Etiket: Devlet Bahçeli

  • Ekonomi politikalarına destek veren Bahçeli, erken seçim çağrılarına tepki gösterdi

    Ekonomi politikalarına destek veren Bahçeli, erken seçim çağrılarına tepki gösterdi


    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP Lideri Devlet Bahçeli, erken seçim olmayacağını, cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50+1’in gerekli olduğunu söyleyerek, ekonomi politikalarına destek verdi. Bahçeli, “Türkiye tarihi bir eşiktedir; ya finans simsarlarının sözü geçecek ya da böyle gelse de böyle gitmeyecektir” dedi.

    Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Lideri Bahçeli gündemi değerlendirdi. 24 Kasım öncesi atanamayan öğretmen sorununa ‘neşter’ vurulması gerektiğini söyleyen Bahçeli, konuşmasının devamında CHP ve HDP’ye yönelik bir dizi eleştiri sıraladı.

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Selahattin Demirtaş neden tutuklu?’ sorusuna cevap veren Bahçeli, “Demirtaş’ın neden tutuklu olduğunu ben söyleyeyim. Çünkü teröristin yeri sokaklar, siyaset koridorları değil, demir parmaklıkların arkasıdır. Bu ülkede kuyumuzu kazmaya çalışan Soroşçulara müsamaha yoktur. CHP yönetiminin teröristler ve Sorosçularla bu denli iç içe geçmesi öncelikle kendi partilerine hakarettir.” dedi.

    Ak Parti içinden gelen cumhurbaşkanlığı seçimindeki 50+1 oy oranına yönelik eleştirilere de değinen Bahçeli, “Cumhurbaşkanı veya devlet başkanını halkın seçtiği 99 ülkede geçerli oyların yüzde 50+1’ini alan adayın seçilmesi anayasal norm olarak kabul edilmiştir. Yine dünyada 103 ülkede cumhurbaşkanını ya da devlet başkanını halk seçerken bunlardan 99’unda salt çoğunluk uygulanmaktadır.” ifadelerini kullandı.

    Seçimde oy oranını tartışmanın yönetim sistemine karşı güvensizliği körükleyeceğini savunan Bahçeli, “Bu masum bir talep değildir. Yüzde 40 oranını dillendirmek başkalarının değirmenine su taşımaktır. Bunu ulu orta konuşanlar da iyi niyetli sayılamayacaktır” diye konuştu.

    “Türkiye faiz kamburundan kurtulmalıdır”

    “Ekonomi sadece ekonomi olmaktan çıkmıştır” diyen Bahçeli, “Kontrol sizde değilse baskı aracına dönüşmesi de kaçınılmaz hale gelmiştir. Türkiye tarihi bir eşiktedir; ya finans simsarlarının sözü geçecek ya da böyle gelse de böyle gitmeyecektir.” dedi.

    Esnek kur sisteminde döviz kurunun değeri piyasa tarafından belirlendiğini hatırlatan Bahçeli, “Türkiye faiz kamburundan kurtulmalıdır. Faiz, uzun vadede üretim sistemine büyük hasarlar vermektedir.” ifadelerini kullandı.

    “Bize göre hükümetin izlediği ekonomi politikası doğrudur, bunun üzerinden polemik yaratmak, bittik, tükendik, yandık, mahvolduk demek felaket tellallığıdır, kötü niyetliliktir” diyen Bahçeli, “Erken seçim filan yoktur. İnsanlarımızın ekonomik sıkıntılarını biliyoruz, artan döviz kurlarından yakınmaların farkındayız. Ancak takip edilen politikalar doğrudur. Yakında her şey düzelecektir. Terörle mücadelemizin rövanşını kur üzerinden almak istiyorlar.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bahçeli: ‘Hafter ikna edilmiştir, tezkere düşman çatlatmıştır’

    Bahçeli: ‘Hafter ikna edilmiştir, tezkere düşman çatlatmıştır’


    Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli rahatsızlanmasından bu yana ilk kez partisinin grup toplantısında konuşarak Demirtaş’ın tiyatro oyunu, Kanal İstanbul ve Libya ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Kendi sağlığı ile ilgili yapılan spekülasyonlara kızgınlığını dile getiren Bahçeli, “Dua okuyanlar bela okuyanlardan fazla olduğu sürece fırtınadan korkmayız, felaketten kaçmayız. Ülkücü doğduk, ülkücü yaşadık ve ülkücü öleceğiz.” diyerek başını öne eğdirecek karanlık ilişkileri olmadığını, yüzünü kızartacak bir açığı bulnmadığını söyledi.

    ‘Hafter ikna edilmiştir, tezkere düşman çatlatmıştır’

    Libya’da atılan adımları doğru bulduğunun altını çizen Bahçeli “Hafter ikna edilmiştir. İdlib’de tesis edilmiş ateşkes sevindirici olmakla birlikte henüz tam olgunlaşmış değildir. Türkiye atak bir dış politikayla sabırla her konuda konuşmuş sabrının meyvelerini toplamıştır.” dedi ve Lİbya anlaşmasına karşı çıkan CHP’ye ve Kılıçdaroğlu’na şu sözlerle yüklendi:

    “Libya bizim için tarih, coğrafya ve gelecek konusudur. Libya mutabakatı ile yeni bir jeostratejik denge ortaya çıkmıştır. Libya’ya asker gönderilmesini esas alan tezkere düşmanları çatlatmıştır. Kılıçdaroğlu biliyorsa söylesin Orta Doğu olmadan Libya’daki kanamayı dindirmeden Anadolu’da nasıl tutunacağız? Emri kimden alıyorlar? CHP kimin tarafındadır? Doğu Akdeniz’deki varlığımızdan Hafter, Sisi, Yunanistan rahatsız, Suudi Arabistan veliahtları rahatsız şu tuhaf işe bakın ki Kılıçdaroğlu da rahatsız. İP (İYİ Parti) desen CHP’ye dolanmış, HDP’ye ve çıkar gruplarına dayanmıştır. “

    “Terörist Demirtaş’ın sözde tiyatrosunun çadırını Kandil’e kurun”

    HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın yazdığı tiyatro ve onu izleyenlere de seslenen Bahçeli sert konuştu:

    “Terörist Demirtaş’ın Devran isimli sözde kitabından tiyatro çıkarıp buna övgü çıkaranlar bu milletin ruh köküne yabancı olanlardır. CHP’ye diyorum ki çadır tiyatronuzu ya Kandil’de kurun ya da Pensilvanya’ya açın. Müslüman mahallesinde salyangoz satmayın, sattırmayız, müsaade etmeyiz. Diyeceklerim Kılıçdaroğlu’nun kulağına küpe olsun. Aksi takdirde millet bu siyaset ucubesini affetmeyecek ilk sandıkta bedelini ödetecektir.”

    CHP ilk boğaz köprüsüne de karşı çıkmıştı

    Kanal İstanbul’a ilişkin de konuşan Bahçeli şöyle devam etti:

    “Merhum Demirel İstanbul’a ilk köprüyü diktiğinde CHP mutlu azınlığın ve zenginlerin geçeceğini savunmuştu. Kanal İstanbul’da da aynı CHP yaptırmam diyor. Bu CHP’de hayır yoktur, bu İP’te de umut yoktur. Bu HDP’nin patenti ve paleti Kandil’dir. Tarih sebep oldukları felaketlere şahittir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Siyasi cinayet tartışması: Bahçeli’den Kılıçdaroğlu’na ‘korku edebiyatını bırak’ mesajı

    Siyasi cinayet tartışması: Bahçeli’den Kılıçdaroğlu’na ‘korku edebiyatını bırak’ mesajı


    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘siyasi cinayet kaygısı’ taşıdığını söylemesinin ardından başlayan tartışma devam ediyor. MHP lideri Devlet Bahçeli, “Korku edebiyatını bırak, siyasi cinayet işlenebilir mesajlarını geç. Bir şey bilip de söylemiyorsan adam değilsin” diyerek Kılıçdaroğlu’na cevap verdi.

    TBMM Grup toplantısında konuşan MHP Lideri Bahçeli, altı parti tarafından yapılan ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ toplantılarını eleştirdi. “Zillet ittifakını oluşturan partiler gün aşırı birbirlerini ziyaret ediyorlar” diyen Bahçeli, “Bunlar ayrıca güçlendirilmiş parlamenter sistem toplantıları için 3. defa Meclis’te bir araya gelmişlerdir. HDP’yi masa altında tutarak sözde bir uzlaşmaya vardıklarını açıklamışlardır. Uzlaşma, doğru hedefler üstünde olur.” ifadelerini kullandı.

    CHP lideri Kılıçdaroğlu’na yönelik beş soru sıralayan Bahçeli şöyle konuştu:

    Soru 1: Anayasadan Atatürk’ü çıkarmayı düşünüyor musunuz? Soru 2: Anayasaya hakim olan Türk ismini tasfiye etmeyi planlıyor musunuz? Soru 3: Türk vatandaşlığı kavramı yerine anayasal yurtseverlik, Türkiye yerine ülke, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yerine Türkiye Cumhuriyeti insanı kavramlarının getirilmesini amaçlıyor musunuz? Soru 4: Demokratik muhalefet diyerek TİP’e, HDP’ye kucak açıyor musunuz? Soru 5: Terörist Demirtaş’ı hala savunuyor, ona elçiler yolluyor musunuz?

    Siyasi cinayet iddialarını da değerlendiren Bahçeli, CHP liderine seslenerek “Yüreğin yetiyorsa konuş ve sorularıma cevap ver. Korku edebiyatını bırak, siyasi cinayet işlenebilir mesajlarını geç. Bir şey bilip de söylemiyorsan adam değilsin” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bahçeli’nin ‘yarı çıplak soytarı’ dediği dansçı Azazi’den yanıt

    Bahçeli’nin ‘yarı çıplak soytarı’ dediği dansçı Azazi’den yanıt


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bahçeli: Anayasa Mahkemesi’nin Gergerlioğlu kararı terörizme örtülü destektir

    Bahçeli: Anayasa Mahkemesi’nin Gergerlioğlu kararı terörizme örtülü destektir


    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Anayasa Mahkemesinin, HDP’li Gergerlioğlu hakkında vermiş olduğu hak ihlali kararı, milletin hakkına riayet ve hürmet değil, terörizme örtülü destektir” dedi.

    Bahçeli, sosyal medya hesabı Twitter’dan HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun yeniden milletvekilliği vasfını kazanmasıyla ilgili kararın TBMM Genel Kurulunda okunmasına ilişkin açıklama yaptı.

    Anayasa’nın 14’üncü maddesine göre, Anayasa’da yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirinin, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamayacağını anımsatan Bahçeli şöyle devam etti:

    “Hakkın kötüye kullanımı haksızlıktır, bu haksızlığı aklamak, temize çıkarmak adalet ilkelerine kastetmek, hukukun evrensel kaidelerine kara çalmaktır. Bunun yanında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 17’nci maddesini açın bakın, görüp göreceğiniz de aynısıyla budur. Hak, insanın ve insanlığın onurudur. Bu onurun çiğnenmesi, bu onura gölge düşürülmesi aynı zamanda insana yapılabilecek en vahim kötülüktür. Hak ile haksızlık yer değiştirilirse, yani haklı olana haksız, haksız olana da haklı muamelesi yapılırsa dünyanın temelleri sarsılır. Özellikle ve altını çizerek ifade etmeliyim ki terör örgütü propagandası yapmanın hakkı olamaz, haklı yanından bahsedilemez. İnsanın malına, canına, varlığına husumet duyan terör örgütlerini düşünce planında bile olsa savunmaya kalkışmak, işlenmiş suçlara taammüden iştiraktir”.

    Tüm yargı kurumlarının görevinin, hakkı ve hukuku her makam ve mevki karşısında korumak, hiçbir dayatma ve telkine aldırmadan millet nam ve hesabına güvence altında tutmak olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Bölücünün hakkı olmaz, teröristin hakkı olmaz, ihanetin hakkı olamaz. Lafım Anayasa Mahkemesinedir. Hak, çok geniş cepheli bir değerdir. Bu değerin yalnızca bir tarafını görmek hiçbir şeyi görmemektir. Anayasa Mahkemesinin, HDP’li Gergerlioğlu hakkında vermiş olduğu hak ihlali kararı, milletin hakkına riayet ve hürmet değil, terörizme örtülü destektir” ifadesini kullandı.

    “Tam bir haksızlık vücut bulmuştur”

    Mahkumiyet kararının 17 Mart’ta TBMM’de okunmasıyla milletvekilliğinin düşen Gergerlioğlu’nun 2 Nisan’da Sincan 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna konulduğunu hatırlatan Bahçeli şöyle devam etti:

    “Çok geçmeden devreye giren Anayasa Mahkemesi, bu bölücünün ‘seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkıyla ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine, üstelik de bu şaibeli şahsa 30 bin lira manevi tazminat ödenmesine’ hükmetmiştir. Yani tam bir haksızlık vücut bulmuştur.”

    Anayasa Mahkemesi ile ilgili görüşlerinin değişmediğini belirten Devlet Bahçeli şunları kaydetti:

    “Bu mahkemenin yeni ve sivil nitelikli bir anayasa yazımıyla yeni baştan yapılandırılması, millet vicdanının yegane arzu ve beklentisidir. Bu kervan böyle gitmez, bu devran bu şekilde süremez. Anayasa Mahkemesi, büyük Kürdistan’ı hak olarak görüyor mu? PKK’lı teröristler toplanıp müracaat etseler onları da hak ihlali şemsiyesi altına alacak mı? O halde, Karma Komisyon’da bekletilen dokunulmazlık dosyalarını görüşmeye ve karara bağlamaya ne gerek var?

    HDP’li Gergerlioğlu, hakkındaki kararın bugün TBMM’de okunmasıyla tekrar milletvekilliğine dönmüş, Genel Kuruldaki sırasına oturmuştur. Ama yok sayılan hak ve hukuk olmuştur. Hakikaten derin ızdırap verici bir süreç maşeri vicdanı kanatmıştır. Sebep olanlar utanmalıdır. Cezaevinden çıkar çıkmaz ‘Nerede kalmıştık’ diye soran Gergerlioğlu’nu heyecanla alkışlayanlar PKK’lı ve FETÖ’cü alçaklardı. Kaldığı yer melanetin yeriydi, rezaletin iniydi, karanlığın meskeniydi. Artık oradan devam etmesinin önü de Anayasa Mahkemesi tarafından açılmıştır.

    Açılan bir şey zamanı geldiğinde kapatılır. Bu hesap da elbet bir gün muhataplarına sorulur. Hak zayi olmaz, heba olmaz, gecikse bile hakkın teslimi eninde sonunda tarafını ve yerini bulur. Anayasa Mahkemesi Başkanı’na tavsiyem, bu sözlerimi aklından çıkarmamasıdır.”

    Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar.

  • Bahçeli’nin danışmanı Yıldıray Çiçek, Nur Sürer ile Ercan Kesal’ı hedef gösterdi

    Bahçeli’nin danışmanı Yıldıray Çiçek, Nur Sürer ile Ercan Kesal’ı hedef gösterdi


  • Bahçeli: Bozkurt işareti yapan bir cani üzerinden kimse MHP’yi suçlayamaz

    Bahçeli: Bozkurt işareti yapan bir cani üzerinden kimse MHP’yi suçlayamaz


    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İzmir HDP il binasına düzenlenen ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyla ilgili olarak, “Milliyetçi Hareket Partisi’nin şerefli mücadelesi; hukuk, demokrasi ve siyasi ilkeleriyle sınırlıdır. Bunun dışında hiçbir alan, saha ve zeminde davamızın ve dava arkadaşlarımızın anılması, bulunması, herhangi bir çatışmanın faili olması ihtimalen bile olsa söz konusu değildir.” dedi.

    MHP lideri Bahçeli, saldırıyla ilgişli gözaltına alınan şüphelinin silahlı şekilde bozkurt işareti yapan fotoğraflarının da araştırılmasını istedi. Bahçeli, “Hasbelkader veya planlı bir senaryonun çerçevesinde bozkurt işareti yaparak sosyal medyadan yayımlayan bir cani üzerinden Milliyetçi Hareket Partisi’ni suçlamaya, töhmet altında bırakmaya, hatta yargısız infaz etmeye hiç kimsenin harcı olmadığı gibi hakkı da, haddi de yoktur.” ifadelerini kullandı.

    Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada şu şekilde:

    Toplumsal huzur ve iç barış ortamımızı sabote etmek isteyen karanlık emeller bu defa İzmir’de sahneye çıkmıştır. Türkiye’nin karışmasını; etnik, ideolojik ve siyasi fay hatlarının kırılarak fitne depremlerinin oluşmasını hedefleyen iç ve dış provokasyonlar devreye alınmıştır.

    Suçluların menfur eliyle, sokakların melun izbeliğinde hıyanet ve husumet arayışına çıkan mihraklar bugün İzmir’de ateşle oynamaya kalkışmışlardır. Bu haliyle HDP’nin İzmir il binasına yapılan saldırı kanlı bir prova, toplumun sinir uçlarını test eden kalleş bir tertiptir.

    Bu vahim olayın içyüzü mutlaka deşifre edilmeli, önü ve arkası aydınlatılmalıdır. HDP’li yöneticilerin, Halk Tv’nin program akışını planlayan ve tahrikleri canlı tutan kişilerin sahip oldukları bilgi, belge ve bulguları derhal adli ve emniyet birimlerine ulaştırmaları şarttır.

    Saldırı gerçekleştikten hemen sonra, elinde tuttuğu silahı ve bozkurt işaretiyle fotoğrafları servis edilen saldırganın kararlılıkla üstüne gidilmeli, bağ ve bağlantıları, irtibat ve ilişki ağları hiçbir tavsamaya meydan vermeden araştırılmalı ve açığa çıkarılmalıdır

    Bundan sonraki soruşturma ve kovuşturma safhalarının her aşamasına özel izin alarak katılmalarını beklediğimiz HDP’li ve CHP’li yöneticiler, konuyu istismar eden gazeteci ve televizyoncular ne biliyorlarsa anlatmalı ve gerçeğin ortaya çıkışına sonuna kadar hizmet etmelidir.

    Hasbelkader veya planlı bir senaryonun çerçevesinde bozkurt işareti yaparak sosyal medyadan yayımlayan bir cani üzerinden Milliyetçi Hareket Partisi’ni suçlamaya, töhmet altında bırakmaya, hatta yargısız infaz etmeye hiç kimsenin harcı olmadığı gibi hakkı da, haddi de yoktur.

    Katilin daha önceden çektirdiği fotoğraflarının birden bire nasıl tedavüle sokulduğu, buna kimlerin önayak olduğu, meselenin hangi odaklar vasıtasıyla Türk-Kürt ihtilafına taşınmak istendiği adaletin başlıca konusu olmalıdır.

    İnanıyorum ki, Kürt kökenli kardeşlerim oynanan oyuna ve kurulan tuzağa düşmeyeceklerdir.

    MHP’yi sokağa çekmeye çalışanlar, kavgayla ve kaotik hadiselerle muhataplık kurmasına çabalayanlar asla başarılı olamayacak Türkiye düşmanlarıdır. Bozkurt yapan ellerin temiz, kalplerin de vatan ve millet aşkıyla çarpması fikri ve siyasi namusumuzun gereğidir.

    Bugünkü hassas ortamda herkesin duyarlı ve düşünceli hareket etmesi özellikle temennimdir. Sağlık çalışanıyken istifaen ayrılmış kirli şahsı gerekçe gösterip Milliyetçi-Ülkücü Hareket’i ithama tevessül etmek milli birlik ve kardeşliğe tehlikeli şekilde tahammülsüzlüktür.

    Milliyetçi Hareket Partisi’nin şerefli mücadelesi; hukuk, demokrasi ve siyasi ilkeleriyle sınırlıdır. Bunun dışında hiçbir alan, saha ve zeminde davamızın ve dava arkadaşlarımızın anılması, bulunması, herhangi bir çatışmanın faili olması ihtimalen bile olsa söz konusu değildir.

    HDP binasına saldırı emri verenler, kapalı devre faaliyet içinde olanlar, alacakaranlık ortamdan nemalananlar, el ovuşturanlar, eylemin rotasını çizenler, kamçılanan toplumsal gerginliği kırılma noktasına kadar bükmeyi amaçlayanlar tespit, teşhir ve tecziye edilmelidir.

    Türkiye sokakta bulunmamıştır, sokak aralarında cirit atan casus ve hainlere teslim edilmeyecektir. Milliyetçi Hareket Partisi buna yeminlidir.

  • Bahçeli’den ‘Ermeni soykırımı’ tepkisi: Tehcir kararı bugün olsa yine uygulanmalı

    Bahçeli’den ‘Ermeni soykırımı’ tepkisi: Tehcir kararı bugün olsa yine uygulanmalı


    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘Ermeni Soykırımı’ ifadesini kullanan ABD Başkanı Joe Biden’a tepki göstererek “”Bize göre, ABD ile ilişkiler tarihi bir kavşaktadır. S-400’ü aktif hale getirmek, F-35 projesi için ödediğimiz paraları tahsil etmek bundan sonraki ilk işimiz olmalıdır” dedi.

    Ayrıca 1915 yılında alınan tehcir kararını savunan Bahçeli, “Bu karar doğrudur ve meşrudur, bugün olsa aynı şekilde uygulanmalıdır” ifadesini kullandı.

    Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada ABD Başkanı Biden’a sert tepki gösteren Bahçeli, “1915 tehcir kararına, devlet bürokrasinin en kilit noktasında görev alan, kucak açılan, kardeş görülen bir toplululuğun düşmanla işbirliği yapması sonucunda ihtiyat duyulmuştur. Bu karar doğrudur. Bu karar meşrudur bugün olsa yine aynısı sonuna kadar uygulanmalıdır” şeklinde konuştu.

    “Ermeni lobilerinin amacı açıktır. ABD’de de bu kirli amaca çanak tutmaktadır”

    Bahçeli ayrıca, “Ermeni çeteleri beşinci kol faaliyeti içine girerek Ağustos 1914 ile Mart 1916 arasında 124 bin Müslüman Türkü katletmiştir. İlerleyen yıllarda bilanço daha da ağırlaşmış Anadolu’da bir Ermeni melazimi yaşanmıştır. Ermeni lobilerinin amacı açıktır. ABD’de de bu kirli amaca çanak tutmaktadır. Sözde 3 T politikası olarak adlandırılan talepleri Türk ve Türkiye düşmanlarının ortak emelidir. Tehçir sırasında yaşanan ölümlerden dolaylı 1673 kişi divanı harbe verilmiş, 63 kişi idam edilmiştir” ifadelerini kullandı.

    “Vurun tokadı gitsin bunların alayı”

    MHP Genel Başkanı ayrıca, “Meclis’te grubu bulunan, bu milletin ekmeğini yiyip suyunu içen, devletin hazinesinden geçinip saltanat süren HDP isimli örgütün, PKK’nın uzantısı olmasının yanında ASALA’ya da uyduluk yaptığını cümle alemin gördüğünü” ifade eden Bahçeli, HDP Merkez Yürütme Kurulu’nun, 24 Nisan’daki açıklamasında “sözde Ermeni soykırımının bu topraklarda yaşandığını, adaletin de bu topraklarda sağlanması gerektiğini şerefsizce iddia ettiğini” dile getirdi.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şunları kaydetti:

    “Bu hainler korosu, Türkiye’nin Ermeni soykırımı utancıyla yüzleşmesini istemiştir. Kürt kökenli kardeşlerim artık gözünü açsın, artık kararını versin; bölücü terör partisi HDP’nin kökü de kimliği de Ermeni’dir. Anadolu’nun Hristiyanlardan arındırıldığını söyleyecek kadar Türk ve İslam düşmanı olan bu soysuzlarla aynı havayı teneffüs etmek bile günahtır. Hala ‘demokrasi’ diyerek HDP’ye destek çıkacak var mıdır? ‘Şu kadar oy aldı, bu kadar milletvekiline sahip’ diyecek bir köksüz ortaya çıkacak mıdır? Bu şer yuvası, bu ASALA temsilcisi, bu terör acentesi hala faaliyetlerine pişkince devam edebilecek midir?”

    Kılıçdaroğlu’nu eleştiri

    Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da “Özellikle Kılıçdaroğlu’na soruyorum; seni korkutan nedir? Seni sindiren nedir? Seni soykırım suçlamasına karşı sessizliğe gömen hangi açıklarındır? Hiç mi utanmıyorsun? Hiç mi Allah’tan korkmuyorsun? Bu CHP’yi ne hallere düşürdün? Kendini nasıl pazarladın? Kimden hangi sözleri aldın? HDP’yle ittifak kuranlar bizim gözümüzde tarihi yanlışın içindedir. Tarihle değil zilletle yüzleşmenin vakti gelmiştir” sözleriyle eleştirdi.

  • MHP lideri Bahçeli, Ahmet Şık’ı hedef aldı: Yeri Meclis değil demir parmaklıklardır

    MHP lideri Bahçeli, Ahmet Şık’ı hedef aldı: Yeri Meclis değil demir parmaklıklardır


    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hakkında soruşturma başlatılan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Ahmet Şık’ı hedef alarak, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti katil olsaydı bugün bulunduğun yer Türkiye Büyük Millet Meclisi değil mezarlık olurdu” dedi.

    Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Şık’ın “Bu devlet katil, bu devleti yıkmamız gerekiyor” sözlerini sert şekilde eleştirdi.

    Bahçeli, “TİP’li bir milletvekilinin ‘Bu devlet katil bu devleti yıkmamız gerekiyor’ iftiraları karşısında ne yapacağız. Bu hainin dokunulmazlığını kaldırıp adalete teslim etmeyecek miyiz? Düşünebiliyor musunuz böyle bir alçak TBMM’de bizimle aynı havayı teneffüs ediyor. Devlete katıl diyen bu soysuz devletin her imkanından istifade ediyor, Hazinesi’nden maaşını alıyor. HDP’lilerin fütursuzluğundan cesaret alan bu suçlu bilmelidir ki TC devleti katil olsaydı bugün bulunduğun yer TBMM değil mezarlık olurdu. Bunlara musaba gösteremeyiz bu aşağılık tiplere tahammül edemeyiz.” diye konuştu.

    HDP’nin kapatılması talebi

    MHP liderinin hedefinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) de vardı. Bahçeli HDP’nin kapatılması talebine ilişkin şunları söyledi:

    “HDP’nin kapatılma süreci ile bölücü milletvekillerinin dokunulmazlık dosyalarının görüşülmesi savsamaktadır. Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Anayasa Mahkemesi tarafından iade edilen, HDP’nin kapatılmasını esas alan iddianamenin eksikliklerini gidererek beklenen davayı dün tekrar açmıştır.”

    “HDP’nin eylemleri devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne ve insan haklarına aykırı bulunmuştur. Bu partinin hemen hemen tüm organları, üyeleri ve teşkilatları vasıtasıyla suç işlediği, işlenmesini tahrik ve teşvik ettiği somut delillerle belirtilmiştir.”

    “Bundan sonra bütün gözler AYM’ye çevrilecektir. Bu mahkemenin iddianameyi ikinci kez iade seçeceği kalmamıştır… Bu karanlık sayfa bir daha açılmamak üzere kapatılmalıdır”.

    Ahmet Şık ne demişti?

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Ahmet Şık hakkında katıldığı iki ayrı programdaki ifadeleri nedeniyle soruşturma başlattı.

    Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Şık’ın katıldığı bir yayında “Bu devlet katil, bu devleti yıkmamız gerekiyor, evet Türkiye Cumhuriyeti devleti bir katil devlettir.” ifadelerini kullandığı belirtilmişti.

  • MHP lideri Bahçeli: Atatürk’e tahammülsüzlük, Türkiye Cumhuriyeti’ne tahammülsüzlüktür

    MHP lideri Bahçeli: Atatürk’e tahammülsüzlük, Türkiye Cumhuriyeti’ne tahammülsüzlüktür


    Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Atatürk’e tahammülsüzlüğün Türkiye Cumhuriyeti’ne tahammülsüzlük olduğunu söyledi.

    Bahçeli, Mustafa Kemal Atatürk’e atfen “zalim ve kafir” diyen imam Mustafa Demirkan’a sert sözlerle yüklendi.

    “Atatürk bizim börkümüzdür, birliğimizdir, simgemizdir, ona laf yoktur. Baş giderse, börk gider. Börk giderse il gider, iffet gider. Allah muhafaza bir daha da geri gelmez. Gazi Mustafa Kemal’e tahammülsüzlük, lafı cimi yok Türkiye Cumhuriyeti’ne tahammülsüzlüktür” diye Bahçeli “Atatürk’e dil uzatanlar daha iyi müslüman olduklarını mı sanıyorlar? Türk milletinin ruhunu okşadıklarını mı düşünüyorlar? Gizli FETÖ’cü olup olmadıkları mutlaka incelenmelidir” dedi.

    Bahçeli sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: “Bugün varsak bunun şeref payesi aziz Atatürk’ündür. Keskin ön yargılar ile Atatürk düşmanlığı yapmak millete değil, ihanete hizmettir. Ayasofya Camii açılmışken, Taksim Camii’nin manevi hayatımıza kazandırılması, Müslümanlar ile buluşturulması sağlanmışken nükseden Atatürk alerjisinin esas gerekçesini nasıl okumalıyız?”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Ayasofya’da gerçekleşen “Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi” programında Mustafa Kemal Atatürk için “zalim ve kafir” ifadelerini kullanan imam Mustafa Demirkan Ankara ve İzmir baroları’ndan suç duyurusunda bulunulmuş, CHP, İyi Parti’nin yanı sıra birçok hukukçu ve gazeteci tepki vermişti.

    Bahçeli’den Sedat Peker’in videolarına tepki

    Hakkında yakalama kararı bulunan Sedat Peker’in sosyal medyadan yayınladığı videoların ülke gündeminde ve siyaset dünyasında yarattığı etkiye değinen Bahçeli şu ifadeleri kullandı:

    “Siyasi mücadelenin bir ahlakı olmalıdır. Siyasi mücadele dürüstçe, mertçe, adam gibi yapılmalıdır. Tarihin her devrinde, amaca giden her yolu meşru ve mubah görenler tehlike saçan irtibat ve iş birliği içine girmekten kaçınmamışlardır. Çünkü fazilet ve ferasetleri kuru, fikir ve fiilleri kördür. İlkesizlerin bağımsız bir iradesi olamaz. İradesi esir düşenler için ülke ve ülkü diye bir meselenin esamisi okunamaz. Bu eyyamcı tipler gelene ağam gidene paşam diyecek kadar çıkarlarına düşkündür. Bunları kimler kafa kola almışsa, onlarla ahbap çavuş ilişkisine girerler”.