Etiket: BioNTech-Pfizer aşısı

  • BioNTech, mRNA tabanlı aşı üretimi için Afrika’ya konteyner fabrikalar gönderecek

    BioNTech, mRNA tabanlı aşı üretimi için Afrika’ya konteyner fabrikalar gönderecek


    Koronavirüse karşı ilk aşıyı Pfizer ile geliştiren Alman biyoteknoloji firması BioNTech, Afrika’da mRNA tabanlı aşıların üretimi için nakliye konteynerlerinden yapılan aşı fabrikası geliştirdi.

    BioNTech’in Almanya’nın Marburg kentinde geliştrdiği ve Afrika’da mRNA tabanlı aşıların üretimi için gerekli olan ekipmanla donatılan “nakliye konteynerleri”nin tanıtımına Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ile Senegal, Gana ve Ruanda devlet başkanları da katıldı.

    BioNTech yetkilileri, tanıtımda, toplamda 6 adet 40’lık konteynerden oluşan sistemin “BioNTainer” olarak adlandırıldığını dile getirdi.

    Sistemin gelecekte kolaylıkla genişletilebileceği ve kullanıma sunulduğunda Afrika’da yaygın olarak görülen sıtma veya tüberküloz gibi diğer hastalıklara karşı mRNA tabanlı aşı üretmek üzere ayarlanabileceği belirtildi.

    BioNTech, başlangıçta konteyner tesisleri personel sağlayarak yönetecek, daha sonra bağımsız çalışmayı temin etmek için bilgi birikimini yerel ortaklara aktaracak.

    Afrika’da mRNA üretim tesisi üzerindeki çalışmalara 2022’nin ortalarında başlanacak ve Alman şirketin ilk konteyner fabrika modülü Senegal ve Ruanda’ya yılın ikinci yarısında ulaştırılacak.

    Tesislerde üretilecek aşıların Afrika ülkelerinde kar amacı olmadan düşük fiyatla satılması bekleniyor.

    Yüksek kar açıklayan BioNTech, yoksul ülkelerde üretim için Covid-19 aşı patentlerini askıya almaya karşı olması nedeniyle eleştirilerin odağında bulunuyordu.

    Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Afrika’da nüfusun sadece yüzde11’i Covid-19’a karşı aşılanmış durumda.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BioNTech/Pfizer: Omicron varyantına özel aşı için denemelere başladık

    BioNTech/Pfizer: Omicron varyantına özel aşı için denemelere başladık


    Amerikan ilaç şirketi Pfizer ile Alman biyoteknoloji firması BioNTech’in, Covid-19 Omicron varyantına özel aşı için denemelere başladığı bildirildi.

    BioNTech/Pfizer’dan yapılan açıklamada, 18 ila 55 yaş arasındaki sağlıklı yetişkinlerde Omicron özel aşı adayının “güvenliğini, tolere edilebilirliğini ve immünojenisitesini” değerlendirmek için klinik çalışmanın bugün başladığı belirtildi.

    Açıklamada görüşlerine yer verilen BioNTech Üst Yöneticisi (CEO) ve Kurucu Ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin, Covid-19 aşılarının, Omicron varyantının neden olduğu ciddi hastalıklara karşı güçlü koruma sağlamaya devam ettiğini belirterek, “Bu çalışma, daha önceki Covid-19 varyantlarda olduğu gibi Omicron varyantına karşı ancak daha uzun koruma süresiyle benzer bir koruma düzeyi sağlayan varyant tabanlı bir aşı geliştirmeye yönelik bilime dayalı yaklaşımımızın bir parçası.” ifadesini kullandı.

    Şirketlerin daha önce 2022’de 4 milyar doz Covid-19 aşısı üretmeyi planladığı hatırlatılarak, Omicron varyantına yönelik bir aşıya ihtiyaç duyulması halinde bunun değişmesinin beklenmediği kaydedilirken; klinik çalışmaya, 1.420 kişilik test grubunun katılacağı bilgisi paylaşıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Covid-19: Üretici şirketler yan etki kaynaklı tazminat riski yüzünden mültecilere aşı sağlamıyor

    Covid-19: Üretici şirketler yan etki kaynaklı tazminat riski yüzünden mültecilere aşı sağlamıyor


    Covid-19 aşısı üreten bazı şirketlerin ürünlerinin yan etkilerinden kaynaklanan yasal risklerden endişe duyduğu için mültecileri program dışında tuttuğu belirtildi.

    Küresel Aşı İttifakı İnisiyatifi’nin (Gavi) belgelerinde çok az sayıda şirketin bu riski göze alarak mülteciler için oluşturulan bölgelere aşı sağladığı kaydedildi.

    Gavi, küresel program Covax’ın mülteciler ve afetlerden etkilenen insanlar için oluşturduğu ‘insani yardım bölgeleri’nde aşıdan kaynaklı tazminat mekanizmasının olmadığına dikkat çekti.

    Gavi, esas olarak yasal kaygılar nedeniyle, şu ana kadar bu ‘bölgeden’ 2 milyondan az doz gönderildiğini söylüyor. Belgelerde belirtilen Birleşmiş Milletler verilerine göre ise yaklaşık 167 milyon insan ulusal programlardan dışlanma riskiyle karşı karşıya.

    Reuters’e konuşan bir Gavi sözcüsü, aşı üreticilerinin yasal riskleri üstlenme konusundaki isteksizliğinin mültecilere aşı sağlama girişimlerinde “büyük bir engel” olduğunu söyledi.

    Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) Küresel Aşılama Koordinatörü Mireille Lembwadio, göçmenlerle ilgili, “Onları aşısız bırakmak, virüsün ve çeşitlerinin dünyaya yayılmasına neden olabilir” dedi.

    “Ülkeler tazminat ödemekle yükümlü”

    Birleşmiş Milletler, birçok Covid-19 aşı üreticisinin, aşıların bir sonucu olarak bireylerin maruz kaldığı olumsuz olaylar için ülkelerin kendilerini tazmin etmesini şart koştuğunu söyledi.

    Ancak hükümetlerin kontrolde olmadığı yerde, bunun mümkün olmadığı biliniyor. Bu durumdan en çok etkilenenler Myanmar, Afganistan ve Etiyopya krizleri nedeniyle yerinden edilenler gibi ulusal hükümetlerin aşılama programlarının erişiminden yararlanamayan insanlar.

    Covax’ı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile birlikte işleten Gavi, başta STK’lar olmak üzere doz başvurusunda bulunanların yasal risklere katlanamayacakları durumlarda, bu stoktan teslimatların ancak aşı üreticilerinin sorumluluğu kabul etmesi halinde yapılabileceğini söylüyor.

    Gavi personelinin kasım ayı sonunda başlayacak bir yönetim kurulu toplantısı için yazdığı Reuters’in gördüğü belgelere göre, bu koşullar altında bunu yapmaya istekli olan şirketler programın aşılarının yalnızca küçük bir kısmını sağlıyor.

    Gavi, Covax dozlarının üçte ikisinden fazlasının Pfizer ve ortağı BioNTech, AstraZeneca ve Moderna’dan geldiğini söylüyor. Moderna bu konuyla ilgili yorum talebini geri çevirdi. AstraZeneca ve Pfizer, Gavi ile görüştüklerini ancak daha fazla yorum yapmaktan kaçındıklarını ifade etti. Bu üç şirket dozları daha yoksul ülkelere nispeten düşük fiyatlarla sunmaya kararlı olduklarını kaydetti.

    Çinli şirketler yasal riskleri üstleniyor

    Gavi belgelerine göre, tüm firmalar yasal sorumluluğu kabul etmedikçe, “bazı topluluklar için aşılara erişim sorun olmaya devam edecek” ve yeni krizlerin yerinden edilmiş nüfusları kapsayacak ek talep yaratacak.

    Öte yandan üç Çinli ilaç üreticisi SinoVac Biotech Ltd, Sinopharm Group Co. Ltd ve Clover Biopharmaceuticals, aşıları anılan bölgelerde yapılmasından doğacak yasal riskleri üstlenmeyi kabul etti.

    Uluslararası İlaç Üreticileri ve Dernekleri Federasyonu (IFPMA), şirketlerin yasal riskleri alabileceklerini ancak bazı firmaların aşıların nerede ve nasıl kullanılacağını tam olarak bilmeden bunu yapamayacaklarını düşündüklerini kaydetti.

    Avrupa İlaç Sanayi ve Dernekleri Federasyonu (EFPIA) mülteci kamplarında aşıların güvenlik açısından sürekli olarak izlenmesinin zor olacağını söyledi.

    “İlgisiz olanlar da aşıları suçlayabilir”

    İnsanların, konuyla ilgisiz olsalar bile sonradan ortaya çıkan sorunlar için aşıları suçlayabileceklerinden endişe ediliyor.

    Bir kaynak Reuters’e, “Bu, daha sonra aşının güvenliği ve etkinliğinin kamuoyu önünde sorgulanacağı davaların sayısında artışa yol açabilir” dedi. Kaynak, bunun da aşılara karşı şüphenin artmasına yol açabileceği ve pandemiden daha yavaş bir iyileşmeye neden olabileceğini ifade etti.

    Uluslararası Göç Örgütü’ne (IOM) göre 100’den fazla ulusal hükümet, yerinden edilmiş tüm insanlara mümkünse topraklarında aşı sunmaya söz verdi. Ancak BM örgütü, idari veya kültürel engeller nedeniyle göçmenlerin ve mültecilerin genellikle bu tür planlardan etkin bir şekilde dışlandığını söylüyor. IOM’ye göre, en az 40 ülke henüz düzensiz göçmenleri aşı programlarına dahil etmedi.

    Aşılar çok kısa sürede üretildi

    EFPIA, aşı üreticilerinin yasal endişesinin, Covid aşılarını geliştirme çabalarının ‘benzeri görülmemiş hızından’ kaynaklandığını söyledi.

    Kısa dönemde aşı geliştirilmesinden dolayı bazı yan etkiler ortaya çıktı. Onlardan biri AstraZeneca aşısını alanların bazılarında nadir görülen bir kan pıhtılaşma durumu.

    Bu noktada birçok hükümet ve uluslararası kuruluş, mağdurlara tazminat ödemek ve uzun davalardan kaçınmak için tazminat planları oluşturdu. ABD tarafından başlatılan bir acil durum yasası, ilaç şirketlerine ülkede kullandıkları Covid-19 aşılarının yan etkilerine karşı, “kasıtlı suistimal” durumları dışında yasal dokunulmazlık sağlıyor.

    Georgetown Üniversitesi’nden Profesör John T. Monahan, “Aşı üreticileri hemen hemen her ortamda yasal riskleri en aza indirmeye çalışıyorlar. Altın standart, davalara karşı tam dokunulmazlıktır” dedi.

    Bugüne kadar 5 milyondan fazla insanı öldüren pandeminin yaklaşık iki yılında, düşük gelirli ülkelerdeki insanların sadece yaklaşık yüzde 7’si bir doz Covid-19 aşısı oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Araştırma | İki doz Pfizer ve Sinovac aşısı Omicron varyantına ‘etkili seviyede’ koruma sağlamıyor

    Araştırma | İki doz Pfizer ve Sinovac aşısı Omicron varyantına ‘etkili seviyede’ koruma sağlamıyor


    Hong Kong’da yapılan bir araştırmaya göre, iki doz Pfizer ve Sinovac aşısı, Omicron varyantına karşı ‘etkili seviyede’ koruma sağlamıyor

    Hong Kong Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, hızla yayılan varyanta karşı bireylere Pfizer-BioNTech ve Sinovac aşılarından vakit geçirmeden üçüncü doz olmaları çağrısında bulundu.

    Araştırmada, iki doz Sinovac aşısı olmuş 25 kişinin hiçbirinde Omicron varyantına karşı yeterli koruma olmadığı ortaya çıktı.

    Aynı araştırma iki doz Pfizer-BioNTech aşısı olmuş 25 kişi üzerinde yapıldığında ise bunlar içinde sadece 5 kişinin Omicron varyantına karşı yeterli korumaya sahip olduğu görüldü. Araştırmaya göre bu iki doz aşının etkisinin Omicron varyantına karşı yüzde 20 ila 24 düştüğü görüldü.

    Kısa zamanda 3. doz aşı olun çağrısı

    Bu iki aşıdan da iki doz olanların yeni varyanta karşı yeterli antikorları olmadığı tespitinde bulunulan araştırmada, bireylere mutlaka en kısa zamanda 3. doz aşı olmaları çağrısı yapıldı.

    Geçen hafta söz konusu iki şirket yaptıkları açıklamada, üçüncü doz aşının etkisini artırdığını duyurmuştu.

    Omicronun ilk tespit edildiği Güney Afrika’da yapılan ve dün kamuoyu ile paylaşılan bir araştırmada, hiç aşı olmayanlara oranla Pfizer-BioNTech’in ürettiği aşının yüzde 33 koruma sağladığı aktarılmıştı.

    Yine aynı verilere göre, Pfizer aşıları hastaneye kaldırılmak zorunda kalınan ağır hastalıklara karşı yüzde 70 koruma sağlıyor. Aynı ülkede daha önce yapılan bir araştırma ise Pfizer aşısının Delta varyantına karşı yüzde 93 koruma sağladığını gösteriyordu.

    Konuyla ilgili araştırma sonucuna ilişkin Sinovac aşısını üreten Çinliler’den şu ana kadar bir açıklama gelmedi. Sinovac, piyasaya sunulan 2 milyar dozla şu ana kadar dünyada en fazla kullanılan aşıların başında geliyor.Türkiye ile birlikte, Brezilya, Filipinler ve Endonezya bu aşıyı en fazla kullananlar içinde yer alıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İki doz BionTech/Pfizer aşısı Omicron varyantına karşı hastaneye yatışta yüzde 70 koruma sağlıyor

    İki doz BionTech/Pfizer aşısı Omicron varyantına karşı hastaneye yatışta yüzde 70 koruma sağlıyor


    İki dozluk Pfizer/BioNTech aşısının Covid-19’un Omicron varyantı enfeksiyonuna karşı yüzde 33 koruma sağladığı, hastanaye yatışları ise yüzde 70 oranında azalttığı belirlendi.

    Güney Afrika’nın en büyük özel sigorta kuruluşu Discovery Health tarafından yapılan çalışmada koronavirüs testi pozitif çıkan 211 bin kişi incelendi.

    Bu kişilerin 78 bininde Omicron varyantı olduğu belirtiliyor ancak bu verinin resmi olarak teyit edilmemiş olması varyanta ilişkin kesin bulgulara hala ulaşılamadığı anlamına geliyor.

    Discovery’nin Güney Afrika’nın tıbbi araştırma konseyi ile birlikte yürüttüğü çalışma sonucunda iki doz Pfizer-BioNTech aşısının ağır hastalığa karşı yüzde 70, bulaşma riskine karşı da yüzde 33 koruma sağladığı ileri sürüldü.

    Yetişkinlerde ağır hastalık riski ilk dalgalara kıyasla daha düşük

    Araştırmada yeniden bulaşma riskinin koronavirüsün diğer dalgalarına karşı daha yüksek olduğu ancak yetişkinlerde ağır hastalık riskinin ülkede bu sene görülen ilk dalgaya kıyasla yüzde 29 daha düşük olduğu ifade ediliyor.

    Çocuklarda ise ağır hastalık riskinin mutlak görülme sayısının düşük olmasına rağmen ilk dalgaya kıyasla yüzde 20 daha yüksek olduğuna işaret ediliyor.

    Discovery’den yapılan açıklamada araştırma sonuçlarını öncü olarak değerlendirilmesi gerektiği uyarısında bulunuldu.

    Çalışma, hastaneye yatış noktasındaki korumanın 18 ila 79 yaş arasındaki kişilerde her yaşta benzer düzeyde olduğunu ancak yaşlılar için biraz daha düşük koruma seviyelerinin bulunduğunun, 60 ila 69 yaşlarındaki kişilerde yüzde 67 ve 70 yaşındaki kişilerde yüzde 60 olduğunu gösteriyor.

    Çalışma ayrıca şunları da buldu:

    • Omicron, daha yüksek yeniden enfeksiyon riski taşıyor. Daha önce Covid-19 geçirmiş kişiler için, omicron ile yeniden enfeksiyon riski, önceki varyantlardan önemli ölçüde daha yüksek.
    • Omicron’dan hastaneye yatış riski daha düşük. Omicron’a atfedilen Covid-19 teşhisi konan yetişkinler arasında hastaneye başvurular, Güney Afrika’nın aşılama durumuna göre ayarlandıktan sonra 2020’nin ortalarında yaşadığı Covid-19 dalgasına kıyasla yüzde 29 daha düşük.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BioNTech: Covid-19 aşısını gerekirse 6 haftada yeni varyanta göre geliştirebiliriz

    BioNTech: Covid-19 aşısını gerekirse 6 haftada yeni varyanta göre geliştirebiliriz


    Batı dünyasında en yaygın şekilde kullanılan Covid-19 aşısını geliştiren BioNTech, Güney Afrika’da tespit edilen yeni varyantla ilgili iki hafta içinde daha fazla veri gelmesini ve bu verilere göre mevcut aşı üzerinde yeniden çalışma gerekip gerekmediğini belirleyeceklerini açıkladı.

    Endişe kaynağı olan yeni varyantla ilgili aşıyı birlikte ürettiği Pfizer ile ortak bir açıklama yapan firma “Uzmanların endişelerini anlıyoruz ve B.1.1.529 varyantıyla ilgili araştırmalarımızı başlattık” dedi.

    En geç iki hafta içerisinde laboratuvar testlerinden daha fazla veri beklediklerini belirten firma, bu verilerle varyantın aşının sağladığı bağışıklıktan kaçtığının anlaşılması halinde bir ayarlama gerekip gerekmediğini tespit etmelerine yardımcı olacağını duyurdu.

    BioNTech, gerekmesi halinde aşılarını altı hafta içinde yeniden tasarlayabileceklerini ve ilk dozların 100 gün içinde hazır olabileceğini kaydetti.

    BioNTech’in hisseleri yüzde 7, Pfizer’ın hisseleri ise piyasa öncesi fiyatların yüzde 5’i oranında değer kazandı.

    Yeni versiyon çalışması yapılmıştı

    Pfizer ve BioNTech, Çin’in Vuhan eyaletinde ortaya çıkan koronavizürüs orijinal haline göre mRNA teknolojisiyle ürettikleri aşının Alfa ve Delta varyantlarına göre yeni versiyonlarını oluşturmuşlardı.

    Her ne kadar bu versiyonlar ticari olarak piyasaya sürülmemiş olsa da bu çalışmalar gelecekte yeniden aşı geliştirme çalışmasını hızlandırmak için bir rutin oluşturmak amacıyla yürütülmüştü.

    Omicron olarak adlandırılan yeni varyantla ilgili bir toplantı düzenleyen Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de mevcut Covid-19 aşılarının yeni varyanta karşı ne derece etkili olduğunun anlaşılması için birkaç haftaya gerek olduğunun altını çizdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Koronavirüse karşı 2 doz aşı yeterli mi? 3. doz ya da hatırlatma dozu için kim ne tavsiye ediyor?

    Koronavirüse karşı 2 doz aşı yeterli mi? 3. doz ya da hatırlatma dozu için kim ne tavsiye ediyor?


    Covid-19 aşılarının zamanla etkinliğini kaybetmesi ve Delta varyantı gibi daha tehlikeli ve bulaşıcı virüsler karşısında ABD ve İsrail gibi ülkelerde, yaşlı veya risk grubunda olanlara üçüncü doz güçlendirici aşı vurulmaya başlandı.

    Peki güçlendirici aşı dozları ne kadar gerekli? Neden bazı bilim insanları ve Dünya Sağlık Örgütü üçüncü doz aşının yaygınlaşmasına karşı çıkıyor?

    Araştırmalar ve veriler güçlendirici aşı hakkında ne diyor?

    ABD’li Pfizer ve Alman ortağı BioNTech şirketleri, başlangıçta semptomatik Covid-19 enfeksiyonuna karşı yüzde 90’ın üzerinde olduğu tahmin edilen aşılarının etkinliğinin zamanla azaldığını gösteren yeni araştırmalar sundu.

    Sonuç olarak, pandemi sırasında daha önce aşılanan kişilerin, özellikle hızla yayılan Delta varyantı karşısında daha savunmasız olduğu ortaya çıktı. İlaç üreticileri, 3. doz güçlendirici dozların iki doz aşılama tarafından üretilen antikorların azalan seviyelerini geri kazanmaya yardımcı olduğunu söyledi.

    Covid-19 aşısı üreten bir diğer ABD’li ilaç firması Moderna da bu hafta yaptığı açıklamada, 13 ay önce iki dozluk aşı yaptıranlarda, sekiz ay önce aşılananlara kıyasla daha yüksek enfeksiyon oranı olduğunu ifade etti. Yani Moderna aşısında da zamanla antikor seviyesi azalıyor.

    Pfizer: Her iki ayda aşının etkinliği yüzde 6 azalıyor

    Pfizer’in 30 bin kişilik klinik denemesinden elde edilen veriler, aşının etkinliğinin ikinci dozdan sonra her iki ayda bir yaklaşık yüzde 6 oranında azaldığını gösteriyor. Pfizer’in 300 katılımcıda ikinci bir deneme testi ise, üçüncü bir dozun, ikinciden daha iyi bir bağışıklık sağladığını gösterdi.

    ABD sağlık düzenleyicileri ayrıca, nüfusun çoğunluğunun Pfizer/BioNTech aşısını aldığı İsrail’den aşı etkinliği ve güçlendiricilere ilişkin verileri yakından izliyor. İsrail’de 12 yaş ve üstü herkese destekleyici 3’ncü doz aşı yaptırılıyor.

    İsrail’de 60 yaş üstü olanlara 3. doz aşı var

    İsrail Sağlık Bakanlığı bu hafta, 60 yaş ve üzeri 1,1 milyondan fazla insanın bir takviye dozu Pfizer aldığını ve bu gruptaki Covid-19 kaynaklı ciddi hastalıkların yanı sıra genel enfeksiyonlarda düşüşe yol açtığını gösteren verileri duyurdu. Araştırmacılar destekleyici dozun aşı etkinliğini yüzde 95’e geri yükseltebileceğini öne sürüyor.

    Ayrıca, ABD ve İsrail’deki bazı sağlık yetkilileri, ciddi hastalıkları önlemenin yanı sıra, birçok ülkede enfeksiyon oranlarının arttığı bir zamanda takviye dozlarının koronavirüsün bulaşmasını azaltmaya yardımcı olabileceğini savunuyor.

    Güçlendirici aşı dozuna gelen eleştiriler

    Pek çok aşı uzmanı, şu ana kadarki verilerin yalnızca yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde güçlendiricilere ihtiyaç olduğunu gösterdiğini söylüyor. Hatta ABD, üçüncü doz aşı planını açıkladığında FDA’da görev yapan iki bilim insanı istifa etti.

    İsrail Sağlık Bakanlığı’nın bir raporu, 50-59 ve 40-49 yaşları arasındakilere kıyasla, 60 yaş üstü aşılı kişilerde ciddi bulaşıcı enfeksiyon riskinin çok daha yüksek olduğunu gösteriyor.

    ABD’deki diğer araştırmalar, iki doz aşının 65 yaşın altındaki yetişkinlerde ciddi hastalık ve ölümlere karşı oldukça koruyucu olduğunu gösteriyor.

    Ayrıca ünlü bilim dergilerinden The Lancet’te yayınlanan ve DSÖ’ye bağlı araştırmacıların da katıldığı çalışmaya göre, Covid-19’un daha şiddetli çeşitlerine karşı iki doz aşının yeterli olduğu belirtildi.

    Lancet’in araştırmasının vardığı sonuca göre varyantlar aşıların sağladığı bağışıklığı aşacak kadar gelişmiş durumda değil.

    Çalışmanın yazarları varyantların bu bağışıklığı aşması durumunda üçüncü doz aşılar yerine bu varyantlara karşı hazırlanmış aşı çeşitlerinin kullanılmasının daha doğru olduğunu belirtiyor.

    Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya dahil olmak üzere bazı ülkeler, yaşlı yetişkinler ve diğer yüksek riskli gruplar için şimdiye kadar sınırlı sayıda 3’ncü doz aşı vurdu. Bunu genel topluma yayma gibi bir öncelik bulunmuyor.

    DSÖ’den uyarı: Dünyada aşı olamayan çok insan var

    Bir diğer eleştiri noktası ise, dünya genelindeki aşılanma sorunu. Dünya Sağlık Örgütü, ABD ve diğer zengin ülkelere, takviye aşıları teklif etmeyi bırakmaları ve bu dozları, dünya çapında henüz ilk dozlarını almayan birçok insanı aşılamaya yardımcı olmak için kullanmaları için defalarca çağrıda bulundu. Ancak bu konuda herhangi bir olumlu yanıt alamadı.

    Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus da sene sonuna ülkelere ek doz aşı yapmamaları çağrısında bulundu.

    Birleşmiş Milletler’e bağlı örgüt, ay sonuna kadar her ülkenin nüfusunun en az yüzde 10’unu, sene sonuna kadar da en az yüzde 40’ını aşılamasını hedefliyor. Gelecek senenin ortasına kadar bu oranın ise yüzde 70’e ulaşması planlanıyor. Bununla birlikte Tedros yüzde 10’luk hedefe düşük gelirli bir ülkenin bile henüz ulaşamadığının altını çiziyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pfizer’ın Covid-19 aşısının test fazında ihmal iddiası: Aşının etkinliği olumsuz etkilenir mi?

    Pfizer’ın Covid-19 aşısının test fazında ihmal iddiası: Aşının etkinliği olumsuz etkilenir mi?


    Pfizer-BioNTech tarafından üretilen dünyanın ilk Covid-19 aşısının test aşamasında bazı düzensizlikler yaşandığı iddia edildi.

    Dünyanın en çok okunan tıp dergilerinden “British Medical Journal”da (BMJ) 2 Kasım’da yayınlanan bir makalede, Pfizer’ın aşı testleri için kullandığı Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) şirketlerden Ventavia’nın test protokolünde “ihmalkarlıklarda” bulunduğu belirtildi.

    Dünya genelinde Pfizer’ın çalıştığı 153 test şirketinden biri olan Ventavia’nın 44 bini aşkın gönüllünün sadece yüzde 2’sinin testlerini yaptığı, bu sebeple de aşının etkinliği konusunda bu ihmallere rağmen bir risk bulunmadığı düşünülüyor.

    Suçlamalar neler?

    BMJ’deki makaleye göre 2020 sonbaharında Teksas’ta bulunan Ventavia’da test protokollerindeki ihmaller şirket çalışanı Brook Jackson tarafından yönetime bildirildi. Jackson’a göre klinik testler yapılırken “acele” edildiği, bu nedenle de verilerin kesnliğinin ve hasta güvenliğinin tehlikeye sokulduğu ileri sürüldü.

    Jackson, aşı olmuş gönüllülerin ve olumsuz sonuçların takibinde ihmallerin ve protokolün tam olarak takip edilmediği durumların rapor edilmediğini ifade etti.

    Şirket çalışanı ayrıca, aşıların uygun olmayan sıcaklıklarda saklandığını ve laboratuvar eşantiyonlarının yanlış etiketlendiğini de ileri sürdü.

    Bu etiketleme sorununun yarattığı en büyük tehlikenin ise “çift kör deneyi” olarak adlandırılan süreçte hatalara neden olması. Zira bu süreçte doktor ve gönüllü aşının gerçek mi yoksa plasebo mu olduğunu bilmiyor. Fakat etiketlemedeki hataların sonuçların objektif olmasında sorunlara neden oluyor.

    Brook Jackson bu konularda Ventavia’yı birçok defa uyardığını fakat yönetimden hiçbir yanıt alamadığını belirtiyor. Amerikan İlaç Ajansı’nı bilgilendirdiği gün ise işine son verildiğini söylüyor.

    Makalade isminin açıklanmasını istemeyen diğer bir Ventavia çalışanı da sorunlar hakkında yönetimi bilgilendirmesinin ardından Pfizer’ın liderliğinde bir heyet oluşturulduğunu fakat çocuk, ergen ve hamilelerin aşılanması ile üçüncü doz konusunda yeni testler için şirketin görevlendirildiğini belirtti.

    Ventavia’daki hatalar aşının etkinlik sonuçlarını etkiler mi?

    Pfizer tarafından geliştirilen Covid-19’a karşı klinik aşı testleri, dünya genelinde 153 laboratuvarda yürütülüyor.

    Laboratuvarların bulunduğu ülkeler arasında ABD, Almanya, Türkiye, Güney Afrika, Brezilya ve Arjantin bulunuyor.

    Bu 153 merkezden üçü Ventavia’nın sorumluluğunda bulunuyordu. Bu yerleşkelerde dünya genelindeki toplam 44 bin katılımcıdan bini test edildi. Bu da katılımcıların yüzde 2,3’üne denk geliyor.

    Uzmanlar bu oranın düşük olduğu, bu yüzden de Pfizer’ın aşısının etkinlik sonuçlarını etkilemeyeceği görüşünde. Fakat bu küçük çaplı “skandalın” son günlerde sosyal ağlarda dolaşan #Pfizergate örneğinde olduğu gibi komplo teorisyenleri tarafından araçsallaştırılmasından endişe duyuluyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’de Sputnik Light aşısının acil kullanım onayı için Sağlık Bakanlığı’na başvuru yapıldı

    Türkiye’de Sputnik Light aşısının acil kullanım onayı için Sağlık Bakanlığı’na başvuru yapıldı


    Türk İlaç ve Serum Sanayi, Rusya’nın Covid-19’a karşı geliştirdiği yeni aşısı Sputnik Light’a acil kullanım onayı almak için Sağlık Bakanlığı’na başvuruda bulundu.

    Rusya, Aralık 2020’de “dünyada acil kullanım onayı alan ilk Covid-19 aşısı” olan Sputnik V’den sonra geçtiğimiz mayıs ayı ortalarında tek dozda yapılan “Sputnik Light” aşısını dünyaya tanıtmıştı.

    Henüz Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) onaylamadığı Sputnik V aşısı daha önce Türkiye’de acil kullanım onayı almıştı.

    Geçtiğimiz hafta Sputnik Light’ın Türkiye’deki tek temsilcisi olarak seçildiğini açıklayan Türk İlaç ve Serum Sanayi yaptığı açıklamada, “Sputnik V için acil kullanım onayı alan firmamız, şimdi de ‘Sputnik Light’ı ülkemize kazandırmak için müracaat edecektir.” ifadelerini kullandı.

    Rusya tarafından geliştirilen ve her iki dozu farklı içerikte olan Sputnik V aşısına Türkiye’deki Sağlık Bakanlığı Nisan 2021’de acil kullanım onayı vermiş ancak, aşıların ikinci dozları tedarik edilemediği için kullanıma girmemişti. Türkiye bugüne kadar 400 bin doz Sputnik V aşısı satın almıştı.

    Rusya, Covid-19’a karşı geçtiğimiz temmuz ayı başında, Sputnik V ile tek dozlu Sputnik Light aşılarını kullanarak yani bir aşılama kampanyası başlatmıştı. Diğer Avrupa ülkelerine göre aşılama oranı düşük olan Rusya, yaz mevsiminde günlük 800-900’lara varan can kayıplarıyla salgın döneminin en ağır kayıplarını yaşamıştı.

    Sputnik V aşısı henüz Avrupa İlaç Ajansı’nın onayını almış değil. Dünya Sağlık Örgütü, geçtiğimiz günlerde üretimde yapılan ihlalleri gerekçe göstererek onay sürecini askıya aldığını duyurmuştu.

    ABD’den Sputnik V aşısı olanlara seyahat yasağı

    Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri geçtiğimiz hafta uluslararası seyahatlere uyguladığı koronavirüs kısıtlamalarını gevşeteceğini açıkladı. Buna göre kasım ayında yürürlüğe girecek uygulamada, Rus yapımı Sputnik V geçerli aşılardan sayılmayacak.

    İki doz Sputnik V aşısı olanlar kendilerini Covid-19’a karşı bağışıklık kazanmış olarak görseler de ABD’ye girişlerine izin verilmeyecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pfizer, Covid-19 hapı üzerinde çalışmaya başladıklarını duyurdu

    Pfizer, Covid-19 hapı üzerinde çalışmaya başladıklarını duyurdu


    Pfizer’dan yapılan açıklamada, Covid-19 virüsüne maruz kalanlar arasında enfeksiyonunun önlenmesi için araştırma amaçlı oral antiviral ilacın test edildiği açıklandı.

    Bu konuda büyük bir çalışma başlattığını söyleyen firma ağızdan alınacak bir hap geliştirmeye çalışan tek ilaç şirketi değil. ABD merkezli Merck&Co ve İsviçreli Roche şirketleri de COVID-19 için kolay bir antiviral hap geliştirmek için yarışıyor.

    PF-07321332

    Oldukça ilerlemiş seviyede olan çalışmaca Pfizer’in PF-07321332 olarak isimlendirdiği ilaç test edilecek. Semptomatik Covid-19 enfeksiyonu olan bir bireyle aynı evde yaşayan 18 yaş ve üstü 2 bin 660 sağlıklı yetişkinin katılımcı olduğu bu testi sonuçlarının yakında açıklanması bekleniyor.

    Denemede, koronavirüsün çoğalması için gerekli olan önemli bir enzimin aktivitesini bloke etmek üzere tasarlanan PF-07321332, HIV enfeksiyonu için kombinasyon tedavilerinde yaygın olarak kullanılan eski bir ilaç olan düşük dozda ‘Ritonavir’ ile birlikte uygulanıyor.

    Bugüne kadar Gilead Sciences firmasınınn intravenöz ilacı olan ‘Remdesivir’, Amerika Birleşik Devletleri’nde Covid-19 için onaylanmış olan tek antiviral tedavi durumunda.

    Molnupiravir testleri

    Merck ve ortağı Ridgeback Biotherapy de kısa süre önce Covid-19 enfeksiyonunun önlenmesine yönelik deneysel ilaçları ‘Molnupiravir’in ileri aşamada bir denemesini başlattı.

    Molnupiravir’in ayrıca hastaneye yatmayan vakalarda hastaneye sevk edilme veya ölüm riskini azaltıp azaltmadığı da incelenecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***