Etiket: Ekonomik büyüme

  • Orta Vadeli Plan açıklandı: 2023 enflasyon hedefi yüzde 65; 2026 için yüzde 8,5

    Orta Vadeli Plan açıklandı: 2023 enflasyon hedefi yüzde 65; 2026 için yüzde 8,5


    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 65 olduğunu söyledi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 65 olduğunu söyledi. 

    REKLAM

    Bunun bir geçiş dönemi olduğunu belirten Yılmaz, makro ekonomik ve finansal istikrarı sağlayıp orta vadede “2026’da enflasyonda yüzde 8,5’lik bir oranla tek haneli enflasyonu hedefliyoruz.” dedi. 

    2024-2026 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Plan’ı (OVP) açıklayan Yılmaz, “Bu dönemde dünya şartları, yaşadığımız afetler ve birçok faktör nedeniyle geçici olarak enflasyonda bir yükseliş söz konusu.” diye konuştu. 

    Yılmaz, programın dört temel amacı olduğunu kaydetti: “Makroekonomik ve finansal istikrarın sağlanması, enflasyonun tek haneye düşürülmesi. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat perspektifinde büyüme ve istihdamın devam ettirilmesi ve sosyal adalet ve refahın güçlendirilmesi.”

    Büyüme tahmini yüzde 4,4

    Büyüme tahmininin 2023 sonu için ise yüzde 4,4 olduğunu belirten Yılmaz, “Türkiye, son 20 yılda dünya ortalamasından yüzde 2 fazla büyüdü. 2024 için yüzde 4, 2025 için yüzde 4,5 ve 2026 için yüzde 5 büyüme ön görüyoruz.” şeklinde konuştu. 

    Son 20 yılda Türkiye’nin ortalama büyüme oranının 5,5 olduğunu hatırlatan Yılmaz, “Dünyanın yaklaşık 2 puan üzerinde büyüme yakalamışız.” dedi. 

    1 trilyon 67 milyar dolarlık milli gelire ulaşılacağını belirten Yılmaz, nüfusun 88 milyon 757 bine ulaşmasının beklendiğini kaydetti.

    Erdoğan: Yüksek gelir grubu ülkeler arasına gireceğiz

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Yılmaz’ın sunumunun ardından açıklamalarda bulundu. 

    Erdoğan, OVP sonunda “1,3 trilyon doları aşan büyüklük ve 14.855 dolara çıkan fert başına milli gelir ile yüksek gelir grubu ülkeler arasına girmeyi hedefliyoruz” dedi.

    “Enflasyon sorununu gündemden kaldıracağız”

    Erdoğan, “Deprem tahribatını ortadan kaldırıp dengeli ekonomik büyümeyle istihdamı artırmak, enflasyonu tek haneye düşürüp gelir dağılımını iyileştirmek önceliğimiz. Orta Vadeli Programda uygulayacağımız politika sepetiyle enflasyon sorununu ülkemizin gündeminden kaldıracağız.” diye konuştu. 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesi için ek bütçe ile bölgeye 762 milyar lirayı ayrıldığını hatırlatarak 2024 yılında deprem bölgesi için 1 trilyon liralık kaynak ayrılacağını kaydetti. 

    Erdoğan, “Enflasyonla mücadelede başta doğal gaz olmak üzere enerji fiyatlarında hayata geçirdiğimiz sübvansiyonlar ve kira artışlarına tavan fiyatı uygulamamızın yanı sıra birtakım ilave tedbirleri aldık. Fırsatçılara ve açgözlülere yönelik denetimlerimiz artarak devam ediyor. Kimi sektörlerde oluşan fiyat köpüğünün indiğine ve piyasanın dengesini bulmaya başladığına şahit oluyoruz.” şeklinde konuştu. 

    REKLAM

    Erdoğan şu mesajları verdi:

    -İstihdamın yıllık ortalama 909 bin, toplamda 2,7 milyon kişi artmasını, işsizlik oranının tek haneli rakamlarda gerçekleşmesini hedefliyoruz.

    -İhracatı 300 milyar doların, turizm gelirlerini 70 milyar doların üzerine çıkartarak, mal ve hizmet ihracatı gelirlerimizi tarihi seviyelere ulaştıracağız.

    -Konut stokundaki kayıpların telafisine yönelik yeni sosyal konut projeleri geliştirerek dar gelirli vatandaşların konuta erişim imkanını artıracağız.

    -Avrupa Birliği ile ticaretimize yeni bir boyut kazandırmak üzere Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız.

    REKLAM

    -Merkez Bankası rezervlerimiz, aynı şekilde 117,3 milyar dolar seviyesindeki güçlü seyrini sürdürüyor. Sermaye piyasalarımızın hem arz hem de talep tarafında gelişimi devam ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Euro Bölgesi ikinci çeyrekte yüzde 0,3 büyüdü, enflasyon geçen aya göre az da olsa düştü

    Euro Bölgesi ikinci çeyrekte yüzde 0,3 büyüdü, enflasyon geçen aya göre az da olsa düştü


    Euro Bölgesi’nde temmuz ayında enflasyon oranı yüzde 5,5’ten yüzde 5,3’e düştü.

    Euro Bölgesi ekonomisi, bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,3 büyüme kaydetti.

    Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin 2023 yılı ikinci çeyrek büyüme oranlarına ilişkin öncü verileri yayımladı.

    Verilere göre, 20 üyeli Euro Bölgesi’nde mevsimsellikten arındırılmış Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH), 2023’ün ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,3 arttı.

    Euro Bölgesi’nde GSYH, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,6 yükseldi.

    Piyasa beklentileri çeyrek bazda yüzde 0,2, yıllık bazda da yüzde 0,5 büyümeydi. Böylece, son veriler piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.

    AB’de mevsimsellikten arındırılmış GSYH, yılın ikinci çeyreğinde önceki çeyreğe kıyasla değişmezken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,5 artış gösterdi.

    Euro Bölgesi’nin ilk çeyrek büyüme öncü verilerinde yüzde 0,1 küçüldüğü bildirilmişti.

    Geçen yılın son çeyreğinde yüzde 0,1 daralan Euro Bölgesi ekonomisi teknik resesyona girmişti. Daha sonra Eurostat, Euro Bölgesi’nin ilk çeyrek büyüme oranını yukarı yönlü revize etmiş, öncü verilerdeki yüzde 0,1 küçülmeyi sıfır olarak güncellemişti.

    Öte yandan, GSYH, ikinci çeyrekte önceki çeyreğe kıyasla İsveç’te yüzde 1,5, Letonya’da yüzde 0,6, Avusturya’da yüzde 0,4, İtalya’da yüzde 0,3 azaldı.

    Almanya ve Portekiz’de sabit kalan GSYH, İspanya’da yüzde 0,4, Fransa’da yüzde 0,5, İtalya’da yüzde 0,6 arttı.

    Söz konusu oran geçen yılın aynı dönemine kıyasla ise İsveç’te yüzde 2,4, Çekya’da yüzde 0,6, Letonya’da yüzde 0,5, Avusturya’da yüzde 0,3 ve Almanya’da yüzde 0,1 azalırken, İtalya’da yüzde 0,6, Fransa’da yüzde 0,9, İspanya’da yüzde 1,8 yükseldi.

    Enflasyon az da olsa haziran ayına göre temmuz ayında düştü

    Euro Bölgesi’nde temmuz ayında enflasyon oranı haziran ayına oranla yüzde 5,5’ten yüzde 5,3’e düştü. Enflasyon oranında beklentilerin dışına çıkılmadı.

    Eurostat, Almanya’da haziran ayında yüzde 6,8 olan enflasyon oranının biraz düşerek temmuz ayında yüzde 6,5’e indiğini belirterek, enflasyon oranının yüksek kalması nedeniyle Almanya ekonomisinin sağlığına ilişkin daha endişelerin sürdüğü yorumunu yaptı.

    Eurostat, Belçika’nın Euro Bölgesi içinde temmuz ayında yüzde 1,6 ile en düşük enflasyona sahip ülke olduğunu bildirdi.

    Avrupa Merkez Bankası, gelecek için umutlu

    Avrupa Merkez Bankası (ECB), yüksek enflasyonu dizginlemek adına geçen hafta 2001 yılı mayıs ayından bu yana faiz oranını en yüksek seviyeye çıkarmıştı.

    Avrupa Merkez Bankası geçen hafta Temmuz 2021’den bu yana faizleri 9. kez artırmış ve mevduat faizini yüzde 3,75’e yükseltmişti.

    Bununla birlikte Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, Le Figaro gazetesine yaptığı açıklamada, agresif faiz artırımı kampanyasının artık durdurulacağı mesajını verdi.

    Lagarde, izlenen para politikasının enflasyonun düşürülmesi konusundaki katkısını artık açıkca görüldüğünü bildirdi.

    Fransa, Almanya ve İspanya’daki ekonomik büyümeye ilişkin son verilerin “oldukça cesaret verici” olduğunu kaydeden Lagarde, , “Enflasyonla mücadelede çok mesafe kat ettik, hedefe yaklaşıyoruz. Yüzde 2’lik orta vadeli enflasyon hedefine ulaşıp ulaşmadığımızı ancak ekonomik ve finansal veriler sayesinde bileceğiz ve bu verilerin analizine göre hareket edeceğiz” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TÜİK: Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 büyüdü

    TÜİK: Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 büyüdü


    Hizmet faaliyetleri 2023 yılı birinci çeyreğinde yüzde 12,4 arttı. Öte yandan tarım sektörü yüzde 3,8, sanayi ise yüzde 0,7 azaldı

    Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 büyüdü. Tarım ve imalat sektöründeki daralmaya rağmen hizmet faaliyetlerindeki artış büyümeyi destekledi.

    Türkiye İstatistik Kurumu Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) 2023 yılı birinci çeyrek ilk tahmini açıkladı.

    Buna göre GSYH zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4 arttı.

    Hizmet faaliyetleri 2023 yılı birinci çeyreğinde yüzde 12,4 arttı. Öte yandan tarım sektörü yüzde 3,8, sanayi ise yüzde 0,7 azaldı.

    Üretim yöntemiyle GSYH tahmini, ilk çeyrekte cari fiyatlarla geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 84,4 artarak 4 trilyon 631 milyar 792 milyon lira oldu. GSYH’nin birinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 245 milyar 464 milyon dolar olarak gerçekleşti.

    GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde, yılın ilk çeyreğinde geçen yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak hizmetler yüzde 12,4, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 12, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 11,2, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,1, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 7,8, inşaat yüzde 5,1, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 3,6 ve gayrimenkul faaliyetleri yüzde 1,4 arttı. Tarım sektörü yüzde 3,8, sanayi ise yüzde 0,7 azaldı.

    Böylece Türkiye ekonomisi Covid-19 salgını tedbirlerinin uygulandığı 2020 yılının ikinci çeyreğinden sonra üst üste 11 çeyrek büyümüş oldu. 

    Bu yılın ilk çeyreğinde Kahramanmaraş merkezli depremlerin etkisine rağmen yüzde 4 büyüme dikkati çekti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • OECD: 2023’te Türkiye’de enflasyon yüzde 40’ın üzerinde seyredecek, ihracat büyümesi yavaşlayacak

    OECD: 2023’te Türkiye’de enflasyon yüzde 40’ın üzerinde seyredecek, ihracat büyümesi yavaşlayacak


    Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) 2023 yılında Türkiye’de enflasyonun yüzde 40’ın üzerinde seyredeceğini açıkladı. 

    OECD raporuna göre 2022’de yüzde 5,3 büyümesi beklenen Türkiye ekonomisi 2023’te yüzde 3 büyüyecek. Dış talebin zayıflamasıyla birlikte Türkiye’nin ihracat büyümesi de gelecek sene yavaşlayacak. 

    2021’de yüzde 5,9 büyüyen küresel ekonomi ise bu yıl yüzde 3,1 büyüyecek. OECD’nin tahminlerine göre 2023’te bu oran daha da düşecek ve dünya ekonomisinde büyüme oranı yüzde 2,2 olacak.

    OECD 2022 yılının ikinci “Ekonomik Görünüm” raporunu 22 Kasım’da açıkladı.

    Rapor dünya ekonomisinin geleceğine dair öngörülerde bulunuyor. Raporda OECD üyesi Türkiye hakkında değerlendirmeler de yer alıyor. Buna göre 2022’de yüzde 5,3 büyümesi beklenen Türkiye ekonomisi 2023 yılında yüzde 3 civarında büyüyecek. 

    Enflasyon düşecek ancak hala yüzde 40’ın üzerinde kalacak. Yüksek enflasyon Türkiye’de satın alma gücünü zayıflatacak. 

    Dış talep azalacağı için ihracat büyümesi de yavaşlayacak. İşsizlik oranı yüzde 10’un üzerinde seyretmeyecek devam edecek. 

    OECD’ye göre Türkiye büyük dış sermayeye ihtiyaç duyacak ve düşük rezervlerden dolayı ekonomi şoklara karşı korumasız durumda.

    OECD, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na faizleri yükseltmesi tavsiyesinde bulundu.

    Enflasyon tahmini yükseldi

    Rapora göre 2022 yılında tüketici enflasyonu yüzde 73,2 olacak. OECD’nin haziran ayındaki tahmini yüzde 72’ydi. 

    OECD 2023 enflasyon beklentisini ise yükseltti. Hazirandaki raporda 2023 yılı için yüzde 39 enflasyon öngören OECD bunu yüzde 44,6 olarak revize etti. 2024 enflasyon beklentisi ise yüzde 42.

    Yoksullar gelirinin yüzde 70’ini gıda ve barınmaya harcıyor

    OECD’ye göre Türk hükümeti artan enerji ve gıda fiyatlarından yoksul kesimlerin daha az etkilenmesi için tebdirler alıyor. 

    Ülkede gelir dağılımında en düşük yüzde 10 diliminde yer alanlar gelirlerinin yüzde 70’ini gıda ve barınmaya harcamak zorunda kalıyor. Enerji yardımı alanların sayısı 4 milyona ulaştı.

    Türkiye doğal gaz ihtiyacının yüzde 99’unu, petrol ihtiyacının ise yüzde 93’ünü ithal ediyor. OECD bundan dolayı ekonominin enerji arz sorunlarına ve fiyat hareketliliğine açık durumda kaldığını hatırlattı.

    Euro bölgesinde büyüme yüzde 0,5 olacak

    Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin etkisinin en fazla hissedildiği bölgelerden birisi Avrupa. 19 ülkeden oluşan Euro bölgesi 2023’te ekonomik büyüme yüzde 0,5 oranında sınırlı kalacak. Bu oran 2024’te yüzde 1,4’e çıkacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dünya Ticaret Örgütü: Ukrayna’daki savaş 2022’de küresel ticaretin büyümesini yarıya düşürebilir

    Dünya Ticaret Örgütü: Ukrayna’daki savaş 2022’de küresel ticaretin büyümesini yarıya düşürebilir


    Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Rusya‘nın Ukrayna’yı işgalinin 2022’de küresel ticaretin büyümesini yarıya düşürebileceği uyarısında bulundu.

    DTÖ tarafından ileriye dönük yapılan çalışmada, savaşın küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasılayı (GSYİH) önemli ölçüde aşağı çekeceği tahmininde bulunuldu.

    Rusya’nın işgalinin “çok büyük boyutta insani bir krize neden olduğu” hatırlatılan açıklamada, savaşın ayrıca “küresel ekonomiye darbe vurduğu” kaydedildi.

    Merkezi Cenevre’deki kuruluşun açıklamasında, Rusya ve Ukrayna’nın dünya ekonomisindeki paylarının düşük olmasına rağmen bu iki ülkenin gıda ve enerji gibi hayati öneme sahip iki sektörün küresel anlamda önemli üreticileri olduğu hatırlatıldı.

    Küresel ticaret yarıya düşebilir

    DTÖ projeksiyonuna göre, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, küresel GSYİH büyümesini 0,7 ila 1,3 puan düşürebilir ve büyümeyi 2022 için yüzde 3,1 ila yüzde 3,7 arasında bir yere çekebilir.

    Buna göre yapılan yeni hesaplar, bu yılki küresel ticaretin büyümesini, DTÖ’nün geçen ekim ayında tahmin ettiği yüzde 4,7’den yüzde 2,4 ila yüzde 3 arasında, neredeyse yarı yarıya düşürebileceğini öngörüyor.

    Bazı bölgelerinin diğerlerine oranla daha fazla bu krizden etkilenebileceği uyarısında bulunan DTÖ, fakir ülkelerin dışında Rus ve Ukrayna mallarının önemli müşterisi Avrupa ülkelerinin bu krizden daha fazla etkilenme riski bulunduğunu bildirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hazine ve Maliye Bakanı Nebati: Kur ve faizin üstesinden geldik sırada enflasyon var

    Hazine ve Maliye Bakanı Nebati: Kur ve faizin üstesinden geldik sırada enflasyon var


    Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati enflasyonu faiz kıskacından çıkardıklarını belirterek yıl sonunda enflasyonda kalıcı düşüş beklediklerini kaydetti.

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odasında İş Dünyası ile İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na katılan Nebati enflasyonu kalıcı olarak düşürmek ve fiyat istikrarını sağlamak için kararlı adımlar attıkları söyledi. Nebati Enflasyonla mücadelede kur ve faiz riskini aştıklarını şimdi davranışlarla ilgli adım atacaklarının da altını çizdi.

    İki yıl süren salgının Türkiye’ye çok şey kazandırarak, Türkiye’yi bir küresel üretim merkez haline getirdiğini ancak salgının ardından Ukrayna’daki savaşın oluşan yüksek enflasyon ve belirsizlik nedeniyle küresel ekonominin bir miktar yavaşlamasına sebep olduğunu aktaran Nebati son birçok uluslararası kuruluşun büyüme tahminlerini aşağı doğru güncellediği bir dönemde bu sıkıntılar henüz tam atlatılamamışken Türkiye’nin yüzde 11 büyüdüğe dikkat çekti.

    Enflasyonla mücadele

    Bakan Nebati Kur Korumalı Mevduat Hesapları ile döviz kurunda stabilizasyonun sağlandığını ifade ederek iş ve yatırım ortamında öngörülebilirliği arttırdıklarını ve enflasyon üzerindeki kur baskısını azalttıklarını ifade etti.

    Kur Koruma Mevduat Hesaplarının doğru karar olduğunu Rusya-Ukrayna savaş nedeniyle yükselen petrol fiyatlarına ve ABD merkez bankası Fed’in faiz arttırımına rağmen kurun stabil durumunu korumasının gösterdiğini belirten Nebati bu hesaplardaki bakiyenin 1 Nisan itibariyle 695 milyar liraya ulaştığına dikkat çekti ve bunun güven anlamına geldiğinin altını çizdi.

    Nebati, son dönemde dünya ekonomilerinin en büyük sorununun artan enflasyon meselesi olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:

    “Ülkemizde de özellikle ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının geçici etkileri, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artış ile tedarik sürecindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar ve talep gelişmeleri enflasyonun yükselmesinde etkili olmaktadır. Bizler mart ayı itibarıyla yüzde 61,1 seviyesine yükselen enflasyonu kalıcı olarak düşürmek, fiyat istikrarını sürdürülebilir şekilde sağlamak noktasında kararlı adımlar atmaktayız. Bu amaçla öncelikle Kur Korumalı Mevduat ve Katılım Hesabı ve sunulan çeşitli finansal enstrümanlar ile döviz kurlarındaki oynaklığı kısa zamanda giderdik.”

    Ekonomik kararların belirli bir süreye ihtiyacı olduğunu belirten Nebati Türkiye ekonomik modelinin devreye girdiğinde enflasyonun üç ayağından döviz kuru ve faiz riskini ortadan kaldırdıklarını, şimdi ise bireylerin davranışsal değişimleri üzerine odaklanacaklarının altını çizdi.

    Enflasyonun diğer önemli belirleyicisi olan beklentilerde de düzelmeye yönelik adımlar atacaklarını kaydeden Maliye ve Hazine Bakanı Nebati “Yıl sonunda enflasyonun makul bir seviye geldiğini hep birlikte göreceğiz” dedi.

    Nebati bundan sonra yapılacak işin fiyatlardaki davranış bozukluğunun giderilmesi olduğunu belirtti ve “Makro ekonomik göstergelerdeki yatay geçişten sonra daha makul bir enflasyon sarmalından çıkacağımız döneme gireceğiz” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB ve Euro Bölgesi ekonomisi geçen yıl yüzde 5,3 büyüdü

    AB ve Euro Bölgesi ekonomisi geçen yıl yüzde 5,3 büyüdü


    Euro Bölgesi, son çeyrekte yüzde 0,3 genişlerken geçen yıl yüzde 5,3 büyüdü

    Euro Bölgesi ekonomisi, geçen yılın dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,3 büyüme kaydetti.

    Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), AB ve Euro Bölgesi’nin 2021 yılı son çeyrek büyüme ve istihdam verilerini açıkladı.

    Buna göre, AB’de mevsimsellikten arındırılmış Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH), geçen yılın dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4, önceki yılın aynı çeyreğine göre de yüzde 4,8 arttı.

    Euro Bölgesi’nde ise GSYH, 2021’in son çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,3, 2020’nin aynı dönemine göre de yüzde 4,6 yükseldi.

    Böylece, 2021 yılı genelinde AB ve Euro Bölgesi ekonomisi yüzde 5,3 büyüdü.

    Söz konusu dönemde önceki çeyreğe kıyasla İrlanda yüzde 5,4, Avusturya yüzde 1,5, Almanya yüzde 0,3, Hırvatistan, Letonya ve Romanya’da yüzde 0,1 küçülürken, İtalya yüzde 0,6, Fransa yüzde 0,7 ve İspanya yüzde 2 büyüdü.

    Önceki yılın aynı dönemine kıyasla ise Almanya yüzde 1,8, Fransa yüzde 5,4, İtalya yüzde 6,2 ve İspanya yüzde 5,2 büyüme gösterdi.

    AB ve Euro Bölgesi’nde istihdam, 2021’in dördüncü çeyreğinde önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,5 arttı.

    İstihdam, önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla AB’de yüzde 2,1, Euro Bölgesi’nde yüzde 2,2 yükseldi.​​​​​​​

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • IMF Başkanı Kristalina Georgieva: Euro Bölgesi’ndeki enflasyon geçici

    IMF Başkanı Kristalina Georgieva: Euro Bölgesi’ndeki enflasyon geçici


    Enflasyon baskısının yoğunlaşması, Covid-19 vakalarının artması ve Omicron varyantının yeni belirsizlikler oluşturmasıyla Avrupa ve dünyanın ekonomik toparlanması risk altında mı? Konuyu Brüksel’de Uluslararası Para Fonu Başkanı Kristalina Georgieva’ya sorduk.

    Euro Bölgesi’ndeki enflasyonun geçici olduğunu kaydeden Georgieva, kemer sıkma politikasının gündemlerinde olmadığını söyledi.

    Georgieva, Avrupa Birliği’nin pandemiden kurtulmaya öncelik vermesi; “onu yeşil ve dijital bir geleceğe götürecek yapısal reformları desteklemesi gerektiğinin” altını çizdi.

    Efi Koutsokosta, Euronews :

    “Avrupa’ya tekrar hoş geldiniz. Bu son Covid-19 dalgası ve Omicron varyantı, Avrupa’nın ekonomik toparlanmasını gerçekten riske atabilir mi?”

    Kristalina Georgieva, Uluslararası Para Fonu Başkanı :

    “Euro Bölgesi’ndeki toparlanmanın güçlü olduğunu görüyoruz. Bu yıl yüzde 5, gelecek yıl için yüzde 4,3 büyüme öngörüyoruz. Bu, geçen yıl yüzde altı buçuk küçülmeden sonra geldi. Dolayısıyla bu geri dönüş çok etkileyici. Bu, üç temel üzerine kuruldu. Aşılar, politika desteği, işletmelerin ve insanların pandemi ile nasıl çalışacağını öğrenmesi. Üçüncü çeyrekte gördüğümüz çok önemli bir artıştı. Ancak sorunumuzun gösterdiği gibi, dördüncü çeyrekte büyüme beklentileri daha zayıf. Enfeksiyonlardaki artışla zayıflıyor. Bu anlamda, yeni varyantın belirsizliği toparlanmaya yardımcı olmuyor.”

    Euronews :

    “Bu göçük ne kadar derin olabilir?”

    Kristalina Georgieva :

    “Euro Bölgesi için önemli bir düşüş beklemiyoruz. En önemli unsurun, vakalarda artış olmasına rağmen, işletmelerin ve tüketicilerin nispeten daha sağlıklı faaliyet göstermesi olduğunu düşünüyoruz. Onlar sürekli politika önlemleriyle de destekleniyor.”

    Euronews :

    “Sizin tahmininizde de gördüğümüz bir faktör daha var, o da enflasyon. Peki, yükselen enflasyon ekonomik ilerleme ve yaşam standartları için gerçek bir tehdit mi?”

    Kristalina Georgieva :

    “Euro Bölgesi’nde enflasyon geçici. Bu, enerji fiyatı, arz kesintileri tarafından yönlendiriliyor. Bu gerçekle birlikte yıllarca süren kapanışlardan sonra talebin daha fazla arttığını görüyoruz. Bunun 2022’de düşmesini bekliyoruz. Dolayısıyla, gelecek yılın sonunda enflasyon nispeten zayıf olacak. Yani Avrupa Merkez Bankası’nın yüzde 2 hedefinin altında. İşte bu yüzden mesajımız şu: Para politikasını sıkılaştırmak için acele etmeyin, çünkü büyüme beklentilerini bozabilirsiniz. Diğer bir deyişle, Euro bölgesindeki enflasyon beklentileri iyi sabitlenmiş durumda. Şimdi bu söyleniyor, eğer ücretler üzerinde bir baskı varsa, bir emlak piyasası sorunu varsa veya Çin…”

    Euronews:

    “Bunu şimdiden görebiliyoruz…”

    Kristalina Georgieva

    “…bu sorunlar daha belirgin hale gelirse tabii ki şartlar değişebilir. İşte bu yüzden Avrupa Merkez Bankası çok ihtiyatlı olmalı, risklerin yukarı yönlü olduğunu kabul etmeli.”

    Euronews:

    “Ancak pandeminin bitmesinin çok uzak olduğu dikkate alındığında, Avrupa’da hükümetlerin ekonomilerini ve sağlık sistemlerini desteklemek için biriktirdiği borçlar konusunda sorular var. AB’nin konuyu gelecek yıl ele alması bekleniyor. Bu noktada ne yapılmalı?”

    Kristalina Georgieva:

    “O halde şunu söyleyebilirim, tam olarak bu nedenle, Merkez Bankası’nın finansal koşulları zamanından önce ve sağlam bir neden olmadan sıkılaştırmamaya çok dikkat etmesi gerekiyor, çünkü bugün yüksek borç seviyelerine, salgın öncesine göre daha düşük seviyede bir borç servisi eşlik ediyor. Mali kurallar konusunda ise 2023’te mali kuralları yeniden kurmak istersek, bu Euro Bölgesi’ndeki toparlanmaya ters etki yapacak ve aslında bu, istenmeyen bir durum. Bu yüzden mali durumlarını gözden geçiren ülkelere tavsiyemiz şu: Lütfen yapmayın. Kuralları değiştirmeyi düşünün, böylece daha basit olurlar, uygulanabilirler ve daha çok ulusal mülkiyete dayanırlar.”

    “Kemer sıkma politikasını uygulamak istemiyoruz”

    Euronews:

    “Biliyorsunuz, Uluslararası Para Fonu on yıl önce, mali krizden sonra kemer sıkma önlemlerinin öncüsüydü. Avrupa’nın borçları birikirken şimdi de aynı değerlendirmeyi yapar mısınız?”

    Kristalina Georgieva:

    “Avrupa’nın borcunun artmasının iyi bir nedeni var: ekonomi durduğunda bir tampon koymak ; böylece haneler ve işletmeler çalışmaya devam edecekti. Pandemi öncesi seviyelerde işsizlik var, her yerde iflas yok. Bu, politika kararlarının çok sağlıklı bir sonucu. Ve elbette, güçlü bir toparlanma, orta vadeli yeniden yapılandırma destekleri görmek istiyoruz. Bunu kemer sıkma politikalarının boğucu gücüyle yapmak istemiyoruz.”

    Euronews:

    “Ancak yine de toparlanma ve borç seviyelerinin Avrupa’da eşit olarak dağılmadığını görüyoruz. İtalya, Yunanistan ve İspanya gibi ülkelerin başı çok daha büyük dertte. Güney ile kuzey arasındaki eski ayrımın yeniden canlandığını görüyor musunuz?”

    “Avrupa, dijital gelecek için reformları desteklemeli”

    Kristalina Georgieva:

    “Avrupa’nın güzel yanlarından biri, bir kriz anında Avrupa’nın bir araya gelmesi ve ‘Yeni Nesil AB’nin sunduğu dayanışma eyleminin dikkate değer olmasıdır. Ne yapıyor peki ? En çok ihtiyacı olan ülkelere daha fazla yardım yönlendiriyor ve Avrupa borçlanma kapasitesini ilk kez Avrupa halkının hizmetine sunuyor. Yeşil gündem nedeniyle bu tür bir dayanışma ve dostluğun devam etmesini bekliyoruz.”

    Euronews:

    “Özetlersek, kuralları geri getirirken borcu azaltmak, yeşil ve dijital yatırımı artırmak. Bu nasıl yapılabilir ve Avrupa neye öncelik vermeli?”

    Kristalina Georgieva:

    “Her şeyden önce, Avrupa’nın pandemiden kurtulmaya öncelik vermesi ve onu yeşil ve dijital bir geleceğe götürecek yapısal reformları ve yapısal dönüşümü desteklemesi gerekiyor. Bu kolay bir iş değil, çünkü hem kamu hem de özel yatırımı ve Avrupa’nın işgücünün yeniden vasıflandırılmasını gerektiriyor. Avrupa’nın bundan 10, 15, 20 yıl sonra nasıl olmasını istiyoruz?: Yenilikçi, canlı, yüksek becerili, çevik, dünyayı ileriye taşıyabilen olmasını istiyoruz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Enflasyon oranında Türkiye dünyada 11’inci Avrupa’da birinci sırada

    Enflasyon oranında Türkiye dünyada 11’inci Avrupa’da birinci sırada


    Türkiye’de tüketici fiyatları kasım ayında yüzde 3,51 yükseldi. Böylece resmi verilere göre yıllık enflasyon yüzde 21,31’e yükselmiş oldu.

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon sepetini baz alarak ayrı bir hesaplama yapan Enflasyon Araştırma Grubu ENAGrup ise kasım ayındaki yıllık enflasyonun yüzde 58,65 olduğunu savundu.

    Türkiye enflasyonda dünyada 11’inci Avrupa’da birinci sırada

    Resmi rakamlar baz alındığında Türkiye dünyadaki en yüksek 11’inci enflasyona sahip ülke oldu.

    Her ülkenin son açıkladığı veriler karşılaştırıldığında dünyadaki en yüksek enflasyonu yüzde 1575 ile Venezuela yaşıyor. Onu yüzde 366 ile Sudan takip ederken üçüncü sıradaki Lübnan’da enflasyon yüzde 174 oranında.

    Suriye’de tüketici fiyatlarındaki artış yüzde 139 düzeyinde. Bu oran Surinam’da yüzde 69,5; Zimbabve’de yüzde 58,4; Arjantin’de yüzde 52,1; İran’da yüzde 39,2; Etiyopya’da yüzde 34,2 ve Angola’da yüzde 26,87 seviyesinde.

    ENAGrup verisinde göre ise Türkiye Surinam’ın ardından altıncı sıraya yerleşiyor.

    Avrupa ülkeleri arasında ise Türkiye açık ara önde bulunuyor. Onu yüzde 10,9 ile Ukrayna; yüzde 10,5 ile Belarus takip ediyor. Avrupa genelinde en düşük enflasyon yüzde 0,9 ile Lihtenştayn’da yaşanıyor.

    En düşük enflasyon Ruanda’da

    Enflasyonun yüksek olması kadar çok düşük olması da ekonomi açısından istenmeyen bir durum. Makul düzeyde bir enflasyon sağlıklı büyümenin göstergesi olarak kabul ediliyor.

    Dünya genelinde en düşük enflasyon yüzde -3,3 ile Ruanda’da yaşanıyor. İkinci sırada yüzde -2,46 ile Komoros bulunurken onun ardından yüzde -1 ile Cayman adaları geliyor. Çad ve Bahreyn’de enflasyon yüzde -0,9 iken Maldivler’de bu oran yüzde -0,2 düzeyinde.

    Pozitif enflasyonun en düşük görüldüğü ülke ise yüzde 0,1 ile Japonya. Bolivya’da enflasyon yüzde 0,49; Yeni Kaledonya’da yüzde 0,63 ve Suudi Arabistan’da yüzde 0,8 oranında.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fitch Türkiye’nin kredi notu görünümünü negatife çevirdi, büyüme beklentisini yükseltti

    Fitch Türkiye’nin kredi notu görünümünü negatife çevirdi, büyüme beklentisini yükseltti


    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu ‘BB-‘ olarak teyit ederken, kredi notunu görünümünü negatife çevirdi. Kurum Türkiye’nin büyüme beklentisini ise yüzde 9,2’den yüzde 10,5’e çıkardı.

    Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda yapılan görev değişikliğinden hemen sonra gelen kredi değerlendirmesinde Türkiye’nin görünümü negatife çevrildi. Fitch’ten yapılan açıklamada, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

    Açıklamada görünümün negatife çevrilmesi Türkiye’de parasal gevşemenin erken yapılması nedeniyle yurtiçi güvenin bozulması olarak gösterildi. Kurum analisti Erich Arispe Morales tarafından yazılan raporda, bozulmanın para biriminin zayıflamasına yansıdığı kaydedildi. Raporda bu durumun da finansman baskılarını “yeniden alevlendirebilecek makroekonomik ve finansal istikrar için risk yarattığı” kaydedildi.

    Merkez Bankası’nın faiz indirimi ve gevşeme politikası ‘erken’ olarak nitelenirken, 2023’te yapılacak seçime kadar teşviklerin aratacağı ve faizin düşürülmeye devam edeceği beklentisinin para birimindeki düşüşe yansıdığı belirtildi.

    Türkiye’nin Covid-19 salgınının etkili olmaya başladığı 2020’de gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYH) yüzde 1,8 arttığı anımsatılan açıklamada, ülke ekonomisinin 2021’de ise yüzde 10,5 büyümesinin tahmin edildiği aktarıldı. Fitch, eylül ayında yayımlanan Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nda Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 9,2 büyüyeceğini öngörmüştü.

    Açıklamada, ülke ekonomisine ilişkin 2022 yılı büyüme tahmininin ise yüzde 3,5’ten yüzde 3,6’ya yükseltildiği kaydedildi.

    Türkiye’nin ekonomik büyümesinin, emsallerine göre güçlü olduğuna işaret edilen açıklamada, ancak ülkede kişi başına düşen milli gelirin dolar bazında 2013’ten bu yana düşüş eğiliminde olduğu ifade edildi.

    Türkiye’nin kredi notunun “BB-” olarak teyit edildiği belirtilen açıklamada, ülkenin kredi not görünümünün ise “durağan”dan “negatif”e çevrildiği kaydedildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***