Etiket: Cumhur İttifakı

  • Yeniden Refah Partili üst düzey isim: ‘AKP’li siyasetçiler lütuf verilmiş gibi konuşuyor’

    Yeniden Refah Partili üst düzey isim: ‘AKP’li siyasetçiler lütuf verilmiş gibi konuşuyor’



    Yeniden Refah Partisi Genel Başkanvekili Doğan Aydal, Halk TV ekranlarında Seda Selek’in sunduğu ‘Gündem Özel’ programında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

    Selek’in, “Cumhur İttifakı’ndasınız değil mi?” sorusuna Aydal, “Hayır ben öyle tanımlamıyorum” yanıtını verdi.

    “AKP’Lİ SİYASETÇİLER LÜTUF VERİLMİŞ GİBİ KONUŞUYOR”

    Aydal, kendi logoları ile Meclis’e girdiklerini söyleyerek şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanlığı sistemi partilerin tek başına seçime girip boyunun ölçüsünü alacağı bir sonuçtan çok uzaklaştırdı. Biz ısrarlar seçim döneminde de ısrarla sıkça söyledim biz geçici bir seçim ittifakı kuruyoruz dedik. Sebebi mevcut şartlardı. Biz o gün şartlarında hedef olarak Erbakan ismini meclise sokmak hedefliydik ve bunda başarılara olduk. Biz yeniden refah partisi olarak vekil pazarlığı ya da sayı pazarlığı yapmadık. Kendi logomuzla girdik kendi oylarımızla meclisteyiz. Bu sebeple kimse kalkıp da AKP lütfuyla girdik gibi bir algı yapmasın. Ancak AKP’li siyasetçiler de sanki bize bir lütuf verilmiş gibi konuşuluyor. Biz olmasaydık sayın cumhurbaşkanı da bugün cumhurbaşkanı değildi. Mevcuttan yüzde 3 çıkartın cumhurbaşkanı şu an cumhurbaşkanı değildi.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çatlak büyüyor, Yeniden Refah’tan Erdoğan’a bir tepki daha: Bu bir algı yönetimi

    Çatlak büyüyor, Yeniden Refah’tan Erdoğan’a bir tepki daha: Bu bir algı yönetimi



    14 Mayıs’ta düzenlenen parlamento seçimlerine AKP’yle iş birliği yaparak giren ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) beş milletvekiliyle temsil edilmeye hak kazanan Yeniden Refah Partisi‘nden dikkat çeken açıklamalar geldi.

    Cumhurbaşkanlığı seçiminde de Recep Tayyip Erdoğan‘ı destekleyen parti, son dönemde ise ekonomi politikaları nedeniyle iktidara sert eleştiriler yöneltiyor.

    KRT TV’de gündemi değerlendiren Yeniden Refah Partisi Genel Başkanvekili Doğan Aydal, önümüzdeki seçime tek başlarına gireceklerinin altını çizerken “Ama siyaset yarınlara gebedir ve tek alternatifimiz yok. Çoklu alternatiflerimizi genel başkanımıza verdik” diye ekledi.

    Aydal, Erdoğan’ın seçim döneminde açıkladığı petrol miktarıyla ilgili olarak şunları kaydetti:

    “Tam seçime gireceğiz, Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Gabar’da 5 bin varil petrol bulundu’ dedi. Bu bir algı yönetimi. Günde 5 bin varil. Halkımız şunu bilmiyor, Türkiye Cumhuriyeti, günde 1 milyon varil tüketiyor.

    ‘BİR AY YETMEYECEK’

    Karadeniz’deki gazın da ne kadarının üretilebilir olduğunu söylemiyorlar. Yaptıkları 10 sondaj. Söyledikleri rakam, 10 milyon metreküp günlük. Yılda 3,5 milyar metreküp eder. Türkiye yıllık 50 ila 60 milyar metreküp doğalgaz tüketiyor. Yıllık tüketiminizin 122de 1’i bile değil. 1 ay yetmeyecek bir malzeme.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhur İttifakı’nda zam tepkisi: “Kabul edilebilir değil zamlarla ekonomiyi düzeltmek sıradan yöneticilerinin de yapabileceği şeyler”

    Cumhur İttifakı’nda zam tepkisi: “Kabul edilebilir değil zamlarla ekonomiyi düzeltmek sıradan yöneticilerinin de yapabileceği şeyler”



    Seçimlerden sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oluşturduğu yeni ekonomi yönetiminin attığı adımlar, Cumhur İttifakı ortaklarının da tepkisini çekiyor.

    Önce emeklilerin birçoğunun maaşının artmayacağı kalanların da az bir artış alacağı zam düzenlemesine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tepki göstermişti. Bahçeli’nin zammın artırılmasına yönelik talebi ise karşılıksız kaldı.

    DESTİCİ TEPKİLİ

    Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, akaryakıt ve doğal gazdaki vergi oranlarının artırılması da tepki çekti. Akaryakıtta ÖTV tutarları arttı. 6 liralık artış gece yarısından itibaren pompa fiyatlarına yansıdı. İstanbul’da benzinin litresi 28.05 liradan 34.05 liraya, motorinin litresi ise 26.32 liradan 32.32 liraya yükseldi.

    Cumhur İttifakı ortağı BBP lideri Mustafa Destici, yaptığı açıklamada benzin ve motorinde ÖTV vergisinin artırılmasına tepki gösterdi. Destici “Akaryakıt ürünlerinden alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV)’nin %200 üzeri yükseltilmesi kabul edilebilir ve hakkaniyetli bir düzenleme olmamıştır” dedi.

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, benzin, motorin ve LPG’ye gelen ÖTV zamlarına tepki gösterdi.

    “ZAMLARLA YA DA KEMER SIKARAK EKONOMİYİ DÜZELTMEK, BÜTÇE AÇIKLARINI KAPATMAK SIRADAN EKONOMİ YÖNETİCİLERİNİN DE YAPABİLECEĞİ ŞEYLERDİR”

    Destici, Twitter hesabından şu paylaşımda bulundu:

    “Akaryakıt ürünlerinden alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV)’nin %200 üzeri yükseltilmesi kabul edilebilir ve hakkaniyetli bir düzenleme olmamıştır.

    ÖTV dolaylı bir vergi düzenlemesidir. Yani yoksulla zenginin, geliri düşük olanla yüksek olanın aynı oranda ödediği vergidir. Akaryakıta bu denli zam yapmak yerine mesela, doğalgazda geliri yüksek olanlara uygulanan sübvanse (yüz milyarca TL) ile siyasi partilere verilen milyarlarca TL hazine yardımı kaldırılabilirdi.

    Ekonominin şöför mahallinde oturanlar kolaycılığa kaçarak, çözümü dolaylı vergilerde bulup faturayı dar gelirli ve üretici ile yüksek gelirlinin sırtına aynı oranda yüklememelidir. Bu doğru ve hakça değildir. Ayrıca bugüne dek yapılan tüm iyileştirmeleri de değersiz kılmaktadır.

    Zamlarla ya da kemer sıkarak ekonomiyi düzeltmek, bütçe açıklarını kapatmak sıradan ekonomi yöneticilerinin de yapabileceği şeylerdir. (Nitekim 70’li ve 90’lı yıllarda Türkiye’de sıkça uygulanmıştır)

    Dünya ekonomi çevrelerinin itibar ettiği ya da ağırlıkları olduğu söylenen isimler iş başında ise o vakit daha konforlu ve can yakmayacak çözümler beklemek vatandaşımızın en tabii hakkıdır.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Derya Kömürcü açıkladı: Erdoğan seçimi nasıl kazandı?

    Derya Kömürcü açıkladı: Erdoğan seçimi nasıl kazandı?


    Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) kesin sonuçlarına göre, Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan geçerli oylardan 27 milyon 834 bin 589 seçmenin oyunu aldı. Erdoğan, yüzde 52,18’le yeniden Cumhurbaşkanı seçildi. CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ise geçerli oylardan 25 milyon 504 bin 724’ünü aldı. Kılıçdaroğlu’nun oy oranı yüzde 47,82 oldu.

    28 Mayıs’ta yapılan seçimin geride kalması sonrası Gazete Pencere’de “Fanatizmin tahakkümü” başlıklı bir yazı kaleme alan Yöneylem Genel Koordinatörü Derya Kömürcü, “Hiç çekinmeden ifade etmek gerekir ki seçimlerin özellikle ilk turunda sandık güvenliğinin sağlanamadığı görülüyor. Sonuçlara etkisinden bağımsız bir biçimde Türkiye’de seçimlerin hangi koşullarda gerçekleştirildiğinin “utanmadan sıkılmadan” tespit edilmesi, verili koşullarda seçimler yoluyla iktidar değişikliğinin bundan sonra nasıl gerçekleştirilebileceğine dair en önemli görevdir. Bu konuda muhalefet partilerinin şeffaflıktan uzak tutumu yurttaşları olması gerekenden daha büyük bir ümitsizliğin içine itiyor” dedi.

    “FANATİZMİN BELİRLEYİCİ ETKSİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ”

    Kömürcü, “Sandık güvenliğini bir kenara bırakacak olursak seçim sonuçlarına dair en net çıkarım, Türkiye toplumu ve siyasetinde kutuplaşmanın hâlâ çok belirgin bir biçimde hüküm sürdüğüdür. Kutuplar arasındaki geçişler neredeyse imkansızlaşmış, yüzde 50-50’lik bölünmüşlüğü kendi lehine bir iki puan değiştirebilenin seçim kazandığı durum son iki seçimde olduğu gibi 2023 seçimlerinde de kendini tekrar etmiştir. ktidar seçmenlerinin futbol takımı taraftarlığını andıran duygu durumu ve kimliğe dayalı oy davranışı devam etti. Kimlik siyasetinin özünde bir lideri, partiyi, ideolojiyi benimseyen partizanlığın ötesinde karşı kutuptakilere yönelik bir negatif partizanlık da belirleyici. Kendi takımını/partisini/liderini eleştirdiği durumda bile asla karşı takımın saflarına geçmeyen, kendi takımının yönetimini, oyuncularını protesto eden ama sonra yeniden o takımı desteklemeye devam eden irrasyonel bir fanatizmin siyaset üzerindeki etkisi göz ardı edilemez” ifadelerini kullandı.

    “ERDOĞAN DESTEKÇİLERİ ARASINDA HAKİM KILINDI”

    “Kutuplaştırılmış bir toplumda duygular, özellikle de korku üzerine kurulu duygular son derece etkili olur” diyen Kömürcü, “İktidar tüm seçim kampanyası boyunca bu doğrultuda hareket etti. Seçmenlerine iktidarın el değiştirmesi durumunda ülkenin bekasından kişisel yaşamlarına, toplumsal düzenden kültür ve geleneklere kadar her alanda sonuçları ‘korkunç’ olacak bir değişim olacağı anlatıldı. Kılıçdaroğlu’nun pozitif siyaset üzerine inşa edilen, umut ve daha iyi bir gelecek vaat eden kampanyası başka bir şey resmediyor olsa da toplumsal düzlemde muhalefet seçmeninin temel dürtüsünün 21 yılın hesabını sormak olduğu hissi Erdoğan destekçileri arasında hakim kılındı. Bu yüzden hiç kimse Kılıçdaroğlu’nun helalleşme çağrısını duymazken herkes Erdoğan’ın toplumun sinir uçlarına temas eden açıklamalarını duydu, tartıştı. İktidar hem topluma nüfuz eden örgütlülüğü, dini-kültürel bağları hem de sahip olduğu medya, maddi kaynaklar, belediyeler ve devlet imkanları sayesinde en azından kendi kitlesine bu konuları tartıştırmayı ve bu kesimlerde bir korku iklimini hakim kılmayı başardı” dedi.

    Derya Kömürcü’nün yazısının tamamı şöyle:

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Görüşmenin perde arkası ortaya çıktı: Saray’da sürpriz ‘Süleyman Soylu’ zirvesi

    Görüşmenin perde arkası ortaya çıktı: Saray’da sürpriz ‘Süleyman Soylu’ zirvesi


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda “sürpriz” bir görüşme gerçekleştirdi.

    Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre Erdoğan ve Bahçeli’nin, “yeni Cumhurbaşkanlığı Kabinesi öncesi bir araya gelmesi” dikkat çekerken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kabine öncesinde “MHP lideri Bahçeli’nin görüşünü almak istediği ve görüşmenin bu nedenle gerçekleştirildiği” ifade edildi. İki liderin en önemli gündem maddelerinden birinin de Erdoğan’ın cumartesi günü açıklaması beklenen “yeni kabine olduğu” kaydedildi.

    SÜLEYMAN SOYLU İSMİ GÜNDEMDE

    Yeni kabine ile ilgili ikinci tur seçimlerinin hemen sonrasında kulislerde pek çok ismin adı bakanlık ve TBMM Başkanlığı için geçmişti. Kulislerde, daha önce İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yeniden kabinede yer alacağı iddiaları gündeme gelmişti. Ancak daha sonra İçişleri Bakanlığı için MİT Başkanı Hakan Fidan gibi isimler kulislerde konuşulmaya başlandı. Soylu’nun da “Cumhurbaşkanı yardımcısı olacağı” iddia edildi.

    Bu nedenle kulislerde iki liderin görüşmesinin “İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun görevine devam edip etmeyeceği” bakımından “önem taşıdığı” ileri sürüldü. Öte yandan yeni TBMM başkanı için Ankara milletvekili Fuat Oktay, AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın adı konuşuldu. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kopya partiler Erdoğan’a yaradı: Görev tamam

    Kopya partiler Erdoğan’a yaradı: Görev tamam

    Erdoğan’ın muhalefeti bölmek amacıyla kurulmasına destek verdiği veya önünü açtığı Yeniden Refah, Zafer ve Memleket Partileri görevlerini başarıyla yerine getirmiş görünüyor. Bu üç partinin oy toplamı yüzde 6,07. Mevcut seçim sisteminde yüzde 0,01’in dahi önemi ortadayken muhalefete gitmesi muhtemel oyları bu partilerde hapsederek Erdoğan hedefine ulaşmış oldu.

    Hatırlayalım, Erdoğan, ilk olarak 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Saadet Partisi’nin (SP) CHP ve İYİ Parti ile birlikte hareket etmesi üzerine bu partiyi bölmek için harekete geçti. Melih Gökçek üzerinden SP’nin ihtiyar takımı tarafından ‘adam yerine’ konmayan Fatih Erbakan’ın yeni parti kurması teşvik edildi. SP’de genel başkan yardımcılığı görevini beğenmeyip genel başkanlık isteyen küçük Erbakan için bu fırsattı. Hızlı bir şekilde Kasım 2018 tarihinde babasının eski partilerinden birisini isim değişikliğiyle canlandırdı.

    Parti uzun süre etkisiz bir profil çizdi ve toplumdan bir karşılık görmedi. Koronavirüsü bütün dünyayı etkisi altına almaya başlayınca partinin genel başkanı Fatih Erbakan aşı karşıtlığı ile gündeme geldi. Partinin topluma ne vaat ettiği bilinmiyor ama toplumdan neyi kısıtlamak istediği net. Parti bir anda ülkedeki kadın hakları karşıtlığının merkezi durumuna geldi. Tabanın muhalefete destek çağrılarına rağmen iktidarın yanında saf tuttu ve yüzde 2, 83 oyla Meclis’e 5 vekil gönderdi.

    İNCE, GENÇ SEÇMENİ İKTİDARIN ALGI MAKİNELERİNİN ÖNÜNE ATTI

    2019 Mart ayında AKP’nin önemli büyükşehir belediye başkanlıklarının Millet İttifakı’na kaptırmasının ardından Erdoğan, Yeniden Refah Partisi benzeri yeni partilerin kurulması için harekete geçti. 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 30 oy alan Muharrem İnce, 2019’daki yerel seçimde ise adaylık beklentilerinin boşa çıkmasının ardından parti kurma arayışına girdi. Kılıçdaroğlu’nun toplumun bütün kesimlerine ulaşma gayretini eleştirerek Atatürkçü ve Ulusalcı bir parti hüviyeti kazanan Memleket Partisi’ni 17 Mayıs 2021 tarihinde hayata geçirdi.

    Partiye yönelik toplumdan ilgi neredeyse yok gibiydi. Maraş merkezli depremde yaptığı sosyal medya paylaşımları ve İYİ Parti’nin altılı masayı tekmelemesinin ardından gençlerin kendisine yöneldiği görüldü. Ancak seçime yaklaşılırken partiye olan ilgi azaldı ve Muharrem İnce ‘özel görüntülerinin’ yayınladığı gerekçesiyle adaylıktan çekildi. İnce, bu süreç içerisinde muhalefete yakın gençleri kendine çekti ve ardından AKP’nın ‘algı makineleri’nin önüne attı. Normal şartlarda muhalif olan gençler bir anda vatan, millet, Sakarya diyerek Erdoğan’ın tek adamlığına yeniden onay verir konuma geldi. Erdoğan, İnce üzerinden muhalif gençleri devşirmiş oldu.

    HERKESE MUHALİF PARTİ

    Millet İttifakı, 2019 yerel seçimlerde Erdoğan’a tarihi bir hezimet yaşattı. İttifak içerisindeki İYİ Parti’ye özellikle Orta Anadolu yoğun bir ilgi başladı. Bu ilginin önü kesilmez ise Erdoğan’ın iktidarının sonu gelebilirdi. Meral Akşener, partiye olan ilgiyi görmüş ve daha geniş toplum kesimleriyle buluşmak için söylemini merkez sağ parti gibi ayarlamaya başlamıştı. Akşener’in bu planları partinin içindeki ‘derin abileri’ rahatsız etti. Kendilerinin kurduğu parti bir süre sonra ellerinden gidebilir ve etkisiz elaman konumuna düşebilirlerdi.

    Parti içinde hep aykırı fikirleriyle ön plana çıkan Ümit Özdağ, parti yönetimini mülteciler ve Gülen cemaati üzerinden eleştirmeye başladı. Bu eleştirilerin devam etmesi sonrasında partiden ihraç edildi. Kısa süre içerisinde Zafer Partisi’ni kuran Ümit Özdağ, mülteciler üzerinden oluşturduğu söylem ile uzun süre gündemin ilk sırasında yer aldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile küfürleşmeye varan tartışmaları Ümit Özdağ’ın partisini bir anda yüzde 5’lere taşıdı.

    Seçim öncesinde iktidar ve muhalefetten ayrı dil kullanmaya çalışan Özdağ, üçüncü bir alternatif yol arayışına başladı. İlk olarak Cumhurbaşkanlığı için Mansur Yavaş’ın ismini gündeme getirdi. Yavaş’tan istediği cevabı alamayınca Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda ikna etti. Akşener’in altılı masayı tekmelemesinden sonra Mansur Yavaş’a yeniden adaylık teklifini götürülmesi İnce’yi gruptan kopardı.

    İYİ PARTİ’NİN ÖNÜNÜ KESTİ 

    Zafer Partisi’nin bir aktör olarak ortaya çıkışı, İYİ Parti’nin toplumun geniş kesimlerine ulaşan bir siyasi dil kullanmasının önünü kesti. Zafer Partisi’ne yönelik ilgiyi gören İYİ Parti kurmayları partiyi daha milliyetçi bir söylemle toplumun karşısına çıkardı. Böylece, İYİ Parti Anadolu’nun muhafazakar-milliyetçi kesimlerine ulaşacak siyasi dili geliştirmesini engellendi.

    Zafer Partisi’nin öncülüğünde kurulan ATA İttifakı’nın adayı Sinan Oğan, iktidardan kopan yüzde 5’lik kitleyi kendine çekmeyi başararak seçimi ikinci tura taşıdı. Beklendiği gibi Erdoğan’a desteğini açıklayarak da görevini sonlandırmış oldu.

    ERDOĞAN KURMASA DA BÜYÜTTÜ…

    Tüm bu partilerin kurulmasında direkt Erdoğan’ın rolü olduğunu söylemiyorum. Ancak Erdoğan’ın bu partilerin kurulmasını sağlayacak siyasi ortamın oluşmasına katkı sunduğunu düşünüyorum. Dahası, bu partilerin muhalefete zarar verecek şekilde gündem olması ve gündemde uzun süre kalması da yine Erdoğan’ın marifeti.

    Bu üç partinin muhalefete gidecek tepki oylarının büyük bir kısmını aldığı görülüyor. Kendilerine bir çıkış yolu ararken Erdoğan’ın siyasi ömrünü uzatmada önemli rol ifa ettiler. Gelecekte var olabilir mi bilinmez ama Erdoğan ikinci turda da seçimi kazanırsa tek adam rejiminin kurumsallaşmasına katkılarıyla tarihteki yerlerini alacakları kesin.

    Ve elbette, bu farklı söylem geliştirse de hedef bakımından birbirinin kopyası partiler, ülkenin en az yarısı tarafından hiç hayırla yad edilmeyecekler…

     

    Daha Fazla Göster:
    Fatih ErbakanMuharrem İnceÜmit Özdağ

    SÜLEYMAN ÖZKAYA
    23 Mayıs 2023 GÖRÜŞ

    Kaynak: Kronos
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sinan Oğan: Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu için Erdoğan’ı destekleyeceğiz


    Ata İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Cumhur İttifakı’nın adayı Erdoğan’ı destekleyeceğini açıkladı.

    Ata İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Sinan Oğan, 28 Mayıs’ta düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleyeceğini duyurdu. 

    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda Ata İttifakı’nın adayı olarak Türkiye genelinde oyların yüzde 5,2’sini alan Sinan Oğan yaptığı açıklamada ikinci tur için tercihinin Erdoğan’dan yana olduğunu belirtti.  

    İlk turda 2 milyon 800 binin üzerinde seçmen Oğan için oy kullanmıştı. 

    Oğan, ilk tur sonrası süreçte hem Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu hem de Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmüştü. 

    Geçtiğimiz günlerde ikinci tura ilişkin tutumunu açıklayacağı tarihi bildiren Oğan, “Kararımızı herhangi bir saikle değil, Türk milletinin geleceği, ülkemizin birlik ve bütünlüğü ile istikrarının önemli olacağını, ayrıca meselelere farklı beklentiler ile değil, ilkeler bazında baktığımızın da bilinmesini isteriz.” ifadelerini kullanmıştı.

    Ata İttifakı bileşenlerinden Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin ikinci tura ilişkin tutumunu salı günü açıklayacağını bildirdi. 

    Sinan Oğan 14 Mayıs’ta düzenlenen seçimler sonrası yaptığı ilk değerlendirmelerde, “Sığınmacıların gönderilmesi, ekonomik krizin sebeplerinden olan faiz sebep, enflasyon sonuç saçmalığından kurtulunması gibi şartlarımız vardır. Bu şartlar olmadan ikinci aşamaya geçilemez. FETÖ, PKK ve Hizbullah başta olmak üzere terörle mücadele önceliklerimizdendir.” ifadelerini kullanmıştı.

    İlk turda Ata İttifakı içerisinde yer alan Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz ise partisinin ikinci turda Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vereceğini açıklamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Zafer Partisi’ni ziyaret etti: Ümit Özdağ, AKP’li Numan Kurtulmuş ile görüşüyor

    Zafer Partisi’ni ziyaret etti: Ümit Özdağ, AKP’li Numan Kurtulmuş ile görüşüyor


    Türkiye, 14 Mayıs’ta 28. Dönem Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Seçimi için sandık başına gitti. Adayların yüzde 50 oy oranına ulaşamamasının ardından karar ikinci tura kaldı, 28 Mayıs’ta cumhurbaşkanı seçiminin 2. turu için sandıklar yeniden kurulacak ve pusulada Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve Cumhur İttifakı Adayı Recep Tayyip Erdoğan yer alacak.

    Seçimin 2. tura kalması nedeniyle gözler yüzde 5,17 oy alan Cumhurbaşkanı Adayı Sinan Oğan’a çevrildi. Sinan Oğan’ı destek gösteren ATA İttifakı dağılırken seçimin 2. turu için Sinan Oğan, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı arasında görüşmeler sürüyor.

    Geçtiğimiz hafta Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Zafer Partisi Genel Merkezi’nde ziyaret ettiği Ümit Özdağ bugün AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ile görüştü. Kurtulmuş, Özdağ’ı Zafer Partisi Genel Merkezi’nde ziyaret etti.

    Sinan Oğan’ın bugün saat 17.00’de Cumhurbaşkanlığı 2’nci tur seçimleri için ne karar vereceğini açıklaması bekleniyor. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın ise Cumhurbaşkanı seçimlerinin ikinci turuna ilişkin partisinin kararını yarın açıklayacak.

    Öte yandan ATA İttifakı’nın dağıldığı belirtilirken, ittifakta yer alan Adalet Partisi ikinci tur seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vereceklerini duyurdu.

     

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP: ‘Cumhurbaşkanlığında 2 bin 269, milletvekilliğinde 4 bin 825 sandıkta uyuşmazlık tespit ettik’

    CHP: ‘Cumhurbaşkanlığında 2 bin 269, milletvekilliğinde 4 bin 825 sandıkta uyuşmazlık tespit ettik’


    CHP, bazı sandık sonuçlarında uyuşmazlık tespit ettiğini açıkladı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, Cumhurbaşkanlığında 2 bin 269, milletvekilliğinde 4 bin 825 sandıkta uyuşmazlık tespit edildiğini söyledi.

    Türkiye’de 14 Mayıs seçimleri sonrasında bazı sandıklardan çıkan ıslak imzalı tutanaklar ile Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) paylaştığı verilerin uyuşmaması ile ilgili iddialar büyüyor.

    Muhalif seçmen Twitter’da #oylaryenidensayılsın, #oyunasahipçıktürkiye ve #YskİtirazSüresiniUzat gibi tutanak usulsüzlüğü iddialarının paylaşıldığı başlıklarda tepkisini dile getiriyor.

    Seçmen, partileri oylara sahip çıkmaya çağırırken, Ankara’da 17 Mayıs akşamı bir grup genç YSK Ankara İl ve Merkez İlçe Seçim Kurulu önünde eylem başlattı, 10 kişi gözaltına alındı.

    YSK Başkanı Ahmet Yener, sosyal medyada gündem olan paylaşımlara ilişkin açıklama yaptı. Usulsüzlük iddialarının asılsız olduğunu söyleyen Yener, “Sosyal medyada paylaşılan görsellerin YSK ile ilgisi yoktur” dedi.

    “Sosyal medyada paylaşılan görsellerin YSK ile ilgisi yoktur. Asılsız iddialara itibar edilmemelidir. Süreç şeffaf şekilde devam etmekte ve süreçte siyasi partilerimiz yer almaktadır. YSK teknik altyapısı uygun olan ve seçime katılan tüm siyasi partilerle veri akışını gerçekleştirmiş olup kesin sonuçların açıklanmasından sonra sonuçlar tüm kamuoyu ile paylaşılacaktır.”

    CHP: ”Cumhurbaşkanlığında 2 bin 269, milletvekilliğinde 4 bin 825 sandıkta uyuşmazlık tespit ettik”

    Kameraların karşısına geçen CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek,Yüksek Seçim Kurulu (YSK) sistemiyle örtüşmeyen sandık sayısını açıklayarak son duruma dair bilgiler paylaştı.

    Gerekli itirazların yapıldığını ve de sürecin yakından takip edildiğini açıklayan Erkek, “Genel sonuçları değiştirmeyecek nitelikte de olsa her bir oyu takip ediyoruz arkadaşlar” dedi.

    Erkek’in paylaştığı bilgilere göre YSK tutanaklarıyla uyuşmazlık tespit edilen sandıklara göre, Cumhurbaşkanlığı için toplam 201 bin 806 sandığın 2 bin 269’unda farklılık tespit edildi.

    Milletvekilliği için ise toplam 4 bin 825 sandıkta uyuşmazlık tespit edildi ve bu durum CHP ve İyi Parti aleyhine.

    “Cumhurbaşkanlığı için 2 bin 269 sandık tutanağında farklılık tespit ettik. Tabii dört adayın da lehine, aleyhine olabilir. Ayrıca bizim adayımız aleyhine olanları da ayrıca tespit ediyoruz. Bunların itirazları, pazartesi 17.00 itibarıyla yapıldı. Milletvekilliği için de toplam 4 bin 825 sandıkta uyuşmazlık tespit ettik, CHP ve İyi parti aleyhine. Ve bunların da itirazları dün 15.00 itibarıyla bitti.”

    YSP: ”Ülke çapında binin üzerinde sandık sonuç tutanağına bilgiler yanlış girildi”

    Yeşil Sol Parti’nin oylarının da bazı bölgelerde sonuç tutanağına yanlış girildiğine dair yapılan itirazlar sonrası YSK temsilcisi Mehmet Rüştü Tiryaki bir açıklama yaptı.

    Tiryaki, ülke çapında binin üzerinde sandık sonuç tutanağına bilgilerin yanlış girildiğini ve itirazların üzerine tamamının düzeltildiğini söyledi.

    Tiryaki açıklamasının devamında bu itirazların herhangi bir kentte vekil dağıtımını etkileyecek düzeyde olmadığını ifade etti.

    İçişleri Bakanı Soylu: “Recep Tayyip Erdoğan 27 milyon oy aldı. Millet ne derse başımızın üstüne”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 27 milyon oy aldığını söyledi. 

    AK Parti Beyoğlu İlçe Başkanlığında konuşan İçişleri Bakanı Soylu,“Recep Tayyip Erdoğan 27 milyon oy aldı. 275 bin oy için tüm seçmenin oy kullanacağı bir seçime daha gidiyoruz. Bundan daha büyük bir demokrasi vesikası olamaz. Bu demokrasiye sadakatin tam göstergesidir” açıklamalarında bulundu. 

    Muhalefetin başından beri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni değiştirmek için kampanya yürüttüğünü anlatan Soylu, ancak Mecliste Cumhur İttifakı’nın çoğunluğu elde ettiğini aktardı.

    “Millet 320’nin üzerinde milletvekili vererek demek istedi ki, ‘Ben Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne devam ediyorum.” Tezleri çöktü. Hele yüzde 10’luk baraj olsaydı başka işler olacaktı. Tayyip Erdoğan’ın ve Cumhur İttifakı’nın nasıl bir demokrasi anlayışı olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Bir şey daha söylediler, ‘Bunlar kaybetseler de hükümeti vermezler.’ Millet ne derse başımızın üstüne. Adana’yı kaybettik, vermedik mi? İstanbul’u kaybettik, vermedik mi? Ancak burada bunun yanlış olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Bundan daha büyük bir demokrasi vesikası olamaz. Bu demokrasiye sadakatin tam göstergesidir. Milli iradeye sadakatin tam göstergesidir.”

    HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Şahin de bir açıklama yaparak Mersin ve Batman’daki seçim sonuçlarına ilişkin yapılan haberlere tepki gösterdi.

    HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı, Batman milletvekili adayı Serkan Ramanlı’nın 10 bin 89 oy farkı ile Mersin milletvekili adayı Faruk Dinç’in ise 12 bin 167 açık ara oy farkı ile milletvekilliğini kazandığını söyledi. Şahin, bundan sonra yapılacak itirazların ise sonucu değiştirme ihtimalinin olmadığını vurguladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 14 Mayıs seçimleri: Muhalefet partileri sandık güvenliği için hangi önlemleri aldı?

    14 Mayıs seçimleri: Muhalefet partileri sandık güvenliği için hangi önlemleri aldı?


    Seçim gecesi üç veri söz konusu; okul bilişim sorumlularının gönderdiği veriler, ıslak imzalı tutanaklar üzerinden ilçelerin girdiği veriler ve Yüksek Seçim Kurulu’nun paylaştığı veriler.

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine göre Cumhurbaşkanlığı ve 28 Dönem Milletvekili seçimleri için 60 milyon 697 bin 843’ü yurt içi olmak üzere toplam seçmen sayısı 64 milyon 113 bin 941.

    Muhalefetin önemli gündemlerinden biri de milyonlarca seçmenin oy kullanacağı 14 Mayıs günü sandık güvenliğinin sağlanması.

    Millet İttifakı’nda yer alan siyasi partiler hem ayrı ayrı hem de ittifak çatısı altında sandık güvenliği ile ilgili uzun süredir çalışmalar yürütüyor.

    Seçim güvenliği konusunda CHP’nin hazırladığı uygulamanın test aşamasında sona gelindi. Bu uygulama, seçim gecesi Yüksek Seçim Kurulu’ndan alınan sonuçların partiler tarafından karşılaştırılmasını sağlayacak.

    CHP Parti Örgütü ve Örgüt Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, sandık güvenliği ile ilgili yapılan hazırlıkları euronews’e anlattı.

    Salıcı’ya göre bu seçimi diğerlerinden farklı kılan seçmendeki seçim güvenliği kaygısı. Bazı söylemlerle vatandaşın sandığa gitmesinin işe yaramayacağına dair bir kaygı ortamının yaratılmaya çalışıldığını belirten Salıcı, Millet İttifakı seçmeninin her koşulda sandığa gitmesi çağrısında bulunuyor.

    Salıcı, sandık güvenliğinin kendi sorumluluklarında olduğunu ve gerekli tüm hazırlıkların yapıldığını belirtiyor. 

    Seçim gecesi üç veri söz konusu; okul bilişim sorumlularının gönderdiği veriler, ıslak imzalı tutanaklar üzerinden ilçelerin girdiği veriler ve Yüksek Seçim Kurulu’nun paylaştığı veriler.

    “192 bin sandıkta görev alacak kişiler, bilişim sorumluları ve avukatlar hazır”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, bu verileri kurdukları sistem üzerinden karşılaştırarak en doğru ve güvenilir sonucu elde edeceklerini dile getiriyor. 

    Buna göre CHP, Türkiye’deki 192 bin sandıkta görev alacak kişileri ilçe seçim kurullarına bildirdi ve partiler müşahitleri belirledi. 

    Bunun yanısıra bu seçimde, gönüllüler ve de sivil toplum kuruluşlarından da destek alacak.

    CHP, 14 Mayıs’ta en güvenilir sandık sonuçlarının sisteme yansıtılması için okul bilişim sorumluları, olası sorunlar için ise avukatlardan faydalanacak.

    Salıcı, şu euronews Türkçe’ye şu açıklamayı yaptı:

    ‘’Büyük illerde yüz sandığın olduğu okullara bir avukat arkadaşımızı görevlendiriyoruz. Küçük ilçeler için de ilçe merkezlerine avukat arkadaşlarımızı görevlendireceğiz. Herhangi bir sorun çıkması durumunda, avukat arkadaşlarımız sandık başındaki arkadaşlar üzerinden özellikle de sayım aşamasında doğrudan müdahale edecek. Sandıktan çıkan sonuçların hızlı bir şekilde genel merkeze aktarılması için de bilişim sorumlusu arkadaşlarımız çalışacak. Bu sistem daha önce de vardı ama bu kez tüm Türkiye’yi kucaklayacak büyüklükte.’’

    Oğuz Kaan Salıcı, ıslak imzalı tutanakların ilçe merkezlerine ulaşmasıyla birlikte sonuçların kendi sistemlerine doğrudan yansıyabileceğini belirtiyor. 

    Böylece YSK’ya ait sandık sonuçları ile sisteme kendi yükledikleri sandık sonuçlarını karşılaştırabilecek, verilerin örtüşmediği sonuçları takip edebilecekler.

    “Bu seçime özel bir uygulama hazırlandı, veriler bu sistem üzerinden girilecek”

    Ayrıca seçim gecesi Yüksek Seçim Kurulu’ndan alınan sonuçların partiler tarafından karşılaştırılmasını sağlayacak yazılımın da test aşamaları tamamlandı.

    Okul bilişim sorumluları ıslak imzalı tutanaklar ilçeye gönderilmeden cep telefonundan bu uygulamayı kullanarak sonuçları sisteme girecek.

    Uygulamanın üçüncü testinin yapıldığını belirten Salıcı, ‘’Bu seçime özel bir uygulama hazırladık, veriler bu sistem üzerinden girecek. Bu uygulamanın üçüncü testi yapıldı. Dördüncü test de önümüzdeki günlerde yapılacak. Hem arkadaşlarımız sisteme adapte oluyor, hem de sistemi test etmiş oluyoruz. Bu CHP’nin hazırlığı. İYİ Parti ile ortak girmediğimiz yerlerde İYİ Partili arkadaşlardan da veriler alacağız.’’ dedi.

    “Anadolu Ajansı’na alternatif veri akışı derdinde değiliz, bizim muhatabımız YSK”

    Amaçlarının seçimin takip edilmesi için alternatif bir veri akışı sunmak olmadığının altını çizen Salıcı, veri akışı konusunda bir yarış halinde olmadıklarını, doğru ve güvenilir veriye ulaşmaya çalıştıklarını şu sözlerle belirtiyor:

    ‘’Anadolu Ajansı şunu açıkladı, biz de hemen açıklayalım demeyeceğiz. Derdimiz seçimin doğru bir şekilde sonuçlanması. Alternatif bir veri akışımız yok, AA bir veri paylaştı eğer bizimle örtüşmüyorsa biz bunu açıklarız. Ama bizim muhatabımız YSK. Anadolu Ajansı bizim için bir kriter ve otorite değil, aynı zamanda güvenmiyoruz. Yıllardır iktidar, ajans üzerinden veri paylaşarak psikolojik operasyon yaptı, biz tedbirimizi aldık. Arkadaşlarımız son ana kadar sandıkların başında olacak. Varsayalım Anadolu Ajanası diye bir ajans yok, biz doğru veri ile meşgul olacağız. Psikolojik operasyon peşinde değiliz, ama kimseye de psikolojik operasyon yaptırmayız. Bu seçimi onların insafına asla bırakmayız, İstanbul seçimleri gibi…’’

    “Depremzedelerin oy kullanabilmesi için devlet olanakları devreye girmelidir”

    CHP Parti Örgütü ve Örgüt Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Salıcı’nın depremzedelerin oy kullanmasına yönelik gerekli taşımanın sağlanması için de çağrısı var.

    CHP olarak depremzedelerin oy kullanması için bir hazırlık içinde olduklarını fakat bir siyasi parti olarak güçlerinin yetemeyeceğini belirten Salıcı, devlet olanaklarının devreye girmesi gerektiğini söylüyor.

    Deprem bölgesinde kaydını aldıramayan bir kısım seçmen bulunduğunu belirten Salıcı, söz konusu vatandaşların deprem bölgesine taşınması gerektiğini dile getirdi:

    ‘’Deprem bölgesinden taşınan depremzedelerin bir kısmı, taşındıkları yere kaydını aldırdı ama bir kısmı kaydını aldıramadı. Ama bu depremzedeler fiilen deprem bölgesinde değiller. O vatandaşımızın oyunu kullanabilmesi için deprem bölgesine taşınması lazım. Biz bir hazırlık içindeyiz ama siyasi partinin gücünün yetemeyeceği kadar büyük bir seçmen kitlesinden bahsediyoruz. Buradan çağrımız devlet olanaklarının devreye girmesidir. Seçim güvenliğinden sorumlu olan merci CHP değil, İçişleri Bakanlığı yani hükümettir. Bu konuda iktidara çağrımız ; vatandaşımızın oy kullanması için gerekli kolaylaştırmayı ve taşımayı sağlaması.’’

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***