Etiket: dünyada koronavirüs

  • Sinpagur, Sinovac aşısını Delta varyantına karşı etkisi bilinmediğinden aşı sayısından düşürdü

    Sinpagur, Sinovac aşısını Delta varyantına karşı etkisi bilinmediğinden aşı sayısından düşürdü


    Singapur, Sinovac aşısının toplam aşılama sayısından düşürüleceğini açıkladı. Yetkililer karar gerekçe olarak aşının özellikle Delta varyantına karşı yeterince etkili olmamasını gösterdi.

    Singapur Sağlık Bakanı Ong Ye Kung düzenlediği basın toplantısında “Elimizde Sinovac’ın Delta varyantına karşı enfeksiyonları ve ağır hastalıkları önlemede ne derece etkili olduğu hakkında fikir verecek tıbbi ve bilimsel bilgi ya da veri yok” diye konuştu.

    Bu kararla birlikte ülkedeki Covid-19’a karşı yürütülen ulusal aşılama programında kullanılan Moderna ve Pfizer/BioNTech aşıları sayılacak. Bugüne kadar 3 milyon 700 binden fazla kişiye bu iki aşıdan en az bir doz yapıldı. Bu rakam ülke nüfusunun yüzde 65’ine denk geliyor. 2 milyon 200 bin kişiye ise bu aşıların iki dozu da vuruldu.

    Singapur 9 Ağustos’a kadar nüfusunun üçte ikisinin tamamen aşılanmasını hedefliyor.

    DSÖ’nün onayının ardından CoronaVac’a izin verildi

    Singapur, Dünya Sağlık Örgütü’nün onayı üzerine haziran ayı ortasından bu yana bazı özel kliniklerde Sinovac Biotech tarafından üretilen CoronaVac aşısının yapılmasına izin veriyor.

    3 Temmuz itibarıyla ülkede 17 binden fazla kişinin bir doz CoronaVac aşısı olduğu, ilk etapta aşıya olan yoğun ilginin son dönemde hız kestiği belirtiliyor. Singapur 200 bin CoronaVac aşısı stoklamıştı.

    Singapur Tıp Hizmetleri Dörektörü Kenneth Mak geçen ay yaptığı açıklamada CoronaVac aşısı kullanan diğer ülkelerde, aşılana kişilerin virüsü kaptığına dair kanıtlar bulunduğunu ve bunun önemli bir risk oluşturduğunu kaydetmişti.

    Ülkede CoronaVac aşısı olanların bazı mekanlara ve etkinliklere katılmadan önce koronavirüs testi yaptırması isteniyor. Bu durum aşılama programında kullanılan diğer aşıları yaptıranlar için uygulanmıyor.

    Çok daha bulaşıcı olan Delta varyantı, mayıs ayında Singapur haavalanında tespit edilmesinden bu yana ülkede Covid-19’a yol açan koronavirüsün en baskın türü haline geldi. Hükümet artan vakaları önlemek için sosyal toplanma ve kamusal aktivitelere yönelik kuralları sıkılaştırıken bazı kısıtlamalarda ise yumuşama getiriyor.

    Dünya çapında en az ölümün yaşandığı ülkelerden biri olan Singapur’da salgının başından bu yana toplam vaka sayısının yalnızca 62 bin 652 olduğu bildirildi, 36 kişi virüs dolayısıyla hayatını kaybetti.

  • İsrail’in son kullanma tarihi yaklaşan 700 bin Pfizer/BioNTech aşısına Güney Kore talip oldu

    İsrail’in son kullanma tarihi yaklaşan 700 bin Pfizer/BioNTech aşısına Güney Kore talip oldu


    İsrail’in elinde kalan ve son kullanma tarihi yaklaşan Pfizer/BioNTech aşılarına Güney Kore talip oldu.

    İki ülke arasında yapılan takas anlaşmasına göre İsrail bu hafta 700 bin adet Pfizer/BioNTech aşısını Güney Kore’ye gönderecek. Güney Kore ise bu aşıların karşılığında eylül ve ekim aylarındaki siparişlerinden 700 bin adet aşıyı İsrail’e devredecek.

    Güney Kore bu takas ile başkent Seul’de artan vakalara karşı aşılama girişimini hızlandırmayı planlıyor.

    Güney Kore ile varılan anlaşmayı “Pandemiyi birilkte alt edeceğiz” sözleriyle duyuran İsrail Başbakanı Naftali Bennet “kazan-kazan” olarak nitelediği anlaşma gereğince aşıların birkaç saat içerisinde uçaklara yükleneceğini açıkladı.

    Aşıların birkaç gün içinde ülkeye varması ve 13 Temmuz itibarıyla aşılamada kullanılması planlanıyor.

    Nüfusunun yüzde 65’inden fazlasına iki doz aşılamayı tamamlayan ve ergenlerin aşılanmasına devam eden İsrail’in elinde aşı fazlası bulunuyor.

    İsrail daha önce son tarihi yaklaşan bu aşıları Güney Kore ile varılan takas anlaşmasına benzer bir anlaşma karşılığında Filistin’e vereceğini duyurmuş, ancak Filistin tarafı aşıların son kullanma tarihinin çok yakın olması gerekçesiyle anlaşmayı iptal etmişti.

    “Güney Kore’ye gönderilen aşılar Filistin yönetimine önerilenlerle aynı değil”

    İsrail’le varılan anlaşmayla ilgili bilgi veren Güney Koreli yetkili bu takasa konu olan aşıların Filistin yönetimine önerilenlerle aynı olmadığını bildirdi. Kore Hastalık Kontrol ve Önleme Kurumu Direktörü Jeong-Eun-kyeong bu takas sayesinde ülkesinin aşılama planlarını hızlandıracağını bildirdi.

    Bu aşıların kimlere yapılacağına yerel yönetimlerin karar vereceğini belirten Jeong önceliğin sokak temizleyicileri, kargo ve dağıtım görevlilieri ile perakende sektöründe çalışanlara verileceğini açıkladı.

    Güney Koreli yetkililer ülke nüfusunun en az yüzde 70’ini kasım ayından önce en az bir doz ile aşılayarak toplumsal bağışıklık oluşturmayı hedefliyor. Yetkililer, genellikle Pfizer/BioNTech gibi mRNA aşısının kullanıldığı takas anlaşması gereği İsrail’e aşı gönderse de yine de ülkede yıl sonu itibarıyla aşı stokunda fazlalık kalacağını ve bunları başka ülkelerle paylaşma arayışında olacağını belirtiyor.

    Güney Kore’de Covid-19 salgınında son durum

    Bazı sosyal mesafe kurallarının gevşetilemesi planının geciktirildiği Güney Kore’de vaka sayısı da artmayı sürdürüyor. Güney Kore haber ajansı Yonhab’a göre pazartesi günü tespit edilen vaka sayısı 746 iken, bu rakam bugün itibarıyla bini geçmiş durumda.

    Our World in data internet sitesindeki verilere göre 5 Temmuz itibarıyla Güney Kore’de nüfusun yaklaşık yüzde 30’una en az bir doz aşı yapıldı.

  • İngiltere Başbakanı Johnson’dan normalleşme açıklaması: Halk koronavirüsle yaşamayı öğrenmeli

    İngiltere Başbakanı Johnson’dan normalleşme açıklaması: Halk koronavirüsle yaşamayı öğrenmeli


    İngiltere Başbakanı Boris Johnson düzenlediği basın toplantısında halkın koronavirüsle yaşamayı öğrenmesi ve kendi kanaatini kullanması gerektiğini söyledi. Johnson, Covid-19 kısıtlamalarının büyük çoğunluğunun 19 Temmuz’da kaldırılmasını öngördüğünü, ancak bunun için son kararın 12 Temmuz’da verileceğini açıkladı.

    Pandeminin henüz bitmediğinin altını çizen Johnson, koronavirüsün yol açtığı Covid-19 hastalığından dolayı ağır hastalık ve can kaybının süreceğini, ancak ülkede kullanılan Covid-19 aşıları sayesinde bu oranın çok daha düşük seviyede devam edeceğini belirtti ve risklerin dengelenmesi gerektiğine dikkat çekti.

    Yürüttükleri etkin aşılama kampanyasının koronavirüs kaynaklı hastaneye yatma, ağır hastalık ve can kaybı arasındaki bağı zayıflattığına vurgu yapan Boris Johnson, “Halkın tıpkı grip virüsü gibi koronavirüsle de yaşamayı öğrenmesi gerek” ifadesini kullandı.

    İngiltere’de Oxford/AstraZeneca, Pfizer/BioNTech ve Moderna aşıları kullanılıyor.

    Daha önce 21 Haziran’da başlaması planlanan tam normalleşme takvimi ilk olarak Hindistan’da görülen Delta varyantının ülkedeki yayılma hızının artması üzerine 19 Temmuz tarihine ertelenmişti.

    İngiltere’de tam açılmanın önünü açacak dört test için son durum ne?

    1. Aşılama programının başarılı bir şekilde sürmesi:

    Ülkede bugünkü verilere göre toplam 79 milyon dozdan fazla aşı yapıldı. Yetişkin nüfusun yüzde 86’sı bir doz, yüzde 64’ü iki doz aşı oldu. 19 Temmuz itibarıyla bütün yetişkin nüfusa Covid-19 aşısının birinci dozunun, üçte ikisine ise ikinci dozunun sunulması bekleniyor.
    18 yaş ve üzeri bütün yetişkinleri bedava aşı kampanyasından yararlanmak için teşvik eden Johnson 50 yaş üzeri ve ağır hastalık riski taşıyanlar için sonbaharda üçüncü doz yani takviye aşı için planlamaların sürdüğünü belirtti.

    1. Aşıların kişilerin hastaneye yatma ve can kaybı azaltmada etkin olduğunun kanıtlanması

    İngiliz Halk Sağlığı verilerine göre ülkede yapılan Covid-19 aşıları ağır hastalık ve hastaneye yatış riskine karşı yüksek derecede etkili. Analizler ikişer doz Pfizer/BioNTech aşısının yüzde 96, Oxford/AstraZeneca aşının ise yüzde 92 oranında hastaneye yatışı önlediğini gösteriyor.

    1. Artan vakaların hastaneye yatış oranında ani bir yükselişe neden olmaması ve Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) üzerinde sürdürülemez baskıya yol açmaması

    Ülkede son haftalarda yeni Covid-19 vakası yükselirken, can kaybı ve hastaneye yatış oranı geçtiğimiz dalgalara göre daha düşük seviyede ilerliyor. Son bir haftada ortalama 178 bin 128 kişi koronavirüse yakalandı, 128 kişi Covid-19 dolayısıyla yaşamını yitirdi. 29 Haziran’da açıklanan verilere göre son yedi günde bin 953 kişi Covid-19 nedeniyle hastaneye yatırıldı.

    1. Yeni varyantların risk değerlendirmesini temelden değiştirmemesi

    Delta varyantının baskın olduğu ülkede bu varyanta karşı aşıların etkinliğini anlamaya yönelik çalışmalar sürüyor.

    Tam açılma ile neler değişecek?

    Başbakan Johnson kişilerin kendi risk değerlendirmesini yapmasını tam açılmanın merkezine yerleştirdi. Covid-19 salgınının önlenmesi için getirilen kısıtlamaların yasal olmaktan çıkarılacağını belirten Johnson “Virüsle yaşamayı öğrenmeye başlarken, hepimiz çok dikkatli bir şekilde Covid riskini yönetmek ve hayatımıza devam ederken kendi kanaatimizi kullanmalıyız” ifadelerini kullandı.

    Kaldırılması planlanan kısıtlamalar arasında:

    • İç mekanda toplanma sayısında sayı sınırlaması,
    • Restoran ve barlarda yalnızca masaya servis ile sınırlandırılması,
    • Her türlü QR kodu uygulaması,
    • Sinema ve tiyatrolarda kapasite sınırlaması
    • Gece kulüplerine açılma izninin verilmesi,

    • En az 1 metrelik sosyal mesafe kuralının sona ermesi,

    • İç mekanlarda zorunlu olan maske uygulaması kişinin tercihine bırakılması,
    • Evden çalışma zorunluluğu sona ermesi öngörülüyor.

    Covid-19’a yakalanan kişilerle temasta olanların 10 gün süreyle kişisel karantina uygulamasına girmesi zorunluluğunda da değişikliğe gidileceğini belirten Johnson okullarda ve seyahat kurallarında bu değişikliklerin nasıl uygulanacağı konusunda önümüzdeki günlerde ilgili bakanlıkların açıklamada bulunacağını bildirdi.

    Uluslararası seyahatlerde kırmızı liste kalkacak mı?

    Başbakan Johnson Covid-19 tedbirleri kapsamında uygulanan zorunlu durumlar dışında seyahat edilmesine getirilen kısıtlamaların gözden geçirileceğini açıkladı. Ancak kırmızı liste uygulaması, toplumsal testler ve dizilim çalışmalarının yeni varyantların tespiti ve izole edilmesi açısından etkin yöntemler olduğunu ve bu uygulamalardan henüz vazgeçilmeyeceğini belirtti. Türkiye halen İngiltere’nin kırmızı listesinde bulunuyor. Türkiye’den İngiltere’ye seyahat edenlerin masrafları kendileri tarafından karşılanmak şartıyla 10 gün süreyle hükümetin belirlediği otellerde karantinada kalması isteniyor.

    Öte yandan Johnson sarı listede iki doz aşı olanlar için bazı kolaylıklar getirilebileceğinin işaretini verdi. Sarı listede bulunan ülkelerden İngiltere’ye seyahat edenlerin 10 gün süreyle evde karantinada kalması zorunlu. İngiltere’nin uluslararası seyahatler için uyguladığı trafik ışığı sisteminde son güncelleme 15 Temmuz’da yapılacak.

    Başbakan Johnson’ın açıkladığı kurallar ve takvim yalnızca İngiltere için bağlayıcı. Birleşik Krallık içinde İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda kendi açılma takvimlerini ve kaldıracakları önlemleri ayrıca belirliyor.

  • BM: Küresel yerinden edilenlerin sayısı 82 milyonla rekor kırdı; Türkiye, ev sahipliğinde ilk sırada

    BM: Küresel yerinden edilenlerin sayısı 82 milyonla rekor kırdı; Türkiye, ev sahipliğinde ilk sırada


    Birleşmiş Milletler, savaştan ve zulümden kaçanların geçen yıl da artmaya devam ettiğini ve küresel çapta yerinden edilenlerin sayısının 82 milyonun üzerine çıkarak on yıl önceki rakamı ikiye katladığını duyurdu.

    Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) yeni bir raporu, 2019’da rekor kıran bir yılın ardından 2020’de küresel yerinden edilme rakamlarının yaklaşık üç milyon arttığını ve insanlığın yüzde birinin yerinden edildiğini gösterdi.

    Türkiye 3,7 milyon ile dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapmaya devam etti.

    Dünyadaki mültecilerin üçte ikisinden fazlası sadece beş ülkeden geliyor: Suriye, Venezuela, Afganistan, Güney Sudan ve Myanmar.

    Rapor, Suriye, Afganistan, Somali ve Yemen’deki gibi uzun süreli krizlerin insanları kaçmaya zorladığını; Etiyopya ve Mozambik gibi yerlerde şiddet olaylarının ise yerinden edilmeyi hızlandırdığını vurguladı.

    Covid-19’a rağmen rakamlar arttı

    Covid-19 kısıtlamalarının yerinden edilmeyi sınırlaması bekleniyordu; ancak rakamlar art arda dokuzuncu yıl da arttı.

    BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, AFP’ye verdiği demeçte, pandemi sırasında “ekonomiler de dahil olmak üzere diğer her şey durdu, ancak savaşlar ve çatışmalar, şiddet ve ayrımcılık ve zulüm, bu insanları kaçmaya iten tüm faktörler devam etti” dedi.

    BM ajansı, 2020’nin sonunda 82,4 milyon insanın mülteci veya sığınmacı olarak ya da kendi ülkelerinde yerinden edilmiş olarak yaşadığını tespit etti. Bu rakam 2011’de yaklaşık 40 milyondu.

    “2. Dünya Savaşı’na göre bugün daha fazla insan hareket halinde”

    Norveç Mülteci Konseyi Başkanı Jan Egeland, dünya liderlerinin bu ciddi krizi çözmede başarısız olduğunu söyledi: “Bugünün küresel yerinden edilme rakamları, insanlığın destansı bir başarısızlığıdır. Bugün, İkinci Dünya Savaşı sırasında olduğundan çok daha fazla insan hareket halinde. Yine de şaşırtıcı istatistiklere rağmen, dünya liderleri neslimizin en büyük acil durumunu çözmekte yetersiz kaldılar.”

    Raporda, dünyada yerinden edilenlerin yüzde 42’sinin 18 yaşın altındaki kız ve erkek çocuklar olduğunu vurguladı.

    Grandi, “Sürgünde doğan bu kadar çok çocuğun trajedisi, çatışma ve şiddeti önlemek ve sona erdirmek için çok daha fazla çaba sarf etmek için yeterli sebep olmalıdır.” dedi.

    2020’nin sonunda 5,7 milyon Filistinli de dahil olmak üzere yaklaşık 26,4 milyon insan mülteci olarak yaşıyordu.

    Yaklaşık 3,9 milyon Venezuelalı da mülteci olarak kabul edilmeden sınırlarının ötesine taşınırken, dünya çapında 4,1 milyon kişi sığınmacı olarak kaydedildi.

    2020’de en az 164 ülke Covid-19 nedeniyle sınırlarını kapattı ve bunların yarısından fazlası sığınmacılar ve mülteciler için hiçbir istisnaya izin vermedi.

    Rapora göre, geçen yıl 11 milyondan fazla insan, yerinden edildi. Bu, on yıldan fazla süren bir savaşın ardından 13,5 milyon kişinin ülke içinde veya dışında yerinden edildiği Suriye’yi de içeriyor.

    Türkiye ilk sırada

    Türkiye 3,7 milyon ile dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapmaya devam ederken, onu 1,7 milyon ile Kolombiya, 1,4 milyon ile Pakistan ve Uganda ve 1,2 milyon ile Almanya izledi.

    2020 boyunca, yalnızca yaklaşık 3,2 milyon yerinden edilmiş kişi ve yalnızca 251 bin mülteci evlerine geri dönerek 2019’a göre sırasıyla yüzde 40 ve yüzde 21 düşüş kaydetti.

    Rapora göre, geçen yıl sadece 34 bin 400 savunmasız mülteci üçüncü ülkelere yerleştirildi. Bu 20 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti.

    Mülteci krizine çözüm için ‘egoist’ yaklaşımın bırakılması çağrısı yapan Grandi, “Küresel liderlerin ve nüfuz sahibi kişilerin farklılıklarını bir kenara bırakmasını, siyasete egoist bir yaklaşımı sona erdirmesini ve bunun yerine çatışmayı önlemeye ve çözmeye ve insan haklarına saygıyı sağlamaya odaklanmasını gerektiriyor” dedi.

  • Novovax’ın geliştirdiği Covid-19 aşısının yüzde 90 etkili olduğu açıklandı

    Novovax’ın geliştirdiği Covid-19 aşısının yüzde 90 etkili olduğu açıklandı


    Amerikan biyoteknoloji şirketi Novovax geliştirdikleri Covid-19 aşısının yüzde 90 etkili olduğunu açıkladı.

    Şirket Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Meksika’da yürütülen kapsamlı araştırmanın ilk sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. 18 yaş ve üzeri 30 bin kişide yapılan çalımada deneklerin üçte ikisine iki hafta arayla iki doz aşı verildi, kalanına ise plasebo aşı yapıldı.

    Grupta aşı yapılan 14 kişi, toplamda ise 77 kişi Covid-19’a yakaldı. Plasebo aşı olanların 14’ü hafif ya da ağır hastalık geçirirken, aşı olanların hastalanmadığı bildirildi.

    Bu çalışmanın aşıyla ilgili daha önce İngiltere’de ve Güney Afrika’da küçük çapğlı araştırmalardaki bulgularla benzerlik gösterdiğinin altı çiziliyor. Çalışmanın önümüzdeki günlerde bilimsel bir makalede yayılanması bekleniyor.

    Novovax aşısı hakkında merak edilenler

    • Novovax aşısının üç hafta arayla iki doz olarak yaılması öngörülüyor.
    • Aşı standart buzdolabında kolaylıkla saklanalabiliyor ve taşınabiliyor.
    • Aşının aralarında Alpha yani ilk kez İngiltere’nin kent şeklinde görülen ve ABD’de en yaygın olan varnata karşı etkili olduğu bildiriliyor.
    • Aşının özellikle yaşlıları vebaşka hastalığı bulunan kişileri korumada etkin olduğu belirtiliyor.
    • Hafif seyreden yan etkileri arasında kırıklık ve aşı yapılan yerde ağrı bulunuyor. yetkililer beklenmedik kan pıhtılaşması ya da kalp sorunlarıyla karşılaşılmadığını kaydediyor.

    Novovax nasıl geliştirildi?

    Covid-19 aşıları koronavirüsü, özellikle de üstündeki dikenli proteinleri tanıyacak şekilde vücudu hazırlamayı ve visürle mücadele etmesini sağlamayı amaçlıyor.

    Novovax yaygın olarak kullanılmakta olan diğer Covid-19 aşılarından farklı bir teknikle üretildi. Novova aşısının dikenli proteinin laboratuvarda üretilmesi sonucu geliştirildiği belirtiliyor.

    Şirket geliştirdikleri aşının ABD, Avrupa ve dünyanın başka yerlerinde izin işlemlerinin eylül ayına kadar tamamlanmasını ve yaz sonu itibariyle 100 milyon doz aşının üretilmesini amaçladıklarını bildirdi.

    Covid-19 aşısını geliştirmek için ABD hükümetinden kısmı mali yardım alan şirket, otuz yıldan fazladır aşı teknolojisi konusunda çalışmalar yürütmesine karşın bugüne kadar piyasaya sürülmüş bir aısı bulunmuyor.

    Mayıs ayında yoksul ülkelerde aşılamanın arttırılması için özelde ve kamuda ortaklılar kurmayı hedefleyen GAVI Aşı İttifakı’na dahil olan Novovax’ın yılın üçüncü çeyreğinden itibaren teslimata başlaması bekleniyor. BM’nin aşı programı COVAX en büyük tedarikçisi Hindistan’da salgının şiddetlenmesinden bu yana ağır sekteye uğramış durumda.

  • Covid-19’un kaynağı Çin’deki Mojiang madeni mi? Virüsün bulaştığı 6 işçi hakkında ne biliyoruz?

    Covid-19’un kaynağı Çin’deki Mojiang madeni mi? Virüsün bulaştığı 6 işçi hakkında ne biliyoruz?


    Koronavirüsün kaynağını araştıran bilim insanları, Çin’deki Mojiang madeninde yıllar önce yaşan olayın detaylarının gün yüzüne çıkarılmasını istiyor.

    ABD’nin önde gelen bulaşıcı hastalık uzmanı Dr. Anthony Fauci, Çin’i, 2012 yılında Yunnan eyaletindeki bir madende çalıştıktan sonra hastalanan ve şimdi Covid-19’un kökenlerini bulma çabalarının önemli bir parçası olarak görülen altı işçi hakkında bilgi vermeye çağırdı.

    Yaşları 30 ila 63 arasında değişen işçiler Nisan 2012’de bakır madeninde yarasa dışkısı temizliyorlardı. Haftalar sonra, eyalet başkenti Kunming’deki bir hastaneye sürekli öksürük, ateş, baş ve göğüs ağrıları ile nefes alma güçlüğü şikayetleriyle başvurdular. Kısa süre sonra onlardan üçü öldü.

    Maden, Çin’in güneybatısındaki Mojiang’da, Covid-19’un ilk tanımlandığı Vuhan’dan yaklaşık bin 500 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

    6 maden işçisi hakkında ne biliyoruz?

    Altı işçinin tüm biyografik detayları açıklanmamasına rağmen, soyadları, yaşları ve tıbbi kayıtları, Kunming Tıp Üniversitesi lisansüstü öğrencisi Li Xu tarafından yazılan 2013 tarihli bir tezde yayınlandı.

    Çin’in cnki.net adresindeki bilimsel makale arşivinde halen mevcut olan Li’nin çalışması, her hastanın semptomlarını inceliyor ve onların nalburunlu yarasalarından bulaşan “SARS benzeri” bir koronavirüsün kurbanları oldukları sonucuna varıyor.

    2012’nin sonunda madene dönen bilim adamları, sıçanlarda olan ve SARS-CoV-2 ile ilgisi olmayan “Mojiang virüsü” olarak bilinen bir patojenin örneklerini buldu. Daha sonraki araştırmalar, bunun madencilerin hastalığına neden olup olmadığını doğrulayamadı.

    Çin’in en iyi yarasa koronavirüs araştırmacısı Vuhan Viroloji Enstitüsü’nden Shi Zhengli’ye göre, işçilerin pnömoni benzeri semptomlarına bir mantar enfeksiyonu neden oldu. Shi ve ekibi ayrıca geçen Kasım ayında yayınlanan araştırmada, hastaların dördünden alınan 13 serum örneğini yeniden test ettiklerini ve SARS-CoV-2 ile enfekte olduklarına dair hiçbir işaret bulamadıklarını söyledi.

    İlk koronavirüs 2012’de mi görüldü?

    Geçen yılın ortasından bu yana, Li’nin yüksek lisans tezi, SARS-CoV-2’ye çok benzeyen bir koronavirüsün 2012 gibi erken bir tarihte insanları enfekte etmiş olabileceğine dair iddia edilen kanıt olarak internette dolaşıyor.

    Shi ve diğer araştırmacılar tarafından Şubat 2020’nin başlarında, Wuhan’da ilk Covid-19 vakalarının tespit edilmesinden sadece haftalar sonra yayınlanan bir makaleye göre, ilk olarak 2016’da tanımlanan yarasa koronavirüs RaTG13, genetik şifresinin yüzde 96,2’sini SARS-CoV-2 ile paylaşıyor.

    Madende başka hangi virüsler bulundu?

    2012’den 2015’e kadar, WIV araştırmacıları madende ve çevresinde 293 kadar koronavirüs tespit etti.

    Enstitü, Kasım 2020’de bölgeden alınan diğer sekiz “SARS tipi” koronavirüs örneğinin varlığını açıkladı.

    Geçen ay bir ön baskıda Shi ve diğer araştırmacılar, sekiz kişiden hiçbirinin SARS-CoV-2 ile RaTG13’ten daha yakın olmadığını söyledi. En önemlisi, hiçbiri SARS-CoV-2’nin insanları bu kadar etkili bir şekilde enfekte etmesine izin veren anahtar reseptör bağlama alanına sahip değildi.

    Makale, SARS-CoV-2’nin laboratuvardan sızdırıldığı iddialarını “deneysel kanıtların destekleyemediği” sonucuna varıyor. Ayrıca pandeminin nereden geldiğini daha iyi anlamak için “yarasalar, pangolinler veya diğer olası ara hayvanlardan daha sistematik ve uzunlamasına örnekleme” çağrısında bulunuyor.

  • Nüfusunun yarısını aşılayan Şili’de koronavirüs vakaları neden artıyor?

    Nüfusunun yarısını aşılayan Şili’de koronavirüs vakaları neden artıyor?


    Yalnızca Latin Amerika ülkeleri değil, dünyada da en kapsamlı aşılama kampanyalarından birini yürüten Şili’de Covid-19 vakaları ve ölümlerinde son üç aydır görülen artış sürüyor. Yüzde 70’ini sıkı kısıtlama tedbirleri altında yaşadığı ülkede hastanelerdeki yoğun bakım ünitelerindeki doluluk oranı tedirginlik yaratıyor.

    Türkiye’de de yaygın olarak uygulanan Sivonav’ın ürettiği CoronaVac ve Pfizer/BioNTech aşılarının kullanıldığı ülkede günde ortalama 7 bin 215 yeni hastalık tanısı konuluyor. Ülkenin üçüncü Covid-19 dalgasının zirvesine henüz varmadığına dikkat çekiliyor.

    Şili Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı 6 Haziran verilere göre ülkede son 24 saatte 7 bin 768 kişinin Covid-19 testi pozitif çıktı, bu kişilerin 5 bini Covid-19 semptomu taşırken, 2 bini belirti göstermedi.

    Salgının başından bu yana 1 milyon 420 binden fazla Covid-19 vakasının görüldüğü Şili’de dün 121 kişi Covid-19 dolayısıyla yaşamını yitirdi. Böylece ülkedeki Covid-19 dolayısıyla yaşanan toplam can kaybı 30 bine yaklaştı.

    Aşılamada dünya yedincisi

    John Hopkins Üniversitesi’nin verilerine göre Şili nüfusuna oranla dünyada en fazla aşılamanın yapıldığı yedinci ülke durumunda.

    Son verilere göre ülkede yaklaşık 19 buçuk milyon doz aşı yapıldı. Yaklaşık 19 milyonluk nüfusa sahip ülkede toplam 8 milyon 392 bin kişi iki doz aşılandı. Bu rakam üke nüfusunun yüzde 44,28’ine denk geliyor. Nüfusunun yüzde 70’ini aşılamayı hedefleyen hükümet yakın zamanda Pfizer/BioNTech aşısının 12 yaş ve üzeri çocuklarda kullanımına başlanacağını açıkladı.

    Aynı verilere göre Türkiye’de 13 milyon 69 bin 357 kişiye iki doz aşı yapıldı. Türkiye bu listede tam doz Covid-19 aşısının yapıldığı sekizinci ülke olurken, Şili 13üncü sırada bulunuyor. Türkiye nüfusunun yüzde 15,65’i tam olarak Covid*19’a karşı aşılanmış durumda.

    Üçüncü dalganın arkasında ne var?

    Uzmanların çoğu Şili’nin yoğun aşılama girişimine rağmen üçüncü dalgayı yalşıyor olmasının arkasındaki en önemli sebebin aşı rehaveti olduğunu belirtiyor.

    İsrail ve İngiltere’nin ardından en hızlı aşı kampanyasını başlatan Şili’de bu hızın verdiği güvenle halkın koruma tedbirlerini haffe alması, yurtiçi ve yurtdışı seyahatler Brezilya (Gama) varyantının ülkeye girmesine, gizli Neol partileri ise hastalığın yayılmaya devam etmesine neden oldu. Bunun üzerine ocak ayında ülkenin yüzde 70’inde yeniden başlayan kısıtlamalar mart ayından nispeten gevşetildi ancak vaka sayısındaki artış hız kesmedi.

    Kısıtlama ve sosyal mesafe kurallarının henüz nüfusun önemli bir oranı aşılanmamışken çok erken gevşetildiğini belirten uzmanlar ülkede en fazla vaka ve ölüm oranının ülkenin yoksul kesiminde görüldüğüne dikkat çekiyor. Bunun en büyük sebebinin evden çalışma ve sosyal mesafe kurallarına uyma konusunda varlıklı kesimin daha avantajlı olması olarak gösteriliyor.

    Şili Üniversitesi’nde bulaşıcı hastalıklar uzmanı doktor Claudia Cortes de siyasetçilerin halk sağlığı mesajlarında yanıltıcı olduğu görüşünde. Ülkenin aşılama kampanyasını öne çıkaran siyasetçilerin her aşı temininde kutlama havası yarattığını ve halkın salgına dair algısında beklentileri yükselterek kısıtlama ve sosyal mesafe tedbirlerine karşı gevşeme ve yorgunluk yarattığını belirtiyor.

    Sinovac işe yarıyor mu?

    Bir diğer tartışma da Çinli SinoVac şirketi tarafından üretilen CoronaVac aşısının etkinliğine dair. Aşı kampanyasında hız kesmeyen Şili hükümeti geçtiğimiz hafta 2 milyon 200 bin Coronavac aşısının daha temin edildiğini açıkladı.

    Ülke, bugünlerde Dünya Sağlık Örgütü’nün aşı programı COVAX kapsamında Oxford/AstraZeneca aşısının ilk partisi olan 800 bin dozun gelmesini, eylül ayı öncesinde de Pfizer/BioNTech’in 8 milyona yakın dozunun ulaşmasını bekliyor.

    Şili Üniversitesi’nce nisan ayında yapılan bir araştırmaya göre Çinli Sinovac şirketi tarafından üretilen CoronaVac semptomatik enfeksiyonları engellemede yüzde 67 etkili oldu, aşının hastane yatışlarını engellemede yüzde 85, ölümleri engellemede ise yüzde 80 başarı gösterdi.

    Aynı araştırma CoronaVac aşısının iki dozun iki hafta arayla yapılması durumunda yüzde 56,5 etkili olduğunu ortaya koydu, tek doz aşının yalnızca yüzde 3 etkili olduğuna dikkat çekti.

    Kimi uzmanlar bu bilgiler doğrultusunda CoronaVac’ın etkinliğini tartışıyor ve tam doz aşının korumasında olanların belirli bir yüzdesinin hastalığı taşıma ve yayma riskinin bulunduğunun altını çiziyor.

    Türkiye’de yapılan CoronaVac denemelerinde aşının semptomatik vakalara karşı etkinliğinin yüzde 83,5, şiddetli semptomlara karşı yüzde 100 etkin olduğu tespit edilmişti.

  • İngiltere’de Hint (Delta) varyantının yüzde 40 daha bulaşıcı olduğu tespit edildi

    İngiltere’de Hint (Delta) varyantının yüzde 40 daha bulaşıcı olduğu tespit edildi


    İngiltere Sağlık Bakanı Matt Hancock Hint (Delta) varyantının, İngiltere’de geçtiğimiz kış aylarında hızla yayılan Kent (Alfa) varyantından yüzde 40 daha bulaşıcı olduğunu açıkladı. Bakan, Hint varyantının ülkede daha baskın hale gelmesi nedeniyle 21 Haziran’daki tam açılma takviminin sekteye uğrayabileceği uyarısında bulundu.

    İngiltere’de pazar günü 5 bin 341 yeni vaka tespit edilirken son 28 günde Covid-19 testi pozitif çıkan 13 kişi yaşamını yitirdi.

    Sağlık bakanı, her ne kadar yeni enfeksiyonlarda artış yaşansa da bu durumun hastaneye yatış oranına yansımadığına dikkat çekti.

    Bakanın verdiği bilgiye göre Covid-19 nedeniyle hastaneye yatanların büyük çoğunluğunu aşı olmayanlar oluştururken, tek doz aşı olanlar hastaneye yatanların çok küçük bir azınlığını teşkil ediyor ve çift doz aşı olanlar ağır hastalık geçirmediği anlaşılıyor.

    Çift doz aşı olan her 25 kişiden biri hastalığa yakalandı

    İlk defa Hindistan’da görülen ve Dünya Sağlık Örgütü’nün yeni önerisiyle adı Delta olarak güncellenen Hint varyantının en fazla yayıldığı Bolton kentindeki rakamlar yakından takip ediliyor. Kentteki sağlık yetkilileri yeni varyanta bağlı hastaneye yatış oranında bir yükselme kaydedildiğini ancak bu artışın bir önceki dalgaya oranla daha düşük olduğunu kaydetti.

    Rakamlara göre aşılamanın enfeksiyonun ağır hastalığa dönüşmesine engel olduğuna dair güçlü veriler oluşmaya başladığını belirten yetkililer son dönemde daha genç hastaların enfeksiyon nedeniyle hastaneye yattığına ve yoğun bakım ihtiyacının çok daha düşük olduğua dikkat çekti.

    Yeni vakaların dörtte üçü aşılanmamış kişilerin Delta (Hint) varyantını kapanlardan oluştuğu ve çift doz aşı olanlar arasında her 25 kişiden birinin hastalığa yakalandığı belirtiliyor.

    Bu veriler ışığında ülkede kullanılan Covid-19 aşılarının hastalığın yayılmasının ve ağır laşmasının önüne geçmede ekili olduğunun altını çizen İngiliz bakan, 21 Haziran’da planlanan tam açılma öncesinde ülkedeki yetişkin nüfusun beşte üçünün aşılanmasını hedeflediklerini açıkladı.

    İngiltere sürü bağışıklığına ne kadar yakın?

    Covid-19’a yolaçan koronavirüsün ilk defa ortaya çıktığı orijnal hali yani Vuhan salgınında bir kişi üç kişiyi enfekte ederken, İngiltere’de ortaya çıkan Alfa (Kent) varyantını taşıyan bir kişi dört kişiyi enfekte edebiliyor.

    Delta (Hint) varyantını taşıyan bir kişi ise altı kişiyi enfekte edebiliyor. Bu durumda sürü bağışıklığının gerçekleşebilmesi için nüfusun yüzde 80’inden fazlasının ya aşılanmış ya da hastalık geçirmiş olması gerekiyor. Bu oran nüfusun yaklaşık altıda beşine denk geliyor.

    İngiltere’de yetişkin nüfusun yüzde 76’sı tek doz, 52’si çift doz aşılanmış durumda.

    Ülkede halen Oxford/AstraZeneca, Pfizer/BioNTech ve Moderna aşıları kullanılıyor. 40 yaş altındakilere ise alnızca Pfizer/BioNTech ve Moderna aşısı veriliyor.

    Geçtiğimiz günlerde Johnson and Johnson’ın tek doz aşısına da onay veren ülkede Pfizer/BioNTech aşısının 12-18 yaş aralığındaki gençlerde uygulanabilmesi için onay süreci sürüyor.

    68 milyon nüfusa sahip İngiltere’de bugüne kadar toplam vaka sayısı 4,5 milyonun üzerinde. Ülkede Covid-19 nedenyle salgının başındna bu yana 127 milyon 840 kişi hayatını kaybetti. Can kaybı açısından dünya çapında altıncı sırada yer alan ülke Avrupa ülkeleri içinde de Covid-19 bağlantılı en fazla ölümün yaşandığı ülke durumunda.

  • DSÖ’den varyantlar için yeni isim önerisi: Hangi Yunan harfi hangi varyant için kullanılacak?

    DSÖ’den varyantlar için yeni isim önerisi: Hangi Yunan harfi hangi varyant için kullanılacak?


    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Covid-19’a yol açan koronavirüs varyantlarının Yunan alfabesindeki harflerle adlandırılmasını önerdi.

    Örgüt bu yeni uygulama ile hem karmaşık harf ve sayılardan oluşan varyant kodunun özellikle bilimsel olmayan tartışmalarda yarattığı karmaşanın, hem de ilk tespit edildiği ülkelerin damgalanmasının önüne geçilmesinin amaçlandığını belirtti.

    DSÖ’nün Covid-19 teknik heyet lideri Maria Van Kerkhove yeni isimlerin bilimsel çalışmalarda ve araştırmalardaki bilimsel adların yerine geçmeyeceğini vurguladı.

    Hangi varyant için hangi harf belirlendi?

    Alpha: İngiltere, Kent varyantı – B.1.1.7 – 20I/501Y.V1 – VOC 202012/01

    Beta: Güney Afrika varyantı – B.1.351 – 20H/501Y.V2

    Gama – Brezilya varyantı – P.1 – P.1 20J/501Y.V3

    Delta – Hint varyantı – B.1.617

    Neden Yunan alfabesi?

    Koronavirüs varyantlarına isim bulunması çalışmalarında görev alan bakteriyolog Mark Pallen isim bulma çalışmasında Yunan tanrılarının ve sözde klasik isimlerin de gündeme geldiğini belirtti. Ancak bu isimlerin çocuğunun ya bir şirket ya da marka adı olarak kullanıldığının, ya da çok aykırı geldiğinin altını çizen Pallen son olarak Yunan alfabesinde karar kılındığını belirtti.

    Daha önce VOC (Variant of Concern) (endişe kaynağı varyant) kodlaması da uygulanmaya çalışılmış ancak İngilizce deki bir sövgüye benzerliği nedeniyle yaygınlaşmamıştı.

    “Ülkelerin pandeminin bittiğini düşünmesi devasa bir hata olur”

    Yeni adlandırma uygulamasını kamuoyuna duyuran DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus koronavirüs pandemisinin henüz bitmediğin altını çizdi. “Pandemiyi bitirmek için hala çok çalışmamız lazım” diyen Ghebreyesus vaka ve ölüm sayısındaki düşüşlerin cesaret verici olduğunu ancak ülkelerin bu salgının bittiğini düşünmesinin devasa bir hata olacağı uyarısında bulundu.

    Ghebreyesus sosyal mesafe, el yıkama, maske kullanımı ve aşıların dünya çapında adil dağıtımını hala öncelikli ve önemli olduğuna dikkat çekti.

  • Tayland’da Covid-19: Vaka sayısı yükselişteyken başkentte kısıtlamalar gevşetiliyor

    Tayland’da Covid-19: Vaka sayısı yükselişteyken başkentte kısıtlamalar gevşetiliyor


    Tayland’daki Covid-19 salgınında vaka sayısı yükselişte. Hükümeti pazartesi günü 5 bin 500’e yakın yeni vaka tespit edildiğini açıkladı. Bu vakaların 2 bine yakını hapishanelerde görüldü. Ülkedeki can kaybı da bin 31’e yükseldi.

    Bugüne kadar tespit edilen en yüksek vaka sayısıyla karşı karşıya olan Tayland hükümeti yoğun işçi çalıştıran fabrika, pazar yeri gibi alanlarda salgının yayılma hızını azaltmak için çabalarını arttırdı.

    Farklı inşaatlarda ya da fabrikalarda çalışıp da aynı lojmanda kalan işçilerin salgının yayılmasına neden olduğu tartışmaları karşısında hükümet çözüm arıyor.

    Ancak geçtiğimiz hafta bir elektronik fabrikasında görülen salgın üzerine fabrika 14 gün karantina altına alınmış, boş bir binada tutulan ve beton zemin üzerine yayılan battaniyelerde yan yana yatmaya zorlanan işçilerin durumu tepki çekmişti.

    Vakalar artarken başkent kısıtlamaları gevşetiyor

    Artan vaka sayısına karşın Bangkok belediyesi uygulanan Covid-19 kısıtlamalarının gevşetileceğini açıkladı.

    Bu kapsamda başkentte parklar, masaj ve güzellik salonlarının maske takmak şartıyla açılacağı belirtildi. Bangkok’da pazartesi günü bin 300’ün üzerinde vaka tespit edildi. Bar ve eğlence yerlerinin ise hala kapalı kalacağı, restoranlarda alkol satış yasağının da devam edeceği belirtildi.

    Genel olarak salgını kontrol altında tutmayı başaran Tayland’da özellikle yabancı turistlerin ülkeye giriş yasağı nedeniyle en önemli gelir kaynaklarından olan turizm sektörü olumsuz etkilendi.

    Yaklaşık 69 milyonun ancak yüzde 3,3’ünün aşılandığı kampanya da hızlandırıldı. Bugüne kadar yalnızca 7 milyon doz aşı temin edebilen hükümet yıl sonuna kadar nüfusunun yüzde 70’inin aşılanmasına olanak sağlayacak miktarda aşı için anlaşma yaptıklarını duyurdu.

    Tayland varyantı İngiltere’de yakından takip ediliyor

    Öte yandan ilk kez bu ülkede görüldüğü için Tayland varyantı olarak adlandırılan C.36.3 mutasyonunun İngiltere’de 109 vakada görüldüğü açıklandı. 33’ü Londra’da kalanı ise ülkenin kuzey doğusunda tespit edilen bu varyantın ilk defa Mısır’dan seyahat eden kişide görüldüğü bildiriliyor.

    Bu varyantın daha bulaşıcı olup olmadığı ya da varolan aşıların bu varyanta karşı etki oranı henüz bilinmiyor, ancak durum İngiliz halk sağlığı ekipleri tarafından yakından takip ediliyor.