Etiket: Başörtüsü

  • İlahiyatçı Emine Yücel’den Şok Karar: Canlı Yayında Başörtüsünü Çıkardı

    İlahiyatçı Emine Yücel’den Şok Karar: Canlı Yayında Başörtüsünü Çıkardı


    İlahiyatçı ve Toplumsal Esenlik Derneği üyesi Emine Yücel, sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği canlı yayında dikkat çekici bir eyleme imza attı. Sokak köpeklerinin toplatılmasına ilişkin yasaya tepki olarak başörtüsünü çıkaran Yücel, bu kararının kalıcı olduğunu ve bir daha başörtüsü takmayacağını açıkladı. Yücel, canlı yayında yaptığı açıklamada, başörtüsüne bazı kesimlerce aşırı anlam yüklendiğini ve bu durumun küresel güçler tarafından manipüle edildiğini belirtti.

    ‘BAŞÖRTÜMÜZÜ ALGI YÖNETİMİNDE KULLANIYORLAR’

    “İslam’ın başka hiçbir prensibine yüklenmeyen bir önem, değer, misyon atfediliyor başörtüsüne. Bu atfedilen misyonun sebebiyle de küresel emperyalizm en çok da bizim dini duygularımızla beraber başörtümüzü algı yönetiminde kullanıyor” diyerek kararının gerekçesini çarpıcı sözlerle ifade etti.

    Eylemini geçen yıl sokak hayvanları yasası çıktığında planladığını ancak geniş çaplı bir miting düzenlenemediği için ertelediğini belirten Yücel, “Bu eylemi geçen yıl yapmak istemiştim fakat büyük bir miting hazırlanamadı. Sonrasında bone kullanarak bir yenilenme yapmıştım. Bugün de artık tamamen bırakıyorum” dedi.

    CEMİL KILIÇ’TAN DESTEK

    Yücel’in bu çıkışı, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. İlahiyatçı Cemil Kılıç, Yücel’e destek vererek, “Emine Hocam, Atatürkçü ve Türk ulusçusudur” yorumunda bulundu. Daha önce benzer bir şekilde başörtüsünü çıkaran aktivist Berrin Sönmez’in de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın cuma hutbelerine tepki olarak bu kararı aldığı biliniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • KKTC’de Liselerde Başörtüsü Serbest Bırakıldı

    KKTC’de Liselerde Başörtüsü Serbest Bırakıldı


    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC), geçtiğimiz ay bir öğrencinin başörtüsü nedeniyle İrsen Küçük Ortaokulu’na alınmaması üzerine başlayan tartışmalar sonrasında, hükümet önceki tüzüğü değiştirme kararı almış; ancak gelen tepkiler üzerine düzenleme geri çekilmişti. Şimdi ise daha kapsamlı bir düzenlemeyle başörtüsüne yeniden yasal çerçevede onay verildi.

    Lise öğrencilerinin inançları gereği başörtüsü takabilmesinin önünü açan disiplin tüzüğü değişikliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan değişiklikle birlikte ortaöğretim kurumlarındaki kılık kıyafet kuralları yeniden düzenlendi.

    Yeni düzenlemeye göre, lise düzeyindeki öğrenciler okul üniformasını kapatmamak koşuluyla inançlarına uygun kıyafetleri giyebilecek. Tüzük ile lise öğrencilerinin inançları gereği başlarını örtmesi serbest bırakıldı.

    Öte yandan, ilahiyat eğitimi veren Hala Sultan Koleji’ne özel bir madde de yer aldı. Bu okuldaki kıyafet düzenlemesi okul yönetimi tarafından belirlenecek ve Milli Eğitim Bakanlığı’na sunulacak. Son karar ise Bakanlık tarafından verilecek.

    ORTAOKULDA SÖZ YÖNETİMDE

    Ortaokullarda ise üniforma belirleme ve başörtüsü gibi inanca dayalı kıyafetler konusunda karar yetkisi tamamen okul yönetimlerine bırakıldı.

    Milli Eğitim Bakanlığı, söz konusu değişiklikle ilgili olarak tüm okullara ve sendikalara genelge gönderdi. Genelgede, kıyafetlerin öğrencinin yüzünü, kimliğini veya iletişimini engellemeyecek şekilde sade olması gerektiği vurgulandı. Peçe, burka ve nikab gibi yüzü tamamen kapatan kıyafetlerin ise eğitim ortamında yasak olduğu bildirildi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 500’den Fazla Kişi Hayatını Kaybetmişti: İran Hükümeti Tesettür Yasa Tasarısı’nı Geri Çekti

    500’den Fazla Kişi Hayatını Kaybetmişti: İran Hükümeti Tesettür Yasa Tasarısı’nı Geri Çekti


    İran’ın resmi haber ajansı IRNA’ya konuşan İran Meclisi Divan Heyeti Üyesi Ali Rıza Selimi, tartışmalara neden olan yasa tasarısına ilişkin bilgi verdi. Selimi “Bu tasarı önceki hükümet (İbrahim Reisi hükümeti) tarafından gönderilmişti. Bugün Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreterliği, bu yasanın ilan sürecinin durdurulmasını talep etmiştir. Bunun yerine hükümet tarafından revize edilmiş tasarının meclise sunulacağı belirtilmiştir” ifadelerini kullandı.

    Bir süredir İran Meclisi ile Anayasayı Koruyucular Konseyi arasında görüşülen ve “Tesettür Yasası” olarak bilinen “aileyi desteklemek için iffet ve tesettür kültürünün teşviki” kanununun 13 Aralık’ta yürürlüğe girmesi bekleniyordu.

    Ülkedeki reformistler yasa taslağına tepki göstermiş, hükümetin başındaki reformist siyasetçi Mesud Pezeşkiyan’dan söz konusu yasanın önüne geçilmesini istemişlerdi.

    TASARI NELERİ İÇERİYOR?

    Muhafazakar İbrahim Reisi hükümeti döneminde hazırlanan kanun 72 maddeden oluşurken, yasaya riayet etmeyen kadınlara 71 dolar ile yaklaşık 2 bin 350 dolar arasında değişen para cezaları verilecek.

    Para cezasını 10 gün içinde ödemeyenlere, devlet daireleri ve bankalarda hizmet verilmeyecek, pasaport, araç ruhsatı ve ehliyet de alamayacaklar.

    ZORUNLU TESETTÜRE TEPKİLER

    İran’da zorunlu başörtüsü kuralını ihlal gerekçesiyle 13 Eylül 2022’de gözaltına alınan Mahsa Emini’nin polis nezaretinde hayatını kaybetmesiyle başlayan gösteriler yaklaşık 4 ay sürmüş ve 500’den fazla kişi hayatını kaybetmişti.

    Olayların yatışmasından bir süre sonra Tahran gibi metropol kentlerde bazı kadınların kamuya açık alanlar, alışveriş merkezleri, kafe, banka, okul ve sokaklarda başörtüsüne riayet etmediği gözlenmiş, bu durum ülkedeki radikal muhafazakar siyasetçilerin tepkisine yol açmıştı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa Adalet Divanı: AB’de kamu kurumları başörtüsü yasağı uygulayabilir

    Avrupa Adalet Divanı: AB’de kamu kurumları başörtüsü yasağı uygulayabilir


    Avrupa Adalet Divanı, “bir kamu kurumunun, kendi bünyesinde tarafsız bir idari ortam oluşturmak amacıyla çalışanlarına dayattığı tarafsızlık politikasının, meşru bir amaçla nesnel olarak haklı görülebileceğine” hükmetti.

    REKLAM

    Avrupa Birliği’nin en yüksek hukuk mercii konumundaki Avrupa Adalet Divanı, AB üyesi ülkelerde kamu kurumlarının, çalışanların iş yerlerinde başörtüsü gibi dini inancı simgeleyen nesneleri takmasını yasaklayabileceğine hükmetti. 

    Belçika’nın doğusundaki Liege kentine bağlı Ans Belediyesi’nin bir kadın çalışanına iş yerinde başörtüsü takamayacağını bildirmesi üzerine ilgili çalışan konuyu mahkemeye intikal ettirmişti. 

    Ancak kadın çalışanın ‘dini özgürlüğünün ihlali’ ve ‘ayrımcılık’ gerekçesiyle başvurduğu Liege İş Mahkemesi bu konuda hüküm veremedi. 

    Bunun üzerine konu Avrupa Adalet Divanı’na taşındı. 

    Bu arada belediye istihdam koşullarını değiştirerek, çalışanlarının dini veya ideolojik inançlarına dair açık işaretler taşımamak suretiyle tarafsızlık sergilemelerini zorunlu kıldı.

    AB Avrupa Adalet Divanı, “bir kamu kurumunun, kendi bünyesinde tarafsız bir idari ortam oluşturmak amacıyla çalışanlarına dayattığı tarafsızlık politikasının, meşru bir amaçla nesnel olarak haklı görülebileceği” yönünde karar verdi. 

    Ayrıca mahkeme, başka bir kamu idaresinin, genel ve ayrım gözetmeyecek bir şekilde, görünür inanç işaretlerinin takılmasına izin vermeye karar vermesi halinde de haklı olabileceğini kaydetti. 

    Mahkemenin kararında her AB üyesi devletin ve devlete bağlı idarelerin iş yerlerinde teşvik etmeyi amaçladıkları kamu hizmetinin tarafsızlığını tasarlama konusunda takdir yetkisine sahip olduğu belirtildi. 

    Kararda, “Ancak bu hedefe tutarlı ve sistematik şekilde ulaşılmalı. Hedefe ulaşmak için benimsenen önlemler, kesinlikle ‘gerekli’ olanlarla sınırlı kalmalı. Bu gerekliliklere uyulduğunun doğrulanması ise ulusal mahkemelerin görevidir.” denildi. 

    Mahkeme, söz konusu kararının, halkla temas halinde olmayanlar için de geçerli olduğunu bildirdi. 

    Avrupa Adalet Divanı daha önce özel kurum ve kuruluşlarla ilgili çokça karar vermiş olsa da bu, kamu kurumlarına yönelik ilk olma özelliği taşıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa Eğitim Bakanı: Okulda abaya giymek yasak

    Fransa Eğitim Bakanı: Okulda abaya giymek yasak


    Fransa Eğitim Bakanı Gabriel Attal, 4 Eylül’den itibaren okullarda abaya giymenin yasak olacağını söyledi. Muhalefetteki Boyun Eğmeyen Fransa’dan Clementine Autain, kararı ‘kıyafet polisliği’ olarak nitelendirdi.

    Fransa Eğitim Bakanı Gabriel Attal, ülkenin katı laik eğitim yasalarını ihlal ettiği gerekçesiyle bazı Müslüman kadınların giydiği geleneksel kuzey Afrika/Arap kıyafeti abayaları okullarda yasaklayacaklarını söyledi.

    REKLAM

    “Bir sınıfa girdiğinizde, öğrencilerin dinini onlara bakarak tespit edememelisiniz” diyen Attal, 4 Eylül’den itibaren “okulda abaya giymek mümkün olmayacak” dedi.

    TF1 televizyonuna konuşan Attal, ülke çapında derslerin başlaması öncesinde okul müdürlerine “ulusal düzeyde net kurallar” vereceğini kaydetti. 

    34 yaşındaki Eğitim Bakanı, “Laiklik, okul aracılığıyla kendini özgürleştirme özgürlüğü demektir” dedi. 

    Ülkeden son aylarda yapılan tartışmalarda sağ ve aşırı sağ partiler, solun sivil özgürlükleri ihlal edeceğini savunduğu yasağın uygulanması için bastırdı. 

    Fransa’da Mart 2004’te yasayla, okullarda “öğrencilerin görünürde dini bir aidiyet gösteren sembol veya kıyafet giymesi ve taşınması” yasaklandı.

    Eğitim Bakanlığı uzun ve bol giysi olan abayalarla ilgili geçen yıl kasım ayında bir genelge yayınladı. 

    Genelgede abaya “dini bir aidiyeti açıkça gösterecek şekilde giyilmesi” halinde yasaklanabilecek bir grup kıyafetten biri olarak tanımlandı. Genelgede bandanalar ve uzun etekler de aynı kategoriye koyuldu. 

    Attal’ın selefi düzenlemeye karşı çıktı

    Attal’ın selefi Eğitim Bakanı Pap Ndiaye, konuyla ilgili olarak öğretmen sendikalarının kendine yaptığı şikayete, “elbiselerin boylarını belirlemek için sonu gelmeyen kataloglar yayınlamak istemediğini” söyleyerek cevap vermişti. 

    Başöğretmenleri temsil eden NPDEN-UNSA’nın genel sekreteri Bruno Bobkiewicz, “Talimatlar açık değildi, şimdi açık ve bunu memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.

    Muhalefetteki sağcı Cumhuriyetçiler partisinin başkanı Eric Ciotto da “Okullarımızda abayaların yasaklanması için defalarca çağrıda bulunduk” diye konuştu. 

    “Müslümanların saplantılı bir şekilde reddi”

    Muhalefetteki sol Boyun Eğmeyen Fransa (La France insoumise) partisinden Clementine Autain, durumu “kıyafet polisliği” olarak nitelendirerek kınadı.

    REKLAM

    Attal’ın açıklamasının anayasaya ve Fransa’nın laik değerlerinin kurucu ilkelerine aykırı olduğunu belirten Autain, bunun hükümetin “Müslümanları saplantılı bir şekilde reddetmesinin” belirtisi olduğunu savundu.

    Autain, yaz tatilinden yeni dönen Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yönetiminin şimdiden Marine Le Pen’in aşırı sağcı Ulusal Birlik ile rekabet etmeye çalıştığını söyledi.

    Birçok Müslüman derneği bünyesinde barındıran Fransa İslam Konseyinin (CFCM) kıyafetlerin tek başına “dini bir işaret” olmadığını belirterek kararı eleştirdi. 

    “Yükselen yıldız”

    Temmuz ayında tartışmalı eğitim programını yönetmek için bakanlık görevine getirilen Gabriel Attal, Macron’un 2027’de görevi bırakmasından sonra önemli rol alabilecek yükselen bir yıldız olarak görülüyor.

    Okullardaki kıyafet tartışması 2020 yılında bir Çeçen mültecinin, öğrencilerine Hz. Muhammed’in karikatürlerini gösteren öğretmen Samuel Paty’yi öldürmesinden bu yana yoğunlaştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İran Cumhurbaşkanı Reisi: Başörtüsü meselesini kültürel bir yaklaşımla çözmeye çalışıyoruz

    İran Cumhurbaşkanı Reisi: Başörtüsü meselesini kültürel bir yaklaşımla çözmeye çalışıyoruz


    İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, ülke genelindeki öğrenci derneklerinin temsilcilerini kabul ettiği görüşmede, öğrencilerin sorunlarını dinledi.

    İran Cumhurbaşkanlığı’nın açıklamasına göre, ülkede bazı yabancı sosyal medya platformlarına uygulanan erişim engelinin sorulması üzerine Reisi, yabancı platformların İran’da faaliyet göstermesi için ülkede bir temsilciliğinin olması gerektiğini söyledi.

    Reisi, “Hükümetin politikası siber alanın ülkede güvensizlik yaratmak için bir platform haline gelmesini önlemektir. Bu doğrultuda da ülke içinde bir ofis kurarak sorumluluklarını bilen taleplere cevap vermeye istekli herhangi bir yabancı platformun faaliyeti yasaklanmamıştır.” dedi.

    İran’da zorunlu başörtüsü uygulaması konusundaki tartışmalara da değinen Reisi, “Hükümet, başörtüsü sorununu kültürel bir bakış açısıyla çözmeye çalışıyor çünkü düşman bunu bir güvenlik meselesine dönüştürmeyi planlıyor ve hükümet de planlamayla düşmanın isteklerinin gerçekleşmesine kesinlikle izin vermeyecektir.” ifadelerini kullandı.

    İRAN’DAKİ GÖSTERİLERDE BAŞÖRTÜSÜ ZORUNLULUĞU

    Tahran’da 13 Eylül 2022’de “ahlak polisi” olarak bilinen İrşat devriyeleri tarafından gözaltına alındıktan sonra rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin 16 Eylül’de yaşamını yitirmesi, ülke yönetimine karşı protestolara yol açmıştı. Gösteriler sırasında yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı.

    Emini’nin ölümü üzerine başlayan protestolar, 1979’dan bu yana uygulanan zorunlu başörtüsü yasasının esnetilmesi taleplerini yeniden gündeme getirmişti.

    İran’da “İyiliği Emretme ve Kötülükten Sakındırma Merkezi” Sözcüsü Ali Hanmuhammedi, 5 Aralık 2022’de yaptığı açıklamada, eleştirilerin hedefindeki İrşat devriyelerinin görevinin sona erdiğini ve başörtüsü uygulamasının “daha modern yöntemlerle teknolojiden de faydalanılarak devam edebileceğini” belirtmişti.

    Bu süreçte ülkede bazı kadınların başörtüsü kurallarına uymadığına dair görüntüler sosyal medyada yer bulmuştu. Bununla birlikte zorunlu başörtüsü yasasına uymadığı tespit edilen bazı işletmelerin kapatıldığına dair haberler ülke medyasına yansımıştı.

    İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ise 4 Ocak’ta yaptığı konuşmada, ülkedeki zorunlu başörtüsü kurallarına tam riayet etmeyen kadınların “dinsizlik ve rejim karşıtlığıyla” itham edilmemesi gerektiğini söylemişti.

    İçişleri Bakanlığı ve Yargı Erki tarafından ayrı ayrı yapılan açıklamalarda, zorunlu başörtüsü kuralına aykırı hareket edenlere karşı harekete geçileceği ifade edilmiş ve daha sonra sokak ve caddelerdeki kameraların başörtüsü denetimleri için kullanılacağı belirtilmişti. Kameralarla yapılacak başörtüsü denetimleri bugün uygulamaya girmişti. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Talimatı Erdoğan vermiş: ‘AKP başörtüsü teklifini geri çekiyor’

    Talimatı Erdoğan vermiş: ‘AKP başörtüsü teklifini geri çekiyor’


    Habertürk yazarı Bülent Aydemir, Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 11 ilde yıkıma yol açan depremlerin ardından siyasetin gündeminin değiştiğini, seçime üç aydan az bir zaman kalmışken gerginliği ve kutuplaşmayı körükleyen bazı yaklaşımlardan imtina edildiğini söyledi.

    Bunlardan birinin de başörtüsü meselesi olduğunu dile getiren gazeteci, iktidar partisi kanadında yaşanan gelişmeyi ‘AK Parti başörtüsü teklifini geri çekiyor‘ başlıklı yazısında şöyle paylaştı

    “AK Parti grubunda yapılan değerlendirmede başörtüsüne anayasal güvence getiren teklifin, Genel Kurul’a getirilmemesi kararlaştırıldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda, TBMM gündemine getirilecek öncelikli konular belirlenirken, başörtüsü meselesi kapsam dışında bırakıldı. Bu süreçte, yeni bir gerginliğe ve kutuplaşmaya yol açacak bu düzenlemede AK Parti ısrarcı olmayacak.

    ANAYASA KOMİSYONU’NDA KABUL EDİLMİŞTİ

    Başörtüsüne anayasal güvence getiren ve evlilik birliğini tanımlayan anayasa değişikliği kanun teklifi, depremden önce TBMM Anayasa Komisyonu’nda kabul edilmişti. Teklifle, Anayasa’nın 24’üncü maddesine, bazı hükümler ekleniyor. Buna göre, temel hak ve hürriyetlerin kullanılması ile kamu veya özel kesim tarafından sunulan mal ve hizmetlerden yararlanılması, hiçbir kadının başının örtülü veya açık olması şartına bağlanamayacak.

    Teklif, evlilik birliğini, ‘Ancak kadın ile erkeğin evlenmesi ile kurulabilir’ şeklinde yeniden tanımlıyordu.

    ‘GERGİNLİĞE YOL AÇACAK YAKLAŞIMLARDAN UZAK DURULMASI TÜM TOPLUMUN BEKLENTİSİ’

    Türkiye yaralı bir şekilde seçime gidiyor. Ulusça kenetlenmemiz, birlik ve beraberlik içinde olmamız gereken bir süreçten geçiyoruz. Halkın hissiyatı böyleyken, siyasetin de bundan uzak kalması beklenemez.

    En azından ulusal meselelerde birlik ve beraberlik sergilenmesi, gerginliğe yol açacak yaklaşımlardan uzak durulması bütün toplumun beklentisi… Umarım, bu dönemde benzer adımlar atılmaya devam edilir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özgür Özel’den ‘Anayasa teklifi’ açıklaması: ‘Yakışmayan bir mecaz’

    Özgür Özel’den ‘Anayasa teklifi’ açıklaması: ‘Yakışmayan bir mecaz’


    TBMM Anayasa Komisyonu’nda başörtüsüyle ilgili anayasa değişikliği teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Görüşmelerde konuşan CHP’li Özel, Türkiye’de yaşanan sorunların asıl nedeninin hukuka aykırı işlemler olduğunu, bu nedenle tek başına yapılacak bir anayasa değişikliğinin hiçbir soruna çözüm olmayacağını söyledi.

    Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın haberine göre, sözlerini basın özgürlüğü üzerinden örneklendiren Özel, “Bugünkü anayasada basın özgürlüğü yazıyor. Var mı basın özgürlüğü? Mesela, bugün belli sayıda gazetenin ilk sayfaları İletişim Başkanı’nın WhatsApp’ına gidip onay alıp dönmeden baskıya girebiliyor mu?” dedi. AKP’li Pakize Mutlu Aydemir de “Belli gazetelerde de size gidiyor” karşılığını verdi.

    Muhalefet vekilleri bu sözleri “itiraf” olarak yorumlarken konuşmasına devam eden Özel, “Türkiye’de anayasayı tanımayan, anayasa ona göre değiştirilen, değiştirilmesine rağmen de mevcut anayasayı halen daha tanımayan bir anlayış ile karşı karşıyayız” dedi. Özel, bu nedenle asıl yapılması gerekenin yasaları uygulamak oluduğunu vurguladı. 

    “‘GOLLÜK PAS’ MECAZDI”

    Özel ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’nin başörtüsüyle ilgili yasa teklifi sunmasını “gollük pas” olarak değerlendirmesine tepki gösterdi. AKP Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir ise, Erdoğan’ın ifadesinin “mecaz olduğunu” savundu. Özel de “Yakışmayan bir mecaz” karşılığını verdi.

    Teklifin tümü üzerine görüşmeler tamamlanınca söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, maddelere ilişkin İYİ Parti ile hazırladıkları önergeleri bir sonraki toplantıda vereceklerini söyledi. Bunun ardından oturum kapatıldı. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Şentop’tan seçim tarihi, EYT ve başörtüsü açıklamaları

    Şentop’tan seçim tarihi, EYT ve başörtüsü açıklamaları


    Meclis Başkanı Mustafa Şentop, parlamentoda muhabirlerle bir araya geldi.

    Erken seçim iddialarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Şentop, “Seçimlerin normal tarihi 18 Haziran. Seçime yönelik bir karar alınsa bile bunun süresi 60 gündür” dedi.

    Şentop devamında, “Seçimlerin öne alınmasıyla ilgili karar yetkisi, hem Meclis’te hem cumhurbaşkanlığında var. 6 Nisan’dan önce seçim kararı alınmasını beklemiyorum” ifadelerini kullandı.

    EYT VE BAŞÖRTÜSÜ DÜZENLEMESİ

    Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) ve “başörtüsü” düzenlemesi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Şentop, “Meclis’e bu hafta ya da önümüzdeki hafta gelebilir” dedi.

    Şentop şunları söyledi:

    “Bu konuda düzenlemeler bu hafta açıklanabilir. Meclis’e bu hafta ya da önümüzdeki hafta gelebilir. Ocak’ta Meclis’te değerlendirilir” derken, başörtüsü düzenlemesi için de “400’ün üzerine bir oyla Meclis’ten geçebilir diye düşünüyorum. 400’ün üzerinde geçerse parlamentoda çözülmüş olur ve referanduma gerek kalmaz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın da referanduma götürmeyeceği kanaatindeyim.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Anayasa teklifi referanduma gidecek mi? Bekir Bozdağ’dan açıklama

    Anayasa teklifi referanduma gidecek mi? Bekir Bozdağ’dan açıklama


    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AKP tarafından TBMM’ye getirilen başörtüsü için Anayasa teklifi hakkında açıklama yaptı.

    Referandumsuz bir şekilde teklifim TBMM’de yasalaşması için 400 milletvekili gerektiğini vurgulayan Bozdağ, böyle bir durum olması halinde halk oylamasına gidilmeyeceğini belirterek, “Çok net söylüyoruz; değişiklik 400 ve üzeri bir oyla kabul edildiği zaman halk oylamasına gitmeyeceğiz.” diye konuştu. 

    66 MİLLETVEKİLİNE İHTİYAÇ VAR

    AKP ve MHP’nin milletvekili sayısı 334’te kalırken anayasa değişikliğinin referandumsuz geçmesi için en az 400, referandum için ise 360 milletvekilinin oyu gerekiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***