Etiket: Ekvador

  • Ekvador’u Sarsan Olay! 27 Mahkum Ölü Bulundu

    Ekvador’u Sarsan Olay! 27 Mahkum Ölü Bulundu


    Güney Amerika ülkesi Ekvador’un El Oro eyaletinde bulunan Machala Cezaevi’nde 27 mahkumun cansız bedeni bulundu. Ulusal basında yer alan bilgilere göre, Özgürlüğünden Yoksun Bırakılmış Kişiler ve Suç İşlemiş Gençlere Yönelik Ulusal Bakım Hizmeti Kurumu (SNAI), ölümleri doğrulayarak olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    2 NEDEN ÖNE ÇIKIYOR

    SNAI, savcılığın ölüm nedenlerini araştırdığını belirtirken, yerel kaynaklar mahkumların asfiksi (oksijen yetersizliği sonucu boğulma) nedeniyle yaşamını yitirmiş olabileceğini aktardı. Ekvador’daki cezaevlerinde son yıllarda artan çete çatışmaları ve mahkumlar arası şiddet olayları, ölümlerin bir hesaplaşmanın sonucu olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Ülkede cezaevlerindeki aşırı kalabalık ve yetersiz güvenlik önlemleri, sık sık benzer trajedilere yol açıyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ralli Yarışında Facia! Araç Seyircilerin Arasına Daldı: Ölü ve Yaralılar Var

    Ralli Yarışında Facia! Araç Seyircilerin Arasına Daldı: Ölü ve Yaralılar Var


    Güney Amerika ülkesi Ekvador’da düzenlenen “Vuelta a la Republica” rallisi, büyük bir faciayla sonuçlandı. Ambato kentinde gerçekleştirilen yarışta, bir ralli aracı bitiş çizgisine metreler kala kontrolden çıkarak yol kenarında bekleyen kalabalığın arasına daldı.

    2 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

    Feci kazada 2 kişi olay yerinde hayatını kaybederken, 18 kişi de yaralandı. Kazanın ardından olay yerine çok sayıda sağlık ve güvenlik ekibi sevk edildi. Yaralılar çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.

    O anlar, yarış izlemeye gelen bazı seyircilerin cep telefonlarıyla kaydettiği görüntülere saniye saniye yansıdı.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cezaevinden Firarıyla Ülkeyi Kaosa Sürüklemişti… Ekvador’un En Tehlikeli İsmi Yakalandı

    Cezaevinden Firarıyla Ülkeyi Kaosa Sürüklemişti… Ekvador’un En Tehlikeli İsmi Yakalandı


    Ekvador’da ülke tarihinin en çok aranan suçlularından biri olan “Fito” lakaplı Adolfo Macias Salazar, güvenlik güçlerinin 17 ay süren takibi sonrası yakalandı. Los Choneros adlı organize suç örgütünün lideri olan Fito, liman kenti Manta’da bir sığınakta ele geçirildi. Operasyonun polis ve askerlerin ortak çalışmasıyla gerçekleştirildiği, yaklaşık 10 saat sürdüğü ve herhangi bir can kaybı yaşanmadığı bildirildi.

    Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa, operasyonun ardından sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı açıklamada, “Polislerimize ve askerlerimize teşekkür ediyorum. Daha fazlası da düşecek. Ülkemizi geri alacağız, mücadeleye devam” sözleriyle güvenlik güçlerine desteğini iletti. Yerel basın ise ABD’de hakkında çeşitli suçlardan yakalama kararı bulunan Fito’nun önümüzdeki günlerde iade edileceğini aktardı.

    2024 YILINDA KAÇMIŞTI

    Fito, cinayet, uyuşturucu kaçakçılığı, organize suç örgütü kurmak ve yasa dışı silah bulundurma suçlarından toplam 34 yıl hapse mahkûm edilmişti. Ancak cezasının 12. yılındayken, 7 Ocak 2024’te Guayaquil Hapishanesi’nde çıkan isyandan yararlanarak firar etmişti. Bu firarın ardından ülke genelindeki cezaevlerinde şiddet olayları patlak vermiş, çok sayıda insan hayatını kaybetmişti.

    OHAL İLAN EDİLMİŞTİ

    Fito’nun firarı, aynı zamanda güvenlik güçlerinin zayıflığı ve çete egemenliğinin boyutlarını da gözler önüne sermişti. Firardan sonra bombalı saldırılar ve polis hedefli saldırılar artış göstermişti. Bunun üzerine Ekvador hükümeti, 9 Ocak’ta ülke genelinde 60 günlük olağanüstü hal ilan etmişti.

    Cezaevinden Firarıyla Ülkeyi Kaosa Sürüklemişti... Ekvador'un En Tehlikeli İsmi Yakalandı - Resim : 2

    Uzmanlar, Fito’nun yakalanmasının Ekvador’daki organize suçla mücadelede sembolik bir başarı olduğunu belirtirken, bu durumun çete savaşlarını tetikleyebileceği ve yeni güvenlik tehditlerini beraberinde getirebileceği konusunda da uyarılarda bulunuyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ekvador’da 6.3 Büyüklüğünde Deprem

    Ekvador’da 6.3 Büyüklüğünde Deprem


    Güney Amerika ülkesi Ekvador’da meydana gelen 6.3 büyüklüğündeki depremde 20 kişi yaralandı, çok sayıda yapıda hasar oluştu.

    Ulusal Risk Yönetimi Sekreterliği (SNGR) tarafından yapılan açıklamada, depremin özellikle Esmeraldas eyaletine bağlı Eloy Alfaro, Atacames, Muisne, Quinindé, Rio Verde ve San Lorenzo kasabalarında şiddetli şekilde hissedildiği belirtildi.

    20 KİŞİ YARALANDI

    Yetkililer, depremde 20 kişinin çeşitli şekillerde yaralandığını ve 60 binada çatlaklar meydana geldiğini açıkladı. Ayrıca Esmeraldas bölgesinde hasar gören enerji hatlarının onarılmasına başlandığı, bölge halkının yüzde 80’ine yeniden elektrik verildiği bildirildi.

    Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde bazı evlerin kısmen çöktüğü görüldü.

    ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), depremin merkez üssünün Esmeraldas eyaletinin 20 kilometre kuzeybatı açıkları olduğunu ve 35 kilometre derinlikte gerçekleştiğini duyurdu.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ülkenin en genç belediye başkanıydı: Suikastla öldürüldü

    Ülkenin en genç belediye başkanıydı: Suikastla öldürüldü



    Ekvador’da San Vicente kentinin Belediye Başkanı Brigitte Garcia, suikastla öldürüldü.

    Merco Press’in haberine göre, güvenlik krizi nedeniyle iki ayı aşkın süredir olağanüstü halin (OHAL) yürürlükte olduğu Ekvador’da ülkenin en genç belediye başkanı 27 yaşındaki Garcia ile Loor, seyahat ettikleri araçta ölü bulundu.

    Ekvador Polisince X platformundan yapılan açıklamada, Garcia ve Loor’un vücutlarında mermi izlerinin tespit edildiği bildirildi. Polis, maktullere araç içinden ateş edildiğini belirtti.

    Eski Ekvador Cumhurbaşkanı Rafael Correa da X’ten yaptığı açıklamada, Garcia’nın ölüm haberinin kendisini derinden etkilediğini belirterek, “Ailelerinin ne durumda olduğunu hayal edebiliyorum.” ifadesini kullandı.

    Guayas eyaletindeki Naranjal sahil belediyesinin 29 yaşındaki meclis üyesi Diana Carnero da 7 Şubat’ta kiralık katillerce öldürülmüştü.

    OHAL İLAN EDİLMİŞTİ

    Ülke genelinde bir süredir güvenlik kriziyle boğuşan Ekvador hükümeti, uyuşturucu çetesi elebaşı Fito lakaplı Adolfo Macias ile birkaç mahkumun Guayas kentindeki hapishaneden kaçmaları ve ardından polis araçlarına bombalı saldırılar düzenlenmesi üzerine 9 Ocak’ta 60 gün boyunca olağanüstü hal (OHAL) ilan etmişti.

    7 Mart’ta, 30 gün süreyle uzatılan OHAL kapsamında 23.00-05.00 saatlerinde sokağa çıkma yasağının uygulanacağı duyurulmuştu.

    OHAL kararının ardından suç örgütleri, çok sayıda polisi kaçırmış ve araçları ateşe vermişti.

    Ayrıca sosyal medyada çete üyelerince kaçırılan polislerin, başlarına silah dayalı şekilde Devlet Başkanı Daniel Noboa’dan yardım istedikleri görüntüler paylaşılmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ekvador’da çeteler nasıl güç kazandı? “Güvenlik yapısının tamamı kirlendi…”

    Ekvador’da çeteler nasıl güç kazandı? “Güvenlik yapısının tamamı kirlendi…”



    Geçtiğimiz haftalarda çetelerin eş zamanlı olarak yedi hapishanede çıkardığı isyanın ardından Ekvador tarihinin en tehlikeli çete elebaşlarından kabul edilen ‘Fito’ lakaplı Adolfo Macias Salazar’ın hapishaneden kaçması, hükümeti alarm durumuna geçirdi. Salazar’ın firarının hemen ardından polis araçlarının bombalanması ve güvenlik güçlerinin rehin alınması üzerine Devlet Başkanı Daniel Noboa hükümeti, 9 Ocak’ta olağanüstü hâl (OHAL) ilan etmek zorunda kaldı. Hapishanelerde bir süre devam eden olaylarda 50’den fazla mahkûm firar etti, 200 gardiyan rehin alındı. Silahlı kişiler, canlı yayın sırasında bir televizyon kanalını bastı. Eş zamanlı olarak bir üniversite de silahlı baskına uğradı.

    Ülkenin farklı şehirlerinde düzenlenen bombalı saldırılar, yanan araçlar ve soygun haberlerinin ardından Devlet Başkanı Noboa, 10 Ocak’ta “Silahlı İç Çatışma Hali” ilan etti. Asker ve polise ‘tam yetki’ verilmesiyle geniş çaplı operasyonlar başladı. Çetelerle bağlantılı binlerce kişi gözaltına alındı.

    Ekvador’da yaşanan olaylar dünya basınında da geniş yankı uyandırdı. Ülkede çetelerin isyanıyla başlayan olayları analiz eden Yerel Kalkınma Yönetimi Uzmanı Ekonomist Carlos Mata Iturralde, Gerçek Gündem’e yaptığı değerlendirmede, yoksulluk nedeniyle mafyaya karışan kişilerin ancak istihdamla kurtarılabileceğini söyledi.

    Iturralde, “Ekvador’un yapması gereken şey, suç politikası uzmanlarından tekrar tavsiye almaktır. Bu ekonomik nitelikte bir sorun değil, siyasi bir karardır.” değerlendirmesini yaptı.

    EKVADOR’DA SUÇ VE CİNAYET ORANLARI

    “Suç veya cinayet oranı, yüz bin kişi başına bir dönemde meydana gelen şiddet içeren ölümlerin sayısına göre belirlenir. Cinayetler aile içi şiddet, saldırı, tetikçi, intikam ve anlaşmazlıklar, adam kaçırma, hesaplaşma vb. nedenlerden kaynaklanabilir” ifadelerini kullanan ekonomist Iturralde, “Mevcut durumu analiz edebilmek için endeks açısından ülke tarihine bakalım” diyerek şunları kaydetti:

    “Ekvador’da 1980’li yıllardan bu yana suç oranı açısından pozitif bir eğilim vardı. Yani 1980’den 2006’ya kadar her yıl suç oranındaki artış eğilimi yıllık 0,41 oranındaydı. 1980’de 6,9 ​​olan endeks, 2006’da 17,6’ya yükseldi. Merkez sol siyasetçi olarak kabul edilen Rafael Correa Delgado’nun başkan olduğu 10 yıl olan 2007-2017 yılları arasında suç oranı yıllık ortalama 1,5 oranında düştü.

    2007’de endeks 16,9’du ve 2017’de 5,8’e ulaştı… O dönemde ülke zaten bir barış adası olarak kabul ediliyordu çünkü şiddetin daha fazla olduğu komşu ülkelerle karşılaştırıldığında güvenlik göstergeleri en iyisiydi.

    2018’den 2023’e kadar olan dönemde suç oranı 5,8’den 43,5’e çıktı. Endeks kısa sürede 7’ye çıkarken, kısa sürede son derece güvensiz bir ülke haline geldi.”

    SUÇUN GEÇMİŞİNE GÖRE ÜÇ BELİRGİN DÖNEM VAR

    “Suç geçmişine göre üç belirgin dönemimiz var. 1980’den 2006’ya kadar olan ilk dönemde güvenlik politikaları hemen hemen aynıydı, tepkiseldi ve çok az bütçe ve teknolojiye sahipti” bilgisini paylaşan Iturralde, şunları aktardı:

    “Kamu gücünün maaşı düşüktü, eski, harap polis araçları için yetersiz ücret ödeniyordu ve bakımları azdı. Kişi başına düşen polis sayısı her zaman yetersizdi… Suçları soruşturacak donanım veya kriminologlar o kadar basitti ki, önemli vakalarda komşu ülkelerden iş birliği isteniyordu.

    2007’den 2017’ye kadar olan ikinci dönemde, kamu gücüne daha fazla yatırım yapıldı, ancak her şeyden önce ekipman ve maaş iyileştirmelerine yatırım yapıldı… Ayrıca, suçun önlenmesine yardımcı olan istihbarat sistemleri ve personel konusunda da ilerleme kaydedildi. Bunun nedeni kamu maliyesindeki iyileşmenin yanı sıra güvenliğe akıllı yatırımlar yapılmasıdır. Örneğin, 2015 yılında 100 bin kişi başına polis memuru sayısı hala düşüktü; uluslararası kuruluşlara göre 100 bin kişi başına en az 4 olması gerekirken bu sayı sadece 2,7 idi.

    YALAN MAKİNESİYLE RÜŞVET TESTLERİ YAPILIYORDU

    Bu dönemde suçla mücadelede uygulanan yönetim modelinde olumlu değişiklikler oldu. Mesela güven kanıtları vardı. Bu güven testleri, örneğin, herhangi bir hiyerarşik seviyedeki polis üyelerinin yalan makinesine tabi tutulmasını içeriyordu; böylece ajanın bir mafya tarafından kirletilip kirletilmediği (rüşvet alıp almadığı) belirlenebilecekti. Devriyeler daha sık yapılıyordu ve yakınlık veya toplum polisi denilen şey uygulanıyordu; bu, onların bir mahalleye atanan, bölgede dolaşan ve komşularla konuşan polis memurları olduğu anlamına geliyordu.

    2018-2023 dönemi için araç filosu yenilenmemekte olup, akü için lastik ve benzin kalmamıştı. Mafyaların hapishaneleri kontrol etmesine izin veriliyordu. İstihbarat teşkilatı ortadan kaldırıldı, asgari ifadeyle bırakılmaya başlandı ve güven delilleri ortadan kaldırıldı. Devletin güvenlik yapısının tamamı kirlendi, yani organize suçların polis yargı düzeyindeki kamu görevlilerine rüşvet verdiğine dair vakalar veya şüpheler ortaya çıkmaya başladı. Hatta yönetici için çalışan insanlar bile şüpheli hale gelmişti.

    SADECE PARASIZLIK DEĞİL, KAMU GÜVENLİĞİNİN AKILLICA YÖNETİLMEMESİ

    Mali kemer sıkma politikalarının ilan edildiği bir dönem olduğu için mafyadan polis araçlarının bakımına yardım etmesinin istendiği iddiaları ortaya çıkmaya başladı. Güvenliğe yönelik kamu yatırım harcamalarındaki azalma, bu tasarruflar, genel olarak toplum için daha büyük maliyetler ve ölüm anlamına geliyordu. Bu nedenle, bu sadece parasızlık meselesi değil, aynı zamanda kamu güvenliğinin akıllıca yönetilmemesi meselesidir.”

    PANDEMİ DÖNEMİNDE PROBLEMLER ARTTI

    “Pandemi, kamu güvenliğinin yönetiminde kontrol eksikliğini ve daha fazla yoksulluğu beraberinde getirdi ancak işleri karıştırmamalıyız.” yorumunu yapan Iturralde, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yaygın suçlar ve uyuşturucu kaçakçılığı ya da mafyalar biraz farklı mantıklarla ele alınıyor. Salgın döneminde mafyanın gasp, adam kaçırma gibi alanlarda faaliyet göstermeye başladıkları doğru ama bu daha çok hareket alanlarını genişletecek tüm lojistiğe sahip olmalarından yani iyi silahlanmalarından kaynaklanıyor. Örgütlenmişlerdi ve kendi saflarına pek çok kişinin alınmasıyla diğer alanlara kolaylıkla girmeyi başardılar.

    SORUN, İSTİHDAM YARATMAYLA ÇÖZÜLEBİLİR

    Yaygın suç, genellikle yoksulluk çeken, depresif bölgelerde veya şiddet içeren ortamlarda yaşamaktan kaynaklanan zorunluluk nedeniyle tetiklenir. Bu, sosyal politikalar ve istihdam yaratmayla durdurulabilir. Mafya, dünyanın her yerinde, en büyük uyuşturucu tüketicileri bile en yüksek gelirli ülkelerde bulunuyor ve dolayısıyla oralarda da dağıtıcılar var.

    Mafya çok ulusludur, çeşitli ülkelerde faaliyet gösteren, yasa dışı finansal sistemler ve kara para aklama içeren şirketlerdir. Vergi cennetleri aynı zamanda Ekvador gibi ülkelerde genellikle organize suç gruplarından uzak olan yapıya da yardımcı olmaktadır. Bu nedenle, yoksulluk suçluların mafyaya katılmasına yardımcı olsa da aslında bu antisosyal bir davranıştır, iktidardaki insanların açgözlülüğüdür.

    Bu nedenle Ekvador’un yapması gereken şey, suç oranının düştüğü aşamada olduğu gibi aynı şeyi yapmaya geri dönmek ve suç politikası uzmanlarından tekrar tavsiye almaktır. Bu ekonomik nitelikte bir sorun değil, siyasi bir karardır.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ekvador’da kanal baskınını soruşturan savcı, silahlı saldırıda öldürüldü

    Ekvador’da kanal baskınını soruşturan savcı, silahlı saldırıda öldürüldü



    Ekvador’da, 10 Ocak’ta “TC Television” kanalına yapılan saldırıyı soruşturan savcı silahlı saldırıda hayatını kaybetti.

    Guayaquil kentinin kuzeyindeki Bombero bulvarında aracıyla ilerleyen savcı Cesar Suarez, durduğu esnada silahlı saldırıya uğradı.

    Başından silahla vurulan savcı Suarez, olay yerinde yaşamını yitirdi.

    Çok sayıda polis ekibinin sevk edildiği ve olaya ilişkin soruşturma başlatıldığı bildirildi.

    Devlet Başkanı Daniel Noboa, saldırıyı sosyal medya hesabı X’ten kınadı ve sorumluların “derhal” yakalanması talimatını verdi.

    Suarez, canlı yayın baskınını soruşturmasının yanı sıra uyuşturucu kaçakçılığı, terörizm ve organize suç vakalarını soruşturuyordu.

    CANLI YAYIN BASKININDA NE OLMUŞTU?

    “TC Television” isimli televizyon kanalının Guayaquil kentindeki stüdyosu, canlı yayın sırasında silahlı kişilerce basılmıştı.

    Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, yüzlerini maskeyle kapatan kişilerin, stüdyoda bulunanları rehin aldığı, spikerin cebine patlayıcı madde koyduğu görülmüştü.

    – OHAL ilan edilmişti

    Ülke genelinde bir süredir güvenlik kriziyle boğuşan Ekvador hükümeti, “Fito” lakaplı çete elebaşı Adolfo Macias Salazar ile birkaç mahkumun Guayas kentindeki hapishaneden kaçması ve ardından polis araçlarının bombalı saldırılara uğraması üzerine 9 Ocak’ta 60 gün sürecek olağanüstü hal (OHAL) ilan etmişti.

    OHAL kapsamında 23.00 ile 05.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı uygulanacağı duyurulmuştu.

    OHAL kararının ardından suç örgütleri, çok sayıda polis kaçırmış ve araçları ateşe vermişti.

    Öte yandan sosyal medyada paylaşılan videolarda, çete üyelerince kaçırıldıktan sonra başlarına silah dayanan polisler, Devlet Başkanı Noboa’dan yardım isterken görülmüştü.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Olaylar nasıl başladı, neler oldu? | Ekvadorlu gazeteci, Gerçek Gündem’e anlattı: “Hükümetin iç savaşı sürdürecek kaynağı yok, olaylar uzun sürmemeli”

    Olaylar nasıl başladı, neler oldu? | Ekvadorlu gazeteci, Gerçek Gündem’e anlattı: “Hükümetin iç savaşı sürdürecek kaynağı yok, olaylar uzun sürmemeli”



    SERBEST GÖRÜŞ

    Ekvador’da Daniel Noboa hükümeti, “Fito” lakaplı çete elebaşı ile birkaç mahkumun Guayas kentindeki hapishaneden kaçması ve ardından polis araçlarına bombalı saldırılar düzenlenmesi üzerine 9 Ocak’ta “Silahlı İç Çatışma Hali” ilan etti. 60 gün sürecek OHAL ilanı kapsamında, 23.00 ile 05.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı uygulanacağı duyuruldu. OHAL kararının ardından suç örgütleri, çok sayıda polisi kaçırdı, gardiyanları rehin aldı ve araçları ateşe verdi. Olayların giderek şiddetlendiği ülkedeki son durumu, radyo ve televizyon sunucusu, gazeteci Emilio Barona Fajardo, Gerçek Gündem’e anlattı.

    Olaylar nasıl başladı, neler oldu? | Ekvadorlu gazeteci, Gerçek Gündem’e anlattı: “Hükümetin iç savaşı sürdürecek kaynağı yok, olaylar uzun sürmemeli” - Resim : 1

    Gazeteci Emilio Barona Fajardo, ülkesinde yaşanan olaylarla ilgili Gerçek Gündem’e yaptığı değerlendirmede, olayların nasıl başladığını ve gidişatını aktardı. Fajardo, çetelerin rehineleri en kısa sürede serbest bırakmasını ve olayların daha fazla büyümeden son bulmasını beklediklerini söyledi.

    Ekvador’da cinayet oranlarının sürekli arttığını söyleyen Fajardo, 1980’den 2009 yılına kadar artışın sürdüğünü ancak 2009 yılından 2016’ya kadar izlenen doğru politikalar sayesinde cinayet oranlarının düşüşe geçtiğini anlattı. Hükümetin keynesyen ekonomi politikası izleyerek polis memurlarının ve kamu görevlilerinin maaşlarını iyileştirdiğini kaydeden Fajardo, suç oranlarının azalması için yapılanları şöyle aktardı:

    “Polis merkezleri ve çevreleri için teşvikler oluşturulmaya başlandı… En çok mahkûmun bulunduğu veya en barışçıl olan çevreler terfi ve diğer teşviklerle ödüllendirildi. Ancak aynı zamanda istihbarat servisinin kamu gücü üzerinde daha fazla kontrolü vardı; örneğin hiçbir üyenin mafya tarafından seçilmediğini doğrulamak için yalan makinesi testleri gibi güven testleri yapıldı. Ayrıca, kamu güvenliğini daha iyi organize etmek amacıyla bakanlıkların sayısı artırılarak Hükümet Bakanlığı üçe ayrıldı. Böylece özgürlüğünden yoksun bırakılanların sosyal rehabilitasyonu ve cezaevlerinin idaresine yönelik bir bakanlık oluşturuldu. Başka bir bakanlık daha kuruldu. Bu da kamu gücü ve Hükümet Bakanlığı’yla ilgili konulara atanan, yalnızca siyasi konulara ve meclis (kongre) ile ilişkilere adanan bir bakanlık oldu.”

    “KAMU GÜVENLİĞİNE YATIRIM AZALDI, İŞSİZLİK VE EŞİTSİZLİK ARTTI”

    Keynesyen politikanın sonunda hükümetin değiştiğini ve yeni hükümetin sağa doğru yön değiştirdiğini söyleyen Fajaro, planın artık bir devlet planına sahip olmak yerine devletin katılımını azaltmak olduğunu belirtti. Kamu güvenliği konularına yatırımın azaltıldığını ifade eden Fajaro, “Kamu güvenliği konularına daha az yatırım yapılmaya başlandı ve ekonomiye daha az kaynak ayrıldı. Bu da daha yüksek işsizlik oranlarına yol açtı. Sosyal eşitsizlik arttı. İnsani gelişme göstergeleri ve kişi başına düşen milli gelir azaldı. Yoksul insanların sayısı arttı. Cezaevlerinin kontrolü kayboldu, cezaevi gardiyanlığı ve polis dersleri daha az öğretilmeye başlandı. Bu noktada mafyalar, devletin kontroldeki etkisizliğinden yararlandı ve genel olarak güvenlik zayıfladı. Ceza politikasındaki yetersizliğin sonucunda cezaevlerinde sık sık ayaklanmalar oldu. Hapishane ayaklanmalarında 50’den fazla kişinin ölümüyle sonuçlanan katliam bunu kanıtlıyor. Ülkeden çıkan uyuşturucu ihracatı arttı ve mafyalar arasında toprak kavgası başladı. Böylece bu hükümetin sonunda cinayet oranı 100 bin kişi başına yüzde 10’un üzerine çıktı. Yani tekrar yükselişe geçti.” diye konuştu.

    CEZAEVİ İSYANLARININ BAŞLAMASI…

    Eski Ekvador Devlet Başkanı Guillermo Lasso Hükümeti’nden sonra daha da neoliberal bir hükümetin iktidara geldiğini söyleyen Fajaro, önceki hükümetin kamu güvenliğine ve mafyalarla mücadeleye ayırdığı kaynağın daha da azaldığını belirterek, “Cezaevlerinde isyanlar ve katliamlar oldu, kırmızı ya da tehlikeli görülen alanlarda polis kontrolü kaybedildi, polis içeri girememeye başladı… Keynesyen politikanın uygulandığı dönemde satın alınan devriye arabaları kullanım ömrünü çoktan doldurmuş olmasına rağmen kullanılmaya devam ediyordu. Polisin bütçesi o kadar küçüldü ki artık devriye memurlarına benzin alacak paraları kalmadı. Bu hükümetin sonunda cinayet oranları 100.000 kişi başına yaklaşık 43 cinayete çıktı. Yani 2016 ile 2023 arasında cinayet oranı 7 kat arttı.” yorumunu yaptı.

    NOBOA’NIN OHAL KARARIYLA MAFYA GÜÇ GÖSTERİSİ KARARI ALDI

    Ekvador’un dünyanın en tehlikeli 10 ülkesinden biri haline geldiğini söyleyen Fajaro, “Hatta dünyanın en tehlikeli 5 şehrinden biri sayılan şehirler bile var.” diyerek, olayların nasıl başladığını şöyle anlattı:

    “Çete liderlerinin hapishanelerde ayrıcalıkları vardı. Guillermo Lasso Meclis’in desteğini çekmesi ve seçimlerin öne alınması kararının ardından görev süresi tamamlanmadan ayrıldığında Daniel Noboa yalnızca yaklaşık bir buçuk yıl ülkeyi yönetebilecek bir tür geçici başkan olarak göreve başladı. Kampanyada sokaklarda ve cezaevlerinde şiddeti azaltacağının sözünü verdi. İlk haftalarda mafya liderleriyle pazarlık yapmayacağını, onların ayrıcalıklarını elinden alacağını açıkladı. Bu karar mafyaların güçlerini gösterme kararı almasına ve aynı anda ülkenin birçok yerinde terör üretmeye başlamasına neden oldu. Bu nedenle Noboa’nın, sözde GDO’yu (Organize Suç Grupları) terörist ilan etmekten oluşan acil bir karar vermesi gerekiyordu. Bu, ülkede faaliyet gösteren GDO’nun çoğunluğunun askeri hedef haline geldiği ve ülkede bir iç çatışmanın olduğu anlamına geliyordu.”

    “OHAL DEĞİL, ÇETELERİ DİKKATE ALMAK HALKTA KARŞILIK BULDU”

    Kamu güvenliğine yapılan yatırımların sınırlı olması nedeniyle neoliberal hükümetlerin 2019’dan itibaren olağanüstü hal (OHAL) ilan etmesinin normal geldiğini kaydeden Fajaro, bu kararnamelerin gerçek güvenlik sorunlarını çözmediğini ve halkın da artık bunu ciddiye almadığını söyledi. Fajaro, “Farkı yaratan GDO’lu teröristleri dikkate almaktı. Bu karar, halk arasında büyük oranda kabul görmesini sağladı. İnsanlar, kaybolan huzurun nihayet geri geleceğini umuyorlar.” şeklinde konuştu.

    Ayaklanan çetelerin rehin aldığı gardiyanlar ve polislerle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Fajaro, “Hapishanelerde gardiyanları ve polisleri rehin aldılar. Basın toplantılarında silahlı kuvvetler ve polisin ortak iş birliği henüz netlik kazanmadı. Rehinelerin serbest bırakılması için nasıl bir hareket alınacağı henüz bilinmiyor. Haberlerden ve sosyal ağlardan askerin cezaevlerine girmeye başladığı görülüyor ancak rehinelerin serbest bırakılıp bırakılmadığı henüz belli değil. Umarız bugün rehinelerin serbest bırakıldığı müjdesi verilir.” dedi.

    “DEVLETİN TERÖRLE MÜCADELEYİ AYLARCA SÜRDÜRECEK KAYNAĞI YOK”

    “Devletin terörle mücadele savaşını aylarca sürdürmeye yetecek kaynağı yok. Farklı şekillerde yardım için uluslararası yardım talep ediyorlar.” değerlendirmesini yapan gazeteci, “Ülkenin kamu maliyesi açısından durumu istikrarsız. Umalım önümüzdeki aylarda askeri araçlar için benzinleri olsun… Şu ana kadar tehlikeli bölgeleri kontrol altına almayı başardılar ve 400’e yakın teröristi yakaladılar.” ifadelerini kullandı.

    Hükümetin çete isyanlarını bastırmak için polisten önce askeri istihbaratı kullandığını söyleyen Fajaro, bunun gerekli olduğunu söyledi. Fajaro, “Şu anda iç savaşın içinde olduğumuz için güvenlikten sorumlu kişi Silahlı Kuvvetler’dir.” diye konuştu.

    “KANAL BASKINI HÜKÜMETİ MÜZAKERE MASASINA OTURTMAK İÇİNDİ”

    Ekvador’da olayların başlamasının ardından televizyon binasının basılmasıyla ilgili de konuşan gazeteci, hedefin sadece medya olmadığını şu sözlerle dile getirdi:

    “Silahlı gruplar için kanal baskını güç gösterisiydi. Hükümeti müzakere masasına oturtmak ve halkı korkutmak istediler. Hedef sadece gazeteciler değil, toplumun geneli. Kanalı ele geçiren suçluların tek amacı korkutmaktı ve hapse atılabileceklerini biliyorlardı… Kanalı basanlar üst düzey suçlular yani çete liderleri değiller, grubun daha genç üyeleri.”

    “İÇ SAVAŞ UZUN SÜREMEZ”

    Hükümetin bu olayları bastırmak için silahlı grupları terörist ilan etmesinin ya da çeteleri tehdit etmesinin bir çözüm olmadığının altını çizen gazeteci, olayların bir an sonlanması için yapılması gerekenleri şöyle anlattı:

    “Bir ülkenin barışa ulaşması için yapması gereken tek şey bu değildir. İç savaş uzun süremez. Dolayısıyla önemli olan yargı sisteminin hukuku korkusuzca uygulaması ve mahkûmların cezaevindeyken iletişimsiz kalması olacak. Kamu güçlerine yönelik tasfiyelerin de devam etmesi gerekiyor. Uzmanlar, kamu güvenliğinin kilit pozisyonlarına uyuşturucu kaçakçılığının sızdığından şüpheleniyor. Plansız bir ayaklanma olduğu için bu kadar suçluyu nereye koyacağımız konusunda sıkıntı yaşanacak, cezaevlerimiz dolu. Cezaevlerindeki insanlık dışı koşullar nedeniyle ülke olarak mahkûmların insan haklarına yönelik saldırılara dikkat çağrımız olabilir. Bu nedenle, mahkumların insan haklarının ihlal edilmemesine olanak tanıyan cezaevleri veya geçici yerlerin hızlı bir şekilde inşa edilmesini desteklemek için ülkenin diğer ülkelerden yardım istemesi gerekiyor. Sosyal yardım ve istihdam yaratmaya yatırım yapılmadığı sürece, tarihsel olarak dışlananlar için uyuşturucu kaçakçılığı çetesine katılmak veya hırsızlık yapmak bir seçenek olmaya devam edecek. Silah, patlayıcı ve uyuşturucu kaçakçılığı ve gasp konularında derhal harekete geçilmesi için istihbarat teşkilatına yeniden yatırım yapılması gerekiyor.”

    KEYNESYEN POLİTİKA NEDİR?

    Sömürü ve özel mülkiyetin belirli bir azınlık sınıfının elinde olmadığı bir ekonomik modelde üretimin artı değer üretmek için değil, halkın ihtiyaçlarını karşılamak için belirli bir sınıf bilinci ile yapılması kapitalizmin yarattığı krizlerin oluşma şartlarının ortada olmaması anlamına geliyor. Keynesçi iktisatçılar, tam istihdamı ve fiyat istikrarını hedefleyen kamu politikalarını içeren bir devlet müdahalesini savunurlar. Keynesyen teoriye göre, talebi canlandırmak ve küresel ekonomiyi depresyondan çıkarmak için hükümet harcamalarını azaltılmalı ve daha düşük vergiler uygulamalıdır.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çetelerin canlı yayın bastığı Ekvador’da ne oluyor?

    Çetelerin canlı yayın bastığı Ekvador’da ne oluyor?


    Ekvador’da Devlet Başkanı Noboa, bir uyuşturucu çetesi lideri olan Adolfo Macias’ın pazar günü cezaevinden kaçması sonrası 60 günlük olağanüstü hal uygulamasına geçildiğini duyurdu. OHAL’in ardından çeteler ülkeyi savaş alanına çevirdi.

    REKLAM

    Ekvador’da uyuşturucu çetesi lideri Adolfo Macias’ın cezaevinden firar etmesi ve ardından Devlet Başkanı Daniel Noboa’nın ülke genelinde olağanüstü hal ilan etmesi sonrası şiddet olayları yeniden tırmanışa geçti.

    Noboa, OHAL kapsamında ülkede faaliyet gösteren 22 çeteyi ‘terör örgütü’ olarak ilan etti ve bu çetelerin üyelerinin de güvenlik güçlerinin meşru hedefleri olduğunu bildirdi. 

    OHAL uygulamasının getirilmesinden birkaç saat sonra ise ‘TC Television’ isimli bir devlet televizyonun kanalının stüdyosu, canlı yayın sırasında maskeli, silahlı kişilerce basıldı.

    Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde maskeli kişiler, stüdyoda bulunanları rehin alıyor, sunucunun kafasına silah dayıyor ve tehditler savuruyor.

    Keza Guayaquil kentindeki stüdyoda gerçekleşen baskında şahıslar, yanlarında bulunan el bombaları dahil çeşitli patlayıcıları canlı yayın kamerasına gösteriyor.

    Baskın yaklaşık 20 dakika boyunca canlı yayınlandı. 

    Siyah giysili, silahlı kişilerden birinin “Polis yok” diye bağırdığı duyuluyor.

    Çete üyeleri, zorla yere yatırdıkları kanal çalışanlarına saldırıyor. 

    Kamera arkasındaki bağrışma sesleri geliyor.  

    Ekvador polisi, düzenlediği operasyonda canlı yayın sırasında televizyon kanalını ele geçiren 13 silahlı kişiyi gözaltına aldı. 

    Sosyal medyaya sızdırılan görüntülerde, çete üyelerinin ele geçirdikleri hapishanelerde polislerin boğazına ip geçirip idam sahnelerini sergiledikleri görülüyor. 

    Sosyal medyaya yer alan bir başka görüntüde ise polis aracının bombalı saldırıyla havaya uçurulduğu görülüyor.

    Öte yandan ülkenin farklı yerlerinde en az yedi polis memuru kaçırıldı ve ülke çapında çeşitli noktalarda patlamalar yaşandı. 

    Bazı medya kuruluşları, canlı yayın baskınından hemen sonra Guayaquil kentinin çeşitli noktalarında saldırılar düzenleyen silahlı grupların sekiz sivili öldürdüğünü, iki kişiyi de yaraladığını aktardı.

    23 Kasım 2023’te göreve gelen 36 yaşındaki Devlet Başkanı Daniel Noboa, selefleri gibi olmayacağını ve çetelerle mücadele edeceği sözünü veriyor. 

    Ekvador’da güvenlik neden kötüleşti?

    18 milyon nüfuslu küçük Güney Amerika ülkesi Ekvador’da güvenlik, ekonomiyi de sarsan koronavirüs pandemisinden bu yana daha da kötüleşiyor.

    Hükümet, 2023 yılında ülke genelinde şiddet olaylarına bağlı ölümlerin 8 bine yükseldiğini açıkladı. Bu rakam, 2022 yılında 4 bin 500 civarındaydı. 

    Ekvador’da geçen yıl yapılan başkanlık seçimi, yolsuzluk karşıtı bir adayın suikaste kurban gitmesiyle gölgelendi.

    REKLAM

    Yönetim bu durumdan, kıtanın büyük bölümünü istikrarsızlaştıran uyuşturucu kaçakçılığı çetelerinin artan erişimini sorumlu tuttu. 

    Öte yandan çeteler, ülke genelindeki hapishanelerde güçlerini arttırmak için devletin zayıf kontrolünden yararlandı.

    Hapishanelerde şiddet giderek yaygınlaştı. 

    Yetkililerin çete savaşlarını sorumlu tuttuğu olaylarda cezaevlerinde yüzlerce kişi öldü.

    Ekvador’un en büyük kıyı kenti olan Guayaquil, uyuşturucu kaçakçılığının merkezi olarak biliniyor. Keza kentteki limanlar, ülkenin en tehlikeli noktası olarak kabul ediliyor.

    REKLAM

    Şiddet bu hafta neden yükseldi?

    Devlet Başkanı Noboa, ‘Fito’ lakaplı Adolfo Macias’ın pazar günü cezaevinden kaçması sonrası 60 günlük olağanüstü hal uygulamasına geçildiğini duyurdu.

    “Los Choneros” çetesi lideri Macias, bundan 10 yıl önce de cezaevinden kaçmıştı. 

    O dönem tekrar yakalanıp cezaevine konulan 44 yaşındaki Macias, 34 yıllık hapis cezasının kalan kısmını çekiyordu. 

    Ülkede pazartesi gününden itibaren en az altı hapishanede şiddet olayları yaşandı ve en az 150 gardiyan ve diğer personel, mahkumlar tarafından rehin alındı. 

    Riobamba’daki bir hapishaneden 39 mahkum kaçtı, bazıları daha sonra yeniden yakalandı.

    REKLAM

    Şiddet, salı günü sokaklara sıçradı. 

    Ekvador genelindeki olaylarda yedi polis memuru kaçırıldı. Birçok şehirde patlama oldu, ancak bu patlamalarda herhangi bir yaralanma olmadı.

    Ellerine silah alan siviller de güvenlik güçlerine yardımcı olmak ve çete üyelerine karşı çatışmak için sokaklara çıktı. 

    “Teröristlerle” müzakere etmeyeceğini söyleyen Noboa, şiddetin hükümetinin hapisteki çete liderleri için yeni bir yüksek güvenlikli hapishane inşa etme planlarına bir tepki olduğunu dile getirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ekvador: Suç oranı artınca 60 günlük OHAL ilan edildi; hedefte uyuşturucu çeteleri var

    Ekvador: Suç oranı artınca 60 günlük OHAL ilan edildi; hedefte uyuşturucu çeteleri var


    Güney Amerika ülkesi Ekvador’da son zamanlarda artan suç oranı nedeniyle ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildi.

    Uygulama özellikle ülkede sayıları giderek artan uyuşturucu şebekelerine ve bu maddelerin kullanımına önemli darbe vurmayı hedefliyor. Yılbaşından bu yana ülkede düzenlenen operasyonlarda 147 ton uyuşturucu ele geçirildi.

    Ekvador Devlet Başkanı Guillermo Lasso, suç istatistiklerinde ciddi artışların meydana geldiğini belirterek ülkede kamu güvenliğinin yeniden tesis edilmesi amacıyla 60 günlüğüne olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu.

    İlgili kararnameyi imzalayan Lasso, meydana gelebilecek olumsuz koşulların kontrol altında tutulmasının, barış içinde bir arada yaşamanın ve kamu düzeninin yeniden kurulmasının amaçlandığını bildirdi.

    “Güvenlik güçleri 24 saat devriye gezecek”

    Güvenlik güçlerinin hassas bölgelerde 24 saat devriye gezeceğini belirten Lasso, “Askeri birliklerimiz ve polis sokaklarda kendilerini güçlü bir şekilde hissettirecek.” dedi.

    Kararnameye göre, suç oranının yüksek olduğu kıyı kenti Guayaquil’de ve komşu ülkelerin sınırlarında polis ve askeri birlikler geniş çaplı önlemler alacak.

    Ekvador’da cezaevi sorunu bitmiyor

    Ülkedeki cezaevlerinde de şiddet olayları son dönemde önemli ölçüde artmıştı. Geçen ay Guayaquil cezaevinde uyuşturucu çeteleri arasında çıkan kavgalarda 119 kişi hayatını kaybetmişti.

    Ülkede 23 Temmuz’da iki ayrı cezaevinde mahkumlar arasında çıkan isyanda 21 kişi ölmüş, 35 kişi yaralanmıştı. Yaklaşık 38 bin tutuklu ve hükümlünün bulunduğu Ekvador cezaevlerinde, çeteler arasında çıkan olaylar zaman zaman isyanla sonuçlanıyor. Ülkede 24 Şubat’ta 3 şehirde aynı anda çıkan isyanlarda da 80 mahkum hayatını kaybetmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***