Etiket: Charles Michel

  • AB ülkeleri, Ukrayna’ya 50 milyar euroluk yardım paketinde anlaştı

    AB ülkeleri, Ukrayna’ya 50 milyar euroluk yardım paketinde anlaştı


    Avrupa Birliği üyesi ülkelerin liderleri, Macaristan’ın muhalefetini aşarak oy birliği ile Ukrayna’ya 50 milyar euro yardım sağlama konusunda anlaştı.

    REKLAM

    Avrupa Birliği, Macaristan’ın veto tehdidine rağmen Ukrayna’ya 50 milyar euroluk yeni bir yardım paketi üzerinde anlaşmaya vardı.

    Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, yaptığı açıklamada, AB üyesi 27 ülkeye atıfla, “Anlaşmaya vardık, 27 liderin tamamı AB bütçesi içerisinde Ukrayna için 50 milyar euroluk ek bir destek paketi üzerinde mutabık kaldı,” ifadesini kullandı. 

    Ayrıca Michel, “Bu, Ukrayna için kararlı, uzun vadeli ve öngörülebilir finansmanı güvence altına alıyor. AB, Ukrayna’ya destekte liderlik ve sorumluluk alıyor; bu konuda nelerin söz konusu olduğunu biliyoruz,” değerlendirmesinde bulundu.

    Zirvedeki ana toplantı öncesinde Michel ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Fransa, Almanya ve İtalya liderleri ile birlikte Macaristan Başbakanı Viktor Orban’la özel bir görüşme yaptı.

    Görüşme sonrasında Michel, 27 liderin tamamının destek paketi üzerinde anlaştığını duyurdu.

    AB Konseyi Dönem Başkanı Belçika’nın Başbakanı Alexander de Croo, zirve öncesinde yaptığı açıklamada, “Bu zirvenin esas olarak tek bir ana konusu var; Ukrayna’yı desteklemeye nasıl devam edeceğimiz.” dedi.

    Macaristan da onay verdi

    AB Komisyonu, Ukrayna’ya gelecek 4 yılda kesintisiz destek sağlayabilmek için, 2024-27 bütçesine 50 milyar euroluk bir fonun dahil edilmesine karar verdi.

    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 13 Aralık 2023’te Avrupa Parlamentosunda yaptığı konuşmada, “Ukrayna’nın siyasi desteğimizin yanı sıra sürdürülebilir mali desteğimize de ihtiyacı var.” ifadesini kullanmış, 2020’de mevcut bütçe onaylandığında “kimsenin Avrupa topraklarında topyekun bir savaş çıkacağını öngöremediğini” söylemişti.

    Macaristan ise AB bütçesinin üye ülkeleri desteklemesi gerektiği, Ukrayna’da ciddi yolsuzluklar olduğu ve savaşta Batı’nın sunduğu desteğin sonuç vermediği gerekçeleriyle Ukrayna’ya mali yardım sağlanmasına karşı çıkıyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB, Macaristan’ın itirazına rağmen Ukrayna ile katılım müzakerelerini başlatma kararı aldı

    AB, Macaristan’ın itirazına rağmen Ukrayna ile katılım müzakerelerini başlatma kararı aldı

    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    Avrupa Birliği liderleri, veto hakkını kullanmayan Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın açık muhalefetine rağmen Ukrayna ile katılım müzakerelerini başlatma kararı aldı.

    REKLAMAvrupa Birliği, Macaristan’ın çekimser kalmasının ardından Ukrayna ile katılım müzakerelerini başlatma kararı aldı; Gürcistan’a aday statüsü verildi.

    Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, Brüksel’deki liderler zirvesinden çıkan sonuçla ilgili “Bu çok güçlü bir siyasi sinyal, çok güçlü bir siyasi karar” dedi.

    Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, kararı “Ukrayna için bir zafer. Tüm Avrupa için bir zafer.” olarak nitelendirdi.

    Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Stratejik bir karar ve bloğun tarihine kazınacak bir gün” diye konuştu. Leyen, “Verdiğimiz sözleri yerine getirdiğimiz için gururlu ve ortaklarımız için sevinçliyiz” dedi.

    Bu arada AB, Bosna Hersek ile “üyelik kriterlerine gerekli uyum derecesine ulaşıldığında” müzakerelere başlayacağını duyurdu. Avrupa Komisyonu’nun bir sonraki adımlara karar vermek için Balkan ülkesinin kaydettiği ilerleme hakkında mart ayına kadar rapor vermesi gerekecek.

    Brüksel’de düzenlenen liderler zirvesinde sağlanan ilerleme, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın veto tehditleri arasında gerçekleşti.

    “Müzakerelere başlamak mantıksız”

    Macaristan Başbakanı Orban, katılım müzakerelerinin başlatılması yönünde yaptıkları oylamada çekimser kalmalarını savundu.

    Orban, Facebook’ta yayınladığı bir videoda, “Macaristan’ın diğer 26 ülke tarafından yapılan bu “anlamsız” seçimin sorumluluğunu paylaşmak istemediğini” ve “bu nedenle çekimser kaldığını” söyledi.

    Geçen yıl temmuz ayında aday ülke ilan edilmesinin ardından Ukrayna’ya müzakerelere başlaması için ön koşul olarak yedi reform verildi. Brüksel bu çalışmaların henüz tamamlanmadığını ancak süreci bir sonraki aşamaya taşımak için yeterli olduğunu söylerken Orban buna itiraz etti.

    Orban, “Macaristan’ın tutumu nettir: Ukrayna AB üyeliği müzakerelerine başlamaya hazır değildir. Bu koşullar altında Ukrayna ile müzakerelere başlamak tamamen anlamsız, mantıksız ve yanlış bir karardır ve Macaristan bu tutumunu değiştirmeyecektir” dedi.

    Liderlerden kutlama mesajları

    Ukrayna lideri Zelenskiy, video mesajında “Bu Ukrayna için bir zaferdir. Tüm Avrupa için bir zafer. Motive eden, ilham veren ve güçlendiren bir zafer. Tarih, özgürlük için savaşmaktan yorulmayanlar tarafından yazılır” dedi.

    Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu da “Moldova bugün AB’nin katılım müzakerelerine onay vermesiyle yeni bir sayfa açıyor. Bugün Avrupa’nın sıcak kucağını hissediyoruz. Yolculuğumuza verdiğiniz destek ve inancınız için teşekkür ederiz,” şeklinde mesaj paylaştı. Sandu, “AB üyesi olmak için gereken sıkı çalışmayı yapmaya kararlıyız. Moldova bu zorluğun üstesinden gelmeye hazırdır” dedi.

    Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zourabichvili, kendi ülkesiyle ilgili alınan kararın “Gürcistan ve kıtanın geri kalanı için anıtsal bir dönüm noktası” olduğunu söyledi. Zourabichvili, “Gürcistan halkının sarsılmaz iradesi konuştu ve hak ettiği adaylık statüsüne kavuştu. Gürcistan’ın Avrupa ailesiyle yeniden birleşmesi geri dönülemez bir olasılık!” dedi.

    Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 24 Şubat 2022’deki Rus işgalinden bu yana savaş halinde olan bir ülke için “bir perspektif” sunan Ukrayna’ya yönelik “güçlü bir destek işaretini” memnuniyetle karşıladığını kaydetti.

    Estonya Başbakanı Kaja Kallas, “her şeye rağmen” bu anın gerçekleştiğini belirtirken, İrlandalı mevkidaşı Leo Varadkar da yeşil ışığın “Avrupa ortak evimizde bizimle birlikte hak ettikleri yere sahip olduklarına inandıklarını bilmek moral açısından büyük bir destek olacak” şeklinde konuştu.

    Şimdi ne olacak?

    AB’nin kararı, tam üyelikte önce yıllarca sürebilecek uzun ve son derece teknik bir sürecin  ilk adımı oldu.

    Bundan sonra katılım müzakereleri için bir yol haritası belirleyen ayrıntılı bir belge olan bir müzakere çerçevesi hazırlanacak ve bu belgenin 27 üye devlet tarafından yine oybirliğiyle onaylanması gerekecek.

    Ukrayna’nın geriye kalan üç önkoşulu yerine getirmesi durumunda bunun mart ayındaki AB liderlerinin toplantısında gerçekleşebileceği belirtiliyor.

    REKLAM

    AB liderleri genişleme konusunu çözüme kavuşturduktan sonra, Ukrayna’ya uzun vadeli mali destek sağlamak üzere 50 milyar Euroluk özel bir fon üzerinde çalışacak.

    Macar lider Orban, Avrupa’nın Ukrayna’ya 50 milyar Euroluk bütçe desteğine hala karşı çıkıyor.

    Avrupa Konseyi Başkanı Michel, “Ukrayna’yı daha fazla mali yardımla desteklemek istiyoruz, ancak aynı zamanda Avrupa Birliği’nin önceliklerini de dikkate almak ve bütçemizi uyarlamak istiyoruz.” dedi.

    Michel, “Bugün ve bu gece Ukrayna halkının yanında olduğumuzu ve üye devletler tarafından alınan bu kararın Avrupa Birliği’nin güvenilirliği açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB liderleri Ukrayna’ya ‘tam destek’ için Kiev’de: Görüşme öncesi saldırı sirenleri çaldı

    AB liderleri Ukrayna’ya ‘tam destek’ için Kiev’de: Görüşme öncesi saldırı sirenleri çaldı


    Avrupa Birliği liderleri, Kiev’de Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile bir araya geliyor. “Savaş Zirvesi” olarak tanımlanan toplantıda bir yandan Rusya’ya yönelik yeni yaptırımların uygulanacağı sözü verilirken diğer yandan da Ukrayna’ya AB’ye “hızlandırılmış üyeliğin” zor olduğu mesajı verilecek. Avrupalı yetkililer, bu noktada Ukrayna’nın yolsuzlukla mücadele başta olmak üzere çok sayıda alanda reform yapması gerektiğini belirtiyor. 

    Görüşme öncesi AB’nin yürütme organı konumundaki Avrupa Komisynu’nun üst düzey üyeleri Ukrayna hükümetindeki mevkidaşlarıyla bir araya geldi.

    Komisyon Başkanı Ursulavon der Leyen, Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu’nun 15 komiseri, gün içerisinde Zelenskiy ile yeniden görüşecek. 

    Üst düzey yöneticilerin Rusya’nın Ukrayna işgalinin birinci yıl dönümüne (24 Şubat) günler kala Kiev’e gitmesi, Brüksel’in Kiev’e “tam desteği” olarak yorumlanıyor.

    Yöneticiler, AB üyeliğinin yanı sıra Kiev’in NATO üyeliğine de destek verecek.

    Kiev’de saldırı sirenleri çaldı

    Bu arada liderlerin görüşmeye hazırlandığı dakikalarda Kiev’e yönelik hava saldırısı olacağına dair uyarıcı sirenler çaldı. Ajanslar, sirenlerin ardından hava ya da füze saldırısı gerçekleşmediğini aktardı. 

    Zelenskiy, Avrupa Birliği’nin Rusya’ya karşı daha fazla cezalandırıcı önlem alması çağrısında bulunsa da uzmanlara göre bloğun işgalin yıldönümü için hazırladığı yeni yaptırımlar, Kiev’in taleplerinin gerisinde kalacak. 

    Dün trenle Kiev’e gelen von der Leyen’le görüşen ve ‘karşılıklı olarak çok önemli bir anlayışa vardıklarını’ belirten Zelenskiy, “Ancak birlikte güçlü bir Ukrayna ve güçlü bir Avrupa Birliği, değer verdiğimiz yaşamı ve daha fazla entegrasyon yoluyla halkımıza, engellere ve tehditlere rağmen savaşmaya devam etmeleri için enerji ve motivasyon sağlayabilir.” ifadelerini kullandı. 

    AB, Ukrayna’da demokratik ve ekonomik reformları desteklemekle birlikte ülke savaş halindeyken hızlı bir üyelik süreci sunmayı reddediyor. 

    Avrupa Birliği yetkilileri, siyasi ve ekonomik istikrarın yanı sıra çeşitli kriterlerin kabul edilmesine kadar çok sayıda giriş şartı sıralıyor ki bu da sürecin yıllar sürmesi anlamına geliyor. 

    Bir AB yetkilisi “Kimileri oyunun sonuna dair spekülasyon yapmak isteyebilir ancak basit olan gerçek şu ki henüz o noktada değiliz.” sözleriyle Kiev’in henüz AB üyeliğine hazır olmadığının altını çizdi. 

    Hırvatistan, AB’ye katılan son ülke. Ancak resmen başvurduktan on yıl sonra, 2013 yılında ancak üyeliğe kabul edildi. 

    Ukrayna, işgalden kısa bir süre sonra AB’ye katılım için başvurdu ve geçen yıl haziran ayında AB’den resmi adaylık statüsü aldı.

    Yolsuzlukla mücadele talepleri

    Yetkililer, perşembe günü görüşülen konular arasında Ukrayna’ya daha fazla silah, finans ve enerji desteği, ürünlerinin AB pazarına daha iyi erişimi, Moskova’ya yönelik yaptırımların sıkılaştırılması ve Rus savaş suçlarının kovuşturulması çabalarının yer aldığını dile getirdi. 

    Ancak AB, devlet kademelerinde yolsuzluğun yaygın olduğu Ukrayna’dan daha fazla yolsuzlukla mücadele önlemi talep ederek, güvenilir bir sicil oluşturması gerektiğini belirtiyor. 

    Zelenskiy, bu amaçla son iki hafta içinde bazı yetkililerin görevden alındığını ve haklarında soruşturma açıldığını bildirdi ve Savunma Bakanlığı’nın ‘temiz’ olması gerektiğini söyledi. 

    Keza Ukraynalı yetkililer, perşembe günü yaptıkları açıklamada, üst düzey askeri yetkililerin yolsuzluk şüphesiyle iki vakada soruşturulduğu bilgisini paylaştı. 

    Ayrıca Devlet Soruşturma Bürosu, savunma yetkililerine yüksek fiyatlı yumurta ve diğer gıda maddelerini satarak devlet fonlarını zimmetine geçirdiğinden şüphelenilen bir suç grubunun tutuklandığını da aktardı.

    Kiev’e ulaşan AB Konseyi Başkanı Michel, Twit iletisinde “Kararlılığımızdan hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğiz. AB yolculuğunuzda da (Ukrayna’yı) her adımda destekleyeceğiz.” ifadelerine yer verdi. 

    Resmi verilere göre, çatışmalarnın başlamasından bu yana AB’nin Ukrayna’ya yaptığı yardım yaklaşık 50 milyar euroya (55 milyar dolar) ulaşmış durumda. 

    Almanya, Ukrayna’ya Leopard 1 teslimatını onayladı

    Bu arada Alman hükümeti endüstriyel stoklardan Ukrayna’ya Leopard 1 tanklarının teslimatını onayladı.

    Sueddeutsche Zeitung gazetesinin hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, Alman hükümeti, Ukrayna’ya doğrudan endüstriyel stoklardan Leopard 1 tanklarının teslimatını onayladı. Leopard tanklarının Ukrayna’ya teslimatı, tanklar sanayide tamir edildikten sonra her an gerçekleşebilecek.

    Almanya silah üreticisi Rheinmetall ve savunma teknolojisi onarımına odaklanan Flensburger Fahrzeugbau Gesellschaft (FFG), düzinelerce Leopards 1 tankını tamir ederek yenilerken, Alman şirketler, Kiev onları satın almak isterse Ukrayna’ya hemen tedarik edebilecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kazakistan’da zafer ilan eden Putin’den eski Sovyet ülkelerine ‘koruma’ sözü

    Kazakistan’da zafer ilan eden Putin’den eski Sovyet ülkelerine ‘koruma’ sözü


    Kazakistan’da yaşanan akaryakıt zammı protestolarını ‘dış destekli terör ayaklanması’ olarak tanımlayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkeyi bu durumdan koruduklarını belirterek zafer ilan etti.

    Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) üye ülkeleri, Kazakistan’daki olaylarla ilgili olağanüstü toplantı düzenlendi. Çevrimiçi toplantıda konuşan Putin, eski Sovyet ülkelerinin liderlerine de, Moskova liderliğindeki KGAÖ’nün onları koruyacağı sözünü verdi.

    Putin, KGAÖ’nün “devletin temellerinin sarsılmasını, Kazakistan’daki durumun tamamen bozulmasını, teröristleri, suçluları, yağmacıları ve diğer suç unsurlarını engellemeyi” başardığını söyledi.

    “Kazakistan’da yaşananların devletlerimizin iç işlerine dışarıdan müdahale için yapılan ilk ve son girişim olmadığını elbette anlıyoruz.” diyen Putin, “KGAÖ’nün aldığı önlemler, durumun ülke içinde sarsılmasına izin vermeyeceğimizi açıkça gösterdi.” ifadelerini kullandı.

    Toplantıya, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yanı sıra Belarus Cumhurbaşkanı Aleksander Lukaşenko, Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Akılbek Caparov ve KGAÖ Genel Sekreteri Stanislav Zas katıldı.

    Putin: Kazakistan, uluslararası terörle karşı karşıya kaldı

    Putin, Kazakistan’daki protestolarda kullanılan bazı yöntemlerin, geçmişte Ukrayna’da da kullanıldığını savunarak, “Kazakistan’daki tehdit anlık protestocular değil, eline silah alan kişiler tarafından yaratıldı. Kazakistan, uluslararası terörle karşı karşıya kaldı. Bu silahlı ve yabancı merkezlerde eğitim almış tecrübeli çeteler dünyanın hangi noktasından geldiler?” dedi.

    Kazakistan yönetiminin, protestolar sırasında saldırganlıkla karşı karşıya kaldığını belirten Putin, “Kazakistan’daki durum yavaş yavaş normalleşiyor ve bazı kritik tesisler militanlardan tümüyle temizlendi.” diye konuştu.

    “Kazakistan’daki KGAÖ güçleri sınırlı bir süre kalacak”

    Kazakistan’a gönderilen ve çoğunluğunu Rus askerlerin oluşturduğu KGAÖ güçlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Putin, “KGAÖ güçlerinin Kazakistan operasyonu son derece doğru zamanlamayla yapıldı ve meşruydu. KGAÖ, potansiyelini, hızlı, kararlı ve etkili hareket etme yeteneğini gösterdi.” dedi.

    Putin, KGAÖ ülkelerinin, “renkli devrim” senaryolarının uygulanmasına müsaade etmeyeceklerini gösterdiklerini belirterek, Kazakistan’da yaşananların KGAÖ ülkelerinin iç işlerine karışmaya yönelik ilk teşebbüs olmadığını iddia etti.

    Kazakistan’daki KGAÖ güçlerinin “sınırlı” bir süre kalacağına işaret eden Putin, “Kazakistan lideri gerekli gördüğü sürece kalacaklar. KGAÖ barış güçleri, görevlerini tamamladıktan sonra Kazakistan topraklarından tümüyle çıkacaklar.” ifadelerini kullandı.

    AB Konseyi Başkanı Michel, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev ile görüştü

    Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile görüşerek, bu ülkenin istikrarına destek verdiklerini ifade etti.

    Michel, Tokayev ile videokonferans yöntemiyle yaptığı görüşme hakkında sosyal medya hesabından bilgi verdi.

    Kazakistan’daki son gelişmeleri ele aldıklarını ifade eden Michel, bir haftadır devam eden olaylarda hayatını kaybedenler nedeniyle başsağlığı dileklerini iletti.

    Michel, Kazakistan ile ortaklığın önemini, ayrıca insan hakları ve temel özgürlükler çerçevesinde ülkenin egemenliği, güvenliği ve istikrarına AB’nin desteğini vurguladığını aktardı.

    Almatı’da hayat normale dönüyor

    Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanan ve bölgenin en istikrarlı ülke olarak görülen Kazakistan’ın en büyük kenti Almatı’da bir haftalık yoğun hükümet karşıtı protesto eylemlerinin ardından hayat yavaş yavaş normale dönüyor.

    Temizlik görevlileri, yanan araçlarla dolu sokakları temizlerken alışveriş merkezlerinin çoğu yeniden açıldı, toplu taşıma araçları hizmet vermeye başladı ve trafik normal seyrine geri döndü.

    Kentte geçen çarşambadan bu yana internet ilke kez birkaç saatliğine tekrar açıldı.

    Diğer yandan öfkeli kalabalık tarafından ateşe verilen belediye binasının yanındaki meydan, güvenlik güçleri tarafından hala korunuyor ve halka kapalı tutuluyor.

    Polis kontrol noktalarında araçlara yönelik aramalar devam ediyor.

    Hükümet karşıtı protestocuların kamu binalarını yağmalaması ve ateşe vermesinin ardından Rusya lideri Putin, ‘stratejik noktaları koruması’ için geçen hafta Kazakistan’a asker gönderdi.

    Ülke genelinde güvenlik güçleri ile göstericiler arasında çıkan çatışmalarda 100’den fazla kişi hayatını kaybetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan’dan AB’ye Afgan sığınmacı mesajı: Türkiye ilave bir göç yükünü kaldıramaz

    Erdoğan’dan AB’ye Afgan sığınmacı mesajı: Türkiye ilave bir göç yükünü kaldıramaz


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel ile telefonda görüştü.

    AB’nin, Afgan halkına Afganistan’da ve komşu ülkelerde, özellikle İran’da yardım etmesi gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, halihazırda 5 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye’nin ilave bir göç yükünü kaldıramayacağını vurguladı.

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede, Türkiye-AB ilişkilerini geliştirecek hususlar ile Afganistan’daki gelişmeler ve göç meselesi başta olmak üzere bölgesel konular ele alındı.

    AB’nin, Afganistan misyonu için çalışan yerel personelin, Türkiye’ye kabul edilmesi konusunda talep aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, üye ülkelerin kendilerine hizmet vermiş, güç durumdaki insanların yalnızca küçük bir kısmına kapılarını açtıklarını, bu tür sembolik adımlarla meselenin üstesinden gelinemeyeceğini ve Türkiye’nin üçüncü ülkelerin uluslararası sorumluluklarını üstlenmesinin beklenemeyeceğini ifade etti.

    Afganistan’daki son gelişmelerin Türkiye’nin savunma ve güvenlik alanında Avrupa Birliği’nin PESCO projesinde yer almasının önemini ortaya koyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin mevcut önceliğinin Afganistan’ın sürdürülebilir barış ve istikrara kavuşmasının yanı sıra bu ülkedeki vatandaşlarının tahliyesi olduğunu dile getirdi.

    Birçok Avrupa ülkesinin tahliyeye yönelik destek taleplerini de karşıladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’da düzenin sağlanması ve Kabil Havaalanı’nın sağlıklı şekilde işletilmesi noktasında Türk askerinin olağanüstü çaba sergilediğine dikkati çekti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’da yumuşak bir geçiş olmasını temenni ettiklerini belirterek, gerekli tedbirler alınmazsa Afganistan kökenli göç baskısının daha da artacağını, bunun da bütün ülkeler için ciddi bir meydan okuma teşkil edeceğini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin aday ülke olduğu hatırda tutularak kapsamlı, içerikli ve samimi bir iş birliği tesis edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Dijital Covid-19 Sertifikası teşekkürü

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Charles Michel ile yaptığı görüşmede, AB’nin Dijital Covid-19 Sertifikasına Türkiye’yi dahil etme kararından memnuniyet duyduğunu ifade etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılmasına, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ve vize serbestisi başta olmak üzere 18 Mart Mutabakatı’nın bir bütün olarak hayata geçirilmesine yönelik beklentisini yineledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB’den yeni Covid-19 önlemi: Seyahatler güçlü şekilde caydırılacak; aşı sertifikası ertelendi

    AB’den yeni Covid-19 önlemi: Seyahatler güçlü şekilde caydırılacak; aşı sertifikası ertelendi


    Avrupa Birliği (AB), Covid-19’un daha hızlı yayılan türlerinin ortaya çıkması nedeniyle kıta içinde ve üçüncü ülkelerle yapılacak seyahatleri “güçlü şekilde caydırma” kararı aldı.

    Brüksel, ayrıca Covid-19’a karşı aşılanacak kişilere “aşı sertifikası” verilmesini ertelediğini duyurdu.

    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, koronavirüsün yeni türlerinin Avrupa’da yayılmaya başlamasından endişe duyduklarını belirterek, risk bölgelerini gösteren haritaya yeni bir kategori eklemeyi önerdiklerini kaydetti.

    Von der Leyen, AB sınırları dışından geleceklerden de yolculuk öncesi negatif PCR test sonucu talep edilebileceğini aktardı. Toptan sınırların kapatılmasına karşı olduklarını vurgulayan von der Leyen, iç piyasada malların ve hizmetlerin ulaşımı için sınırların açık kalması gerektiğini söyledi.

    AB Konseyi Başkanı Charles Michel de “Kısıtlayıcı tedbirlerin sürmesi ve bazı durumlarda daha da katılaşması gerektiğinin farkındayız.” dedi.

    Koyu kırmızı renkli harita

    AB üyesi ülkelerin liderleri yeni tip koronavirüse karşı geliştirilen aşıların temini ve dağıtımı, aşı olanlara sertifika verilmesi ve salgının yayılmasına karşı önlemler gibi konuları ele almak üzere video konferans yoluyla toplantı yaptı.

    Toplantı bitiminde AB Konseyi Başkanı Charles Michel ile basına bilgi veren AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, koronavirüsün yeni türlerinin Avrupa’da yayılmaya başlamasından endişe duyduklarını, AB içindeki ve AB ile diğer ülkeler arasındaki mecburi olmayan seyahatlerin güçlü şekilde caydırılmasını hedeflediklerini belirterek, risk bölgelerini gösteren haritaya yeni bir kategori eklemeyi önerdiklerini bildirdi.

    “Koyu kırmızı” renkle gösterilecek bölgelerin AB içinde virüsün çok hızlı yayıldığı yerleri ifade edeceğini dile getiren von der Leyen, “Buralardan gelecek kişilerin hem seyahatten önce test yaptırması hem de seyahat sonrasında karantinaya girmesi gerekebilecek.” dedi.

    Von der Leyen, sınırlarını açma veya kapama kararının AB ülkelerine ait olduğunu, Komisyon olarak koordinasyonu üstlenebileceklerini hatırlattı.

    Aşı sertifikası erteleniyor

    Aşı olanlara seyahat gibi durumlarda avantaj sağlayabilecek sertifika verilmesi meselesinin de liderlerce tartışıldığını anlatan von der Leyen, kişilerin aşılandığını belgelemenin tıbbi bir gereklilik olduğunu ancak bu tür bir belgenin getireceği avantajların çok dikkatlice düşünülmesi gerektiğini vurguladı.

    Von der Leyen, şunları dile getirdi:

    “Şu anda göz önünde bulundurmamız gereken farklı değişkenler var. Örneğin, aşılama virüsün aşılanmış kişiden başkalarına bulaşmasını engelliyor mu? Bunu bilmiyoruz. Aşının ne kadar süre etkili olacağını da bilmiyoruz. Ayrıca, henüz aşıya erişimi olmamış kişilerin haklarını nasıl koruyacaksınız? Aşı olmamak için meşru gerekçeleri olan kişilere ne tür alternatifler sunabileceksiniz? Vatandaşların kişisel verilerini nasıl koruyacaksınız? Bunlar cevapsız sorular. Bu yüzden daha sonra, zamanı geldiğinde aşı sertifikası konusunda derinlemesine bir tartışma ve üye ülkeler arasında uzlaşıya ihtiyacımız olacak.”

    Yoksul ülkelerin aşıya erişimi

    Von der Leyen, gelecek aşılarla birkaç ay içinde AB nüfusunun yüzde 85’ine karşılık gelen 380 milyon kişiyi aşılayabileceklerini, ihtiyaçtan fazla doza sahip olabileceklerini belirterek, “Daha yoksul ülkeler Covid-19 aşısına erişimde kendilerini geride kalmış görüyor.” diye konuştu.

    Aşıya erişimi kısıtlı ülkeler için yürütülen Covax programının en büyük destekçilerinden olduklarını söyleyen von der Leyen, “Covax kapsamında yoksul ülkelere büyük miktarlarda aşı gidene kadar bu ülkelerin aşıya erişimini sağlamak amacıyla bir AB mekanizması kurulmasını önerdim.” ifadesini kullandı.

    Von der Leyen, “Bu aynı zamanda bizim de çıkarımıza. Virüs dünyada ne kadar uzun süre kalırsa mutasyon riski de artacak, bizim kendi sağlımız da risk altında olacaktır.” dedi.

    Tedbirler katılaşabilir

    AB Konseyi Başkanı Charles Michel ise “Kısıtlayıcı tedbirlerin sürmesi ve bazı durumlarda daha da katılaşması gerektiğinin farkındayız.” diye konuştu.

    Virüsün tespit edilen yeni türleri hakkındaki gelişmeleri değerlendirdiklerine işaret eden Michel, yeni türlerinin belirlenmesi ve bu konuda bilgi paylaşımını hızlandırmak gerektiğine dikkati çekti. Michel, “Virüsün mutasyonları konusunda dikkatli olmalı ve bu virüsü zapt etmeliyiz.” şeklinde konuştu.

    Michel, zorunlu olmayan seyahatlerle ilgili tavsiye kararları almayı da değerlendirdiklerini, bu konuda üye ülkeler arasında iş birliği ve koordinasyon sağlayacaklarını ifade etti. Michel, “AB Tek Pazarını kesintiye uğratamayız.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Aşı üreticileri taahhütlerine uymalı”

    Covid-19’a karşı çeşitli aşıların geliştirildiğini anımsatan Michel, AB’nin sözleşmelerle çok sayıda dozu garanti altına aldığını hatırlattı. Michel, “Liderler aşılamaların hızlandırılmasını istiyor. Şirketlerin aşı konusunda vermiş oldukları taahhütleri yerine getirmesi gerekiyor.” diye konuştu.

    AB ülkelerinde aşıların nüfuslarla orantılı ve aynı zamanda dağıtılması konusunda liderlerin hemfikir olduğunu ifade eden Michel, “Aşılama sürecini hızlandırmak, gecikmeleri önlemek ve erken dağıtım için tüm imkanları inceleyeceğiz.” dedi.

  • Michel: Rusya, AB ile ilişkileri geliştirmek için ‘yıkıcı davranışlarını’ durdurmalı

    Michel: Rusya, AB ile ilişkileri geliştirmek için ‘yıkıcı davranışlarını’ durdurmalı


    Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Rusya ile ilişkilerin Moskova’nın ‘yıkıcı davranışlarını’ durdurması halinde gelişebileceğini söyledi.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi yapan Michel, Moskova’nın AB ile daha iyi ilişkiler kurmak için politikasını gözden geçirmesi gerektiğini kaydetti.

    AB zirvelerine başkanlık eden Michel yaptığı açıklamada, AB-Rusya ilişkilerinin düşük bir noktada olduğunu ve bu durumun veya kötüleşmenin her iki tarafın da çıkarına olmadığını ifade etti.

    Michel, Twitter’dan yaptığı paylaşımda, “AB-Rusya ilişkilerindeki düşüş eğilimi ancak Rusya’nın yıkıcı davranışları durdurmasıyla değişebilir” dedi.

    AB ve Rusya, insan hakları, Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi ve Moskova’nın hapisteki Kremlin eleştirmeni Aleksey Navalny’ye yönelik muamelesi de dahil olmak üzere farklı konularda sorunlar yaşıyor.

    Rusya: İlişkilerin bozulmasından AB sorumlu

    Rusya, ilişkinin bozulmadan Brüksel’i sorumlu tutuyor. Kremlin’den yapılan açıklamada, Putin, Moskova ve AB’nin ticaret ve yatırım açısından önemli ortaklar olmaya devam etmesine rağmen Rusya-AB ilişkilerinin tatmin edici sayılamayacağını söyledi.

    Kremlin, Michel ve Putin arasındaki telefon görüşmesi hakkında, “Pragmatik ve saygılı bir şekilde iş birliğine dönüşün karşılıklı çıkarlarla mümkün olacağı not edildi.” denildi.

    Mart ayında AB, Navalny’nin hapse atılmasına yanıt olarak Putin’e yakın dört üst düzey Rus yetkiliye yaptırım uyguladı. Moskova’ya yönelik diğer yaptırımlar, Rusya’nın Ukrayna’dan Kırım’ı ilhak etmesinin ardından 2014 yılında AB tarafından alınan önlemleri içeriyor.

    AB, mayıs sonunda Atina-Vilnius seferini yapan yolcu uçağının bomba ihbarı gerekçesiyle Minsk’e indirilmesi ve yolculardan Belaruslu muhalif gazetecinin gözaltına alınması sonrasında Belarus’a karşı havacılık yaptırımları uygulamaya başladı.

  • Avrupa Konseyi Başkanı Michel: Türkiye’deki hak ihlalleri AB ile yakın bağları zorlaştırıyor

    Avrupa Konseyi Başkanı Michel: Türkiye’deki hak ihlalleri AB ile yakın bağları zorlaştırıyor


    Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimindeki otoriterlik devam ettiği sürece Avrupa Birliği’nin Türkiye ile ilişkilerini derinleştirmenin zor olacağını” söyledi.

    Avrupa Parlamentosu’da konuşan Michel, 6 Nisan’da Türkiye ziyareti sırasında bu kaygılarını dile getirdiklerini kaydetti.

    Michel, “Hukukun üstünlüğü, temel haklar, İstanbul sözleşmesinden çekilme, ifade özgürlüğü, siyasi partilerin ve medyanın hedef alınması konusundaki derin endişelerimizi dile getirdik. Bu alanda olumsuz önlemlerin devam etmesi durumunda Türkiye ile kapsamlı iş birliğini düşünmek zor.” ifadelerini kullandı.

    Michel, Türkiye ile ilişkilerin zorlu bir konu olduğunu, kendisinin Konsey başkanı olmasından bu yana liderlerle 11 kez Türkiye’yi konuştuklarını söyledi.

    Türkiye’ye koşullu, orantılı ve geri çevrilebilir bir pozitif gündem sunduklarını söyleyen Michel, Türkiye’den hukukun üstünlüğü, insan hakları, Yunanistan ile ilişkiler ve Kıbrıs meselesinde beklentileri olduğunu aktardı.

    Yunanistan ile Türkiye’nin istişari görüşmelere başladığını, Kıbrıs konusunda Birleşmiş Milletler öncülüğünde bu hafta görüşmeler yapılacağını hatırlatan Michel, pozitif gündemin ana hatlarının ekonomik iş birliği, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, göç, toplumlar arası temas gibi konuları içerdiğini dile getirdi.

    ##

  • Michel: AB, Türkiye’nin davranışını değiştirmek için tüm araçları kullanmaya hazır

    Michel: AB, Türkiye’nin davranışını değiştirmek için tüm araçları kullanmaya hazır


    AB Konseyi Başkanı Charles Michel, “Avrupa Birliği, Türkiye’nin davranışını değiştirmek için elindeki tüm araçları kullanmaya hazır” dedi.

    Yunanistan’ın AB’ye katılımının 40. yıl dönümü kutlamaları için Atina’da bulunan Michel, Kathimerini’ye verdiği röportajda, “Ankara’nın niyetleri konusunda ihtiyatlı davrandığını” kaydetti.

    AB’nin Türk makamlarına, üye 27 ülkeyle yakın işbirliği içinde hazırlanan güçlü ve ortak bir tutum sunduğunu hatırlatan Michel, “Açık bir mesaj gönderdik: Daha olumlu bir gündeme hazırız ama ruh halimiz şartlı, orantılı ve tersine çevrilebilir” dedi. Michel, özellikle Yunan-Türk ilişkilerinde, Kıbrıs sorunu ve insan hakları konusu gibi farklı alanlarda ilerleme olursa bunun gerçekleşebileceğini vurguladı.

    “Türkiye, bir doğru, iki yanlış adım attı”

    Nisan başından bu yana “Türk politikasının doğru yönde ilerleyip ilerlemediğine dair ara bir değerlendirme yapıp yapamayacağı” sorulan Michel, bunu haziran sonundan önce yapmak istemediğini söyledi, ancak “Geçmişte doğru yönde bir kez, sonra yanlış yönde iki kez adım gördük” dedi.

    Türkiye’nin bir komşu ve NATO üyesi olduğunu söyleyen Michel, ancak “Ankara’nın geçmişte Libya, Suriye ve Kafkasya gibi yerlerdeki politikalarının Avrupa’nın çıkarına uygun olmadığını” ifade etti.