Etiket: Ekrem İmamoğlu

  • Barış Pehlivan duyurdu: İşte İmamoğlu’na ‘siyasi yasak’ isteyen savcının yeni görevi

    Barış Pehlivan duyurdu: İşte İmamoğlu’na ‘siyasi yasak’ isteyen savcının yeni görevi


    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, YSK üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla 2 yıl hapis ve siyasi yasak cezasına çarptırılmıştı. 

    SİYASİ YASAK KARARINI VEREN SAVCIYA YENİ GÖREV

    İmamoğlu için ‘siyasi yasak’ isteyen savcı ise yeni bir göreve getirildi. 

    Gazeteci Barış Pehlivan Halk TV’de yayınlanan Sansürsüz programında TÜGVA koordinatörleri ile fotoğrafları da ortaya çıkan savcı Furkan Okudan’ın yeni görevini açıkladı. 

    Pehlivan “İmamoğlu’na siyasi yasak isteyen, İmamoğlu’nun cezalandırılmasını isteyen savcı Furkan Okudan’a İstanbul Anadolu Adliyesi’nde İdari İşler’den sorumluluk görevi verildi ya. Görevlerinden birisini size okuyorum” dedi.

    ”BAŞSAVCILIĞA GELEN İHBARLARLA İLGİLİ KARAR VERECEK”

    “İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’mızın resmi e-posta adresine ihbar niteliğinde veya ilgili birime gönderilmek üzere iletilen e-postalarla ilgili gereğinin yapılması.

    Yani siz bir vatandaş olarak İstanbul Anadolu Başsavcılığı gibi Avrupa’nın en büyüğü diye övündüğünüz o adalet sarayına bir suçla ilgili, bir suç şüphesiyle ilgili ihbarda bulunursanız o maile ilk bakacak, o maile soruşturma savcılarını gönderip göndermemeye karar verecek ya da sümenaltı edecek yani kapatacak ‘ya bu gereksiz’ diyecek kişi İmamoğlu’nun duruşma savcısı oldu. İmamoğlu’na siyasi yasak isteyen savcı oldu yani AKP’li belediye başkanının yeğeni oldu. Yani AKP’li büyükşehir belediye başkanının nikahını kıydığı isim. Yani TÜGVA koordinatörleriyle birlikte fotoğraf çeken isim İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen ihbarlarla ilgili karar verme merciine oturtuldu.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu’nun ocak ayının ilk haftası görevden alınması bekleniyor | Kulis

    İmamoğlu’nun ocak ayının ilk haftası görevden alınması bekleniyor | Kulis


    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu’nun Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği suçlamasıyla aldığı hapis cezasının yankıları sürerken, İmamoğlu’nun İçişleri Bakanlığı’nın başlattığı “terör soruşturması”nda önümüzdeki günlerde görevden alınacağı yönünde bir beklenti söz konusu. euronews’in edindiği bilgilere göre İmamoğlu, ocak ayının ilk haftası görevden alınabilir.

    Ekrem İmamoğlu’nun hakaret davasında aldığı siyasi yasak ve hapis cezası sonrası dikkatler İBB’ye yönelik başlatılan terör soruşturmasında.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu kasım ayında gazetecilerin yönelttiği, “Terör soruşturması sebebiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanacak mı?” sorusuna “Bu tip bir kayyum, böyle bir değerlendirme gündemimizde yok” yanıtını vermişti.

    euronews’in edindiği bilgilere göre İBB’ye bir kayyım ataması beklenmiyor ancak ocak ayının ilk haftası Ekrem İmamoğlu görevden uzaklaştırılacak. Belediyede bu yönde hazırlıkların olduğu ve pek çok çalışanın da iş aramaya başladığı belirtildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, YSK üyelerine hakaret suçundan geçtiğimiz günlerde 2 yıl 7 hapse mahkum oldu ve mahkeme İmamoğlu hakkında siyasi yasak istemişti.

    Kararın kesinleşmesi halinde İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olamayacak. Bununla birlikte karar kesinleştiğinde başkanlık koltuğunun boşalması sonrası Belediye Kanunu devreye girecek. 

    Bu durumda Belediye Meclisinin bir başkan seçmesi gerekecek. Meclis bir seçim yapamazsa İçişleri Bakanı’nın bir görevlendirme yapması öngörülüyor.

    euronews’e konuşan kaynak görevden uzaklaştırma söz konusu olduğundan Belediye Meclis’inde yeni başkanın atamasının yapılacağını ifade etti.

    İçişleri Bakanı Soylu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, İBB Başkanı İmamoğlu’nu hakaret davasında suçlu bulunduğu için görevden alamayacağını, ancak terör soruşturmalarında İçişleri Bakanlığının böyle bir yetkisinin olduğunu söylemişti.

    İBB’ye neden terör soruşturması açıldı?

    İçişleri Bakanlığı, İBB’ye yönelik Aralık 2021’de terör soruşturması başlattı.

    Teftiş heyetinin incelemesi sonrası İBB ve şirketlerinde terör örgütleriyle irtibatlı/iltisaklı 1.668 kişi çalıştığının tespit edildiği ve ön incelemeye tabi 505 kişiden 484’ünün güvenlik soruşturması yapılmadan işe alındığı kaydedildi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İmamoğlu döneminde alınan 505 kişinin tamamının terörle irtibat ve iltisaklı olduğu için kamu görevinin yapılmasına engel teşkil eden kişiler olduğunu söyledi.

    İmamoğlu’ndan terör soruşturması açıklaması: Heyetin başına militan AKP’li getirildi

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB ve şirketlerinde terör örgütleriyle irtibatlı/iltisaklı bin 668 kişinin çalıştığını belirten İçişleri Bakanlığı raporunun ardından iddialara cevap verdi.

    Altılı masanın temsilcileriyle birlikte çarşamba günü Saraçhane’de basın açıklaması yapan İmamoğlu, açılan soruşturma hakkında belediyeye bilgi verilmediğini, işe alınanların bir kısmının da AK Partili Mevlüt Uysal ve Vali Ali Yerlikaya döneminde alındığını söyledi.

    İmamoğlu, İçişleri Bakanı Soylu’nun devlet adamı kavramıyla bağdaşmayacak şekilde İBB’ye ve çalışanların ailelerine terörle ilgili suçlamalarda bulunduğunu söyledi.

    Ekrem İmamoğlu, suçlamalara konu olan bu isimleri hem İçişleri Bakanlığı hem de İstanbul Valiliği’ne yazı göndererek sorduklarını fakat gelen yanıtın ‘Muhatabımız değilsiniz’ şeklinde olduğunu ifade etti.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İBB’deki yürütülen terör soruşturmayla ilgili olarak, “505 kişi İmamoğlu döneminde alınmış ve bunların bizatihi işe girmelerinde engel durum söz konusu. Bu kadar açık ve net.” dedi.

    Bakan Soylu: İmamoğlu arayıp ricacı oldu

    İBB Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘bizatihi saygılarını sunarak’ kendisini aradığını belirten Soylu, “Beni aradı. Bana belli bir konuda CHP beni sevmiyor. Bu konuda bana yardımcı olur musunuz diye ricası oldu. Kanun neyi gerektiriyorsa biz onu yaparız dedik ve yaptık. İşine geldiği zaman alttan almayı bileceksin diğer taraftan dönüp hakaret edeceksin ve bunu kendine hak göreceksin. Bu iki yüzlülüktür, bunu tarihin akışına bırakıyorum. Böyle bir ikiyüzlülüğe sahip olmadık.” dedi

    Sosyal medya hesabından Soylu’nun telefonla arama iddiasına yanıt veren Ekrem İmamoğlu “Bakan Soylu “Saygılarımla” diyerek kendisini aradığımı ve yardım istediğimi söylemiş. Bu kuyruklu bir YALAN! İstihbarat sende, telefon takibi sende, tüm bilgilere erişme gücün var. Bunu ispat edersen ben, edemezsen sen istifa etmelisin.” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu’na verilen siyasi yasak cezasının gerekçeli kararı açıklandı

    İmamoğlu’na verilen siyasi yasak cezasının gerekçeli kararı açıklandı


    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak cezasının gerekçeli kararı açıklandı. 

    Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak kararı verildi. 

    Muhalefetin büyük tepkisine neden olan mahkeme hükmünün ardından gerekçeli karar da açıklandı. 17 sayfalık gerekçeli kararda, İmamoğlu’nun ‘YSK üyelerine karşı hakaret suçunun basın önünde işlediği, yüksek yargı üyelerine rencide edici şekilde hakaret ettiği’ belirtildi.

    Kararda şu ifadeler yer aldı:

    “Yapılan yargılamada, sanığın lehine ve aleyhine olan tüm deliller toplanmış ve birlikte değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, sanığın suç tarihinde “tamda işte 31 Martta seçimi iptal edenler ahmaktır” sözleri ile kurul halinde çalışan ve kamu görevi yapan; Yüksek Seçim Kurulu Üyelerine karşı yapmış oldukları görevden dolayı, ahmak demek sureti ile hakaret ettiği, sabit görülerek, sanığın kişiliği, suçun işleniş şekli, meydana gelen zararının ağırlığı, sanığın yargılama sürecindeki davranışları, tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek sanığın yukarıda belirtilen gerekçeler ile aşağıdaki şekilde cezalandırılması cihetine gidilmiştir.”

    Önümüzdeki günlerde savcının kararı İstinaf mahkemesine taşıması bekleniyor.

    Yargı süreci nasıl ilerleyecek?

    Öncelikle İmamoğlu’nun avukatları bu karara itiraz ederek, kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinafa taşıyacak.

    Eğer Bölge Adliye Mahkemesi, İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararını yerinde bulursa sonrasında İmamoğlu kararı Yargıtay’a taşıyacak.

    İmamoğlu’nun belediye başkanlığı da Yargıtay’dan çıkacak karara bağlı ancak bu tarihe kadar görevine devam edebilecek.

    Eğer olağanüstü koşullarla süreç hızlandırılmazsa kararın onanmasının seçimlerden sonraya kalacağı tahmin ediliyor ve bu da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olabileceği anlamına geliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İBB Başkanı İmamoğlu’ndan terör soruşturması açıklaması: Heyetin başına militan AKP’li getirildi

    İBB Başkanı İmamoğlu’ndan terör soruşturması açıklaması: Heyetin başına militan AKP’li getirildi


    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB ve şirketlerinde terör örgütleriyle irtibatlı/iltisaklı bin 668 kişinin çalıştığını belirten İçişleri Bakanlığı raporunun ardından iddialara cevap verdi. 

    Başkan İmamoğlu, Saraçhane’de düzenlediği basın toplantısı ile İBB’ye yönelik terör soruşturması hakkında açıklama yaptı. İmamoğlu, incelemeyi yapan heyetin başkanının değiştirilerek yerine “Arif Yıldırım adlı militan AKP’linin” getirildiğini söyledi. 

    Suçlamaların ardından İçişleri Bakanlığı ve Valilik’ten bilgi taleplerine ‘muhatabımız değilsiniz’ cevabı verildiğini aktaran İmamoğlu, OHAL kapsamında sakıncalı personeli çıkarma yetkisinin İçişleri Bakanlığı’nda olduğunu ancak şimdiye kadar bir işlem yapılmadığını vurguladı. 

    İBB Başkanı İmamoğlu’nun konuşmasından öne çıkan bazı başlıklar şöyle:

    “Bir yıldan fazladır Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı devlet adamı kavramıyla bağdaşmayacak iddialar üzerinden İBB’ye, 86 bin çalışanımıza, ailelerine ve bana terör ile ilişkili suçlamalarda bulunmaktadır.

    9 Aralık 2021 günü TBMM’de İçişleri Bakanlığı bütçesi görüşülürken hezeyana bakılan kapılan sayı ve örgüt listesi vererek İBB’de 557 teröristin çalıştığını iddia etmiştir.

    Bakan 400 gün önce açık bir tespit yapmış ama aradan geçen zamanda terörist olduğunu iddia ettiği kişilere karşı herhangi bir yasal girişimde bulunmamıştır.

    Biz görevimizin gereği, girişimde bulunmak istedik. Hem İçişleri Bakanlığı’na hem de İstanbul Valiliği’ne resmi yazı göndererek ‘isimleri bize verin, yasal işlem başlatalım’ dedik.

    Aldığımız yanıt ‘siz bizim muhatabımız değilsiniz’ oldu. Buradaki önemli bir husus dikkatinizden kaçsın istemem. Bakanın İBB’de teröristler olduğunu iddia etti 9 Aralık 2021 gününden 31 Temmuz 2022 tarihine kadar her nedense kullanmadığı bir yetki var. Nedir bu yetki? OHAL kapsamında çıkarılan kararnamede belediyelerdeki sakıncalı personelin işten çıkarılma yetkisini 31 Temmuz 2022’ye kadar İçişleri Bakanı’na veriyor.

    Bakan Soylu, sayı ve örgüt ismi vererek terörist tespit yapmış ama 8 ay boyunca işten çıkarma yapmamıştır.

    Burada Sayın Bakan, terörist diye iddia ettiği kişileri işten çıkarmayarak görev suçu işlemiş midir? Bu süreçte devletimizin istediği her türlü bilgi ve belge anında yetkili makamlarla paylaşıldı. İBB, talep edilen her bilgiyi soruşturma makamlarına sundu. Bu süreçte de bilgilendirme tek taraflı yürüdü. Tarafımıza herhangi bir bilgi sunulmadı.

    “Heyetin başına Arif Yıldırım adlı militan AKP’li getirildi”

    Soruşturmanın önemli bir ayrıntısı daha var. Mülkiye müfettişleri İBB’ye geldiğinde 8 kişilik ekibin başında ismini vermeyeceğim, bir başka baş müfettiş vardı. Heyet, bir süre incelemeyi bu baş müfettiş başkanlığında yaptı. Her nedense yaza doğru müfettiş heyet başkanlığından alındı ve Ankara’ya çekildi. Heyetin yeni başkanı kim oldu biliyor musunuz? Görevden alınan baş müfettiş yerine kim getirildi biliyor musunuz? Bir dönem AKP’den milletvekili adayı olan bir kişi. Ben İBB adayı olduktan sonra, Beylikdüzü’ndeki dönemimle ilgili 28 ayrı soruşturmayı açan kişi. Arif Yıldırım adlı militan AKP’li bir zat-ı muhterem, heyet başkanı oldu.

    Beni aklından hiç çıkaramıyor. Bu kişi adil ve tarafsız bir müfettiş değildir. Görüyorsunuz, ahmak davasında bu davadan ceza çıkmaz diyen hakim, tabi hakim ilkesine rağmen başka bir kente sürülüyor biliyorsunuz. Terör soruşturmasında da müfettiş grubun lideri merkeze çekiliyor. Bize dönük saldırıların belirli bir takvim ve disiplin içinde yürüdüğünü net olarak söylüyoruz. Bu süreçlere karşı çıkan da ister hakim, ister baş müfettiş olsun… Bu insanlar ortadan teker teker yok ediliyor. Geçtiğimiz yılki iddiaların ardından Bakan Bey, 26 Kasım’da medyanın karşısına çıktı ve aralarında İBB’nin de bulunduğu bazı belediyelerle ilgili bir kısım iddiaları gerçekmiş gibi kamuoyuna sundu. Bu Bakan kendisini çok akıllı, herkesi çok aptal sanıyor.

    Kendini akıllı sanan bakanın, AKP’li belediyelerle ilgili incelemelerine baktığımızda imar yolsuzluğu, imar planlarındaki ranta yönelik değişimler gibi konular olduğunu görüyoruz. Sen terör örgütü suçlamalarıyla sadece CHP’li belediyelere soruşturma açtın. İstanbul, Mersin, Seyhan ve Ataşehir gibi, üstelik yasal olarak belediyelerin hiçbir güvenlik soruşturması açamayacağı bir dönemle ilgili soruşturma açıyorsun. Eğer adaletli olduğunu iddia ediyorsan Ataşehir, Seyhan gibi CHP’li belediyelere gösterdiğin sertliği yüzlerce AKP’li ve MHP’li ilçe belediyelerine göster. Bir de çıkmış, grafikler göstererek “Ben adil biriyim” demeye çalışıyor. Ne adalet, ne vicdan senin ruhunda yer bulmuyor. Yüce Allah, insanı insan yapan bu melekeleri ne yazık ki senden almış. Sen kalbi de aklı da sadece kötülüğe çalışan bir zatsın. Ne yazık ki bu kötülükte sınır tanımayan birisin.

    “İBB’de TAMİM gerillası mı var”

    “İçişleri Bakanı olan kişi yaptığı basın toplantısında terörist olduğunu iddia ettiği 1668 kişiyi 8 terör örgütüne böldü. Son olarak da 51 kişiyi diğer terör örgütleri klasmanına soktu. ‘Diğer’ terör örgütleri acaba hangileridir? İBB TAMİM gerillası mı var? İrlanda’nın bağımsızlığı için çalışan IRA örgütünden adam mı aldım işe? ‘Diğer’ demek ne demek? Bu tam bir aymazlıktır. Gelinen süreçte madde madde elimizdeki veriler ve Bakan’ın iddiaları odaklı bir sunum gerçekleştireceğim sizlere.

    İçişleri Bakanı, 23 Aralık’ta attığı tweeti başından sonuna inceleyin. Böyle bir İçişleri Bakanı ne usulü, ne tarzı, ne anlayışı var. Bu tweeti ile belediyemizle terör arasındaki iltisakı madde madde yazarak yine iddia etti. Konu yargıya taşınmışken yargıyı etkilemeye, hatta tehdit etmeye yönelik faaliyetlerini sürdürdü. Bu iddialara sessiz kalmamız beklenemezdi.

    Bir örnek vereyim. Mesela İBB olarak İstanbul Valiliği’ne Kasım 2019’da bünyemize alacağımız bir memur için arşiv araştırması talep etmişiz. Valilik de 30 Aralık 2019’da verdiği yanıtta Anayasa Mahkemesi kararına göre bu evrakı isteyemezsiniz demiş. Yazıyı işlemsiz olarak bize iade etmiş. Arkadaşlar size bunun gibi birkaç yazışmayı daha kitlerinize koyduk. AYM, 28 Kasım 2019’dan, yani yasa çıkan 18 Nisan 2021’e kadar Bakan’ın “Yapmamışlar” dediği araştırmanın yapılmasını zaten yasaklamıştı. AYM’nin yasak kararı olan 17 ayda, İBB’nin iştirak şirketlerine 11 bin kişi işe alındı. İBB, İSKİ ve İETT’de alınanları da sayarsınız 13 bin civarında çalışanın işe girdiğini görüyorsunuz. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yasaktı. Ocak 2021 tarihli sizin elinizde. Bizzat kendisi, bu evrakları istemeyin diye resmi yazı yazmıştı.”

    “Sayın Bakan FETÖ iltisaklısının yakınına jest mi yaptınız”

    “Bakanın belediyemizle ilgili bir diğer iddiası terör örgütlerine katılanların ailelerine iş verdiğimiz iddiası. Böylece onlara sahip çıkıyoruz diye bir tarif yapmış. Güvenlikten sorumlu bir bakan terör örgütlerinin promosyonunu, reklamını niçin yapar?

    Sayın Bakan tekrar anlatalım. Bakanlığın zaten zayıf. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin yüz karası da belediyecilikle yakından uzaktan alakan yok. Bir kere belediyeler güvenlik kuruluşları değildir, terör örgütlerine kim katılmış, onların akrabaları kimdir belediye bunu bilmez, bilemez. Ne böyle bir yetkisi ne böyle bir kuruluşu var. Bunu bilmesi gereken kurumlar sizin başında olduğunuz kurumlardır.

    Bilmemizin mümkün olmadığı konularda nasıl oluyor da kendinizi suçlamanız gerekirken bize çamur atıyorsunuz bunu anlamak mümkün değil. Bakan Bey terör örgütlerinin yakınlarına jest yaptığımızı iddia ediyor. Sayın Bakan, emniyet ve istihbarat gibi hayati önemdeki güvenlik konularına bağladığınız bakan yardımcınızın kardeşi FETÖ üyesi ve yurt dışında kaçak bir firari.

    6 yıldır yaz tatilinde bile gelemez olduğunu biliyoruz. Çataklı’yı 2018’de yardımcınız olarak atayınca siz de bir FETÖ iltisaklısının yakınına jest mi yapmış oluyorsunuz? Çataklı’nın firari kardeşi nedeniyle FETÖ iltisaklısı olmasından yola çıkarak bu göreve getirilmesi, sizin de terör örgütüne yaptığınız jest midir? 2020 yılında bizzat ağzınızdan bir tek FETÖ’cü göreve getirmişsem bu ülkeye ihanet etmişimdir demiştiniz. Hemen ardından atadığınız iki kaymakam FETÖ soruşturması kapsamında görevden alındı.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu gençlerle bir araya geldi: ‘Okul öncesi eğitim eksikliğiyle hayata geriden başlıyoruz’

    İmamoğlu gençlerle bir araya geldi: ‘Okul öncesi eğitim eksikliğiyle hayata geriden başlıyoruz’


    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün Konya’da bir kafede gençlerle bir araya geldi ve gençler ile sohbet etti.  

    İmamoğlu çocuk gelişim bölümü okuyan genç kadınlara, “Biz 70’in üstünde kreş açtık İstanbul’da; 150’ye doğru gitmek istiyoruz ve bunun anlamı şu, 20 bin çocuk aslında. Türkiye’nin genelinde kreş inanılmaz bir ihtiyaç. Aslında dünya okul öncesi eğitimle hayata hazır başlıyor. Biz ise okul öncesi eğitim eksikliği ile hayata üç sıfır geriden başlıyoruz” dedi.

    İmamoğlu’na CHP Gençlik Kolları Başkanı Gençosman Killik eşlik etti.

    “BİZ 70’İN ÜSTÜNDE KREŞ AÇTIK İSTANBUL’DA; 150’YE DOĞRU GİTMEK İSTİYORUZ”

    Çocuk gelişimi bölümü okuyan gençlere İmamoğlu, “Biz 70’in üstünde kreş açtık İstanbul’da; 150’ye doğru gitmek istiyoruz ve bunun anlamı şu, 20 bin çocuk aslında. Her sene bizden anaokuluna devam edecek. Muhteşem bir sayı ama İstanbul’da ihtiyaç duyan çocuk sayısının 600-700 bin olduğunu düşünüyoruz, 4-5 yaş grubundan bahsediyorum. Niye bunu söylüyorum? Türkiye’nin genelinde kreş inanılmaz bir ihtiyaç. Aslında dünya okul öncesi eğitimle hayata hazır başlıyor. Biz ise okul öncesi eğitim eksikliği ile hayata üç sıfır geriden başlıyoruz, mağlup başlıyoruz. Bunu tersine çevirmek için bu alanda ciddi yatırıma ihtiyaç var. Orada da size ihtiyaç var” dedi.

    “BUGÜNÜN BİLGİ ÇAĞINDA BİZ ÇOK EKSİĞİZ”

    Bir genç ise İmamoğlu’na, “Çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bebeklikten itibaren ilgileniyoruz çocuklarla” yanıtını verdi. İmamoğlu ise, “Dünya, üç yaştan dört yaştan itibaren sürecin içine giriyor ve ailenin çocuğunu alıyor ve eğitiyor. Hatta belki de bir çok yeteneği orada yakalıyor; sanat, yaratıcılık, teknik, başka becerileri orada yakalıyor. Bugünün bilgi çağında biz çok eksiğiz” diye konuştu. Başka bir genç de, “Aslında eğitim ailede başladığına dair kanı var ama şu anda aileler de bilinçli olmadığı için geleneksel olarak eğitim veriyorlar çocuklara” dedi.

    “KREŞ EĞİTİMİ ALMIŞ ÇOCUKLAR DA İNANILMAZ BİR DEĞİŞİM GÖZLEMLİYORUM”

    İmamoğlu ise şu açıklamayı yaptı:

    “Eğitim ailede başlıyor doğru bir kavram. O neydi? Bir önceki yüzyılda ilkokula kadar ailede başlıyor doğruydu. O zaman böyle bir ihtiyaç tespit edilmemişti, dünya bu kadar hızlı değildi. Ama şimdi çağ değişti ve öyle bir eğitimi verme şansı yok ailenin. Ailenin verdiği başka bir eğitim var, çok güzel. Ailenin hissiyatı, ailenin genetiği, geleneği, yaşam biçimi bunlar çok güzel şeyler. Fakat dünya ile yarışabilecek bir nesil olabilmemiz için bizim de işi oraya taşımamız lazım. Kreş eğitimi almış çocuklar da inanılmaz bir değişim gözlemliyorum. Başladığı nokta ile geldiği nokta… Biz bazı çekimler yapıyoruz iki, iki buçuk yıldır -ki daha önce Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde açtığımız kreşler de vardı- olağanüstü… Onun için fırsat eşitliğine de döndürmek lazım. Bütün Türkiye’ye yaymak lazım, yoksa sadece imkanı olan gitsin ile olmuyor.    

    Bu dönemde, bu kadar çocuk nüfusunun olduğu bir ülkede sizin alanınız bir ihtiyaç ama ona zemin hazırlamamız lazım. Size orada iş bulmamız lazım.”

    Genç kadının, Konya’da bir hastanede çocuk gelişim polikliniğinde çocuk gelişim uzmanları ile görüştüklerini ve iki çalışan sayısının olduğunu belirtmesi üzerine İmamoğlu, “Bu bir tarafı, bu kreş meselesini başka bir yere oturtuyorum. O daha sürdürülebilir bir iş. Daha kalıcı bir kabiliyet kazandırıyor” karşılığını verdi.

    İmamoğlu ayrıca, “Türkiye, özellikle OECD ülkeleri arasında kadının istihdama katılımında çok gerideyiz” dedi.   

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tartışmalar büyüyor: İYİ Parti kulislerinde ‘Kılıçdaroğlu’ çatlağı

    Tartışmalar büyüyor: İYİ Parti kulislerinde ‘Kılıçdaroğlu’ çatlağı


    Saraçhane buluşmasının ardından televizyon kanallarının Ankara Temcilsileri ile buluşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bir parti başka bir partinin iç işlerine karışmamalı. Her partinin kendi kuralları vardır. Her partinin kendi iradesi ve kurulları vardır” demişti. İYİ Parti kanadında o sözler tepkiyle karşılandı.

    Halk TV’den Şeyma Paşayiğit’in kulis haberine göre; İYİ Parti kurmayları, Kılıçdaroğlu’nun o sözlerini “Yerel seçimlerde de birlikte çalıştık. İstanbul’da 39 ilçenin 36’sını dolaşmış bir Meral Akşener var. Adayın altılı masada belirleneceğini söyleyen de bizatihi Kemal Kılıçdaroğlu” şeklinde değerlendirdi.

    Parti kaynaklarına göre, Akşener’in Saraçhane’ye desteğe gitmesinin eleştirilmesi doğru değil… Kurmaylar, “Meral Akşener’in geldiği siyasi gelenek milli iradeye sahip çıkmak. Saraçhane’ye gitmemiş olması yanlış olurdu. Meral Akşener, birlikte olmak için diğer parti liderlerini tek tek aramış. Aynı Genel Başkan, 98’de de Tayyip Erdoğan’ın da yanındaydı” değerlendirmesini yapıyor.

    “ERDOĞAN BU DURUMDA OLSAYDI…”

    İddialara göre; İYİ Parti kulislerinde, ”Saraçhane ile bir rüzgar yakalandığı ancak CHP’nin durumu normalleştirdiği için rüzgarın dindiği” yorumları yapılıyor. İYİ Parti’den bir üst düzey yönetici, “O rüzgar değirmeni döndürür ama un çıkmazsa anlamı yok… Tayyip Erdoğan muhalefette olsa ve belediye başkanı cezalandırılsaydı, her şehirde bir miting yapar mıydı, yapmaz mıydı?” sorusunu soruyor.

    KILIÇDAROĞLU KAZANACAK ADAY MI?

    İYİ Parti’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘kazanacak aday’ olup olmadığı da tartışılıyor. İYİ Partililer, “Kemal Bey çok iyi bürokrat. Cumhurbaşkanlığına da yakışır. Ancak kazanmak önemli. Biz ortak aday için çalışmaya devam edeceğiz. Bizim kazanacak aday vurgumuz bu yüzden” yorumu yapıyor.

    İYİ Partili bir kurmay ise “Ortak anketlerimiz var. Bunlar herkesin masasında” diyerek anket sonuçlarına dikkat çekiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu: Bizim tarafımızdaymış gibi görünen ama iktidar dilini kullananlar var

    İmamoğlu: Bizim tarafımızdaymış gibi görünen ama iktidar dilini kullananlar var


    Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla 2 yıl 7 ay hapis ve siyasi yasak cezasına çarptırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sözcü gazetesine yeni açıklamalarda bulundu.

    Bu noktada hakimin, İmamoğlu’nun sözlerinin YSK değil, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu‘ya yönelik olduğunu kabul ettiğini ve kararın buna rağmen verildiğini hatırlatalım. 

    Büyükşehir belediye başkanı, geçtiğimiz günlerde Habertürk yazarı Fatih Altaylı‘yla yaptığı söyleşide “Rakibin oyuna girme ve skoru değiştirme gücüne sahip oyuncularından biri maç öncesi yolda ve üstelik oyuna girip girmeyeceği bile belli değilken sakatlamasınlar” ifadesini kullanmıştı. Sözcü yazarı Aytunç Erkin‘in “Sakatlanıp, sezonu kapattınız mı?” şeklindeki sorusuna ise şu yanıtı verdi:

    “Yok canım. Sakatlamaya çalışıyorlar tabii. Henüz bir şeyimiz yok, sakatlanmadık. Hangi koşulda olursam olayım sezonu kapatır mıyım ben? Bir futbol takımından örnekle anlattım. Ve dedim ki bırakın sahaya çıkıp oynarken sakatlamayı siz daha yolda maça gelirken yolda darp etmeye kalkıyorsunuz ya da bacağını kırmaya çalışıyorsunuz. Bu kadar kötülük dolusunuz yani. Centilmenliğin tamamen dışında bir kötülük bu.”

    ‘Takım oyuncusu’ olduğunun altını çizerek şöyle devam etti:

    “(…) Hani o yanlış anlamayı da giderin. Biz takım oyuncusuyuz. Bu işte muhalefet bloğu, ‘Türkiye ittifakı’ diye bahsettiğim o büyük ittifak kazanacak. Kazanmalı demiyorum, kazanacak. Biz o büyük ittifakın aktörleriyiz, önemli insanlarıyız. Ama maça çıkmadan bizi daha yolda sakatlamaya çalışıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar… Ekrem İmamoğlu sakatlandı, hastanede yatıyor da olsa, tribünden izliyor da olsa, ne koşullarda olursa olsun ben bu sürecin en çalışkan neferi olacağım. Hatta iddiamı koyayım. Hangi koşulda olursam olayım en büyük mücadeleyi veren insan olacağım. Onun için boşuna uğraşıyorlar.”

    ‘BİZİM TARAFIMIZDAYMIŞ GİBİ GÖRÜNEN, AMA İKTİDARIN DİLİNİ KULLANANLAR VAR’

    İmamoğlu, mahkeme kararının çıktığı gün İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile bir araya gelmesinin ‘CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na kumpas’ olarak yorumlanmasına da tepki gösterdi. Ana muhalefet partisinin “Baba – oğul gibiyiz” sözleriyle andığı İmamoğlu, herhangi bir isim anmadan şunları söyledi:

    “Bizim muhalefet bloğu olarak her birleşme anımızı, hem buluşma anımızı, her kaynaşma anımızı, her kucaklaşma anımızı, hatta partinin içinde bile güzel anlarımızı kirletme çabası bugünün iktidarında var. Esas kumpas bu. Biz çok güzel bir fotoğraf gösterelim. Bilin ki o akşam başka bir kumpas, başka bir şantaj devreye giriyor. O dili kullanan, o dili üreten, bizim tarafımızdaymış gibi gözüküp onun peşinden koşan diller de bu kumpasın bir aletidir. Yani bu kumpas iktidarın kumpasıdır. Biz ona alet olmayız.

    ‘KUCAKLAŞMAMIZDAKİ SANTİMETRELERİ ÖLÇER OLDULAR’

    Bizim kucaklaşmamızdaki santimetreleri ölçer oldular. Yüz ifadelerimizdeki kıvrımları ölçer oldular. Bunun daha ötesi var. Onun için tümüyle iktidarın kumpasıdır. Bir de bu kumpasa alet olan bizim tarafımızdaymış gibi gözüken dillerin bu oyunun bir parçası olmasıyla yürütülen bir kampanya. Dün genel başkanla buluşmamızın üzerinden bile bir sürü daha ne çıkartırız çabasını duyuyorum yani. Bu iyi manzarayı nasıl bertaraf ederiz çabası var.”

    KILIÇDAROĞLU DA ’20 YILLIK YANDAŞLIKTAN SONRA BİR BAKTIK MUHALİF YAZAR OLUVERMİŞLER’ DEMİŞTİ

    CHP lideri Kılıçdaroğlu da geçtiğimiz eylül ayında benzer bir tepki göstermişti. “Son zamanlarda kerameti kendinden menkul bazı kişiler bir anda muhalif yazar oldular. 20 yıllık yandaşlıktan sonra, bir baktık oluvermişler işte” diyen siyasetçi, şunları kaydetmişti:

    “Bunların bazıları köşe yazarı, bazıları araştırmacı formatında önümüze çıkıyorlar; muhalefet nasıl yapılır, kelle koltukta mücadele eden bana öğretmeye kalkıyorlar. Defalarca suikast teşebbüsüne uğramış bana, köşelerinde ders vermeye kalkıyorlar. Şunu çok iyi bilsinler ki biz daha ölmedik. Onların da ne olduğunu gayet iyi biliyoruz. Haksızlıklar karşısında kalemini dahi oynatmayan, televizyonlarda konuşmayan, ‘Alo Holdinglerin’ medyası bana ders vermeyi bıraksın, ateş olsalar cürmü kadar yer yakarlar. Bu böyle biline.”

    ‘KURUMUNA YÜKSEK SADAKATLE BAĞLI BİR KİŞİYİM’

    Ekrem İmamoğlu’nun son mesajı ise parti içine yönelikti:

    “Ben hayatı boyunca kurumlarına yüksek sadakatle bağlı olmuş bir kişiliğim. Bulunduğum hangi kurum, kuruluş varsa, bu benim aile makamımdan başlar, aile şirketlerine devam eder, yaptığımız işler güçler, bulunduğum siyasi partiden şu anda görev yaptığım İstanbul Büyükşehir Belediyesi organizasyonuna varıncaya kadar kurumuna yüksek sadakatle bağlı bir kişiyim.”

    Yazının tamamı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘İBB’ye terör soruşturması’ iddiası

    ‘İBB’ye terör soruşturması’ iddiası


    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik hapis ve siyasi yasak cezası sonrası iktidarın İBB’ye yönelik baskıları sürüyor.

    TERÖR SORUŞTURMASI İDDİASI

    Cumhuriyet Gazetesi yazarı Tuncay Mollaveisoğlu, TELE1’deki canlı yayında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) terör soruşturması açıldığını bildirdi.

    İMAMOĞLU TOPLANTIDA

    Mollavesioğlu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kurmayları ile birlikte toplantıda olduğunu aktardı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kulislerde konuşulanlar: ‘İmamoğlu’na yeni dava gelebilir’

    Kulislerde konuşulanlar: ‘İmamoğlu’na yeni dava gelebilir’


    Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla 2 yıl 7 ay hapis ve siyasi yasak cezasına çarptırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu‘na yeni bir dava açılabileceği konuşuluyor.

    Habertürk gazetesi yazarı Muharrem Sarıkaya, özellikle CHP’de yeni bir davanın yolda olduğu konusu üzerinde yoğunlaşıldığını söyledi. 

    “Anlattıklarına göre İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun uzun süre önce dile getirdiği, ‘belediye kadroları içinde terör ile iltisaklı kişilerin olduğuna’ dönük iddiası üzerinden Büyükşehir Belediyesi bir soruşturma geçirmişti. Ancak herhangi bir olguya rastlanmadığı belirtilmişti” diyen Sarıkaya, edindiği bilgileri şöyle paylaştı:

    “Ancak yakın zamanda ikinci bir müfettiş görevlendirilmiş ve Büyükşehir’de yeni bir inceleme başlatılmış. Yine iddialarına göre ikinci müfettiş 105 belediye çalışanını terörle iltisaklı bulduğunu belirten rapor vermiş.

    ‘TERÖRDEN AÇIĞA ALABİLİR’

    Üzerinde durdukları böyle bir sürecin başlaması halinde İmamoğlu’nun terör örgütleriyle iltisaklı kişileri işe alıp, onlara destek olduğu gerekçesiyle hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılıp görevinden açığa alınması.

    Bunun cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde olma ihtimali üzerinde de durulmuş. Hukukçular, ‘Ahmak…’  sözünün kanun gereği belediyedeki göreviyle alakalı olmadığı için İçişleri Bakanı’nın açığa alma yetkisinin bulunmadığını anımsatmış.

    Ancak terör ile ilgili konularda Bakanlık yetkisinin bulunduğuna vurgu yapmış. Buna karşı nasıl bir siyasi taktik geliştirmeleri gerektiği üzerinde durulmuş. Beklenti 6’lı Masa ile de bağlantılı kalarak bu tür gelişmelere karşı kamuoyu oluşumunu sağlamak.”

    Yazının tamamı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ekrem İmamoğlu’ndan TBMM’de açıklama: ‘Genel başkanımı her yerde dinlemek çok keyiflidir’

    Ekrem İmamoğlu’ndan TBMM’de açıklama: ‘Genel başkanımı her yerde dinlemek çok keyiflidir’


    Hakkında hapis cezası ve siyasi yasak kararı verilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu bugün Ankara’ya gelerek CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüştü ve CHP grup toplantısına katıldı. Toplantı sonrasında İmamoğlu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) ayrılırken, basın mensuplarının soruları üzerine kısa bir değerlendirme yaptı.

    İmamoğlu, Meclis’ten ayrılırken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısında söylediği “Baba-oğul gibiyiz” sözlerine ilişkin “Gurur duydum, öyle duygularla yol arkadaşlığımız var. Bu ilk kez değil, benim de dile getirdiğim bir şey, bugün bunu dile getirmesi de benim için gururdur. Genel Başkanımı her yerde dinlemek çok keyiflidir” dedi. İmamoğlu, “Saraçhane düğümü çözüldü mü?” Sorusuna ise, “Düğüm yoktu ki’ yanıtını verdi.

    İmamoğlu’na Ankara’da İBB Meclisi CHP Grup yöneticileri de eşlik etti. 

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***