Etiket: Dünya ekonomisi

  • IMF: Ukrayna’daki savaşın dünya ekonomisine ciddi etkileri olacak

    IMF: Ukrayna’daki savaşın dünya ekonomisine ciddi etkileri olacak


    Uluslararası Para Fonu (IMF) Ukrayna’daki savaşın küresel ekonomi üzerinde ciddi etkileri olacağını söyledi.

    IMF tarafından cumartesi günü yapılan açıklamada, “Durum oldukça değişken ve büyük bir belirsizliğe işaret etse de ekonomik sonuçları halihazırda ciddi görünüyor.” ifadeleri kullanıldı.

    Ukrayna’daki savaşın enerji ve tahıl fiyatlarını artırdığını belirten IMF, Rusya’ya yapılan yaptırımlar ve komşu ülkelere akın eden bir milyondan fazla Ukraynalı mültecinin durumuna da dikkat çekti.

    Krizin fiyatlar üzerindeki baskının zaten yüksek olduğu bir dönemde ekonomik faaliyetler ve enflasyon üzerinde şok etkisi yaratacağı belirtildi.

    Ukrayna’nın 1,4 milyar dolarlık acil durum finansmanı talebinin önümüzdeki hafta onaylanmak üzere genel kurula sunulacağını bildiren açıklamada, Moldova’daki yetkililerle de finansman seçenekleri hakkında görüşüldüğü belirtildi.

    Ukrayna önemli ekonomik hasarla karşı karşıya kalacak

    IMF’ye göre, Rus işgali nedeniyle altyapısı zarar gören Ukrayna halihazırda önemli bir ekonomik hasarla karşı karşıya.

    Finansman ihtiyacını bu aşamada net olarak değerlendirmenin zor olduğunu söyleyen IMF, “Ukrayna’nın ciddi toparlanma ve yeniden inşa maliyetleriyle karşılaşacağı açık.” ifadelerini kullandı.

    IMF geçen hafta, 1,4 milyar dolarlık acil durum talebi önümüzdeki hafta görüşülecek Ukrayna’nın IMF’de Haziran ayına kadar 2,2 milyar dolarlık kullanılabilir fonu olduğunu açıklamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Enflasyon oranında Türkiye dünyada 11’inci Avrupa’da birinci sırada

    Enflasyon oranında Türkiye dünyada 11’inci Avrupa’da birinci sırada


    Türkiye’de tüketici fiyatları kasım ayında yüzde 3,51 yükseldi. Böylece resmi verilere göre yıllık enflasyon yüzde 21,31’e yükselmiş oldu.

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon sepetini baz alarak ayrı bir hesaplama yapan Enflasyon Araştırma Grubu ENAGrup ise kasım ayındaki yıllık enflasyonun yüzde 58,65 olduğunu savundu.

    Türkiye enflasyonda dünyada 11’inci Avrupa’da birinci sırada

    Resmi rakamlar baz alındığında Türkiye dünyadaki en yüksek 11’inci enflasyona sahip ülke oldu.

    Her ülkenin son açıkladığı veriler karşılaştırıldığında dünyadaki en yüksek enflasyonu yüzde 1575 ile Venezuela yaşıyor. Onu yüzde 366 ile Sudan takip ederken üçüncü sıradaki Lübnan’da enflasyon yüzde 174 oranında.

    Suriye’de tüketici fiyatlarındaki artış yüzde 139 düzeyinde. Bu oran Surinam’da yüzde 69,5; Zimbabve’de yüzde 58,4; Arjantin’de yüzde 52,1; İran’da yüzde 39,2; Etiyopya’da yüzde 34,2 ve Angola’da yüzde 26,87 seviyesinde.

    ENAGrup verisinde göre ise Türkiye Surinam’ın ardından altıncı sıraya yerleşiyor.

    Avrupa ülkeleri arasında ise Türkiye açık ara önde bulunuyor. Onu yüzde 10,9 ile Ukrayna; yüzde 10,5 ile Belarus takip ediyor. Avrupa genelinde en düşük enflasyon yüzde 0,9 ile Lihtenştayn’da yaşanıyor.

    En düşük enflasyon Ruanda’da

    Enflasyonun yüksek olması kadar çok düşük olması da ekonomi açısından istenmeyen bir durum. Makul düzeyde bir enflasyon sağlıklı büyümenin göstergesi olarak kabul ediliyor.

    Dünya genelinde en düşük enflasyon yüzde -3,3 ile Ruanda’da yaşanıyor. İkinci sırada yüzde -2,46 ile Komoros bulunurken onun ardından yüzde -1 ile Cayman adaları geliyor. Çad ve Bahreyn’de enflasyon yüzde -0,9 iken Maldivler’de bu oran yüzde -0,2 düzeyinde.

    Pozitif enflasyonun en düşük görüldüğü ülke ise yüzde 0,1 ile Japonya. Bolivya’da enflasyon yüzde 0,49; Yeni Kaledonya’da yüzde 0,63 ve Suudi Arabistan’da yüzde 0,8 oranında.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bu yıl dünyanın en pahalı kentleri: Tel Aviv liste başı, en ucuz kent Şam

    Bu yıl dünyanın en pahalı kentleri: Tel Aviv liste başı, en ucuz kent Şam


    2021 yılında dünyanın en pahalı kenti İsrail’in başkenti Tel Aviv, en ucuz kenti ise Suriye’nin başkenti Şam oldu. İtalya’nın başkenti Roma ucuzlarken, İran’ın başkenti Tahran pahalanmaya devam etti.

    Dünya çapında 173 kentteki yaşam maliyetleri değerlendirildiği raporda Tel Aviv ilk defa sıralamanın başına yerleşti. Daha önce listenin beşinci sırasında yer alan Tel Aviv’de yaşam maliyetinin yükselmesinde para birimindeki değer yükselişi ve hayat pahalılığı etkili oldu. Kentte ulusal para birimi şekele göre gıda ve ulaşım sektörü başta olmak üzere her on üründen birinin fiyatı arttı. Ayrıca konut fiyatlarında da büyük artış görüldü.

    Economist Intelligence Unit tarafından hazırlanan listede Fransa’nın başkenti Paris ile Singapur aynı puanla ikinci sırayı paylaştı. Dördüncü sırada İsviçre’nin Zürih kenti, beşinci sırada ise Hong Kong yer aldı.

    Geçen yılki listede birinci sırada Zürih, ikinci sırada Paris, üçüncü sırada ise Hong Kong yer almıştı.

    2021 yılının en pahalı kentler listesinin ilk 10 sıralaması:

    1) Tel Aviv – İsrail – 106 puan

    2) Paris – Fransa – 104 puan

    2) Singapur – Singapur 104 puan

    4) Zürih – İsviçre – 103 puan

    5) Hong Kong – Çin* 101 puan

    6) New York – ABD – 100 puan

    7) Cenevre – İsviçre – 99 puan

    8) Kopenhag – Danimarka – 97 puan

    9) Los Angeles – ABD – 96 puan

    10) Osaka – Japonya – 94 puan

    *Çin Halk Cumhuriyeti’ne bağlı Hong Kong Özerk Yönetimi

    Raporda tüketici fiyatları enflasyonunda son beş yılın en yüksek artışı tespit edildi. Covid-19 pandemisi öncesi verilerle kıyaslandığında yerel para birimlerine göre 2019’da yüzde 2,8, 2020’de ise yüzde 1,9 dolayında artan enflasyon artışı 2021’de yüzde 3,5 olarak gerçekleşti.

    Hayat pahalılığına etki eden diğer sebepler ise tedarik zincirindeki sorunlar ve tüketici davranışlarındaki değişimler olarak sıralandı. Fiyatların en hızlı yükseldiği sektör ulaşım oldu. Bunun sebebi petrolün litre başı fiyatındaki yüzde 21’lik artış olarak not edildi.

    Yaşam maliyetinde en büyük düşüş Roma’da, en hızlı artış Tahran’da

    İtalya’nın başkenti Roma 32’inci sıradan 48’inci sıraya gerileyerek listede en hızlı düşüş görülen kent oldu. Bunun en önemli sebebi alışverişin ve özellikle giyim sektöründeki satışların azalması.

    Öte yandan daha önceki yıllarda olduğu gibi İran’ın başkenti Tahran 79’uncu sıradan 29’uncu sıraya yükselerek yaşam maliyetti açısından listenin hızlı pahalanan kenti oldu. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) İran’a uyguladığı yaptırımların yol açtığı ürün kıtlığı ve ithalat fiyatlarındaki artış bu durumu körükleyen etkenlerin başında geliyor.

    Raporun özet kısmında göze çarpan bir başka değişiklik de ABD’deki kentlerde yaşam maliyetlerinin geçen yıla göre ucuzlaması. ABD yönetiminin Covid-19 pandemisi karşısında ekonomiye para pompalaması sonucu doların Avrupa ve Asya para birimlerine göre değerini tutmasına yardımcı olması bu durumun ana sebebi.

    Geçen yılki listede ilk sırada Zürih, ikinci sırada Paris, üçüncü sırada ise Hong Kong yer almıştı.

    2021 yılı yaşam maliyeti listesinde en hızlı ucuzlayan 5 kent:

    Roma – İtalya – 16 basamak düştü

    Bangkok – Tayland – 11 basamak düştü

    Lima – Peru – 11 basamak düştü

    San Jose – Costa Rica – 9 basamak düştü

    Düseldorf – Almanya – 8 basamak düştü

    2021 yılı yaşam maliyeti listesinde en hızlı pahalanan 5 kent:

    Tahran – İran – 50 basamak yükseldi

    Reykjavik – İzlanda – 21 basamak yükseldi

    Kiev – Ukrayna – 13 basamak yükseldi

    Auckland – Yeni Zelanda – 11 basamak yükseldi

    Moskova – Rusya – 10 basamak yükseldi

    Şam ve Trablus hayatın en çok ucuzladığı kentler

    İç savaşlarla sarsılan iki ülke; Suriye’nin başkenti Şam ve Libya’nın başkenti Trablus dünyanın en ucuz kentleri oldu. Her iki kent de bir dizi ekonomik ve siyasal sorunla mücadele vermeye devam ediyor.

    2021 yılının en ucuz kentler listesinin ilk 10 sıralaması:

    Şam – Suriye – 173 puan

    Trablus – Libya – 172 puan

    Taşkent – Özbekistan – 171 puan

    Tunus – Tunus – 170 puan

    Almatı – Kazakistan – 169 puan

    Karaç -i Pakistan – 168 puan

    Ahmedabad – Hindistan – 167 puan

    Cezayir – Cezayir – 166 puan

    Buenos Aires – Arjantin – 164 puan

    Lusaka – Zambiya – 164 puan

    The Economist dergisinin küresel ekonominin karmaşık ekonomik ve siyasi kalkınma sürecinde fırsatları, eğilim ve riskleri tespit etmek üzere değerlendirme ve analizler yapan Intelligence birimi tarafından hazırlanan rapor için 173 kentte iki yüzden fazla ürün için her altı ayda bir 4 yüzden fazla fiyat karşılaştırması yapıldı. Araştımacıların gıda, giyim, ev eşyaları, kişisel bakım üzünleri, kiralar, ev giderleri, özel okul ücretleri, sosyal faaliyetler, ulaşım gibi birçok kategoride elde ettiği sonuçlar ekonomi uzmanlarınca değerlendirildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • G20 Zirvesi’nde liderler anlaştı: ‘Vergi cenneti’ dönemi bitiyor mu?

    G20 Zirvesi’nde liderler anlaştı: ‘Vergi cenneti’ dönemi bitiyor mu?


    Dünyanın en büyük 20 ekonomisinin (G20) liderleri, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) çok uluslu şirketler için küresel asgari vergi anlaşmasını onayladı.

    Büyük işletmelerin ‘vergi cennetlerinde’ karlarını saklamasını önlemeyi amaçlayan anlaşma, Google, Amazon, Microsoft ve Facebook gibi internet şirketleri de dahil olmak üzere küresel şirketlerin 2023’ten itibaren en az yüzde 15 vergi oranına tabi tutulmasını sağlayacak.

    Söz konusu anlaşmanın, çok uluslu şirketlerin cazip vergi oranları sunan İrlanda ve Macaristan gibi ülkelerde genel merkezleri kurarak vergiden kaçınmalarını zorlaştırması bekleniyor. Ancak uzmanlar bu adımın vergi cennetleri açısından mutlak bir son olmayacağını söylüyor.

    Ekonomistlere göre, uluslararası kurumlar vergisinden kaçınma nedeniyle ülkelerin her yıl toplam 427 milyar dolardan fazla gelir kaybı yaşanıyor.

    G20’nin Roma’da gerçekleştirilen Liderler Zirvesi’ne katılan ABD Hazine Bakanı Janet Yellen yaptığı yazılı açıklamada, G20 liderlerinin, OECD’nin çok uluslu şirketlerin faaliyette bulundukları ülkelerde 2023’ten itibaren en az yüzde 15 oranında vergilendirilmesine yönelik 136 ülkenin kabul ettiği anlaşmayı onayladıklarını bildirdi.

    G20 liderlerinin “küresel bir asgari vergi de dahil olmak üzere yeni uluslararası vergi kuralları konusunda tarihi bir anlaşmayı” onayladığını belirten Yellen, asgari verginin onaylanmasının ABD’li şirketlere ve onların çalışanlarına “yarar” sağlayacağını aktardı.

    Yellen, “Bu anlaşma, küresel ekonomiyi Amerikan iş dünyası ve işçileri için daha kazançlı bir yer haline getirecek.” değerlendirmesinde bulundu.

    2012’de bu yana üzerinde çalışılıyor

    OECD, 8 Ekim’de aralarında ABD, Çin, Almanya, Fransa, İngiltere, Japonya ve Türkiye’nin de yer aldığı, küresel Gayrisafi Yurt içi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 90’ınından fazlasını temsil eden 136 ülkenin uluslararası vergi reformuna yönelik anlaşmayı kabul ettiğini açıklamıştı.

    OECD’nin 2012’de bu yana üzerinde çalıştığı ve 140 ülke arasındaki müzakereleri koordine ettiği küresel kurumlar vergisi düzenlemesi, ABD’de Biden yönetiminden temmuz ayında gelen destekle küresel ekonominin gündemindeki yerini yeniden almıştı.

    Dünya genelinde kurumlar vergisi oranları 1980’den bu yana düşüş eğilimine girerken, küresel ekonomide kurumlar vergisinde asgari bir oran belirlenmesine yönelik çağrılar seslendirilmeye başlanmıştı.

    Şirketlere cazip vergi oranları sunan İrlanda ve Macaristan gibi ülkeler, küresel vergi anlaşmasına katılmayı reddediyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dünyanın en büyük ekonomilerini bir araya getiren G20 Zirvesi’nin gündeminde ne var?

    Dünyanın en büyük ekonomilerini bir araya getiren G20 Zirvesi’nin gündeminde ne var?


    G20 Liderler Zirvesi bu yıl İtalya’nın başkenti Roma’da yapılıyor. İtalya’nın dönem başkanı olduğu zirvede liderler, Covid-19 salgını nedeniyle iki yıllık aradan sonra ilk yüz yüze buluşuyor.

    Dünyanın en büyük ekonomilerinin devlet ve hükümet başkanları bugün ve yarın küresel çapta öne çıkan sorunları değerlendirecek.

    Roma’daki Nuvola Kongre Merkezi’nde düzenlediği zirvenin açılışı, ev sahibi İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin konuklarını karşılamasıyla yapıldı. Başbakan Draghi ve konukları, daha sonra birlikte aile fotoğrafı çektirdi.

    Liderler, zirvenin ilk gününde “Küresel Ekonomi ve Küresel Sağlık” oturumunda bir araya gelecek.

    Bu seneki gündem ne?

    Her sene G20 Zirvesi’ne ev sahipliği yapan ülke, toplantı için bir tema seçiyor. Daha önce Avrupa Merkez Bankası Başkanı olarak görev yapan ve bir ekonomist olan İtalya Başbakanı Mario Draghi, kadınları ekonomik olarak güçlendirmeyi ön plana çıkarmayı istiyor.

    Bu yılki zirvede liderlerin gündeminde şu konuların olması bekleniyor

    İklim değişikliğiyle mücadele

    Covid-19 salgını ve pandemi sonrası ekonomik toparlanma

    Dijital ekonominin vergilendirilmesi

    Afganistan

    Mülteciler

    Diğer dış politika konuları

    Cumhurbaşkanı Erdoğan İtalya’da

    Zirve kapsamında resmi karşılama töreninde ve G20 aile fotoğrafında yer alacak olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Küresel Ekonomi ve Küresel Sağlık” ve “Daha İyi Toparlanma için KOBİ’lerin ve Kadınların Sahip Olduğu İşletmelerin Desteklenmesi” temalı oturumlar ile çalışma yemeğine katılacak.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, liderlerle ikili görüşmeler yapacak, İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin ev sahipliğinde düzenlenecek kültürel etkinliğe iştirak edecek ve İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella’nın heyet başkanları onuruna vereceği akşam yemeğine katılacak.

    G20 Zirvesi nedir?

    Yirmilik Grup anlamına gelen “Group of Twenty” 1999 yılında, dönemin G7 maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarının kararıyla kuruldu.

    G20’nin kurulmasındaki amaç gelişmiş ekonomilerle gelişmekte olan ülkeleri bir araya getirerek, dünyanın ekonomik sorunlarına daha kalıcı çözümler üretmekti.

    G20 ilk kurulduğu yıllarda sadece bakanların toplandığı bir zirve olsa da, 2008’deki dünya krizi sonrasında bu toplantıya en üst düzeyde katılım yapılması kararlaştırıldı.

    Bu tarihten itibaren her yıl dünyanın en büyük devletlerinin liderleri toplanarak, dünya ekonomisinin yanında, ticareti ve gelişimini de şekillendiriyor.

    G-20 nüfus ve ekonomik ağırlık açısından dünyanın en güçlü yapılarından biri olarak öne çıkıyor. Üye ülkeler dünya nüfusunun yüzde 60’ını ve dünya ekonomisinin yüzde 80’ini oluşturuyor. Üyeler arasında farklılık olsa da G-20 ülkeleri uluslararası ticaretin yüzde 75’ine sahip.

    G20 üye ülkeleri hangileri?

    G20 üyeleri arasında 19 ülke ve Avrupa Birliği bulunuyor.

    Üyeler arasında G7’yi oluşturan Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Almanya, Japonya, Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık bulunuyor.

    Bunların haricindeki zirvede bulunan diğer ülkeler ise Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore ve Türkiye.

    Bu yılki zirveye Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası, Finansal İstikrar Kurulu (FSB), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası Çalışma Örgütü ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası kuruluşlardan lider ve temsilciler katılacak.

    Ev sahibi ülke, G20 üyelerinin haricinde istediği ülkeleri de toplantıya çağırabiliyor.

    Ayrıca G20 zirvelerinde İspanya düzenli olarak “kalıcı bir konuk” ülke olarak katılırken; İtalya dönem başkanı olarak Azerbaycan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Ruanda, Filipinler, Yeni Zelanda, Hollanda ve Singapur’u da zirveye davet etti.

    Liderler, Roma’ya gelmeye başladı

    ABD Başkanı Joe Biden ve eşi Jill Biden, bu sabaha karşı Roma’ya ulaşarak, zirve için İtalya’nın başkentine gelen ilk liderlerden oldu. Biden, gün boyu Roma’da ikili görüşmelerde bulunacak.

    Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Roma’ya gelip temaslarını başlattı.

    Zirvede, Türkiye’yi temsil edecek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bu akşam Roma’da olması bekleniyor.

    Zirve programı

    İtalya Başbakanlığının paylaştığı programa göre, liderler, “Küresel Ekonomi ve Küresel Sağlık”, “İklim Değişikliği ve Çevre” ile “Sürdürülebilir Kalkınma” başlıklarında 3 oturuma katılacak.

    Zirvenin ilk günün ev sahibi İtalya Başbakanı Mario Draghi, zirve için gelen bütün liderleri kongre merkezi önünde tek tek karşılayacak. Zirvede ilk oturuma geçilmeden önce liderler, aile fotoğrafında buluşacak.

    İlk gün oturumunun ardından, liderler için özel kültürel program hazırlandı. İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella da konuk liderlere Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda akşam yemeği daveti verecek.

    G20 liderleri, zirvenin ikinci ve son gününde ise “İklim Değişikliği ve Çevre” ile “Sürdürülebilir Kalkınma” oturumlarına katılacak.

    Kapanış oturumunun ardından liderler, kendi ülkelerinden gelen gazetecilere yönelik birer basın toplantısı düzenleyecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • G7 Zirvesi İngiltere’de başladı; Yoksul ülkelere 1 milyar doz Covid-19 aşısı bağışlanması bekleniyor

    G7 Zirvesi İngiltere’de başladı; Yoksul ülkelere 1 milyar doz Covid-19 aşısı bağışlanması bekleniyor


    Dünyanın gelişmiş 7 büyük ekonomisinin liderini bir araya getiren G7 Zirvesi’nin bu yılki toplantısına ev sahipliği yapan İngiltere’nin Başbakanı Boris Johnson, G7 ülkelerinin 2022 yılı sonuna kadar yoksul ülkelere toplam 1 milyar doz koronavirüs aşısı bağışlamayı planlandığını söyledi.

    Zirve öncesi açıklama yapan Johnson, 500 milyon dozu ABD’den gelmesi beklenen bu bağışa İngiltere’nin ilk etapta 100 milyon doz Covid-19 aşısı ile katılacağını aktardı.

    Bu yıl 47’ncisi düzenlenen G7 Zirvesi, Galler’e bağlı Cornwall’daki Carbis Koyu’nda bugün başladı. Zirve 13 Haziran’a kadar devam edecek. Salgın nedeniyle az sayıda basın mensubunun katılımıyla yapılacak zirve, yüksek güvenlik önlemleri altında gerçekleştiriyor.

    Zirvede, devam eden salgın, küresel jeopolitik riskler ve iklim değişikliği gibi önemli başlıkların ele alınması bekleniyor.

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın başkanlığını yaptığı zirveye, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel, İtalya Başbakanı Mario Draghi, Japonya Başbakanı Yoshihide Suga, ABD Başkanı Joe Biden, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel katılıyor.

    Zirvenin bu yılki ilkleri

    Zirveye bu yıl ayrıca, Avustralya Başbakanı Scott Morrison, Güney Kore Cumhurbaşkanı Moon Jae-in, Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi de konuk ülke liderleri olarak davet edildi.

    Hindistan Başbakanı Modi’nin, ülkesinde son dönemde artan Covid-19 vakaları nedeniyle zirveye 12 Haziran Cumartesi günü video konferans yoluyla katılması bekleniyor.

    ABD Başkanı Joe Biden ve Japonya Başbakanı Yoshihide Suga, bu yıl ilk kez, Almanya Başbakanı Angela Merkel ise görevinden ayrılmadan önce son kez G7 Zirvesi’ne katılıyor.

    Biden, 95 yaşındaki Kraliçe Elizabeth’in görüşeceği 13. ABD Başkanı olacak

    Biden, 13 Haziran Pazar günü, eşiyle birlikte Windsor Kalesi’nde Kraliçe 2. Elizabeth tarafından kabul edilecek. Ziyaret, ABD Başkanı Biden’ın Beyaz Saray’da göreve gelmesinden bu yana ilk denizaşırı resmi seyahati olması açısından önem taşıyor.

    Biden, 95 yaşındaki Kraliçe Elizabeth’in görüşeceği 13. ABD Başkanı olacak.

    Zirvede, İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın, dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınının bir an önce sona ermesi için G7 liderlerine iş birliği çağrısında bulunması bekleniyor.

    İngiliz hükümetinden daha önce yapılan açıklamada, Johnson’ın, “G7 liderlerine salgının ortadan kaldırılması için tüm dünyadaki insanların gelecek yılın sonuna kadar aşılanması gerektiğini” hatırlatacağı kaydedilmişti.

    Gündem salgın ve iklim değişikliği ile mücadele

    Zirvede küresel ekonomiyi sarsan salgınla mücadele, küresel jeopolitik riskler ve iklim değişikliği gibi önemli başlıklar ele alınacak.

    Liderlerin yapacağı görüşmelerin ardından zirvenin son gününde özellikle iklim değişikliği ve karbon emisyonunun azaltılması yönündeki hedefleri ve mesajları içeren bir sonuç bildirgesinin yayımlanması bekleniyor.

    İngiltere, kıyı şeridi, yamaçları ve kendine doğal dokusu ile tanınan Cornwall’da düzenlenen zirvede daha çevreci çözümler için küresel işbirliği mesajı vermeyi planlıyor.

    Son dönemde iklim değişikliği ile mücadele konusuna küresel çapta liderlik yapmak isteyen İngiltere, zirveyi, ülkenin ilk jeotermal tesisinin de yer aldığı Cornwall’da düzenleyerek dünyaya daha çevreci çözümler için iş birliği mesajı vermeyi amaçlıyor.

    Zirvede, iklim değişikliği ile mücadelenin önemli gündem başlıkları arasında yer alması bekleniyor. Daha önce İngiltere’nin karbon emisyonunun 2035 yılına kadar yüzde 78 seviyesinde azaltılmasının hedeflendiğini duyuran Başbakan Johnson’ın, zirve sırasında, diğer liderlere benzeri adımları hızlandırmaları çağrısında bulunması bekleniyor.

    Zirvenin gündeminde ayrıca, serbest ve adil ticaretin desteklenmesi, siber güvenliğin artırılması gibi başlıkların da yer alması bekleniyor.

    G7 neyi temsil ediyor?

    G7, dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alan ABD, İngiltere, Japonya, Fransa, Kanada, Almanya ve İtalya’nın bir araya gelmesiyle oluşuyor.

    Ülkeler, ilk toplantılarını 1975 yılında gerçekleştirdi. Rusya, 1998 yılında oluşumda yer almasına rağmen 2014 yılında Kırım’ın ilhakının ardından gruptan çıkarıldı.

    G7, halihazırda dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 40’lık kısmını temsil ediyor.

    Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi konumunda bulunan Çin, daha çok Batı ekonomik paktını temsil eden bu oluşumda hiç yer almadı.

    Geçen yıl mayıs ayında dönemin ABD Başkanı Donald Trump, gruba, Rusya, Hindistan, Güney Kore ve Avustralya’nın da eklenmesini istediğini ifade ederek, “G7’nin, dünyada olanları düzgün bir şekilde temsil ettiğini hissetmiyorum. Bu ülkeler grubu miadını doldurdu.” ifadelerini kullanmıştı.

    Uluslararası şirketlerin faaliyette bulundukları her ülkede en az yüzde 15 vergi ödemesi gerektiği yönünde ortaklaşa karar alan G7 ülkelerinde hali hazırda farklı kurumsal vergi seviyeleri uygulanıyor.

    Kurumlar vergisi İngiltere’de yüzde 19, Kanada’da yüzde 15, Fransa’da yüzde 32, Almanya’da yüzde 15,8, İtalya’da yüzde 24, Japonya’da yüzde 23,2, ABD’de ise yüzde 21 seviyesinde.

    Zirvede iklim değişikliği ile mücadele konusuna ayrı bir önem atfedilmesi bekleniyor.

    Küresel karbon emisyonunda İngiltere’nin payı yüzde 1, Kanada’nın yüzde 2, Fransa’nın yüzde 1, İtalya’nın yüzde 1, Japonya’nın yüzde 3, ABD’nin ise yüzde 15 seviyesinde seyrediyor.

    Hangi ülkenin ne kadar ekonomik gücü var

    G7’yi oluşturan ülkelerden İngiltere ekonomisi 2,83 trilyon dolar, Kanada ekonomisi 1,74 trilyon dolar, Fransa ekonomisi 2,72 trilyon dolar, Almanya ekonomisi 3,86 trilyon dolar, İtalya ekonomisi 2 trilyon dolar, Japonya ekonomisi 5,08 trilyon dolar ve ABD ekonomisi ise toplam 21,4 trilyon dolar büyüklüğe sahip.

  • Küresel ekonomik büyüme beklentisini yükselten OECD, Türkiye tahminini düşürdü

    Küresel ekonomik büyüme beklentisini yükselten OECD, Türkiye tahminini düşürdü


    Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), aşılar ve ilave mali desteklerin etkisiyle iyileşme görüldüğü gerekçesiyle, martta yüzde 5,6 olarak açıkladığı 2021 için küresel ekonomiye ilişkin büyüme tahminini yüzde 5,8’e revize etti.

    OECD’nin “Mayıs Ara Dönem Ekonomik Görünüm Raporu” yayımlandı.

    OECD raporunda, Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahmini ise 2021 için yüzde 5,9’dan yüzde 5,7’ye çekilirken, 2022 için de yüzde 3’ten yüzde 3,4’e yükseltildi.

    Türkiye ile ilgili kısımda güçlü ama sürdürülebilir olmayan mali teşviklerden sonra 2020 yılı sonlarında daha istikrarlı makroekonomik politikalara geçiş 2021’in ilk çeyreği sonunda sekteye uğrayarak piyasa beklentilerini bozduğu vurgulandı.

    Nisan ayında tekrar zirve yapan Covid-19 vaka sayıları nedeniyle girilen tam kapanma süreci ve işten çıkarma yasağının kademeli olarak sonlandırılmasının ikinci çeyrekteki özel tüketimi düşürmesinin beklendiği belirtildi.

    Dış borcun çevrilebilmesi için kredibilite şart

    Covid-19’un ekonomik etkileri ile mücadelede Hükümetin özel kredi programları yerine hanehalkına ve firmalara doğrudan mali destek sağlaması gerektiği belirtilen raporda para politikalarının da doğrudan enflasyonu düşürmeye odaklanması gerektiğinin altı çizildi. Raporda ayrıca vadesi gelen dış borçların uluslararası fonlama yoluyla çevrilebilmesi için politika kredibilitesinin şart olduğu vurgulandı.

    İş ve tüketici güvenindeki düzelmelerin birinci çeyrek sonu para politikası yönetiminde yaşanan değişim sonucu darbe aldığı vurgulanan raporda, bunun sonucunda da sermaye akışında kesintiler, risk priminde ve enflasyon beklentilerinde de artı yaşandığı belirtildi. Buna nisan ayında artan vakaların eklenmesi ile ekonomik düzelme önündeki ters rüzgarların bir süre daha devam edeceği ifade edildi.

    Dünya ekonomisi çok sayıda soruna rağmen toparlanma yolunda ilerliyor

    Raporda, küresel ekonominin toparlanmaya devam ettiği, alınan hızlı kararlar neticesinde çok sayıda ülkenin Covid-19 salgınında yaşanan yeni dalgalarla daha başarılı bir şekilde başa çıktıkları kaydedildi.

    OECD raporunda, “Hükümetlerin uyguladığı benzeri görülmemiş koruyucu politikalar, gelişmiş ve bazı gelişmekte olan piyasa ekonomilerindeki ekonomik dokuyu, firmaları ve ticareti korudu. Hiçbir krizde, aşılardaki rekor hızdaki gelişmeler, parasal ve mali politikalar dahil, mevcut politika desteği bu kadar hızlı ve etkin olmamıştır.” denildi.

    Düşük gelirli ülkelerin aşıya erişiminin ise yeterli seviyede olmadığı vurgulanan raporda, küresel nüfusun büyük çoğunluğunun aşılanmadığı sürece, tüm dünyanın Covid-19’un yeni türlerinin ortaya çıkmasına karşı savunmasız kaldığına işaret edildi.

    Raporda, emtia fiyatlarının hızla yükseldiğine, bazı sektörlerde yaşanan darboğazların ve ticaretteki aksaklıkların fiyatlara yansıdığına vurgu yapıldı.

    Üretim kapasitelerinin normalleşmesiyle sorunların yıl sonuna doğru azalmaya başlamasının beklendiği kaydedilen raporda, iş gücü piyasasında yaşanan durgunluğun ise ücret artışlarını kısıtladığına işaret edildi.

    Raporda, “En çok endişe veren durum, finansal piyasaların geçici fiyat artışları ve nispi fiyat ayarlamalarına dikkat etmemesi, bunun neticesinde piyasa faiz oranlarını ve oynaklığı artırma riskidir.” uyarısı yapıldı.

    Dünya ekonomisinin çok sayıda soruna rağmen toparlanma yolunda ilerlediği kaydedilen raporda, bununla birlikte salgın sonrası yeterli büyümenin sağlanamaması veya büyümenin kapsamlı bir şekilde yaygınlaşmama ihtimalinin yükseldiğine de vurgu yapıldı.

    OECD’nin 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ekonomik büyüme öngörülerine de yer verilen raporda, martta 2021 için yüzde 5,6 olarak açıklanan küresel ekonomide büyüme tahmini yüzde 5,8’e yükseltildi. Bu rakam, 2022 için de yüzde 4’ten 4,4’e çıkarıldı.

    Daha önce 2021 için yüzde 6,5 olarak açıklanan ABD ekonomisinin büyüme tahmini 6,9’a, 2022 için de yüzde 4’ten 3,6’ya revize edildi.

    Euro Bölgesi için 2021’de öngörülen yüzde 3,9’luk büyüme tahmini yüzde 4,3’e, gelecek yıl için de yüzde 3,8’den 4,4’e yükseltildi.

    Çin’in büyüme tahmini de yukarı yönlü revize edildi

    Çin ekonomisine yönelik bu yıl için daha önce yüzde 7,8 olarak açıklanan büyüme tahmininin 0,7 puan yukarı çekilmesi dikkati çekti. Çin ekonomisinin bu yıl yüzde 8,5, 2022’de yüzde 5,8 büyüyeceği öngörülüyor.

    2021 yılı için büyüme tahmini Hindistan için yüzde 12,6’dan 9,9’a revize edildi. Japonya için bu yıla yönelik büyüme tahmini 2,7’den 2,6’ya düşürülürken ve Brezilya için 3,7’lik tahminde değişiklik yapılmadı.