Etiket: Cumhur İttifakı

  • Cumhur İttifakı’nda “İsveç” çatlağı; Destici: “Evet” dememeliydik

    Cumhur İttifakı’nda “İsveç” çatlağı; Destici: “Evet” dememeliydik



    Sivas’ta Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, çalışan ve emeklilerin problemleri, çiftçi ve esnafın da beklentileri olduğunu ifade etti.

    KİT’lerdeki 90 bin çalışanın kadro taleplerinin olduğunu aktaran Destici, en düşük emekli maaşının da asgari ücret seviyesinde olması gerektiğini savundu.

    BBP’li belediyenin 2009-2014 döneminde Sivas’ta yaptığı çalışmaları anlatan Destici, sahipsiz köpekler konusunu kendi dönemlerinde çözdüklerini öne sürdü.

    BBP Sivas Belediye Başkan adayı Adem Uzun’un tanıtımı için 4 Eylül Spor Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan Destici, Muhsin Yazıcıoğlu’nun terörle mücadele konusundaki söylemlerini hatırlatarak, bu dönemde teröre karşı topyekun mücadele edildiğini söyledi.

    İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Filistin’de, Gazze’de soykırım gerçekleştirdiğini söyleyen Destici, “Doğu Türkistan’dan Filistin’e, nerede bir kanayan yara varsa bizim yaramızdır” dedi.

    ‘İSVEÇ’E ‘EVET DEMEMELİYDİK’

    Destici, sözlerine şöyle devam etti:

    “İsveç, Türkiye’ye verdiği taahhütlerin tamamını yerine getirene, tüm terör örgütü uzantılarını ülkesinden çıkarana, ülkesinin anayasa ve yasalarını değiştirerek Kur’an başta olmak üzere kutsallarımıza hakareti suç sayana kadar NATO’ya girişine ‘evet’ dememeliydik. Maalesef TBMM’de parti grupları bunu kabul ettiler. İnşallah sonu Yunanistan gibi olmaz ve Türkiye bunun da bedelini ödemek zorunda kalmaz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul kulisleri: İmamoğlu ile Kurum’un yarışına iki aday daha katılacak!

    İstanbul kulisleri: İmamoğlu ile Kurum’un yarışına iki aday daha katılacak!



    Yerel seçimlere 3 aydan kısa bir süre kala gözler, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da özellikle üzerine düştüğü İstanbul için çıkarılan adaylarda. Şimdiye kadar AKP ve CHP’nin adayını açıkladığı İstanbul için iki partinin daha yarışa dahil olması bekleniyor.

    Yerel seçim sonuçlarında gözlerin çevrileceği İstanbul’da AKP ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı adayı Murat Kurum ile ittifaksız seçime gireceği görülen CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu yarışacak. Ancak bu ikili yarışın sonucunu belirlemede diğer partilerin tutumu da etkili olacak.

    Gazete Duvar’ın Duvar Arkası’ndaki kulis haberine göre, özellikle AKP’den oy alabilecek partilerin çıkaracakları adaylar ve yürütecekleri kampanyalar özel önem taşıyor. Bu noktada yeni hamlelerse son genel seçimde Millet İttifakı içinde yer alan iki partiden bekleniyor. 2019 yerel seçimlerinde İstanbul’da aday çıkararak 103 bin oy alan Saadet Partisi bu seçimde daha iddialı bir aday ve güçlü bir kampanya yürütmeyi planlıyor. Partililer son aylarda sıkça kullanılan “3. yol” ifadesine gönderme yaparak, “O bahsedilen 3. yol biz olacağız” diyor. Saadet’in İstanbul adayının bu ay sonunda açıklanması planlanıyor.

    AKP tabanından oy alma potansiyeli olduğunu söyleyen Demokrat Partililer de İstanbul’da aday çıkarmak için son hazırlıklarını yapıyor. Demokrat Parti’de seçim sürecine dair, “2019 seçimlerinin ilk turu 13 bin oyla kazanıldı. Demokrat Parti 22 bin oy almıştı. Önümüzdeki seçimde İstanbul’da aday çıkarmamızın İmamoğlu’na katkısı olacağını düşünüyoruz. O nedenle muhalefet içinde partiler birbirine karşı daha çok saygılı olmalı” uyarısı yapılıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bahadır Erdem: Olan şu, İYİ Parti yönünü Millet İttifakı’ndan Cumhur İttifakı’na çevirmiş durumda

    Bahadır Erdem: Olan şu, İYİ Parti yönünü Millet İttifakı’ndan Cumhur İttifakı’na çevirmiş durumda



    Geçtiğimiz kasım ayında İYİ Parti‘den istifa eden ve üyeliği boyunca Genel Başkan Yardımcılığı dahil üst düzey görevlerde bulunan Bahadır Erdem, Halk TV’de yayınlanan ‘Sözüm Var’ programında gündemde yer alan konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Millet İttifakı’ndan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘na birtakım suçlamalar yönelterek ayrılan İYİ Parti’de, yakın zamana kadar ise bir dönem aday göstermek istedikleri İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş‘a tepki gösteriliyordu.

    Yavaş ‘korkaklıkla’ itham edilirken, İmamoğlu ise İYİ Parti’nin iç işlerine müdahale etme iddiasıyla karşı karşıyaydı. Ayrıca partide CHP’den gelen iş birliği teklifinin reddedilmesine karşı çıkan isimler ya görevden alınıyor, ya da istifa ediyordu. Bunlardan biri, Erdem’di.

    ‘İYİ PARTİ YÖNÜNÜ CUMHUR İTTİFAKI’NA ÇEVİRMİŞ DURUMDA’

    Bahadır Erdem, siyasetteki gelişmeleri yorumlarken şunları söyledi:

    “Olan şu, bunu söyleyebilirim… İYİ Parti yönünü Millet İttifakı’ndan Cumhur İttifakı’na çevirmiş durumda. İYİ Parti’in şu anki amacı muhalefet / Millet İttifakı kazansın değil. Tabii muhalefet dediğimiz şey farklı farklı partiler. İttifak dediğinizde AKP ve yanına koyduğumuz MHP, YRP, BBP… Erdoğan’ın seçilmesindeki destek, yanındaki partilerden geliyor. Sonunda Cumhur İttifakı’nın ortak çalışmalarıyla ve seçmenin verdiği oyla cumhurbaşkanı oluyor. Burada yerel seçime giderken de her seçimin bir matematiği var. Bu matematiğe baktığınızda… Şu anki sistemi başta ben sevmiyorum. Aylarca bu televizyonlarda anam ağladı.

    ‘YA AYM’YE HAK VERECEĞİZ, YA DA ‘YARGITAY’IN AYM KARARLARINA UYMAMASI DOĞRUDUR’ DİYEYECEĞİZ’

    Referandum sürecinde kendimi paraladım hayır bu iş olmaz diye. En başta bu sistemi biz sevmiyoruz, aklı başında insanlar, aklı başında hukukçular sevmiyor. Ancak bu sistem şu an elimizdeki realite. Biz bu gerçekliğe göre hareket etmek zorundayız. Peki siyasetimiz nasıl olacak? Ya hukuktan ve adaletten yana olacak ya da bunlara karşı. Ya biz Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay’ın hak ihlallerine hak vereceğiz yahut da hayır, ‘Anayasa Mahkemesi haklı değildir, Yargıtay’ın Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına uymaması ve Anayasa’yı tanımaması doğrudur’ diyeceğiz.

    ‘NEYİN ORTA YOLU? ORTA YOL FALAN YOK’

    Şimdi bu ikisinin ortası var mı? Hayır yok. Neyin orta yolu? Bana söyleyin neyin orta yolu? Ya adalet ya da adaletsizlik. Ya hukuk ya da hukuksuzluk. Bunun orta yolu yok. Şunu ben üstüne bastıra bastıra söylüyorum ve bunu sayın seyircilerimiz, tüm Türkiye vatandaşları içselleştirmeli. İstifa etmemin nedeni de o. Bu yerel seçimler hiç kusura bakmasınlar, sadece yerel seçimler değil. Çünkü bizim önümüzde 2028 yılına kadar hukuki olarak başka seçim yok. Ve biz biliyoruz ki AKP iktidarı, her kazandığı seçimden sonra Türkiye’yi daha da baskın bir şekilde yönetti. (…)”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhur İttifakı, muhalefeti ikna etmeye çalışacak: Hedef, Anayasa’nın 14’üncü maddesi!

    Cumhur İttifakı, muhalefeti ikna etmeye çalışacak: Hedef, Anayasa’nın 14’üncü maddesi!



    Sözcü yazarı İsmail Saymaz, Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay kararına uyulmamasını eleştirdiği bugünkü yazısında, Cumhur İttifakı’nın AYM planının “muhalefeti ikna edip Anayasa’nın 14. Maddesi’ni değiştirmek” olduğunu söyledi.

    Saymaz, yazısının devamında “Cumhur İttifakı Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM’nin kararını uygulamayacak. Cumhur İttifakı, Atalay’ın milletvekilliğini düşürmek için hamle yapacak. Atalay’ın tahliye edilmesi engellenecek. Cumhur, muhalefeti ikna edebilirse Anayasa’nın 14. Maddesi’ni değiştirmeyi planlıyor. Türk Ceza Kanunu’ndaki hangi suçların terör suçu kabul edileceği 14. Madde’ye yazılacak. AYM’nin bireysel başvuruda yeniden yargılamaya ve tahliyeye karar verme yetkisinin elinden alınması amaçlanıyor. AYM, yalnızca tazminata hükmedebilecek” ifadelerini kullandı ve 400 oy şartını hatırlattı.

    ANAYASA’NIN 14’ÜNCÜ MADDESİ NE DİYOR?

    Cumhur İttifakı’nın değiştirmeyi hedeflediği Anayasa’nın 14’üncü maddesi şöyle:

    Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.

    Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.

    Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bahçeli açıkladı: 30 büyükşehirde ortak aday gösterecekler

    Bahçeli açıkladı: 30 büyükşehirde ortak aday gösterecekler



    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Büyükşehirlerin tamamında Cumhur İttifakı olarak adaylarımız ortak olacak. MHP ve Cumhur İttifakı, 31 Mart seçimlerine damga vuracak” dedi. AK Parti ile aralarında ihtilaf olmadığını ifade eden Bahçeli, İYİ Parti için “Kopan İP’i tamir etseniz de faydasızdır” dedi.

    Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhur İttifakı ortakları ile yürütülen yerel seçim hazırlıkları hakkında Türkgün’den Kadir Yıldız’a konuştu.

    Yerel seçimlere yönelik çalışmalarda AKP ile aralarında hiçbir ihtilafın olmadığını vurgulayan Bahçeli, “Hemen hemen mutabakat sağladık” diye konuştu.

    BÜYÜKŞEHİRLERİN TAMAMINDA ORTAK ADAY OLACAK

    İki parti arasında oluşturulan komisyonun çalışmalarının sonuna geldiğini dile getiren Bahçeli, “Cumhur İttifakı olarak milletimize güveniyoruz. Belediye başkan adaylarımızın isimlendirilmesi de kısa sürede yapılacak. Büyükşehirlerin tamamında Cumhur İttifakı olarak adaylarımız ortak olacak. MHP ve Cumhur İttifakı, 31 Mart seçimlerine damga vuracak” ifadesini kullandı.

    BU DÜNYA ETME BULMA DÜNYASI

    Kimliksiz, sadece koltuk ve çıkar için kurulan partilerin ömürlerinin kelebek ömrü kadar olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Kopan İP’i tamir etseniz de faydasızdır. Biz başkasının hezimetinden zafer hayali kurmayız. Hak edilmemiş zaferler peşinde koşmayız. Oh olsun demeyiz. Fırsatçılığa tenezzül etmeyiz. Layığını buldular anlayışında olamayız. Bu dünya etme bulma dünyası” açıklamasını yaptı.

    30 BÜYÜKŞEHİR

    MHP ve AK Parti’nin ortak aday göstereceği 30 şehir şunlar:

    Adana Büyükşehir Belediyesi
    Ankara Büyükşehir Belediyesi
    Antalya Büyükşehir Belediyesi
    Aydın Büyükşehir Belediyesi
    Balıkesir Büyükşehir Belediyesi
    Bursa Büyükşehir Belediyesi
    Denizli Büyükşehir Belediyesi
    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi
    Erzurum Büyükşehir Belediyesi
    Eskişehir Büyükşehir Belediyesi
    Gaziantep Büyükşehir Belediyesi
    Hatay Büyükşehir Belediyesi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi
    İzmir Büyükşehir Belediyesi
    Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi
    Kayseri Büyükşehir Belediyesi
    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi
    Konya Büyükşehir Belediyesi
    Malatya Büyükşehir Belediyesi
    Manisa Büyükşehir Belediyesi
    Mardin Büyükşehir Belediyesi
    Mersin Büyükşehir Belediyesi
    Muğla Büyükşehir Belediyesi
    Ordu Büyükşehir Belediyesi
    Sakarya Büyükşehir Belediyesi
    Samsun Büyükşehir Belediyesi
    Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi
    Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi
    Trabzon Büyükşehir Belediyesi
    Van Büyükşehir Belediyesi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bahçeli’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yanıt: ‘Bu sistemin demokratik meşruiyet temeli 50+1’dir’

    Bahçeli’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yanıt: ‘Bu sistemin demokratik meşruiyet temeli 50+1’dir’


    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimi için yüzde 50+1 şartının değişmesinin “isabetli olacağı” yönündeki sözlerini değerlendirdi. Bahçeli, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gelip geçici bir heves değildir” dedi.

    REKLAM

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gelip geçici bir heves değildir, işi bitince buruşturulup bir köşeye atılacak tek kullanımlık konjoktürel reçete hiç değildir.” dedi. 

    TBMM’de partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimi için yüzde 50+1 şartının değişmesinin “isabetli olacağı” yönündeki sözlerini değerlendirdi. 

    “Bu sistemin demokratik meşruiyet temeli yüzde 50+1’dir.” diyen Bahçeli, Güçlendirilmiş Parlementer Sisteme yönelik de “Lağvolunan bir kurum veya sistemin tekrar ihyası diye bir şey zaten makul ve mantıklı bir şey değildir” eleştirisini yöneltti.  

    Bahçeli şöyle konuştu:

    “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Türkiye Cumhuriyeti’nin hem üçüncü evreye geçişini sağlamış hem de yeni yüzyılı kavrayan ve kuşatan demokratik ve dinamik nitelikli sistemsel başarısını somutlaştırmıştır.

    Milli iradenin takdir ve tercihiyle kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin üzerine gölge düşürmek, bilhassa “ucube sistem, tek adam rejimi” iddialarıyla çamur atmak yalnızca haksızlık değil bizatihi milletimize saldırıdır.

    Devlet hayatında çatlak sesler dinmiş, karar alma süreçleri seriye bağlanmış, kuvvetler ayrımı billurlaşmış, çok başlılık devri kapanmış, bürokratik oligarşinin suyu kesilmiştir.

    Yeni sistemin gerekli, yeterli siyasi, stratejik ve fikri demlenme süreci devam etmekte olup kurum ve kurallarıyla olgunlaşması, ilke ve esaslarıyla oturması Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın güvencesi olacaktır.

    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gelip geçici bir heves değildir.

    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi işi bitince buruşturulup bir köşeye atılacak tek kullanımlık konjoktürel reçete hiç değildir.

    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye Cumhuriyeti’nin istikbal haysiyeti, milli bekasının habitatı; Türk milletinin huzur, barış ve kardeşlik iradesinin temel harcıdır.

    Elbette Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin aksayan, tekleyen ve arıza sinyali veren yönleri varsa mutabakatla ele alınıp düzeltilmelidir. Bu da son derece doğal ve doğru bir seçenektir.

    Ancak her yönetim sisteminin bir özü, hukuki ve ahlaki meşruiyetini sağlayan demokratik bir özelliği vardır ve bunun tartışılması da öngörülemez sorun ve sıkıntılara yol açma riski taşımaktadır.

    Bahçeli: Lağvolunan bir sistemin tekrar ihyası mantıklı değildir

    Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem hedefiyle milletimizin huzuruna çıkan zillet ittifakı amaçladığı icazet ve ruhsatı alamamış, milli irade Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni mevcut ve mahut haliyle tasdik ve teyit etmiştir.

    Lağvolunan bir kurum veya sistemin tekrar ihyası diye bir şey zaten makul ve mantıklı bir şey değildir.

    İster iyileştirilsin, isterse güçlendirilsin, eğer Parlamenter Sistem her şeye rağmen ihya edilseydi; dejenere olması, kaosa hizmet etmesi, kutuplaşma ve kamplaşmayı körüklemesi, devlet yönetimini krize sokması mukadder bir siyaset ve hayat gerçeği haline gelirdi.

    Bildiğiniz gibi, Sayın Cumhurbaşkanımız Almanya ziyaretinden dönerken Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ana omurgası, can evi, demokratik güvenliği olan yüzde 50+1 oy nisabıyla ilgili açıklamalarda bulunmuş ve şöyle demiştir:

    “Çoğunluğu alan adayın seçilmesi usulüne geçilmesi halinde Cumhurbaşkanlığı seçimi de seri olur, uğraştırmaz ve yanlış yollara da sevk etmez. Mevcutta 50+1 mecburiyeti partileri yanlış yollara sevk ediyor. Kimin eli, kimin cebinde belli değil.”

    REKLAM

    Sayın Cumhurbaşkanımızın tespit ve değerlendirmeleri siyasetin ve kurulan ittifakların parçalı yapısına bakıldığında tutarlı ve anlamlıdır.

    Fakat bu konuda bizim geçmişten bugüne söylediğimiz sözler, yaptığımız açıklamalar, paylaştığımız görüşler de bellidir ve esasen hiç değişme göstermemiştir.

    Bahçeli: Kimsenin sırtına binmedik, kimseyi de sırtımıza bindirmedik

    “Milliyetçi Hareket Partisi olarak, dün ne demişsek bugün aynı çizgide, aynı düşüncede, aynı görüşteyiz.” diyen Bahçeli şöyle devam etti:

    “Ancak Cumhur İttifakı olarak konuşup tartışarak orta yolun, makul çözümün, yeni sistemin doğasını zedelemeyecek tamirat ve onarımın karşılıklı anlayış ve uzlaşmayla yapılacağının inancına ve iradesine de sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bahse konu açıklamasını çarpıtıp Cumhur İttifakı etrafında tezvirat ve tefrika imal eden fırsat düşkünü meczuplara da prim vermeyiz, itibar etmeyiz, bunları adam yerine bile koymayız.

    Bazı zeka ve vicdan özürlülerin, ‘Erdoğan, Bahçeli’yi sırtından atacak mı?’ diye yazı kaleme almaları, AK Parti ile MHP arasında sorun olduğundan bahsetmeleri, fitne tezgahı açmaları alçak bir teşebbüs, namert bir telaffuzdur.

    REKLAM

    Allah’a çok şükür siyasi hayatımız boyunca hiç kimsenin sırtına binmedik, hiç kimseyi de sırtımıza bindirmedik. Onun bunun sırtından geçinen keneler bizi anlayamaz, anlasa da anlatmaya takatleri yetmez, yetemez. Yük aldık, yük olmadık; bedelse ödedik, yeri geldi şehadet düştü hissemize, ne gam ne tasa katiyen şikayet etmedik, önce ülkem ve milletim demekten de asla vazgeçmedik.

    Milliyetçi Hareket Partisi tufeyli değildir, yancı değildir, ufakçı değildir, ulufeye talip değildir, ikbale meraklı değildir; Türklüğün, Türkiye’nin ve Türk milletinin serdengeçti şuuru, son kalesi, tüm çareler tükendiğinde düşmana sıkılacak son kurşunudur.

    Bilmeyen varsa tekrar hatırlatayım; Sayın Cumhurbaşkanımızla diyaloğumuz hasbidir, harbidir, haysiyetlidir, hakseverlik üzerinedir, saygı ve sevgi temellidir, hiç kimse de aramıza giremeyecektir. Cumhur İttifakı’nda pazarlık yoktur. Cumhur İttifakı’nda ihtilaf yoktur. Cumhur İttifakı bir planın ürünü, sipariş edilmiş bir projenin üretimi değildir.”

    Bahçeli: CHP’de yeni bir şey yoktur

    “Hamamda kurna, düğünde zurna beğenmeyen bugünkü CHP yönetimi her şeye karşı, geçmişine karşı, işin özünde karşıya bile karşıdır.” diyen Bahçeli, CHP’ye eleştirileride bulundu. 

    Bahçeli şu şekilde devam etti:

    REKLAM

    “Geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı’nın İstanbul Kadıköy’de bir operaya HEDEP’lilerle birlikte katılması, sahne alan ve Kürdistan’dan bahsedip Türkiye’yi işgalci diye karalayan sözde bir sanatçının elini öpmesi utanç verici bir ayıp ve rezalettir. Öpecek eli tanımayanların milletten tekme yemeleri mutlaktır. CHP gerçekten de sömürgeleşmiş, vesayet zincirine vurulmuştur. Bir bölücünün saygıyla elinin öpülmesi CHP’nin mazisini inkar, Türkiye’ye rest çekmektir. Bu sefil fikri kimin verdiği az çok bellidir. CHP Genel Başkanı maalesef kukladır, kuklacı ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamında oturan zattır. Onun da ipini tutanlar iç ve dış husumet cephesidir. CHP’de patron çıldırmış, tasfiye işlemi hızlanmış, yağma vites yükseltmiş, Atatürk’ün partisi kapanın elinde kalmıştır.”

    Erdoğan ne demişti?

    Erdoğan, “(50+1 şartının değişmesi) İsabetli olur. Çoğunluğu alanın seçilmesi halinde Cumhurbaşkanlığı seçimi de seri olur, uğraştırmaz, yanlış yollara sevk etmez. Mevcutta 50+1 mecburiyeti partileri yanlış yollara sevk ediyor. Kimin eli, kimin cebinde belli değil. Yok altılı, yok on altılı masa.. Oy sayısı itibarıyla ‘en fazla oyu alan aday seçilir’ denildiği zaman seçim hızlıca tamamlanır.” ifadelerini kullanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sinan Oğan, Erdoğan’ı destekleyerek kendisine ‘cennetin kapılarını’ mı açtı? 60 milyonluk mülkü servetine kattı iddiası!

    Sinan Oğan, Erdoğan’ı destekleyerek kendisine ‘cennetin kapılarını’ mı açtı? 60 milyonluk mülkü servetine kattı iddiası!



    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ATA İttifak’ının adayı olan Sinan Oğan, seçimlerin ikinci turunda Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklemiş ve kamuoyundan büyük tepki almıştı.

    Sinan Oğan’la ilgili çok konuşulacak bir iddia ortaya atıldı.

    Oğan’ın 30 milyonluk evinin ardından yine 30 milyonluk yeni bir arazi ve 1 milyon dolar değerinde yeni bir ev daha satın aldığı iddia edildi. VeryansınTV’deki iddiaya göre Oğan, yaklaşık 100 milyon TL’lik mülk sahibi oldu.

    Erdoğan’ı destekleyen Sinan Oğan’ın 6 milyonluk Mercedes ve 30 milyonluk malikanenin ardından yeni gayrimenkuller de satın aldığı öne sürüldü. 30 milyon değerinde arazi alan Oğan’ın, 1 milyon dolarlık bir ev daha satın aldığı iddia edildi.

    Veryansın Tv’de Haftadan Kalanlar programında Serkan Öz ile birlikte konuşan gazeteci Eray Çelebi, Yaman’ın sorduğu parselleri Sinan Oğan’ın satın aldığını öne sürdü.

    1022 numaralı parseldeki gayrimenkulun 30 milyonluk malikane olduğunu belirten Çelebi, 613 numaralı diğer parseldeki gayrimenkulün de değerinin yine yaklaşık 30 milyon TL civarında olduğunu ve yeni satın alındığını söyledi. Çelebi, söz konusu arazinin henüz imara açılmadığını belirtti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BBP lideri Destici’den İYİ Parti’ye çağrı: “Elbette ki Cumhur İttifakı’na katılmalarını istiyoruz”

    BBP lideri Destici’den İYİ Parti’ye çağrı: “Elbette ki Cumhur İttifakı’na katılmalarını istiyoruz”



    Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Eskişehir’de gazetecilere konuştu.

    Destici, İYİ Parti’nin Cumhur İttifakı’na katılmasını istediklerini belirtti. Destici, “Biz elbette ki İYİ Parti’nin Cumhur İttifakı içerisinde yer almasını arzu ederiz. Bu sadece yerel seçimlere mahsus bir şey değil” ifadelerini kullandı.

    Destici şunları kaydetti:

    “Biz elbette ki İYİ Parti’nin Cumhur İttifakı içerisinde yer almasını arzu ederiz. Bu sadece yerel seçimlere mahsus bir şey değil. Biz, Türk devletinin varlığını daha güçlü bir şekilde devam ettirmesi, ülkenin bütünlüğünün muhafazası ve Türkiye’nin gelişmesi, büyümesi, milletin kardeşliği açısından milli, manevi hassasiyetleri yüksek olan, devletin varlığını, ülkenin bütünlüğünü, milleti önceleyen herkesin bir araya gelmesini arzu ediyoruz”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meral Akşener’e ‘tırlatmış’ diyen Enver Aysever’e sert tepki: “Her mahallenin yobazı var”

    Meral Akşener’e ‘tırlatmış’ diyen Enver Aysever’e sert tepki: “Her mahallenin yobazı var”



    İYİ Parti İstanbul milletvekili Buğra Kavuncu, Genel Başkanı Meral Akşener hakkındaki ifadeleri nedeniyle gazeteci Enver Aysever’e sert tepki gösterdi.

    Bir yayınında İYİ Parti lideri Akşener için “Kepazeliğin son noktası, iyice tırlatmış. Aday çıkarıp Cumhur İttifakı’na hizmet edecekleri ortaya çıkmış oldu. Bu kadın eski asena, ülkücü. Yani demokrasi, kadın hakları falan hak getire” tarzında ifadeler kullanan Aysever İYİ Partililerin büyük tepkisini çekti.

    Konuya ilişkin X hesabından paylaşımda bulunan İYİ Partili Buğra Kavuncu da Aysever’e tepki gösterdi.

    Kavuncu, paylaşımında “Her mahallenin maalesef yobaz ve bağnazı var” diyerek şu ifadeleri kullandı:

    Kendini aydın, entelektüel, gazeteci sanan; halktan kopuk, nobran, saygısız karakterler… Her mahallenin maalesef yobaz ve bağnazı var. Tasavvur ettikleri dünyada kendileri gibi olmayana hiç yer olmadı. Hatta yetmedi, milleti aşağıladılar, farklı düşüneni de dışladılar, hakaretler yağdırdılar. O nedenle millet nezdinde bu zihniyetin hiçbir zaman karşılığı olmadı, olmayacak.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bu satırlar HÜDA PAR’ın gazetesinden: “Müslümanlara en büyük darbeyi vuran şey milliyetçiliktir. Milliyetçilik İslam ümmeti için ölümdür”

    Bu satırlar HÜDA PAR’ın gazetesinden: “Müslümanlara en büyük darbeyi vuran şey milliyetçiliktir. Milliyetçilik İslam ümmeti için ölümdür”



    HÜDA PAR, seçimlere MHP ve BBP gibi milliyetçi siyaseti öne çıkaran partilerin içinde bulunduğu Cumhur İttifakı’na dahil olarak girdi. HÜDA PAR yöneticilerinin açıklamaları ve partinin geçmişi sıklıkla tartışma konusu oldu.

    HÜDA PAR’ın yayın organı Doğru Haber’de Sadullah Aydın imzasıyla yayımlanan yazı, ittifak içindeki fikir ayrılıklarının çok derin olduğunu gösteriyor.

    Aydın, yazısına “Müslümanları bitiren milliyetçiliktir” başlığını attı.

    “MÜSLÜMANLARA EN BÜYÜK DARBEYİ VURAN ŞEY MİLLİYETÇİLİKTİR. MİLLİYETÇİLİK İSLAM ÜMMETİ İÇİN ÖLÜMDÜR”

    Doğru Haber yazarı Aydın, şunları kaydetti:

    “Müslümanların birliğine, kardeşliğine, gücüne, geleceğine, saadetine, ilerlemesine darbe vuran birçok etken var; mezhep taassubu, cehalet, bağnazlık, yoksulluk, bilimsel gelişmelere ilgisizlik, rehavet ve tembellik…

    Ama hiç kuşkusuz Müslümanlara en büyük darbeyi vuran şey milliyetçiliktir. Milliyetçilik İslam ümmeti için ölümdür. İslam ümmetinin vahdetinin önündeki en büyük engeldir. Müslüman dünyanın ayağına vurulmuş bir prangadır. Aynı Allah’a inanan, aynı Peygambere ümmet olan, aynı kitabı kutsal bilen, aynı kıbleye yönelip namaz kılan, gelenekleri, inançları bir olan kardeşleri birbirine düşürüp düşman eden bulaşıcı bir hastalıktır.”

    “MİLLİYETÇİLİK ÖYLE İĞRENÇ BİR HASTALIK VE SAPMADIR Kİ…”

    “Yüz milyonluk bu memleketin huzur ve birliğine bombayı koyan milliyetçiler ve milliyetçilik değil mi?” diyen Aydın, yazısını şöyle sürdürdü:

    “Milliyetçilik ve milliyetçiler yüzünden bu ülke bir asırdır kan kaybetmiyor mu? Büyük acılar yaşamıyor mu? Bu halk on binlerce evladını milliyetçilere kurban etmedi mi? Kardeşi kardeşe düşman yapan, Müslümanı Müslümana düşüren milliyetçilik değil mi?

    Milliyetçilik öyle iğrenç bir hastalık ve sapmadır ki dinimize, namusumuza, memleketimize düşman alçak paçavraları aynı kanı taşıyoruz diye baş tacı edip bizimle omuz omuza camilere koşan din kardeşlerimizi düşman belleyip ötekileştirebiliyoruz. Kendisine karşı kurtuluş savaşı verdiğimiz işgalci düşmanın dillerini hayatımızın her safhasında kullanıp alan açtığımız halde bizimle omuz omuza vatan ve din savunması yapan kardeşlerimizin dilini bilinmeyen dil ilan ediyor, onu yasaklıyor, bu dili konuşana suçlu gözüyle bakıyoruz.”

    “BU İĞRENÇ HASTALIKTAN KURTULMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ?”

    Milliyetçilikten kurtulunması gerektiğini söyleyen Aydın, yazısını şöyle sürdürdü:

    “Artık, barbar Batıdan, sömürgeci Fransa’dan, Haçlı artığı Hıristiyanlardan ithal edilmiş bu iğrenç hastalıktan kurtulmanın zamanı gelmedi mi? İnsan görünümlü birer hayvana dönüşmelerine rağmen, her türlü yalanı, iftirayı, alçaklığı yapmalarına rağmen; bu ülkenin huzuruna, barışına, halkların kardeşliğine alçakça saldırmalarına rağmen, hayasızca dinimize ve namusumuza el uzatmalarına rağmen; her türlü günahı, sapkınlığı, ahlaksızlığı, inançsızlığı yaymak için çırpınmalarına rağmen; bizimle aynı kanı taşıyorlar diye bu insan müsveddelerine nasıl dost olabiliyor, iğrençliklerine göz yumabiliyor, destekleyip güçlenmelerine zemin hazırlayabiliyoruz?”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***