Etiket: Ekrem İmamoğlu

  • Bahçeli: Suç sabit görülürse İBB Başkanı görevde kalamaz | Canlı Blog

    Bahçeli: Suç sabit görülürse İBB Başkanı görevde kalamaz | Canlı Blog


    Bahçeli: Suç sabit görülürse İBB Başkanı bir saniye bile makamını işgal edemez

    Partisinin Grup Toplantısı’nda konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli, İBB’ye yönelik açılan teftişle ilgili “Suç sabit görülürse, İBB Başkanı bir saniye bile makamını işgal edemez” dedi.

    Bahçeli’nin konuşmalarından satır başları şöyle:

    “Belediyeye DAEŞ, FETÖcüleri almanın neresinde adalet neresinde millet ve vatan sevgisi vardır? Çok ciddi iddialar tahkik edilmesin mi? İBB’nin başındaki imtiyaz mı kazanmıştır, lafı ortaya atan, ‘isteyen istediğini alsın diyen’ senin dilinin altındaki nedir?”

    “Bu sürecinin İmamoğlu’nun tabi adaylığını güçlendireceği söylenen, sulu gözlü siyasetçi sana söylüyorum, siyasete devam etmek için CHP’de yer mi etmek istiyorsun? Kaybettiğin itibarını Halk TV’de mi arıyorsu?

    “Bunun İBB başkanıyla ilgili bir mesele olmadığını söyleyenler siz nası bir kafaya sahipsiniz, bu kişilerin alımında en alttan en üste kadar herkes sorumlu değil midir? Teftişten rahatsızlık duyanlar Türk milletinin kripto hasımlarıdır. Belediyeye terörist doldurmanın neresi adalettir?

    İBB Başkanı her durumda sorumludur, suç sabit görülürse İBB Başkanı bir saniye bile makamını işgal edemez. Sorumlu bal gibi buz gibi belediye başkanı olan zattır. Herkes teftiş sonucunu beklemelidir. Suç sabit görülürse bundan sonraki etap mahkemelerdir. Suçu sabit görülürse görevinden alınması şarttır. Sorumluluk belediye meclisine aittir.”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Livaneli’den İmamoğlu yanıtı: Akılları, çıkar gözetmeyen bir yurtseverliği almıyor

    Livaneli’den İmamoğlu yanıtı: Akılları, çıkar gözetmeyen bir yurtseverliği almıyor


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu: Soruşturma Adalet Bakanlığı’na açılmalı, Bakan Soylu istifa etsin

    İmamoğlu: Soruşturma Adalet Bakanlığı’na açılmalı, Bakan Soylu istifa etsin


    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB çalışanları hakkında başlatılan ‘özel teftişle’ ilgili İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istifa etmesi gerektiğini söyledi. İmamoğlu, tespit yapılıyorsa tutuklama olması gerektiğini ayırca soruşturmanın İBB’ye değil, adli sicil kaydını veren Adalet Bakanlığı’na açılması gerektiğini kaydetti.

    CHP Genel Merkezi’nde 11 büyükşehir belediye başkanının katıldığı basın toplantısında konuşan İmamoğlu, İBB çalışanları hakkında başlatılan özel teftişle görüşlerini açıkladı.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Tweet atarak bir soruşturma izni işleminin başlattığını duyuran İmamoğlu, “Ben açıkçası Twitter’dan bir soruşturma izni vererek başlattığını ilk kez duyuyorum.” dedi.

    “İçişleri Bakanı Soylu’nun terörle ilgili mücadelesini buradan biz ona öğretecek değiliz” diyen İmamoğlu, yanlış giden bazı hususları kamuoyuna aktarmak istediğini ifade etti. İmamoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

    “İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan zat 12 Aralık günü TBMM’de konuştu İBB’de tam 557 terörist olduğunu iddia etti. Bir gün önce yaptığı konuşmada da Türkiye’de toplan terörist sayılarının 164 olduğunu söylemişti. Neyse tabii her verisi yanlış olan sayın bakana dair şunu hatırlatmak isterim. 12 Aralık’ta bu konuşmayı yapmıştı dün akşam itibariyle tam 2 hafta geçti üzerinden, bu 15 ün boyunca İçişleri Bakanlığı ne yaptı? Ben yaptıkları hususlar konusunda hiçbir duyum almadım. İBB olarak bir kısım işlemler başlattık. Devlet adabına uygun bir şekilde bu beyanı ciddiye alarak 15 Aralık’ta benim olurumla teftiş kurulunda bir araştırma ve gerekiyorsa bir soruşturmaya izin verdim. Aynı tarihte ise İçişleri Bakanlığı’na yazı yazdık. Bilgi istedik. Dedik ki ‘bakanlığa bize bu konuda bilgi verin, kimdir bunlar, listeyi yolların biz de gereğini yapalım’. Bir teröristle ilgili bir tespitiniz varsa bunu ciddiye alalım değil mi? Bakanlık buna hiçbir yanıt vermedi. Uyuyan bakanlık dün saat 20.00 itibariyle bu uykudan uyanıp Tweet attı. Tweet atarak hakkımızda bir soruşturma izni işleminin başlattığını duyurdu. Ben açıkçası Twitter’dan bir soruşturma izni vererek başlattığını ilk kez duyuyorum. 15 gün sonra pazar akşamı böyle bir tweetle süreci başlatmak aklına geldi acaba neden? Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı pazar günü konuştu. İstanbul’da danışma kurulunda konuştu. İstanbul’la ilgili içi siyaset dolu mesajlar verdi. Buradan cumhurbaşkanının bu konuşmasından sayın bakan bir rol kapma çabasıyla ortaya çıktı. Önce İBB Başkanı olarak İstanbul’da 86 bin çalışanı olan bir belediyenin başkanı olarak bu açıklamayı kınıyorum. Burada bütün terör örgütlerinin kalın puntolu reklamını yapan bir bakanlık! Bu açıklama biçimini de devlet adamına uygun olmadığını, ve bu şekilde atılan adımı kınıyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim sizler yıllardır İstanbul’da görev yapan gazetecilerdir. Hangi biriniz sayı ile tespit yapıldıktan sonra bir bakanlığın teftiş başlattığını duydunuz? Yani sayı veriyorsunuz bunlar terörist diyorsunuz hükümde bulunuyorsunuz sonra teftiş başlatıyorsunuz. Ya ne teftişi sen bakanlıksın, terörist konusunda takdirde bulunmuşsan, netleşmişse tut kulağından götür at hapse.

    “Cumhurbaşkanını göreve çağırıyorum”

    “Böyle bir sürecin uygulanması akıllara zarar. Açıkçası bu işin prosedürü bellidir ama siyasetin ve siyaset aklının hatta kendi siyaset kulvarındaki şahsi çıkarların devlet adabının ve bir bakanlık kültürünün işleyişinin önüne geçtiğini net olarak bu davranışta görüyoruz. İBB iştiraklerinde bir kişinin işe girmeyle ilgili prosedürleri bellidir. Adli sicil kaydı istersiniz, o kişi bu belgeyi de Adalet Bakanlığı’ndan alır. O zaman İçişleri Bakanı yanlış yere soruşturma açıyor. Soruşturma açması gereken yer Adalet Bakanlığı. Biz çünkü işe aldığımız her çalışanın adli sicil kaydını isteriz. Dolayısıyla bence bir başka soruşturma açılması gereken yer de bu 557 teröristi tutuklamıyorsa İçişleri Bakanlığı olduğunu düşünüyorum hatta bakanın kendisi olduğunu düşünüyorum. Ben bu denli risk taşıyan güvenliği bu kadar riske taşıdığını gördüğü bir içişleri bakanıyla ilgili bir işlem başlatmıyorsa da ben bir vatandaş olarak sayın Cumhurbaşkanını göreve çağırıyorum.”

    “İçişleri Bakanı istifa etsin”

    “Bunları tespit etmiş bakan yerinde oturuyor gevrek gevrek de bunları basının önünde söylüyor o kişiler de İBB ‘de görev mi yapıyor şu anda? Valla hemen İçişleri Bakanı görevinden istifa etsin. Görevini yapmayan İçişleri Bakanı, Ya görevini yaptın onları tutuklasın ya da benim 15 gün önce kendisine yazdığım mektuba yanıt versin. 15 gündür bunu bize açıklamayan basın önünde açıklayan bu akıl nedir biliyor musunuz? Aynen şöyle; biz onu hukuken söylemedik siyaseten söyledik diyecek yarın öbür gün. Ayıptır. Derhal tutuklasınlar. İstihbarat ben değilim, otursunlar İçişleri Bakanı Adalet Bakanı gitsinler Sayın Cumhurbaşkanı’na bu konuda hesap versinler hesap verecek ben değilim. ”

    İçişleri Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) çalışan bazı personellerin “terör örgütleri ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu yönündeki ihbar ve tespitler üzerine” özel teftiş başlatıldığını duyurmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İBB Başkanı İmamoğlu: Benim insanımın fukaralığı içimi yakıyor

    İBB Başkanı İmamoğlu: Benim insanımın fukaralığı içimi yakıyor


    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ’ın düzenlediği temel atma töreninde konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Benim insanımın fukaralığı, benim içimi yakıyor. Ona rağmen, burada temel atıyoruz. Ona rağmen, sosyal konut üretiyoruz. Ona rağmen, 10 tane metroyu; yapamadığınız, hepsinin kapısına kilit vurduğunuz 10 tane metroyu yapmaya çalışıyoruz” dedi.

    Ankara’da bakanların TBMM’deki bütçe görüşmelerinde, konuşmalarının yüzde 50’sini İstanbul’a ayırdıklarını söyleyen İmamoğlu, “Bu İstanbul, ne kadar ağır geldi bu arkadaşlara, ne kadar üzüldüler. Çok daha üzülecekler. Çünkü, 16 milyon mutlu oluyor burada. Zaten bu millet, İstanbul’u birilerine bırakmadı; yolladı sizi. Kovdu sizi, kovdu.” diye konuştu.

    Cebine 100 Euro koyan bir Avrupalı’nın, İstanbul’da bir hafta doya doya tatil yapabileceğinin altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:

    “Benim vatandaşım da cebine 130 lira koysa, -vazgeçtin Almanya’dan Antalya’da bir hafta tatil yapsın- yola çıkamazsın. Otobüs bileti alamazsın. Yola çıkamaz hale getirdin vatandaşı. 100 Euro’ya memleketin her ürününü, her malını, vatandaşın alın terini, emeğini en ucuza satılan ülke haline getirdin, kalkıp oradan bize laf yetiştiriyorsun. İşine bak. Her bakan, İstanbul hakkında konuşacak buraya bir apolet takacak. Kime karşı? Bir kişiye karşı. Bir kişi için. Bir kişiyi mutlu etmek için buraya apolet takacak. ‘Bak efendim nasıl konuştum İstanbul hakkında? Efendim belediye başkanıyla ilgili iyi konuştun mu? Nasıl laf ettim ama?’ Bir apolet de buraya. Yahu istediğiniz kadar apolet takın. Biz, milletimizden apolet alıyoruz.”

    “Ama içim yanıyor benim. Benim insanımın fukaralığı, benim içimi yakıyor. Ona rağmen, burada temel atıyoruz. Ona rağmen, sosyal konut üretiyoruz. Ona rağmen, 10 tane metroyu; yapamadığınız, hepsinin kapısına kilit vurduğunuz 10 tane metroyu yapmaya çalışıyoruz. Kasım ayında bütçe yaptık. Şu anda yeni baştan bütçe yapma zorunluluğumuz var. Kanal İstanbul’dan bahsediyorlar. Çıldıracağım Allah’ım. Kanal İstanbul’dan bahsediyor ya. Memleketin içinden bir kanal geçirdiniz, paranın nereye aktığını bilmiyoruz. Neymiş? ‘Büyük gemileri geçireceğiz.’ Sen, hayatında bir tane küvette gemi oynatmamış adamsın. Büyük gemiyi İstanbul Boğazı’ndan geçiremezmiş de kanaldan geçirecekmiş. Devletin bakanlarının düştüğü hale bak ya. Ben, utanç duyuyorum. Bundan mutlu değilim. Üzülüyorum”

    “Teröristse git tutukla”

    Devletin, bir insanı “terörist” olmakla suçlayamayacağını vurgulayan İmamoğlu, “Devlet, teröristi tespit etmişse, gider tutuklar. Hangi ülkede yaşıyoruz ya? Tutukla. Bize gelen vatandaşın eleman alınmasıyla ilgili, evraklar vardır. Kanunda belli. Temiz kağıdını istersin, gelir. Bilmem nesini alırsın, gelir. Dosyasını toparlarsın, işe alırsın. İş akdi bellidir. Bizdeki 85 bin çalışanın ismi cismi gizli değil ki; herkes belli. Buradan görürsün. TC kimlik numarasıyla görürsün Peki şimdi o vatandaş evine nasıl girecek? Sokağında nasıl yürüyecek? Otobüse nasıl binecek? İş yerine nasıl gidecek? ‘Terörist’ dedin ona sen. Bir devlet, sokakta yürüyen vatandaşına ‘terörist’ der mi arkadaş? Bunu bir bakan, ağzıyla söyler mi? Üzülüyorum. Devlet babadır, anadır. Devletin yöneticisi, anayı babayı temsil eder. Vatandaş, evlattır. Devlet, vatandaşına sıcaklığını, şefkatini gösterir. Sarar, sarmalar. 84 milyon vatandaşın her birisi, o sıcaklıkta eşit ısınır. Hiçbirisi kendini dışarıda görmez; ister doğudan, ister batıdan, ister güneyden, ister kuzeyden. Kurban olayım; bu dil, kimin dili? Bu millete hizmet edelim. Bu millet, zor durumda. Parası, pul olmuş. Bu memleket, birilerine dünyanın en ucuz memleketi, kendi vatandaşın en pahalı memleket” ifadelerini kullandı.

    Soylu – İmamoğlu tartışması

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 8 Aralık’ta TBMM’de bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada İBB’ye yapılan alımlara değinmiş ve “33 bin kişiden 12 bin kişiye bakıldı. 455 tanesinin PKK ve KCK kaydı var. 80’inin DHKPC, 20’sinin MLKP, 2’sinin MKP kaydı var ve diğerlerinin kayıtlarını da gönderebilirim” demişti.

    Soylu’ya cevap veren İmamoğlu, “Bekledim ki herhalde gelip onları alacaklar İBB’den. Öyle ya, terör örgütü üyesiyse gelip, tutuklayacak bunu. Yalanı konuş, iftirayı at, köşene çekil! Bu arada kimse gelmedi” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu: İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya devam edeceğiz

    İmamoğlu: İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya devam edeceğiz


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu COP26’da konuştu: İstanbul depremi için global dayanışma gerekli

    İmamoğlu COP26’da konuştu: İstanbul depremi için global dayanışma gerekli


    İmamoğlu Glasgow’dan çağrı yaptı: İstanbul depremi için global dayanışma gereği vardır

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İskoçya’nın Glasgow şehrinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Zirvesi (COP26) toplantıları kapsamında Sıfır Emisyon başlıklı panele katıldı. İmamoğlu burada yaptığı konuşmada, “İstanbul’un depreme dayanıklı hale getirilmesini, sadece İstanbul’un ve Türkiye’nin geleceği açısından değil, tüm kıta açısından hayati kabul ediyoruz. Bu konuda global bir dayanışma gereği vardır” dedi.

    İBB Başkanı İmamoğlu, İskoçya’da düzenlenen COP26’ya katılmak üzere gittiği Glasgow’da C40 Büyük Kentler İklim Liderlik Grubu (C40 Cities) tarafından düzenlenen Sıfır Emisyon başlıklı panelde konuştu.

    ‘Kentler hem fail hem mağdur’

    Paneldeki konuşmasında, İstanbul’un Türkiye’de C40’a üye tek şehir olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Kentlerin iklim değişikliği sorununda hem fail hem mağdur olduğu bir dünya düzeninde yaşıyoruz” dedi. Dünya nüfusunun çok büyük bir oranda kentlerde yaşadığına dikkat çeken İmamoğlu, “Biz, bu süreçte, İBB olarak, kentimizi vatandaşlarımız için çok daha güvenli hale getirmeyi öncelikli görev olarak kabul ediyoruz” diye konuştu.

    İstanbul’un, üzerinde yaşadığımız gezegenin benzersiz şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Ama İstanbul, aynı zamanda yeryüzünde en yüksek deprem riski taşıyan lokasyonlardan birinde yer alıyor. 16 milyonluk nüfusuyla, Avrupa’nın en büyük kenti olan İstanbul, jeopolitik olarak çok stratejik bir noktada bulunuyor. Her şeyden önce Türkiye’nin sanayi üretiminin yarısı, İstanbul ve civarında yer alıyor. Ayrıca başta Avrupa Birliği ve Amerika olmak üzere, pek çok ülkenin doğrudan yatırımları da İstanbul’da bulunuyor” bilgilerini paylaştı.

    İmamoğlu: Kanal İstanbul BM’nin ‘Sürdürülebilir Kalkınma’ amaçlarına karşı

    “İstanbul’da, risk altındaki konut stokunun depreme dayanıklı ve çevreyle dost yapılara dönüştürülmesini amaçlıyoruz” diyen İmamoğlu, “Avrupa’nın en büyük kenti olan İstanbul’un depreme dayanıklı hale getirilmesi, sadece İstanbul’un ve Türkiye’nin geleceği açısından değil, tüm kıta açısından hayati kabul ediyoruz. Bu konuda global bir dayanışma gereği vardır. Yaratıcı ve girişimci kapasitesiyle İstanbul, her türlü dayanışmanın karşılığını ödeyecek güçtedir. Bu arada önemle altını çizmek isterim ki, İstanbul’a dayatılan Kanal İstanbul projesini, sadece deprem açısından değil, pek çok açıdan kentin güvenliği için en ciddi risk olarak kabul ediyoruz. Bu projenin BM’nin ‘Sürdürülebilir Kalkınma’ amaçları kapsamındaki 17 prensibine birden karşı olduğunu görüyoruz. Finans kuruluşları dahil olmak üzere, dünya ölçeğinde tüm aktörlerle bu konuda dayanışma bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    ‘Global iş birliklerine tümden açığız’

    İmamoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “İstanbul’un iklim krizi ile karşı karşıya olduğu afetlerin en başında, susuzluk ve kuraklık riski geliyor. Bu konutları, yerleşim planı, donatıları, sirkülasyon ağı ile kentten ayrışan kapalı bir alanlar yerine kentle bütünleşen, yüzde 40’tan fazla rekreasyon alanı ile herkesin hakkı olan yeşile erişmesini sağlayan; kente ve kentlilere çağdaş bir mimari dil ile tasarlanmış kullanışlı, özgün, güvenle yaşanacak konutlar sunuyoruz. Bu konutlarda afetlere de uyumlu tasarımları yerleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü biz, İstanbul’da, depreme karşı dayanıklılığın artırılması çabalarına, düşük gelirli insanların finansal olarak desteklenmesini de öncelikli kabul ediyoruz. Kentler ve kentleşme iklim değişikliğinin önemli bir nedeni olduğu için, uluslararası kurumların ve finans kuruluşlarının yerel yönetimlerle doğrudan çalışmalarını gerekli görüyoruz. Biz, İstanbul’da yeşil dönüşümü ve yaşam kalitesinin artırılması doğrultusunda global işbirliklerine tümden açığız.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ekrem İmamoğlu, Atina’da Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile bir araya geldi

    Ekrem İmamoğlu, Atina’da Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile bir araya geldi


    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Atina’da Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis tarafından kabul edildi.

    Yunanistan’a ziyaret düzenleyen İmamoğlu, Atina Belediye Başkanı Kostas Bakoyannis ile Atina Belediyesi’nde bir araya gelerek ortak basın toplantısı düzenledi.

    Mart ayında Bakoyannis’i İstanbul’da ağırladığını anımsatan İmamoğlu, iki şehir arasındaki tarihi, kültürel, ekonomik ve insani bağları geliştirmek adına iki belediye arasındaki temasların önemine dikkati çekti.

    İmamoğlu, iyi niyet ve ortak akıl olduğu sürece Türkiye ile Yunanistan arasında çözülemeyecek sorun olmadığını belirterek, bu noktada Atina ile İstanbul’u bir barış köprüsü haline getirme arzusunda olduklarını kaydetti.

    “Ortak sorunların çözümü ortak masa ile mümkündür”

    Ortak meselelerin ortak bir zeminde ele alınması gerektiğini aktaran İmamoğlu, “Ege, Akdeniz ve göç meselesi gibi bölgeyi ilgilendiren tüm konularda Yunanistan ve Türkiye’nin içinde olmadığı ya da sadece birinin olduğu bir çözüm masası, çözüm masası olmaz. Ortak sorunların çözümü ortak masa ile mümkündür.” ifadesini kullandı.

    İmamoğlu, iki belediye olarak ortak projelere odaklanmaya gayret sarf ettiklerine dikkati çekerek, “İstanbul ve Atina, Türkiye ve Yunanistan arasında dostluk, bir tercih değil, tarih ve coğrafyanın bize dayattığı bir zorunluluktur.” dedi.

    Bakoyannis ise “Gelecek, başımıza gelmesini beklediğimiz şey değildir, başımıza gelmesini sağladığımız şeydir.” diyerek, iki belediye arasında yürütülen diyaloğun ortak gelecek için yeni ve iyi bir başlangıç olduğunu kaydetti.

    Eylül ayında hayatını kaybeden Yunan Müzisyen Mikis Theodorakis’in, Aziz Nesin, Yaşar Kemal, Zülfü Livaneli gibi isimlerle Ege’nin iki yakasındaki entelektüelleri, sanatçı ve siyasileri yakınlaştıran girişimlerine işaret eden Bakoyannis, bu adımların Türk-Yunan dostluk köprüsünün kurulmasında belirleyici olduğunu dile getirdi.

    İmamoğlu ve Bakoyannis, Atina Belediyesi’ndeki görüşmelerinin ardından birlikte Maksimu Sarayı’na giderek, burada Yunanistan Başbakanı Miçotakis tarafından da kabul edildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ekrem İmamoğlu, Yunanistan’da Atina Belediye Başkanı ile bir araya geldi

    Ekrem İmamoğlu, Yunanistan’da Atina Belediye Başkanı ile bir araya geldi


    Yunanistan’a iki günlük bir ziyaret gerçekleştiren İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Atina Belediye Başkanı Kostas Bakoyanni ile Atina’da bir araya geldi.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Atina Belediye Başkanı Kostas Bakoyannis’in davetlisi olarak gittiği Yunanistan’ın başkenti Atina’da barış mesajları verdi.

    Türk-Yunan dostluğunun Atatürk ve Venizelos arasında başlayıp, iki ülkenin sembol sanatçıları Mikis Theodorakis ile Zülfü Livaneli gibi isimlerin katkılarıyla artarak devam ettiğini belirten İmamoğlu, “İyi niyet ve ortak akıl olduğu sürece, Türkiye ve Yunanistan’da çözülmeyecek herhangi bir konu olmadığı prensibinden hareket ediyor ve Atina ile İstanbul arasında bir barış köprüsü olmak arzusuyla yola çıkıyoruz” dedi.

    Bakoyannis: Uzun yolculukların bir tek adamla başladığını biliyoruz

    Ev sahibi Bakoyannis de “Gelecek başımıza gelmesini beklediğimiz şey değildir, başımıza gelmesini sağladığımız şeydir” şeklinde başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “İstanbul’daki ziyaretimin karşılığı olarak, Atina’yı ziyaret etmenize yönelik davetimi kabul etme nezaketinizle ve kurduğumuz yaratıcı diyalogla, ortak geleceğimiz için yeni ve iyi bir başlangıç yapıyoruz. Sorunlar, aşağıdan yukarıya doğru çözülür. Sorunları insanlar yaratır, insanlar çözer. Sorunları hükümetler bile yaratsa, eminim ki halklar çözebilir. Bu yaz ülkelerimizi yaralayan yangın felaketlerinde ve yıllar önce gerçekleşen depremlerde toplumlarımızın hissettiği duygular bize umut veriyor. Uzun yolculukların bir tek adımla başladığını biliyoruz. Biz de şehirlerimiz arasında bir köprü kurduk. Atinalılar ve İstanbullular bu köprüden geçmeye hazır. Belediyelerin görevi, insanlarımızı ve şehirlerimizi güçlendirecek politikalar üretmektir. Böyle politikalar üretelim ki iklim krizi ile mücadele edelim, ekonomik fırsatlar yaratalım, teknolojik gelişmelere yetişelim, sosyal yaraları tedavi edelim, göçmen meselesine insani ama sınır koyan bir yönetim oluşturalım, kültürel değerleri zenginleştirelim.”

    İmamoğlu ve Bakoyannis, konuşmaların ardından birbirlerine, yönettikleri şehirleri anlatan karşılıklı hediyeler verdi.

    İmamoğlu, Atina Belediye Başkanı Kostas Bakoyanni’ye iadei ziyarette bulunuyor.

    Mayıs ayında İstanbul’u ziyaret eden Atina Belediye Başakın Bakoyanni ile Ekrem İmamoğlu arasında kültür ve turizm alanlarında işbirliği anlaşmaları imzalanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Taksi problemi: Sürücülerde kazanç baskısı, İBB’de çözüm arayışı, plaka sahiplerinde kayıp korkusu

    Taksi problemi: Sürücülerde kazanç baskısı, İBB’de çözüm arayışı, plaka sahiplerinde kayıp korkusu


    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) toplantısında 1000 yeni taksi plakası teklifi oy çokluğu ile reddedildi.

    İBB Ulaşım Daire Başkanı Utku Cihan, İstanbul’un artan nüfusuna rağmen 25 yıldır 17.395 bin taksi ile hizmet verildiğine dikkat çekiyor. O nedenle sekiz kez teklifin reddedilmesine tepkili.

    İBB Ulaşım Daire Başkanı Utku Cihan’a göre bu sorunun kaynağında 2020 seçiminden sonra Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) üye sayısının bakanlık lehine olacak şekilde yeniden düzenlenmesi var.

    2020 seçimi öncesi İBB istediği projeleri UKOME’den geçirebilirken, şimdilerde UKOME’ye yeni eklenen bakanlıkların onayını alma zorunluluğu ile projelerini kabul ettiremiyor.

    Cihan, belediyenin çalıştıracağı ve yöneteceği 5 bin taksiyle, 16 milyon insanın sahip olduğu bir taksi sistemi kurmaya çalıştıklarını söylüyor.

    Euronews’e konuşan İBB Ulaşım Daire Başkanı Utku Cihan, piyasaya sürecekleri bu yeni taksi plakalarıyla şoförlerin daha güvenceli koşullarda çalışmalarını sağlamayı ve taksi hizmeti kalitesini arttırmayı hedeflediklerini anlatıyor.

    Aynı zamanda bu teklifin yatırım aracı haline dönüşen taksi plaka fiyatlarının da normale çekilmesi anlamına geldiğinden bahsediyor.

    ”Bize beş bin taksiyi satın diye teklif çok geldi. Bunu yapsak belediye kasasına bir kazanç girer. Ama biz bunu yapmak istemiyoruz. Bunu yaptığımızda taksi hizmetini daha iyi hale getiremiyoruz. Bu proje ile taksi sürücüsü İBB çalışanı olacak, özlük hakları yatıyor olacak. Şu anki sistemde sigortaları yatmıyor, baskı altındalar ve her gün para kazanmak zorundalar. Dolayısıyla kısa mesafede yolcu almama, darp ve taciz gibi şikayetler ya da yolcu seçme gibi şikayetlerin tamamında şoförler üzerindeki para kazanma baskısı var. Biz hiç bir zaman bütün taksiciler kötüdür demedik. İşlerini düzgün yapan bir sürü insan var ama sistem onları bu yöne itiyor. Bunun değişmesini istiyoruz. İlk etapta bin taksinin UKOME’den kararını almak ve işletmeye başlamak bu sistemin anahtarı.”

    Cihan, İstanbul’da taksi sorununu kendilerinin üretmediklerini bu sorunun otuz yıldır var olduğunun altını çiziyor.

    ”Elinde 17.395 plaka bulunduran taksi sahipleri ellerindekileri kaybetmek istemiyor. Bu nedenle reddediyorlar. Ama şu anda taksiye binmek istemeyenler, sistem değişince taksi kullanacak. Aslında biz pastayı büyütüyoruz. Onlar bu durumdan zarar görmeyecekler ama yine de esnaf temsilcileri, taksi sahipleri ve aracı şirketler bu sisteme karşı çıkıyor. Çünkü büyük rant var. Bizim için kimin ne kazandığı önemli değil, daha iyi bir hizmeti sağlamak önemli.”

    Taksiciler: Ağır, güvencesiz çalışma koşulları ve yüksek yevmiyeler bizi zorluyor

    Meseleye taksiciler açısından bakıldığında ise belediyenin bu çabasını destekleyen de var karşısında duran da.

    Bazıları İstanbul’un trafik sorunu çözülmeden ve ağır trafik cezalarının fiyatları düşürülmeden, yeni taksi plakaları ile kaliteli hizmet verilmesinin mümkün olmadığını söylüyor.

    Bazıları da İBB’nin kurmak istediği sistemle sektöre bir denetim mekanizmasının geleceği görüşünde.

    Ama hepsinin sorunu ortak; ağır ve güvencesiz çalışma koşulları ve de yüksek yevmiyeler.

    Euronews’e konuşan pek çok taksi şoförü, bu koşulların kendilerini yolcu seçme ya da kısa mesafe yolcuyu tercih etmemeye ittiğini söylüyor. Çünkü kısa mesafe yolcu ile günü kurtaramadıklarını ve yevmiyeleri çıkaramadıklarını ifade ediyorlar.

    Buna bir de işverenleri tarafından ödenmesi gereken ama ödenmeyen sigorta primleri eklenince çalışmanın daha da stresli hale geldiğinin altı çiziliyor.

    İstanbul Beyoğlu’nda konuştuğumuz taksicilerin bir tepkisi de son günlerde bazı taksi şoförlerinin turist yolcuları dolandırdıklarına dair yapılan haberlere.

    Bu haberlerle birlikte sektörde çalışan tüm taksicilerin zan altında bırakıldığını söyleyen taksi şoförleri, taksi sorunun çözümü için tüm taraflardan bir an önce adım atılmasını bekliyor.

    Peki taraflardan biri olan İstanbul Taksiciler Esnaf Odası ne diyor?

    İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu, Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) toplantısı sonrası taksicilerle birlikte bir basın açıklaması yaptı.

    Ve enflasyon, pandemi gibi nedenlerle taksicilerin büyük gelir kaybına uğradığını söyledi. İBB’nin 1000 yeni taksi plaka teklifine ret veren UKOME heyetindeki bürokratlara esnaflar adına teşekkür etti.

    “Bütün artan maliyetlerimiz, istediğimiz şoför eğitimleri ve denetimler kulak ardına itilirken, gündemde sadece tamamen politik malzeme konusu olan ek taksi plakası meselesi tutuluyor. İzmir’de taksi talebi, İstanbul’dan yüzde 35 daha fazla. Ama taksi ihtiyacı gündemde dahi değildir. Birçok şoförümüz denetimlerde iddia edilen durumları oluşan önyargı sebebiyle anlatmakta zorlanıyor, bu kayıtların bizimle de paylaşılması adil bakış açısı çerçevesinde elzemdir”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu Fransız Bakan Djebbari ile görüştü: ‘İstanbul, Türkiye-Fransa ilişkilerinin odak noktası’

    İmamoğlu Fransız Bakan Djebbari ile görüştü: ‘İstanbul, Türkiye-Fransa ilişkilerinin odak noktası’


    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Fransa Ulaştırma Bakanı Jean-Baptiste Djebbari İstanbul’da görüştü.

    Daha önce Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo’nun davetlisi olarak Fransa’da bulunduğunu belirten İmamoğlu, ikili basın toplantısında “Umarım Fransa’da da buluşuruz ve bu güzel iş birliklerinin devamını hep birlikte sağlarız. Zira İstanbul, Türkiye-Fransa ilişkilerinin odak noktası.” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Fransa ile iş birliği içerisinde olduklarını vurgulayan İmamoğlu, “Fransa’yla, özellikle başkonsolosluğumuz ve büyükelçiliğimizle çok değerli iş birliklerimiz var. Aynı zamanda İstanbul gibi önemli bir kentte, çok değerli iş birlikleri için Fransa’nın farklı kurum ve kuruluşlarıyla görüşüyoruz ve yönetiyoruz. Bundan memnunuz. Daha güzel iş birlikleri için de tabii ki geliştirmeye dönük çalışmalar söz konusu” diyerek ilişkileri sürdürme mesajı verdi.

    Türkiye’de ve İstanbul’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Fransa Ulaştırma Bakanı Djebbari ise, İBB’yi ziyaretinde “Sabah deniz yolu ve limanlarla ilgili görüşmeler yaptık. Gündemdeki konular hakkında görüşme fırsatı bulacağız. Ülkelerimiz arasındaki iş birlikleri konusunda da sizinle görüşmekten memnuniyet duyacağız. Özellikle Paris’te 200 kilometrelik bir metro hattının tam da inşa edildiği bu vakitte görüşmekten memnunum. Fransa Kalkınma Ajansı’yla iş birlikleriniz olmuş. Yine başka ve gelecekte yapacağımız iş birlikleri konusunda da görüşme fırsatı yakalamış olacağız ulaştırma konusunda” ifadelerini kullandı.

    Bakan Djebbari’ye ziyaretinde, Fransa İstanbul Başkonsolosu Olivier Gauvin de eşlik etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***