Etiket: Brent Petrol

  • Petrolde Trump Etkisi! 4 Yıl Sonra İlk Kez…

    Petrolde Trump Etkisi! 4 Yıl Sonra İlk Kez…


    ABD başkanlık seçiminin ardından bir kez daha görev başına gelen Donald Trump’ın politikaları dünya ticaretini etkilemeye devam ediyor. ABD’nin yeni vergilendirme politikasının açıklanması, dünya ticaretinde fiyatlandırmanın önemli etkenlerinden olan brent petrolü de etkiledi.

    ABD yönetiminin 2 Nisan’da yeni vergi yüzdelerini açıklamasının ardından brent petrol yüzde 7 değer kaybı yaşadı. Böylece brent petrolün varil fiyatı 2021 yılından bu yana ilk defa 65 doların altına düşmüş oldu. Vergilendirme politikaları sonucu küresel ticaret savaşının derinleşeceği ve petrol talebinin kısıtlanacağı beklentisi düşüşte etkili oldu.

    OPEC+ AÇIKLAMA YAPTI

    Ayrıca Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun petrol üretimine ilişkin yaptığı açıklama da brent petrol fiyatındaki düşüşü destekledi. OPEC+ tarafından dün yapılan açıklamada 1 Nisan itibarıyla günlük 2,2 milyon varillik gönüllü üretim kesintisini sonlandırılacağı ve Mayıs ayında günlük 411 bin varillik üretim artışı yapılacağı vurgulanmıştı.

    Brent petrolün varil fiyatı uluslararası piyasalarda 64,76 gördüğü sırada Batı Teksas türü petrolün varili 61,39 dolardan alıcı buluyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rus petrolüne tavan fiyat uygulanması ne anlama geliyor?

    Rus petrolüne tavan fiyat uygulanması ne anlama geliyor?


    Batılı hükümetler, Moskova’nın bütçesi, ordusu ve Ukrayna işgaline mali katkı sağlayan fosil yakıt gelirlerini sınırlamak amacıyla Rus petrol ihracatına tavan fiyat sınırlaması getirdi. 

    Sınırlamanın pazartesi günü, Avrupa Birliği’nin deniz yoluyla sevk edilen ham petrole yaptırım uygulayacağı gün (eşzamanlı olarak) yürürlüğe girecek. . 

    AB, Rus petrolüne varil başına 60 dolarlık bir eşik üzerinde anlaştı. 

    Önlemden ötürü arz kaybına ilişkin endişeler, yavaşlayan küresel ekonomi nedeniyle azalan talebe ilişkin endişelerle rekabet ettiğinden, söz konusu yaptırımların petrol fiyatı üzerinde belirsiz etkisi olabilir.

    İşte tavan fiyat, AB ambargosu ve bunların tüketiciler ve küresel ekonomi için ne anlama gelebileceği hakkında bilinmesi gerekenler:

    Tavan fiyat nedir ve nasıl işleyecek?

    ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, G7 üyesi diğer müttefik ülkelere, Rus petrolünün küresel ekonomiye akışının sürdüğü bir ortamda, Moskova’nın kazancını sınırlamanın yolu olarak tavan fiyat uygulamasını önerdi. 

    Amaç: Bir yandan Rus petrolünün küresel piyasadan hızlı çekilmesi halinde petrol fiyatlarının keskin şekilde yükselmesini önlerken diğer yandan Moskova’nın mali durumuna, yani cebine zarar vermek.

    Batılı sigorta ve deniz sevkiyatı şirketleri, Rus ham petrolünü ancak petrolün tavan fiyat ya da bu fiyatın altında olması halinde taşıyabilecek. Uluslararası sigortacıların büyük çoğunluğu AB ya da İngiltere merkezli olduğu için de üst sınıra uymaları gerekecek.

    Petrolün küresel ekonomiye akışı nasıl devam eder?

    AB ve İngiltere’nin daha önceki yaptırım paketlerinde uyguladığı sigorta yasağının genel olarak uygulanması, Rus ham petrolünün çok büyük oranda piyasadan çekilmesine ve petrol fiyatlarının yükselmesine yol açabilir. Bu durumda Batı ekonomileri zarar görür, Rusya ambargoya rağmen sevk edebildiği petrolden daha fazla kazanç elde eder.

    Dünyanın 2 numaralı petrol üreticisi konumundaki Rusya, Batılı müşterilerin AB’nin getirdiği yasaklardan önce bile kendisinden uzaklaşmasıyla birlikte arzının büyük kısmını indirimli fiyatlarla Hindistan, Çin ve diğer Asya ülkelerine yönlendirdi.

    Farklı tavan fiyat seviyelerinin nasıl bir etkisi olur?

    Brüksel merkezli Bruegel düşünce kuruluşundan enerji politikaları uzmanı Simone Tagliapietra, 60 dolarlık bir üst sınırın Rusya’nın mali durumu üzerinde ağır bir (darbe) etkisinin olmayacağı görüşünde. 

    Tagliapietra, bunun “neredeyse hissedilmeyeceğini”, zira Rus petrolünün zaten (daha önceki) satıldığı marja yakın olacağını dile getirdi. 

    Rus Ural petrolü, uluslararası gösterge Brent’e göre ciddi bir indirimle satılıyor ve Covid-19 salgıı nedeniyle Çin’den gelen talebin azalacağı endişesiyle bu hafta 60 doların altına kadar geriledi.

    “İlk bakışta, üst sınır tatmin edici bir rakam değil” diyen Tagliapietra, bununla birlikte petrol fiyatlarının aniden yükselmesi ve üst sınırın zorlaması halinde Kremlin’in karını önleyeceği değerlendirmesinde bulunuyor. 

    “Rusya lideri Vladimir Putin üzerindeki baskıyı arttırmak istiyorsak, üst sınır zaman içinde (daha da) aşağı çekilebilir.” diyen Tagliapietra, “Sorun şu ki, Putin’in petrolden elde ettiği kara darbe vuracak bir önlem için aylardır bekliyoruz.” sözleriyle hükümetlerin ağır davranmasına eleştirisini dile getiriyor. 

    Varil başına 50 dolar gibi düşük bir tavan, Rusya’nın kazancını azaltacak ve devlet bütçesini dengelemesini imkansız hale getirecektir ki Moskova’nın bunu yapmak için varil başına 60 ila 70 dolara ihtiyaç duyduğuna inanılıyor. Bu durum “mali başa baş noktası” (Mali başa baş petrol fiyatı (FBOP), petrol ihraç eden bir ülkenin bütçesini dengelemek için gerekli olan petrol fiyatıdır) olarak adlandırılıyor. 

    Ancak 50 dolarlık bir üst sınır yine de Rusya’nın varil başına 30 ila 40 dolar arasındaki üretim maliyetinin üzerinde olacak ve Moskova’ya, yeniden başlatılması zor olabilecek kuyuları kapatmak zorunda kalmamak için petrol satmaya devam etme teşviki sağlayacaktır. 

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Polonya’nın 30 dolarlık bir üst sınıra övgüde bulundu. Washington merkezli Uluslararası Finans Enstitüsü baş ekonomisti Robin Brooks, geçen hafta attığı bir tweet’te 30 dolarlık bir üst sınırın “Rusya’ya hak ettiği mali krizi yaşatacağını” dile getirmişti.

    Berlin merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nden yaptırım uzmanı Maria Shagina da, üst sınırın nerede belirleneceği konusundaki tartışmanın, hangi hedefin izleneceği konusundaki anlaşmazlığı vurguladığını söylüyor: 

    “Rusya’nın bütçesine darbe vurmak ya da enflasyonu kontrol altına almak; ABD, fiyat artışlarını kontrol altına almaktan yana.” 

    Son tarih olarak gösterilen pazartesi gününe az bir süre kala, “Bu anlaşmazlığı daha uzun süre çözümlemek (üzerinde tartışmak) için fazla zaman yok.” diyen Shagina, “60 dolar hiç anlaşmamaktan daha iyi. Elbette daha sonra piyasadaki koşulları yansıtacak şekilde revize edebilirler ve sıkılaştırabilirler.” görüşünü dile getiriyor. 

    Peki ya Rusya ve diğer ülkeler tavan fiyatına uymazsa?

    Rusya daha önce yaptığı açıklamalarda tavan fiyat uygulamasına uymayacağı ve uyan ülkelere sevkiyatı durduracağı uyarısında bulunmuştu. 

    Rusya, petrol satış fiyatının üzerinde olması halinde sınırı görmezden gelebilir. Daha düşük bir üst sınır Moskova’nın, yaptırımları aşarak keskin bir şekilde yükselen küresel petrol fiyatından kar elde etme umuduyla sevkiyatları durdurup misilleme yapmasına neden olabilir.

    Çin ve Hindistan’daki alıcılar sınıra uymayabilir. Keza Rusya veya Çin, ABD, İngiltere ve Avrupa tarafından yasaklanan şirketlerin yerine kendi sigorta sağlayıcılarını kurmaya çalışabilir.

    Rusya ayrıca Venezuela ve İran gibi ‘sahibi belli olmayan karanlık filo’ tankerleri kullanarak kayıt dışı petrol satma yoluna gidebilir. 

    Petrol bir gemiden diğerine aktarılabilir ya da kaynağını gizlemek için benzer kalitede petrolle karıştırılabilir.

    Shagina, bu koşulların Rusya’nın kısıtlamalar çerçevesinde petrol satmasını “daha maliyetli, zaman alıcı ve külfetli” hale getireceğini belirtiyor. 

    Asya’ya petrol sevkiyatında daha uzun mesafeler söz konusu olduğundan dört kata kadar daha fazla tanker kapasitesine ihtiyaç duyulacaktır ve herkes Rus sigortası almayacaktır.

    “Bu karanlık filodan yararlanmanız gerekiyor ve bu sınırsız değil” diyen Shagina, “İran ve Venezuela bunu oldukça etkili bir şekilde kullanıyor, ancak aynı hedeflere yönelik rekabetle karşılaşabilirsiniz. Bu kedi-fare oyunu her zaman yaptırım mekanizmalarının doğasında vardır.” sözleriyle açık denizlerdeki diğer rakiplere dikkati çekiyor. 

    AB ambargosu?

    Rus üreticiler muhtemelen tüm petrollerini daha önce en büyük müşterileri konumundaki Avrupa’dan yeniden yönlendiremeyecek (satış rotasını değiştiremeyecek) ve bir kısmı muhtemelen en azından ilk etapta küresel pazarda kaybolacaktır.

    Commerzbank analistleri, AB ambargosu ve sınırlamanın birlikte “2023 başlarında petrol piyasasında gözle görülür bir sıkılaşmaya” yol açabileceğini belirtiyor ve Brent fiyatının gelecek haftalarda varil başına 95 dolara kadar tırmanmasını bekliyor. Cuma günü (2 Aralık) Brent 86,89 dolar seviyesindeydi.

    AP’nin analizine göre, AB ambargosunun en ciddi etkisi pazartesi günü değil, Avrupa’nın dizel yakıt gibi petrolden yapılan rafineri ürünlerine getirdiği ilave yasağın yürürlüğe gireceği 5 Şubat’ta görülebilir.

    Avrupa’da dizel yakıtla çalışan hala çok sayıda araç var. Yakıt aynı zamanda çok çeşitli malların tüketicilere ulaştırılması ve tarım makinelerinin çalıştırılması için kamyon taşımacılığında da kullanımda. 

    Dolayısıyla yüksek maliyetler ekonominin geneline yayılacaktır.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’ya 5. yaptırım paketi: Avrupa Birliği, Rus petrolünü yasaklamayı görüşüyor

    Rusya’ya 5. yaptırım paketi: Avrupa Birliği, Rus petrolünü yasaklamayı görüşüyor


    Avrupa Birliği’nin Rusya’dan petrol ithalatını yasaklamayı planlaması ve Suudi Arabistan’da petrol tesislerine yönelik saldırılar küresel petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Brent petrolün varil fiyatı 111 doların üzerine çıktı.

    Avrupa Birliği üyeleri, bu hafta ABD Başkanı Joe Biden ile Moskova’ya yönelik yaptırımları daha da sertleştirmeyi amaçlayan bir zirve için bir araya gelecek. Görüşmede Ukrayna işgali nedeniyle Rusya’ya petrol ambargosu uygulanması konusu da ele alınacak.

    Üst düzey bir Avrupa Birliği diplomatı, Reuters’a yaptığı açıklamada “Beşinci tur yaptırımlar üzerinde çalışıyoruz ve birçok yeni isim öneriliyor.” diyerek, yaptırım listesine alınacak olan Putin hükümetine yakın isim listesinin uzayabileceği mesajını verdi.

    AB hükümetleri, yaptırımların sertleştirilmesi konusunu pazartesi günü dışişleri bakanları düzeyinde ele alacak. Çarşamba günü Brüksel’e gelecek olan ABD Başkanı Biden ise perşembe günü NATO üyeleriyle bir araya gelecek.

    Biden, daha sonra G7 zirvesi ve Avrupa Konseyi zirvesine katılacak ardından Polonya ziyaretini gerçekleştirecek.

    Batı’nın şu ana kadar uyguladığı yaptırımlar, Rusya’yı Ukrayna işgali konusunda politika değişikliğine itmedi. Bu yüzden bir sonraki yaptırımların ABD’nin yaptığı gibi Rus petrol ithalatına yasak getirmek seçeneğini gündeme getiriyor. Ancak bunun Avrupa’da petrol fiyatlarını ciddi oranda yükselteceği endişesi, bu seçeneği hayata geçirmeyi zorlaştırıyor.

    Reuters’a konuşan diplomatlar, Baltık ülkelerinin Rus petrolünün yasaklaması için baskı uyguladığı ancak özellikle Almanya’nın şu ana kadar direttiğini söyledi.

    Öte yandan, Suudi Arabistan petrol tesislerine patlayıcı yüklü insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlenen saldırılar da arz endişelerini artırarak fiyatların yukarı yönlü seyrini destekledi.

    Cuma günü 109,59 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, geçen haftayı 107,93 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.29 itibarıyla kapanışa göre yüzde 3,31 artışla 111,50 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü ham petrolün varili 106,82 dolardan alıcı buldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rus petrolüne ithalat ambargosu uygulanması ne anlama geliyor?

    Rus petrolüne ithalat ambargosu uygulanması ne anlama geliyor?


    Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin Rus petrolüne ambargo kararı, fiyatlardaki yukarı yönlü baskıyı daha da artırdı. Asya piyasalarında açılışta Brent tipi ham petrol yüzde 18 artarak varil başına 140 dolara yükseldi.

    Bu, Ukrayna işgalinden bu yana enerji piyasalarını alt üst eden ve dünyayı büyük bir enflasyon şokuna hazırlayan fiyat artışındaki gelişmelerin son halkası.

    Petrol fiyatları, Ukrayna savaşı nedeniyle 2008’den bu yana en yüksek seviyelerine çıkarken Washington, Venezuela ve İran gibi alternatif üreticilerle çözüm arayışına girdi.

    Dünyanın önde gelen şirketlerinden analistler, Rus petrolüne yönelik olası ambargonun etkileriyle ilgili şöyle değerlendirmede bulunuyor:

    S&P Global

    S&P Global bünyesinde faaliyet gösteren IHS Markit Direktörü Yardımcısı Victor Shum, “En büyük belirsizliklerden biri, Rusya ile Batı arasındaki ekonomik savaşın tırmanmasının petrol ve gaz akışını etkileyip etkilemeyeceği ya da nasıl etkileyeceğidir.” dedi.

    Ayrıca Shum, “NATO üyeleri halihazırda Rusya’nın ihraç ettiği günlük 7,5 milyon varil ham petrol ve rafine ürünlerin yarısından fazlasını satın alıyor. Stoklar ABD’de zaten düşük. Keza Avrupa ve Asya’da rekor düşük seviyelerde. Bu savaşın çok boyutlu olması beklenmedik kargaşaya ve sonuçlara yol açacaktır.” şeklinde konuştu.

    ANZ Banking Group

    Australia & New Zealand Banking Group Ltd’den kıdemli emtia stratejisti Daniel Hynes, “Hem boru hattıyla gönderilen ham petrol hem de deniz yoluyla taşınan kargolar olmak üzere günde yaklaşık 5 milyon varil petrol arzı yeni yaptırımlardan etkilenebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Potansiyel olarak bu yaptırımların olası etkisini zaten hissediyoruz ve bu nedenle bu tepki biraz sarsıntı olarak görülebilir.” diyen Hynes, bunun tüm enerji kompleksinde gerçekleştiğinin göz önüne alınması halinde, Avrupa’nın çok fazla seçeneğinin olmadığını ve petrol, gaz ve diğer yakıtlar için kısa vadede muhtemelen çok daha fazla ödeme yapacağını dile getirdi.

    JTD Energy Services

    “Jeopolitik gerilimler, belirsizlik ve endişenin artışıyla bu yükselişin zirvesini doğru bir şekilde ölçmek oldukça zor olacaktır.” diyen Singapur merkezli JTD Energy Services kurucusu John Driscoll, “2008-2009 mali krizi sırasında, Temmuz 2008’de talep imhası varil başına 150 dolar civarında başladı.” şeklinde konuştu. Driscoll, “Ancak, bu artış arz odaklı ve biz sorunu çözmeden fiyatları bu seviyenin de üzerine çıkarabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Vanda Insights

    Singapur merkezli Vanda Insights’ın kurucusu Vandana Hari, Rus petrol ithalatına yönelik ambargonun enerji piyasalarını dünyanın en kötü kaosuna itebileceğini söyledi. “Hiçbir şey tam olarak fiyatlandırılmaz çünkü bu savaşta tüm bahisler kapalı” benzetmesinde bulunan Hari, “ABD buna devam etse bile Avrupa Birliği’nin Rusya’dan petrol ithalatını yasaklamayı kabul ettiğini görmek zor, çünkü Moskova misilleme yaparsa Avrupa’da ‘ışıklar söner.” ifadelerini kullandı.

    Citigroup

    Citigroup Inc. analistleri, bankanın emtialar için üç aylık görünümünde, Rus ham petrol ve mazotu ihracatının şimdiden durdurulduğunu belirtiyor. Dünyanın en büyük şirketlerinden olan Citigroup analistleri, konuya üç aşamada yaklaşıyor; İlk ve temel olgu, Rus üretiminde günde 500 bin varillik bir düşüş ve ambargoyu uygulayanların 60 milyon varil rezerv kullanması. İkincisi, fiyatlardaki sürekli artış halinde 2022 yılı sonuna kadar Rusya’nın üretiminin günlük 2 milyon varil düşmesi ve ABD ile diğer ülkelerde 120 milyon rezerv kullanılması. Citi’nin üçüncü aşama analizinde, Moskova’nın ham petrolünü sadece Çin’e göndermesi.

    Bloomberg’in haberine göre, Rusya-Ukrayna krizi aynı zamanda boru hatlarına ve limanlara zarar verilmesi, daha yüksek tanker oranları, ihracat anlaşmazlıkları ve siber saldırılar da dahil olmak üzere birden fazla kesinti riskinin yüksek olasılık olduğu anlamına da geliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD, acil durum rezervinden 50 milyon varil petrolü kullanıma sunacak

    ABD, acil durum rezervinden 50 milyon varil petrolü kullanıma sunacak


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yükselen petrol fiyatlarının kontrol altına alınması için devreye girdi.

    Beyaz Saray yönetimi, Covid-19 sonrası dönemde enerji maliyetlerinin düşürülmesi ve arz eksikliğinin giderilmesi hedefiyle Stratejik Petrol Rezervi’nden 50 milyon varil ham petrolü aralık ayının ortasından itibaren piyasaya süreceğini açıkladı.

    Salımların, Çin, Hindistan, Güney Kore, Japonya ve İngiltere tarafından stratejik rezervlerden yapılan diğer arzlarla eş güdümlü olarak yapılacağı belirtildi.

    Son birkaç hafta içinde çalışmayla ilgili raporların kamuoyuna açıklanmasıyla petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 10 düştüğünün belirtildiği açıklamada, Biden’ın gerekirse ek önlem almaya ve yeterli arzı sürdürmek için dünyanın geri kalanıyla koordinasyon içinde çalışmak için tüm yetkileri kullanmaya hazır olduğu ifade edildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Suudi Arabistan’ın petrol şirketi Aramco, Covid-19 salgını öncesi gelirine ulaştı

    Suudi Arabistan’ın petrol şirketi Aramco, Covid-19 salgını öncesi gelirine ulaştı


    Suudi Arabistan’ın petrol şirketi Aramco, yılın ilk altı ayı için net 47 milyar dolar net gelir elde ettiğini açıkladı. Bu son veriler, şirketin, geçen yıl aynı döneme oranla gelirini iki misli artırdığını ve salgın öncesi sağladığı gelire yeniden ulaştığını ortaya koyuyor.

    Aramco’nun, 2020 yılının ilk altı ayı içinde salgın yüzünden net geliri 23,3 milyar dolara düşmüştü.

    Şirketin CEO’su Amin Nasser basına yaptığı açıklamada, şirketin ikinci çeyrek rakamlarının “dünya çapında enerji talebindeki güçlü bir toparlanmayı yansıttığını” söyledi. Nasser, “Covid-19 varyantlarının yarattığı zorluklar konusunda hala bazı belirsizlikler olsa da, değişen piyasa koşullarına hızlı ve etkili bir şekilde uyum sağlayabileceğimizi gösterdik.” dedi.

    Aramco tarafından yapılan açıklamada, şirketin bu yılın ikinci çeyreğindeki performansının esas olarak yüksek ham petrol fiyatlarından kaynaklandığı kaydedildi.

    Geçen yıl bu vakit varil başına 45 dolara satılan Brent ham petrol, cuma günü 70 dolardan işlem gördü.

    Şirket geçen yılın ikinci çeyreğinde salgın yüzünden 6,6 milyar dolar gelir elde ederken, bu yılın ikinci çeyreğinde 25,46 milyar dolar gelir sağladı. Şirket, bu yılın ilk çeyreğinde ise 21,7 milyar dolar gelir sağladı.

    Son OPEC anlaşmasına göre, Suudi Arabistan, geçen yıl mayıs ayından bu yana günde 8 ila 9 milyon varil petrol üretiyor. Aramco’nun mali istikrarı, Suudi Arabistan’ın istikrarı içinde büyük önem taşıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***