Etiket: çadır

  • Kayseri Erciyes’te Ölüm Getiren Kabus! Çadır Kiralayan Çift Karbonmonoksit Gazından Zehirlendi

    Kayseri Erciyes’te Ölüm Getiren Kabus! Çadır Kiralayan Çift Karbonmonoksit Gazından Zehirlendi


    Kayseri’nin Erciyes Dağı eteklerindeki Tekir Yaylası’nda kamp yapan bir çift, ısınmak için yaktıkları kömür sobasından sızan karbonmonoksit gazı nedeniyle hayatını kaybetti.

    Olay, akşam saatlerinde Erciyes’in popüler kamp noktalarından biri olan Tekir Yaylası’ndaki çadır alanında meydana geldi.

    ÇADIR KİRALADILAR

    46 yaşındaki Fatma Gül K. ile 47 yaşındaki eşi Mustafa K., kamp yapmak üzere yaylaya gelerek bir çadır kiraladı. Ancak çiftle iletişim kuramayan yakınları durumdan şüphelenerek 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu.

    Kayseri Erciyes’te Ölüm Getiren Kabus! Çadır Kiralayan Çift Karbonmonoksit Gazından Zehirlendi - Resim : 2

    KARBONMONOKSİT GAZI ZEHİRLEMİŞ

    İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çadırda yapılan kontrolde, çiftin yaşamını yitirdiği tespit edildi. Yapılan ilk incelemelere göre, ölümlerin sebebinin çadır içinde ısınmak amacıyla kullanılan kömür sobasından sızan karbonmonoksit gazı olduğu belirlendi.

    Cenazeler, kesin ölüm nedenlerinin tespiti için otopsi yapılmak üzere Kayseri Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

    Kaynak: DHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbullular Çadırlarda, Araçlarda, Camilerde Sabahladı

    İstanbullular Çadırlarda, Araçlarda, Camilerde Sabahladı


    İstanbul, Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Şehir genelinde panik havası hakim olurken, binlerce vatandaş geceyi evlerinde değil, açık alanlarda, çadırlarda, araçlarında ve hatta camilerde geçirmeyi tercih etti.

    Depremin hemen ardından sokaklara dökülen İstanbullular, kendilerini güvenli gördükleri yeşil alanlara attı. Küçükçekmece, Başakşehir, Kağıthane, Pendik ve Fatih gibi birçok ilçede parklar adeta kamp alanına dönüştü. Vatandaşlar, çocuklarıyla birlikte kurdukları çadırlarda ateş yakarak soğuktan korunmaya çalıştı. Kimi araçlarını güvenli liman bildi, kimi de battaniyeleriyle camilere sığındı.

    “Mecbur buradayız” diyen 3 çocuk babası Ahmet Akdo, sanayide çalışırken hissettiği sarsıntının şiddetinden dolayı ailesiyle birlikte çadır kurduklarını söyledi. Başakşehir Millet Bahçesi’nde bulunan Akdo, “Evimize giremeyiz, çocuklar çok korktu” dedi.

    Kağıthane Sadabat Mesire Parkı’nda da benzer bir tablo vardı. Aileler çadır kurup ateş yakarken, çocuklar oyun oynayarak korkularını atlatmaya çalıştı. Emrullah Gümüş, “Çocuklar eve girmek istemiyor. 1-2 günü böyle geçireceğiz” derken, İsmail Şenocak ise sosyal medyada yayılan söylentilerden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi: “Gece 19.30’da deprem olacak diyorlar. İnsanları korkutuyorlar.”

    Fatih ilçesinde ise bazı vatandaşlar parklara çadır kurarken, bazıları camilere yöneldi. Şehzade Camii, gece boyunca açık tutularak depremzedelere kucak açtı. Camide uyuyan vatandaşlar, hem deprem korkusundan hem de soğuktan korunmaya çalıştı.

    İstanbullular Çadırlarda, Araçlarda, Camilerde Sabahladı - Resim : 2

    Pendik’te ise manzara daha farklıydı. Parklara akın eden vatandaşlardan bazıları kedileriyle çadırlarda, bazılarıysa kamyonet kasasında geceyi geçirdi. Zafer Küçümen, “İki kedimiz var, onlar da bizimle yatmayı seviyor” diyerek çadırın içinde ailece beklediklerini söyledi. Kamelyaya naylon branda çekerek kendi yöntemiyle önlem alan Karadenizli vatandaş İdris Suldan ise, “Fındık bahçelerinde öğrendiğimiz yöntemle bu geceyi geçirmeye çalışacağız” dedi.

    İstanbullular Çadırlarda, Araçlarda, Camilerde Sabahladı - Resim : 3

    Bir başka vatandaş, Talip Koçak, 1999 depreminin ardından edindiği deneyimle hızlıca çadırını alarak ailesini dışarı çıkardığını belirtti. “O korkuyu tekrar yaşadım, bu yüzden çocuklarım güvende hissetmeden eve dönmeyeceğiz” diye konuştu.

    Uzmanlar, korkunun panik yaratmaması, bilgilerin yalnızca resmi kaynaklardan alınması ve özellikle sosyal medya üzerinden yayılan söylentilere karşı dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarıyor.

    Kaynak: DHA-İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kerem Kınık açılışını yapmıştı: Kızılay’ın çadır fabrikası ‘yok’ oldu

    Kerem Kınık açılışını yapmıştı: Kızılay’ın çadır fabrikası ‘yok’ oldu



    Depremzedeler çadır beklerken 2020 yılında Malatya’da temeli atılan ve 2021’de açılacağı söylenen Malatya Çadır ve Tekstil Üretim Merkezi’nde üretime geçmediği depremden sonra ortaya çıkmıştı. Malatya Çadır ve Tekstil Üretim Merkezi’ne adıyla açılan daha önce TCDD’ye ait Malatya’daki vagon tesisleri Kızılay’a tesis edilmişti. Toplamda üç fabrikanın yer aldığı alanda dönemin Kızılay başkanı Kerem Kınık ve ekibi 25 Ekim 2022’de yani depremden 4 ay önce açılış töreni yapmıştı.

    Kınık açılış töreninde, “Fabrikada şu ana kadar 21 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Yatırım süreci tamamlandığında toplam tutar 40 milyon doları bulacak. Bu fabrikanın 37 bin 500 metrekare kapalı alanı var” demiş ve dünyaca ünlü mobilya şirketi Ikea’ya burada üretim yapacaklarını ifade etmişti. Adı ‘çadır fabrikası’ olmasına rağmen burada çadır üretilmediği ortaya çıkınca kurum üretim olmadığını kabul etmiş sadece konteyner üretimi yapıldığını aktarmıştı. Hatta fabrika boş olduğu için bazı depremzedelerin bu binalarda ağırlandığı aktarılmıştı. İşte bu hayali fabrika artık Kızılay’ın kendi kayıtlarında da yer almıyor.

    Halk TV’den Bora Erdin’in haberine göre, fabrika sanki hiç kurulmamış hiç açılışı yapılmamış gibi Kızılay’ın şirketlerinin sitelerinden silinerek yok edildi.

    TİCARET KAYITLARINDA KURULUŞ BİLGİSİ KALDI

    Türk Kızılayı Yerleşim Sistemleri Üretim İşletmesi 2018 yılında kapatıldı. Bunun yerine Kızılay Çadır ve Tekstil Anonim Şirketi kuruldu. Şirketin mevcut iki üretim tesisi bulunuyor. Ankara Çadır Üretim Merkezi, günlük ortalama 250 çadır üretim kapasitesi ile Avrupa’nın en büyük tesislerinden biri olarak biliniyor. Bu tesis tam 70 yıldır üretim yapıyor.

    Kızılay’ın ayrıca Erzincan’dan çadır üretim tesisi bulunuyor. Bin metrekare kapalı alan üzerine kurulan tesis içerisinde çadır üretimi yapılmasının yanı sıra bakım ve onarım hizmetleri de veriliyor. Ancak 2021’de faaliyete geçeceği söylenmesine rağmen halen çadır üretimi yapamayan Malatya’daki tesisin toplam büyüklüğü Kızılay’ın iki ayrı sitesinde farklı bilgilerle yer alıyordu. Malatya’daki binaları inşa eden Kızılay’ın Sistem Yapı isimli şirketin internet sitesinde; “Malatya’da 52 bin metrekare alanda inşaatı devam eden konfeksiyon fabrikamızı en yenilikçi teknolojik imkanları kullanarak tasarlıyor, 2021’de seri üretime geçmeyi hedefliyoruz” bilgisi vardı.

    Kızılay Çadır&Tekstil şirketine ait internet sitesinde ise şu bilgiler bulunuyordu:

    “496 bin metrekare alan üzerine konumlandırılmış olan Malatya Çadır Üretim Merkezi, dünya standartlarında üretim yapma vizyonu ile en yeni teknolojik donanımlar hayata geçirilmektedir. Tesisimizde 2022 yılı itibarıyla çadır, konfeksiyon ve kişisel koruyucu ekipman üretimleri yapılmaya başlanacak olup üretilecek ürünler dünya çapında milyonlarca kişiye ulaştırılacaktır.”

    Şimdi ise bu fabrika hiç var olmamış hiç açılışı yapılamamış gibi izleri Kızılay’ın şirketlerinin internet sitelerinden silindi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Atatürk’ün mirası tarikata teslim: Kızılay’a Menzil kancası

    Atatürk’ün mirası tarikata teslim: Kızılay’a Menzil kancası


    Kızılay’da olağanüstü kongrenin detayları netleşmeye başladı. Hatta kulislerde konuşulanlara göre Kızılay’ın yeni başkanı bile belli oldu. Kahramanmaraş depremlerinin ardından çadır ve kan satışı gibi skandallarla gündeme gelen Kerem Kınık, 12 Mayıs’ta Kızılay Başkanlığı görevinden istifa etti. Kınık’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, çadır satışı ile ilgili “Bu konu tabii beni de ciddi manada üzmüştür” şeklinde açıklamasından bir gün sonra istifa etmesi ise dikkatleri çekti.

    Kınık’ın istifası üzerine Kızılay Derneği Yönetim Kurulu, Olağanüstü Genel Kurul’a gitme kararı aldı. Kongre kadar Kızılay Başkanlığı görevine ise Genel Başkan Yardımcısı Fatma Meriç Yılmaz’ın vekalet edeceği açıklandı. Olağanüstü Kızılay kongresinin 9 Temmuz tarihinde Ankara’da düzenleneceği öğrenildi.

    SADECE BAŞKAN SEÇİLECEK

    BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, kulislerde konuşulanlara göre, kongrede sadece Kızılay Başkanı seçilecek. Mevcut yönetim kurulu üyeleri istifa etmediği takdirde görevlerine devam edecek. Son dakika değişikliği olmaz ise Kızılay Başkanlığı koltuğuna ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın onayı ile Fatma Meriç Yılmaz’ın oturacağı ifade ediliyor. Fatma Meriç Yılmaz’ın da Menzil Cemaati’ne mensup olduğu biliniyor. Kızılay’ın Menzil Cemaati mensuplarına verilen ihalelerinde Yılmaz’ın dahli olduğu iddia ediliyor.

    TORPİLLE GİRDİ

    Yeni Kızılay Başkanı olacağı ifade edilen Fatma Meriç Yılmaz’ın Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne torpille girdiği belirtilmişti.

    2011 yılında “Noter tasdikli torpil kadrosu” başlığıyla Akşam gazetesinde yayımlanan haberde, “Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde atama skandalı… 33 akademik personel için Ankara Tabip Odası (ATO), ‘Bu kişiler atanacak’ diye notere başvurdu, 32 kişinin adını noterde belgeledi. 31 isim doğru çıktı, ATO Ankara 5. İdare Mahkemesi’ne dava açtı” ifadeleri yer alıyor. Yılmaz’ın torpille girdiği belirtilen Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde de tıpkı Sağlık Bakanlığı gibi “Menzil’in kalesi” olarak nitelendiriliyor.

    Öte yandan istifa eden Kerem Kınık’ın ise Kızılay ile tüm ilişiğinin kesildiği ve yeniden Kızılay’da görev alması gibi bir durumun söz konusu olmadığı belirtiliyor.

    BİRGÜN’E TAZMİNAT DAVASI AÇTI

    2000’li yıllarda Hizbullah üyeliğinden tutuklanan ve şimdi de tartışmaların odağında yer alan Kızılay’ın Denetim Kurulu Üyesi olan Şehmus Yıldırım, kamudan aldığı milyonlarca liralık ihaleleri haberleştiren BirGün’e tazminat davası açtı. Yıldırım, 9 Mayıs 2023 tarihinde yayımlanan “Önce tutuklandı sonra zengin oldu” başlıklı haber nedeniyle BirGün’den 250 bin TL manevi tazminat talep etti. Yıldırım’ın avukatı, Yıldırım’ın “Kamuoyunda küçük düşürüldüğünü, haksız bir şekilde kötülenerek manevi varlığının zedelendiğini” iddia etti. Öte yandan dava dilekçesinde Yıldırım’ın geçmişte Hizbullah’tan tutuklanmasına hiç değinilmemesi de dikkatleri çekti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***