Etiket: cumhurbaşkanlığı seçimi

  • İran, Reisi’nin halefini seçmek için sandık başında: Gözler tek reformcu aday ve katılım oranında

    İran, Reisi’nin halefini seçmek için sandık başında: Gözler tek reformcu aday ve katılım oranında


    – İran’da geçen ay helikopter kazasında ölen Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin halefini belirleyecek seçimler bugün düzenleniyor. İlk turda yüzde 50+1 oy alan çıkmazsa, en fazla oyu alan iki aday 5 Temmuz’daki ikinci turda yarışacak.

    Yaklaşık 88 milyon nüfusa sahip İran’da sandığa çağrılan yaklaşık 62 milyon seçmen, tek reformcu aday Mesud Pezeşkiyan, muhafazakar adaylar Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri, halen Dış İlişkiler Stratejik Konseyi Başkanı, Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Üyesi Said Celili ve eski İçişleri Bakanı Mustafa Purmuhammedi arasına tercihini yapacak.

    İKİ MUHAFAZAKAR ADAY ÇEKİLDİ

    Öncesinde Anayasayı Koruyucular Konseyi, 6 adaya onay vermişti. Bunlar içinden Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani ve Emir Hüseyin Kadızadehaşimi, “muhafazakar kanatta birliği sağlamak” gerekçesiyle seçime saatler kala adaylıktan çekildi.

    SANDIĞA UZAK DURANLAR İÇİN REFORMCU ‘TAVŞAN’

    Aday adaylarının sisteme uygunluk açısından elenmesi sürecinden geçebilen tek reformcu, eski Sağlık Bakanı Mesud Pezeşkiyan oldu. İranlılar cumhurbaşkanı reformcu da olsa sistemin değişmemesi ve son sözü hep dini liderin söylemesi olgusu karşısında giderek sandıktan uzaklaştı.

    SON SEÇİMDE KATILIM YÜZDE 41’E DÜŞTÜ

    İran’da dini lider Ayetullah Ali Hamaney’de vücut bulan velayet-i fakih sistemi, meşruiyetine kanıt olarak gördüğü seçime katılım oranına büyük önem verirken, son yıllarda katılım oranı yüzde 40’larda kaldı. 2021’de Reisi’nin kazandığı cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 48.8’e inen katılım oranı, bu yıl 1 Mart’ta yapılan genel seçimlerde yüzde 41’e kadar düştü.

    GENÇLER KATILIMDAN ZİYADE PROTESTOYA YAKIN

    2022’de genç Kürt kadın Jîna Mahsa Amini’nin uygun örtünmediği gerekçesiyle gözaltındayken ölmesinin yol açtığı protestoların kitlesel gözaltılar ve hatta infazlarla bastırılması yüzünden özellikle gençler arasında İran yönetim sistemine tepki tavan yapmış durumda.

    ABD YAPTIRIMLARI İRAN SİSTEMİNİ RADİKALLEŞTİRİYOR

    Ekonomik zorluklar da cabası. Molla yönetiminin kötü yönetimi ve yolsuzlukları ile ABD yaptırımlarının karışımının neden olduğu ekonomik krizin çözülebileceğinden İranlılar umutlarını kesmiş görünüyor.

    2015’te Obama yönetimi döneminde varılan İran’la nükleer anlaşmadan (Kapsamlı Ortak Eylem Planı/KOEP) 2018’de Trump yönetimi döneminde çıkan ABD, Biden yönetimi döneminde anlaşmaya geri dönmedi. Obama nükleer anlaşmanın ardından İran’a yaptırımları kaldırırken, Trump anlaşmadan çıkar çıkmaz İran’a “tarihin en ağır yaptırımlarını” getirdi, Biden bunları devam ettirmekle kalmayıp üstüne yenilerini ekledi.

    YAPTIRIMLAR VARKEN EKONOMİK KRİZDEN ÇIKMAK ZOR

    İran cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyasında reformcu Pezeşkiyan ile ılımlı muhafazakar Purmuhammedi, yaptırımların ve bundan kaynaklı dünyayla etkileşim eksikliğinin ekonomiye olumsuz etkilerini dile getirdi. Aşırı muhafazakar Celili, ekonominin dış gelişmelere bağlı olmaması gerektiğini savundu. Muhafazakar Kalibaf, ekonomiyi etkileyen yaptırımların kaldırılması için çalışmayı vaat etti.

    Pezeşkiyan’ın danışmanı yaptığı, nükleer anlaşmanın mimarı olan eski Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in nükleer müzakereler gibi hassas konularda Reisi hükümetini eleştirmesi, muhafazakarların “Batı’ya teslimiyetçilik” suçlamalarına ve Hamaney’in uyarılarına yol açtı.

    SON ANKETTE REFORMCU ADAY BİRİNCİ ÇIKTI

    Muhafazakar oyların Celili ile Kalibaf arasında bölünmesi halinde, tek reformcu adayın ilk turda olmasa da ikinci turda kazanma ihtimali var. Farklı sonuçlar gösteren anketlerin sonuncusu, Pezeşkiyan’ı yüzde 33.1 ile birinci, Celili’yi yüzde 28.8 ile ikinci, Kalibaf’ı yüzde 19.1 ile üçüncü gösterdi. Bu anket, İranlı Öğrenciler Anket Ajansı (ISPA) tarafından 26 Haziran’da ülke genelinde yüz yüze gerçekleştirildi.

    AZERİ, KÜRT VE BELUÇ OYLARI PEZEŞKİYAN’A MEYİLLİ

    Anketlere göre Pezeşkiyan, Azeri, Kürt ve Beluç vatandaşların yoğun olduğu bölgelerde diğer adaylara göre daha yüksek oy oranına sahip. (AA, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İran cumhurbaşkanlığı seçiminin adayları, internet yasakları ve başörtüsü zorunluluğunu tartıştı

    İran cumhurbaşkanlığı seçiminin adayları, internet yasakları ve başörtüsü zorunluluğunu tartıştı


    – İran’da Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin helikopter kazasında ölümü sonrası 28 Haziran’da yapılacak seçimin altı adayı, üçüncü kez TV münazarasında kozlarını paylaştı. Canlı yayımlanan münazara, yaklaşık 4 saat sürdü.

    REFORMCU, KRİZ ZAMANINDA İNTERNET KISITLAMASINI SAVUNDU

    Seçimin tek reformcu adayı Mesud Pezeşkiyan, internet yasaklarının kriz zamanlarında olabileceğini ancak normal koşullarda halka zarar verdiğini söyledi. Milletvekili Pezeşkiyan, “Cumhurbaşkanı olursam internetteki birçok yasak ve kısıtlamayı kaldıracağım” dedi.

    ‘KADINLARA ZORLA BAŞÖRTÜSÜ TAKTIRAMAYIZ’

    İran’daki zorunlu başörtüsü uygulamasına ilişkin reformcu aday, “Nasıl daha önce kadınlarımızdan başörtüsünü alamadılarsa şimdi biz de kadınlara zorla başörtüsü taktıramayız” mesajını verdi.

    Adaylar arasındaki tek din adamı Mustafa Purmuhammedi, internet yasaklarının mecrasından çıktığını dile getirerek, “Filtreleme bir noktada doğruydu ancak devam etmesi endişe verici bir hale geldi” dedi.

    İranlıların yasakları aşabilmek için VPN hizmetlerini satın aldıklarını belirten Purmuhammedi, “Bu yasaklarla ortaya çıkan VPN mafyasının varlığı insanların cüzdanlarını boşaltıyor ve güvenlik tehlikeye giriyor” değerlendirmesini yaptı.

    Zorunlu başörtüsünün “kanun hükmü” olduğunu, ancak bunun zorla olmayacağını söyleyen ılımlı din adamı, cumhurbaşkanı seçilmesi halinde şu anda tartışılan ve kurala uymayan kadınlara çeşitli müeyyideler öngören yasayı geri çekeceğini vaat etti.

    Muhafazakar aday Muhammed Bakır Kalibaf, İran’da karışıklık ve protesto gibi özel durumlar haricinde internet yasaklarına karşı olduğunu beyan etti.

    Yasaklar nedeniyle VPN kullananların oranının yüzde 67’ye çıktığına dikkati çeken İran Meclis Başkanı Kalibaf, “Riski ortadan kaldırmak yerine artırdık ve hem ekonomik hem maddi zarar hem de manevi zarar gördük” dedi.

    Zorunlu başörtüsü yasasına ilişkin, bunun “saygı olmadan, gerginlik ve şiddetle çözülemeyeceği” mesajını veren muhafazakar aday, polisin kadınlara müdahalesi sırasında “acı hadiselerin de yaşandığını ve bunların durdurulması gerektiğini” dile getirdi.

    Muhafazakar aday Said Celili ise yabancı internet ve sosyal medya uygulamalarının güvenlik tehdidi oluşturabileceğini söyleyerek bunların yerine geliştirilen yerli platformlara işaret etti. Dini lider Ayetullah Ali Hamaney’e yakın bir isim olan, Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Üyesi Celili, “Başörtüsü, kadınların sosyal varlığının kıyafetidir ve mahremiyetlerinin korunmasında ve ilerlemesinde önemli rol oynar” dedi.

    Kalibaf ya da Celili lehine çekileceği öngörülen Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani, Pezeşkiyan ile Purmuhammedi’nin seçim merkezlerinin ortak çalıştığını iddia etti. Bunun üzerine Pezeşkiyan’ın “Kesinlikle sonuna kadar (aday) kalacak mısın” sorusuyla karşılaşan Zakani, “Ben kesinlikle kalacağım ve sizin cumhurbaşkanı olmanıza izin vermeyeceğim” dedi. Pezeşkiyan da “Bu bir yarış ve kararı halk verecek. Kimse kimseyi engelleyemez” yanıtını verdi.

    Zakani, “1980’li yıllarda İmam Humeyni, kimsenin özel alanına müdahale etmememiz gerektiğini beyan etti. Kamusal alanda, kamu yasaları geçerlidir ve müesses yasaların dediği olur… Başörtüsü hem dini hem de yasal bir meseledir” diye konuştu.

    Bir diğer muhafazakar aday Gazizade Haşemi, hem kadınların istihdamını öne çıkarıp hem kadının ailedeki rolünü vurguladı. İnternet filtrelemesini ve aile değerlerini savunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Haşemi, “Kadınlarımızın derdi başörtüsü değil. Onların asıl endişesi fırsatlardaki ayrımcılık” dedi.

    İran’da 2022’de genç Kürt kadın Jîna Mahsa Amini’nin uygun örtünmediği gerekçesiyle gözaltındayken ölmesinin yol açtığı protestoların kitlesel gözaltılar ve hatta infazlarla bastırılması yüzünden özellikle gençler arasında İran yönetim sistemine tepki tavan yapmış durumda.

    Halihazırda İran Meclisi ile Anayasayı Koruyucular Konseyi, başörtüsü zorunluluğuna uymayı reddeden kadınları cezalandıracak yeni bir yasa konusunda çekişiyor. İtaat etmeyen kadınların güvenlik kameralarıyla saptanması, banka hesaplarının bloke edilmesi ve bazı kamu hizmetlerinden mahrum bırakılması öneriliyor.

    İnternet kısıtlamalarına gelince, her konuda son sözü söyleme yetkisini dini lidere veren İran yönetim sisteminde cumhurbaşkanın müdahalesi sözkonusu değil. Nitekim İran Bilgi ve İletişim Teknolojileri Bakanlığı, bazı adayların internet sansürünü kaldırma vaatlerini yalanlayarak cumhurbaşkanının bu kararı verme yetkisine sahip olmadığını belirtti.

    SEÇİMİN FAVORİSİ BAŞÖRTÜSÜ DAYATMASINDAN YANA CELİLİ

    İran devlet medyasının dün yaptığı anket, Celili’ye yüzde 22.5, Kalibaf’a 19.5, Pezeşkiyan’a 19.4, Haşemi’ye 2.7, Zakani’ye 2.2, Purmuhammedi’ye 0.9 oranında oy öngördü. (AA, Iran International, Press TV, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kopya partiler Erdoğan’a yaradı: Görev tamam

    Kopya partiler Erdoğan’a yaradı: Görev tamam

    Erdoğan’ın muhalefeti bölmek amacıyla kurulmasına destek verdiği veya önünü açtığı Yeniden Refah, Zafer ve Memleket Partileri görevlerini başarıyla yerine getirmiş görünüyor. Bu üç partinin oy toplamı yüzde 6,07. Mevcut seçim sisteminde yüzde 0,01’in dahi önemi ortadayken muhalefete gitmesi muhtemel oyları bu partilerde hapsederek Erdoğan hedefine ulaşmış oldu.

    Hatırlayalım, Erdoğan, ilk olarak 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Saadet Partisi’nin (SP) CHP ve İYİ Parti ile birlikte hareket etmesi üzerine bu partiyi bölmek için harekete geçti. Melih Gökçek üzerinden SP’nin ihtiyar takımı tarafından ‘adam yerine’ konmayan Fatih Erbakan’ın yeni parti kurması teşvik edildi. SP’de genel başkan yardımcılığı görevini beğenmeyip genel başkanlık isteyen küçük Erbakan için bu fırsattı. Hızlı bir şekilde Kasım 2018 tarihinde babasının eski partilerinden birisini isim değişikliğiyle canlandırdı.

    Parti uzun süre etkisiz bir profil çizdi ve toplumdan bir karşılık görmedi. Koronavirüsü bütün dünyayı etkisi altına almaya başlayınca partinin genel başkanı Fatih Erbakan aşı karşıtlığı ile gündeme geldi. Partinin topluma ne vaat ettiği bilinmiyor ama toplumdan neyi kısıtlamak istediği net. Parti bir anda ülkedeki kadın hakları karşıtlığının merkezi durumuna geldi. Tabanın muhalefete destek çağrılarına rağmen iktidarın yanında saf tuttu ve yüzde 2, 83 oyla Meclis’e 5 vekil gönderdi.

    İNCE, GENÇ SEÇMENİ İKTİDARIN ALGI MAKİNELERİNİN ÖNÜNE ATTI

    2019 Mart ayında AKP’nin önemli büyükşehir belediye başkanlıklarının Millet İttifakı’na kaptırmasının ardından Erdoğan, Yeniden Refah Partisi benzeri yeni partilerin kurulması için harekete geçti. 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 30 oy alan Muharrem İnce, 2019’daki yerel seçimde ise adaylık beklentilerinin boşa çıkmasının ardından parti kurma arayışına girdi. Kılıçdaroğlu’nun toplumun bütün kesimlerine ulaşma gayretini eleştirerek Atatürkçü ve Ulusalcı bir parti hüviyeti kazanan Memleket Partisi’ni 17 Mayıs 2021 tarihinde hayata geçirdi.

    Partiye yönelik toplumdan ilgi neredeyse yok gibiydi. Maraş merkezli depremde yaptığı sosyal medya paylaşımları ve İYİ Parti’nin altılı masayı tekmelemesinin ardından gençlerin kendisine yöneldiği görüldü. Ancak seçime yaklaşılırken partiye olan ilgi azaldı ve Muharrem İnce ‘özel görüntülerinin’ yayınladığı gerekçesiyle adaylıktan çekildi. İnce, bu süreç içerisinde muhalefete yakın gençleri kendine çekti ve ardından AKP’nın ‘algı makineleri’nin önüne attı. Normal şartlarda muhalif olan gençler bir anda vatan, millet, Sakarya diyerek Erdoğan’ın tek adamlığına yeniden onay verir konuma geldi. Erdoğan, İnce üzerinden muhalif gençleri devşirmiş oldu.

    HERKESE MUHALİF PARTİ

    Millet İttifakı, 2019 yerel seçimlerde Erdoğan’a tarihi bir hezimet yaşattı. İttifak içerisindeki İYİ Parti’ye özellikle Orta Anadolu yoğun bir ilgi başladı. Bu ilginin önü kesilmez ise Erdoğan’ın iktidarının sonu gelebilirdi. Meral Akşener, partiye olan ilgiyi görmüş ve daha geniş toplum kesimleriyle buluşmak için söylemini merkez sağ parti gibi ayarlamaya başlamıştı. Akşener’in bu planları partinin içindeki ‘derin abileri’ rahatsız etti. Kendilerinin kurduğu parti bir süre sonra ellerinden gidebilir ve etkisiz elaman konumuna düşebilirlerdi.

    Parti içinde hep aykırı fikirleriyle ön plana çıkan Ümit Özdağ, parti yönetimini mülteciler ve Gülen cemaati üzerinden eleştirmeye başladı. Bu eleştirilerin devam etmesi sonrasında partiden ihraç edildi. Kısa süre içerisinde Zafer Partisi’ni kuran Ümit Özdağ, mülteciler üzerinden oluşturduğu söylem ile uzun süre gündemin ilk sırasında yer aldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile küfürleşmeye varan tartışmaları Ümit Özdağ’ın partisini bir anda yüzde 5’lere taşıdı.

    Seçim öncesinde iktidar ve muhalefetten ayrı dil kullanmaya çalışan Özdağ, üçüncü bir alternatif yol arayışına başladı. İlk olarak Cumhurbaşkanlığı için Mansur Yavaş’ın ismini gündeme getirdi. Yavaş’tan istediği cevabı alamayınca Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda ikna etti. Akşener’in altılı masayı tekmelemesinden sonra Mansur Yavaş’a yeniden adaylık teklifini götürülmesi İnce’yi gruptan kopardı.

    İYİ PARTİ’NİN ÖNÜNÜ KESTİ 

    Zafer Partisi’nin bir aktör olarak ortaya çıkışı, İYİ Parti’nin toplumun geniş kesimlerine ulaşan bir siyasi dil kullanmasının önünü kesti. Zafer Partisi’ne yönelik ilgiyi gören İYİ Parti kurmayları partiyi daha milliyetçi bir söylemle toplumun karşısına çıkardı. Böylece, İYİ Parti Anadolu’nun muhafazakar-milliyetçi kesimlerine ulaşacak siyasi dili geliştirmesini engellendi.

    Zafer Partisi’nin öncülüğünde kurulan ATA İttifakı’nın adayı Sinan Oğan, iktidardan kopan yüzde 5’lik kitleyi kendine çekmeyi başararak seçimi ikinci tura taşıdı. Beklendiği gibi Erdoğan’a desteğini açıklayarak da görevini sonlandırmış oldu.

    ERDOĞAN KURMASA DA BÜYÜTTÜ…

    Tüm bu partilerin kurulmasında direkt Erdoğan’ın rolü olduğunu söylemiyorum. Ancak Erdoğan’ın bu partilerin kurulmasını sağlayacak siyasi ortamın oluşmasına katkı sunduğunu düşünüyorum. Dahası, bu partilerin muhalefete zarar verecek şekilde gündem olması ve gündemde uzun süre kalması da yine Erdoğan’ın marifeti.

    Bu üç partinin muhalefete gidecek tepki oylarının büyük bir kısmını aldığı görülüyor. Kendilerine bir çıkış yolu ararken Erdoğan’ın siyasi ömrünü uzatmada önemli rol ifa ettiler. Gelecekte var olabilir mi bilinmez ama Erdoğan ikinci turda da seçimi kazanırsa tek adam rejiminin kurumsallaşmasına katkılarıyla tarihteki yerlerini alacakları kesin.

    Ve elbette, bu farklı söylem geliştirse de hedef bakımından birbirinin kopyası partiler, ülkenin en az yarısı tarafından hiç hayırla yad edilmeyecekler…

     

    Daha Fazla Göster:
    Fatih ErbakanMuharrem İnceÜmit Özdağ

    SÜLEYMAN ÖZKAYA
    23 Mayıs 2023 GÖRÜŞ

    Kaynak: Kronos
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Seçimde manipülasyon ve CİHAN’ın hissedilen eksikliği…

    Seçimde manipülasyon ve CİHAN’ın hissedilen eksikliği…

    Türkiye’de son dönemde yapılan bütün seçimlerin sonuçlarıyla ilgili kuşku var. Kuşkuyu iktidarın Anadolu Ajansı (AA) üzerinden yaptığı manipülasyon besliyor. Hatta kuşkunun en önemli kaynağı.

    Cihan Haber Ajansı’nın (CİHAN) 2002’den 1 Kasım 2015’e kadar sonuçlarını kamuoyuna duyurduğu bütün seçimlerde görev alan birisi olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Anadolu Ajansı ve Anka Ajansı’nın ellerindeki mevcut insan kaynağıyla sandıklarsan seçim sonuçları aktarmaları mümkün değil. Sonuçlar ya Yüksek Seçim Kurulu’ndan (YSK) ya da bir parti teşkilatından alınabilir.

    Mesela Anadolu Ajansı, seçim sonucunu sandık bazlı veren bir ajans değil. Yani AA seçim sonuçlarını elamanlarını gönderip sandıklardan toplamıyor. Nasıl veriyor peki? AKP teşkilatlarından alıyor. Teşkilatlardan alınan sonuçlar belli bir kontrolden geçtikten sonra sisteme giriliyor. Böylece AKP teşkilatları güçlü olduğu yerlerin sonucunu hızlı bir şekilde ajans üzerinden kamuoyuna duyurarak algıya başlıyor. Aslında elindeki diğer sonuçları zamanında girseler ‘algı yapma’ imkanları olmayacak. Baştan nerenin sonucu verilecek, neresi verilmeyecek ayarlanıyor. Sonuç veren başka kurum olmayınca Anadolu Ajansı üzerinden toplum üzerinde kurulan algı düzeni işliyor. Düzen o kadar başarılı bir şekilde işliyor ki muhalif görünen televizyon kanalları bu verileri check etmeden halka ulaştırıyor. Sonuçta da toplumun neredeyse tamamını inanmamızı istedikleri sonuca ikna ediyorlar.

    CİHAN HABER AJANSI NASIL ÇALIŞIYORDU? 

    Belirttiğim gibi Cihan Haber Ajansı’nın 3 Kasım 2002’den 1 Kasım 2015’e kadar sonuçlarını kamuoyuna duyurduğu seçimlerdeki çalışmalarında görev aldım. Cihan Haber Ajansı’nın sonuç verme sisteminde arada bir siyasi parti veya başka tüzel kişilik yoktu. Seçim sonuçları çoğunluğu üniversite mezunu ve üniversite öğrencilerinden oluşan gönüllüler tarafından sandıklardan alınıyordu. Bu sonuçlar hiç zaman kaybetmeden hızlı bir şekilde sisteme giriliyordu. Aynı anda yüzlerce farklı noktadan sonuç girildiği için de bir partinin lehine manipülasyon yapmak mümkün olmuyordu. Sadece ilk girilen oylar taşradan gelen oylar olduğu için AKP ve HDP gibi partilerin oyları daha yüksek oluyor, zamanla bu oran dengeleniyordu.

    Ülke tarihinin en önemli seçimlerinden birisine girilirken Millet İttifakı’nın seçimle ilgili bir sistem kurmadığı 14 Mayıs akşamı ortaya çıktı. Muhalefete yakın Anka Haber Ajansı seçim sonuçlarını toplamada yetersiz kaldı. Anadolu Ajansı ilk sonuçları açıklamaya başladığında manipülasyon ihtimali hemen belirdi. Erdoğan’ın oyunu uzun süre sabit tutulduktan sonra düzenli bir şekilde indirildi. Elde başka kaynak olmadığı için AA’nın manipüle edilmiş verileri topluma gerçekmiş gibi sunuldu.

    Ülke demokrasisi için büyük bir değer olan bağımsız kaynağa, Cihan Haber Ajansı’na ne oldu diye sormayın. Cihan Haber Ajansı, 2016 yılının Mart ayında önce kayyım atanarak işlevsiz hale getirildi. Ardından 15 Temmuz bahanesiyle KHK’yla kapatıldı. Mal varlığı yandaş medya kurumları arasında pay edildi.

    CİHAN VARKEN MANİPÜLASYON YAPAMIYORLARDI 

    AKP, 2002 seçimlerinde yüzde 34 ile tek başına iktidara geldi. Aynı seçimde Doğru Yol Partisi ve MHP sınırda bir oyla baraj altı kaldı. O dönem iki partinin baraj altında kalmasının Cihan Haber Ajansı’nın verileri hızlı girmesi sayesinde gerçekleştiği o dönem birçok AKP’li kabul ediyordu. CHA sonuçları erken saatlerde duyurmasa bu iki partinin eski sisteme göre barajı geçmesi “bir yolla” sağlanacaktı belki de. 2007’deki kritik seçimde CHA neredeyse saat 21:00’de tüm sonuçları ilan etti. Hiç kimse de sonuçlar üzerinde manipülasyon yapılıyor diyemedi. 2011, 2015’teki iki seçimde de kimse CHA’yı suçlamadı ve herkes takdir etti. Sonuçta YSK resmi sonuçları açıklayınca, CHA’nın verileri birebir ve güvenilir şekilde kamuoyuna ulaştırdığı da tasdik ediliyordu.

    CİHAN, bizimki gibi ağır aksak işleyen demokrasilerde olmazsa olmaz bir öneme sahipti. CHA’nın bu işlevini ne iktidar ne de muhalefet anlayabildi. CHA kapatıldıktan sonra yapılan bütün seçimlerde insanların kafasında ‘Acaba oylar çalındı mı?’ sorusu oluştu. Bu durum iktidara gelen partinin meşruiyetini tartışmaya açarken, muhalif partilerin hak ettiklerini alamadıkları düşüncesini besliyor.

    AA VE MUHALEFETİ YÖNLENDİREN ‘ABİLER…’ 

    CHA’nın kapatılmasıyla seçime hile karıştırmak için köşede bekleyen iktidara ve muhalefeti istedikleri gibi yönlendirenlere gün doğdu. Ve 14 Mayıs akşamı millete çekilen bu operasyonu ise muhalefet kabul etmek zorunda kaldı. Muhalefet seçim sonuçlarını sağlıklı bir şekilde kamuoyuna ulaştıracak bir yöntem bulamadığı takdirde ikinci turun bir anlamı kalmayacak. İktidar yine Anadolu Ajansı üzerinden bildik oyunlarını tekrar sahneye koyacak.

    Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turuna şurada iki adım kalmışken; “CHA gibi bağımsız bir ajansa en çok bugün ihtiyaç duyuluyor” demekten başka elden ne gelir ki…

    Daha Fazla Göster:
    Anadolu AjansıAnkaCihan

    SÜLEYMAN ÖZKAYA
    18 Mayıs 2023 GÖRÜŞ

    Kaynak: Kronos
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***