Etiket: Büyükelçi

  • Gazetecilere ‘Hayvan Gibi Davranmayın’ Demişti… ABD Büyükelçisi Barrack’tan Olay Çıkış! ‘Üç Harfliler Benden Nefret Ediyor’

    Gazetecilere ‘Hayvan Gibi Davranmayın’ Demişti… ABD Büyükelçisi Barrack’tan Olay Çıkış! ‘Üç Harfliler Benden Nefret Ediyor’


    Geçtiğimiz günlerde Lübnan’daki basın toplantısında kürsüye çıkarken gazetecilere, “Toplantı hayvansı bir kaosa dönüşmeye başlarsa, çekip gideriz… medeni olun” diyerek tepki toplayan ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, sözlerine açıklık getirmeye çalıştı. Bu ifadeyi “aşağılayıcı bir şekilde” kullanmak istemediğini söyleyen Barrack, sözlerinin “uygunsuz” olduğunu ise kabul etti.

    Tom Barrack, “Hayvani ifadesini aşağılayıcı bir anlamda kullanmadım, sadece ‘sakinleşebilir miyiz, biraz hoşgörü ve nezaket gösterebilir miyiz, medeni olalım’ demek istedim. Ancak medyanın sadece işini yaptığı bir anda böyle bir ifade kullanmak uygunsuzdu” dedi.

    ‘ÜÇ HARFLİLERDEN UZAK DURUYORUM’

    Barrack, son olarak Lübnan asıllı Avustralyalı içerik üreticisi Mario Nawfal’a yaptığı açıklamada da dikkat çeken bir ifade kullandı. Suriye ve Suriye’nin geleceği hakkında “Herkesin aklındaki ilk soru şu: Bir Sünni, radikal bir Nusra savaşçısı bölgenin kilit ülkelerinden birinin başına geçiyor. Ona güveniyor musunuz? Ona inanıyor musunuz?” diyen Barrack, “Kısa cevap: Evet güveniyorum, inanıyorum” diye devam etti.

    Gazetecilere 'Hayvan Gibi Davranmayın' Demişti... ABD Büyükelçisi Barrack'tan Olay Çıkış! 'Üç Harfliler Benden Nefret Ediyor' - Resim : 2

    Suriye’deki terör örgütleriyle ilgili konuşan büyükelçi, Suriye’de PKK ve YPG’ni olduğunu ifade ederek, “Şu anda üç harfli bu grupların hepsi benden nefret ediyor. Dolayısıyla onlardan uzak duruyorum” diye konuştu.

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • G7’de ‘Esad çatlağı’: Şam’a büyükelçi atayan İtalya, AB’yi Suriye’de etkin rol almaya çağırdı

    G7’de ‘Esad çatlağı’: Şam’a büyükelçi atayan İtalya, AB’yi Suriye’de etkin rol almaya çağırdı


    – Arap Birliği’nin üyeliğini yeniden tesis ettiği ve iki ay önce Suud’un da katılmasıyla çoğu Arap ülkesinin büyükelçiliklerini yeniden açtığı Suriye ile ilgili Avrupa Birliği’nde (AB) hareketlenme var. Geçen hafta AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’e “birliğin Suriye’de daha aktif rol oynamasını” isteyen mektup gönderen 8 üye ülkeden biri olan İtalya, Şam’a büyükelçi atadı.

    ŞAM’DA DİPLOMATİK MİSYONUNU YENİDEN BAŞLATAN İLK G7 ÜLKESİ

    Giorgia Meloni başbakanlığındaki hükümetin Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, bakanlığın Suriye Özel Temsilcisi Stefano Ravagnan’ı Şam Büyükelçisi atadığını duyurdu. Böylece İtalya, 13 yıl önce Suriye savaşının başlamasının ardından kapatılan Şam’daki diplomatik misyonunu yeniden başlatan ilk G7 ülkesi oldu.

    Bu, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın uluslararası meşruiyet arayışları ve İtalya’nın Avrupa’ya göçü durdurma çabaları açısından önemli bir adım olarak yorumlandı.

    ‘BORRELL’E GÖNDERDİĞİMİZ MEKTUPLA UYUMLU’

    Şam’a büyükelçi atamasını “Spot ışıklarını Suriye’ye çevirmek için Borrell’e gönderdiğimiz mektupla uyumlu” diye izah eden Tajani, “Borrell, Avrupa Dış Eylem Servisi’ne ne yapılabileceğini incelemesi için talimat verdi” diye ekledi.

    ‘KOMŞU ÜLKELERE EK YÜK BİNDİRİYOR’

    Reuters’e göre İtalya’nın yanısıra Avusturya, Kıbrıs Cumhuriyeti, Çek Cumhuriyeti, Yunanistan, Hırvatistan, Slovenya ve Slovakya’nın imzaladığı mektupta, “Suriyelilerin büyük sayılarda ülkeyi terk etmeye devam etmesi, bölgedeki gerginliğin yüksek olduğu ve yeni sığınmacı dalgaları riski taşıdığı dönemde komşu ülkelere ek yük bindiriyor” denildi. Suriye’nin ekonomisinin “perişan” durumda olmasından ötürü ülkedeki “insani durumun daha da kötüleştiği” belirtildi.

    AB’NİN 6 ÜYESİNİN ŞAM BÜYÜKELÇİLİĞİ AÇIK

    AB, 2011’de Şam’la işbirliğini askıya almasının ardından Suriye’ye bir dizi yaptırım getirmişti. Halihazırda Şam’da AB üyesi 27 ülkeden 6’sının büyükelçiliği açık: Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti. G7 üyeleri içinde ilk adımı İtalya atarken, ABD, Kanada, Britanya, Fransa, Almanya, Japonya böyle bir sinyal vermedi.

    ABD YAPTIRIMLARI EKONOMİK İLİŞKİLERE ENGEL

    ABD ile müttefiklerinin 2011’de protestoların patlak verdiği ülkeye cihatçı ve silah yağdırarak yürüttüğü vekalet savaşının yaralarını hala saramayan Suriye, çok sıkı ABD yaptırımları yüzünden de ekonomik krizden çıkamıyor.

    ABD’nin Suriye’ye sırasıyla 1979, 2003, 2004, 2005, 2012-2013’te getirdiği ağır yaptırımların çıtası, görevdeki Başkan Joe Biden’ın selefi Donald Trump’ın Haziran 2020’de çıkardığı Sezar Yasası’yla daha da yükseldi. Sezar yaptırımlarının, öncekilerden farklı olarak, Esad yönetimiyle ilişkileri olan veya ilişki geliştirmek isteyen ülkeleri ve şirketleri hedef alması yüzünden, Suriye’ye dışardan yatırım da yapılamıyor.

    MELONİ’DEN BÖLGE ÜLKELERİNE GÖÇÜ DURDURMA ‘TEŞVİKİ’

    İtalya’da 2022’nin sonlarında göreve başlayan Başbakan Giorgia Meloni, özellikle göç endişesiyle Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile etkileşimi artırdı, nisanda Tunus’u ziyaret edip 53 milyon dolarlık bütçe yardım paketi de dahil olmak üzere ekonomik anlaşmalar imzaladı, mayısta Libya’yı ziyaret etti, haziranda evsahipliği yaptığı G7 zirvesine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed Bin Zayed el Nahyan’ı ağırladı. (Reuters, Al Monitor, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Büyükelçilerden Erdoğan’a güven mektubu

    Büyükelçilerden Erdoğan’a güven mektubu



    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Büyükelçisi Gabriele Juen’i, Tunus Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier’i, Singapur Büyükelçisi Li Peng Kok’u ve Portekiz Büyükelçisi Maria Virginia Mendes Da Silva Pina’yı kabul etti.

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kabulde büyükelçiler, Erdoğan’a güven mektuplarını sundu.

    Bazı büyükelçilik mensuplarını takdim eden büyükelçiler, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

    Erdoğan, daha sonra Avusturya Büyükelçisi Juen, Tunus Büyükelçisi Sghaier, Singapur Büyükelçisi Kok ve Portekiz Büyükelçisi Pina ile ayrı ayrı görüştü.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa’nın Orta Doğu diplomatlarından Macron’a eleştiri mektubu: İtibar kaybediyoruz

    Fransa’nın Orta Doğu diplomatlarından Macron’a eleştiri mektubu: İtibar kaybediyoruz


    Fransa’nın Orta Doğu ve bazı Mağrip ülkelerindeki diplomatik misyon temsilcileri, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “İsrail yanlısı tutumundan üzüntü duyduklarını” belirtti.

    REKLAM

    Fransa’nın Orta Doğu ve bazı Mağrip ülkelerindeki 10 Fransız büyükelçisi, Paris’in İsrail-Hamas çatışması konusundaki tutumunu eleştirdi. 

    Diplomatik misyon temsilcileri, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “İsrail yanlısı tutumundan üzüntü duyduklarını” belirtti.  

    Büyükelçiler, krizin başlangıcında “Fransa’nın İsrail lehine aldığı pozisyonun Orta Doğu’da yanlış anlaşıldığını ve bunun İsrailliler ile Filistinliler arasındaki geleneksel dengeli pozisyonuyla çeliştiğini” ileri sürdü. 

    Fransız basınında çıkan haberlerde mektupta, “Fransa’nın itibar ve nüfuz kaybına uğradığı belirtiliyor ve ülkenin Arap dünyasındaki kötü imajına” dikkat çekilerek bunun Macron’un aldığı pozisyonun sonucu olduğu ifade ediliyor. 

    Fransa ile Orta Doğu arasındaki güven krizinin ‘ciddi’ olduğu ve ‘uzun süreli’ olma riski taşıdığı uyarısında bulunulan mektupta, “Geçmişte Hz. Muhammed karikatürleriyle ilgili krizler yaşadık, ancak bunları oldukça hızlı bir şekilde etkisiz hale getirebildik. Ancak bu kez bize karşı güvensizlik derin ve muhtemelen sürecek.” deniliyor. 

    Mektupta, “Muhataplarımız kendimize ihanet ettiğimizi düşünüyorlar; hümanizme dayalı söylemimizin yeni yaklaşımımızla çeliştiğine inanıyorlar. Onlar için Fransa’nın alternatif sesi artık yok.” ifadeleri yer alıyor. 

    Macron’un Gazze savaşı pozisyonu

    Fransa lideri, 7 Ekim’deki Hamas saldırısının hemen ardından “İsrail’in kendini savunma hakkını koşulsuz olarak desteklediğini” dile getirdi; Hamas’a karşı mücadele için IŞİD’e karşı olduğu gibi bir uluslararası koalisyon kurulması görüşünü ifade etti. 

    Macron, son olarak BBC’ye İsrail’in Gazze’deki bebekleri ve kadınları öldürmeyi bırakması gerektiğini söyledi. Ateşkes çağrısı yapan Macron, bombalamanın “hiçbir gerekçesi” olmadığını kaydetti. 

    Fransa Cumhurbaşkanı, “Fiilen, bugün siviller bombalanıyor. Bu bebekler, bu kadınlar, bu yaşlı insanlar bombalanıyor ve öldürülüyor. Yani bunun hiçbir gerekçesi ve hiçbir meşruiyeti yok. Bu yüzden İsrail’i durmaya çağırıyoruz.” ifadelerini kullandı. 

    Ancak gelen tepkiler üzerine Macron, İsrail Cumhurbaşkanı Yitzhak Herzog’u telefonla arayarak “Gazze’deki savaşla ilgili tutumunu açıklığa kavuşturdu”

    Herzog’un ofisine göre, Macron, görüşmede “İsrail’i, terör örgütü Hamas’a karşı yürütülen kampanyada masum sivillere kasıtlı olarak zarar vermekle suçlamadığı ve niyetinin de bu olmadığını” açıkça belirtti.

    Filistin yanlısı gösterilerin yasak olduğu Fransa’da 12 Kasım’da Paris’te Senato ve Meclis Başkanlarının çağrısı ile ‘antisemitizme karşı yürüyüş’ eylemi yapıldı. 

    Yürüyüşe katılmayan Macron “kalben ve ruhen” katılacağını ancak şahsen katılmayacağını belirterek “Benim rolüm ülkenin birliğini inşa etmek ve değerler konusunda kararlı olmaktır” dedi.

    “Fransız diplomasisi rahatsız”

    Le Monde gazetesi “Fransız diplomasisi Emmanuel Macron’un Orta Doğu’daki tercihlerinden rahatsız” başlıklı haberinde “Devlet başkanının İsrail’in Gazze’ye karşı savaşı konusunda bazen Quai d’Orsay’a danışmadan benimsediği tutumun huzursuzluğa neden olduğunu yazdı.

    Gazeteye konuşan bir diplomat, “Şu anda yaşananlar, önümüzdeki on yıllar boyunca Fransa’nın imajı ve güvenliği üzerinde büyük bir etkiye sahip olacak. Kazananlar Rusya ve Türkiye. Her şey ateşkes meselesiyle bağlantılı: Fransa, Netanyahu’ya savaşı yönetmesi için ahlaki ve siyasi destek veriyor” ifadelerini kullandı. 

    Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde Paris’in Filistin politikası şu şekilde özetleniyor: “Fransa uzun zamandır bir Filistin devletinin kurulmasını savunuyor. Fransa, 22 Kasım 1974’te Filistin halkının devredilemez haklarını yeniden teyit ederek Filistin Kurtuluş Örgütü’nün BM’de gözlemci üye olarak tanınması lehinde oy kullandı. Daha yakın bir tarihte Fransa, Filistin Yönetimi’nin 2011 yılında UNESCO’ya katılması ve Kasım 2012’de Birleşmiş Milletler’de üye olmayan gözlemci statüsü kazanması lehinde oy kullandı”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye ve Mısır, 10 yıl sonra karşılıklı büyükelçi atadı

    Türkiye ve Mısır, 10 yıl sonra karşılıklı büyükelçi atadı


    Ankara-Kahire arasındaki ilişkiler Mursi’nin 2013’te devrilmesinin ardından kopma noktasına gelmişti.

    Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkiler yeniden büyükelçilik seviyesine çıkarıldı.

    Dışişlşeri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Türkiye, Kahire Büyükelçisi olarak Büyükelçi Salih Mutlu Şen’i, Mısır ise Ankara Büyükelçisi olarak Amr Elhamamy’i aday göstermişlerdir” denildi. 

    Bakanlığın açıklamasının devamında şu ifadelere yer verildi:

    “İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin seviyesinin yükseltilmesi, iki ülke Cumhurbaşkanlarının aldığı karar uyarınca uygulamaya konulmuştur. Bu adım iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden normalleşmesini hedeflemekte ve Türk ve Mısır halklarının çıkarları doğrultusunda ikili ilişkilerin geliştirilmesi amacına yönelik karşılıklı iradeyi yansıtmaktadır” 

    Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da iki ülkenin karşılıklı olarak büyükelçi atadıkları belirtilerek, “Karar iki kardeş halkın yararına olacak şekilde ilişkilerin normalleşmesini amaçlıyor” ifadesine yer verildi. 

    Arap Baharı olarak tanımlanan kitlesel halk olaylarının ardından Mısır yönetimi, Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı’yı, “Ankara’nın Kahire’nin iç işlerine karıştığı” gerekçesiyle 2013 yılında istenmeyen adam ilan etmişti. 

    Akabinde Türkiye de Mısır’ın Ankara Büyükelçisi Abdurrahman Selahaddin’i istenmeyen adam ilan ederek “tarihi sorumluluğun” Kahire’ye ait olduğunun altını çizmişti. 

    Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır’da seçimle iş başına gelen hükümetin askeri darbe ile görevden uzaklaştırılması sonrası yaptığı açıklamalar Kahire’de tepkiyle karşılanmıştı. 

    General Abdulfettah el Sisi liderliğindeki ordu, 3 Temmuz 2013’te Müslüman Kardeşler Teşkilatı’na mensup Muhammed Mursi liderliğindeki sivil hükümeti devirerek yönetime el koymuştu. 

    Ankara-Kahire arasındaki ilişkiler Mursi’nin 2013’te devrilmesinin ardından kopma noktasına gelmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Erdoğan’ı ülkesine davet etti

    İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Erdoğan’ı ülkesine davet etti


    Ankara ve Tel Aviv arasında ilişkilerin normalleşmesi sürecinde İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ülkesine davet etti.

    Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Şakir Özkan Torunlar’ın, Batı Kudüs’teki İsrail Cumhurbaşkanlığı rezidansında Herzog’a güven mektubunu sunmasının ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.

    Herzog, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail ile Türkiye arasındaki ortaklığın önemini geçen yıl benimle ve kamuoyuna yaptığı konuşmalarda vurguladı. Ben de İsrail Cumhurbaşkanı olarak bu fırsatı değerlendirmek istiyorum.” dedi. 

    İki ülke halkı ve bölge için daha iyi ve daha umut verici bir gelecek adına karşılıklı saygı temelinde ilişkileri güçlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Herzog, “Benim gibi İsrail devletinin de Türkiye ile tarihi ilişkilerimize büyük önem verdiği bir sır değil.” diye konuştu. 

    “Türkiye Yahudileri aramızdaki en güçlü köprü”

    İsrail Cumhurbaşkanı, güven mektubunu sunan Büyükelçi Torunlar’a görevinde başarılar diledi.

    Büyükelçi Şakir Özkan Torunlar da konuşmasında, son dönemde ikili ziyaretlerle Türkiye-İsrail ilişkilerinde büyük mesafe katedildiğini ve yaklaşık 4,5 yıl aradan sonra karşılıklı büyükelçilerin atandığına dikkati çekti.

    Türkiye ve İsrail’in Akdeniz üzerinden komşu olduğunu hatırlatan Büyükelçi Torunlar, “İsrail’de yaşayan, sayıları 100 bine yaklaşan Türkiye Yahudileri aramızdaki en güçlü köprüdür.” dedi.

    Türkiye’nin bölgede İsrail’i ilk tanıyan ülke olduğunu vurgulayan Torunlar, “Türkiye ve Türkler hiçbir dönemde İsrail devleti ve Yahudilerin aleyhinde bir çerçevenin içinde olmamıştır.” ifadelerini kullandı.

    Mescid-i Aksa’nın statükosunun korunması vurgusu

    Büyükelçi Torunlar, konuşmasında, İsrail’de aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in geçen hafta Mescid-i Aksa’ya yönelik tepki çeken provokatif baskını üzerine İsrail hükümetinin Mescid-i Aksa’nın statükosunda herhangi bir değişiklik olmadığını açıklamasına da değindi.

    Antisemitizm, İslam düşmanlığı, ırkçılık ve yabancı karşıtlığının örneklerine her gün yenilerinin eklendiğini kaydeden Torunlar, “Bu vesileyle, İsrailli yetkililerin, Harem-i Şerif (Mescid-i Aksa) dahil, Kudüs’teki kutsal mekanların statükolarının korunacağını taahhüt etmelerini değerli bulduğumuzu belirtmek isterim.” diye konuştu.

    Geçen yıl rekor sayıda İsraillinin Türkiye’yi ziyaret ettiğine dikkati çeken Büyükelçi, “İsrail’in hava yolu şirketlerinin de uzun bir aradan sonra bu yıl başlatacağı seferlerle Türkiye artık her bir İsrailli için ideal tatil destinasyonu olacaktır.” dedi.

    İkili ticaretin de son yıllarda hızla artarak 10 milyar dolar eşiğine yaklaştığına işaret eden Torunlar, karşılıklı ticaret hacminin kısa sürede 15 milyar dolara çıkmasını hedeflediklerini söyledi.

    “Netanyahu başbakanlığındaki hükümetle her alanda birlikte çalışacağız”

    Torunlar, Binyamin Netanyahu başbakanlığındaki yeni İsrail hükümetiyle her alanda birlikte çalışarak, iki ülke arasında başlatılan işbirliği sürecinin ileriye götürülmesine gayret edeceklerini vurguladı.

    Basın açıklamasının ardından Büyükelçi Torunlar, Cumhurbaşkanlığı anı defterini imzaladı.

    Herzog’un İsrail Cumhurbaşkanlığında nadir gerçekleşen bir uygulama kapsamında Türk Büyükelçi Torunlar ile basın toplantısı yapması dikkati çekti.

    Herzog, Büyükelçi Torunlar’ın dışında son dönemde ABD Büyükelçisi ve ikili ilişkilerin normalleşmesinin ardından İsrail’e ilk kez atanan Bahreyn Büyükelçisi ile kameraların karşına geçmişti.

    Türkiye-İsrail ilişkileri

    Türkiye ve İsrail, karşılıklı ilişkileri geliştirmek için 2022 boyunca birçok adım attı. 

    İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’un Mart 2022’deki Ankara ziyaretini, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun mayısta İsrail’i ziyareti izledi. Dönemin İsrail Başbakanı Yair Lapid de haziranda Türkiye’yi ziyaret etti.

    Türkiye ve İsrail, 17 Ağustos 2022’de diplomatik ilişkileri en üst seviyeye çıkarma ve karşılıklı büyükelçi atama kararı almıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa, Rusya’nın Paris Büyükelçisi’ni Buça twiti nedeniyle Dışişleri Bakanlığına çağırdı

    Fransa, Rusya’nın Paris Büyükelçisi’ni Buça twiti nedeniyle Dışişleri Bakanlığına çağırdı


    Fransa, Rusya’nın Paris Büyükelçiliğinin sosyal medya hesabında, Ukrayna’nın Buça kentinde Rus askerler tarafından işlendiği belirtilen sivillere ait infaz görüntülerinin “film seti” şeklinde paylaşılmasının ardından Rus Büyükelçi Aleksil Meçkov’u Dışişleri Bakanlığına çağırdı.

    Rusya’nın Paris Büyükelçiliğinin Twitter hesabında dün akşam, Ukrayna’nın Buça kentinden gelen yıkılmış bir sokakta, tank enkazı ve çok sayıda gazetecinin yer aldığı görüntüler, “Film seti, Buça kenti” ifadeleriyle paylaşıldı.

    Tweet iletisi daha sonra silindi.

    Fransa’nın AB İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Clement Beaune, paylaşıma, “Utanç ötesi” şeklinde tepki gösterdi.

    Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Rusya’nın Paris Büyükelçiliğinin Buça’daki acılara dair uygunsuz ve provokatif paylaşımı nedeniyle Rus Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığına çağırmaya karar verdim.” ifadesini kullandı.

    Drian, Ukrayna’daki savaşa dair Rusya’nın bilgi manipülasyonuyla mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

    Rusya’nın Paris Büyükelçisi Aleksey Meçkov, 25 Mart’ta Twitter hesabında, Avrupa’nın ABD’ye tabi olduğunu ima eden karikatür paylaşımı nedeniyle Fransa Dışişleri Bakanlığına çağrılmıştı.

    Ukraynalı yerel yetkililer, Buça’da Rus güçleri tarafından 300’den fazla kişinin öldürüldüğünü ve bunlardan yaklaşık 50’sinin infaz edildiğini dile getiriyor.

    Kremlin, Batı’nın Rus kuvvetlerinin Buça’da sivilleri infaz ederek savaş suçu işlediğine dair iddialarının Rusya’ya yönelik daha fazla mali yaptırımı meşrulaştırmayı amaçlayan “canavarca bir sahtekarlık” olduğunu iddia ediyor.

    Kiev’in 37 km kuzeybatısında yer alan Buça kasabası bir aydan fazla bir süre Rus birliklerinin işgali altında kalmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘NATO üyeliğinden vazgeçebiliriz’ diyen Ukrayna’nın Londra Büyükelçisi Prystaiko, geri adım attı

    ‘NATO üyeliğinden vazgeçebiliriz’ diyen Ukrayna’nın Londra Büyükelçisi Prystaiko, geri adım attı


    Ukrayna’nın Londra Büyükelçisi Vadym Prystaiko, ülkesinin Rusya ile olası bir savaştan kaçınmak için NATO’ya üyelik adımından vazgeçebilecekleri yönündeki açıklamasından sonra geri adım attı. Ukraynalı Büyükelçi, ülkesinin NATO’ya katılım girişiminden vazgeçmeyeceğini dile getirdi.

    Hafta sonu BBC’ye konuşan Büyükelçi Prystaiko, Ukrayna’nın NATO’ya üye olma hedefi konusunda ‘esnek’ oldukları mesajını vermişti.

    Rusya’nın ısrarı nedeniyle Kiev’in NATO üyeliği konusunda duruşunu değiştirip değiştirmeyeceği yönündeki bir soruyu yanıtlayan Prystaiko, “Olabilir, özellikle bu şekilde tehdit edilebilir, şantaj yapılabilir ve buna itilmek istenebiliriz.” yönünde cevap vermişti.

    Daha önceki açıklamasının yanlış anlaşıldığını dile getiren ve sözlerine yeniden açıklık getiren Prystaiko, “Şu anda NATO üyesi değiliz ve savaştan kaçınmak için birçok taviz vermeye hazırız. Ruslarla görüşmelerde bunu yapıyoruz. Ancak bunun Anayasa’da ayrı bir yere sahip olan NATO ile ilgisi yok.” ifadelerini kullandı.

    “NATO’da olma isteğimizde bir gecikme değil, bahsettiğimiz şey şu anda ailede olmadığımız için Birleşik Krallık ve ABD ile ikili anlaşmalar gibi başka opsiyonlar araştırmalıyız.” diyen Büyükelçi Vadym Prystaiko, “NATO’nun yanı sıra, şu anda bu zorlu süreçte hayatta kalmamızı sağlayacak başka düzenlemelere bakıyoruz.” diye konuştu.

    Ukrayna’nın NATO üyesi olma hedefini değiştirip değiştirmeyeceği sorusuna ise, “Hayır” cevabını verdi.

    Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna’nın NATO’ya girmesi halinde Rusya ile NATO arasında savaş çıkacağı tehdidinde bulunmuştu.

    Ukrayna, NATO üyesi değil ancak üye olmak için 2008’de söz aldı. Kiev’in üyeliği ise, ABD öncülüğündeki NATO askerlerinin Rusya sınırlarında konuşlanması anlamına geliyor.

    Büyükelçi Vadym Prystaiko’nun açıklaması Kiev’de tepkiyle karşılandı. Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin Sözcüsü Sergii Nykyforov, NATO üyeliğinin Ukrayna için mutlak öncelik olmaya devam ettiği açıklamasında bulundu.

    Ukrayna Dışişleri Bakanlığı da Ukrayna’nın ABD öncülüğündeki ittifaka hızlı kabulüyle ülke güvenliğinin garanti altına alınacağını belirtti.

    Büyükelçinin açıklamasına bir değerlendirme de Moskova’dan geldi. Kremlin’den yapılan açıklamada, Prystaiko’nun sözlerinin Kiev’in pozisyonunda resmi bir değişiklik sinyali olarak görülmediği değerlendirmesinde bulunuldu.

    Ancak Kremlin, Kiev’in NATO üyesi olma niyetinden vazgeçmesinin Rusya’nın güvenlik endişelerinin giderilmesine önemli ölçüde katkı sağlayacağını bildirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bahreyn, 10 yıl sonra Suriye’ye yeniden büyükelçi atadı

    Bahreyn, 10 yıl sonra Suriye’ye yeniden büyükelçi atadı


    Bahreyn, 2012’de büyükelçisini geri çağırarak diplomatik ilişkilerinin seviyesini düşürdüğü Suriye’ye 10 yıl aradan sonra yeniden büyükelçi atadı.

    Bahreyn’de Kral Hamed bin İsa Al Halife yayımladığı kararnameyle, Vahid Mubarek Seyyar’ı Bahreyn’in Suriye’deki diplomatik misyonunun başına “Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçi” unvanıyla atadı.

    Suriye’de Devlet Başkanı Beşar Esad yönetiminin 2011’de ülkedeki barışçıl gösterilerde orantısız güç kullanmasının ardından 2012’de Bahreyn ve Umman büyükelçilerini geri çağırarak diplomatik temsil seviyelerini düşürmüştü. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), ve Kuveyt de elçilerini geri çekerek diplomatik ilişkilerini tamamıyla kesmişti.

    BAE, 27 Aralık 2018’de Suriye’deki diplomatik temsilciliğini maslahatgüzar seviyesinde yeniden açtığını, Umman da 5 Ekim 2020’de Suriye’ye büyükelçi gönderdiğini duyurdu.

    BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan, 9 Kasım’da Suriye’de iç savaşın başlamasından bu yana Şam’a gerçekleştirdiği ilk ziyaretinde, Suriye lideri Beşar Esad ile bir araya geldi.

    Temmuz ayından bu yana Ürdün, BAE ve Mısır başta olmak üzere Arap ülkeleri Esad yönetimi ile normalleşme adımlarını hızlandırdı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tunus’ta terörizm şüphesi: Fransız büyükelçinin rezidansına çıkan bir tünel bulundu

    Tunus’ta terörizm şüphesi: Fransız büyükelçinin rezidansına çıkan bir tünel bulundu


    Tunus İçişleri Bakanlığı, Fransa’nın Tunus Büyükelçisi’nin rezidansının yakınında kazılan bir tünel bulunduğunu duyurdu.

    Polisin başkent Tunus’un La Marsa semtindeki şüpheli hareketler nedeniyle dikkat çeken bir eve yaptığı baskın sırasında tüneli tespit ettiği kaydedildi ve polis tarafından bilinen aşırı grup üyesi bir kişinin eve sıklıkla uğradığı belirtildi.

    Tünelin aynı semtte bulunan büyükelçinin yaşadığı konuta çıktığı bildirildi, ancak tünelin rezidansla olan mesafesine ilişkin bilgi verilmedi.

    Bakanlık ayrıca tünelin hangi amaçla kazıldığına ya da tünelle büyükelçinin hedef alını alınmadığına dair bir bilgi paylaşmadı. Olayla ilgili büyükelçilikten de bir açıklama gelmedi.

    Tunuslu yetkililer olayın antiterörizm ekiplerince araştırıldığını kaydetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***