Etiket: Denizaltı

  • Denizaltı krizi: Avustralya ile AB arasındaki Serbest Ticaret Birliği müzakereleri ertelendi

    Denizaltı krizi: Avustralya ile AB arasındaki Serbest Ticaret Birliği müzakereleri ertelendi


    Avustralya’nın Fransa’nın büyük tepkisini çeken sürpriz denizaltı sözleşmesi iptalinin ardından, Kanberra ile Avrupa Birliği arasında uzun süredir planlanan Serbest Ticaret Birliği (FTA) görüşmelerinin ertelendiği açıklandı.

    Kanberra’da bulunan bir Avrupalı yetkilinin AFP’ye verdiği demeçte, “FTA, kasım ayına kadar bir aylığına ertelendi” diyerek geniş kapsamlı anlaşmanın geleceği konusunda şüpheleri artırdı.

    “Ulusal çıkarlar doğrultusunda hareket edildi”

    Görüşmeler için Avrupa’ya gitmesi planlanan Avustralya Ticaret Bakanı Dan Tehan ise bu karara çok fazla önem atfedilmemesi gerektiğinin altını çizdi ve “Fransa’nın denizaltı kararımıza tepkisini anlıyoruz, ancak nihayetinde her devlet kendi ulusal çıkarları doğrultusunda hareket etmeli. Avustralya’nın yaptığı da budur” dedi.

    Müzakerelerin 12. turunu görüşmek üzere önümüzdeki hafta AB Ticaret Komiseri Valdis Dombrovskis ile görüşmeyi planladığını belirten Ticaret Bakanı, “Müzakerelere hazırlanmaya ve hem Avustralya’nın hem de AB’nin çıkarına olacak bir serbest ticaret anlaşmasının imzalanması için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    AB, Avustralya’nın en büyük üçüncü ticaret ortağı konumunda bulunuyor.

    2020’de iki ekonomi arasındaki ticaret hacmi 36 milyar euro olurken bu rakam hizmet sektöründe 26 milyar euro olarak değerlendi.

    Müzakerelerin bir sonraki turu ticaret, hizmet, yatırım ve fikri mülkiyet hakları gibi konuları kapsayacaktı.

    Ne olmuştu?

    Geçen ay Avustralya, 12 Fransız denizaltısı satın alımı konusunda milyarlarca dolarlık bir sözleşmeyi ‘beklenmedik şekilde’ iptal etti ve bunun yerine nükleer enerjiyle çalışan Amerikan üretimi gemileri alacağını açıkladı.

    Karar, Avrupa Birliği’nin en büyük üyelerinden Fransa ile büyük bir diplomatik krize yol açtı ve Brüksel de Kanberra ile ilişkileri askıya alma yolunda adımlar attı.

    Paris yönetimi Avustralya hükümetine artık “güveni kalmadığını” kamuoyuna açıklarken, Avustralyalı yetkilileri “yalan” söylemekle ve ticaret anlaşmasının devam edip edemeyeceğini “sorgulamakla” suçladı.

    Avrupa Parlamentosu Uluslararası Ticaret Komitesi Başkanı Bernd Lange da Avustralya’nın 90 milyar Avustralya doları (yaklaşık 66 milyar ABD doları) tutarındaki anlaşmayı sona erdirme kararının “Avrupa çıkarlarına karşı bir tür saldırı” olduğunu söylemişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macron ve Biden’ın görüşmesi sonrası Fransa’nın Washington Büyükelçisi görevine dönüyor

    Macron ve Biden’ın görüşmesi sonrası Fransa’nın Washington Büyükelçisi görevine dönüyor


    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden’ın yaptıkları telefon görüşmesi sonrası, Paris’in denizaltı anlaşması krizi sonrası istişareler için çağırdığı Washington Büyükelçisi gelecek hafta görevinin başına dönecek.

    Elysee Sarayı ve Beyaz Saray’dan yapılan ortak açıklamada, iki ülke liderinin gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, “Avustralya’nın Fransa ile imzaladığı denizaltı anlaşmasını iptal ederek ABD ve İngiltere ile ortaklık kurmasıyla yaşanan krizin ardından güveni garanti eden şartları oluşturmak ve ortak hedeflere ulaşmak için somut önlemler önermeyi amaçlayan derin istişare sürecini başlatmaya karar verildiği” bildirildi.

    Fransa ve ABD’den yapılan ortak yazılı açıklamada ayrıca, Biden’ın talebi üzerine, ikilinin denizaltı projesine ilişkin yapılan açıklamanın sonuçlarını ele almak üzere telefonda görüştüğü belirtildi.

    “Macron ve Biden, müttefiklerin arasında Fransa’nın ve Avrupalı ortakların stratejik çıkarlarına ilişkin meselelerde yapılan açık istişarelerin bu durumu önleyebileceği hususunda mutabık kaldılar.” ifadesi kullanılan açıklamada, Biden’ın bu konudaki kararlığını dile getirdiği belirtildi.

    Açıklamada, “İki devlet başkanı, güveni garanti eden şartları oluşturmak ve ortak hedeflere ulaşmak için somut önlemler önermeyi amaçlayan derin istişare sürecini başlatmaya karar verdi.” ifadesine yer verildi.

    Fransa’nın Washington Büyükelçisi geri dönecek

    Macron ve Biden’ın anlaşma noktalarına ulaşmak ve bu sürecin dinamik şekilde devamlılığını sağlamak için ekim sonunda Avrupa’da bir araya geleceği aktarılırken, Macron’un bu bağlamda Fransa’nın Washington Büyükelçisi’nin gelecek hafta ABD’deki görevine dönmesine karar verdiği kaydedildi.

    Açıklamada, ABD’nin, Fransa’nın ve Avrupa Birliği’nin Hint-Pasifik bölgesindeki angajmanının stratejik önem taşıdığını teyit ettiği belirtildi.

    ABD’nin transatlantik ile küresel güvenliğe olumlu katkıda bulunarak ve NATO’nun rolünü güçlendirerek “Avrupa’nın savunmasının” daha güçlü ve verimli olmasının gerekli olduğunu kabul ettiği ifade edilen açıklamada, ABD’nin terörle mücadele kapsamında Sahel bölgesinde Avrupa ülkelerinin yürüttüğü teröre karşı operasyonlara desteği güçlendirmeyi taahhüt ettiği kaydedildi.

    Avustralya, ABD ve İngiltere arasındaki AUKUS anlaşması

    Avustralya, ABD ve İngiltere tarafından 16 Eylül’de imzalan AUKUS anlaşmasının ardından, Avustralya’nın Fransız Naval Group’la vardığı 12 geleneksel dizel elektrikli denizaltı inşasını öngören 90 milyar Avustralya doları (66 milyar ABD doları) tutarındaki sözleşmenin iptal edildiği açıklanmıştı.

    Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, 16 Eylül’de “Gerçekten sırtımızdan vurulduk. Avustralya ile bir güven ilişkisi kurmuştuk ve bu güvene ihanet edildi.” açıklamasını yapmıştı.

    17 Eylül’de Macron’un talimatıyla Fransa’nın Canberra ve Washington Büyükelçilerini danışmak amacıyla acilen geri çağırma kararı aldıklarını açıklayan Le Drian, ABD’nin tutumunu “hayal kırıklığı” olarak nitelendirmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB, ABD ile yaşanan denizaltı krizinde Fransa’ya destek verdi

    AB, ABD ile yaşanan denizaltı krizinde Fransa’ya destek verdi


    Avrupa Birliği (AB), ABD ve Avustralya ile yaşadığı denizaltı ihalesi kriziyle ilgili olarak Fransa’ya destek vererek, Paris ile dayanışma içinde olduğunu duyurdu.

    Avustralya Başbakanı Scott Morrison, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda görüşme planı olmadığını söylerken, Fransa Dışişleri Bakanı Le Drian ABD’nin tutumunu “hayal kırıklığı” olarak nitelendirerek, “Asıl konu müttefiklerin arasında güvenin kırılmasıdır.” dedi.

    Avustralya’nın ulusal çıkarları için yapması gerekeni yaptığını savunan Morrison, “Avustralya’nın yaptığı, bölgenin barış ve istikrarına katkıda bulunmaktır. Tüm ülkeler kendi çıkarları doğrultusunda kararlar almak zorundadır.” ifadelerini kullandı.

    AB’den Fransa’ya destek ve dayanışma mesajı

    AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ve Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, yaptıkları ayrı açıklamalarda Fransa’nın yanında oldukları mesajını verdi.

    Borrell, Avustralya Dışişleri Bakanı Marise Payne’e, Avustralya’nın Fransa ile denizaltı anlaşmasını iptal ederek ABD ve İngiltere ile kurduğu ortaklıkta, Avrupa ülkelerinin bulunmamasından duyduğu üzüntüyü iletti.

    AB Dış İlişkiler Servisinden yapılan açıklamaya göre, Borrell ile Payne BM Genel Kurulu için bulundukları New York’ta bir araya gelerek, Avustralya’nın Fransa ile 66 milyar dolar tutarındaki denizaltı alım sözleşmesini iptal etmesini, ardından İngiltere ve ABD ile “AUKUS” adı verilen güvenlik ortaklığı kurmasını görüştü.

    Bu çerçevede AB-Avustralya ilişkilerinin de ele alındığı görüşmede Borrell, gelişmeler öncesinde kendileriyle konunun istişare edilmemesi hakkında muhatabından bilgi istedi.

    Borrell ayrıca, yeni oluşumda Pasifik’te “güçlü mevcudiyeti bulunan” Avrupalı ortaklara yer verilmemesinden üzüntü duyduklarını bildirdi.

    Açıklamada, “Bölgenin istikrarı karşısındaki sınamalar, benzer düşünen ortaklar arasında daha fazla iş birliği ve koordinasyon gerektirmektedir. Yüksek Temsilci Borrell, AB’nin bunu yansıtacağını ve konuyu hem kendi içinde hem de AB üyesi ülkelerle görüşeceği konusunda bilgi vermiştir.” ifadesi yer aldı.

    Avrupa Konseyi: ABD nereye geri döndü?

    Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, ABD, İngiltere ve Avustralya arasında imzalanan denizaltı anlaşmasının ardından ABD’yi sadakatsizlikle suçlayarak, “Joe Biden yönetimi, ‘Amerika geri döndü’ diyerek tarihi bir mesaj vermişti ama şu an bunu sorguluyoruz. Amerika geri döndü ne demek, ABD Amerika’ya mı başka bir yere mi döndü bilmiyoruz.” dedi.

    Michel, “Müttefikler için temel ilke şeffaflık ve güvendir ve bunlar bir arada olur. Peki biz ne görüyoruz? Net bir şekilde şeffaflık ve sadakat eksikliği gözlemliyoruz.” dedi.

    Denizaltı krizi nasıl ortaya çıktı ?

    Fransa, Avustralya’nın denizaltı anlaşmasını iptal etmesine sert tepki göstermiş, Avustralya ve ABD’deki büyükelçilerini Paris’e çağırmıştı.

    Fransa hükümeti ayrıca AB ile Avustralya arasında görüşmeleri süren ticaret anlaşmasını engelleyeceğinin sinyalini vermişti.

    Avustralya, ABD ve İngiltere arasındaki AUKUS anlaşması nedir?

    Avustralya, ABD ve İngiltere tarafından 16 Eylül’de imzalan AUKUS anlaşmasının ardından, Avustralya’nın Fransız Naval Group’la vardığı 12 geleneksel dizel elektrikli denizaltı inşasını öngören 90 milyar Avustralya doları (66 milyar ABD doları) tutarındaki sözleşmenin iptal edildiği açıklanmıştı.

    Anlaşmanın iptalini “ihanet” olarak değerlendiren Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ise “Sırtımızdan vurulduk.” ifadelerini kullanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macron, ‘denizaltı kriziyle’ ilgili Biden ile telefonda görüşecek, Washington’dan açıklama isteyecek

    Macron, ‘denizaltı kriziyle’ ilgili Biden ile telefonda görüşecek, Washington’dan açıklama isteyecek


    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “denizaltı anlaşması kriziyle” ilgili olarak ABD Başkanı Joe Biden ile birkaç gün içinde telefonda görüşecek ve Washington’dan açıklama talep edecek.

    Avustralya’nın Fransa ile imzaladığı denizaltı projesini iptal ederek, ABD ile anlaşmasının ardından üç ülkenin arasını bozan krizle ilgili basının sorularını yanıtlayan Hükümet Sözcüsü Gabriel Attal, “Başkan Biden, Cumhurbaşkanı Macron ile telefonda görüşmek istediğini bildirdi. Birkaç gün içinde Başkan Biden ve Cumhurbaşkanı Macron arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşecek.” dedi.

    Attal, Fransa’nın denizaltı siparişinin iptal edilmesiyle ilgili açıklama isteyeceğini aktardı.

    Fransız Sözcü Attal, ihale sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin ve özellikle Fransa’ya ödenmesi gereken tazminatın görüşülmesinin gerektiğini söyledi.

    Avustralya: Fransa’ya karşı açık ve dürüst davrandık

    Bu arada Avustralya Savunma Bakanı Peter Dutton, Fransa ile yaptıkları denizaltı sözleşmesinin iptali konusunda, hükümetin bu ülkeye karşı ‘‘açık ve dürüst” davrandığını iddia etti.

    Bakan Dutton, ülkesinin Fransız Naval Grubu ile 2016 yılında yapılan 66 milyar ABD dolarlı değerindeki geleneksel denizaltı filosu inşa etme projesini sona erdirmelerine, Fransa’nın verdiği tepkiyle ilgili Avustralya Sky News’e açıklama yaptı.

    Fransızların neden üzgün olduğunu anladığını ancak Avustralya’nın aldığı iptal kararının, Fransa için sürpriz olmaması gerektiğini vurgulayan Dutton, anlaşmayla ilgili ‘‘Baştan beri açık ve dürüst olduk.’’ dedi.

    Dutton, “Bir inceleme yaptık zira birkaç yıldır sözleşme konusunda endişeliydik. İnceleme, bize çok açık bir şekilde nükleer enerjili denizaltının Avustralya’yı güvende tutmak için en iyi seçenek olduğunu gösterdi, aldığımız karar da bu.” diye konuştu.

    Fransa, ABD ve Avustralya’nın arasını açan kriz nasıl başladı ?

    Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Avustralya’nın anlaşmayla ilgili iptal planlarını Paris’e, Avustralya Başbakanı Scott Morrison’un, 16 Eylül’de ABD Başkanı Joe Biden ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile sanal ortamda açıklama yapmasından bir saat önce aktardığını söylemişti.

    Anlaşmanın iptalini “ihanet” olarak değerlendiren ve “sırtımızdan vurulduk” diyen Le Drian, France 2’ye yaptığı açıklamada “Gerçek bir ittifakta birbirinizle konuşursunuz, bir şeyleri saklamazsınız, karşı tarafa saygı duyarsınız ve bu yüzden bu, gerçek bir krizdir.” ifadelerini kullanmıştı.

    Avustralya’nın, ABD ve İngiliz teknolojisiyle en az sekiz nükleer enerjili denizaltı inşa etme planını açıklayarak Fransız Naval Grubu ile 2016’da yaptığı 90 milyar Avustralya doları (yaklaşık 66 milyar ABD doları) tutarındaki geleneksel denizaltı filosu inşasından vazgeçmesine sert tepki veren Fransa, Washington ve Canberra büyükelçilerini istişarede bulunmak üzere geri çağırmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Batı blokunda denizaltı krizi: Fransa, Washington ve Canberra büyükelçilerini geri çağırdı

    Batı blokunda denizaltı krizi: Fransa, Washington ve Canberra büyükelçilerini geri çağırdı


    Fransa, Avustralya’nın kendisiyle denizaltı projesini iptal ederek ABD ile anlaşmasının ardından Washington ve Canberra büyükelçilerini geri çağırdı.

    Dışişleri Bakanlığı Jean-Yves Le Drian tarafından yapılan basın açıklamasında, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un talimatıyla Fransa’nın Washington ve Canberra büyükelçilerini danışmak amacıyla acilen geri çağırma kararı aldıkları belirtildi.

    Bu istisnai kararın 15 Eylül’de Avustralya ve ABD tarafından yapılan açıklamaların ciddiyetinden kaynaklandığı vurgulanan açıklamada, “Avustralya’nın Fransa ile 2016’dan bu yana sürdürdüğü okyanus sınıfı denizaltı projesinin terk edilmesi ve ABD ile nükleer enerjili denizaltılara dair iş birliğini hedefleyen yeni bir ortaklık kurulduğu duyurusu, müttefik ve ortaklar arasında kabul edilemez bir tutumdur. Bunun sonuçları ittifaklarımıza, ortaklıklarımıza ve Hint-Pasifik bölgesinin Avrupa için önemine dair anlayışımızı etkileyecektir.” ifadelerine yer verildi.

    Adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir Fransız diplomat ise, AP’ye yaptığı açıklamada, durumun “kriz” aşamasında olduğunu aktardı.

    Aynı diplomat, “Paris için bu durum Avrupa ile ABD arasındaki Hint-Pasifik stratejisiyle ilgili ilişkinin doğasına yönelik stratejik bir sorun” ifadesini kullandı.

    Avustralya’nın tercihini ABD’den yana koyarak Fransa ile yapılan denizaltı projesini iptal etmesini değerlendiren Fransa Dışişleri Bakanı Le Drian, perşembe günü yaptığı açıklamada, “Tamamen anlayışsız. Gerçekten de sırtımızdan bıçaklandık. Avustralya ile bir güven ilişkisi kurmuştuk ve bu güvene ihanet edildi. Bu, müttefikler arasında yapılmaz.” şeklinde tepkisini dile getirmişti.

    ABD Başkanı Joe Biden, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve Avustralya Başbakanı Scott Morrison ile 16 Eylül’de düzenlediği çevrim içi basın toplantısında, AUKUS adı altında yeni bir güvenlik iş birliği kurulduğunu ve bu kapsamda ABD ve İngiltere’nin Avustralya ile nükleer enerjili denizaltı teknolojisini paylaşacağını duyurmuştu.

    AUKUS anlaşmasının devreye girmesiyle Avustralya, 2015’ten beri Fransa ile yürüttüğü, maliyeti başlangıçta 43 milyar dolar olarak açıklanan, daha sonra 90 milyar dolara yükseltilen ve ülkede tartışmalara yol açan Taarruz Denizaltı Programı’nı durdurduğunu duyurmuştu.

    Bu duruma tepki gösteren Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ile Savunma Bakanı Florence Parly, Avustralya hükümetinin Fransa ile denizaltı programını durdurmasının ve ABD ile nükleer denizaltı inşa etme konusunda anlaşma kararının iş birliği ruhuna aykırı olduğunu açıklamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avustralya, Çin tehdidine karşı nükleer enerjili denizaltı yapımı için İngiltere ve ABD ile anlaştı

    Avustralya, Çin tehdidine karşı nükleer enerjili denizaltı yapımı için İngiltere ve ABD ile anlaştı


    ABD, İngiltere ve Avustralya liderleri, AUKUS adı altında yeni bir güvenlik iş birliği kurulduğunu ve bu kapsamda ABD ile İngiltere’nin Avustralya ile nükleer enerjili denizaltı teknolojisini paylaşacağını duyurdu.

    ABD Başkanı Joe Biden’ın Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısına İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve Avustralya Başbakanı Scott Morrison da katıldı.

    Söz konusu ülke liderleri ABD, İngiltere ve Avustralya arasında AUKUS adı altında yeni bir güvenlik iş birliği kurulduğunu duyurdu.

    Biden, basın toplantısında yaptığı konuşmada, Avustralya ve İngiltere ile ortaklıklarının uzun yıllara dayandığının altını çizerek 21. yüzyılda karşılaşılan zorluklarla da birlikte mücadele edeceklerini belirtti.

    ‘Şu anda bölünmemiz ya da birbirimizden ayrışmamız için mantıklı bir neden yok’

    Hint-Pasifik bölgesindeki mevcut durumun da bu 3 ülkenin iş birliği yapmasını gerektirdiğini vurgulayan Biden, “Şu anda bölünmemiz ya da birbirimizden ayrışmamız için mantıklı bir neden yok.” değerlendirmesinde bulundu.

    Biden, “AUKUS altında en kilit proje olarak, Avustralya’nın konvensiyonel silahlı nükleer enerjili denizaltı edinmesi için istişareleri başlatıyoruz. Burada nükleer silahlı denizaltından değil, nükleer reaktörlerle çalışan konvensiyonel silahlı denizaltılardan bahsediyoruz. Bu teknolojinin güvenli olduğu doğrulandı. ABD ve İngiltere on yıllardır bunu kullanıyor.” ifadesini kullandı.

    Gelecek 18 ay boyunca söz konusu istişarelerin süreceğine işaret eden Biden, bu istişarelerin yürütülmesi için ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’e talimat verdiğini ve Savunma Bakanlığının Enerji ve Dışişleri Bakanlıkları ile çalışacağını söyledi.

    Morrison: Nükleer silah peşinde değiliz

    Avustralya Başbakanı Scott Morrison, İngiltere ve ABD ile vardıkları AUKUS adlı yeni güvenlik anlaşması uyarınca nükleer enerjili denizaltı inşa etmelerinin, nükleer silah peşinde oldukları anlamına gelmeyeceğini söyledi.

    Morrison, ABD Başkanı Joe Biden ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile yaptıkları, nükleer enerjili denizaltı inşası da dahil olmak üzere savunma alanında ileri teknolojilerin paylaşılacağı özel güvenlik anlaşmasıyla ilgili açıklamada bulundu.

    Avustralya’nın en az sekiz nükleer enerjili denizaltı inşa edeceği belirtilen anlaşmanın, bölgenin güvenliğini sağlamaya yardımcı olacağını vurgulayan Morrison, “Bölgemizde on yıllardır sahip olduğumuz, nispeten iyi ortam geride kaldı. Şüphesiz yeni bir döneme girdik. Bu hepimizi etkiliyor. Hint-Pasifik’in geleceği, tüm geleceğimizi etkileyecek.” görüşünü paylaştı.

    Anlaşmanın, nükleer silahları değil, Avustralya’nın dizel-elektrik itme sistemli denizaltılarının modernizasyonunu kapsadığını aktaran Morrison, “Nükleer silahların yayılmasını önleme yükümlülüklerimizi yerine getirmeye devam edeceğiz. Avustralya, nükleer silah veya sivil nükleer kapasite oluşturma peşinde değil.” dedi.

    Ek destekler de öngörülüyor

    Anlaşma sonrası yapılan ortak açıklamada amaçlarının “mümkün olan en erken tarihte” Avustralya’nın bu imkanı kullanabilir hale gelmesi olduğu vurgulanan metinde, savunma anlaşmasının ayrıca siber alandaki kapasiteler, yapay zeka ve ek denizaltı kapasiteleri üzerine de odaklanacağı kaydedildi.

    Açıklamada, Hint-Pasifik, “çözülmemiş toprak anlaşmazlıkları, terör tehditleri ve organize suçlar dahil potansiyel parlama noktalarına sahip bir bölge” olarak tanımlandı.

    Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İngiltere Başbakanı Johnson, anlaşmanın, “doğal müttefik” olduğunu söylediği üç ülkeyi her zamankinden daha fazla birbirine yakınlaştıracağını belirterek, “Bu ortaklık, çıkarlarımızı savunmak ve haklarımızı korumak için giderek daha hayati hale gelecek.” dedi.

    Anlaşma Çin’e karşı yapıldı

    Bu ülkeler, anlaşmanın, Çin’in büyüyen bir askeri varlığa sahip olduğu Hint-Pasifik bölgesindeki çıkarlarını savunmak için hayati öneme sahip olduğunu düşünüyor.

    Çin’in artan etkisine karşı İngiltere’ye ait HMS Queen Elizabeth uçak gemisi, geçen hafta Hint-Pasifik bölgesine konuşlandırılmıştı.

    Çin’den tepki

    Çin’in Washington Büyükelçiliği üçlü anlaşmayı eleştirerek ABD, İngiltere ve Avustralya’nın diğer ülkelerin çıkarlarını hedef alan dışlayıcı bloklar kurmaması gerektiğini açıkladı.

    Büyükelçilik sözcüsü Liu Pengyu bu ülkelerin soğuk savaş mantalitesinden ve ideolojik ön yargılardan uzaklaşması gerektiğini söyledi.

    AUKUS anlaşmasına Fransız Naval Group’tan tepki geldi

    Anlaşmaya taraf olan üç ülkenin isimlerinin İngilizcedeki kısaltmasından oluşan “AUKUS” adlı yeni ortaklık anlaşması, aynı zamanda, Avustralya hükümetinin Fransız firmasıyla 2016 yılında imzaladığı ve 12 denizaltı yapılmasını öngören toplam 90 milyar dolarlık Fransız tasarımlı denizaltı projesinin sonunu da getiriyor.

    Avustralya’nın Adelaide kentinde yapılması planlanan projenin sona ermesine tepki gösteren Fransız Naval Group, yaptığı açıklamada, Avustralya hükümetinin projeyi rafa kaldırmasıyla hayal kırıklığına uğradıklarını dile getirdi.

    Açıklamada, “Beş yıl boyunca hem Fransa’daki hem de Avustralya’daki Naval Group ekipleri ve ortaklarımız ellerinden gelenin en iyisini yaptılar ve Naval Group tüm taahhütlerini yerine getirdi. Bu, Naval Group için büyük bir hayal kırıklığı.” ifadesi kullanıldı.

    Avustralya ile Fransız Naval Group arasında, denizaltı projesinde yaşanan aksaklılar nedeniyle, haziran ayından bu yana 90 milyar dolarlık projenin iptal edileceği tartışılıyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***