile karşılandık ve bu ittifak ile aday çıkaracağız.”

    Seçimin ikinci tura kalması durumunda, adayınızı geri çekme ihtimaliniz var mı?

    “Bunlara yanıt vermek için erken, bir karar aldık ve kamuoyuna açıklandı. Orada da cümle olarak ‘ortak aday çıkarmaya kapalı olmamakla birlikte kendi adayımızı çıkaracağız’ denildi. Bu yeterince açık, şuanda bizim yoğunlaşmamız adayımızın kapsayıcılığı üzerine.”

    Seçim ikinci tura kaldığında nasıl hareket edeceksiniz?

    “Şu anda o koşulların oluşması lazım, şeffaflık ve diyaloğu her zaman söyledik. O zaman geldiğinde şüphesiz tüm gündemler tartışılacak ama şimdiden bunu söylemek mümkün değil. Biz bir partiyiz, olasılıklar geldiğinde bu değerlendirilir. Ayrıca biz kararlarımızı halk ile birlikte alıyoruz. Bu süreçte de iletişim kanalları devreye girer ama bununla ilgili ittifak açıklamamızı yaptık.”

    “Cumhur İttifakı ile seçim veya sonrası için konuşacağımız bir şey yok”

    “Şöyle bir yanlış algı var, biz Meclis’te tüm partilerle haftanın üç günü birlikte çalışıyoruz. İlk defa bir bakan veya grup başkanvekili ile görüşmedik. Zaten doğalında görüşüyoruz. Adalet Bakanının bizi ziyareti sonrasında çok büyük bir kıyamet koptu ama bizim açımızdan böyle değil. Bir anayasa yapım süreci var, üçüncü büyük partiyiz ve komisyondayız. Yani gelecekler ve soracaklar. İkinciyi reddettik. Bizi kapatmaya çalışıyorlar Anayasa Mahkemesi eliyle diğer yandan da bizimle Anayasa yapmak istiyorlar. Bu ne yaman çelişki? Bu samimiyetsizliği artık yaşıyoruz. Biz de dedik ki; hazine yardımımızı kesenler ve bizi kapatmak isteyenlerle konuşacak bir şeyimiz yok. Anayasa tanımıyorlar. Erdoğan ve Bahçeli için anayasa sadece bir kağıt parçası. Çünkü her gün anayasa 138 ve baştan sona hepsini ihlal ediyorlar. Bu yönüyle bizim Cumhur İttifakı ile seçim veya sonrası için konuşacağımız bir şey yok.”

    “Yeni bir çözüm süreci ihtimali”

    “Şuanda böyle bir olasılık yok, düşünün biz randevu taleplerini bile kabul etmedik. Çünkü hala eş genel başkanlarımız içeride, Keskin Bayır iki hafta önce siyaset yaptığı için tutuklandı. Bu koşullarda bizi engellemeye çalışan, kapatmak isteyen, kriminalize eden bir yaklaşımla konuşacak bir şey yok”

    Türkiye İşçi Parti’sinin 20 vekil istediğine dair tartışmalar var, doğru mu? Bu talep size makul geliyor mu?

    “Kesinlikle böyle bir tartışma yok, öncesi ve sonrası da yok. Nereden çıkarıyorlar anlamıyorum. Böyle bir diyalog da yok, vekil konusunda ittifakın bir gündemi de yok. Yıpratmak için gündeme getiriyorlar. Birlikte çalışıyoruz. TİP ile siyaseten çok iyi anlaşıyoruz. Biz aynı düşüncede olsak aynı partide olurduk ama parlamentoda büyük çelişkilerde yok.”

    Seçim ikinci tura kaldığında her iki ittifakın da HDP’ye gelmesi durumunda ne yapacaksınız?

    “O zaman ittifaklarımızla birlikte çok güçlü bir değerlendirme olur. Türkiye halkları için, gelecek için, eleştirdiğimiz şeylerin aşılması için hangisinin doğru olduğunu masaya yatırır ve karar veririz.”

    “Bence muhalefette olmak, yönetimde olmamak değil. Biz aynı zamanda yasa yapıcıyız. Parlamentoda çözüm üreten ve öneriler sunan bir partiyiz. HDP’siz bir iktidar demiyorum, HDP’siz bir Türkiye parlamentosu olmayacak. HDP’siz bir Türkiye geleceği olamaz. HDP’siz çok genel anlamda bir Türkiye yönetimi de mümkün değil. Bizim siyasetimiz herkes için adalet ve özgürlük isteyen ve Kürtlerin, Alevilerin farklı kimliklerin özgürce yaşaması için mücadele edeceğiz. Yönetimde olmak bu ilkelerin yaşama geçmesi ama diyelim ki 120 vekil çıkardık tabi orada bir rolümüz olacak. Kimse bizi dışlayamaz. En büyük hedefimiz parlamentoda çoğunluğu sağlamak”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Emek ve Özgürlük İttifakı’nın İstanbul’daki ilk mitingi Demirtaş’ın seçim şarkısıyla açıldı

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın İstanbul’daki ilk mitingi Demirtaş’ın seçim şarkısıyla açıldı


    Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Emekçi Hareket Partisi (EHP) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun (SMF) kurduğu Emek ve Özgürlük İttifakı’nın İstanbul’un Kartal Meydanı’nda düzenlenen ilk mitingi sözü ve bestesi Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ait olan seçim şarkısı ile başladı. 

    Demirtaş’ın ‘Emekçiyiz Biz’ adlı şarkısının bir kısmını tutuklu bulunduğu cezaevinde ailesi ile telefon görüşmesinde seslendirdiği belirtildi. “Kına yolladım yaksana” dizesiyle başlayan şarkının sözleri şöyle: 

    “Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Birleştik benzedik nara

    Artık kaçacak yer ara

    Geliyoruz iktidara

    Umuduz, emekçiyiz biz

    Biziz yokluktan var eden

    Çalışıp çarkı döndüren

    Düzenindir süründüren

    Direnen emekçiyiz biz

    Şafakta çapa vururuz

    Gün altında kavruluruz

    Efendi değil yoksuluz

    Köylüyüz emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Madende bahtımız kara

    Açlıktan midemiz yara

    Siz sarmasak kimler sara

    Madenci emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Ter döker mendil sallarız

    Birbirimizi kollarız

    Seni ancak biz yollarız

    İşçiyiz, emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Dünyayı emekle ördük

    Ne yaşadık ne gün gördük

    Bir gün değil her gün öldük

    Kadınız, emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Zulümler gökleri aştı

    İşsizim feleğim şaştı

    Kızdırma bak sabrım taştı

    Gençliğiz, , emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Birleştik benzedik nara

    Artık kaçacak yer ara

    Geliyoruz iktidara

    Umuduz, emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz”

    Akdeniz: Muhalefet birleşmeli

     “Yoksulluğa, Savaşa, Baskılara Dur Diyelim” sloganıyla gerçekleştirilen ilk ortak mitingde konuşan EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve siyasi yasak kararı sonrası, İmamoğlu ile dayanışma için Saraçhane’ye gittiklerini hatırlatarak muhalefete birlik çağrısı yaptı.

    “Biz 5 Ocak’ta, Emek ve Özgürlük İttifakı partileri olarak bir bildiri yayınladık” diyen Akdeniz, “en geniş toplumsal mutabakatın sağlanacağı ortak bir aday” ile işe başladıklarını ifade etti. Bu sese “kulak verilmemesi” durumunda ise Emek ve Özgürlük İttifakı’nın kendi adayını çıkaracağını ifade etti.

    Buldan: Seçimlere damgamızı vuracağız

    Mitingde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, savaşa, yoksulluğa, baskılara karşı “Dur” demek için bir arada olduklarını söyledi. “Demokrasinin şehri güzel İstanbul’u karanlığın merkezi yapmaya çalışan AKP ve MHP rejimine karşı ‘Dur’ demek için buradayız” diyen Buldan, “Asıl hikaye, bizim hikâyemizdir. 7 Haziran’da başlayan başarımız var. Bu hikayeyi şimdi, ülkeyi yönetme hikayesine çevireceğiz. Halklarımızla, bileşenlerimizle birlikte seçimlere damgamızı vuracağız” dedi.

    Seçimlerin “tarihi öneme sahip” olduğunun altını çizen Buldan, “Seçimler, aydınlık ile karanlık, demokrasi ile faşizm arasında yapılacak olan tercih olacaktır. Aynı zamanda bu seçimler, AKP ve MHP iktidarının fişini çekeceğimiz bir seçim olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Buldan ayrıca İstanbul Sözleşmesi’ni geri getireceklerini de vaat ederek “Buradan kadınlara bunun sözünü veriyorum” dedi.

    Sancar: Emek ve Özgürlük İttifakı düzeni değiştirmeye geliyor

    İktidarı “zulüm ve sömürü” düzeni olarak özetleyen HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise Emek ve Özgürlük İttifakı’nın bu düzeni değiştirmeye geldiğini belirtti. “Değiştireceğiz bu düzeni ve göndereceğiz bu iktidarı. Bozacağız savaş oyunlarını. Savaşa karşı, barışın en güçlü ittifakını kuracağız’ diyen Sancar, “Bu güç bu ülkeyi demokrasiye, barışa, emek ve özgürlüğün olduğu bir geleceğe taşıyacak” vaadinde bulundu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***