Etiket: CHP

  • CHP lideri Kılıçdaroğlu: Beşli çetenin hamisi ve pazarlamacısı Erdoğan’dır

    CHP lideri Kılıçdaroğlu: Beşli çetenin hamisi ve pazarlamacısı Erdoğan’dır


    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Edoğan’ın “beşli çetenin hamisi ve pazarlamacısı” olduğunu belirtti. Ana muhalefet lideri “Milletin hakkını hukukunu savunmak varken milletin cebinden parayı alıp da beşli çeteye tahsis etmek hangi adalette, hangi hukukta, hangi ahlakta vardır?” diye sordu.

    Kılıçdaroğlu partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada iktidarın, Türkiye’nin bütün kaynaklarını başta Londra’daki bir avuç tefeciye, sonra ülkedeki tefecilere verdiğini iddia eden Kılıçdaroğlu, politika faizinde indirime gidilmesinin vatandaşın sırtına daha ağır faiz bindirdiğini söyledi.

    Türk halkının bir avuç yabancıya çalışıldığını iddia eden Kılıçdaroğlu, “84 milyon kişiyi kime mahkum ettiler? Bir avuç kişiye mahkum ettiler. Bunlar devleti mi yönetiyor? Devleti yönetmiyorlar. Bunlar başka bir işin peşindeler. Türkiye’yi bir sömürü alanı haline getirdiler. Bugün için, her ay 1 milyar 551 milyon dolar faiz ödüyoruz yabancılara. Her gün, akşam olduğunda 51 milyon dolar faiz ödeyeceğiz. 51 milyon 7 bin 895 dolar faiz ödeyeceğiz. Her saat 2 milyon 125 bin dolar faiz ödeyeceğiz” diye konuştu.

    “Bir faiz belası vardı, şimdi de taahhüt belası var”

    Kamu-özel işbirliği, yap-işlet devret modelinin Türkiye’nin başına bela olduğunu “Bir faiz belası vardı, şimdi de taahhüt belası var” sözleriyle ifade eden Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘bu devletin cebinden, kasasından, kesesinden bir kuruş para çıkmaz’ dediğini hatırlattı ve ‘Arada fark çıkarsa onu devletin bütçesinden biz öderiz’ ifadelerini öne çıkararak eleştiride bulundu.

    İktidarın halkı yalnızca faiz batağına değil, taahhüt batağına da soktuğunu belirten ana muhalefet lideri dört örnek vererek konuyu açıkladı.

    Örneklerde yer alan şehir hastaneleri, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü ve Kütahya Zafer Havalimanı’nın maliyetiyle taahhüt bedelleri arasındaki on milyarlarca dolarlık büyük farka dikkat çeken Kılıçdaroğlu “Bunlar sıradan rakamlar değil, bunlar sadece beşli çeteye bırakılacak kadar küçük rakamlar da değil” diye konuştu ve iktidara geldiklerinde bu paralardan nasiplenenleri tek tek ortaya çıkaracaklarını ve paraları hepsini geri alacaklarını kaydetti.

    Kılıçdaroğlu “Beşli çetenin hamisi ve pazarlamacısının adı Recep Tayyip Erdoğan’dır” ifadelerini kullandı.

    “Bürokrasi devletin omurgasıdır”

    Bürokrasiyi “devletin omurgası” olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu Fransa’da yabancı yatırımcılarla bir araya gelen Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin “En sevmediğim konu da şu yatırımcılara zorluk çıkaran mevzuat ya da bürokrasidir. Hep beraber kavga edelim, bürokrasiyi alaşağı ederiz, arkamızda Cumhurbaşkanımız var rahat olun, mevzuatı da değiştiririz” ifadelerini değerlendirdi.

    “Yabancılar neden gelmiyor? diye soran Kılıçdaroğlu “Sizin istediğiniz gibi mevzuatı değiştiririz diyorsan, yarın da başkası istediğinde ben o mevzuatı da değiştiririm” denmesinin istikrarsızlığa yol açtığını ve yabancı yatırımcıları tedirgin ettiği ileri sürdü.

    “Boğaziçi Üniversitesi sıradan bir okul değil, Türkiye’nin göz nuru”

    Kemal Kılıçdaroğlu, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki protesto eylemleriyle ilgili yargılanan öğrencilerin davasında tam bir garabet yaşandığını savunarak başarılı öğrencilerin yurt dışı yasaklarının halen devam ettiğini söyledi.

    “Tepeden inme, hukuksuz bir şekilde üniversitedeki demokratik atmosferi yok ediyorsanız ve öğretim üyeleri 21inci yüzyılın Türkiye’sinde ‘Biz bu yönetimi istemiyoruz’ diye aylardır gösteri yapıyorlarsa, haklarını arıyorlarsa bütün yeni açtıkları fakülteleri, programları iktidara geldiğimizde tamamını kapatacağız. Boğaziçi Üniversitesi gerçek anlamda Boğaziçi Üniversitesi olacak. Atamayla, torpille gelen, liyakatle gelmeyen, üniversitenin koşullarını taşımayan, haksız hukuksuz şekilde belli makamlara gelenlerin de görevlerine son vereceğiz. Burası sıradan bir okul değil, Türkye’nin göz nuru” diye konuştu ve yerleşkeyi de eski hukuki statüsüne kavuşturacaklarını belirtti.

    “Herkes özgürce, yasal ölçüler içinde gösterisini yapabilmeli”

    Gösteri yapmanın, demokrasilerde anayasal bir hak olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, “Furkan Vakfı’nı seversiniz sevmezsiniz, katılırsınız katılmazsınız, onlar da yürüyüş yapmak istiyorlardı. Orantısız güç kullanıldı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez başörtülü kadınlar bu kadar ağır bir zulümle karşı karşıya kaldılar” dedi ve iktidara geldiklerinde herkesin düşüncesine, inancına, kimliğine, yaşam tarzına saygı göstereceklerinin, herkesin özgürce, yasal ölçüler içinde gösterisini yapabileceğinin altını çizdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan: Seçim kanunu teklifiyle tabela partilerinin siyaseti manipüle etmelerinin önüne geçilecek

    Erdoğan: Seçim kanunu teklifiyle tabela partilerinin siyaseti manipüle etmelerinin önüne geçilecek


    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, hazırlanan seçim kanunu teklifiyle tabela partilerinin siyaseti manipüle etmelerinin önüne geçmeyi hedeflediklerini söyledi. Ana muhalefetteki CHP ise, teklifi “demokrasiye ihanet” olarak niteledi.

    Partisinin genel merkezinde genişletilmiş il başkanları toplantısında konuşan Erdoğan seçim kanunu teklifiyle ilgili görüşlerini açıkladı.

    Erdoğan konuşmasında özetle şu mesajları verdi:

    “Seçim Kanunu’ndaki düzenleme en çok CHP milletvekillerini rahatlatacak çünkü bu milletvekilleri seçim öncesi başka partilere altın tepside ikram ediliyordu”

    “CHP, mensuplarının seçilmesi gereken yerlerin bir kısmını diğer partilerin adaylarına peşkeş çekiyordu. Bu garabetin önüne geçiliyor”

    “Seçime katılmak için Meclis’te grup kurmak yeterli olmayacağı için siyasi mühendislik gayretinin ürünü taşınmalara ihtiyaç olmayacak”

    “Muhalefet, eser ve hizmet merkezli tartışmalardan ısrarla kaçıyor”

    CHP: Seçim kanunu teklifi demokrasiye ihanet

    Bu arada CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, seçim kanunu teklifini, “demokrasiye ihanet” olarak niteledi.

    “Bu teklif, Türk siyasetine, seçim hukukuna açıkça bir ihanettir ve büyük bir korkunun da çaresizliğin de göstergesidir.” diyen Erkek, “Yüzde 7 gibi çok yüksek bir seçim barajını ‘makul’ bir oran olarak görmek, başlı başına büyük bir çelişki. Hani bu sistemde baraj olmayacaktı?” dedi.

    Erkek, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Hiçbir katılımcılık yok, toplumsal uzlaşma yok, muhalefetle, sivil toplumla görüşmek yok. Kendi mutfaklarında bir yıl tuttular ve bugün getirdiler, Meclis’e sundular.” dedi.

    Erkek, seçimlerde siyasi partilerin yarıştığını, devletin taraf olamayacağını belirterek, “Şimdi istiyorlar ki seçimlere az bir zaman kala oyunun kuralını değiştirelim, bizim genel başkanımız, adayımız, cumhurbaşkanı forsuyla tüm devleti arkasına alarak bu seçimlerde diğer adaylarla yarışsın.” ifadesini kullandı.

    Muhalefet partilerinin 6 lideri 27 Mart’ta akşam yemeğinde buluşacak

    Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Erkek, “Altı muhalefet partisi liderinin bir sonraki buluşmasına” ilişkin soru üzerine, “27 Mart’ta altı siyasi partinin genel başkanları akşam yemeğinde bir araya gelecekler. Herhalde saat 19.00 olur.” yanıtını verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Altı muhalefet lideri ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi’ görüştü; ortak açıklama 28 Ocak’ta

    Altı muhalefet lideri ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi’ görüştü; ortak açıklama 28 Ocak’ta


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun daveti üzerine 6 muhalefet partisi genel başkanı Cumartesi günü çalışma yemeğinde ilk kez bir araya geldi.

    Görüşmede 6 partinin katılımı ile gerçekleştirilen “güçlendirilmiş parlamenter sistem” çalışmasında mutabakat sağlanan esaslar masaya yatırıldı.

    Genel Başkanlar, çalışmanın tek bir metin haline getirilmesi ve kamuoyuna açıklanması öncesi yol haritasını belirledi. Toplantıda parti genel başkanlarına sunulan 24 sayfalık taslakta, parlamenter sisteme yönelik hukuki adımların yanı sıra gündemdeki bazı sorunlara ilişkin düzenlemeler de yer aldı.

    Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem metni 28 Şubat’ta açıklanacak

    Beş saati aşkın süren toplantı sonrası yapılan ortak açıklamada, “Parti genel başkanları olarak bir araya gelerek üzerinde uzlaşıya vardığımız yeni sistemle ilgili mutabakat metninin kamuoyuna takdimi üzerine görüştük ve 28 Şubat 2022 tarihinde milletimizle paylaşılmasında mutabık kaldık” denildi.

    Açıklamada öne çıkan diğer konular şöyle:

    • “Ülkemiz, Cumhuriyet tarihinin en derin siyasi ve ekonomik krizlerinden birini yaşamaktadır. Toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunlar her geçen gün artarak etkisini ağır bir biçimde göstermektedir. Bu krizin en önemli sebebi kuşkusuz ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ adı altında uygulanan keyfi ve kural tanımaz yönetimdir”
    • “Altı siyasi parti olarak hepimizin ortak sorumluluğu, uzlaşarak ve birlik içinde bu krizi aşmak, derin sorunlarımızı demokratik siyasetin alanını genişleterek, çoğulculuk temelinde çözebilmektir”
    • “Bugün burada milletimiz adına ‘Yarının Türkiye’sini inşa etmek için önemli bir adım attık. Bundan sonra da iş birliği alanlarını genişleterek sürdürmekte kararlıyız”
    • “Hedefimiz milletimizin rahat bir nefes almasını sağlamak ve refah düzeyini, kapsayıcı bir anlayışla ivedilikle yükseltmektir”
    • “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçmek ortak ve öncelikli hedefimizdir. Bu hedefe ulaşabilmemiz için sürecin nasıl işleyeceğinin ve bu süreçte ülkemizin nasıl yönetileceğinin yapıcı bir şekilde planlanması gerekmektedir”

    • “Önemli olan, tüm farklılıklarımızla beraber ‘biz’ düşüncesini, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği normları çerçevesinde temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, herkesin kendini eşit ve özgür vatandaş olarak gördüğü, düşüncelerini özgürce ifade edebildiği, inandığı gibi yaşayabildiği demokratik bir Türkiye’yi inşa etmektir”

    • “Hep birlikte inşa edeceğimiz Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’i milletimize ve gelecek nesillere adalet, barış, refah ve huzur getirmesi inancıyla hayata geçirmeyi taahhüt ettiğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.

    Çankaya Belediyesi Ahlatlıbel Tesisleri’nde yapılan ve 5 saat 15 dakika süren toplantı sonrası liderler sosyal medya hesaplarından teşekkür mesajı yayımladı.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Demokrasi için, adalet için, halkımızın refahı ve ülkemizin aydınlık yarınları için 6 siyasi partinin liderleri olarak bir araya geldik. Güçlendirilmiş parlamenter sistem konusunda nihai istişaremizi gerçekleştirdik. Sayın genel başkanların her birine teşekkür ediyorum” paylaşımında bulundu.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Adaleti, vicdanı, liyakati ve ortak aklı esas alan parlamenter sistem önerimizi konuştuğumuz bu kıymetli toplantı için başta Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm siyasi liderlere teşekkür ediyorum” mesajını paylaştı.

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, altı siyasi partinin liderleri olarak çok verimli bir toplantı gerçekleştirdiklerini belirterek, “Samimi bir ortamda gerçekleştirdiğimiz bu buluşmada aldığımız kararların ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, değerli genel başkanların her birine teşekkür ediyorum” açıklamasını yaptı.

    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Gerçekleştirdiğimiz bu dostane sohbet ve verimli toplantı vesilesiyle başta ev sahibi Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm siyasi liderlere teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.

    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da “Bugün ‘Yarının Türkiye’sini inşa etmek için 6 siyasi parti olarak önemli bir adım attık. Güçlendirilmiş parlamenter sistemin milletimize ve gelecek nesillere adalet, özgürlük ve refah getireceğine inanıyorum. Başta genel başkanlar olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyorum” mesajını yayımladı.

    Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ise “Herkesin yarınından emin olduğu, işler bir demokratik nizam ve işleyen bir adalet sisteminin varlığı için güçlendirilmiş parlamenter sistem hakkında yaptığımız çalışma üzerinde mutabakata vardık. Milletimize, memleketimize hayırlı uğurlu olsun” değerlendirmesinde bulundu.

    ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de hangi ilkeler var?

    İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem’in daha önce euronews’e aktardığına göre akademik özgürlüğün sağlanması, basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı, siyasi etik yasası, seçim kanunu, siyasi partiler kanunu, şeffaflık gibi konular üzerinde durulan ilkelerden bazıları.

    Muhalefetin hazırladığı yeni sisteme göre Meclis’in kontrol ve denetim yetkisinin güçlendirileceği öngörülüyor.

    Bahadır Erdem, üzerinde çalıştıkları Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile ilgili şunları söylemişti:

    “Sayıştay mesela, Sayıştay’ın gücünün tam olarak tesis edilmesi. Şimdi olduğu gibi kamu kurumlarının harcamalarının dörtte üçünün Sayıştay’dan kaçırıldığı bir sistem olmayacak. Meclis tam anlamıyla bütçeyi kontrol edecek. Hükümeti, bakanlar kurulunu kontrol edecek. Bakanlar kurulu ve başbakan ve bakanlar tek tek parlamento tarafından denetlenecek hesap verecek”.

    Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de ayrıca, “eski dönemlerin yarattığı siyasi krizleri önleyen maddeler olacağı” belirtiliyor.

    Muhalefet parti yetkilileri, yeni sistemde Cumhurbaşkanının “kesinlikle tarafsız, yetkilerinin sadece devleti temsille sınırlı ve bütün vatandaşları kucaklayan bir cumhurbaşkanı olacak” diyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP lideri Kılıçdaroğlu: Zamlar geri alınana değin elektrik faturamı ödemeyeceğim

    CHP lideri Kılıçdaroğlu: Zamlar geri alınana değin elektrik faturamı ödemeyeceğim


    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 31 Aralık sonrası yapılan elektrik zamları geri alanına değin faturalarını ödemeyeceğini açıkladı.

    CHP Lideri Kılıçdaroğlu kişisel sosyal medya hesabından halka seslendi. İletisinde “Neden elektrik faturalarınız şişirildi? Bir dilim kuru ekmeğinize kim göz dikti? Bu zulme ancak birlikte son verdirebiliriz. Buyurun bu ibret tablosunu konuşalım” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, çözüm önerileri sundu.

    “Faturamı ödemeyeceğim”

    Elektrik faturaları konusunda yapılması gerekenlere ve çözümlere ilişkin paylaştığı videoda Kemal Kılıçdaroğlu, çok zor zamanlardan geçildiğini söyledi.

    Aylardır bugünlerin kapıda olduğunu, “Kara Kış Fonu” çağrısında bulunduğunu ve adım adım ne yapılması gerektiğini anlattığını belirten Kılıçdaroğlu, iktidarın kendisini dinlemediğini ifade etti.

    Alınması gereken acil önlemleri ve çözümleri anlatan Kılıçdaroğlu, “Fon için artık çok geç. Artık hızlıca kan kaybını durduracak önlemler alınmalı. Elektrik faturalarının üzerinde iki çeşit vergi var. Yüzde 5 elektrik ve hava gazı tüketim vergisi, yüzde 18 KDV. Yaza kadar KDV yüzde 1 olarak uygulanırsa vatandaşın her 350 liralık faturasında yaklaşık 50 liralık bir avantajı olacak.” diye konuştu.

    KDV’nin yüzde 1’e indirilmesini isteyen Kılıçdaroğlu Erdoğan’a seslenerek “31 Aralık gecesi bizzat imzaladığın elektrik zammını da geri al. Faturalar 31 Aralık öncesine dönsün. Bu zammı sen yaptın geri almasını da bileceksin. Bu zulümden vazgeç. Bırak insanlar rahat bir nefes alsın.” dedi.

    CHP Lideri, “Erdoğan 31 Aralık’ta imzaladığı zamları geri çekinceye kadar ben, bugünden itibaren gelecek hiçbir elektrik faturamı ödemeyeceğim. Bu da böyle biline” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bahçeli’den Kılıçdaroğlu’na ‘fatura ödemem’ tepkisi: İsyan denemesi, elektriği kesilmeli

    Bahçeli’den Kılıçdaroğlu’na ‘fatura ödemem’ tepkisi: İsyan denemesi, elektriği kesilmeli


    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘zamlar geri alınana kadar elektrik faturamı ödemeyeceğim’ diyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu ‘isyan denemesi’ yapmakla suçladı. Bahçeli, “Faturayı ödemezse elektriği kesilmelidir. Günü geldiğinde kuzu kuzu ödeyeceğini, tam tersi bir gelişme olursa milletin bunu ödettireceğini biliyor ve inanıyoruz.” dedi.

    MHP Lideri Bahçeli sosyal medya hesabından bir dizi ileti paylaşarak CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun elektrik zamlarıyla ilgili yaptığı açıklamaya cevap verdi.

    “CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu video kaydı yapmaya iyice merak sardı” diyen Bahçeli, “Dün akşam yine kameranın karşısına geçip “elektrik faturasını ödemeyeceğini” ifade ve iddia etmiş. İlk olarak bu bir tercihtir, ikinci olarak ve daha vahimi sivil itaatsizlik maskesi altına iliştirilmiş bir isyan denemesidir. Bu tehditkâr meydan okumaya göz yumulamaz.” ifadelerini kullandı.

    Bahçeli, “Faturayı ödemezse elektriği kesilmelidir. Günü geldiğinde kuzu kuzu ödeyeceğini, tam tersi bir gelişme olursa milletin bunu ödettireceğini biliyor ve inanıyoruz” dedi. “Yine de karanlıkta kalmasına gönlüm razı olmuyor. Vicdanı karanlık olsa da, evinin karanlığa gömülmesine üzülürüm.” diyen Bahçeli şu ifadeleri kullandı:

    “Bu kapsamda, her il teşkilatımızın Kılıçdaroğlu’na bir kandil göndererek aydınlanmasına yardımcı olmasını bekliyor, bu talimatımı paylaşıyorum. Nasıl olsa Kandil’e yabancı değildir, nasıl olsa Kandil’in köhne ışığıyla yolunu bulmaya çalıştığını görmeyen de kalmamıştır.

    Hayırlı olsun Sayın Kılıçdaroğlu, elimizden gelen budur, yetinmesini, sabretmesini, kandili de idareli kullanmasını bilmen temennimdir. Şu sözü de unutma ki: Karanlıktaysan gölgen bile seni yalnız bırakacaktır. İçine düştüğün karanlığı aydınlatacak henüz bir ışık da yoktur.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP lideri Kılıçdaroğlu: Tek ihalede hazinenin 6 milyar lirası iç edildi

    CHP lideri Kılıçdaroğlu: Tek ihalede hazinenin 6 milyar lirası iç edildi


    Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya üzerinden halka seslenerek hükümetin yolsuzluğuyla ilgili bilgiler verdi.

    Ana muhalefet partisi lideri sosyal medya üzerinden yayınladığı videoda “Belge yağıyor yolsuzluklar, itiraflar peşkeşler. Ben sizi bunlara şahit olmanız için davet ettim” dedi ve “bir ıslak imza ile hazineden 6 milyar liranın nasıl iç edildiğini” belgesini göstererek anlattı.

    3 Nisan 2018 tarihli belgede 3 milyar liralık bir açık ihalenin “beşli çeteye peşkeş çekilmesi için” yeniden ihaleye açıldığını ve 9 milyara imzalandığını aktaran Kılıçdaroğlu bu tür belgelerin yüzlercesinin elinde olduğunu bildirdi.

    “Ben bugün hala devletimizde vatanseverler, direnenler var demek için geldim ve bu onurlu memurlar bu iişleri incelemeyi bırakmış değiller. Tarihe not düşecek raporları hazırlamaya devam ediyorlar” diyen Kılıçdaroğlu konuşmasını “Selam olsun vatansever bürokratlara, memur Teoman’lara, direnenlere” diyerek bitirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İlgezdi: Sağlıkta dönüşüm sistemi ‘randevu hizmetlerine ulaşamama’ sistemi oldu

    İlgezdi: Sağlıkta dönüşüm sistemi ‘randevu hizmetlerine ulaşamama’ sistemi oldu


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • KPSS mülakatlarını kaldırma sözü veren Kılıçdaroğlu, mağdur adaylar ile görüştü

    KPSS mülakatlarını kaldırma sözü veren Kılıçdaroğlu, mağdur adaylar ile görüştü


    Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) yüksek puan almalarına rağmen, sözlü mülakatlarda elenen binlerce öğretmen adayı tepkisini sosyal medyada gösterirken, ana muhalefetteki CHP, iktidara sert eleştiriler yöneltti.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da KPSS’de yüksek puan almasına rağmen mülakatta elenen öğretmen adaylarıyla birlikte basın toplantısı düzenledi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “TBMM’nin aldığı, Milli Eğitim Komisyonu’nun aldığı karara uymayacaksınız, Danıştay kararına uymayacaksınız, keyfinize göre hareket edeceksiniz, çalışan, dereceye giren öğrencilerin hakkını yiyeceksiniz, sonra da bana adaletten, demokrasiden söz edeceksiniz.” dedi. Kılıçdaroğlu mülakatları kaldıracaklarına dair söz verdi.

    Kendisinden önce konuşan gençlerin Türkiye’nin bugünü ve geleceği olduğunu belirterek, “Onlara yapılan bu işlemler dolayısıyla özür borcumuz var.” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    “Halkımıza seslenmek isteriz, adaletin olmadığı bir yerde huzur olur mu, bereket olur mu? Bu çocukların hakkını çalmak kimin hakkıdır? Kim böyle bir hakkı kendi üstüne alıyor? Bu çocukların geleceğini nasıl çalıyorlar, adaletsizce nasıl alıyorlar, nasıl gasbediyorlar? Buna hepimizin itiraz etmesi lazım. Doğudan batıdan, kuzeyden güneyden 84 milyonun da itiraz etmesi lazım. Yazıktır, günahtır.”

    “Anne babanın emeğini çalmak kimin hakkı?”

    Ailelerin çocuklarını hangi fedakarlıklarla yetiştirdiklerini herkesin bildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Anne babanın emeğini çalmak, bu çocukların hakkını çalmak kimin hakkıdır, kime böyle bir yetki verildi?” diye konuştu.

    Daha önce buna benzer olaylar yaşandığında konunun Danıştaya yansıdığını hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, Danıştayın bir puan aralığı belirlediğini söyledi.

    Kılıçdaroğlu, “KPSS’de aldığı puanla mülakatta verilen puan aralığını belirliyor. Buna uymuyorlar. Yani Danıştay kararına uymuyorlar.” dedi.

    Danıştay kararına uymayan bir yönetim olamayacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, akıllarının almadığı olayların Türkiye’de gerçekleştiğini dile getirdi.

    Bu karar çıktıktan sonra Milli Eğitim Komisyonu’nda bütün siyasi partilerin temsilcilerinin hep beraber Danıştayın kararına uyulması konusunda görüş birliği sağladıklarını bildiren CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

    “Grubu olan bütün siyasi partilerin temsilcileri oradaydı. AK Parti de CHP de İYİ Parti de oradaydı ve bu konuda görüş birliği sağladılar. Görüş birliğine dahi uyulmuyor. Yazık günah değil mi bu çocuklara? TBMM’nin aldığı, Milli Eğitim Komisyonu’nun aldığı karara uymayacaksınız, Danıştay kararına uymayacaksınız, keyfinize göre hareket edeceksiniz, çalışan, dereceye giren öğrencilerin hakkını yiyeceksiniz, sonra da bana adaletten, demokrasiden söz edeceksiniz. Bu evlatlarımızın hakkını hukukunu korumak benim boynumun borcudur. Her türlü hukuki desteği vereceğiz. Haklarını alıncaya kadar da mücadele edeceğiz. Saray da bunu çok iyi bilsin, sarayın şürekaları da çok iyi bilsin. Birilerinin hakkını birilerine yedirmeyeceğiz. Herkesin hakkı kendisine ait olmalıdır. Birilerinin hakkını birilerine yedirirseniz, torpili getirirseniz, adam kayırmacılığı getirirseniz bu işler düzelmez. O nedenle ben bu arkadaşların huzurunda da milletime açık ve net söz veriyorum, Allah’ın izni ile iktidar olduğumuzda bu mülakat belasını kaldıracağım. Ne mülakatı kardeşim? KPSS’ye giriyor, kim kaç puan alıyorsa puanına göre yerleştireceksiniz. Bitti bu kadar. Benim adamım olsun, onun adamı olsun, onun dayısı olsun, onun akrabası olsun… Yakını olmayan ne yapacak? Bu ülkenin garibi, fukarası ne yapacak? Boğazından kesip evladını yetiştiren anne baba ne yapacak? Sözüm söz, bu mülakat belasını kaldıracağız. Böyle bir rezalete asla izin vermeyeceğiz. Bu arkadaşlarımızın hakkını, hukukunu da sonuna kadar destekleyeceğiz ve her türlü hukuki desteği de vereceğiz.”

    “Hakkımızın teslim edilmesini istiyoruz”

    Toplantıya katılan Fuat Korkmaz isimli öğrenci ise lise matematik alanında sınava girdiğini, 733 kontenjan arasından Türkiye 68’incisi olduğunu söyledi.

    Korkmaz, “Günlerimi, ailemden çocuğumdan feragat ederek, çalışarak geçirerek bu dereceyi elde ettim ama sözlü mülakatımın da çok iyi geçmesine rağmen, mülakattaki hocalarımın beni tebriklerle uğurlamasına rağmen 55 puan aldım. Benim gibi bir, on yüz değil, bin kişiye yakın böyle arkadaşımız var. Çok mağduruz, adalet istiyoruz, hakkımızın teslim edilmesini istiyoruz.” dedi.

    Hatice Ulubay ise felsefe grubu öğretmenliği alanında KPSS’ye girdiğini, bu alanda kontenjanın 149 kişi olmasına rağmen kendisinin ilk yüze girdiğini ifade etti. Ulubay, “Puanım 87.75, ben de elendim. Bu benim ikinci mülakatımdı, ben hala neden elendiğimi bilmiyorum. Bunu öğrenmek istiyorum sadece.” diye konuştu.

    Ahmet Yılmaz isimli genç de özel eğitim öğretmeni adayı olduğunu, Ankara’ya Aksaray’dan geldiğini söyledi.

    Yılmaz, “Benim babam beni okutmak için bel fıtığı oldu. Yıllarca emek verdi. Şu anda hareket ederken bile zorlanıyor ama benim hakkım gasbedildi, 55 verilerek atama hakkım elimden alındı.” diye konuştu.

    ‘Sosyal medya isyanına’ CHP’den destek

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, haksızlığa uğradıklarını dile getiren öğretmenlere destek sözü verdi.

    Yazılı sınavda aldıkları yüksek puanlara rağmen mülakatlarda düşük not verilerek elenen öğretmenler, tepkilerini sosyal medya platformu Twitter’da “#mülakatahayır” etiketiyle paylaştı.

    Sosyal medya üzerinden binlerce kişi Milli Eğitim Bakanlığı’na, hangi gerekçeyle atanma haklarının ellerinden alındığı sorusunu yöneltti.

    Türkiye’de son olarak 12-27 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen sözleşmeli öğretmen sözlü sınavlarının sonuçları, 27 Aralık’ta yayımlandı.

    Sosyal medyada çığ gibi büyüyen kampanyada, tüm şikayetlere rağmen kaldırılmayan sözlü sınav sisteminin yeni mağduriyetlere neden olduğu görüşü dile getirildi.

    KPSS’de yüksek puan alan, hatta dereceye giren öğretmenler, düşük mülakat notları yüzünden atanamayınca bu duruma sosyal medyada büyük tepki gösterdi.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da, sosyal medyada öğretmenlerin tepkisine destek verenler arasındaydı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanlığı’nı da etiketleyen; KPSS için iki yıldır çalıştığını, bölümünde birinci olduğunu ve alanında doktora yaptığını vurgulayan Sultan Fidan adlı bir öğretme adayının paylaşımının altında yorumda bulunan İmamoğlu, şu mesajı paylaştı:

    “Sevgili Sultan, senin başına gelenler binlerce gencimizin başına geliyor ve bu beni çok üzüyor. Uzmanlık alanınla ilgili İBB’de işe alım olursa mutlaka başvuruda bulun.”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Twitter’da yaptığı paylaşımla, KPSS’den 92,7 puan almasına rağmen mülakat sonucunda atanamayan öğretmen adayı Sare Halıcı’ya destek verdi.

    Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Kul hakkı nedir? Kul hakkı budur! Hakkı yenmiş gençlerle görüşmeye devam ediyorum. Gece uzun… Yarın sadece ama sadece bu konuyla ilgileneceğim. Atacağım adımlarla ilgili de kamuoyunu bilgilendireceğim.” dedi.

    Kılıçdaroğlu bir başka mesajında ise “Türkiye’nin bu hikayeleri bilme hakkı var; ben ve mülakat mağduru gençlerimiz, saat 16.15’te, sevgili halkımızla buluşacağız. Milletimiz bu sesi büyütmeli, büyütmeli ki Saray’ın millete sağır kulakları çınlasın!” ifadesini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da | Euronews

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da | Euronews


    Erdoğan’dan Katar ziyareti öncesi stokçuluk açıklaması: Cezalar az

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar ziyareti öncesi değerlendirmelerde bulundu. 

    Afganistan’da yönetime gelen Taliban üyelerinin Türkiye’ye yaptığı ziyareti hatırlatan Erdoğan, “ Şu anda bizim de Katar’la olan dayanışmamızda özellikle Taliban yönetiminin Afganistan’da havalimanın Katar-Türkiye iş birliğiyle yönetilmesini teklif ediyorlar. Bizler de bunu gündemimize aldık. Bunlarla ilgili görüşmelerimizi Katar’la da yürütüyoruz.” diye konuştu.

    “Katar’ın yanı sıra Körfez’deki diğer ülkelerle de iş birliğimizi geliştirmeye çalışıyoruz.” diyen Erdoğan’ın açıklamalarından bazı satır başları şöyle:

    “Körfez bölgesinde diyalog kapılarının tekrar açılması ve yanlış anlamaların giderilmesi yönünde yürütülen diplomatik çabaları memnuniyetle karşılıyoruz.”

     “Türkiye olarak tüm Körfez ülkeleriyle olan birlikteliğimizi, dayanışmamızı, bundan sonraki ilişkileri çok daha güçlenerek devam ettirmekten yanayız.”

    “(Asgari ücret) Biz kesinlikle bu noktada işçimizi zora sokmayacağız.”

    “Asgari ücret noktasında da inşallah en uygununu, en ideal olanını gerek brüt gerek net masaya yatırarak nihai kararımızı vereceğiz.”

    “Özellikle benim en çok rahatsız olduğum konu stokçuluk”

    “Şu anki cezai müeyyide çok düşük. Mehmet (Muş) Bey’e söyledim, hazırlıklarınızı yapın bu müeyyideyi onları rahatsız edici bir noktaya çıkaralım”

    “(Stokçuluk yapanlar) Bedelini ağır ödeyecekler. Çünkü vatandaşımıza hele hele gıdada bu tür zulmü yapanlara biz ‘Buyur yoluna devam et diyemeyiz.”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TÜİK’e alınmayan CHP lideri Kılıçdaroğlu: Sarayın kurumu TÜİK enflasyon rakamlarını küçültüyor

    TÜİK’e alınmayan CHP lideri Kılıçdaroğlu: Sarayın kurumu TÜİK enflasyon rakamlarını küçültüyor


    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, randevu istediği ancak alamadığı Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) sert tepki gösterdi.

    Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından “Randevu vermeyen TÜİK’e gittim. Aylardan Aralık ayı. Milyonlarca emekçinin ücret artışı bu yalan dolan TÜİK rakamları üzerinden yapılacak. Zulmü her kabul ediş, daha büyüğünü doğurur. Kimse unutmasın, her Firavun’un bir Musa’sı vardır. Akıllarını başlarına toplasınlar.” ifadelerini kullandı.

    TÜİK sabah saatlerinde enflasyon rakamlarını açıkladı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, rakamların açıklanmasının ardından TÜİK genel merkezine ziyarette bulunacağını duyurdu.

    Randevusu olmadığı gerekçesiyle içeri alınmayan Kılıçdaroğlu, TÜİK’in önünde bir basın açıklaması yaptı.

    “Türkiye İstatistik Kurumu, Cumhuriyetin önemli kurumlardan birisidir. Bu kurumun rakamları, 84 milyonu ilgilendirir.” diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bu kurumun verdiği rakamlar üzerine siyasal partiler, ekonomik çevreler ve sosyal çevreler politika oluştururlar ve düşüncelerini kamuoyu ile paylaşırlar. Dün, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı’ndan randevu istedik. Gelen milletvekili arkadaşlarımın tamamı geçmişinde teknik olarak ekonomi ve sosyal bilimde çalışan arkadaşlarımız. Maliyede çalışan arkadaşlarımız. Dolayısıyla buraya, sağlıklı ve tutarlı bilgiler almak için geldik. Randevu verilmediğini, kabul edilemeyeceğimizi ifade ettiler. Kendilerine TÜİK’in internet sitesinde yazılı olan metni okuduk. Metin aynen şöyle, “Merkez Teşkilatımıza veya bölge müdürlüklerimize başvurabilirsiniz.Ayrıca bilgi talepleriniz için Ankara’da bulunan merkez teşkilatımıza gelebilir veya 26 il müdürlüğünde bulunan bölge müdürlüklerimizi ziyaret edebilirsiniz’ diyor. Biz de kendi internet sitelerinde yazılı olan davete uyarak geldik ve bilgi almak istedik. Aslında bu tablo Türkiye’nin nereye geldiğini göstermek için çok önemli bir tablodur. Hiçbir gazeteci arkadaşımın, bizi dinleyen vatandaşımın, hiçbir üniversitenin, hiçbir sosyal ve sivil toplum kuruluşunun unutmaması gereken bir gerçekle karşı karşıyayız.

    “Böylesi bir tabloyu Cumhuriyet tarihinde hiç görmedik”

    “Devletin bilgileri, devletin sahip olduğu bilgiler ve bu bilgilerin nasıl toplandığına dair açıklamalar ana muhalefet partisine yapılmak istenmiyor, kapılar kapanıyor.” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    “Böylesine bir tabloyu Cumhuriyet tarihinde hiç görmedik. Türkiye’nin geldiği nokta açısından önemlidir. Buraya neden geldik? Onu da ifade edeyim. Burası, enflasyon oranlarını açıklıyor. Bakınız bugün sabah açıklanan aylık enflasyon 3.51, yıllık enflasyon 21. Bu rakamlar güven vermiyor. Bütün vatandaşlarıma açık ve net seslenmek istiyorum. Pazara gittiğinizde, elektrik düğmesine bastığınızda, doğalgazı yaktığınızda, enflasyon gerçekten bunların iddia ettiği gibi mi? Yani 3.51 mi?

    Bir grup akademisyen ve sosyal bilimci onlar da enflasyon tahmininde bulundu. Onlar aylık enflasyonu 9.31 diyor, yıllık 58.63 diyorlar. Şunu açıkça ifade edeyim. CHP’nin genel başkanı olarak, milyonlarca işçinin, emeklinin, memurun hakkını korumak benim temel görevimdir. Benim siyaset yapmak anlayışım budur. Ben sosyal demokratım. Devletin sosyal olmasını, fakirden fukaradan yana olmasını isterim. Eğer TÜİK, rakamları küçültüyor ve bu rakamları doğru diye paylaşıyorsa şu şu anlama geliyor; memura, işçiye, emekliye ‘Daha az vereceğim’. Böyle bir tabloya sessiz kalırsam ben siyaseti neden yapıyorum? İşçinin, memurun, emeklinin hakkını savunmayacaksam ben neden siyaset yapıyorum? Buraya gelişimin nedeni o. Memurun, işçinin, emeklinin, milyonların hakkını savunmak için buraya geldim. Siz rakamları küçük gösteriyorsunuz. Soracaktık ‘Bu verileri nereden ve kimlerden aldınız?’ diye. Milyonların hakkını savunmak temel görevimizdir.

    TÜİK, yani Türkiye İstatistik Kurumu, bir devlet kurumu olmaktan çıkmış bir saray kurumu haline dönüşmüştür. Burası artık bir devlet kurumu değildir.

    Burada çalışan arkadaşlar tamamı şunu unutmasınlar, hepinizin tabii olduğu yasa devlet memurları kanunudur. Saray memurları ayrı, devlet memurları ayrı. Ben devlet memurlarına sesleniyorum. Görevinizi hakkıyla yapın. Şu binada oturanlar unutmasınlar, oturduğunuz binalar bu memleketin vatandaşlarının ödedikleri vergi ile yapıldı. Aldığınız aylıklar işçinin, memurun, emeklinin ödediği vergilerle aldığınız aylıklardır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***