Etiket: değişim

  • Kılıçdaroğlu değişim için o tarihi işaret etti: Kamuoyunun benden beklediği değişimi yapacağım

    Kılıçdaroğlu değişim için o tarihi işaret etti: Kamuoyunun benden beklediği değişimi yapacağım

    Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin geleceğine dair açıklamalarda bulundu.

    Gazeteci İsmail Küçükkaya, Halk TV’deki programında Kılıçdaroğlu ile arasında geçen konuşmaları aktardı.

    ‘DEĞİŞİM YAPACAĞIM’

    CHP Lideri, Küçükkaya’nın “Değişim yapacak mısınız?” şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi:

    “Evet, değişim yapacağım. Kurultayın hemen arkasındaki Tüzük Kurultayı’na dikkat edin. Kamuoyunun benden beklediği değişimi yapacağım.”

    Ayrıca partisinin 4-5 Kasım tarihlerinde yapacağı kurultayda kendisi açısından bir sorun olmadığını belirtti.

    ‘BİRTAKIM HATALAR OLDU’

    Kemal Kılıçdaroğlu, 14-28 Mayıs tarihlerindeki seçimlerin sonuçları için yaptığı değerlendirmesinde, “Tabii ki birtakım hatalar oldu ama bu seçimde devlet imkanlarının nasıl kullanıldığı, neler yapıldığı, hangi oyunlara ve hilelere başvurulduğunu konuşmamız gerekir” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu’na ‘seçilseydim yanımda olacaklardı, şimdi karşımdalar’ yanıtı: 12 yılın sonunda başarı gelseydi yanında olacaktık

    Kılıçdaroğlu’na ‘seçilseydim yanımda olacaklardı, şimdi karşımdalar’ yanıtı: 12 yılın sonunda başarı gelseydi yanında olacaktık



    CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözlerine yanıt verdi.

    Sözcü’den İpek Özbey’in sorularını yanıtlayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Diğer partilere 39 milletvekili verme kararının yanlış olduğunu düşünmüyor musunuz” sorusuna “Seçilseydim yanımda olacaklardı evet, şimdi karşımdalar… Kimin haklı olup olmadığını toplumun vicdanına bırakmak lazım” demişti.

    Değişimcilerden Murat Emir, Kılıçdaroğlu’nun sözlerine şöyle yanıt verdi:

    “Sayın Genel Başkanımızın tespiti son derece yerinde. 12 yılın sonunda başarı gelseydi yanında olacaktık. Oysa bugün sadece Genel Başkan değişimi değil, kadrolarıyla, yönetim anlayışıyla , sosyal demokrat parti programıyla ve demokratik içtüzüğüyle kapsamlı bir değişim öneriyoruz. Yani konu asla kişisel değil. Bütün amacımız bir daha seçim kaybetmemek ve umutları söndürmemek.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu’ndan ekonomi ve değişim açıklamaları: “Bu bir fırsat”

    Kılıçdaroğlu’ndan ekonomi ve değişim açıklamaları: “Bu bir fırsat”



    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ekonomi ve değişim tartışmalarıyla ilgili T24 yazarı Murat Sabuncu’ya konuştu.

    Kılıçdaroğlu, enflasyonun yükselmesi ve borçların artmasının temel nedenlerinden birinin kötü yönetim olduğunu söyledi. Eylül ayında açıklanacak Orta Vadeli Program’ın bir fırsat olduğunu kaydeden CHP lideri, hükümetin ekonomideki faturayı sabit gelirlilere ve orta sınıfa kestiğini kaydetti.

    Parti içinde değişim tartışmalarına da değinen Kılıçdaroğlu, “İsteyen yarışa girer, hak eden yarışı kazanır. Bu kadar net. Şu anda da kongre sürecimiz en demokratik şekilde ilerliyor. Cumhuriyet Halk Partisi bu süreçten daha güçlü, daha dinamik biçimde çıkarak yerel seçime girecektir” ifadelerini kullandı.

    EKONOMİ YORUMU: BU ANORMAL ARTIŞIN GERİSİNDE İŞ BİLMEZLİK, LİYAKATSİZLİK VE KÖTÜ YÖNETİM VAR

    CHP lideri ekonominin seyriyle ilgili şu görüşlerini aktardı:

    “Üzülerek söylüyorum ki, bugünlerin geleceğini hepimiz biliyorduk. Seçimlerden önce de bu konuda defalarca uyarılarda bulunduk. Nitekim seçimden bu yana her şey daha kötüye gitti. Çünkü devlet yönetiminde liyakati yok ederseniz, devlet yönetimi ile parti yönetimini bir tutup, iç içe geçirirseniz sonuç felaket olur… Bugün o felaketi yaşıyoruz.

    Sadece ekonomide değil, dış politikadan tutun eğitime, sağlıktan tutun adalet dağıtan yargı dünyasına kadar Türkiye bir sorunlar yumağı ile karşı karşıya. Tek gerçek gündem ekonomi… Bakınız, Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre merkezi yönetim borç stoku 2023 yılı Temmuz ayı itibarıyla 5,8 trilyon TL düzeyinde. 2022’nin sonunda bu rakam 4 trilyon TL idi. Yani, sadece 7 ayda borç stoku 1,8 trilyon TL arttı.

    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtiğimizde (Temmuz 2018) borç stoku 1 trilyon TL idi. Ucube yönetim sistemiyle merkezi yönetimin borcu yaklaşık 6 kat arttı. Bu anormal artışın gerisinde iş bilmezlik, liyakatsizlik ve kötü yönetim var.”

    “DOLAR KURUNDAKİ HER 1 TL’LİK ARTIŞ, BORÇ STOKUNDA 145 MİLYAR TL ARTIŞA YOL AÇIYOR”

    Hesap uzmanı olan ve uzun yıllar bürokraside kritik görevler üstlenen Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin borç yönetiminde nasıl riskler görüyorsunuz?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

    “Kötü yönetim, öngörüsü olmayan, günlük yaşayan ve sağlıklı karar alamayan bir yönetim anlayışı Türkiye’yi bu noktaya taşıdı. Planı plan değil, bütçesi bütçe değil… Yüz yıllık devlet geleneği yerle bir edildi… Devletin saygın kurumları politika üretemez, karar alamaz noktaya getirildi. İçerde satacak mal kalmayınca borçlanmaya gidildi.

    Şu anda merkezi yönetim borcunun yüzde 67’si dövizle yapılan borçtan oluşuyor. 5,8 trilyonluk borcun 3,9 trilyonu dövizli borçlanmadan… Kur arttıkça borcumuz da olduğu yerde artıyor. Haydi, dışarıdan dolarla borçlandın diyelim, peki Türkiye’de kendi vatandaşından niçin dövizle borçlanma ihtiyacı duydun? Biz buna “ilk günah” demiştik, hatırlayın. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi parasına ve hükümetine güvenip Türk Lirası üzerinden borç vermiyor. Dolar kurundaki her 1 TL’lik artış, borç stokunda 145 milyar TL artışa yol açıyor. Anormal bir tablo… Bu yükü kim kaldıracak?

    Daha acı olanı ise, ihracatçılar; ‘Rekabet gücümüzü koruyabilmemiz için doların 33 – 35 TL olması gerek’ diyorlar… Dolar 35 TL olursa borç stoku 1 trilyon TL daha artacak! Diğer yandan merkezi yönetimin TL cinsinden borcunun 413 milyar TL’si TÜFE’ye endeksli. Enflasyon arttıkça devletin ödediği faiz de artacak. 2023 yılının ilk 7 ayında bütçeden yapılan faiz harcamaları 313 milyar TL oldu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yürürlük kazandığı 2018’in ilk 7 ayında faiz gideri yaklaşık 42 milyar TL idi. Aradan geçen beş yılda faiz giderlerindeki artış 7,5 kat!”

    “FATURAYI HEP SABİT GELİRLİLERE VE ORTA SINIFA KESİYORLAR”

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun Murat Sabuncu’nun sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

    – Merkez Bankası’nın beklenmedik 750 baz puanlık faiz artışı, üç ayda yüzde 8,5’ten yüzde 25’e gelen faizler. Yorumunuz nedir?

    Burada bir hatırlatma yaparak başlayayım… Çok değil, daha seçimlerden hemen önce, 21 Nisan 2023’te, Erdoğan ne diyordu?

    ‘Bu kardeşiniz iktidarda olduğu sürece faiz yükselemez. Faiz devamlı düşecektir.’

    Ne kadar güzel… Peki, ne oldu? Merkez Bankası ‘fiyat istikrarını’ sağlamak amacıyla faizi artırdı. Düne kadar faizi düşürürken, Kur’an’ı, ayetlerini, dini gerekçe gösteren, Erdoğan tükürdüğünü yaladı ve faiz artışına ‘Evet’ dedi…

    ‘Faiz sebep, enflasyon netice’ diyerek faizleri indirirken, özellikle sabit gelirlileri ve orta sınıfı görülmemiş bir enflasyon tsunamisiyle perişan etmişlerdi. Şimdi de “enflasyonla mücadele edeceğiz” diyerek faizi yükseltirken, yine sabit gelirlileri ve orta sınıfı, yükselen borçlanma maliyetleri ve artan işsizlikle perişan edecekler. Yani faturayı hep sabit gelirlilere ve orta sınıfa kesiyorlar. Daha acı olanı ise enflasyonu o kadar yüksek seviyelere sıçrattılar ki, yaptıkları olağanüstü faiz artışı bile yetmiyor. Merkez Bankası’nın 2023 yılsonu için beklediği enflasyon yüzde 58; 2024 yılsonu için beklediği enflasyon yüzde 33. Ama şu anda uyguladıkları faiz yüzde 25. Anlaşılan ilerleyen günlerde, Sayın Erdoğan daha çok tükürdüğünü yalayacak ve daha çok faiz artışları göreceğiz. Bunlar Yörük sırtından kurban kesmeye o kadar alışmışlar ki…

    “BAKALIM MİLLETİN SIRTINA DAHA NE KADAR YENİ VERGİ YÜKLEYECEKLER”

    – Krizden çıkış için görülen en kolay yol vergiler olarak belirlenmiş gibi…

    2023 için ek bütçe getirdiler. Getirdikleri ek bütçede milletin sırtına ilave 1 trilyon TL vergi yüklediler. Bunun üçte ikisi ise dolaylı vergilerden geliyor. Yani yük yine dar ve sabit gelirlinin sırtına… Saray hükümeti ise hiçbir şatafatından, lüksünden vazgeçmiyor. Eylül’ün başında 2024 bütçe süreci başlayacak. Bakalım milletin sırtına daha ne kadar yeni vergi yükleyecekler.

    “EYLÜL AYINDA AÇIKLAYACAĞINIZ ORTA VADELİ PROGRAM BİR FIRSATTIR”

    – Nasıl bir istikrar programı olmalı size göre?

    Bir istikrar programının başarısı üç koşulun bir arada sağlanmasına bağlıdır. İlki programın teknik tarafı sağlam olacak. Yani para, maliye ve makro ihtiyati politikalar birbiriyle tutarlı olacak. Hedefler makul olacak. Bu hedeflere ulaşmak için atılacak adımlar zamana bağlanacak. İkincisi bu programı uygulayabilecek ehliyetli kadroların olacak. Üçüncüsü ve en önemlisi ise program siyaseten sahiplenilecek.

    Bu program üreteni, alın teri dökeni cezalandırmayacak, aksine özendirecek bir program olmalı… Enflasyon beklentilerini ancak bu şekilde kırabilirsiniz. Şu anda böyle güven veren bir program da bu programı sahiplenen bir siyasi irade de ortada yok. Onun için de enflasyon beklentileri yüksek seviyelere yapıştı kaldı. Türk Lirası’nın “değer saklama” fonksiyonu tamamen kayboldu. Kur Korumalı Mevduat uygulamasıyla dolarizasyon tarihimizin en yüksek seviyelerine çıktı.

    Geçtiğimiz günlerde söyledim. Bir kez daha söylüyorum. Eylül ayında açıklayacağınız Orta Vadeli Program bir fırsattır. Geçmişte olduğu gibi laf olsun diye TBMM’nin huzuruna bir Orta Vadeli Program getirmeyin. Güven uyandıracak bir programı ortaya koyun. Kur Korumalı Mevduat’tan nasıl kurtulacaksınız, bunun yol haritasını bu programla açıklayın. Aksi takdirde tarih ve millet huzurunda ağır vebal taşırsınız.”

    “İSTEYEN YARIŞA GİRER, HAK EDEN YARIŞI KAZANIR”

    Kemal Kılıçdaroğlu, CHP içindeki değişim tartışmalarıyla ilgili ise şunları söyledi:

    “Burası Cumhuriyet Halk Partisi. Burada ‘şunu destekleyenler’ ile ‘bunu destekleyenler’ diye bir yarış olmaz. Bizde yarış ‘bayrağı ben daha ileriye taşırım’ iddiasına sahip kişiler arasında olur. Demokrasi içerisinde, sevgi, saygı içerisinde olur. Bizi diğer partilerden ayıran da zaten budur.

    İsteyen yarışa girer, hak eden yarışı kazanır. Bu kadar net. Şu anda da kongre sürecimiz en demokratik şekilde ilerliyor. Cumhuriyet Halk Partisi bu süreçten daha güçlü, daha dinamik biçimde çıkarak yerel seçime girecektir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’de ‘değişim’ tartışmaları sürüyor: Mansur Yavaş cephesinden ilk açıklama

    CHP’de ‘değişim’ tartışmaları sürüyor: Mansur Yavaş cephesinden ilk açıklama



    Ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında ikinci turda yüzde 47,82’yle kaybettiği cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından CHP’de başlayan ‘değişim’ tartışması sürüyor.

    CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun başlıca aktörler haline geldiği tartışmada kimi partililer elle tutulur bir ‘değişim’ isterken, Kılıçdaroğlu ve kurmayları ise genel başkan seçimleri için kurultayı işaret ediyor.

    MANSUR YAVAŞ CEPHESİNDEN İLK AÇIKLAMA: SÜRECİ TAKİP EDİYORUZ

    Tüm bunlar yaşanırken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş‘ın sessiz kalması ise dikkat çekiyor.

    TV100’de Kübra Par’la Açık ve Net programına mesaj gönderen Mansur Yavaş’ın basın danışmanı Volkan Memduh yaşanan süreçle ilgili olarak şunları söylemekle yetindi:

    Süreci takip ediyoruz, tartışmaya girmiyoruz. Bu süreçte Ankara’daki projelerimizi hızla tamamlıyoruz. Ankara’ya odaklıyız, Ankara halkına hizmet etmeye devam edeceğiz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İBB’ye yakın isimler konuştu: İmamoğlu, Kılıçdaroğlu’nu neden aradı?

    İBB’ye yakın isimler konuştu: İmamoğlu, Kılıçdaroğlu’nu neden aradı?



    Sözcü yazarı Aytunç Erkin, CHP‘deki ‘değişim‘ tartışmasının ana aktörlerinden biri haline gelen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun Tunceli’de ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile cep telefonundan gerçekleştirdiği görüşmeyi köşesine taşıdı.

    Daha önce yapılması planlanan ziyaretlerin İmamoğlu’nun kamuoyuna yapacağı açıklamadan dolayı iptal edildiğini dile getiren gazeteci, “Ancak açıklama gecikince tekrar programa alındı ve Kılıçdaroğlu’na verilen desteğin net olduğu Tunceli’de bir ‘deneme’ yapıldı. Burada İBB Başkanı’na bir tepki gelmediği test edildi. Tam tersi İmamoğlu çevresi ‘ilgi güzeldi’ değerlendirmesi yaptı” ifadesini kullandı.

    Erkin, “Peki İmamoğlu neden CHP liderini aradı? Yumuşama mı yaşandı?” sorularına yanıt ararken edindiği bilgileri ise şöyle paylaştı:

    ‘SİYASET BAŞKA, İNSANİ İLİŞKİLER BAŞKA’

    “İBB’ye yakın isimler, ‘Kemal Bey’in memleketine yapılan bir ziyaret. Annesi ve babasının adının verildiği bir tesis açıyorsunuz, nezaketen aranması normal. Ancak önümüzdeki hafta ‘lider değişmeli’ gibi sert bir açıklama da gelebilir’ değerlendirmesi yaptılar.

    İBB'ye yakın isimler konuştu: İmamoğlu, Kılıçdaroğlu'nu neden aradı? - Resim : 1

    İmamoğlu’nun Nazımiye’de yerel seçimleri işaret ederek kurduğu, ‘Hem yerel seçimlerde hem Türkiye’nin bundan sonraki problemlerini çözmeye kararlı bir kardeşiniz var. Bu konuda yürekli bir biçimde çalışmaya ve kararlı bir biçimde bu düzeni değiştirmeye söz vermiş kardeşiniz var burada. Bu mücadeleyi sonsuz vereceğiz. Yolumuz açık olsun’ cümlelerinin de altını çizen kaynaklar, ‘Siyaset başka, insani ilişkiler başka’ dedi.”

    Yazının tamamı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kulis: İmamoğlu’nun yakın ekibinden bir kaynak, ‘iki seçenek var’ dedi

    Kulis: İmamoğlu’nun yakın ekibinden bir kaynak, ‘iki seçenek var’ dedi



    Ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında ikinci turda yüzde 47,82’yle kaybettiği cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından CHP‘de başlayan ‘değişim‘ tartışması sürüyor.

    Süreç içerisinde konunun en önemli aktörlerinden biri haline İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun bu kapsamda 10 Ağustos’ta bir ‘manifesto’ yayınlaması bekleniyor. Şartlara göre bu tarihin öne çekilebileceği ifade ediliyor.

    Cumhuriyet gazetesinden Nagihan Yılkın’ın haberine göre İmamoğlu’nun yakın ekibinden bir kaynak gelişmelerle ilgili olarak “Önünde iki seçenek var. Ya CHP’nin genel başkanı olacak ya da kendisiyle beraber yol yürüyebilecek birisini bulacak o genel başkan olacak. İkinci ihtimalde kendisi İBB adayı olacak. Günü geldiğinde hala kamuoyunda sevilen, popüler, beğenilen bir siyasi karakterse de Cumhurbaşkanı adayı olmayı düşünüyordur. Başka alternatif zaten yok” dedi.

    İmamoğlu’na yakın isimler, yol arkadaşı olacak ismin ise parti üzerinde, partinin üyeleriyle ilgili akla, bilime dayalı araştırmalar yapılarak ve o araştırmalardan çıkan sonuçlara göre hareket edilerek seçileceğini söyledi.

    ‘MESELE KOLTUK MESELESİ DEĞİL’

    İmamoğlu’nun koltuk derdinde olmadığı vurgulanırken şunlar kaydedildi:

    “İmamoğlu bu meselenin koltuk meselesi olmadığını söyledi. Öyle biri olmuş olsaydı seçimden hemen sonra haydi olağanüstü kurultaya gidelim haydi imza toplayalım haydi genel başkan seçelim moduna girerdi ve genel başkan olurdu. Ancak İmamoğlu öyle yapmadı.

    4 kere genel başkanla görüştü, defalarca telefonda görüştü, ‘bu süreci beraber yürütelim’ dedi. Kamuoyuyla duygularını paylaştı, bu konudaki görüşlerini topladı, 100 binden fazla insanın görüş beyan ettiği bir platform kurdu.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Abi formülleri diye bir şey yok’: Murat Karayalçın anlattı, İmamoğlu ile ne konuştular?

    ‘Abi formülleri diye bir şey yok’: Murat Karayalçın anlattı, İmamoğlu ile ne konuştular?



    Ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında ikinci turda yüzde 47,82’yle kaybettiği cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından değişim tartışmalarının sürdüğü CHP’de geçtiğimiz günlerde dikkat çeken bir görüşme gerçekleşti.

    Süreç içerisinde konunun ana aktörlerinden biri haline gelen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile eski CHP Genel Başkanı Hikmet Çetin, eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen ve eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın ile Beylikdüzü Belediyesi’nin düzenlediği bir etkinlikte birlikte yemek yediler.

    Cumhuriyet gazetesinden Sefa Uyar’ın haberine göre Karayalçın, görüşmenin özel bir kapsamı olmadığını belirtti.

    Büyükçekmece Belediyesi tarafından düzenlenen 24. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nin açılışına davet edildiklerini, tören öncesinde dört isim olarak birlikte yemek yediklerini aktaran Karayalçın, “Sonrasında da etkinliğe gittik, hepsi bu. Hepimiz CHP’liyiz. Tabii ki yemekte sorunları konuştuk, düşüncelerimizi söyledik, belediye seçimlerinin önemini ifade ettik. Ne yapılması gerektiğine ilişkin sohbetimiz oldu. Bu kadar. ‘Abi formülleri’ falan böyle bir şey yok” dedi.

    “İmamoğlu’na yönelik bir desteğiniz oldu mu?” sorusuna ise Karayalçın, “Böyle şeyler hiç konuşulmadı. Böyle bir talep olmadı, böyle bir konu da açılmadı” yanıtını verdi.

    PARTİLİYE MEKTUP

    Karayalçın, partideki son tartışmalara ilişkin de şöyle konuştu:

    “Ben dönüşümü seslendiriyorum. Genel başkan, ‘yenilenme’ diyor; Ekrem Bey, ‘değişim’ diyor; benim kullandığım sözcük de ‘dönüşüm.’ Bana göre temel sorun, CHP örgütünün tam kapasiteyle çalıştırılmasıdır. Seçim kaybımızın altında yatan, örgütümüzün tam kapasiteyle çalıştırılmamasıdır.

    Örgütümüzün tam kapasiteyle çalıştırılır hale getirilmesini, yapısal dönüşüm diye adlandırıyorum, yeni bir yapısal mimari öneriyorum. Bu konudaki düşüncelerimi bir mektup şeklinde partililerimize önümüzdeki hafta sunacağım. ‘Partiliye mektup’ diye bir mektup hazırlıyorum.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu: 10 cephede yara alsam da devam ederim; İmamoğlu’na kızgın değilim

    Kılıçdaroğlu: 10 cephede yara alsam da devam ederim; İmamoğlu’na kızgın değilim



    AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında ikinci turda yüzde 47,82’yle kaybettiği cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından ana muhalefet partisinde başlayan ‘değişim’ tartışmasının odağındaki CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Hürriyet yazarlarının sorularını yanıtladı.

    Bu çağrının en önemli aktörlerinden biri olan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu‘na kızgın olmadığını söyleyen ve “Kendisine güvenip oy veren İstanbulluları fazlasıyla memnun etti. Haliyle CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda bir aday arayışı yoktur; adayımız Sayın İmamoğlu’dur” diyen Kılıçdaroğlu, “Dünyanın hiçbir yerinde 10 kez üst üste yenilgi almış teknik direktör 11’inci maça çıkmaz. İstifa çağrılarına ne diyorsunuz?” sorusu üzerine ise şunları söyledi:

    “Ben Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor teknik direktörü olarak birinin diğerini yenmesini sağlamaya çalışmıyorum; tam tersine taraftarları birleştirmeye çalışıyorum. Rakip taraftarların el ele tutuşmasını, helalleşmesini, derbileri el ele izlemesini sağlamaya çalışıyorum. Ve bunları yaparken karşımda sermaye, medya gücü, profesyonel sosyal medya ajanları, sahte montaj ekipleri vs. olan bir yapıyla savaşıyorum. 10 cephede yara almış bir komutan savaşa devam eder mi? Evet, eder/etmelidir. CHP Genel Başkanı olmasam da mücadeleyi asla bırakmam.”

    Gazetecilerin yönelttiği sorular ve Kılıçdaroğlu’nun bunlara verdiği yanıtlardan bazıları şöyle:

    – Ahmet Hakan: 2015 seçimi, yüzde 48 / 52 dengesi… 2018 seçimi, yüzde 48 / 52 dengesi… 2023 seçimi, yüzde 48 / 52 dengesi… Bu açıdan baktığınızda Seçim sonuçlarını nasıl yorumluyorsunuz? Hiç değişmeyen bir dengeye takılıp kalındığı görüşüne ne dersiniz? “Arkamızda 25 milyon oy var” cümlesinin değerini, bu denge düşürmüyor mu?

    Önceki seçimlerin hiçbirinde gerçek anlamda yüzde 48 gibi birleşik bir oy oranımız olmadı. Muhalefet burada birleşmenin önemini kavrayamamıştı. Biz 2023’te sadece 6’lı masa kurmadık aslında; 25 milyondan oluşan bir masa kurduk. Farklı renklerin “zulme karşı, diktaya karşı birleşelim” ve “Türkiye’yi yeniden ayağa kaldıralım” dediği bir masaydı bu. Tüm itirazlara rağmen ısrarla üzerinde durduğum bir hedefti bu. AK Parti’nin oyunun yüzde 49’lardan 35’lere düştüğünü de unutmamak gerek. Siyasi iktidar, andığınız seçim dönemleri dahil neredeyse tüm seçimlerde kamu kaynaklarını fütursuzca, hoyratça kullandı. Kamu otoritesini de tehdide, şantaja, kayırmacılığa, dezenformasyona varacak şekilde, seçmen ve muhalefet partileri üzerinde bir tahakküm aracı olarak kullanmaktan çekinmedi. Bunun sonucu da 2019 yerel seçimlerinde hemen tüm metropollerde seçimleri kaybetti.

    (…)

    ‘HATAMIZ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM’

    – Sedat Ergin: Şimdi geride bıraktığımız milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçiminin sonuçlarına baktığınızda, seçim sürecinde izlediğiniz stratejide, taktiklerde hangi hataları yaptığınızı değerlendiriyorsunuz? Bu sonuçlardan yola çıkarak neyi farklı yapardınız?

    Kampanyanın diline, üslubuna, ahlaklı ve namuslu iletişime ilişkin bir hatamız olduğunu düşünmüyorum. Ancak şunu samimiyetle söyleyebilirim ki yıllar öncesinden başlattığımız ve bize oldukça değerli, önemli kazanımlar sağlayan kanaat önderleri toplantılarını sayıca daha fazla yapmalıydık. Özellikle de siyasi iktidarın kendisi aleyhine ortaya çıkabilecek bir seçim sonucunu, “Darbe girişimi” olarak nitelendirmesiyle birlikte benim “Kentli modern muhafazakârlar” olanak nitelendirdiğim toplumsal kesimde bir korku yaşandı. Biz, onların yaşadığı bu korkuyu, onlarla daha sıkı bir ilişki kurarak giderebilirdik. Ancak bu seçim kampanyasının seyri içinde yeteri düzeyde mümkün olmadı.

    ‘İMAMOĞLU’NA KIZGIN DEĞİLİM’

    – Abdulkadir Selvi: İmamoğlu’na kırgın mısınız? “Oğlum Ekrem” demiştiniz İmamoğlu’ndan bu hareketi bekliyor muydunuz? Tekrar İstanbul’a aday gösterecek misiniz? Yerel seçimlerde İstanbul ve Ankara’yı kaybederseniz istifa eder misiniz? Sayın İmamoğlu, gündeme taşıdığı değişim tartışmalarıyla ilgili bir internet sitesi de oluşturdu. Bunun için bir yorumunuz olur mu?

    Sayın İmamoğlu’na kızgın değilim elbette. Aksine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde gösterdiği performanstan çok mutluyum; gurur duyuyorum. Sayın İmamoğlu’nun aday olarak ismi açıklandığında, “Nereden buldunuz bu ismi?” diyenlere inat hep birlikte inançla yürüdük ve İstanbul’u kazandık. Sayın İmamoğlu kendisine güvenenleri ve kendisine güvenip oy veren İstanbulluları fazlasıyla memnun etti. Haliyle CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda bir aday arayışı yoktur; adayımız Sayın İmamoğlu’dur. Öte yandan şunu da söyleyeyim ki 2024 yerel seçimlerinde 2019 seçimlerinden çok daha iyi bir sonuç alacağız. Kimsenin şüphesi olmasın. Sayın İmamoğlu’nun oluşturduğunu ifade ettiğiniz internet sitesi ve benzer çabaları da değerli buluyorum. Partimize ve ülkemize ilişkin her çabayı değerli buluyorum.

    (…)

    ’10 CEPHEDE YARA ALMIŞ BİR KOMUTAN SAVAŞA DEVAM EDER Mİ, EVET’

    – Uğur Meleke: Dünyanın hiçbir yerinde 10 kez üst üste yenilgi almış teknik direktör 11’inci maça çıkmaz. İstifa çağrılarına ne diyorsunuz?

    Ben Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor teknik direktörü olarak birinin diğerini yenmesini sağlamaya çalışmıyorum; tam tersine taraftarları birleştirmeye çalışıyorum. Rakip taraftarların el ele tutuşmasını, helalleşmesini, derbileri el ele izlemesini sağlamaya çalışıyorum. Ve bunları yaparken karşımda sermaye, medya gücü, profesyonel sosyal medya ajanları, sahte montaj ekipleri vs. olan bir yapıyla savaşıyorum. 10 cephede yara almış bir komutan savaşa devam eder mi? Evet, eder/etmelidir. CHP Genel Başkanı olmasam da mücadeleyi asla bırakmam.

    Söyleşinin tamamı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İddia: CHP’deki değişimcilerin başka kayıtları da var, yeni görüntüler dolaşıma sokulabilir

    İddia: CHP’deki değişimcilerin başka kayıtları da var, yeni görüntüler dolaşıma sokulabilir



    CHP’de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun öncülüğünde gerçekleştirilen ‘değişim’ toplantısının sosyal medyaya sızdırılması, kamuoyunda tartışmalarda neden oldu. 

    Bahse konu kayıtta Parti Meclisi’ni (PM) olağanüstü toplantıya çağırmak için verilmesi planlanan dilekçe değerlendiriliyor; ne zaman ve kim tarafından sunulması gerektiği, basına nasıl duyurulacağı konuları ele alınıyordu.

    Toplantıya katılanlar, gelişmeyle verdikleri tüm demeçlerde bu görüşmelerin devamlı yapıldığını, ancak sızmasının enteresan olduğunu söylediler. Sözcü yazarı İsmail Saymaz da gelişmeleri değerlendirirken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun inciten, tüzüğe aykırı bir davranıştan bahsedilemeyeceği yorumunu dile getirdi. 

    “Belki ‘Grup Başkanı, Başkanvekili ve PM üyeleri neden İmamoğlu liderliğinde toplanıyor?’ eleştirisi getirilebilir. Fakat Kılıçdaroğlu’na ihanetten, paralel örgütlenmeden, darbe girişiminden söz edilemez” ifadesini kullanan gazeteci, önemli bir iddiayı da şöyle paylaştı:

    ‘İLERLEYEN GÜNLERDE YENİ GÖRÜNTÜLER DOLAŞIMA SOKULABİLİR’

    “Kayıt Kılıçdaroğlu’nu destekleyen sosyal medya hesaplarınca servis edildi ve paylaşıldı. Hatta telefon mesajlarıyla dağıtıldı. İddia o ki değişimcilerin başka toplantıları da kayda alındı ve ilerleyen günlerde yeni görüntüler dolaşıma sokulabilir.”

    Yazının tamamı. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kulis: Kılıçdaroğlu ‘değişim’ ekibinin toplantısını önceden öğrenmiş

    Kulis: Kılıçdaroğlu ‘değişim’ ekibinin toplantısını önceden öğrenmiş



    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun öncülüğünde gerçekleştirilen ‘değişim’ toplantısından önceden haberdar olduğu ileri sürüldü.

    Diken’den Altan Sancar’ın haberine göre Parti Meclisi’nin (PM) 15 imzayla olağanüstü toplanmaya çağrılacağını öğrenen Kılıçdaroğlu, PM’yi bu pazar toplama kararı aldı. 

    Normal şartlarda pazartesi toplanan CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) da bugün bir kez daha görüşme kararı aldı. Toplantı kararı, videonun sızmasından üç saat önce basına bildirildi. Toplantıda bazı MYK üyelerinin videoda yer alan birkaç ismin mevcut görevlerinden istifasını isteyeceği iddia ediliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***