Etiket: Ekrem İmamoğlu

  • İmamoğlu’nun baş döndüren miting trafiği: Bir günde beş ile gidecek!

    İmamoğlu’nun baş döndüren miting trafiği: Bir günde beş ile gidecek!


    14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri’ne 8 gün kala partiler mitinglerine hız verdi.

    Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek olarak mitinglere katılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun miting trafiği ise baş döndürdü.

    İmamoğlu 7 Mayıs Pazar günü ilk mitingini Çorum’da yapacak. Çorum Halk Buluşması saat 11.30’da başlayacak. Yapılan duyurulara göre Kırşehir’de de İmamoğlu, Kılıçdaroğlu ile birlikte Cacabey Meydanı’nda saat 12.00’de başlayacak halk buluşmasına katılacak.

    Daha sonra İmamoğlu Kırıkkale’de düzenlenecek halk buluşmasına katılacak. Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingin 14.00’te başlaması planlanıyor. İmamoğlu saat 15.00’te de Sivas’ta olacak. Mevlana Meydanı’nda düzenlenecek miting saat 15.00’te başlayacak.

    Günün son mitingi ise Erzurum Havuzbaşı Kent Meydanı’nda yapılacak. İmamoğlu saat 18.00’de başlayacak mitinge de katılacak.

    Bu yoğun miting trafiği sosyal medyada gündem oldu. Duyurusu yapılan mitinglere İmamoğlu’nun nasıl katılacağı, kaç dakika konuşma yapacağı ve yetişip yetişemeyeceği konuşuldu. Çorum’daki ilk miting ile devamında Kırşehir’de yapılacak miting arasında yarım saat bulunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu, sahneye Kılıçdaroğlu’na benzeyen vatandaşı çıkarttı: Görünce bir an korktum

    İmamoğlu, sahneye Kılıçdaroğlu’na benzeyen vatandaşı çıkarttı: Görünce bir an korktum


    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adıyaman Kahta ve Ordu mitinglerinin ardından Kocaeli’nin Gebze ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldi.

    İmamoğlu’nu Gebze’de coşkulu bir kalabalık karşıladı. Sloganlar eşliğinde miting alanına gelen İmamoğlu, kalabalık sebebiyle sahneye güçlükle ulaşabildi. Alanı hıncahınç dolduran vatandaşlar, İmamoğlu’nu cep telefonlarının flaşlarıyla karşıladı. İmamoğlu’nun mitingi renkli bir koreografi ile başladı.

    İmamoğlu konuşmasını yaptıktan sonra sahneye CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na benzerliği ile dikkat çeken bir vatandaşı çıkarttı.

    İmamoğlu o anlarda esprili bir dille “Görünce bir an korktum. Ordu’dan ne zaman kalktı geldi buraya dedim” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu’na Yalova’da yoğun ilgi: ‘Bizim olduğumuz yerde; iş olur, çözüm olur, proje olur’

    İmamoğlu’na Yalova’da yoğun ilgi: ‘Bizim olduğumuz yerde; iş olur, çözüm olur, proje olur’


    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı Ekrem İmamoğlu, eşi Dr. Dilek İmamoğlu ile birlikte Yalovalılarla buluştu. 

    Kendisini dinlemeye gelen coşkulu kalabalığa, “Denizin ortasında ben bu kalabalığı görseydim denize atlar, yüze yüze gelirdim size be, yüze yüze gelirdim vallahi” sözleriyle seslenen İmamoğlu, “Cennet Yalova, bize Atatürk’ün emaneti. Burası Atatürk’ün sevgisiyle, ilgisiyle gelişip büyümüş, olağanüstü güzel bir şehirdir. Atatürk’ün tek bir ağacına, tek bir dalına bile kıyamadığı şehirdir Yalova. Bir ağacın dalını kesmemek için, koca bir köşkü yürüttüğü şehirdir Yalova. Büyük Atatürk’ün her emanetine sahip çıktığımız gibi, Yalova’da bizim göz bebeğimiz. Yalova’ya da sahip çıkacağız” dedi.

    “YALOVA’YI BEKLENEN MARMARA DEPREMİNE KARŞI ÇOK GÜÇLÜ VE HAZIR HALE GETİRECEĞİZ”

    17 Ağustos 1999 İzmit depremine kadar Yalova denince akla turizmin geldiğini hatırlatan İmamoğlu, “Şimdi burada iki önemli acil görevimiz var. Bir; Yalova’nın çok değerli bir biçimde tanıtıldığı, dünyanın vitrinine koyulacak o güzelliğinin yansıtıldığı, İstanbul’la da paslaşan bir karakterle, tekrar Yalova’yı turizm şehri yapacağız. Güçlü bir turizm şehri yapacağız. İkinci önemli konu; İstanbul’la paralel, bu şehri beklenen Marmara depremine karşı çok güçlü bir hale ve hazır bir hale getireceğiz. Depreme dayanıklı bir Yalova olacak. İşte bu işleri biz yaparız. Çünkü nasıl yapılacağını, biz çok iyi biliyoruz. Göreceksiniz; hiçbir konuyu ihmal etmeyeceğiz. İş başına gelecek olan Millet İttifakı’nın bu anlamda bütün hazırlıklarının tamam olduğunu bütün Yalova’ya duyurmak istiyorum. Bütün Yalova’ya. Biz bu projeleri, 13. Cumhurbaşkanımız -sizlere coşkulu selamlarını getirdim- Sayın Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde yapacağız. Biz çok tecrübeli, iş bilen, yetenekli bir yönetimiz. Ülke yönetmeyi de şehir yönetmeyi de iyi bilen, çok güçlü bir kadromuz var” diye konuştu.

    “BU MEMLEKETİN HER İNSANININ KALBİNE GİRECEĞİM”

    Kendisini dinleyen vatandaşlara, makam odasında asılı duran ve Mustafa Kemal Atatürk’ün kendisine sorunlarını anlatan çiftçi bir vatandaşın gözlerinin içine bakarak dinlediği tabloyu hatırlatan İmamoğlu, şunları söyledi:

    “Size gönülden söylüyorum ki, bizim terbiyemiz bize şunu söylüyor: Vatandaşın gözünün içine bakarak konuş. Gönlüyle konuş. Onu dinle, onu anla. Derdine derman ol. Sakın vatandaşına fırça atma. Vatandaşına suratı asık bakma. Devleti yöneten insan, milletine iyi hizmet eden insandır. Vatandaşını hor gören değil, ‘Bana oy veren, vermeyen’ diye ayıran asla değil. Şuradaki kalabalıkta bulunan, beni alkışlayan, dinleyen, anlamaya çalışan bütün vatandaşlarımız bizim. Buraya gelmeyen, belki şimdilik soğuk bakan… Ki onun kalbine de gireceğim. Bu memleketin her insanının kalbine gireceğim. İşte bütün bu söylediğim anlayışla, o göz göze bakmanın terbiyesinin adı, bende, Mustafa Kemal Atatürk terbiyesi. Çok çalışacağız. Mustafa Kemal Atatürk, o köşkü yürüttüğü zaman, bahçesindeki o ağacın dalına zarar gelmesin diye yürüttüğü zaman Yalova’yla çok özenle ilgilenmiş, Yalova’nın o yıkık dökük halinden kurtulması için çok ilgilenmiş. Önemli bir vaktini de burada geçirmiş. Depreme hazırlık sürecini bir seferberlik anlayışıyla ele alıp, Yalova’nın bize Atatürk’ün emaneti olduğunun hakkını vereceğiz.”

    “BU ÜLKEDE DEPREM VERGİSİ TOPLANDI; NEREYE HARCANDIĞI BELLİ DEĞİL”

    Depreme hazırlık mücadelesinde yeni bir dönem başlayacağının altını çizen İmamoğlu, “Sadece İstanbul’da değil, Yalova’da, Bursa’da, Kocaeli’de, bütün Marmara Bölgesi’ni kapsayan bir plan dahilinde hareket edeceğiz. Bu ülkede deprem vergisi toplandı; nereye harcandığı belli değil. Her şeyin uçtuğu gibi, bu da uçtu gitti. Ama biz, bu şehirlerde hem kentsel dönüşümü amacına uygun olarak yapacağız hem de en doğru, en hızlı, vatandaş için en kolay şekliyle sağlamlaştıracağız. Yalnız Marmara Bölgesi’ni değil, bütün Türkiye’nin depreme dayanıklı hale gelmesi için sonsuz mücadele vereceğiz. Bu ülkede herkes, sağlam ve kaliteli yuvalarında yaşasın istiyoruz. Devlete güvenmenin huzuruyla uyansınlar istiyoruz. Bunu ancak Millet İttifakı yapabilir. Birlikte yapabiliriz bunu. Çünkü, gerçekten biz neyi, nasıl yapacağımızı iyi biliyoruz. Ben canımız yansın istemiyorum. Bir depremde daha insanlarımı kaybetmek istemiyorum. 99 depreminde ders aldık diye düşündük. ‘Biz bu sorunu çözeceğiz’ diye ayağa kalktığımızı düşündük. 21 yıl bu ülkeyi yönetenler, ne yazık ki bu büyük sorunu unuttular. Onun için biz bunu unutmayacağız, unutturmayacağız” ifadelerini kullandı.

    “SİZ ZANNEDİYOR MUSUNUZ BİZ HATAY’I, MARAŞ’I, ANTEP’İ, ADIYAMAN’I DÜŞTÜĞÜ YERDE BIRAKIRIZ”

    6 Şubat depremlerinden 11 ilde yaşayan 14 milyon vatandaşımızın etkilendiğini aktaran İmamoğlu, “14 milyon insanımızı, şehrimizin ve ülkemizin her noktasında yaşayan diğer yurttaşlarımızla eşitleyeceğiz. Ben oraya gittiğimde, deprem bölgesinde dedim ki, ‘Benim sevgili dostlarım, kıymetli vatandaşlarım, sizler bizim canımızsınız, ciğerimizsiniz. Siz zannediyor musunuz biz Hatay’ı, Maraş’ı, Antep’i, Adıyaman’ı düştüğü yerde bırakırız. Sizi alacağız, baş tacı yapacağız. Benim yarası olan vatandaşım, sizi ayağa kaldıracağız.’ Çünkü biz, devlet yönetmenin gerektirdiği ahlaka ve vicdana sahibiz. Kemal Kılıçdaroğlu’nun olduğu yerde hak, hukuk ve adalet olur; yolsuzluk olmaz, usulsüzlük olmaz, haksızlık olmaz, adaletsizlik olmaz” şeklinde konuştu.

    “BİR TANE HIRSIZ BULDUNUZ MU?”

    İstanbul’da 4 yıldır görev yaptıklarını hatırlatan İmamoğlu, şöyle konuştu:

    “Bizi didik didik ediyorlar. Mercekle bakıyorlar bize. Durduk yerde fırtına koparıyorlar. İki tane önemli husus hatırlatacağım size. Bir tanesi; seçimde ‘çaldılar’ dediler. Hani; bir tane hırsız buldunuz mu? Yok. Yok değil mi? Milletten özür dilediniz mi? (Kalabalıktan ‘Bir hırsız var’ sesleri üzerine) Evet, bir tanesi var, onu biliyoruz. O hırsızı biliyoruz. Onu bulup, evine yollayacağız. Tek bir usulsüzlüğümüzü bulamadıkları yerde, o dönemde seçimi çalmaya kalktılar. Millet, demokrasi tokadı attı. Sonra, ‘terörist’ dediler İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin çalışanlarına. Bu kardeşiniz, 90 bin insanla birlikte çalışıyor. 90 bin çalışanımıza dediler ‘terörist.’ Bizim olduğumuz yerde yolsuzluk, usulsüzlük olmaz. Bakın bizimle uğraşıyorlar. Mansur Başkanımla Ankara’da uğraşıyorlar. Adana’yla, Mersin’le, İzmir’le, Antalya’yla uğraşıyorlar. Uğraşsınlar. Bizim olduğumuz yerde; iş olur, icraat olur, çözüm olur, proje olur. İstanbul bunu gördü. Ankara ve diğer şehirlerimiz de bunu gördü.”

    İSTANBUL’DA BİR “RANT HİKAYESİ” ANLATTI: “107 MİLYON DOLAR GİDİYOR BİLDİĞİMİZ YERLERE!”

    “Bakın, ben size bir hatırlatma yapacağım. İstanbul’un göbeğinde, tarihi yarımadada yeşil alan imarlı bir yerde, -yani siz orada bir tek yeşil alan yapabilirsiniz, bina yapamazsınız- kalkıyor bir akıllı, -Hep 16 milyonun üstünde bir tane akıllı çıkıyor- orayı tam 25 milyon liraya satın alıyor. O zamanın parasıyla 25 milyon liraya satın aldığı yeri, yakın bir zaman diliminde kaça satıyor belediye biliyor musunuz? Ama önce buraya imar çıkartıyorlar belediyede. 450 milyon liraya. Bakın, 117 milyon dolar. 10 milyon dolar adamın verdiği para. 107 milyon dolar gidiyor bildiğimiz yerlere ya da bilmediğimizi düşündükleri yerlere. 107 milyon dolar. Ne kadar biliyor musunuz bunun anlamı? En az 2 katrilyon liradan daha fazla. Döviz kurunu takip edemiyoruz artık farkındaysanız. Hesabını da yapamıyorum. 4-5 günde imarı çıkarılıp satılan bu yerden, milletin parasıyla birileri zengin ediliyor. Daha ileri gidiyorum. Burayla ilgili soruşturma yapıyoruz. Burayla ilgili dosyayı hazırlıyoruz. Soruşturmayı başlatıyoruz. Ülkenin İçişleri Bakanı bu dosyayı alıyor. Diyor ki, ‘Sen bu dosyayı soruşturamazsın.’ ‘Ben’ diyor ‘Bunu bakanlıkta soruşturacağım.’ Üç senedir soruşturacak, üç senedir. Şimdi bunu söyleyen akıl, bana milliyetçilikten bahsedecek öyle mi? Benim evladımın kuruşlarıyla, liralarıyla kendi cenahında gelir elde eden insanların sorgulanmasını engelleyecek ve sözüm ona milli olacak; millete de gayri milli diyecek. Hadi oradan, hadi oradan. Sevgili hemşehrilerim, bu aklı göndereceğiz.”

    “14 MAYIS’TA MİLLETİN VİCDANI GALİP GELECEK”

    “Yalova’nın işsizlik sorununu da biz çözeceğiz. Her üç gençten birinin işsiz olduğu Yalova’yı biz istemiyoruz. Esnafın, çiftçinin, orman içinde köyde yaşayanların, buradaki sanayicilerin sorunlarını biz çözeriz. Yalovalı kadınların, gençlerin, çocukların, emeklilerin sorunlarını da biz çözeceğiz. Ancak biz çözeriz. Çünkü biz, kimseyi zenginleştirmek için değil, biz 86 milyona hizmet etmek için geliyoruz. Sizden yetki istiyoruz. Biz kavga değil, icraat için geliyoruz. Biz bahane için değil, çözüm için geliyoruz. Seçimi iptal edilmiş, siyasi bir dava bahane edilerek bizimle uğraşan, insanları görevden uzaklaştırmak için elinden geleni yapan bu insanların bu ülkeyi, nerelere sürükleyeceğini çok iyi biliyorum Onlarla tam 4,5 yıldır mücadele ediyorum. Demokrasiye inanan bütün Yalovalılara sesleniyorum. Ben burada Vefa Salman’ı da selamlıyorum. Ona sevgilerimi, selamlarımı iletiyorum. Ona yapılan haksızlıkları da bertaraf edecek düzenine; hak, hukuk ve adalet düzenine dönüşeceği bir süreci Yalova’da hakim kılacağız. 14 Mayıs’ta milletin vicdanı galip gelecek. Adalet yerini bulacak. Yalova gerçek anlamda huzura erişecek.”

    “SİZİN SEVGİNİZLE COŞA COŞA, MİLLETİMİZE HİZMET EDECEĞİZ”

    “Birbirini sevmeyi, üretmeyi, Cumhuriyet ruhunu hatırlamayı ve özellikle egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu o ruhu tekrar yaşatmak için iktidara geliyoruz. Sizi çok seviyorum. Bu akşam ailece bir araya geldik toplandık. Biz, kocaman bir aileyiz. 86 milyon insanlık, bir aileyiz. Bakın meydan dolmuş. Meydanın arkası dolmuş. Hemen öbür tarafta beni görmeye, duymaya çalışan hemşehrilerim var. O koca binanın üstünden beni izleyen hemşehrilerim var. Binaların içinden, restoranlardan beni takip eden canlarım, dostlarım var. Allah beni size mahcup etmesin. Çok çalışacağım. Sizin sevginizle coşa coşa, milletimize hizmet edeceğiz. Milletimizin, bir araya geldiğinde nasıl başarılı olduğunu, Millet İttifakı’nın nasıl başarılı olduğunu 2019’da hep birlikte ispat ettik. O dönem Millet İttifakı’nın tohumlarını atan Kemal Kılıçdaroğlu, 13. Cumhurbaşkanımız, o önemli adımı attığında, kol kola girerek ve ittifak ruhuyla bizi demokrasiyle bütünleştiren o yolculukta nasıl kazandığımızı biliyorum. O yolculuğun yine önemli bir lideri İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’dir. Ona da teşekkür ediyorum. Bütün liderlere teşekkür ediyorum. Hep birlikte başaracağız, hep birlikte.”

    “SON YILLARDA BİR TEK SÖZÜ DOĞRU SÖYLEDİLER”

    “Şimdi amacımız; İstanbul’da kazandığımız seçimin ve başarının aynısını bütün yurdumuzda gerçekleştirmek. Zaten son yıllarda bir tek sözü doğru söylediler. Hatırlayın, ne dediler?  ‘İstanbul’u kazanan, Türkiye’yi kazanır’ dediler. ‘İstanbul’u kaybeden, Türkiye’yi kaybeder’ dediler. Evet, zamanı geldi. Neyin biliyor musunuz? Bir avuç insanın kaybetme zamanı geldi. 86 milyonun kazanma zamanı geldi. Ve hep birlikte kazanacağız. Sözleşeceğiz Yalova, sözleşeceğiz. Burada genç bir kardeşim diyor ki, ‘Sandığa gömeceğiz’ diyor. Ben diyorum ki, ‘Sandıkta coşacağız, coşacağız.’ Millet coşacak sandıkta. Konuşmaya, oy kullanmaya, oy kullanmaya vatandaşları sandığa taşımaya, sandıkta görev almaya, her oyumuza sahip çıkmaya, sevgili gençler, güzel çocuklar, güzel aileler, bu çocuklara, gençlere sahip çıkmaya, bu başımıza kakılan tek adamlık rejime son vermeye hazır mıyız? Gece-gündüz 7/24 çalışmaya hazır mıyız? Güzel. Ben, şimdi yapacağımız şeye ‘İstanbul sözleşmesi’ diyorum. Kadınların, özellikle eşitliğin teminatı olan ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ sözünün ispatı, o bizim zaten sorumluluğumuzda. Ama şimdi de biz, İstanbul sözleşmesi yapacağız birlikte. Ama tek şartla; İstanbul bizi duyacak. Hem de üç kez tekrarlayacağız. Allah’ın hakkı üçtür. Yalova hazır mıyız? Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Oldu, oldu, oldu.”

    İmamoğlu, konuşmasının sonunda, kendisini sahnede dinleyen çocuklarla sarmaş dolaş oldu. İmamoğlu’nun Yalova buluşması, başladığı gibi, yoğun ilgi altında bitti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yavaş: Aday olmadığımız için kırılan gençleri ikna etmeye çalışacağız

    Yavaş: Aday olmadığımız için kırılan gençleri ikna etmeye çalışacağız


    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı yardımcısı adayı Mansur Yavaş, TV100 canlı yayınında gazeteciler Uğur Dündar ve Mine Özbek’in sorularını yanıtladı.

    ‘GENÇLER DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK İSTİYOR’

    Uğur Dündar, Yavaş’a “Gençlerin çok önemli bir kesimi sizin cumhurbaşkanı adayı olmanızı beklediler. Siz aday olmayınca hayal kırıklığı yaşadılar mı? Şu anda gençlerle ilişkiniz nasıl?” sorusunu yöneltti.

    “Gençlerin birçoğu ilk defa oy kullanacaklar ve gençler dünyayı değiştirmek istiyor” diyen Yavaş, “İnternet üzerinden bizleri takip ediyorlar ama belli ki aradıkları, hoşlarına giden bir şeyler var. Nedir ben de bilmiyorum, davranışlarımız mı? Bunu yoğun bir şekilde hissediyorum. Çünkü bir yere gidiyorsunuz gençler kuyrukta, sürekli fotoğraf çektirmek istiyorlar. Tabii insanın hoşuna gidiyor” şeklinde konuştu.

    ‘CUMHURBAŞKANI YARDIMCILIĞINDA YİNE ONLARIN TEMSİLCİSİ OLACAĞIZ’

    Millet İttifakı’nın uzun bir süre görüşmeler yaptığını hatırlatan Yavaş, “Onlar da istediler cumhurbaşkanı adayı olmamızı. İttifak var, 2 yıldır da toplanıyorlar, bir ortak aday olmasını istiyorlar. Sonuçta da bir karar verildi. Gençlerde hayal kırıklığı olmuş olabilir bizi seven ya da Ekrem Bey’i sevenlerde. Onlar biraz üzüldüler, kırıldılar. Ancak cumhurbaşkanı yardımcılığı söz konusu olunca biz yine onların sözlerinin temsilcisi olacağız. Kırılanları ikna etmeye çalışacağız. Birçoğu mesajla ilettiler kırgınlığını. Ben de onlara mektup yazdım” dedi. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu’nun ardından İmamoğlu’ndan da Akşener’e tam destek

    Kılıçdaroğlu’nun ardından İmamoğlu’ndan da Akşener’e tam destek


    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün Twitter hesabından, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “Şimdi bizi bu kurşun mu korkutacak” notunun yer aldığı sosyal medya paylaşımını alıntılayarak, Milletin sesini hiç kimse susturamaz” mesajını yayınladı.

    NEDEN BU MESAJI YAYINLADI?

    Meral Akşener, bugün Meclis Grup Toplantısı’nda partisinin İstanbul İl Başkanlığı’na yapılan saldırıyla ilgili tepkisini kürsüye getirdiği tabanca mermilerini göstererek dile getirdi. Eline aldığı mermi kovanlarını gösteren Akşener şu açıklamayı yapmıştı:

    “Bunca engeli, aştıktan sonra şimdi bize bu kurşun mu dur diyecek? Söyleyin, Sinan Ateş durdu mu? Bunca tehdide direndikten sonra şimdi bizi bu kurşun mu korkutacak? Söyleyin, Ömer Halisdemir korktu mu? Bunca ahlaksızlığa, göğüs gerdikten sonra şimdi bizi bu kurşun mu sindirecek? Söyleyin Özgecan’lar, Şule’ler, Ceren’ler sindi mi? Bunca tuzağı bozduktan sonra şimdi bizi, bu kurşun mu öldürecek? Söyleyin, Gaffar Okkan’lar, Uğur Mumcu’lar, öldü mü? Bunca hainliğin, üstesinden geldikten sonra şimdi bizi millî misakımızdan bu kurşun mu vazgeçirecek? Söyleyin Eren Bülbüller, Yasin Börü’ler, Aybüke Öğretmen’ler, vazgeçti mi? Bunca nifakı, bunca fitneyi, hakikatin ışığıyla yendikten sonra şimdi bizi bu kurşuna adres verenler mi ayıracak? Söyleyin hilalle yıldız hiç ayrıldı mı?” 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu: ‘Bu ülkede görevini iyi yapmayan insanların değişmesi lazım’

    İmamoğlu: ‘Bu ülkede görevini iyi yapmayan insanların değişmesi lazım’


    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Fatih Sultan Mehmet’in doğumunun 591’inci yılı kutlanması kapsamında Edirne’ye gitti. 

    Edirne’de yurttaşlara seslenen İmamoğlu, “Bu ülkede görevini iyi yapmayan insanların değişmesi lazım. Bu ülkede birinin dediği oluyorsa orada bir hata var. Bir kişi her şeyi ben bilirim diyorsa ondan korkacaksınız” dedi.

    “BU ÜLKENİN UMUDU OLDUĞUNUZU UNUTMAYIN”

    İmamoğlu ayrıca “Ben çok zenginim. İstanbul’da 16 milyon insanın varlığını zenginlik kabul ediyorum. Ben ülkemin 86 milyon insanımın varlığını zenginlik kabul ediyorum. Umut burada derken kendinizi işaret etmenizi istiyorum. Bu ülkenin umudu olduğunuzu unutmayın. Bu ülkenin gençleri hayallerini bu ülkede var etsin istiyorum. Ülkemin gençleri Edirne’nin ötesine dünyanın her yerine gitsin. 13. cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ne diyor? ‘Gençlere ücretsiz pasaport vereceğiz’ Gençlerden para almayacağız. Bizim gençlerimiz dünyadan çok şey alacaklar ama hayallerini bu ülkede yaşayacaklar. Ben sırtımı size yasladım sevgili gençler. Çok güzel bir gelecek sunacağız. Akıldan, bilimden yana kibirden uzak, insanını dinlemeyen azarlayan değil, değerini bilen. Torpilden uzak, liyakate yakın” açıklamasında bulundu. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ekrem İmamoğlu: Milyonlarca üniversiteli ve aileleri artık eğitimin yüz yüze olmasını istiyor

    Ekrem İmamoğlu: Milyonlarca üniversiteli ve aileleri artık eğitimin yüz yüze olmasını istiyor


    Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından alınan kararla üniversiteler uzaktan eğitime geçmiş ve KYK yurtları depremzedeler için tahsis edilmişti.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda YÖK’e yüz yüze eğitimin başlatılması çağrısında bulundu.

    İmamoğlu, “Mart ayının sonuna geldik, YÖK hala sessiz. Milyonlarca üniversiteli ve aileleri artık eğitimin yüz yüze olmasını istiyor. 1 ay önce “Yüz yüze eğitime hazırız” diyen kurumları açıklama yapmaya davet ediyorum” dedi.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ekrem İmamoğlu’ndan çağrı: Trafolara kedilerin girmesine müsaade etmeyelim

    Ekrem İmamoğlu’ndan çağrı: Trafolara kedilerin girmesine müsaade etmeyelim


    SERBEST GÖRÜŞ /

    Türkiye, 14 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi için sandık başına gidecek. Seçimler için geri sayım başlarken Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Millet İttifakı’nın aday mutabakatı metninde Millet İttifakı’nın diğer başkanlarının yanı sıra cumhurbaşkanının belirleyeceği tarihte görevlendirilmek üzere İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı (ABB) Mansur Yavaş, cumhurbaşkanı yardımcıları olarak yer aldı. 

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile seçmenlere sandıklara sahip çıkma çağrısında bulundu.

    Ekrem İmamoğlu videoda; “14 Mayıs’ta yeni ve umut dolu bir dönem başlıyor. Milleti yoksulluğa ve çaresizliğe mahkum eden bu bozuk düzenden hep beraber kurtulacağız. Hem cumhurbaşkanlığı hem milletvekilliği seçimlerinde büyük başarı kazanacağımızdan en küçük bir şüphem yok Ama bunun için sandık güvenliğini sağlama almamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Daha önceki seçimlerde ‘trafolara kedi girdi’ bahanesiyle elektriklerin kesildiğini hatırlatan İmamoğlu paylaşımına sandık güvenliği için çalışmalar yürüten Türkiye Gönüllüleri’ni de; “14 Mayıs’ta yeni bir dönemi beraber başlatacağız. Millet İttifakının platformu olan Türkiye Gönüllüleri’ne katılarak sandıklarda sorumluluk üstlenin” notuyla etiketledi.

    Ekrem İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “TRAFOLARA KEDİLERİN GİRMESİNE MÜSAADE ETMEYELİM”

    “Zira seçim kazanmanın yolu sadece vatandaştan oy almak değil aynı zamanda oyları koruyabilmekten de geçiyor. Seçim günü sandıklarımızın başında olacak tüm oylarımıza sahip çıkacağız ki elektriklerin kesilmesine, trafolara kedilerin girmesine müsaade etmeyelim. Bu seçimde sandığa sahip çıkmak demek ülkemize sahip çıkmak demek.

    Geli hep birlikte bir tarih yazalım. İster desteklediğiniz partinin sandık görevlisi olun, isterseniz Millet İttifakı’nın platformu olan Türkiye Gönüllüleri’ne katılarak sandıklarda sorumluluk üstlenin. Bu seçimi milletçe kazanacağız. Birlikte çalışacak ve birlikte başaracağız. Her şey çok güzel olacak.”

     
     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ekrem İmamoğlu: ‘Her şey ona ait olsun istiyorlar, her şeye o karar versin istiyorlar’

    Ekrem İmamoğlu: ‘Her şey ona ait olsun istiyorlar, her şeye o karar versin istiyorlar’


    İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ‘300 Günde 300 Proje’ maratonu kapsamında, ‘Başakşehir Atık Su, Yağmur Suyu ve İçme Suyu Yatırımları’ için toplu açılış töreni düzenledi. İBB’nin köklü kurumu İSKİ tarafından gerçekleştirilen yatımlar için Ziya Gökalp Mahallesi Olimpiyat Stadı Yolu’nda düzenlenen törende, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa birer konuşma yaptı.

    “HER ŞEYE O KARAR VERSİN İSTİYORLAR”

    İmamoğlu, 2002’den önce yüzde 11-12’lere kadar tırmanan yerel yönetimlerin bütçedeki payının yüzde 6’nın bile altına indiğini dikkati çekerek, “Niye? Çünkü her şey ona ait olsun istiyorlar, her şeye o karar versin istiyorlar. Buna ne bir insanın aklı yeter ne bir insanın yeteneği yeter. Bu ülkenin değerli insanlarının fikirlerinin katıldığı bütçeyi, yerel yönetimin güçlendirildiği modelleri de 14 Mayıs’tan sonra bu ülkeye biz kazandıracağız. Göreceksiniz bunu” dedi.

    “BİZ VATANDAŞA KARŞI DEĞİL, SORUNLARA KARŞI BİR DEVLET VAR ETMELİYİZ”

    Ekonomiyi güçlendirmeden, ülke yönetimine, liyakati, hukuku ve adaleti hâkim kılmadan demokrasiyi tam anlamıyla hayata geçirmeden ne istikrar sağlanabileceğini ne de doğru düzgün yatırım yapılabileceğini belirten İmamoğlu, “21. yüzyıldayız, bu devirde istikrar, devletin sopasıyla, hükümetin zorbalığıyla sağlanmaz arkadaş. Biz vatandaşa karşı değil, sorunlara karşı bir devlet, güçlü bir devlet var etmeliyiz. Enkaz başında çaresiz hale düşürülmüş vatandaş ya da ’48 saat neredeydiniz’ diye sorarak hepimizin başını öne eğdiren vatandaş haklıdır ve onun hakkını vermek zorundayız biz” diye konuştu.

    İmamoğlu, konuşmasına 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı değerlendirmelerle başladı.

    İmamoğlu, şunları söyledi:

    “ÇANAKKALE BÜYÜK BİR ZAFERDİR BÜYÜK BİR DİRENİŞTİR, BÜYÜK BİR MÜCADELEDİR”

    “Çanakkale Zaferi sadece Çanakkale Boğazı’nı düşman kuvvetlerine geçirmemek, İstanbul’un işgal tehdidinden de kurtarılması anlamına gelmez. Bir başka boyutu daha vardır. O zamanın ittifak yapmış devletlerin Osmanlı’ya karşı yaptığı saldırının eğer ‘Çanakkale geçilmez’ değil de ‘geçilir’ olsaydı Rusya, o dönemdeki Çarlık Rusya’sıyla buluşması anlamına gelirdi ve ardından gerçekten hem dünyanın hem Osmanlı’nın geleceği hem de Türkiye Cumhuriyeti kuruluş sürecinin var olup var olmama meselesiyle birlikte gerçekten dünya tarihi açısından olağanüstü bir kırılma noktası olduğunu hepimizin bilmesi gerekir. Bu bakımdan büyük bir zaferdir, büyük bir direniştir, büyük bir mücadeledir. Farklı yönleri vardır. Osmanlı İmparatorluğu’nun o dönemdeki daralmış sınırları içerisinde bulunan büyük bölümü Anadolu ve Trakya içinde yaşayan her insanımız etnik kökeninden inancına varıncaya kadar her insanımız büyük bir mücadele vermiştir. Gencecik, çocuk diyeceğimiz yaştaki, liselerde okuyan öğrencilerden tutun da annesinin bütün evlatlarını gönderip hiçbirinin geri dönmediği bir zaferdir Çanakkale Zaferi. İşte öylesi bir kuruluş dönemi ve süreci yaşayan memleketin insanlarıyız. Sorumluluğumuzun çok büyük olduğunu bize hatırlatan önemli bir mücadeledir. Bu mücadelenin elbette çok şanlı komutanları, askerleri vardır. Ancak karakteriyle, duruşuyla, Çanakkale Zaferi’nde ortaya koyduğu üstün kararlılığıyla, sözleriyle bir kurtuluş ateşi yakan ve ardından İstiklal Savaşı’nın Başkomutanı ve Ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Çanakkale Savaşı kazanılmış ve ondan sonraki Milli Mücadele dönemiyle Cumhuriyetimiz kurulmuştur. Başta Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarına Çanakkale’den İstiklal Savaşı’na minnet duygularımızı iletiyoruz ve ruhları şad olsun. Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Gazilerimizi rahmetle anıyoruz. İyi ki onlar var idi. Ve bugün biz umuyoruz ki her birine layık insanlar olabilelim.

    “İÇ MESELELERİ BÜYÜTÜP O MESELELERİN KURBANI VE ESİRİ OLMAMALIYIZ”

    Tabii bir yandan 2023 yılının Cumhuriyet Bayramı’mızın yüzüncüsünü kutlayacağımız, Cumhuriyetimizin yüzüncü yıl dönümünü kutlayacağımız bir yıl, umutla, pırıl pırıl günleriyle bir değişimin, bir dönüşümün ve umudun yükseldiği bir yıl olması dileğiyle yola çıkmış idik. Ancak yaşadığımız deprem ne yazık ki on binlerce insanımızın canına mal oldu. Şehirlerimizin yıkımına mal oldu ve bize yine çok çarpıcı derslerin çıktığı ve her birimizin kesinlikle oturup düşünmesi, değişmesi, daha kararlılıkla daha büyük mücadele karakteriyle yola çıkması gereken bir süreci önümüze koymuştur. Amasız, fakatsız, kibirden uzak, yalpalamadan sağa sola savrulmadan iç meseleleri kendi dünyasında büyütüp o meselelerin kurbanı ve esiri asla olmadan kararlılıkla bu ülkenin değişimi ve dönüşümü mücadelesi karakterine sahip insanlar olmak zorundayız. En üst yöneticisinden bireyine vatandaşına kadar durum bundan ibarettir.

    “BU SÜRECİN, BU İNANMIŞ MİLLETİN ÖNÜNDE HİÇBİR ŞEY DURAMAZ. ELBETTE BU SEÇİMİ KAZANACAĞIZ”

    Biz bu yolculukta değerli genel başkanım, saygıdeğer Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ‘yolu açık olsun’ diyorum. Elbette seçimi kazanacağız. Elbette gençlerin umudu olacağız. Elbette hep birlikte geleceği tasarlayacağız. Şahsıma ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımıza verilen görev ve bu görev verilirken özenli bir irade ortaya koyan değerli İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’e de buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Aynı zamanda Altılı Masa’nın bütün liderleriyle birlikte, dediğim gibi amasız, fakatsız Türkiye’nin değişimi mücadelesini ortaya koymak, çocuklarımıza, gençlerimize yaşama, hayata, özgürlüğü, üretimi, eğitimdeki kaliteyi, yerel yönetimden merkezi idareye kadar liyakati hesap verebilirliği, bereketi kazandırmak adına büyük bir mücadeleye girişmiş bulunuyoruz. Allah yolumuzu açık etsin kesinlikle başarılı olacağız. Katiyen söylüyorum ki bu sürecin, bu inanmış milletin önünde hiçbir şey duramaz. Tek şartı var bu inanmışlığın. Bu kazanacağımız seçim, 86 milyon insanımız için kazanılacak. Sadece bir grup için ya da sadece Millet İttifakı’na oy verenler için değil bu memleket için kazanılacak. O bakımdan yolumuz açık olsun.

    “OY VERMEYENLERİN DE MUTLU OLDUKLARI BİR SEÇİM SONUCU ELDE ETTİK”

    Dört yıl önce İstanbul’da yönetime aday olduğumuz ve başararak kazanarak sürece başladığımız andan itibaren hep söylediğimiz şeyler vardı. Örneğin; ‘İsrafı önleyeceğiz ve bu şehrin bütçesine bereket getireceğiz’ dedik ki kesinlikle önceliğimiz bu şehrin ihtiyaçlarını karşılamak olacak. Bir avuç insana hizmet eden bir prensipten uzaklaştırarak 16 milyon için çalışacağız. Kişilere, ailelere ve onların mensup olduğu bir kısım kurum, kuruluşlara hizmet eden değil, Başakşehir’den Kadıköy’e, Kartal’dan Silivri’ye kadar bu şehrin her ilçesine eşit hizmet sunacağız. İşte hemşerilerimiz bizlere onun için oy verdiler ve inanın hissediyorum 16 milyon insanın oy vermeyenlerin de dahil mutlu oldukları bir seçim sonucu elde ettik. Belki biraz geçmişten bugüne oy verdikleri parti kazanmadı diye buruk olabilirler. O buruklukla hafifçe kıskanabilirler. Olsun ama temel hedefi onların da kalbini kazanmak olan bizlerin anlayışı eminim ki onların da içini ısıtmıştır ve hiçbir zaman bu karakterimizden vazgeçmedik. Çok şükür İstanbulluların güvenini boşa çıkartmadık.

    “TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİNİN EN TRAJİK YOKSULLUĞUNU VE EKONOMİK KRİZİNİ YAŞIYORUZ”

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki hukuk ve ahlak dışı bütün unsurları temizleyerek, hukuka dayalı hesap verebilir bir süreci var ettik. İBB tarihinde iddia ediyorum ki bu kadar kısa sürede var olan projeleri bitirmeyi daha da güçlü projeleri başlatmayı kısa sürede başarmış bir yönetim olduk. Toplam bütçemizin artık yüzde 50’sini yatırımlar almakta. Kaldı ki bu süreç içerisinde gerçekten dünya ve Türkiye tarihinin en önemli pandemilerinden birini yaşadığımızı ve 1,5 yılımızı meşgul ettiğini unutmayalım. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ki hala devam eden trajik yoksulluğunu ve ekonomik krizini yaşadığımızı unutmayalım. Ne yazık ki 40 günü aşkın süre önce canlarımızı kaybettiğimiz büyük bir depremi ve moralsizliği yaşadığımız bir dönemin içinde olduğumuzu unutmayalım. 

    “BUNA RAĞMEN YATIRIM BÜTÇEMİZİ YÜZDE 100 ARTTIRDIK”

    Buna rağmen yolumuza devam edeceğiz. 2023 yılı yatırım bütçemizi 2022’ye göre yüzde 100 arttırdık. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni gerçekten yatırımlarıyla güçlenen bir şehir haline getirdik. Aynı anda 10 metro birden inşa edebilmek engellenmesine rağmen yeni 4’e yakın raylı sistem projesini hazırlayıp Cumhurbaşkanlığı kabulüne sunulan başta Beylikdüzü Sefaköy hattı olmak üzere önemli hatların çalışmasını yapmak yine bu dönemde bizlere nasip oldu tabii ki engellere rağmen. Onun için iddiayla söylüyorum ki hem metro hızı açısından hem de yatırımlar noktasında iddiayla o zaman da demiştim iki unsur üzerinden, evet ben bu şehrin gelmiş geçmiş en başarılı belediye başkanı olmak istiyorum. Ben bu şehrin gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı olmak istiyorum. Bu yolda yol arkadaşlarımla kararlılıkla yürüyoruz. Onun için başarmakta da kendimize güveniyoruz.

    “SADECE İSKİ’NİN BAŞAKŞEHİR’E YAPTIĞI YATIRIMLAR 800 MİLYON LİRAYI AŞTI”

    Yatırımcı bütçeyi geliştirmek kadar şehrimizin temel sorunlarına da değinmeyi asla unutmadık. Özellikle sosyal destek ve yardım. Yoğun ihtiyaç duyulduğu anlarda onu da arttırarak insanlarımıza en sıkıntılı anlarda neredeyse 1 milyon 2 yüz bin haneye çıktığımız pandemi dönemindeki yardım sayımızın bir tarih olduğunu önemsiyorum. Yatırım, siyasi parti çıkarlarının gözetildiği rant dağıtmak için iş yapmak olmaktan çıktığı bir dönem olmuştur. İstanbul yatırımları, büyükşehir yatırımlarında artık akılcı, şeffaf, katılımcı ve kamu yararını gözeten bir süreçle yol yürünmüştür. İşte az önce genel müdürümüzün aktardığı yatırımlarla 560 milyon liralık yatırımla Başakşehir’e yaptığımız yatırımlar ve şu anda devam edenlerle birlikte 800 milyon liralık yatırıma sadece İSKİ’nin erişmiş olması önemli bir durumdur. Başakşehir ilçemizde nüfusun artışına paralel olarak ihtiyaç duyulan altyapıyı hem ihtiyacı karşılayan hem de deprem başta olmak üzere farklı afetlerde dayanıklılığı olan bir altyapıyı var etme karakteri de önemlidir. Yaklaşık 8 bin metrelik içme suyu hattı önemli bir çalışmaydı. Yine su depolama hacmini arttırdığımız çalışmamız çok önemli. Bu sayede Güvercintepe, Başakşehir birinci kısım, Bahçeşehir birinci kısım, Bahçeşehir ikinci kısım ve Şahintepe bölgeleri artık içme suyu sorunu yaşanmayacak duruma gelmiştir. Atık su ve yağmur suyu yatırımlarımız da Başakşehir ilçemizde önemli yatırımlar olmuştur. 

    “HER ŞEY ONA AİT OLSUN İSTİYORLAR, HER ŞEYE O KARAR VERSİN İSTİYORLAR”

    Tabii Başakşehir’de otopark, kütüphaneler, kreş ve özel gereksinimli bireyler için eğitim merkezi kazandırdık. Ispartakule mevkiinde bir kavşak ve yan yol köprüsünü yaptık. Başakşehir, kuru gıda, toptancı halini, bilişim kontrol merkezini katı atık aktarma istasyonunda yaptığımız çalışmalar ve açılışlar bu dönemin önemli işleriydi. Başakşehir İstanbul’un önemli ilçelerinden, büyüyen ilçelerinden birisi. Ama inanınız ki hiçbir belediyeye şu parti bu parti demeden yol aldık. İki belediye başkanımız burada özellikle Büyükçekmece ilçemizde yaklaşık 25-30 yıl öncesine döndüğümüzde farklı bir siyasi partide olduğu için o dönem boyunca yatırımdan nasıl uzak tutulduğunu en iyi bilenlerden biridir Sayın Hasan Akgün. Ben de böylesi bir dönemin 5 yılını yaşamış bir ilçe belediye başkanlığı gördüm. O bakımdan işte biz bütün bu anlayışları değiştireceğiz. Bu ülkenin ve şehirlerimizin belediye başkanları hangi partide olursa olsun onların hizmetlerinin önü açılacak. Bakınız yerel yönetimi güçlendireceğiz diyerek ondan önceki dönemde, 2002’den önceki dönemde neredeyse yüzde 11-12’lere kadar tırmanan yerel yönetimlerin bütçedeki payı, yüzde 6’nın bile altına inmiştir. Niye? Çünkü her şey ona ait olsun istiyorlar, her şeye o karar versin istiyorlar. Buna ne bir insanın aklı yeter ne bir insanın yeteneği yeter. Akıl ve yeteneği bireylerde elbette tartışmaya açmayacağım. O yöndeki ne durumda olduğunu burada tartışmayacağım. Ama hangi seviyede olursa olsun yetmez. Bu ülkenin değerli insanlarının fikirlerinin katıldığı bütçeyi, en iyi şekilde yerel yönetimin güçlendirildiği modelleri de 14 Mayıs’tan sonra bu ülkeye biz kazandıracağız. Göreceksiniz bunu.

    “BU DEVİRDE İSTİKRAR, DEVLETİN SOPASIYLA HÜKÜMETİN ZORBALIĞIYLA SAĞLANMAZ ARKADAŞ”

    Özellikle depreme ve afete hazırlık konusunda İstanbul’un ve Türkiye’nin önünde yapılması gereken çok büyük yatırımlar var. Depremi en acı şekilde yaşayan şehirlerimizin ayağa kalkması, milyonlarca yurttaşımızın yeniden hayata en güçlü bir şekilde tutunmalarını sağlamak için büyük, akılcı ve stratejik yatırımlara ihtiyacımız var. Ülkemizde istikrarı sağlamadan bu büyük yatırımları sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde yapmak adına sağlıklı düşünceye sahip olan bir heyet ortada olmadan bizi başka felaketler bekler. Onun için bu iş tekil seslerin çıktığı değil, sağlıklı bir ekip, sağlıklı bir altyapı, bir yandan demokrasi dönüşümünü var eden, bir yandan bu bahsettiğim güçlü yatırımları yerine getirebilen karakterli bir süreci bu şehre kazandırmak en büyük idealimizdir. Ekonomiyi güçlendirmeden ülke yönetimine, liyakati, hukuku ve adaleti hâkim kılmadan demokrasiyi tam anlamıyla hayata geçirmeden ne istikrar sağlanabilir ne de doğru düzgün yatırım yapılabilir. 21. yüzyıldayız, bu devirde istikrar, devletin sopasıyla, hükümetin zorbalığıyla sağlanmaz arkadaş. Devletimiz elbette güçlü olacaktır. Ama bu güç nedir biliyor musunuz? Bu güç vatandaşına karşı değil bu güç afetlere, krizlere, sorunlara karşı güçlü olmak anlamına gelir. Biz vatandaşa karşı değil, sorunlara karşı bir devlet, güçlü bir devlet var etmeliyiz. Enkaz başında çaresiz hale düşürülmüş vatandaş ya da ’48 saat neredeydiniz’ diye sorarak hepimizin başını öne eğdiren vatandaş haklıdır ve onun hakkını vermek zorundayız biz.

    “MUTLU BİR ÜLKE OLACAĞIZ GÖRECEKSİNİZ”

    Bu yapıyı hep birlikte değiştireceğiz. Türkiye 14 Mayıs’tan sonra başlayacak yeni dönemde 21. yüzyılın gereklerine uygun, güçlü, adil, merhametli, ortak akla değer veren, liyakatli kadroların yönetici ve üretken olduğu bir devlet yapısına kavuşacak. Bunu hep beraber inanalım. İşte bu sayede istikrarlı yatırım yapan, yatırım yapılan, adil ve çağdaş ve demokrat olduğu için dünyanın her yerinden sermayenin koşa koşa gelip ama üretim yapmak için geldiği, sadece para satmak için değil ya da sadece gayrimenkul almak için değil, üretim yapmak için geldiği bu ülkenin bereketli bütçesiyle bu ülkenin güzel insanlarıyla, bu ülkenin üretken ve girişimci gençlerine yeni bir çağın, yeni bir dönemin kapılarını açan bir süreci sağlayan mutlu bir ülke olacağız göreceksiniz. Bu heyecanla, bu inançla hepinizin huzurundayım. Bu atık su ve bu süreçleri yapan İSKİ kurumumuzun hangi zor şartlarda bunu başardığını da biliyorum. Ama biz diyoruz ki hep birlikte biz bu dönemde yöneticiysek sorumluluğumuz demek ki farklı bir noktada. Bunun hakkını vereceğiz. 86 milyon insanımıza, 16 milyon İstanbulluya mahcup olmayacağız. Bu heyecanla ve bu inançla hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyor, bu yatırımlarımızın Başakşehir’e hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”

    ŞAFAK BAŞA: 970 MİLYON LİRANIN ÜZERİNDE BİR YATIRIM GERÇEKLEŞTİRMİŞ OLUYORUZ

    İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa da konuşmasında, “İSKİ olarak, Büyükşehir Belediyemizin tüm birimleri gibi, felaketin ilk saatlerinden itibaren, görevli olduğumuz Hatay’a intikal ettik. Arama-kurtarma çalışmalarına katıldık. Bölgenin yıkılan altyapısının onarımı için çalışmalar gerçekleştirdik. Halen daha çalışmalarımız bölgede devam ediyor ” dedi. Başa, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Deprem bölgesinde yaptığımız çalışmalar bize gösterdi ki, sağlam altyapı, sağlam gelecek demek. Dolayısıyla biz de bu gerçekten hareketle, İSKİ olarak, afetlere dayanıklı sağlam bir altyapı inşa ederek, İstanbullu hemşerilerimize sağlam bir gelecek sağlamak için gece gündüz çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Başakşehir ilçesinde yaptıkları çalışmaları özetleyen Başa, “Başakşehir’de, toplamda 250 milyon liralık bir içme suyu yatırımını da bugün itibariyle hizmete almış oluyoruz. Bugün açılışını yatırımların toplamı, 560 milyon lira civarındadır. Ama halen daha devam eden 230 milyon liralık yatırım var. Böylece 970 milyon liranın üzerinde bir yatırım gerçekleştirmiş oluyoruz.” 

    NELER YAPILDI?

    Genel Müdür Başa’nın verdiği bilgilere göre, Başakşehir ilçesi genelinde, yetersiz kesite sahip, kullanım ömrünü tamamlamış hatların yenilenmesi, atık su hattı olmayan bölgelerdeki eksikliğin giderilmesi için atık su kolektör hattı; atık su şebeke hattı ve su baskınlarının önüne geçmek için ise, yağmur suyu hattı çalışmaları tamamlandı. Artan su ihtiyacını karşılamak ve su kesintilerine engel olmak amaçları ile 20 bin metreküp kapasiteli Şahintepe İçme Suyu Deposu ile terfi merkezi inşaatı da tamamlanarak hizmete sunuldu. İçme suyu talebini karşılayabilmek ve hizmet ömrünü tamamlayan hatların yenilenmesi ilgili talepler değerlendirilerek, ilçeye toplam 7.895 metre içme suyu hattı da yapıldı. İçme suyu deposu, içme suyu terfi merkezi, isale hatları, içme suyu şebeke hatları, yağmur suyu hattı, atık su kolektör ve şebeke hattı çalışmaları kapsamında toplam 559.634.681,29 TL’lik yatırım gerçekleştirildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İBB çalışmaları başlattı: ‘Cumhurbaşkanın oluruyla değil bilimin gösterdiği ışıkla’

    İBB çalışmaları başlattı: ‘Cumhurbaşkanın oluruyla değil bilimin gösterdiği ışıkla’


    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), “300 Günde 300 Proje” maratonu kapsamında hizmete aldığı “İstanbul Yenileniyor Güçlendirme Projesi”, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla tanıtıldı.

    KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’un da bir sunum yaptığı toplantıda konuşan İmamoğlu, “Geliştirdiğimiz bu tarama yöntemiyle, gerçekten çok önemli bir aşamayı hayata geçirdiğimizi düşünüyorum. Kalan zaman dilimi içerisinde, ‘Sayın Cumhurbaşkanı’nın tensipleriyle. Sayın Cumhurbaşkanı’nın takdiriyle. Sayın Cumhurbaşkanı’nın oluruyla’ değil; bilimin gösterdiği ışıkla, tekniğin öngördüğü modelle, insanlarımızın kabulüyle, finansal iş birliğimizle yol yürüyoruz. Bu anlayışa 14 Mayıs’tan sonra hızlıca harekete geçip, yol alacağız. Bu işin başka bir yolu, yöntemi yok. Depreme karşı yarışıyoruz. Depreme hazırlık konusunda sorumluluk hisseden, bilimsel, pratik çalışan, liyakate önem veren, halkın bütçesine gözü gibi bakan bir yönetimi ülkemizin başına getirmek zorundayız” dedi.

    İmamoğlu, şunları söyledi:

    “6 Şubat 2023 tüm ülke için çok mühim bir yol ayrımı olmak zorundadır. O günden bu yana, hepimiz bir karar verme mecburiyetiyle de karşı karşıyayız. Ya hazırlık konusunda eskisi gibi davranacağız ya da yeni bir yola gireceğiz. 1999 depreminden bu yana, birçok konuda yol ayrımı diye tariflediğimiz süreçlerde ne yazık ki işin hakkını veremedik. Verseydik, 11 ilimizi etkileyen depremde on binlerce insanımızı, canımızı yitirmezdik. Bu çok net. Bu içimizi yakıyor, yaksın. Acısı ve incitici tarafı, yakıcı tarafı, bizim gibi sorumlu insanların içinden hiç çıkmasın. Çıktığı an, yine eskisi gibi ihmallerle karşı karşıya kalırız. O bakımdan vereceğimiz karar, var olmayla yok olma arasındadır. Bu kadar nettir, bu kadar katıdır, sıkıntılıdır, prensipli olmak zorundadır. İşin ciddiyetini hala kavrayamayan, bu konuyu hala siyasi bir rant imkânı bir seçim malzemesi olarak gören kim var ise, bilsin ki yeni felaketlerin ve yeni ihmallerin yolunu açıyor. Bilimin önerdiği somut çözümler etrafında birleşmek ve mutlaka hızlanmak zorundayız. Zaman kaybedemeyiz. Boş sözleri, uzun lafı bir kenara bırakıp icracı, yatırımcı ve pratik olmak zorundayız. İş birliği içerisinde olmak zorundayız. Kıyıda, kenarda, köşede kalacak sorumluluk sahibi hiçbir kişi ve kurum olamaz.

    DEPREME HAZIRLIK KONUSUNDA, EKONOMİK VE HIZLI BİR SEÇENEK DAHA SUNMUŞ OLUYORUZ

    Bizim için en ön safta, en öncü konunun deprem olduğunu İstanbul halkıyla paylaşmıştık. Afet odaklı kentsel dönüşüm çalışmaları bu alanlardan biridir. Ve bugün, bu konumda gerçekten mühim bir adımı hep birlikte atıyoruz. Elverişli yapıların KİPTAŞ koordinasyonunda ve üniversitelerle, bilim insanlarıyla, teknik insanlarla iş birliği içerisinde güçlendirilmesine hep birlikte başlıyoruz. Artık hızlı tarama testinde riskli çıkan yapılar için hemşerilerimiz, ‘İstanbul Yenileniyor’ platformuna güçlendirme talebinde bulundurma bulunmak üzere başvurabilecekler. Böylece depreme hazırlık konusunda, ekonomik ve hızlı bir seçenek daha sunmuş oluyoruz. Bu işin öncülüğünü yapmak zorundayız. Üniversiteler tarafından onaylanan, en uygun ve ekonomik güçlendirme projelerinin KİPTAŞ gözetiminde uygulanacağı bir güçlendirme sistemini hayata geçiriyoruz. Mevzuat ve statik açıdan güçlendirilmesi uygun yapıların, günümüz teknolojisi ve koşullarında hibrit yöntemlerle güçlendirilmesini amaçlayan bu sistem, KİPTAŞ’ın koordinasyonunda, üniversitelerle iş birliği içerisinde yürütülecek. Her anında teknik, bilim, uygulama, bütün unsurlarıyla bir araya gelecek.

    HANGİ FEDAKARLIKLAR VAR İSE YAPARAK

    Güçlendirme çalışmalarına, İBB’nin hızlı tarama sistemiyle depreme karşı yüksek riskli olduğu tespit edilen E sınıfı yapılardan başlayacağız. İlerleyen dönemlerde elbette bu kapsamı genişletmek istiyoruz. Ancak takdir edersiniz ki, güçlendirmenin mümkün olduğu en riskli binalarda başlamak bizim için önemli. Hızlı tarama testinde E sınıfı olarak belirlenmiş yapılan hak sahipleri, mutlaka aralarında uzlaşmak zorunda. Uzlaşarak, bizim sistemimize başvuru yapabilecekler. Başvuru yapabilecekleri yer, ‘istanbulyenileniyor.com’ sitesi. Yüzde 100 uzlaşı zorunluluğunun kanun gereği. Bu unsurun yerine gelmesi için, bir başka şey gerekiyor. İnsanlarımızın ‘ama’sız, ‘fakat’sız bu işe niyetini koymak zorunda olması meselesi. Son yaşanan depremlerin, bireysel çıkarları öne çıkarma konusunda dersler barındırıyor. Hangi fedakarlıklar var ise yaparak, bu sürece dahil olmaları gerektiğini kendilerine mutlaka hissettirmeleri, komşularıyla bir araya geldiklerinde birbirlerini bu anlamda ikna etmeyi başarmaları lazım. O bakımdan bu tür uzlaşma masalarında mali çıkar, maddi çıkar, fitne, fesat işlerini bir kenara koyacaklar. Canlarını kurtarmak için bu yolculuğa çıkmak zorunda olduklarını unutmayacaklar.

    KİPTAŞ, BÜTÜN BU SÜRECİN TAKİBİNİ, DENETLEYİCİLİĞİNİ SÜRDÜRECEK

    Ruhsat ve yapı kayıt belgesi gibi birçok hususun, ruhsat belgeleriyle birlikte var olduğu bir sistemle hayata geçirilen bu süreç başlayacak, vatandaşlarla proje firmaları bir araya getirilecek, üniversite tarafından onaylanan projeler doğrultusunda bir maliyet sunulacak. Maliyeti kabul etmeleri halinde hak sahipleri, uygulama firmasıyla bir araya getirilecek. Sözleşmeler yapılıp, süreç başlayacak. KİPTAŞ, bütün bu sürecin takibini, düzenleyiciliğini denetleyiciliğini sürdürecek. Başından sonuna kadar vatandaşına güvence sağlayacak. Kurduğumuz güçlendirme sistemiyle birlikte, 2007 yılında yasallaşan güçlendirme sisteminin yaygınlaştırılmasına ve güvenilir uygulamaların sayısının arttırılmasına da ciddi bir katkı sağlamış olacağız. Amacımız, güçlendirme teknolojisinden mümkün olan tüm yapıların faydalanmasına katkı sağlayarak, olası bir deprem öncesi İstanbul’u mümkün olduğu kadar dayanıklı hale getirip, insanlarımızın hayatını güvence altına almak. Bu konuda zaman kazanmak demek, emin olun ki hayat kazanmak demektir. O nedenle herkesi, duyarlı olmaya ve aktif davranmaya davet ediyorum.

    VATANDAŞLAR KENDİ SORUNLARINI NE KADAR SAHİP ÇIKARSA, YÖNETİCİLER BU SÜRECE ANCAK O KADAR SAHİP ÇIKABİLİR

    Sistemi sadece İstanbul’da değil, Türkiye genelinde de uygulanabilecek bilimsel, pratik ve etkili bir model. Biz, bir deprem ülkesinde yaşadığımızı unutmayacağız. O nedenle yalnız İstanbulluları değil, bu yaptığımız uygulamaların bütün vatandaşlarımızı, ülkemizin her noktasını depreme hazırlık noktasında aktif ve duyarlı olmaya davet ettiğimi tekrar ifade edeyim. Meselenin, sadece İstanbul meselesi olmadığını, 14 milyona yakın insanımızı, 11 şehirde etkileyen depremde kaybettiğimiz canlarla gördük. Elbette İstanbul başka bir boyut. İstanbul’da yaşayacağımız böylesi bir depreme hazırlıksız yakalandığımız anda, ne yazık ki ekonomik anlamda bir diz çökme süreci yaşayabilir. Milletimize biz bunu yaşatmayacağız. Bu, bir milli güvenlik sorunu haline gelebilir. Milletimize bunu asla yaşatmayacağız. Bir an önce yola çıkmak zorundayız. Vatandaşlar kendi sorunlarını ne kadar sahip çıkarsa, yöneticiler bu sürece ancak o kadar sahip çıkabilir.

    100 BİN YAPIYA GİTTİĞİMİZDE, 70 BİN YAPININ BİZİ KABUL ETMEDİĞİNİN ALTINI ÇİZELİM

    Hızlı tarama sistemini, şu anda cezaevinde tutulan önceki Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanı Tayfun Kahraman bana önermişti. Bu kapsamdaki çalışmaların 2020 yılından beri sürüyor. 100 bin yapıya gittiğimizde, 70 bin yapının bizi kabul etmediğinin altını çizelim. Bakın 2000 yılı öncesi yapılmış binalardan bahsediyorum. Ve 100 binanın 70’inin bizi evine kabul etmediğini söylüyorum. Hep ne söyledim? Bu mücadele bütüncül bir mücadeledir. Bu mücadelenin sorumlusu tek başına hükümet de olamaz. Ama organize etme sorumluluğu en yüksek kurum, hükümettir. Tek başına Büyükşehir Belediyesi de olamaz. İlçe belediyeleri de olamaz. Hep birlikte hareket etmeyi başarabilmemiz, bunu İstanbul gibi bir yerde kurumsallaştırmamız şarttır. Bunun adı ister İstanbul Deprem Konseyi olsun ister İstanbul Deprem Kurulu olsun; bütün bileşenleriyle hükümeti, merkezi idareyi, yerel yönetimleri, büyükşehirleri, ilçeleri, akademik kadroları, yapı sektörlerini, finans sektörlerini, sivil toplum katmanlarını, iş dünyasını bir araya getirip, hızlı karar alan bir mekanizmayı hayata geçirmekten bahsediyorum. İşte bunun en önde duran paydaşlarından birisi de halkımız. Halkımız bu işe olur verip, el uzatmadığı takdirde, zorluklarımız çok büyüktür.

    ‘SAYIN CUMHURBAŞKANI’NIN TENSİPLERİ’YLE DEĞİL, BİLİMİN IŞIĞINDA YÜRÜYORUZ

    Var olan çalışmaları yoğunlaştırıp, yeni uygulamalar başlatmaya devam edeceğiz. Geliştirdiğimiz bu tarama yöntemiyle, gerçekten çok önemli bir aşamayı hayata geçirdiğimizi düşünüyorum. Ama tek başına bizim bunu yapmamızın gerçekten yeterli olmayacağını da ifade edelim. Bunu hükümetin, kurumlarımızın mutlaka dikkate alıp, gerekli düzenlemeleri ve finansmanı, özellikle yerel yönetimin finansman katkısını da sağlayarak, bunun yaptırılmasına büyük bir iş birliği şart. Tabii kalan zaman dilimi içerisinde, söylemin her daim ‘Sayın Cumhurbaşkanı’nın tensipleriyle. Sayın Cumhurbaşkanı’nın takdiriyle. Sayın Cumhurbaşkanı’nın oluruyla’ değil, biz diyoruz ki; bilimin gösterdiği ışıkla, tekniğin öngördüğü modelle, insanlarımızın kabulüyle, finansal iş birliğimizle yol yürüyoruz. Bu anlayışa 14 Mayıs’tan sonra hızlıca harekete geçip, yol alacağız arkadaşlar. Bu işin başka bir yolu, yöntemi yok.

    HEP BİRLİKTE HIZLANMAK ZORUNDAYIZ

    Depreme karşı yarışıyoruz. Lütfen tüm yurttaşlarımızdan, hangi kulvarda kendine sorumluluk düşüyorsa, rica ediyorum Türkiye’yi hızlandıralım. Depreme hazırlık konusunda sorumluluk hisseden, bilimsel, pratik çalışan, liyakate önem veren, halkın bütçesine gözü gibi bakan bir yönetimi ülkemizin başına getirmek zorundayız. İstanbul hızlansın, Türkiye bu konuda çok hızlansın. Acelemiz var. Depreme karşı başlattığımız bu yarışı, yok olmayla var olma arasında bu savaşı kazanmanın başka yolu yok. Hep birlikte hızlanmak zorundayız. Onun için 14 Mayıs’ta bu ülkeyi hızlandıracak bir yönetimi iş başına getirmek zorundayız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi KİPTAŞ Güçlendirme Sistemi’nden yararlanmak isteyen tüm İstanbulluları hızlı harekete geçmeye davet ediyor ve mutlaka başvurularını yapıp, kendi aralarında uzlaşı zeminini toparlayıp, tamamlayıp bizimle irtibata geçmelerini buradan çağrı olarak yapıyorum.”

    ALİ KURT: 7 BİNDEN FAZLA İNSANIMIZIN HAYATINI KURTARDIK

    “İstanbul depremi bugün ülkemizin en önemli gündem maddesi. Yaşadığımız bu büyük acıdan biz göreve geldiğimiz ilk günden beri farkındalığı arttırmak için birinci gündem maddemizi yaptık. Ve bunun için de çok ciddi çalışmalar alternatif metotlar denedik. Bu kapsamda geçmişte yapılan yanlış uygulamalardan dolayı kafası karışık olan vatandaşlarımıza gerçekçi, sürdürülebilir ve şeffaf bir çözüm üretebilmek adına ‘İstanbul Yenileniyor’ platformunu Şehircilik Grubu şirketleri olarak hayata geçirmiştik. Amacımız vatandaşlarımızın hiçbir aracı kullanmadan şeffaf bir şekilde yıkımdan anahtar teslimine kadar olan süreçlerde sürecin içinde paydaş olmasıydı. Ve çok iddialı bir söylemle yola çıktık. Dedik ki “2000 öncesi inşa edilmiş yapılarda uzlaşmanız halinde binanızı inşaat maliyetine yenilemeyi taahhüt ediyoruz’ dedik. Günlerce başvuru aldık. Uzlaştığımız onlarca yapıyı yıktık. Temeller attık. Bugüne kadar 8 ilçede 10 bin farklı bölgede bin 661 adet riskli bağımsız birime çözüm ürettik. Bu ne anlama geliyor aslında? 7 binden fazla insanımızın hayatını kurtardık. KİPTAŞ tarihinde bugüne kadar en fazla riskli yapıya çözüm üretmiş yönetim olduğumuz için gurur duyuyoruz. Ancak bu rakamların İstanbul’un yapı stoğunu düşündüğümüzde, riskli yapı stoğunu düşündüğümüzde yetersiz olduğunun da farkındayız. Yakın zamanda 7 ilçede 2 bin 600 insanımızın yaşadığı 611 adet riskli yapının yıkım sürecine başlıyoruz. Bu rakamlar dile kolay geliyor. Ancak gerçekten çok büyük mücadele içerisindeyiz.”  

    Konuşmaların ardından CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Ekrem İmamoğlu, CHP milletvekilleri Turan Aydoğan, Emine Gülizar Emecan, Gökan Zeybek, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin ve Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün katılımıyla anı fotoğrafı çekildi.

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***