‘Siyasi cinayetler’ tartışması: Siyasiler bu konuda ne dedi?
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Etiket: Cinayet
-

'Siyasi cinayetler' tartışması: Siyasiler bu konuda ne dedi?
-

Siyasi cinayet tartışması: Bahçeli’den Kılıçdaroğlu’na ‘korku edebiyatını bırak’ mesajı
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘siyasi cinayet kaygısı’ taşıdığını söylemesinin ardından başlayan tartışma devam ediyor. MHP lideri Devlet Bahçeli, “Korku edebiyatını bırak, siyasi cinayet işlenebilir mesajlarını geç. Bir şey bilip de söylemiyorsan adam değilsin” diyerek Kılıçdaroğlu’na cevap verdi.
TBMM Grup toplantısında konuşan MHP Lideri Bahçeli, altı parti tarafından yapılan ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ toplantılarını eleştirdi. “Zillet ittifakını oluşturan partiler gün aşırı birbirlerini ziyaret ediyorlar” diyen Bahçeli, “Bunlar ayrıca güçlendirilmiş parlamenter sistem toplantıları için 3. defa Meclis’te bir araya gelmişlerdir. HDP’yi masa altında tutarak sözde bir uzlaşmaya vardıklarını açıklamışlardır. Uzlaşma, doğru hedefler üstünde olur.” ifadelerini kullandı.
CHP lideri Kılıçdaroğlu’na yönelik beş soru sıralayan Bahçeli şöyle konuştu:
Soru 1: Anayasadan Atatürk’ü çıkarmayı düşünüyor musunuz? Soru 2: Anayasaya hakim olan Türk ismini tasfiye etmeyi planlıyor musunuz? Soru 3: Türk vatandaşlığı kavramı yerine anayasal yurtseverlik, Türkiye yerine ülke, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yerine Türkiye Cumhuriyeti insanı kavramlarının getirilmesini amaçlıyor musunuz? Soru 4: Demokratik muhalefet diyerek TİP’e, HDP’ye kucak açıyor musunuz? Soru 5: Terörist Demirtaş’ı hala savunuyor, ona elçiler yolluyor musunuz?
Siyasi cinayet iddialarını da değerlendiren Bahçeli, CHP liderine seslenerek “Yüreğin yetiyorsa konuş ve sorularıma cevap ver. Korku edebiyatını bırak, siyasi cinayet işlenebilir mesajlarını geç. Bir şey bilip de söylemiyorsan adam değilsin” dedi.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
-

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘Siyasi cinayetler işlenecek’ iddialarına soruşturma başlattı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı siyasetçilerin basın organlarına yansıyan “siyasi cinayetler işlenebileceği” iddialarıyla ilgili resen soruşturma başlattı.
Başsavcılık, bazı siyasi parti yöneticilerinin “siyasi cinayetler işlenebileceği yönünde duyumlar alındığına” dair açıklamalarının basına yansıması üzerine varsa suç ve delillerin tespiti bakımından inceleme ve araştırma yapılmasına karar verdi.
Basın Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülecek soruşturmaya ilgili bir başsavcı vekilinin görevlendirildiği öğrenildi.
‘Siyasi cinayetler’ tartışması: Siyasiler bu konuda ne dedi?
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mersin’de yaptığı konuşmada ‘siyasi cinayet’ kaygısının olduğunu söylemişti.
CHP liderinin açıklamaları sonrası DEVA partisi lideri Ali Babacan da Kılıçdaroğlu’nun kaygısının haklı olduğunu belirtmiş, İYİ Parti’den Koray Aydın, siyasi cinayetler konusunda duyumlar aldığını ifade etmişti.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
-

Tayland’da İsviçreli kadın turisti öldüren katil zanlısı suçunu itiraf etti
Uzak Doğu Asya’nın popüler turistik ülkelerinden Tayland’da bir adam, 57 yaşında İsviçreli bir kadının parasını çalmak ve akabinde de öldürmekten dolayı suçlu bulundu.
Polis güvenlik kameralarını inceledikten sonra katil zanlısıyla ilgili bazı deliller elde etsede, 27 yaşındaki şüpheli daha sonra suçunu itiraf ederek cinayeti tüm detaylarıyla anlattı.
Söz konusu olay Tayland’ın Batılı turistlerin yoğun olarak ziyaret ettiği Puket Adası’nda geçtiğimiz perşembe günü yaşandı.
Adının Teerawat Thothip olduğu belirlenen Taylandlı katil zanlısı, satmak ve para kazanmak amaçlı bölgedeki bir ormanda ender bulunan otlardan toplamaya gitti, ancak başarılı olamadı. Zanlı Thothip, o esnada bir şelale kenarında İsviçreli kadın Nicole Sauvain-Weisskopf ile karşılaştı. Weisskopf’a arkadan yaklaşan Taylandlı adam kurbanını boğmak suretiyle olay mahallinde öldürdü.
27 yaşındaki katil zanlısı, maktülün çantasındaki 300 bahtı (9 ABD Doları) aldı ve kadının ayakkabılarını uzağa fırlatarak kurbanın cesedini siyah bir örtüyle ormanda bir yere sakladı.
Taylandlı adam polise yaptığı itirafında Covid-19 pandemisi nedeniyle uzun süredir işsiz olduğunu, ve cinayeti para için işlediğini itiraf etti. Polis, katil zanlısının vücudu üzerinde maktülün tırnak izlerine ve bazı morluklara rastlandığını açıkladı. İsviçreli kadının Tayland’da görev yapan bir diplomat olduğu kaydedildi.
Polis şu anda İsviçreli kadının cesedi üzerinde otopsi yapıldığını duyurdu.
Dünyanın en çok yabancı turist çeken 8’inci ülkesi
Tayland, Covid-19 pandemisi öncesi 4 mevsim devam eden ılıman iklimi sayesinde her sene yaklaşık 40 milyon yabancı turisti ülkesine çekiyordu. Bu yönüyle Tayland Türkiye’nin 2 sıra gerisinde yer alarak dünyanın en çok turist çeken 8’inci ülkesi konumunda yer alıyor.
Ancak koronavirüs pandemisinin başlaması ve daha sonra uygulanan seyahat yasakları nedeniyle ülke ekonomisi büyük darbe almıştı.
Tayland şu anda Phuket Sandbox programı kapsamında yabancı turistlere seyahat yasaklarını kaldırarak en az 2 doz Covid-19 aşısı olmuş ve negatif PCR testi gösteren kişileri ülkesine kabul ediyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
-

Soruşturma: Esra Hankulu’nun tırnaklarında Ümitcan Uygun’un DNA’sı bulundu
Ankara’da, Esra Hankulu’nun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan Ümitcan Uygun’a ait DNA profilleri, cesedin tırnakları arasında bulundu.
Kasten öldürme suçundan dün çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanan Uygun ile ilgili deliller arasında Adli Tıp Kurumu’ndan gönderilen raporlar da yer aldı.
Sulh ceza hakimliğinin tutuklama kararında Uygun’un “delilleri karartma ve tanıkları baskı altına alma” şüphesinin olduğu, ayrıca suçu işlediğine dair kuvvetli deliller bulunduğu için tutuklandığı belirtildi.
Kararda, söz konusu deliller arasında Adli Tıp Kurumu’ndan gönderilen raporlara da yer verildi.
Buna göre, Esra Hankulu’nun tırnaklarındaki DNA profillerinin şüpheli Uygun’un DNA profilleri ile uyumlu olduğu vurgulandı.
Kararda, kanunundaki ceza miktarı dikkate alındığında şüpheli hakkında adli kontrol uygulanmasının yetersiz kalacağı, bu nedenle Uygun’un tutuklanmasına karar verildiği kaydedildi.
Kamuoyunda “Aleyna Çakır” olarak bilinen Sema Esen’in ölümüyle ilgili hakkında soruşturma yürütülen Ümitcan Uygun, 3 Ağustos 2021’de şüpheli şekilde hayatını kaybeden Esra Hankulu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada gözaltına alınmış ve “kasten öldürmek” suçundan tutuklanmıştı.
Olayla ilgili soruşturmada “suç delillerini karartmak” ile suçlanan Dilan C. ile Furkan G. hakkında ise “konutu terk etmeme” adli kontrol uygulanmasına karar verilmişti.
Ümitcan Uygun’un ağabeyi tutuklandı
Esra Hankulu’nun şüpheli ölümüne ilişkin gözaltına alınan Ümitcan Uygun’un ağabeyi Erol Uygun, “Türkiye Cumhuriyeti devletini aşağılama” suçundan tutuklandı.
Sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle dün gözaltına alınan Erol Uygun, emniyetteki işlemlerin ardından Ankara Adliyesi’ne getirildi.
Burada savcıya ifade verdikten sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilen Uygun, “Türkiye Cumhuriyeti devletini aşağılama” suçundan tutuklandı.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
-

Lotoyu kazanmak için ‘şeytanla iş birliği’ yapıp kız kardeşleri öldüren seri katil suçlu bulundu
İngiliz bir genç gelecekte çekilecek bir piyangoyu kazanma karşılığında altı ayda bir en az altı kadını öldürmek için şeytani güçlerle yaptığına inandığı bir anlaşmanın parçası olarak iki kız kardeşi öldürmekten suçlu bulundu.
Danyal Huseyin’in ne kadar ceza alacağı ileriki duruşmalarda belli olacak.
Şu an 19 yaşında olan Hüseyin, polise geçen yıl haziran ayında Londra’nın kuzeybatısındaki bir kır parkında arkadaşalarının doğum gününü kutlayan 46 yaşındaki Bibaa Henry ve 27 yaşındaki Nicole Smallman’ı bıçaklayarak öldürdüğünü anlattı.
Hüseyin, bu cinayetleri kendi kanıyla imzaladığı iblis “Mighty King Lucifuge Rofocale” ile yaptığı sözleşmenin kendi tarafına düşen yükümlülüğü olarak açıkladı. Hüseyin’in iblise “Özgür ve fiziksel olarak kapasitem dahilinde olduğu sürece cinayetlere devam etmem gerekiyor” dediği aktarıldı.
Hüseyin, ödülün “Milyonlarca dolarlık büyük İkramiyeyi kazanmak” olduğunu belirtirken polis, cinayetlerden sonra satın alınmış olan üç piyango bileti bulduğunu açıkladı.
“Korku filmi senaryosu gibi”
Soruşturmayı yöneten Dedektif Başmüfettiş Simon Harding “Onun daha fazla cinayet işlemeye devam edeceğine ben ve ekibim tamamen ikna olduk. Normal bir insanın ruh hali değil. Neredeyse bir korku filmi senaryosu gibi” dedi.
Kız kardeşler Henry ve Smallman, arkadaşlarıyla doğum günü kutlamak için Wembley’deki Fryent Park’a gittiler, ancak sabahın erken saatlerine kadar kaldılar. 150 fotoğraf çektiklerini söyleyen Harding, son “tuhaf” fotoğraf karesinde Hüseyin’in de olduğu ve garip şekilde onlara baktığı görülüyor.
Harding, Hüseyin’in Henry’yi sekiz kez, Smallman’ı 28 kez bıçakladığını söyledi. Hüseyin cinayetlerden sonra, cesetleri ormana sürüklemiş ve kadınların bedenleri ertesi gün Smallman’ın erkek arkadaşı tarafından yan yana bulunmuş.
Sözleşmeyi yazıya dökmüş
Polis, gazetecilere verdiği demeçte, Hüseyin’in cinayetler sırasında yaşanan boğuşmada aldığı yaranın, daha fazla cinayet işlemesini engellediğine inanıyorlar.
Annesiyle birlikte yaşayan Hüseyin’in kaldığı odada iblis ile imzaladığını söylediği anlaşma yazılı halde de bulundu.
-

Japonya’da ‘Karadul’ olarak bilinen seri katile verilen ölüm cezası onandı
Japonya’da Yüksek Mahkeme, “Karadul” olarak bilinen 74 yaşındaki seri katile, kocası da dahil olmak üzere üç kişiyi öldürmek ve dördüncüsünü öldürmeye teşebbüsten verilen cezayı onadı.
Japon haber ajansı Kyodo’ya göre, Yüksek Mahkemeye başkanlık eden Yargıç Yuko Miyazaki “Karadul” olarak bilinen Chisako Kakehi’nin kendine güven duyan erkekleri siyanür içirerek öldürmesini “güçlü bir cinayet kastına dayalı hesaplanmış, acımasız bir suç” olarak niteledi.
Sanığın son temyiz başvurusunu reddeden yargıç ayrıca Kakehi’nin cezai sorumluluğunun son derece ağır ve hakkındaki ölüm cezasının kaçınılmaz olduğunu belirtti.
Hayatına giren erkekleri mirasları için zehirleyerek öldürdü
Kakehi, 2007-2013 yıllarında sevgilileri Masanori Honda, Minoru Hioki ile kocası Isao Kakehi’yi siyanür ile zehirleyerek öldürmek ve akrabası Toshiaki Suehiro’yu öldürmeye teşebbüs etmekle suçlanıyordu.
Hayatına giren kişileri mirasları için zehirleyerek öldüren Kakehi, çiftleştikten sonra erkek eşlerini öldüren zehirli “Karadul” örümceğine benzetildi. Kakehi, dördüncü kocası Isao Kakehi’nin evlendikten bir ay sonra Kyoto yakınlarındaki evinde ölü bulunmasının ardından 2014 yılının ocak ayında tutuklanmıştı.
Savunma avukatlarının Kakehi hakkındaki idam kararına ilişkin temyiz başvurusu ise 2019 yılında Yüksek Mahkeme tarafından reddedilmişti.
Çöpçatanlık ajanslarında “zengin ve çocuksuz” erkekleri aradığı kaydedilen Kakehi’nin öldürdüğü kişilerden 10 yıl boyunca 9 milyon dolar kazanç sağladığı tespit edildi.
-

NYT: Cemal Kaşıkçı’yı öldüren ekipten 4 kişi ABD’de Dışişleri onaylı paramiliter eğitim aldı
Muhalif Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’yı Türkiye’de öldüren ekipten 4 kişinin daha önce ABD’de bir paramiliter eğitimden geçtiği ortaya çıktı.
New York Times gazetesinin haberine göre, 2018’de Cemal Kaşıkçı’yı öldüren Suudi ekipten 4 kişi, daha önce ABD’de Dışişleri Bakanlığı tarafından onaylanan bir paramiliter eğitim aldı.
Haberde, bu kişilerin bir Amerikan güvenlik şirketi olan Tier 1 Group’tan eğitim aldığı, bu eğitimin de ilk olarak 2014 yılında eski ABD Başkanı Barack Obama yönetimi tarafından onaylandığı bilgisine yer verildi. Gazete, söz konusu eğitimin, Donald Trump’ın başkanlığının başlangıcına kadar devam ettiğini savundu.
Eğitimin Suudi liderlerini koruma amacıyla verildiğini yazan NYT, eğitim kapsamında “karşı saldırı” alıştırmaları yapıldığını belirtti. Eğitimle ilgili bilgi sahibi bir kişi de, eğitimin gözetim ve yakın muharebe çalışmalarını da içerdiğini söyledi.
Raporda, Pentagon’da kıdemli bir görev için başvuran özel sermaye şirketi Cerberus Capital Management olan Tier 1 Group’un ana şirketinden üst düzey bir yetkili tarafından Trump yönetimine sağlanan bir belgeye atıfta bulunuldu.
Şirketin üst düzey yöneticilerinden Louis Bremer , yazılı ifadesinde Tier 1 Group’un Suudi ajanlara eğitim verdiğini doğruladı, ancak eğitimin “koruyucu nitelikte” ve “sonraki iğrenç eylemleriyle alakasız” olduğu ifade etti.
ABD Dışişleri Bakanlığı iddiaları doğrulamak istemedi
İddialarla ilgili konuşan ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Ned Price ise, Suudi grubun eğitimi için Tier 1 Group’a lisans verip vermediğini doğrulamayı reddederek, “Bu yönetim, müttefiklerimiz ve ortaklarımız tarafından ABD menşeli savunma teçhizatının sorumlu kullanımı ve eğitimi konusunda ihlaller meydana geldiği takdirde verilecek uygun tepkileri değerlendiriyor. Suudi Arabistan, topraklarına yönelik önemli tehditlerle karşı karşıya ve Riyad’ın savunmasını güçlendirmesine yardımcı olmak için birlikte çalışmaya kararlıyız” ifadelerini kullandı.
Kaşıkçı cinayeti
Gazeteci Cemal Kaşıkçı, evlilik işlemleri için 2 Ekim 2018’de Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğuna girmiş, buradan bir daha çıkamamıştı.
Suudi hükümeti, Kaşıkçı’nın konsolosluk binasında kaybolmasını önce inkar etmiş, uluslararası tepkilerin artması karşısında ise daha sonra bunu itiraf ederek üst yönetimin bilgisi dışında gerçekleşmiş “serseri bir operasyon” olduğunu savunmuştu.
BM tarafından Haziran 2019’da yayımlanan raporda ise “Kaşıkçı’nın öldürülmesi, Suudi Arabistan devletinin sorumlu olduğu yargısız bir infazdır” değerlendirmesinde bulunulmuştu.
ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğünün Şubat 2021’de yayımlanan raporunda da “Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın, Türkiye’nin İstanbul kentinde yakalanması ya da öldürülmesine yönelik operasyonu onayladığı sonucuna ulaştık.” ifadesine yer verilmişti.
-

Bacot davası: Yıllarca tecavüzüne uğradığı eski eşini öldüren Fransız kadın serbest kaldı
Fransa’da kadın hakları sembolü haline gelen Valerie Bacot davası sona erdi. Kendisine yıllarca tecavüz eden, fuhuşa zorlayan eski eşi Daniel Polette’i öldüren Bacot, 3’ü ertelenebilir toplam 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
1 yıl tutuklu yargılanan Valerie Bacot, 5 gün süren duruşmanın ardından, 3 yıl tedavi görme şartı ile mahkemeden serbest olarak çıktı.
Fransa’nın gündemine oturan davada, 710 binden fazla kişi, yaşadığı büyük zulümler nedeniyle Valerie Bacot’un serbest bırakılması için imza kampanyasına katılmıştı.
Kararın açıklanmasının ardından alkışlarla mahkemeden ayrılan Bacot, “Destek veren herkese teşekkür etmek istiyorum. Tüm kadınlar ve mağdurlar için şimdi yeni bir mücadele başlıyor. Zihinsel ve fiziksel olarak rahatladım” diye konuştu.
Bacot, 12 yaşından bu yana üvey babası Daniel Polette’in tecavüzlerine maruz kaldığını, daha sonra da kendisini evliliğe zorladığını öne sürmüştü.
Daniel Polette’i 2016’da vurarak öldürdüğünü itiraf eden Bacot, cesedi çocuklarının yardımı ile sakladığını da açıklamıştı.
12 yaşından bu yana tecavüz ediliyordu
Daniel Polette, Valerie Bacot’un hayatına önce üvey babası olarak girdi. Valerie henüz 12 yaşındayken, annesinin yeni sevgilisi Daniel onlarla yaşamaya başladı.
Valerie henüz çocukken, sıklıkla kendisinden 25 yaş büyük olan Daniel’in cinsel saldırılarına maruz kaldı.
1996’da cinsel şiddet suçundan bir yıl hapiste kaldıktan sonra Daniel tekrar eve döndü ve eskisi gibi Valerie’ye tecavüz etmeye devam etti, ayrıca yıllarca zorla fuhuşa zorladı.
Yaşadığı tecavüz vakalarından sonra 17 yaşında hamile kalan Valerie, doğacak çocuğunun babasız büyümemesi için evden ayrılarak Daniel ile evlenmeyi kabul etti, ama yaşadığı zulümler sona ermedi. Alkolik ve şiddet yanlısı Daniel eşi Valerie’yi fuhuşa zorlamaya devam etti.
Suçunu itiraf eden Valerie Bacot, eski kocasını 17 yaşında kızına zarar vermesinden korktuğu için öldürdüğünü söyledi. Duruşmada konuşan Bacot, “Hayatta istediğim tek şey, huzurlu bir şekilde iki çocuğumla yaşayabilmek” dedi.
Fransa’da kendisini 47 yıl boyunca döven kocasını öldüren kadına af çıkmıştı
2016’da Fransa’da 47 yıllık evlilikleri boyunca kendisine şiddet uygulayan kocasını öldüren Jacqueline Sauvage adlı kadın Cumhurbaşkanı François Hollande tarafından affedilmişti.
Sauvage’ın serbest bırakılması için internette başlatılan kampanyaya, aralarında çok sayıda milletvekilinin de bulunduğu 430 bin kişi destek vermişti.
-

Avustralya’da organize suç örgütüne yönelik operasyonda en az 200 gözaltı
Avustralya polisi, ülke tarihinin en büyük uluslararası organize suç operasyonunda 200’den fazla kişiyi gözaltına aldı, uyuşturucu trafiğine darbe vuruldu. Narkotik birimlerin uzun süredir izlediği uluslararası çetenin lideri Hakan Ayık’ın İstanbul’da olduğu öne sürüldü.
Ironside adı verilen operasyonun, ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) iş birliğinde 2018 yılında başlatıldığı ve Güney Amerika, Asya ve Orta Doğu’daki mafya, yasa dışı örgüt ve uyuşturucu çetelerini de kapsadığı öğrenildi. Avustralya genelinde en az 300 adrese yapılan baskınlarda 3,7 ton uyuşturucu ile 104 ateşli silah ele geçiren güvenlik güçleri ayrıca yaklaşık 35 milyon Amerikan doları değerinde nakit paraya da el koydu.
Avustralya Başbakanı Scott Morrison konuya ilişkin basın açıklamasında, “Bu sadece kendi ülkemizde değil, dünya çağındaki organize suç örgütlerine ağır darbe vurmuştur. Avustralya kolluk kuvvetlerinin tarihinde de dönüm noktasıdır” ifadelerini kullandı.
En çok aranan uyuşturucu baronu Hakan Ayık Türkiye’de iddiası
Polis, yeraltı dünyasında kullanılan mesajlaşma uygulaması ANOM’daki yazışmalara sızarak istihbarat elde ettiğini ve çok sayıda cinayet planının da engellendiğini açıkladı. Güvenlik birimlerinin ulaştığı 25 milyondan fazla mesaj sayesinde suikast planları ve uyuşturucu nakliyatına ilişkin ayrıntılarda gün yüzüne çıkmış oldu.
En az 11 bin kullanıcısı olduğu tahmin edilen ANOM adlı uygulamanın suç örgütleri arasında yayılmasında, Hakan Ayık adında Avustralya vatandaşı firarinin rol oynadığı belirtiliyor. İddialara göre en son İstanbul’da görüntülenen 42 yaşındaki uyuşturucu baronu Ayık, Avustralya’nın en çok arananları arasında.
Ayık 2010 yılında Avustralya’dan kaçmıştı.
Yetkililer, Ironside kapsamında 18 ülkede de gözaltıların olduğunu aktardı. Bu operasyonlara ilişkin FBI ve Europol’un gün içinde açıklama yapması bekleniyor.