Etiket: Başbakan

  • Macron, istifasını sunan Başbakan Attal’ı görevde tuttu: Sol ittifak başbakan adayını bu hafta belirleyecek

    Macron, istifasını sunan Başbakan Attal’ı görevde tuttu: Sol ittifak başbakan adayını bu hafta belirleyecek


    – Fransa genel seçimlerinin ardından Başbakan Gabriel Attal, bugün Elysee Sarayı’na çıkarak Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a istifasını sundu. Seçim sonuçlarıyla birlikte hiçbir parti ya da ittifakın salt çoğunluğu elde edemediği mecliste en güçlü blok rolü Yeni Halk Cephesi (NFP) isimli sol ittifaka geçerken, Macron, Attal’ı görevde tutmaya karar verdi.

    ‘ÜLKENİN İSTİKRARI İÇİN’

    Elysee Sarayı’nın yaptığı açıklamada “Cumhurbaşkanı Macron, Attal’dan ülkenin istikrarını sağlamak amacıyla şimdilik başbakan olarak kalmasını istedi” denildi.

    Dün Fransız siyasi geleneğine uygun olarak istifasını sunacağını açıklayan 34 yaşındaki Attal, ancak bu ay başlayacak Paris Yaz Olimpiyatı’nı da göz önüne alarak, gerektiği ürece geçici olarak görevde kalmaya hazır olduğunu, kararın cumhurbaşkanına bağlı olduğunu söyledi.

    MACRON KANADI İSTİŞAREDE

    Asıl soru Attal’ın ne kadar süre görevde kalacağı. Yeni Halk Cephesi, seçimi kazandıklarını ve hükümet kurma hakkına sahip olduklarını belirterek, Macron’dan görevi kendilerine vermesini istedi.

    Ancak İçişleri Bakanı Gérald Darmanin’in merkez gruptan büyük bir milletvekili grubuyla görüşmesi beklenirken, Macron kanadının başka planları olabilir.

    SOL İTTİFAKA BAŞBAKAN ADI VERMESİ İÇİN ÇAĞRI YAPACAK MI?

    Diğer yandan Yeni Halk Cephesi’nin başbakan adayını bu hafta belirlemesi bekleniyor.

    İttifakın lider partisi Boyun Eğmeyen Fransa’dan (LFI) Manuel Bompard, “Hükümet edecek olan, meclisteki önde gelen siyasi gruptur, dolayısıyla cumhurbaşkanı, Yeni Halk Cephesi’nden bir başbakanı Matignon’a (başbakanlık konutu) çağırmakla yükümlüdür” diye çıkışarak ekledi:

    “Kurumsal mantığa göre Macron’un bugün resmi olarak Yeni Halk Cephesi’ne kendisine başbakan adı vermesi için çağrıda bulunması gerekiyor. Bunu yapacak mı? Yoksa yapmayacak mı?”

    Yeşiller lideri Marine Tondelier, “Bu cumhurbaşkanı her zaman sürprizlerle dolu olduğundan, göreceğiz” dedi.

    SOL İTTİFAK, ADAYINI FİKİR BİRLİĞİ VEYA OYLAMAYLA BELİRLEYECEK

    Sosyalist Parti (PS) lideri Olivier Faure, Yeni Halk Cephesi’nin bu hafta içinde başbakan adayını belirleyebileceğini söyledi.

    Yurttaşlara “ülkeyi yönetemeyecekmiş izlenimi vermemek için” ittifakın gelecek hafta başbakanlık için aday gösterecek durumda olması gerektiğini dile getiren Faure, başbakan adayının ittifak ortaklarının fikir birliğiyle veya oylamasıyla belirleneceğini belirtti.

    ‘SOLA KAZANMAYI ÖĞRETEN, İTTİFAKI KURAN MELENCHON OLMALI’

    LFI milletvekili Mathilde Panot da sol ittifakın bu hafta başbakan adayı ve hükümet teklifi sunacağını söyledi. İttifakın bazı ortaklarının karşı çıkmasına rağmen, LFI lideri Jean-Luc Melenchon’un başbakan adaylığının “kesinlikle göz ardı edilmediğini” öne süren Panot, “Melenchon, sola kazanmayı öğreten, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 22 alarak milyonlara yeniden ümit veren, NFP’nin var olabilmesini sağlayan kişidir” diye konuştu. (Reuters, BBC, AA, Dış Haberler)


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İşçi Partisi lideri Starmer artık yeni Britanya Başbakanı: Hepinizi kamu hizmeti hükümetine katılmaya davet ediyorum

    İşçi Partisi lideri Starmer artık yeni Britanya Başbakanı: Hepinizi kamu hizmeti hükümetine katılmaya davet ediyorum


    – Britanya genel seçimlerinde İngiliz İşçi Partisi’nin ezici zaferiyle hem ülke için hem de 14 yıllık iktidarı son eren Muhafazakar Parti için yeni bir dönem başladı. Başbakanlığı kaybeden Rishi Sunak, Muhafazakar Parti liderliğinden istifa etti. Neredeyse 200 yıllık tarihindeki en kötü seçim sonucunu alan Muhafazakar Parti’de artık gözler ‘kanlı’ geçmesi beklenen liderlik yarışına çevrildi.

    SUNAK: ÖNEMLİ OLAN TEK KARAR, SİZİN KARARINIZDIR

    X’te “Bu zor bir gün, ama dünyanın en iyi ülkesinin başbakanı olduğum için bu işten onur duyarak ayrılıyorum. Bu işe her şeyimi verdim. Ama siz açık bir mesaj gönderdiniz ve önemli olan tek karar, sizin kararınızdır” paylaşımını yapan Sunak, ardından Başbakanlık ofisi ve konutunun bulunduğu Downing Sokağı 10 numara önünde istifa açıklaması yaptı.

    ‘ÖFKENİZİ, HAYAL KIRIKLIĞINIZI DUYDUM’

    “Öfkenizi, hayal kırıklığınızı duydum ve bu kaybın sorumluluğunu üstleniyorum” diyen Sunak, halefi seçilene kadar Muhafazakar Parti lideri kalacağını belirtti.

    KRAL 3. CHARLES BAŞBAKANLIK GÖREVİNİ STARMER’A VERDİ

    Böylece iktidarın devri süreci başladı. Kral 3. Charles, Buckingham Sarayı’nda Sunak’ı kabul edip başbakanlıktan istifasını almasının ardından seçimin galibi İşçi Partisi lideri Keir Starmer’ı kabul edip hükümeti kurmakla görevlendirdi.

    BAŞBAKAN OLARAK İLK KONUŞMASINDA SELEFİNE TEŞEKKÜR ETTİ

    Ardından Downing Sokağı 10 numara önünde başbakan sıfatıyla ilk konuşmasını yapan Keir Starmer, ilkin, Rishi Sunak’a teşekkür etmek istediğini belirtti. Sunak’ın Britanya’nın ilk Asyalı Başbakanı olarak başarısının “kimse tarafından hafife alınmaması” gerektiğini söyleyen yeni başbakan şu vurguları yaptı:

    * Artık ülkemiz kararlı bir şekilde değişime ve kamu hizmeti siyasetine dönülmesine oy verdi.

    * İnsanlarla siyasiler arasında büyüyen uçurum, ulusun kalbinde yorgunluğa, umudun, ruhun ve daha iyi bir geleceğe olan inancın tükenmesine yol açtı.

    * Bu yara, bu güven eksikliği sözle değil icraatla iyileştirilebilir. Bunu biliyorum, ama bugün kamu hizmetinin bir ayrıcalık olduğunun ve sizin hükümetinizin ülkedeki her bir kişiye saygılı davranması gerektiğinin basit bir kabulüyle başlayabiliriz.

    ‘İŞÇİ PARTİSİ’NE OY VERMEDİYSENİZ DE HÜKÜMETİM SİZE HİZMET EDECEK’

    * İşçi Partisi’ne oy verseniz de vermeseniz de -özellikle de vermediyseniz- size doğrudan söylüyorum, hükümetim size hizmet edecektir.

    * Siyaset iyilik için bir güç olabilir. Bunu göstereceğiz.

    ‘ÖNCE ÜLKE, SONRA PARTİ’

    * İşçi Partisi’ni değiştirdik, yeniden hizmete soktuk, böyle hükümet edeceğiz.

    * Önce ülke, sonra parti.

    ‘SIFIRLAMA ZAMANI’

    * Sıfırlama zamanı geldi. Bu ülkenin güçlü yanlarından biri daha sakin sulara yönelme kabiliyetidir, ancak bu da siyasilere bağlıdır. Milyonlarca kişi daha büyük bir güvensizliğe sürüklenirken, çok uzun süredir bu durum görmezden gelindi. İnsanlar çok çalıştı ve doğru olanı yaptı, ancak kameralar durduğunda hayatları göz ardı edildi. Bu insanlara çok açık bir şekilde şunu söylemek istiyorum; bu sefer öyle olmayacak.

    ‘ÜLKEYİ DEĞİŞTİRMEK DÜĞMEYE BASMAYA BENZEMEZ’

    * Dünya daha değişken hale gelirken, bir ülkeyi değiştirmek düğmeye basmaya benzemez. Biraz zaman alacak, ancak değişim çalışmaları hemen başlayacak. Servet yaratacağız, Ulusal Sağlık Sistemi’nin geleceğe dönük şekilde tekrar kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacağız ve Birleşik Krallık sınırlarını güvence altına alacağız.

    ‘FIRSAT ALTYAPISINI TUĞLA TUĞLA YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ’

    * Ülkenin fırsat altyapısını tuğla tuğla yeniden inşa edeceğiz. Benimki gibi işçi sınıfı ailelerinin hayatlarını üstüne kurdukları okullara ve uygun fiyatlı evlere ihtiyaç var.

    ‘ÇOCUKLARINIZ İÇİN DAHA İYİ BİR ÜLKEYE SİZİ İKNA EDECEĞİZ’

    * Şimdi insanlara Britanya’nın çocukları için daha iyi olacağına inanıp inanmadığını sorsak, pek çoğu ‘hayır’ der. Ancak hükümetim siz yeniden inanana kadar ikna etmek için mücadele edecek. Hükümetim doktrin yüküyle hareket etmeyecek.

    ‘İŞİMİZ ACİL VE BUGÜN BAŞLIYORUZ’

    * Birleşik Krallık’ı oluşturan dört ulus, geçmişte güvensiz bir dünyanın zorluklarıyla karşı karşıya kaldığımız için yeniden bir arada duruyor. Hükümetim sakin ve sabırlı bir yeniden inşaya kararlı. Saygı ve alçakgönüllülükle hepinizi ulusal yenilenme misyonunda bu hizmet hükümetine katılmaya davet ediyorum. İşimiz acil ve bugün başlıyoruz.

    Konuşmasını teşekkür ederek bitiren yeni Başbakan Starmer, eşiyle birlikte taraftarlarını selamlamasının ardından başbakanlık ofisine girdi. (BBC, Reuters, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • SNP lideri seçilen Hamza Yusuf, İskoçya’nın ilk Müslüman başbakanı olmaya hazırlanıyor

    SNP lideri seçilen Hamza Yusuf, İskoçya’nın ilk Müslüman başbakanı olmaya hazırlanıyor


    İskoçya’da iktidardaki İskoç Ulusal Partisi (SNP) Müslüman aday Hamza Yusuf’u yeni lideri olarak seçti. 

    Pakistan kökenli 37 yaşındaki Yusuf, İskoçya’nın beyaz olmayan ilk başbakanı olarak görev yapmaya hazırlanıyor.

    Halen İskoçya Sağlık Bakanı olarak kabinede görev yapan Yusuf, Nicola Sturgeon’un yerine geçmek için girdiği yarışta diğer iki İskoç milletvekilini geride bırakmasının ardından yaptığı konuşmada İskoçya’nın bağımsızlığı için mücadeleyi sürdüreceğini belirtti.

    Rakipleriyle olan yarışın geride kaldığını vurgulayan Yusuf birlik mesajı vererek, “Artık Hamza takımı, Ash takımı ya da Kate takımı değiliz, biz tek bir takımız. İskoçya’ya bağımsızlık getirecek ekip ve nesil biz olacağız.” diye konuştu.

    Yusuf, parti liderliği için aday olan rakipleri Kate Forbes ve Ash Regan’a karşı en güçlü ve deneyimli aday olarak gösteriliyordu. 

    Yüzde 70 katılımın sağlandığı liderlik seçimlerinin ilk turunda rakipleri Ash Regan’ı eleyen Yusuf ve Kate Forbes ikinci turda yüzleşti. 72 bin seçmenin yüzde 52 oyunu alan Yusuf, yüzde 48 oy alan Forbes’u eleyerek partinin yeni lideri oldu.

    Yusuf’un salı günü İskoçya parlamentosunda yapılacak oylamada başbakan seçilmesi bekleniyor. Beklenmedik bir şekilde istifa eden eski liderin liberal sosyal görüşlerini paylaşan Yusuf,  “Sturgeon’ın devamı” olarak görülüyor. 

    Bağımsızlık konusu

    Yeni lideri bekleyen zorlu görevlerin başında beş haftadır yaşanan zorlu liderlik mücadelesinin yıprattığı partiyi birleştirmek ve İskoçya’nın Birleşik Krallık’tan bağımsızlığı için yürüttüğü kampanyaya yeniden enerji kazandırmak bulunuyor. 

    İskoç seçmenler 2014 yılında yapılan ve nesilde bir kez alınacak bir karar olarak lanse edilen referandumda Birleşik Krallık’ta kalmayı destekledi. SNP, özellikle Brexit sonrasında durumun değiştiğini ileri sürerek yeni bir oylama istiyor. 

    Ancak Londra’daki merkezi hükümet buna izin vermeyi reddetti ve Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi İskoçya’nın Londra’nın onayı olmadan bir oylama yapamayacağına hükmetti.

    Bağımsızlık için ihtiyatlı davranacağının sinyallerini veren Yusuf, bu konuda “yerleşik ve sürekli” bir çoğunluk oluşturmak istediğini ifade ediyor. Anketler şu anda İskoç seçmenlerin bu konuda neredeyse eşit oranda bölündüğünü gösteriyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail’de yeni koalisyon hükümeti Meclis’ten güvenoyu aldı; Netanyahu 6. kez başbakan oldu

    İsrail’de yeni koalisyon hükümeti Meclis’ten güvenoyu aldı; Netanyahu 6. kez başbakan oldu


    İsrail’de Binyamin Netanyahu liderliğindeki yeni koalisyon hükümeti Meclis’ten güvenoyu aldı. Böylece Likud Partisi lideri Netanyahu, 6. kez İsrail’in başbakanı oldu.

    Son yıllarda erken seçim ve koalisyon krizi sarmalına girilen İsrail’de 1 Kasım’daki seçimlerin ardından Likud Partisi 32, aşırı sağcı müttefikleri Dini Siyonizm, Yahudilik Gücü ve Noam’ın listesi 14, Ultra Ortodoks partiler; Şas 11 ve Birleşik Tevrat Yahudilik 7 milletvekiliyle 120 sandalyeli Mecliste 64 sandalye kazanarak çoğunluğu elde etmişti. 

    Netanyahu’nun kabinesi, ülke tarihinin “en sağcı hükümeti” olarak değerlendiriliyor.

    İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 13 Kasım’da Netanyahu’yu hükümeti kurmakla görevlendirmişti.

    Bu arada Netanyahu’nun aşırı sağ ve Ultra Ortodoks partilerle kurduğu hükümetin güven oylaması için gerçekleştirilen oturum sırasında Meclis önünde toplanan yüzlerce İsrailli, kurulacak “en sağcı” hükümeti protesto etti.

    Farklı sivil toplum kuruluşlarının çağrısıyla bir araya gelen eylemciler, Netanyahu’nun tamamı sağ partilerden oluşan hükümetine tepki gösterdi. 

    İsrail bayrakları taşıyan göstericiler, Netanyahu ve koalisyon ortakları aleyhinde karikatür ve sloganların yer aldığı afiş ve pankartlar taşıdı.

    Gençlerin yanı sıra çok sayıda İsralli yaşlının da yeni hükümet karşıtı eyleme katıldığı görüldü.

    Polis, Meclis çevresinde yoğun güvenlik önlemleri aldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pakistan’da güvensizlik oylaması: Başbakan Han, ‘Girişimin arkasında ABD var’

    Pakistan’da güvensizlik oylaması: Başbakan Han, ‘Girişimin arkasında ABD var’


    Pakistan’da hükümet aleyhine düzenlenecek güvensizlik oylamasında çoğunluğu muhalefete kaptıran Başbakan İmran Han, kendisini görevden alma girişimini ‘rejim değişikliği’ olarak niteleyerek ABD’yi suçladı.

    Pakistan’da uzun süredir devam eden siyasi gerilim Başbakan İmran Han için verilen güvensizlik oylaması ile had safhaya tırmandı.

    Ülkede yarın yapılacak oylama üncesi Başbakan Han’ın ittifak kurduğu bazı parti vekilleri muhalif tarafa geçti. Han’ın partisinden 13 vekil karşı tarafa geçerken, Kabineden bazı bakanlar da istifa etti.

    Meclisteki son siyasi açıklamaların ardından güvensizlik oylamasına çoğunluğu kaybeden Han, ABD’yi suçladı. Pakistan Başbakanı, girişimi ‘rejim değişikliği’ olarak niteledi ve ‘arkasında ABD var’ dedi.

    Başbakan Han, yarın kendisine karşı gerçekleştirilecek “güvensizlik oylaması” öncesi televizyondan açıklamada bulundu.

    Han, halkın hakkın yanında durmasının hainlerin ve vicdanını satanların en büyük korkusu olduğunu ifade ederek hükümeti devirmeye yönelik dış komploya karşı destekçilerini barışçıl protesto düzenlemek üzere sokağa çağırdı.

    Kendisinin devrilmesi halinde dış güçlerin, muhalefetteki Pakistan Müslüman Ligi-Navaz’ın (PML-N) lideri Şahbaz Şerif’in iktidara geleceğini ve böylelikle ilişkilerinin düzeleceğini bildiğini ifade eden Han, “Bu tür yabancı güçlere karşı barışçıl protestolar düzenlemezsek gerçek bir değişiklik göremeyiz.” dedi.

    ABD: Gerçekle ilgisi yok

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Han’ın daha önce de söylediği dış finansmanlı komplo konusunda ABD’nin adını zikretmesiyle ilgili bir soruya “Bu iddiaların gerçekle ilgisi yok.” diye tepki göstermişti.

    Başbakan’a karşı oylama 3 Nisan’da

    Han’ın ittifak kurduğu ve Meclis’te 7 milletvekiline sahip Birleşik Halk Hareketi (MQM-P), 4 vekile sahip Belucistan Avami Partisi (BAP) ve bir parlamentere sahip Cumhuriyetçi Vatan Partisi (JWP), muhalefetin yanında yer alacağını duyurmuştu. Hükümetin ittifak kurduğu partilerin güvensizlik oylamasında muhaliflerin yanında yer alacağını açıklamasıyla meclis üstünlüğü muhalefet blokuna geçti.

    Mevcut durumda 178 vekille iktidarda olan hükümetin sandalye sayısının meclis çoğunluğu için gerekli olan 172’nin altına düşerek 166’ya gerilediği görülüyor. Öte yandan iktidardaki PTI’nın en az 13 milletvekili Başbakan Han’a karşı muhaliflerin yanında oy kullanacağını açıkladı.

    Pakistan Ulusal Meclisi, 342 milletvekilinden oluşuyor. Başbakan Han’ın görevden alınması için muhalefetin 172 oya ihtiyacı bulunuyor.

    Başbakan Han’a karşı güvensizlik oylaması önergesi, 28 Mart’ta parlamentoda 161 evet oyuyla kabul edilmişti. Oylamanın 3 Nisan’da yapılması bekleniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Danimarka Başbakanı, 70 yıl önce ailelerinden kopartılan 6 Eskimo’dan özür diledi

    Danimarka Başbakanı, 70 yıl önce ailelerinden kopartılan 6 Eskimo’dan özür diledi


    Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, yaklaşık 70 yıl önce Grönland’da ailelerinden kopartılarak ‘sosyal bir deney’ için Danimarka’ya getirilen 6 Eskimo’dan özür diledi.

    Başkent Kopenhag’da düzenlenen ve oldukça duygusal anların yaşandığı törende hayatta kalan 6 Eskimo’ya hitap eden Frederiksen, “Sizin maruz kaldığınız şey korkunçtu. İnsanlık dışıydı. Size yapılan haksızlıktı ve acımasızlıktı. Sizlerden bu uygulamayı yapanlar adına özür diliyorum. “ dedi.

    1951 yılının yaz aylarında eskiden Danimarka sömürgesi olan Grönland’da yaşayan 5 ila 8 yaşlarındaki 22 Eskimo kökenli çocuk, daha iyi eğitim alıp, Danimarka dilini öğrendikten sonra ana topraklarına dönme vaadiyle ailelerinden uzaklaştırılmıştı.

    Anlaşma gereği, ailelerine çocuklarının daha iyi bir hayata sahip olacakları ve bir gün geleceğin seçkinleri olarak Grönland’a dönecekleri sözü verilmişti.

    Daha önce Danimarka’nın sömürgesi olan ancak 1979 yılında öz yönetim hakkı kazanan Grönland 1985 yılında halk oylaması sonucu Avrupa Birliği’nden ayrılmıştı.

    ABD, birkaç kez Grönland’ı satın alma teklifinde bulundu

    Atlas Okyanusu’nun kuzeyinde bulunan özerk Grönland Adası, Danimarka’ya bağlı. ABD’nin eski Başkanı Donald Trump 2019’da Grönland’ı satın almak istemiş, Danimarka da bu teklifi geri çevirmişti.

    Eski ABD Başkanı Harry S. Truman da, 1946 yılında adayı 100 milyon dolar karşılığında adayı satın almak istemişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiliz Kraliyet ailesinin acı gününde yapılan partiler Başbakan Johnson’ı köşeye sıkıştırıyor

    İngiliz Kraliyet ailesinin acı gününde yapılan partiler Başbakan Johnson’ı köşeye sıkıştırıyor


    İngiltere’de Covid-19 önlemlerine rağmen Başbakanlık resmi konutunda düzenlenen sosyal etkinlik ve partilerle ilgili iddiaların ardı arkası kesilmiyor. Son olarak İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in eşi Prens Philip’in cenaze gününden bir gün önce konutta düzenlenen iki partiye dair bilgiler Başbakan Boris Johnson’ın siyasi geleceğini daha da tehlikeye soktu.

    Daily Telegraph gazetesinin haberine göre 16 Nisan 2021’de Başbakan’ın iletişim danışmanı ve fotoğrafçısı James Slack’e veda partisi düzenlendi. İç mekanda yaklaşık 30 kişinin katıldığı içkili müzikli partinin sabahın erken saatlerine kadar sürdüğü bildirildi. Aynı gün Başbakanlık konutunun bahçesinde de yine yaklaşık 30 kişinin katıldığı başka bir sosyal etkinlik yapıldığı ve bu iki grubun ilerleyen saatlerde birleştiği ifade edildi.

    Gazetenin haberine göre James Slack’e veda partisi Başbakanlık konutunun alt katında yapıldı. Bu mekanda havalandırma imkanının kısıtlı olması koronavirüsün yayılma koşullarını daha elverişli hale getirdiğine dikkat çekildi. Daha çok genç çalışanların katıldığı partide fotokopi makinasının üzerine yerleştirilen dizüstü bilgisayarla yüksek sesli müzik çalındığı ve katılımcılardan birinin dans esnasında halıya çok miktarda şarap dökülmesinden dolayı kaygılandığını dile getirdiği ifade edildi.

    Grubun daha sonra bahçeye çıkarak diğer grupla birlikte eğlenceye devam ettiği, bu esnada bir katılımcının Başbakan Johnson’ın oğlu Wilfred tarafından kullanılan salıncağı kırdığı bildirildi.

    Başbakan Johnson partinin yapıldığı günlerde Başbakanlığın yazlık konutu Cheqers’da bulunuyordu.

    O dönemde kurallar ne gerektiriyordu?

    Partinin düzenlendiği dönemde İngiltere’de uygulanan Covid-19 önlemleri gereğince yalnızca dış mekanda altı kişi ya da iki farklı evde yaşayan kişilerin bir araya gelerek sosyalleşmesine izin verilirken, bu izin iç mekanda yalnızca aynı evde yaşayan kişiler ve destek balonunda bulunanlarla sınırlandırılmıştı.

    Parti, bu kuralların ötesinde, ülkenin en üst düzey kamu kurumunda Kraliyet ailesinin acı gününe saygısızlık değerlendirildi. Kraliçe II. Elizabeth’in eşi Prens Philip’in 17 Nisan 2021’de düzenlenen cenaze töreni Covid-19 önlemlerinden dolayı çok kısıtlı tutulmuş, kurallar gereği törene kraliyet ailesinden ve Prens Philip’in yakınlarından sadece 30 kişi katılmıştı. Kilisedeki tören sırasında kraliçenin tek başına sırada oturuşu da Covid-19 salgını nedeniyle acı ve mutlu günlerde çekilen yalnızlığın ve gösterilen fedakarlıkların simgesi olmuştu.

    Başbakanın eski iletişim danışmanı James Slack, görevinden ayrılırken kendisi için düzenlenen veda partisinden dolayı özür diledi. Sun Gazetesinin editör yardımcılığı görevini yürüten Slack o dönemde partinin yapılmaması gerekiğini belirterek yarattığı öfke ve incinmeden dolayı özür diledi ve bütün sorumluluğu üstlendiğini dile getirdi.

    Asıl sorumluluğun başbakana ait olduğunu belirten ana muhalefetteki İşçi Partisi Başkan Yardımcısı Angela Rayner kraliçenin birçok kişi gibi tek başına yas tuttuğunu ve insanların ulusal çıkarlar için kurallara uymak adına büyük travma ve fedakarlıklara katlandığı bir dönemde “Başbakanlıktaki kültür ve davranışlar karşısında söyleyecek sözüm yok” diye tepkisini dile getirdi. İşçi Partisi ve diğer muhalif partiler başbakanın istifa etmesini istiyor.

    Johnson’ın yerine kim geçebilir?

    Başbakanlık ve diğer bakanlık binalarında Covid-19 önlemlerine rağmen düzenlenen partiler Başbakan Boris Johnson’ın koltuğunu sarsıyor. Johnson Mayıs 2020’de Başbakanlık’ta düzenlenen sosyal etkinliğe katıldığını kabul etti ve bunun için parlamento önünde özür diledi ancak bu özür herkesi ikna etmedi. Partisi Muhafazakarların İskoçya lideri Douglas Ross, başbakanın görevinin bırakması gerektiğini keskin dille dile getirdi.

    Hükümet üyeleri ise şimdilik Johnson’ın arkasında duruyor. Ancak Johnson’ın koltuğunu kaybetmesi halinde öne çıkabilecek isimler yakından takip ediliyor. Bu isimlerin başında Maliye Bakanı Rishi Sunak geliyor. Başbakanın özür dilediği gün parlamentoda bulunmayan Sunak geç saatlerde bir sosyal medya mesajı paylaşarak başbakanın özür dilemesinin doğru olduğunu ve partilerle ilgili soruşturma sonucunun sabırla beklenmesi gerektiğini iletti.

    Johnson’ın yerine adı geçen bir başka bakan da Dışişleri ve Brexit Bakanı Liz Truss. Onun da Johnson’ın özür konuşmasından Sunak gibi geç bir tepki vermesine karşın “Başbakanın yüzde 100 arkasındayım” ifadesini paylaşmasına dikkat çekildi.

    Başbakanlıktan yapılan açıklamalarda Johnson’ın kurallara uygun davrandığı vurgulandı.

    Her 10 seçmenden altısı Johnson’ın istifasını istiyor

    Başbakanın geleceği şu anda başbakanlık ve diğer bakanlıklarda yapıldığı iddia edilen partileri araştırmakla görevli üst düzey kamu görevlisi Sue Gray’in soruşturmalarında. Gray’in önümüzdeki hafta raporunu tamamlaması bekleniyor, ancak The Times gazetesine yansıyan haberlere göre raporun partilerle ilgili suç unsuru teşkil edecek yeterince kanıt bulunmadığı sonucuna varabileceği aktarılıyor.

    Bütün bu gelişmeler Johnson’ın halk içindeki popülerliğini olumsuz etkiliyor. Parti iddialarının basına yansımasından bu yana hem Johnson’ın hem de Muhafazakarların destek kaybettiği görülüyor. Son yapılan bir kamuoyu yoklamasında İşçi partisi Muhafazakar Parti’nin 10 puan önüne geçti. Her 10 seçmenden altısı da Johnson’ın istifa etmesi gerektiği görüşünde.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Boris Johnson Covid-19 kurallarına rağmen Başbakanlık’taki partiye katıldığı için özür diledi

    Boris Johnson Covid-19 kurallarına rağmen Başbakanlık’taki partiye katıldığı için özür diledi


    İngiltere Başbakanı Boris Johnson Mayıs 2020’de Başbakanlık’ta düzenlenen sosyal etkinliğe katıldığını kabul etti ve bunun için parlamento önünde özür diledi. Johnson, Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında sosyalleşme konusunda çok sıkı kuralların uygulandığı dönemde düzenlenen partiyle ilgili bir süredir hem muhalefet milletvekilleri, hem de lideri olduğu Muhafazakar Partililer tarafından büyük baskı altındaydı.

    Johnson kamuoyunda büyük tepki toplayan olayla ilgili olarak “Özür dilemek istiyorum. Biliyorum ki, ülke çapında milyonlarca insan son 18 aydır olağanüstü fedakarlıklar yaptı. Büyük ızdırap çektiklerini biliyorum. Yakınları için yas tutamadılar, yaşamlarını istedikleri gibi, istedikleri şeyleri yaparak yaşayamadılar. Başbakanlık’ta kuralları koyan kişiler tarafından kurallara uyulmadığını düşünerek bana karşı yönetimimle ilgili öfke duyduklarını biliyorum” dedi.

    20 Mayıs 2020’de akşam saat 6’dan sonra bir grup personele teşekkür etmek için bahçeye çıktığını ve 25 dakika sonra tekrar ofisine dönerek çalışmaya devam ettiğini belirten Johnson “Şimdi geriye dönüp baktığımda anlıyorum ki, herkesi içeriye içeri göndermeli ve teşekkür etmek için başka bir yol bulmalıydım” ifadelerini kullandı.

    Başbakan Johnson ulusal basında birkaç gündür manşetlerden inmeyen partiyle ilgili yorum yapmaktan bugüne kadar kaçınıyordu.

    Başbakanlık’ta üst düzey bir memur tarafından yaklaşık 100 kişiye gönderilen ve davetlilerin “kendi içkilerini kendilerinin getirmesinin” istendiği partiye en az 30 kişinin katıldığı tahmin ediliyor. Partinin yapıldığı dönemde aynı vde yaşayan kişilerin başka hane halkından yalnızca bir kişiyle daha açık havada en az 2 metre mesafe koyarak görüşmelerine izin veriliyordu.

    Ana muhalafet lideri: Parti bitti

    Ana Muhalefetteki İşçi Partisi lideri Keir Starmer, başbakanın yalancı olduğunu ileri sürdü ve derhal istifa etmesini istedi. Başbakanın özür konuşmasının ardından söz alan Starmer “Parti bitti başbakan. Şimdi soru: İngiliz halkı mı seni kovacak? Kendi partisi mi? Yoksa kendisi doğru olanı yapıp istifa mı edecek?” diye sordu.

    Starmer’ın istifa talebi, Avam kamarası’nda başbakana yönelik soru cevap oturumunda birçok milletvekili tarafından yinelendi. Bazı milletvekilleri Johnson’ın pişman olduğundan değil yakalandığı için özür dilediğini savunurken, kimileri özrün çok geç geldiğini belirtti.

    Bir süredir Başbakanlık konutundaki tadilat masraflarından, Başbakanlık ve diğer hükümet binalarında düzenlenen Noel partilerine kadar birçok konuda köşeye sıkışan Johnson, lideri olduğu Muhafazakar Parti tarafından da sıkıştırılıyor. Bazı Muhafazakar milletvekilleri Johnson’ın özür dilese bile itibarının fazlasıyla zedelendiği görüşünde.

    Ulusal basına başbakanın özrü üzerine yorum yapan Muhafazakar milletletvekillerinden bazıları özrün kendileri için yeterli olduğu görüşünü dile getirirken, bazıları başbakanla ilgili “teflon” benzetmesinde bulundu ve artı tutunacak teflonu kalmadı” ifadesini kullandı.

    Johnson istifa eder mi?

    Başbakan Johnson konuyla ilgili istifa çağrıları karşısında öncelikle hükümet çapında yürütülmekte olan soruşturmanın sonucunu bekleyeceğini belirtti. Bu tutum ulusal basında görüş bildiren bazı yorumcular tarafından zaman kazanmak için bir hamle olarak değerlendirildi.

    Üst düzey memurlardan Sue Gray, Başbakanlık ve hükümet binalarında bugüne kadar basına yansıyan ve kamuoyunda tepki toplayan sosyalleşme etkinliklerinin Covid-19 kurallarına uygun olup olmadığını teftiş etmekle görevlendirilmişti. Gray’in daha önce bir Başbakanlık sözcüsünün görevinden ayrılmasına neden olan Noel partisinin yanı sıra, Johnson’ın katıldığı için özür dilediği partiyi de soruşturacak.

    Yapılan yorumlarda soruşturma sonucu hazırlanacak olan raporda nasıl ifadeler kullanılacağının önemli olduğuna vurgu yapılıyor. Kimi yorumcular başbakanın “Kendi içkini kendin getir” partisi için gönderilen davetiye emailini görmemiş olma ihtimalinin bulunmadığını belirtirken, kimileri asıl sorumluluğun partiyi düzenleyen üst düzey kamu görevlisi Mark Reynolds’a kalabileceği yorumunu yapıyor.

    Her durumda kamuoyu yoklamaları Boris Johnson’ın aleyhine işaret ediyor. Dün yapılan iki ankette de katılımcıların yarısından fazlası Johnson’ın istifa etmesi yönünde görüş bildirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yolsuzluk soruşturmasıyla sarsılan Avusturya’da başbakan değişiyor

    Yolsuzluk soruşturmasıyla sarsılan Avusturya’da başbakan değişiyor


    Avusturya’da eski Başbakan Sebastian Kurz’un yolsuzluk soruşturması sonrası siyaseti bıraktığını açıklamasının ardından koalisyon hükümetinin büyük ortağı merkez sağ Halk Partisi (ÖVP) genel başkanlığına getirilen İçişleri Bakanı Karl Nehammer, ülkenin yeni başbakanı olacak.

    ÖVP Genel Başkanlığı başta olmak üzere tüm siyasi görevlerini bıraktığını açıklayan Kurz’un siyasetten ayrılması, ülke siyasetini hareketlendirirken maliye ve eğitim bakanları istifa ettiklerini, mevcut Başbakan Alexander Schallenberg ise ÖVP’nin yeni genel başkanına başbakanlık görevini devretmeye hazır olduğunu açıkladı.

    Bu gelişmeler üzerine ÖVP Yönetim Kurulu toplantısı düzenlendi. Toplantının ardından düzenlenen basın toplantısında İçişleri Bakanı Nehammer, parti yönetiminin kendisini yeni genel başkan olarak seçtiğini duyurdu.

    Nehammer, partinin oy birliği ile aldığı kararla aynı zamanda başbakan adayı da olduğunu duyurdu.

    Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen ile görüştükten sonra başbakanlık görevini devralacağını ifade eden Nehammer, mevcut bakanlar kurulunda da değişikliğe gidileceğini bildirdi.

    Kabinede değişiklik

    Nehammer, kendisinin başbakan olacağı yeni kabinede, maliye, eğitim, içişleri bakanlarının değişeceğini, mevcut Başbakan Alexander Schallenberg’in yeniden Dışişleri Bakanı olacağını kaydetti.

    Kabinede yapılacak değişikliklere ilişkin koalisyon ortağı Yeşiller Partisi lideri ve Başbakan Yardımcısı Werner Kogler’le görüştüğünü ve fikir birliği içinde olduklarını belirterek, en kısa sürede Cumhurbaşkanı ile görüşüp çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirdi.

    Kurz’un siyaseti bırakması

    Kurz, dün yaptığı açıklamada, 10 yıllık siyasi kariyerine son verdiğini, kısa süre içerisinde başta parti genel başkanlığı olmak üzere bütün görevlerini devredeceğini bildirmişti.

    Kurz’un ardından hakkında yolsuzluk davası açılan eski Maliye Bakanı Gernot Blümel ve Eğitim Bakanı Heinz Faßmann da istifa ettiklerini açıklamıştı. Başbakan Schallenberg de başbakanlık koltuğunu ÖVP’nin yeni genel başkanına bırakacağını duyurmuştu.

    Avusturya’da 6 Ekim’de savcılığın, aralarında Kurz’un da bulunduğu 10 kişi hakkında yolsuzluk, rüşvet ve güveni kötüye kullanma gerekçeleriyle başlattığı soruşturma sonrasında, eski başbakan 9 Ekim’de istifa etmek zorunda kalmıştı.

    Kurz’dan boşalan başbakanlık koltuğuna, dönemin Dışişleri Bakanı Schallenberg getirilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya: Federal Meclis Sosyal Demokrat Olaf Scholz’u ilk tur oylamada başbakan seçti

    Almanya: Federal Meclis Sosyal Demokrat Olaf Scholz’u ilk tur oylamada başbakan seçti


    Almanya Federal Meclisi’ndeki oylamada Sosyal Demokrat Parti Milletvekili ve Maliye Bakanı Olaf Scholz, ilk turda başbakan seçildi.

    Federal Meclis Başkanı Baerbel Bas başkanlığında toplanan Federal Meclis’te yapılan gizli oylamada, Scholz, ilk turda oylamaya katılan 707 milletvekilinden 395’inin oyunu aldı.

    Oylamada 303 “hayır” oyu kullanılırken, 6 milletvekili çekimser kaldı. 3 oy da geçersiz sayıldı.

    Scholz Federal Meclis’te yemin edecek

    Böylelikle başbakan seçilen 63 yaşındaki Scholz, Cumhurbaşkanlığı konutu olan Bellevue Sarayı’na giderek Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’den atama belgesini alacak ve tekrar Federal Meclis’e dönerek yemin edecek.

    Scholz, Mecliste yemin ettikten sonra kabinenin yeni üyeleriyle Bellevue Sarayı’na gidecek, yeni bakanlar Steinmeier’den atama belgelerini alacak ve ardından yeniden Meclise dönecek.

    Bakanlar burada yemin ettikten sonra resmen göreve başlayacak.

    Merkel oylamayı tribünden izledi

    Görev süresini tamamlayacak olan Angela Merkel, milletvekili olmadığı için oylamayı tribünden izledi. Merkel, Meclis Başkanı Bas tarafından selamlanmasının ardından milletvekilleri tarafından alkış aldı.

    Tribünde ayrıca eski Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, eski Başbakan Gerhard Schröder ve Scholz’un eşi Britta Ernst, babası Gerhard Scholz, annesi Christel Scholz ile kardeşleri Jens ve Ingo Scholz yer aldı.

    Covid-19 tedbirleri kapsamında milletvekilleri Genel Kurulda maske taktı. Aşı olmayan milletvekilleri için de tribünde yer ayrıldı.

    Scholz, 2007-2009 yıllarında Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı, 2011-2018 yıllarında Hamburg Eyaleti Başbakanı ve 2018-2021 yıllarında Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanlığı yapmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***