Etiket: Cem Garipoğlu

  • Cem Garipoğlu’nun Mezarında ‘Poşet’ Krizi! Karabulut Ailesinin Avukatı Harekete Geçti

    Cem Garipoğlu’nun Mezarında ‘Poşet’ Krizi! Karabulut Ailesinin Avukatı Harekete Geçti


    İstanbul’da 13 yıl önce katledilen Münevver Karabulut’un ailesinin ‘Fethi Kabir İşlemi’ talebinin kabul edilmesi üzerine katil Cem Garipoğlu’nun mezarı dün açılmıştı. Mezardan çıkarılan ceset tabuta konularak ATK’ya götürülmüştü. Adli tıp raporundan çıkacak sonuç merak edilirken, Karabulut ailesinin avukatı Dr. Rezan mezarda bulunan boş poşet için harekete geçti.

    Habertürk’te yer alan habere göre; Epözdemir, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçeyle başvurarak mezarın içinde bir düğüm içeren 30×30 cm boyutunda şeffaf naylon poşet üzerinde parmak izi ve DNA’nın incelenmesi gerektiğini belirterek inceleme talebinde bulundu.

    Yapılan talepte, mezarda kefen veya herhangi bir bez bulunmadığı ancak bulunan naylon poşetin şüphe oluşturduğu ön görülerek naylon poşete el konularak kim ve kimler tarafından konulduğunun araştırılması istendi.

    KEFEN VE BEZ YOK

    Epözdemir talebinde “Tutanağın ikinci sayfası ile sabit olduğu üzere, mezarın iki katlı olduğu, mezarın ilk katının boş olduğu, kaldırılan beton tabakalarının altında bir takım kemik örneklerinin olduğu bütün kemiklerinin dağınık yani serbest vaziyette olduğu, kemik bütünlüğünün olmadığı kefen ve cesedi çevreleyen bir bezin bulunmadığı tespit edilmiştir” ifadelerini kullandı.

    ‘POŞET NASIL VE HANGİ AMAÇLA KONULDU?’

    Epözdemir, dilekçesinde şöyle dedi:

    “Hakeza, mezarın içerisinde bir adet düğüm içeren 30×30 cm boyutunda şeffaf naylon poşet görülmüştür. Bir başka anlatımla, ceset bütünlüğü mevcut olmayıp kemikler ve kafatası toprak üstünde mezarın değişik yerlerinde bulunmakta, kefen veya cesedi çevreleyen herhangi bir bez bulunmamakta, buna mukabil olarak her nasılsa 30×30 cm boyutunda şeffaf naylon poşet mezarın içerisinde bulunmaktadır. 30×30 cm boyutunda şeffaf naylon poşetin nasıl, hangi koşullarda ve hangi amaçla mezarın içerisinde bulunduğu tarafımızca anlamlandırılamamaktadır. Mezkur 30×30 cm boyutunda şeffaf naylon poşetin mezarın içerisinde bulunması, incelemeye esas alınacak olan kemiklerin ve kafatasının sonradan bir poşet vasıtasıyla mezarın içine konulduğuna dair derin şüphe ve kuşkular uyandırmaktadır.”

    ‘EL KONULUP İNCELENSİN’

    Poşete el konulmasını ve üzerinde DNA ile parmak izi çalışması yapılmasını talep eden Avukat Dr. Rezan Epözdemir, gerekçesini iki madde olarak şöyle sıraladı:

    “1) İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.10.2024 tarihli, 2024/57605 Talimat sayılı fethi kabir tutanağında betimlenen bir adet düğüm içeren 30×30 cm boyutunda şeffaf naylon poşete Ceza Muhakemesi Kanunu m. 123 ve m. 127 uyarınca el konulmasına,

    2) Mezkur poşet üzerinde başta parmak izi ve DNA olmak üzere gerekli biyolojik incelemelerin, delillerin karartılması şüphesi de göz önüne alınarak evleviyetle yapılmasına karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz.”

    Kaynak: Habertürk

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Münevver Karabulut’un ailesinin avukatından yeni açıklama: Bu ahlaki de değil vicdani de değil

    Münevver Karabulut’un ailesinin avukatından yeni açıklama: Bu ahlaki de değil vicdani de değil



    Oyuncu Nilperi Şahinkaya’nın, 2009 yılında vahşice öldürülen Münevver Karabulut’un katili Cem Garipoğlu‘nun kız kardeşi Sakine Garipoğlu ile fotoğraf çektirmesi ile ilgili tartışmalar sürerken Karabulut ailesinin avukatı Dr. Rezan Epözdemir‘den de açıklama geldi.

    Hunharca ve vahşi bir cinayetin söz konusu olduğunu ve henüz 18 yaşında hayattan koparılmış Karabulut’un öldürülmesi ile ilgili halen gizemini koruyan noktalar olduğunu kaydeden Epözdemir şunları söyledi:

    “Ailenin sosyal medyada ve diğer mecralarda yaptığı paylaşımlar gerçekten kamuoyu vicdanini rahatsız ediyor. Müvekkil aile ciddi bir travma yaşıyor ve bu insanlar hala öfkeli. Cinayetin işlendiği evdeki kanlı kanepe üstünde poz vermek kabul edilebilir değil, vicdani değil. Maktulenin boynunda ters v varken son gündeme gelen görüntüyü paylaşmak ya da fütursuzca eğlence fotoları paylaşmak…

    Münevver Karabulut'un ailesinin avukatından yeni açıklama: Bu ahlaki de değil vicdani de değil - Resim : 1

    Şüphesiz ceza hukuku anlamında suç ve cezada şahsilik evrensel prensiptir. Ama bununla birlikte özellikle bu gibi olaylarda ailelerin ve ilgililerin çok daha hassasiyet göstermesi lazım.

    Sizin kızınız katledilmiş, siz hala her gün kızınızı rüyanızda görüyorsunuz, karşı taraftaki aile bırakın özür dilemeyi tazminat davası sonuçlarından kurtulmak için mallarını kaçırmış, yargıyı manipüle etmeye çalışmış, 197 gün boyunca Cem Garipoğlu gibi bir caniyi saklamış, baba kendisi tahliye olabilmek için Cem Garipoğlu’nu teslim etmiş…

    Hala yıllar sonra bile insanın kanına dokunacak paylaşımlarda bulunuyorsunuz. Bu ahlaki de değil vicdanı de değil. Aile çok hoşnutsuz, kamu vicdani da rahatsız.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cem Garipoğlu’nun mezarının açılmasına ilişkin yeni başvuru

    Cem Garipoğlu’nun mezarının açılmasına ilişkin yeni başvuru


    İstanbul’da 3 Mart 2009’da öldürülen Münevver Karabulut’un babası Süreyya Karabulut, avukatı Rezan Epözdemir aracılığıyla katil zanlısı ve intihar ettiği öne sürülen Cem Garipoğlu’nun ölmediğini iddia ederek mezarının açılması için Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurmuştu.

    Yapılan başvuruların 2 kez reddedilmesinin üzerine avukat Rezan Epözdemir, son olarak Adalet Bakanlığı’na ‘kanun yararına bozma’ talebiyle başvurduklarını açıkladı.

    “ADALET BAKANLIĞI’NIN KARARINI BEKLİYORUZ”

    Konuya ilişkin konuşan Avukat Rezan Epözdemir, “Biz müvekkilin talebi üzerine Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduk ve fethi kabir, yani mezarın açılmasını istedik. Savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi, itiraz ettik. Sulh Ceza Hakimliği itirazımızı reddetti. Buna karşılık elimizde son olarak, olağanüstü kanun yolu olarak ‘kanun yararına bozma’ vardı. Ceza Muhakemesi Kanunu 309.maddesine göre Adalet Bakanlığı’na kanun yararına bozma talepli olarak başvurumuzu yaptık, şu an hukuki süreç nihayete ermiş değil. Adalet Bakanlığı’nda talebimiz derdest, Adalet Bakanlığı’nın bu konudaki kararını bekliyoruz. Adalet ve hakkaniyetin en kısa sürede tecelli edeceğini umut ediyoruz. Bakanlığın kararından sonra sürece ilişkin olarak daha geniş bir değerlendirme ve açıklama yapılacak” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***