Etiket: cumhurbaşkanı adayı

  • Erdoğan Antep’te konuştu: ‘Aday olamaz dediler. YSK suratlarına vurdu mu?’

    Erdoğan Antep’te konuştu: ‘Aday olamaz dediler. YSK suratlarına vurdu mu?’


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, deprem bölgesi Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde yaptığı konuşmada, “Erdoğan aday olamaz dediler. Ne oldu, Yüksek Seçim Kurulu suratlarına vurdu mu? Şimdi de Anayasa Mahkemesine gidiyoruz diyorlar, yolunuz açık olsun.” ifadelerini kullandı. 

    Erdoğan, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde düzenlenen “Gaziantep-Kilis Afet Konutları Temel Atma Töreni”nde konuştu. 

    Erdoğan, deprem bölgesinde yapılacak 319 bini bir yıl içinde olmak üzere toplam 650 bin yeni konutun depremzedelere teslim edileceğini söyledi.

    Gazianteplilere seslenen Erdoğan, “Sizin teveccühünüzün gönlümüzde ayrı bir yeri var. Şimdi bir kez daha Cumhur İttifakı olarak desteklerinize talibiz. … Önümüzde 14 Mayıs seçimleri var. Kazasız belasız bir şekilde bu seçimi de atlattıktan sonra tüm vaktimizi ve enerjimizi Türkiye yüzyılının inşasına vereceğiz. Bu yolda Cumhur İttifakı ile birlikte yürümeye var mıyız?” şeklinde konuştu.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözlerine de atıfta bulunan Erdoğan, Millet İttifakı’na yönelik, “Böyle yedili koalisyonlarla, masa üstü, masa altı koalisyonlarla bu ülke geçmişte nasıl bir yere gidemediyse bilin ki şimdi de bir yere gidemez.” dedi. 

    YSK geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı seçimi kesin aday listesi yayımlanlamıştı. Erdoğan 28 Mart tarihli kararla resmen Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı oldu. 

    Nurdağı’nda, adaylığına ilişkin tartışmalara da değinen Erdoğan “Erdoğan aday olamaz dediler. Ne oldu, Yüksek Seçim Kurulu suratlarına vurdu mu? Şimdi de Anayasa Mahkemesine gidiyoruz diyorlar, yolunuz açık olsun. Anayasa Mahkemesi’nin bundan önce bu konularda ne karar verdiğinden de bunların haberi yok. Bunlar ne Anayasa bilir, ne kanun. Zaten demokrasiyle uzaktan yakından alakaları yok.” ifadelerini kullandı. 

    ‘Yağ ve ekmek kuyruklarını biliyoruz’

    Erdoğan konuşmasında, “Muhalefetin tek vaadi ülkeyi eski günlerine geri döndürmektir. Aslında vadettikleri koalisyonların, kaos ve kargaşa dönemlerinin, yokluk ve yoksulluk dönemlerinin Türkiye’si.” ifadelerine yer verdi.

    Cumhurbaşkanı sözlerini, “Bu ülkenin o dönemde neler kaybettiğini, Bu CHP iktidarlarının bu ülkede gaz yağı kuyruklarını nasıl gerçekleştirdiğini burada benim emsallerim gayet iyi bilir. Yağ kuyruklarını biliyoruz, değil mi? Ekmek kuyruklarını biliyoruz, değil mi? Bunlar hep CHP’nin dönemidir. Hiçkimsenin gücü Türkiye’yi çeyrek asır, yarım asır öncesine götürmeye yetmeyecektir.” şeklinde sürdürdü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Babacan: Erdoğan’ın yeniden adaylığı anayasaya aykırı, YSK’ya itiraz başvrusu yapacağız

    Babacan: Erdoğan’ın yeniden adaylığı anayasaya aykırı, YSK’ya itiraz başvrusu yapacağız


    Demokrasi ve Atılım Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adaylığı için başvurusuna Yüksek Seçim Kurulu (YSK) nezdinde itiraz edeceklerini söyledi. 

    Babacan, “Sayın Erdoğan adaylığı için başvurduktan sonra biz de YSK’ya başvuracağız. ‘Hukuken bu mümkün değil’ diyeceğiz. Çünkü bu Sayın Erdoğan’ın ikinci dönemi. Türkiye’deki hukukçuların da kahir ekseriyetinin değerlendirmesi bu. Dolayısıyla bu, Anayasaya aykırıdır.” dedi. 

    Katıldığı bir canlı yayında, seçime ilişkin değerlendirmede bulunan Babacan, “Artık seçim kararı alındı, seçime doğru yürüyoruz. Hazırız; planlarımızla hazırız, kadrolarımızla hazırız bir de hayırlı işte acele etmek lazım.” ifadesini kullandı. 

    Ayrıca DEVA Genel Başkanı, “YSK’nın sistemine karşı bizim http://saydik.biz sistemimiz çalışacak. Sandık sandık mukayese edeceğiz.” bilgisini verdi. 

    Ortak adayın güçlendirilmesi lazım

    Babacan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Muhalefetin ortak adayının güçlendirilmesi lazım ki seçim kazanılsın. Yaptığınız iş sonucu itibariyle iktidara yarıyorsa, bu nasıl muhalefet? Akıl ve mantık çerçevesinde bakmak lazım. Hükümetin önümüzdeki dönemle ilgili planı yok. 

    Biz Millet İttifakı olarak çalışmamızı ortaya koyduk. Sizin hazırlığınız nerede? Sayın Erdoğan ‘Yeni Anayasa gerekiyor’ diyordu. Nerede yeni Anayasa? Bırakın Anayasayı tek bir maddeyi bile ellerine yüzlerine bulaştırdılar.”

    Babacan: Depremde herkes kaderiyle baş başa kaldı

    Kahramanmaraş merkezli depremlere de değinen ve felakete müdahalede geç kalındığını belirten Ali Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Depremin ilk 14 gününün 9 günü bölgedeydim. İlk birkaç gün herkes kaderiyle baş başa kaldı. Enkaz altında insanlar kurtarılmayı beklerken vinçler parklarda duruyordu. İnsanların nefesi tükenirken Silahlı Kuvvetler personeli kışladaydı. Niye geç hareket edildi?

    Bu depremde de en son gerçek rakamlar ortaya çıkacak. Siz 50 bin deyince depremi daha mı az hasarlı göstereceksiniz? 50 bin çok büyük bir sayı. Her bir kayıp, bir can. Depremde hayatını kaybedenlerin sayısının üstünü örtmek büyük bir yanlış. Neyse çıkın açıklayın.

    İnsan, deprem bölgesini gözüyle görmeyince anlayamıyor. Televizyon ekranlarından o kadar küçük bir kesit görüyorsunuz ki gerçek tablonun yanında. Çok çok acı. Onun için biz zaten bu işin üzerine gidiyoruz.”

    “İletişim Başkanlığı, devletin parasını iktidar partisinin iletişimi amacıyla harcıyor”

    Cumhurbaşkanlığı’na bağlı İletişim Başkanlığı’nın “korkunç bir bütçeye sahip olduğunu” söyleyen Babacan, Hazine’nin parasının da iktidar partisinin iletişimi amacıyla kullanıldığını dile getirdi. 

    Bababcan, “İnanın şu anda devlet yönetimi diye bir şey kalmadı. Bir köpükten ibaret. Bol bol iletişime para harcayan, bol bol basın yayım organlarını havuçla, sopayla kendi propagandasını yapmaya mecbur kılan ama işin özü açısından da bomboş bir iktidar var şu anda. İletişim Başkanlığının bütçesindeki rakamları görmüşsünüzdür. Korkunç bir bütçe harcıyorlar. İletişim Başkanlığı, devletin, Hazinenin parasını iktidar partisinin iletişimi amacıyla harcıyor. Hükümet yanlısı kanallarda kim çıkıyor, kim kiminle beraber; oradan az çok anlaşılıyor. Bu kanallar bizim paramızla reklam filmimizi yayınlamıyorlar.”” şeklinde konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu oldu

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu oldu


    Altılı Masa’yı oluşturan siyasi parti liderleri bugün yaptıkları toplantı sonrası CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olarak ilan etti.

    Saadet Partisi önünde toplanan geniş kalabalığa seslenen Temel Karamollaoğlu, “Bugün burada bir araya gelmemizin sebebini hepiniz biliyorsunuz. Bu toplantılarımız neticesinde aldığımız kararı önemli olan siz kardeşlerimize duyurmayı bir görev addediyorum. Sayın Kılıdaroğlu bizim Cumhurbaşkanı adayımız olarak seçilmiştir. Hayırlı olmasını diliyorum.”

    “Bugün Beraat Kandilini idrak ediyoruz. Ramazan’a çok kısa bir zaman kaldı. Bu gece hürmetine aldığımız kararları başarıyla neticelendirmesini niyaz ediyoruz Allah’tan. İçinde bulunduğumuz günler acılı günler, on binlerce kardeşimiz vefat etti. Vefat eden bütün kardeşlerimize rahmet diliyorum.”

    Kılıçdaroğlu: Millet İttifakı olarak Türkiye’yi istişare ve uzlaşıyla yöneteceğiz

    Karamollaoğlu’nun ardından konuşan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’yi istişare ve uzlaşıyla yöneteceklerini belirtti.

    Partilerin genel başkanlarına teşekkür eden Kılıçdaroğlu, Yunus Emre’nin “Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz.” sözlerini hatırlattı, bu sözden aldıkları ilhamla Türkiye’nin bütün renklerini aynı sofrada buluşturmak için yola çıktıklarını belirtti.

    Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    “Bu sofra Halil İbrahim Sofrası’dır. Halil İbrahim Sofrası, komşusu açken tok yatmamaktır, Halil İbrahim Sofrası tek bir çocuğun dahi yatağa aç girmemesidir. Halil İbrahim Sofrası, zulmün sona ermesi, hakkın, hukukun ve adaletin hakim kılınması demektir. Bizim soframız barışın ve kardeşliğin sofrasıdır. En büyük gayemiz Türkiye’yi bereketli, huzurlu ve neşeli günlere taşımaktır. Allah’ın izniyle bunu hep birlikte başaracağız. Biz Millet İttifakı olarak Türkiye’yi istişare ve uzlaşıyla yöneteceğiz. Millet İttifakı’nı oluşturan siyasi partilerin genel başkanları olarak Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş sürecinin yol haritası üzerinde de mutabık kalmış bulunuyoruz, 11 madde… Az önce içeride sonuçlandı ve onu basın mensuplarıyla paylaşacağız. Bu kapsamda parlamenter sisteme geçiş sürecinde Millet İttifakı’na dahil diğer partilerimizin sayın genel başkanları cumhurbaşkanı yardımcısı olacaktır. Şunu da belirtmek isterim, Millet İttifakı’nın kapısı, ortak Türkiye hayalimizi paylaşan herkese sonuna kadar açıktır. İnanç, düşünce, ideoloji, kimlik ayırt etmeksizin 85 milyon insanımızı yürekten selamlıyoruz.”

    Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Kılıçdaroğlu, ahlakın ve adaletin iktidarını kuracaklarını kaydetti.

    Geçen hafta Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıkan Meral Akşener’in masadan çekilmesi sonrası yaşanan kriz, taraflar arasında başlatılan yoğun görüşmeler sonucunda giderildi.

    İmamoğlu ve Yavaş’ın cumhurbaşkanının ‘icracı’ yardımcıları olmaları teklifi diğer siyasi partiler tarafından kabul görünce Akşener masaya yeniden dahil oldu.

    Toplantı öncesi önce Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş, Meral Akşener’in İYİ Parti Genel Merkezi’nde ziyaret etti. Daha sonra CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, JW Marriot Otel’de bir araya geldi.

    Kılıçdaroğlu ve Akşener’in buradaki görüşmesi 15 dakika sürdü.

    Görüşmeye ilişkin İYİ Parti Genel Merkezi’nde açıklama yapan Parti Sözcüsü Zorlu, Akşener’in milletin iradesi ve isteği doğrultusunda en başından bu yana verdiği mücadelenin gereği olarak bir öneri getirdiğini aktardı.

    Zorlu, şunları kaydetti:

    “İki değerli Büyükşehir Belediye Başkanımızın icracı, yetkili cumhurbaşkanı yardımcısı olmaları konusunda, az önce Sayın Genel Başkanımızla Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bir görüşme gerçekleştirdiler. Şu an itibarıyla Genel Başkanımız birazdan Saadet Partisi’nde gerçekleşecek Millet İttifakı toplantısına katılma kararı almışlardır. Milletimize hayırlı olmasını diliyorum.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu: 13 Şubat’ta cumhurbaşkanı adayımızı açıklayacağız

    Kılıçdaroğlu: 13 Şubat’ta cumhurbaşkanı adayımızı açıklayacağız


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, altılı masanın cumhurbaşkanı adayına 13 Şubat’ta karar verileceğini bildirdi.

    Seçim tarihinin Demokrat Partinin “Yeter Söz Milletindir” sloganıyla iktidara geldiği 14 Mayıs olarak belirlenmesinin ve AK Parti’nin de bu sloganı seçmesinin kendisi için sürpriz olup olmadığının sorulması üzerine, “Sürpriz olmadı. Gideceğini bilen bir insan. ‘Şöyle bir tarihi belirleyelim, 14 Mayıs’ı, Türkiye Cumhuriyeti demokrasi tarihinde ikinci önemli bir tarih olsun’ diye düşünmüş olabilir, iyi niyetli düşünüyorum. Dolayısıyla başka önerebileceği bir tarih de yok. Mayıs ile haziran olması arasında bir fark yok zaten.” yanıtını verdi.

    Halk TV Liderler Masası programı canlı yayınında soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu “Muhalefet partileri erken seçim kararına destek verirse 14 Mayıs olabiliyor. Bunu değerlendirir misiniz?” sorusu üzerine, muhalefetin seçim tarihi olarak 6 Nisan’ı belirlediğini, bu tarihe kadar olursa buna destek vereceklerini söylediklerini hatırlatarak, “6 Nisan tarihinde bir karar alır parlamento, biz de parlamentonun aldığı karara saygı duyarız. O çerçevede eski Seçim Yasası’na göre seçimler yapılır. Ama Erdoğan ‘Hayır, ben daha sonra yapacağım’ diyorsa ona destek vermeyeceğimizi altı lider kamuoyuna açıkladık.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendi istediği atmosferde seçimin yapılmasını istediğini belirten Kılıçdaroğlu, “Biraz daha gecikirse örneğin hazirana doğru atarsa enflasyon zaten her ay yükseliyor. Dolayısıyla yaptığı zamların bir anlamının kalmadığını halk da görecek, o da görecek. Bu nedenle acaba biraz erkene çekip ‘Bu kadar zam yaptım dolayısıyla enflasyonu tam yaşamadan acaba oy kapabilir miyim?’ Yani ‘Selden kütük kapabilir miyim’ anlayışı içinde bir politika izliyor. Bu sürece ya da bu anlayışa kendisini hapseden birisinin seçimi kazanma şansı yoktur.” diye konuştu.

    “Erdoğan üçüncü kez aday olamaz”

    “Siz 14 Mayıs’ı kabul ettiniz mi?” sorusunu Kılıçdaroğlu, şöyle yanıtladı:

    “Bizim açımızdan 14 Mayıs, 15 Mayıs neyse hangi tarihte yapıyorsa getirsin sandığı koysun dedik. Ama parlamentoda oy vermeyeceğiz. Tek yolu var ‘Meclisi feshediyorum’ diyecek, tek yetkisi var. Onun üzerinden seçime gidecek. Bu da kendisine ikinci ya da üçüncü kez cumhurbaşkanlığı hakkını tanımıyor. Anayasa açık. Ben anayasa hukukçusu değilim. Ama anayasa hukukçularını dinliyorum. ‘Üçüncü kez aday olamaz’ diyor. Doğru üçüncü kez aday olamaz. Açıklandığı zaman adaylar, sade vatandaşlar da bazı hukukçular da YSK’ye başvuracaklardır Erdoğan’ın üçüncü kez aday olamayacağına dair.”

    YSK’nin üyelerini Erdoğan’ın belirlediğini, dolayısıyla da Erdoğan’ın üçüncü kez aday olabileceği yönünde karar çıkacağını düşündüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, “Yargıtayın, Danıştayın hangi hale sokulduğunu bilmiyor muyuz? Orada militan yargıçların olduğunu bilmiyor muyuz? Bütün dünya biliyor.” iddiasında bulundu.

    “Erdoğan ‘Birinci cumhurbaşkanlığı bu sistemde değil. Yeni sistemle ben ikinci kez aday oluyorum’ diyor. Bu teori için ne söylersiniz?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Hayır hiçbir anayasa hukukçusu bunu kabul etmiyor. Kendi militanları dışında.” yanıtını verdi.

    Millet İttifakı’nın yarın açıklanacak Ortak Politikalar Mutabakat Metni’nin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, 9 ana başlık altında 75 alt başlık, 2 bin 300’den fazla somut hedef, politika ve projenin açıklanacağını belirtti. Kılıçdaroğlu, metinde altı liderin Türkiye’nin sorunlardan nasıl çıkacağını yazdığını, nelerin yapılması gerektiğini anlattığını söyledi.

    “Yol haritamızla ilgili liderler arasındaki görüşme devam ediyor”

    “Millet İttifakı seçimi kazanırsa ne yapacağı belli mi?” sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, öncelikle durum ve hasar tespit komisyonu, strateji ve planlama teşkilatı ile parlamentoda kesin hesap komisyonu kuracaklarını ifade etti.

    “Yarın güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişin yol haritasını da duymayı bekliyorduk. Bir gecikme mi var?” sorusunu Kılıçdaroğlu, “Hayır gecikme yok. Yol haritamızla ilgili liderler arasındaki görüşme devam ediyor. Onun 13 Şubat’ta, cumhurbaşkanı adayımızın açıklandığı tarihte açıklanmasının ve onun tarafından açıklanmasının daha doğru olduğu düşünüldü.” diye yanıtladı.

    Ortak Politikalar Mutabakat Metni’nin öncelikle kamuoyunda tartışılmasını istediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Öbürünü açıkladığımızda bu yok olacaktı ve herkes öbür tarafa kilitlenecekti. O nedenle onu ayın 13’üne erteledik. Önce şu mutabakat metni çıksın ortaya.” ifadesini kullandı.

    “13 Şubat’ta karar alacağız”

    “13 Şubat’ta ne öğreneceğiz?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “13 Şubat’ta inşallah cumhurbaşkanı adayımızı açıklayacağız kamuoyuna. Öyle bir karar aldık. Saadet Partisi ev sahipliğinde 13 Şubat’ta yine buluşacağız ve artık 13 Şubat’ta mı olur, yoksa 13 Şubat’ta karar alacağız bu kararın açıklanması için belli bir tarih mi olur.” dedi.

    “İki aday ihtimali ortadan kalktı mı?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, bunu da görüşeceklerini ancak ortak aday talebini defalarca açıkladıklarını kaydetti.

    Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayını hala açıklamaması konusundaki eleştirilere değinen Kılıçdaroğlu, son derece dikkatli, kararlı ve istikrarlı adım attıklarını ve ortak iradeyle Türkiye’yi yöneteceklerini ifade etti.

    Kılıçdaroğlu, “Şubat’ın 13’ünde Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun başkanlığında konuşacağız, adayımızı belirleyeceğiz. Bunu da belli bir süreç içerisinde nasıl mutabakat metnini paylaşıyorsak kamuoyuyla, cumhurbaşkanı adayı da çıkacak ortak mutabakat metnini de yol haritasını da kamuoyuyla paylaşacak.” diye konuştu.

    “Belirleyeceğimiz adayın ortak çalışma geleneğini sürdürmesi lazım”

    “CHP’nin cumhurbaşkanı adayı siz misiniz?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Her parti doğal olarak kendi liderini cumhurbaşkanı adayı olarak görmek ister. CHP’liler de kendi genel başkanlarını cumhurbaşkanı adayı olarak görmek isterler. Burada aslolan altı liderin bir araya gelip ortak karar vermeleri.” yanıtını verdi.

    “Altı lider kriterler açıklıyorsunuz. Bu kriterler en çok size uyuyor. Buna katılıyor musunuz? Siz bu kriterleri yerine getiriyor musunuz?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Olabilir. Devlete 27,5 yıl çalışan, üreten, siyasete girdiği gün mal varlığını kamuoyuyla paylaşan, devletin ne olduğunu, liyakatin ne olduğunu bilen bunun devletteyken de kavgasını veren bir kişiyim.” diye konuştu.

    Kılıçdaroğlu, altı liderin Türkiye’nin sorunlarına kilitlendiğini vurgulayarak, “Bir kişiyi cumhurbaşkanı adayı olarak belirleyeceğiz. Belirleyeceğimiz adayın ortak çalışma geleneğini sürdürmesi lazım. ‘Her şeyi ben yaptım, ben biliyorum’ anlayışına sahip olmaması lazım. Devleti iyi tanıması, devletin ne olduğunu bilmesi lazım. Devlette liyakatin ne olduğunu bilmesi lazım.” ifadesini kullandı.

    “(Kendisinin aday olması) Kazanılır, anketler bunu gösteriyor”

    Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının kendisi olması ve altılı masadaki tüm partilerin ortak kampanya yapması halinde seçimi kazanıp kazanamayacağına ilişkin görüşü sorulan Kılıçdaroğlu, “Kazanılır, bütün anketler bunu gösteriyor zaten.” ifadesini kullandı.

    Kılıçdaroğlu, devleti yöneten kişinin bütün toplumu kucaklaması gerektiğinin altını çizerek, “Cumhurbaşkanı olduğunuzda ayrımcılık yapamazsınız, partizanlık yapamazsınız, partizanlık yaptığınız andan itibaren siz 85 milyonun cumhurbaşkanı değilsiniz. Cumhurbaşkanı herkese eşit davranmak zorunda.” değerlendirmesinde bulundu.

    Cumhurbaşkanının, seçildiği andan itibaren kendisine ve ailesine ait mal varlığını kamuoyuyla paylaşması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Cumhurbaşkanı seçilecek kişinin, ilke olarak parti üyeliğinden ayrılması lazım.” dedi.

    Son altılı masa toplantısı sürerken Cihan Paçacı’nın İYİ Parti Kurumsal İlişkiler Başkanlığı görevinden istifa etmesinin toplantıda konuşulup konuşulmadığı sorusunu Kılıçdaroğlu, “Masada hiç konuşulmadı. Meral Hanım, Cihan Bey ile ilgili bir sorun olduğunu ifade etti. Nedir diye sorduğumuzda ayrıntı vermedi ve öyle kaldı.” diye yanıtladı.

    Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın belirlediği cumhurbaşkanı adayının seçimi kazanması halinde diğer parti liderlerinin görevlerinin, yapılacak görüşmeler sonucunda belirleneceğini kaydetti.

    “Bakanlar Kurulu oluşturulurken altılı masadaki partilerin alacağı oy oranları mı geçerli olacak?” sorusunu Kılıçdaroğlu, şöyle yanıtladı:

    “Bu seçimlerde partilerin aldığı oy oranları çok belirleyici olmayacak. Nedeni de şu, eski Seçim Yasası’na göre artık oylar, fazla oy alan partiye yazılıyordu ve o parti milletvekilini fazla çıkarıyordu. Şimdiki modelde ise artık oylar, artık sayılmıyor. O zaman parlamentoda Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğu sağlamamız için partiler arasında bir seçim iş birliğine gitmemiz lazım. Bazen CHP’nin logosu altında, bazen diğer partilerin, örneğin İYİ Parti’nin logosu altında seçime girilecek. Dolayısıyla partilerin aldığı oy değil, partilerin çıkardığı milletvekilleri önemli olacak.”

    Kılıçdaroğlu, ittifak olarak mümkün olan en çok milletvekilini çıkarabilmek için çalışacaklarını anlatarak, “X partisinin logosuyla seçime gireceğiz diyelim. O zaman diğer partiler o ilde hiç oy almayacak ama aslında daha fazla milletvekili çıkarmış olacağız. Sonra seçilen milletvekilleri doğal olarak kendi partisine gitmiş olacaklar.” dedi.

    “Kadının şiddete uğramadığı bir toplum inşa etmemiz gerekiyor”

    Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin, “seçimden sonra kurulacak Kadın Bakanlığına, şiddete uğramış kadınların tedavi ve rehabilitasyon merkezlerine, kadın öğrenci yurtlarına, emekçi kadın misafirhanelerine, ev işçisi kadınların sendikalarına, kadın sığınma evlerine, bağımsız kadın örgütlerine tahsis edilmesi” önerisi aktarılan Kılıçdaroğlu, “Bence gayet güzel bir öneri, kendisine teşekkür ederim. Kendisine buradan selamlarımızı gönderelim. Haksız bir şekilde içeride tutulduğunu biliyorum.” ifadelerini kullandı.

    Kemal Kılıçdaroğlu, kadınların birçok sorun yaşadığına işaret ederek, “Bunların tamamını çözecek kurum, siyaset kurumu. Siyasetçi kaynakları doğru ve yerinde harcarsa bütün sorunları çözebilir. Şiddetin olmadığı, kadının şiddete uğramadığı bir toplum inşa etmemiz gerekiyor.” açıklamasını yaptı.

    “Bütün kadınlar ‘Ben de sana oy vermeyeceğim’ demeli”

    Daha çok kadının, siyasete girmesi ve milletvekili olması için yaptıkları çalışmalar sorulan Kılıçdaroğlu, şunları anlattı:

    “CHP’de yüzde 35 cinsiyet kotası var. Bunu yasa haline getirmek istedik, Siyasi Partiler Yasası’nda yer alsın, yüzde 35 cinsiyet kotası olsun istedik. 306 kadın örgütü, ‘Yüzde 50 istiyoruz’ dedi. Kanun teklifini verdik. AK Parti ve MHP milletvekilleri reddettiler. Biz görevimizi yaptık, Siyasi Partiler Yasası değişsin, yüzde 50 cinsiyet kotası olsun dedik. Bütün kadınlara düşen görev, ‘Sen benim siyaset hayatımın önüne engel çıkarıyorsan kimse kusura bakmasın, ben de sana oy vermeyeceğim’ demeleri.”

    Kılıçdaroğlu, “HDP’ye yönelik kapatma davası takviminin seçime göre ilerlediği” iddialarının hatırlatılması üzerine, şunları söyledi:

    “Seçim süreci başlayınca bir partiyi kapatamazsınız artık. Parti bütün hazırlıklarını yapıyor, seçime girmek istiyor. Eğer dava açılacaksa çok önceden açsaydınız, niye bekliyorsunuz bu kadar zaman ve tam seçimlere girerken bir partiyi kapatıyorsunuz. Kaldı ki ben şahsen, CHP olarak da hiçbir partinin kapatılmasını istemeyiz. Çünkü bir partinin iktidara gelip gelmemesine karar verecek olan, o partinin yöneticileri değil, doğrudan doğruya halk. Halk desteği varsa o parti elbette görevini yapacaktır. HDP’nin bankalardaki hesaplarına tedbir konmasını da doğru bulmuyoruz. Demokrasi sadece benim için, benim gibi düşünenler için değil, benden farklı düşünenler için de olmalı. Parlamentonun, ne kadar çok farklı düşünce bir arada olabilirse saygınlığı o kadar fazla olur. O kadar daha kaliteli ve nitelikli yasalar çıkar. “

    “Demokrasiden yana olanların ortak hareket etmesi lazım”

    HDP’nin de içinde bulunduğu Emek ve Özgürlük İttifakı’nın, cumhurbaşkanı adayı çıkarıp çıkarmamasına ilişkin görüşleri sorulan Kılıçdaroğlu, “Demokrasi istiyorlarsa, ‘Birinci turda bu iş bitsin’ diyorlarsa demokrasiden yana olanların ortak hareket etmesi lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

    Kılıçdaroğlu, hükümetin enflasyonu düşüremediğini ileri sürerek, “Enflasyonu frenleyemiyorlar. O nedenle ‘Seçim aman 14 Mayıs’ta olsun da enflasyon daha fazla yükselmeden, verdiğimiz paralar daha fazla erimeden seçimi alabilir miyiz’ diyorlar. Vatandaş bunu biliyor, görüyor.” dedi.

    “Eğer iktidara gelirseniz Sayıştayın statüsü değişecek mi?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Uluslararası Sayıştaylar Birliği var, denetim standartları var, o denetim standartlarına göre Sayıştayın yeniden yapılandırılması lazım.” karşılığını verdi.

    Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş cinayetiyle ilgili konuşmadığını söyleyerek, “Erdoğan, her konuda konuşur, niye bu konuda hiç konuşmuyor? Acaba MHP’yi kızdırırım diye mi konuşmuyor, ortağımı darıltırım diye mi konuşmuyor?” diye sordu.

    “Niye sorun olsun”

    Kemal Kılıçdaroğlu, iktidar değişikliği halinde Baykar’ın projeleri başta olmak üzere savunma sanayi yatırımlarında herhangi bir sorun olup olmayacağıyla ilgili bir soru üzerine, şunları kaydetti:

    “Hiçbir sorun olmaz. Niye sorun olsun? Üreten bir insanı başınızın üzerinde taşırsınız, çalışan bir insanı ödüllendirirsiniz. Niye cezalandıralım. Keşke daha mükemmellerini yapsalar. Babası hayattayken kendisini fabrikasında ziyaret eden kişi benim. Kadrolarıyla birlikte fotoğraf çektiren kişi benim. Dolayısıyla o dönem kendisine bir sürü haksızlık yapıldığını ifade etmişti. Haksızlıkların giderilmesi için mücadele edeceğimi söyleyen kişi de benim. Dolayısıyla ‘İktidar olduk efendim işte Sayın Erdoğan’ın damadı, biz bunu cezalandıralım.’ O zaman benim Erdoğan’dan bir farkım kalmaz. Hiç kimseyi cezalandırmak gibi bir niyetim yok. Hele teknoloji konusunda üretiyorsa başımızın üzerinde yeri var. Yeter ki yapsın, yeter ki üretsin.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HDP’nin kendi Cumhurbaşkanı adayını çıkarması seçimi ve Altılı Masa’yı nasıl etkiler?

    HDP’nin kendi Cumhurbaşkanı adayını çıkarması seçimi ve Altılı Masa’yı nasıl etkiler?


    Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Kars’ta yaptığı konuşmada partisinin cumhurbaşkanlığı seçimine kendi adayıyla gireceklerini söyledi.

    Cumhurbaşkanı adayının çok yakın zamanda açıklanacağını ifade eden Buldan, Cumhur İttifakı ya da Millet İttifakı ile ortaklıkları olmasa bile müzakerelere açık olduğunu da sözlerine ekledi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üçüncü büyük partisi olan HDP’nin son adımı aslında bir süredir partililer tarafından dillendiriliyordu.

    HDP’nin bu adımı bazı çevreler için beklenmedik olsa da euronews daha önce HDP kulislerine dayandırarak paylaştığı haberlerde HDP’nin cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi için özel bir komisyon oluşturulduğunu yazmıştı.

    Peki üçüncü bir yolun mümkün olduğunu sıklıkla dile getiren HDP’nin bu çizgiye gelmesindeki faktörler neler, seçim ikinci tura kalırsa HDP hangi ittifakı destekler?

    Metropoll Araştırma Şirketi’nin kurucusu Özer Sencar, HDP’nin iki sebepten dolayı bu kararı aldığını söylüyor.

    Sencar’a göre bu kararın sebeplerinden biri HDP’nin Altılı Masa’nın seçim işini götüremediği düşüncesi, diğeri ise HDP’nin banka hesaplarının dondurulmasına muhalefetten tepki gelmemesi.

    “Gerçek sebebini bilmiyoruz” diyen Sencar, “Fakat daha önceki açıklamalarında Ekrem İmamoğlu veya Kemal Kılıçdaroğlu aday olursa, biz aday çıkarmayız demişlerdi.” diyor.

    Sencar, HDP’nin bu adımıyla ilgili şu yorumda bulunuyor:

    “Meral Hanım ve Mansur Yavaş için aynı destek söz konusu değildi, adaylarını çıkaracaklarını ifade etmişlerdi. Şimdi de toptan bir dahil söz konusu. Her ne kadar gerçek sebebini bilmesek de bana göre birincisi HDP, Altılı Masa’nın seçim işini götüremediğini düşünüyor. Aday belirleyememeleri, kampanya yapamamaları bir sebep. Altılı Masa’nın bir adayı yok, Meral Hanım da Kemal Kılıçdaroğlu için direniyor. Eğer direnmeseydi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı altı ay önce açıklanırdı. İkincisi ise hukuki ve doğru olmayan bir kararla HDP’nin parasını dondurdular. Ve muhalafetten bir ses çıkmadı, tepki vermediler. En azından Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu konuda tepki vermesi gerekiyordu. HDP aynı zamanda Millet İttifakı’nın seçimlerde şansını küçük görüyor, çünkü kendi aralarında ittifak yapamıyorlar. “

    ”Erdoğan’dan gelen tehdit HDP’yi böyle bir cevap vermeye zorlamış olabilir”

    Özer Sencar’ın bir başka tezi ise HDP, Altılı Masa’yı desteklemekten veya Altılı Masa ile görünmekten vazgeçti.

    Erdoğan’ın HDP’ye “para cezası ile bir mesaj verdiğini” dile getiren Sencar, ”Erdoğan HDP’nin muhalefeti desteklemesini istemiyor” diyor:

    “HDP de bu mesajı aldı ve Altılı Masa’yı desteklemekten veya Altılı Masa ile görünmekten vazgeçti. Bu da Erdoğan’a yönelik bir mesaj olabilir, çünkü Erdoğan HDP’nin muhalefet ile yakınlaşmasını engelleme çabasında. Yani bir çok faktör bir arada, hem muhalefet partilerinin HDP ile müzakere etmemesi, hem de Erdoğan’dan gelen tehdit onları böyle bir cevap vermeye zorlamış olabilir.”

    Aday kararının, HDP oylarının muhalefet tarafından garanti gibi görülmesinin bir tepkisi olarak alındığını düşünen Özer Sencar, seçimin ikinci tura kaldığını ve Kürt seçmenin de kazanacak adaydan yana tavrını koyacağını dile getiriyor. 

    ‘’HDP ile konuşmaktan korkuyorlar ama oyunu istiyorlar. Hatta Altılı Masa sempatizanları HDP’nin oylarını Kılıçdaroğlu açısından ceplerinde görüyorlar. Buna bir tepkide olabilir HDP’nin aday çıkarması. Eğer aday çıkarırlarsa seçim ikinci tura kaldı demektir. Erdoğan’ın birinci turda kazanacak oyu yok, Kılıçdaroğlu’nun da birinci turda kazanacak oyu yok ama onlar HDP oylarına güveniyorlardı. Şimdi o da gitti. Dolayısıyla seçim ikinci tura kaldı. Ve ne olacağının bir çok bilinmeyeni var. Sahneden çekilmiş bir İmamoğlu yok, aday olursa İYİ Parti de destekler, HDP de… İkinci tura HDP’nin kalması söz konusu değil ve çıkacak adaya göre tavır alacak. Ama Kürt seçmenle ilgili şu bir gerçek, seçilmeyecek adayın arkasında durmazlar. Seçilecek adaya oynarlar. Eğer muhalefet seçilme şansı olan bir aday çıkarırsa Kürtler destekler.’’

    ”Nasılsa oylar bize denilip, HDP’ye kıymet verilmiyordu. HDP, buna cevap vermiş oldu”

    HDP’nin kendi adayıyla seçime girmesini değerlendiren Sencar, muhalefetin oyunu istedikleri partiye gerekli nezaketi gösteremediğinden, HDP’nin kendileri açısından doğru bir hamlede bulunduğu görüşünde.

    ‘’Eğer demokratik bir düşünce ya da HDP’li olarak olaya bakarsanız yapılması gereken tam da buydu.” diyen Sencar, muhalefetin HDP’nin oyunu cebinde gördüğünü ve HDP’ye kıymet vermeden oylarını istediğini belirtiyor.

    Muhalefetin HDP’ye yönelik bu tavrını “saygısız” olarak niteleyen Sencar, “HDP’liler buna bir şekilde cevap vermiş oldular. Kendileri açısından doğru bir hareket. Ama muhalefet birisinden oy istiyorsa, onunla kamuoyu önünde itibar kazandıracak şekilde görüşmek zorunda. Bunu göremediler maalesef… Oyunu istedikleri partiye gerekli nezaket ve saygıyı gösterdikleri kanaatinde değilim.’’ yorumunda bulundu.

    Kürt meselesi üzerine çalışmalar yürüten Gazeteci-Yazar Dr. Ecevit Kılıç ise HDP’nin aday kararını net bir tavır olarak okuyor. 

    Bu karardan dönüşü ise Millet İttifakı’nın doğrudan HDP’yi ortak aday görüşmelerine dahil etmesi ve aday üzerinde de bir anlaşmanın sağlanmasıyla mümkün olabileceği görüşünde. 

    ”Öncelikli olarak Pervin Buldan’ın açıklamasını ilk gördüğümde nihai bir kararmış gibi algılamadım. Millet İttifakı’nın kendilerine yönelik tavrına bir rest gibi okudum. Ancak sözlerin çıktısını alıp tamamına bakınca net bir karar olduğu anlaşılıyor. Ya da Pervin Buldan’ın bu kadar sert algılanabileceğini hesaba katmadığı söylenebilir. Ama öyle olmadığı da açık. O nedenle bu kadar net bir kararın dönüşü olur mu sorusu burada öncelikli hale geliyor… Mümkün elbette. Millet İttifakı’nın doğrudan HDP’yi ortak aday görüşmelerine dahil etmesiyle mümkün. O da yetmiyor adayın üzerinde de anlaşma lazım. Tabii, bütün bunlar Millet İttifakı’nın adayını HDP’den önce açıklaması durumunda geçerli. HDP daha önce adayını açıklarsa zaten bu tartışma boşa çıkmış oluyor.”

    Dr. Ecevit Kılıç’a göre HDP bu hamlesiyle, Kürt sorunu ve çeperindeki meselelerin nasıl çözüleceğinin seçim sonrasına bırakılmasını da ortadan kaldırdı. 

    ”HDP, bu kararın ilanıyla bir şeyi ortadan kaldırdı. Kürt seçmenin gözünde makul da olsa HDP olmadan belirlenecek bir adayı, Kürtlerin destekleme seçeneği devredışı kaldı. HDP bunu ilan etti. Deyim yerindeyse el yükseltti. Çünkü Millet İttifakı’nın genel anlayışı HDP’nin keskin bir şekilde ittifaktan uzak tutulması ama el atından görüşmelerin sürmesi üzerine kurulu. Bu görüşmeler de ağırlıklı olarak CHP, biraz da DEVA üzerinden yürütülüyor. Çıkan sonuç da, aday belirlemede HDP’nin de hassasiyetlerinizi dikkate alacağız şeklindeydi. Peki, sonrası? Yani Kürt sorunu ve çeperindeki meselelerin nasıl çözüleceği ise hep seçim sonrasına kalıyordu. HDP bütün bu süreci ve diyalog şeklini ortadan kaldırdı.”

    ”Anketlere bakıldığında muhtemel aday Gültan Kışanak”

    Dr. Ecevit Kılıç, HDP’nin aday isim konusunda ise anketlere bakarak bir yorumda bulunuyor ve muhtemel adayın cezaevinde oan Gültan Kışanak olduğunu ifade ediyor. 

    ”HDP, Buldan’ın verdiği bu kararı hayata geçirip bütün Kürtlerin ve hatta başka çevrelerin etrafında toparlanacağı bir aday gösterirse Millet İttifakı’nın ilk turda seçimi kazanma olanağını tamamen ortadan kaldırıyor. HDP de bütün partiler gibi anketler yaptırıyor. Muhtemelen isim bazında da yaptırıyordur. Aday olarak Gültan Kışanak isminin bu kadar çok telaffuz edilmesinin bu anketlerin sonucu olduğunu düşünüyorum.”

    Kılıç’a göre seçimin ikinci tura kalması, Kürt oylarının belirleyiciliğini daha da artıracaktır. 

    Birinci turda olmasa bile ikinci turda “Seçimin kaderini HDP belirleyecek” diyen Dr. Ecevit Kılıç, o zaman sadece Millet İttifakı’nın değil iktidarın da ne dediğinin önemli hale geleceğini vurguluyor. 

    ‘İktidar açısından düşündüğümüzde, altı yıldır süren güvenlik bazlı politikalar var, HDP’nin parası bloke edildi ve kapatma davası da sürüyor. Hatta seçimden önce sonuçlanma ihtimali de hayli yüksek. Cumhur İttifakı yani iktidar bu süreçte bütün bunlardan geri adım atabilir. Ki, bence bazı işaretleri var. Güvenlik politikalarını azaltıp, siyasi ve yargı hamleleriyle baskılama gibi. Kürtlerin desteğini getirmezse de çekimser kalmalarına neden olabilir. İktidarın bunlar olmadan da kaybı azaltma noktasında bazı adımlar attığını görmek mümkün. HDP’nin parasının bloke delmesiyle beraber Hüda-Par’la yeniden görüşmelerin başlamasıyla belli ki iktidar Güneydoğu’daki muhafazakar Kürt oylarını korumaya çalışıyor. Yine Ayhan Bilgen üzerinden de Batı’daki Kürt muhafazakar oyların kaybını azaltma çabası var._Millet İttifak’ı yani muhalefet açısından baktığımızda bunların hiçbirinden söz edemeyiz. Kürtlere yönelik bütün vaatleri seçim sonrasına kalıyor.”

    Birçok siyasi analist, HDP’nin bu adımı sonrası 2023’ün Haziran ayında yapılması planlanan seçimlerin ikinci tura kalacağı görüşünde hem fikir.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HDP, 2023 seçimlerinde kendi cumhurbaşkanı adayını çıkaracak

    HDP, 2023 seçimlerinde kendi cumhurbaşkanı adayını çıkaracak


    HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Biz HDP olarak en kısa zamanda kendi cumhurbaşkanı adayımızı Türkiye halklarıyla paylaşacağız. HDP kendi adayını çıkaracak, kendi adayını gösterecek ve seçimlere kendi adayıyla gidecek.” dedi.

    Kars’ta bir düğün salonunda düzenlenen partisinin 4. Olağan İl Kongresi’ne katılan Buldan, seçimler yaklaşırken halk buluşmaları, kongreler ve seçim çalışmaları yaptıklarını belirtti.

    Kongrelerin halkla bir araya gelmenin vesilesi olduğunu vurgulayan Buldan, herkesin dört gözle beklediği cumhurbaşkanı adayının kim olacağı meselesinin gündemde olduğuna dikkati çekti.

    Cumhur İttifakı ya da Millet İttifakı ile herhangi bir ortaklıklarının olmadığını, yalnızca ilkesel yaklaşımları olduğunu dile getiren Buldan, “Biz HDP olarak en kısa zamanda kendi cumhurbaşkanı adayımızı Türkiye halklarıyla paylaşacağız. HDP kendi adayını çıkaracak, kendi adayını gösterecek ve seçimlere kendi adayıyla gidecek.” diye konuştu.

    Buldan, şöyle devam etti:

    “Bunları zamanı geldiğinde oturup konuşabiliriz, müzakere edebiliriz, diyalog içinde olabiliriz ama HDP’nin şu anki kararı kendi adayıyla seçimlere girmektir. Türkiye’nin tüm demokrasi güçleriyle birlikte, Emek ve Özgürlük İttifakı’yla birlikte, kadınların ve gençlerin onayıyla ve bu ülkede bütün kesimlerin önerilerini alarak kendi adayımızı en kısa zamanda açıklamanın hazırlıklarını yaptığımızı özellikle belirtmek istiyorum. Hiç kimse HDP’yi A ya da B partisine bağlamasın. HDP, Türkiye’de bir iradedir, büyük bir güçtür ve seçimlerde büyük bir oy oranıyla çıkmayı hedefleyen bir siyasi partidir.”

    Kürt seçmen, HDP’nin ilk turda aday çıkarmasına nasıl bakıyor?

    Halkın Demokrasi Partisi (HDP), Cumhurbaşkanı adayı ve seçimiyle ilgili Kürtlerin yoğun yaşadığı kentlerde geçtiğimiz günlerde anket yaptırmıştı.

    Ankette yüzde 76.1’i “HDP kendi adayını çıkarmalı”, yüzde 14.7’si “Çıkarmamalı ve Millet İttifakı’nın adayı desteklenmeli”, yüzde 0.7’si “Çıkarmamalı Cumhur İttifakı’nın adayı desteklenmeli” yanıtı verdi.

    Bu soruda kararsızların oranı ise yüzde 16.

    HDP’nin anketindeki bir diğer önemli soru ise partinin kapatılması durumunda Kürt seçmenin tavrının ne olacağına ilişkin.

    Katılımcıların yüzde 79.4’ü partinin kapatılması durumunda yine HDP’nin işaret edeceği partiye, yüzde 7 CHP, yüzde 1.7’si AKP’ye oy vereceğini açıklarken, yüzde 7’i ise boykot edeceğini söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan son kez oy istedi: Kutlu bayrağı gençlerimize teslim edeceğiz

    Cumhurbaşkanı Erdoğan son kez oy istedi: Kutlu bayrağı gençlerimize teslim edeceğiz


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun’da yaptığı konuşmada, “2023’te milletimizden kendi adımıza son defa istediğimiz destekten alacağımız güçle Türkiye yüzyılının inşasını başlatıp, bu kutlu bayrağı gençlerimize teslim edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Meydanı’nda Vezirköprü Devlet Hastanesi, Asarcık-Kavak Yolu, 19 Mayıs Üniversitesi Ballıca Kampüsü ve Yapımı Tamamlanan Diğer Projelerin Toplu Açılış Töreni’nde konuştu

    Samsun’da yapılan toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarları süresince Türkiye’yi, dünyanın birinci ligine çıkartacak eserlere kavuşturduklarını söyledi. 

    “20 yıldır asırlık sorunları çözmekle kalmadık. Gelişmiş ülkelerin bile gıptayla baktığı bir hizmet altyapısı kurduk. Şimdi Türkiye gerçekten farklı bir ülke diyorlar. Yaşanan her küresel kriz, ülkemizin sahip olduğu gücün daha iyi anlaşılmasına vesile oluyor” diyen Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:

    • Ekonomide küçülmenin konuşulduğu bir dönemde istihdam kapasitemizin gücünü gördük. Enerji krizinde imkanlarımızı en üst seviyede harekete geçirmek için yaptığımız yatırımların gücünü gördük. Her krizde kendi gücümüze dayanarak yeni fırsatları değerlendirme potansiyelimizi daha ileri taşıdık. Türkiye yüzyılına böyle bir iklimde giriyoruz.
    • 12 yıl önce, 2023 hedefleri ile milletimizin huzuruna çıktığımızda birileri kıt aklınca bizimle dalga geçmişti. Aradan geçen yıllar boyunca bu hedefleri hayata geçirerek bugünlere geldik.
    • İnşallah, 2023’te milletimizden kendi adımıza son defa istediğimiz destekten alacağımız güçle Türkiye yüzyılının inşasını başlatıp, bu kutlu bayrağı gençlerimize teslim edeceğiz.
    • Seçime kadar girmedik ev, kazanmadık gönül bırakmamanızı bekliyorum. Kale içeriden fethedilir. Kalenin içinde kim var? Bayanlar var. Bayanlarla bu işi bitirdik mi 2023 bitmiştir.
    • Bu kardeşiniz 50 yıldır siyasetin içinde. 50 yıldır halkıyla yattı, kalktı. Buralara böyle geldik. Hep milletimizin diliyle konuştuk. Milletimizin sevinciyle sevindik. Üstad ne diyor, ‘ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın, gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın…’
    • İthal danışmanlarla yürümedik biz bu yollarda. Siz varsınız yeter. İthal danışmanlar falan filan nedir, geç o işleri. Gözümüz de kalbimiz de hep milletimize baktı.
    • Yarın Sayın Putin ve ardından Sayın Zelenski ile görüşeceğim. Neler yapabiliriz bunu konuşacağız. Biz dünyayla beraberiz, ithal ürünlerle değil.
    • Her seçim, bir yol ayrımıdır. Milletimiz bizi 15 seçimdir bizi birinci yaparak iradesini büyük ve güçlü Türkiye yolunda ilerlemekten yana kullandı.
    • Bunca yıldır ülkeyi yöneten bir kişinin, elbette eksiklikleri, hataları olabilir. Eski Türkiye’nin en büyük sorunu, milletin yetki verdiklerinden; ülkeye ve millete vermedikleri hizmetin hesabının sorulmamasıydı. Biz bu muhasebeyi kimseye bırakmadan kendi kendimize yapıyoruz. Söz verip de yapamadıklarımızın peşinden koşuyoruz.
    • Türkiye’yi 20 yılda 3 kat büyütmeyi yeterli bulmuyor, 2 kat daha büyüterek dünyanın en büyük 10 ülkesi arasına sokmayı hedefliyoruz. Milletimize kazandırdığımız hizmetleri yeterli bulmuyoruz. Teknolojiden özgürlüklere her alanda geleceğin dünyasının alt yapısını kurmayı hedefliyoruz.
    • Ülkemizin dört bir yanında inşa ettiğimiz eserleri yeterli bulmuyoruz. TOGG gibi, 500 bin yeni konut projesi gibi daha fazlasını yapmayı hedefliyoruz.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ak parti Sözcüsü Çelik: Cumhur İttifakı’nın adayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

    Ak parti Sözcüsü Çelik: Cumhur İttifakı’nın adayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan


    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gelecek seçimde Cumhur İttifakı’nın adayının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi.

    Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç BBC Türkçe’ye verdiği röportajda adaylıkla ilgili olarak, “Bizim adayımızın kim olacağı konusunda sadece Bahçeli’nin söylediği var, “Bizim adayımız Erdoğan’dır” diyor. Ama AK Parti cenahından ve bizzat Erdoğan’ın kendisinden “Ben aday olacağım” diye bir söz gelmedi.” demişti.

    Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Çelik, “Cumhur İttifakı’nın 2023 seçimlerindeki adayı tabii ki Cumhurbaşkanımız Erdoğan’dır. Cumhur İttifakı’nın tabanının düşüncesi budur. Hiçbir tereddüt, hiçbir gri alan yoktur. Sayın Cumhurbaşkanımız kuşkusuz Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayıdır.” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Estonya’da cumhurbaşkanlığı seçimi için tek aday müze müdürü Alar Karis

    Estonya’da cumhurbaşkanlığı seçimi için tek aday müze müdürü Alar Karis


    Baltık ülkelerinden Estonya’da alışılmadık şekilde tek adayın bulunduğu cumhurbaşkanlığı seçimi pazartesi günü parlamentodaki oylamayla yapılacak. Estonya Ulusal Müze Müdürü Alar Karis 101 sandalyeli parlamentoda milletvekillerinin üçte ikisinin, yani en az 68 vekilin desteğini alarak cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmak için tek başına yarışacak.

    Alar Karis, daha çok sembolik görevleri bulunan ve parlamento tarafından seçilen cumhurbaşkanlığı görevi için cumartesi günü sona eren adaylık sürecinde 21 milletvekilinin desteğini alan tek isim oldu.

    Halen cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Kersti Kaljulaid’ın görev süresi 10 Ekim’de doluyor ve yasalara göre milletvekilleri tarafından aday gösterilmediği sürece yeniden seçilme imkanı bulunmuyor. Halk arasında popüler olan ülkenin ilk kadın cumhurbaşkanı Kaljulaid’un siyasetçilere karşı sözünü sakınmayan tavrının yeniden aday gösterilmemesinde etkili olduğu belirtiliyor.

    Yeni aday Karis kimdir?

    Yeni aday Alar Karis, Başbabakan Kaja Kallas’ın Reform Partisi ve koalisyon ortağı Merkez Partisi’nin desteğini alarak 59 oyu garantledi. Karis kalan dokuz oy için muhalefetin desteğine ihtiyaç duyuyor.

    Kendi adaylarını çıkarmak isteyen ancak yeterli miletvekilinin desteğini bulamayan sağ kanattaki popülist EKRE Partisi Karis’le bazı konularda görüşlerinin uyuştuğunu ve milletvekillerine serbest oy hakkı verdiklerini açıkladı.

    Kaljulaid ile Karis arasında bölünen Sosyal Demokrat Parti de yine milletvekili sayısının yeterszliği nedeniyle istedikleri kişiyi aday gösterememişti.

    Karis’in yarınki ilk turda ve salı günkü ikinci turda yeterli oyu alamaması halinde süreç eylül ayında 208 üyeli özel seçim kuruluna kalacak.

    Uzmanlar Alar Karis’in iç siyasette güçlü bir isim, ancak dış politikada çok deneyimsiz olduğuna dikkat çekiyor. Halen Estonya Müzesi Müdürü olan Karis, 2007-2012 yılları arasında ülkenin en önemli akademik kurumu Tartu Üniversitesi rektörü, 2013-2018 yılları arasında da Estonya kamu denetçisi olarak görev yapmıştı.

    Seçim sistemine eleştiri

    Öte yandan ülkenin önde gelen siyasetçileri böyle önemli bir makam için seçimin tek adayla yapılmasını eleştirdi. Eski savunma bakanı ve diplomat Jaak Joeruut konuyla ilgili kaleme aldığı bir makalede tek adayla seçime gidilmesinin Sovyet dönemine ait bir uygulama olduğunu, yasal olsa da etik omadığını dile getirdi.

    1,3 milyon nüfuslu Estonya 1991 yılında Sovyetler Birliği’nden ayrılarak bağımsızlığını ilan etmişti. Avrupa Birliği ve NATO üyesi olan ülkede cumhurbaşkanlığı makamının sorumluluk alanı genellikle uluslararası arenada temsil ve ulusal konularda fikir liderliğini kapsıyor, Silahlı kuvvetlerin başı olan cumhurbaşkanının resmi olarak yasaları onaylama ve yasa tekliflerini veto etme yetkisi bulunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İran’ın yeni cumhurbaşkanı İbrahim Reisi kimdir?

    İran’ın yeni cumhurbaşkanı İbrahim Reisi kimdir?


    İran Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi resmi olmayan sonuçlara göre seçimde oyların yüzde 62’sini alarak ülkenin sekizinci cumhurbaşkanı seçildi.

    İbrahim Resisi kimdir, nasıl bir siyasi gelenekten geliyor?

    İbrahim Reisi’nin siyasi hayatındaki önemli dönüm noktaları:

    • 14 Kasım 1960’ta İran’ın kuzey doğusundaki Meşhed kentinde doğan Seyyid İbrahim Reisi, eğitimini Şii İslam’ın entellektüel merkezi kabul edilen Kum’da tamamladı.
    • 1975’te Şah Rıza Pehlevi’nin yönetimine karşı hoşnutsuzluğun arttığı dönemlerde ülkenin önde gelen İran din alimleriyle bu kentte toplantılara katıldı, İran devriminin mimarı Humeyni’nin devrim fikri ve özellikle devlet politikası ve yönetiminin din alimlerinin gözetimin olması gerektiği görüşünden etkilendi.
    • İdare ve hukuk alanına yönelen Reisi 1985’te Tahran savcı yardımcılığı görevine yükseldi. Kariyerini iç muhalfetle mücadeleye adayan Reisi 1988 İran-Irak Savaşı’nın ardından Humeyni tarafından oluşturulan ve siyasi idamları gerçekleştiren “Ölüm Komitesi’nde yer aldı. Bu görevi nedeniyle muhalifler arasında “katliam Ayetullah” olarak anılıyor.
    • Reisi 1989-1994 tarihleri arasında Tahran savcısı,1994-2004 tarihleri arasında Din Adamları Özel Mahkemesi’nde başsavcısı ve 2004-2014 tarihleri arasında da Yargıtay Birinci Hakimi olarak görev yaptı.
    • 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yaşanan eylemlerin bastırılmasında önmli rol oynayan Reisi 2016 yılında Ayetullah Hamaney tarafından ülkenin en büyük vakfı olan Astan-ı Kuds-i Rezerv’inin başına getirildi. Reisi’ye önemli nüfuz kazandıran bu görevde milyarlarca dolarlık servetin yönetimini üstlendi.
    • Ülke yönetimindeki yüksek kademesine rağmen yolsuzlukla mücadele konusunda sert çıkışlar yapan Reisi 2017’deki cumhurbaşkanlığı seçiminde Hasan Ruhani’ye karşı aday oldu ancak seçimi kaybetti. Reis’nin o seçimde oyların yüzde 38’ini almasının popülist söyleminin halkın desteğini aldığının işareti olarak grörüldü.
    • İbrahim Reisi 2019’da Yargı Erki Başkanı oldu. Göreve gelir gelmez hükümet yetkilileri ve önde gelen iş insanlarına karşı yolsuzluk davaları açan Reisi, eski Ruhani hükümetine yönelik eleştirilerini de sürdürdü.

    Dün yapılan seçimlerde eski cumhurbaşkanı ve eski meclis başkanı gibi isimlerin adaylığının veto edilmesiyle önü açılan Reisi ülkenin yeni cumhurbaşkanı oldu.

    Reisi, Siyasi tutukluların idam edilmesinde ve 2009’daki sosyal çalkantıların bastırılmasında oynadığı rol nedeniyle Kasım 2020’den bu yana Amerika Birleşik Devletleri’nin yaptırım listesinde bulunuyor.