Etiket: Başak Demirtaş

  • Meral Danış Beştaş: Başak Demirtaş ile kıyaslanmam kötü bir şey

    Meral Danış Beştaş: Başak Demirtaş ile kıyaslanmam kötü bir şey



    Yerel seçime sayılı gün kalırken adaylar da seçmeni ikna etmeye devam ediyor.

    DEM Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayı Meral Danış Beştaş da seçim sürecine ve vaatlerine ilişkin açıklamada bulundu.

    Habertürk’te Eren Eğilmez‘in sorularını yanıtlayan Beştaş, Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’ın aday gösterilmemesine ilişkin olarak “Bizim için siyaset illa İBB koltuğuna oturmak değil. Bizim için kazanmak şu anda sizinle konuşmak. Bugün Hacıahmet’e gittik, kucaklaştık. Bizim için kazanmak Türkiye’ye hakikati anlatmak. Bu nedenle bu adaylık oldu. Bu soruya en net yanıtı şöyle verebilirim. Sevgili Başak’la benim kıyaslanmam kötü bir şey” dedi.

    Beştaş’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

    Sonuçta biz bir siyasi parti olarak tabii ki seçimlere gireriz. Bu bütün seçimler için sözkonusu. Şu anda Meclis’in üçüncü büyük partisiyiz. Her ne kadar kayyum atansa da kazandığımız belediyelerimiz var. Meşru ve doğal olanı her partinin seçimlere girmesidir. Bu biraz da Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili çokça konuşuldu. İttifaklar zzorunlu hale geldi. Biz 2019’da bir defaya mahsus karar aldık. O her zaman ilelebet karar değil neticede. Demokrasinin önünü açmak için karar aldık. Kaybettirmek, kazandırmak üzerine bir stratejik yaklaşımdı. Dönemsel atmosferi, siyasal durumu, mevcut tıkanıklığı, kurullarımızın çok yoğun tartışmalarıyla böyle bir karar aldık. Bugün bir parti olarak seçime girme karar aldık. Aslolan partilerin yarışmasıdır. O bir istisnaydı. O dönem için stratejik karar aldık. Bu döneme gelince sonuçta kararımız bu. Normale döndük tırnak içinde söylüyorum. Aslolan kendi kimliğimizle girmek.

    “KÜRTLER SEÇİM DÖNEMİNDE TARTIŞILIYOR”

    Çokça bizsiz biz tartışılıyor. Şimdi yasal kıskaçtan dolayı ismimiz değişti. DEM Parti her gün kesintisiz yaygın medya tarafından konuşuluyor. En fazla ‘DEM Parti kime kazandıracak, kime kaybettirecek, iktidarla mı anlaştı?’ gibi çokça büyük ve yaygın tartışma var. Politik olarak rahatsız edici yönü şu; seçim dönemlerinde partimiz daha çok konuşulur olur. Seçim dönemi bitince varolan baskılar, hukuksuzluklar, tutuklu olan arkadaşlarımız, Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak. Kışanak şu anda Kandıra Cezaevi’nde. 7 yıllık azami tutukluluk süresini çoktan geçirdi ama Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı kampanyasını yürütemiyor. Mesela kayyuma karşı güçlü destek ve dayanışma görmediğimizi söylemiştim. DEM Parti tabii ki Türkiye’nin partisi En çok oyu Kürtlerden alıyor. Kürtler seçim döneminde tartışılıyor. En çok Kürtlerin oyu önemseniyor. Kime oy verecekler meselesi. Sadece seçim dönemlerinde değil DEM Parti’nin politikasının, yol haritasının, Türkiye toplumu için nasıl bir model öngördüğünü anlatmak istiyoruz. Biz neticede bir iddia ile geldik İstanbul’a. Büyükşehir Belediye başkanlığına eş başkanla listelerle giriyor ve mücadele ediyoruz.

    BAŞAK DEMİRTAŞ İSTANBUL’DA ADAY OLSAYDI

    Bir kere Başak Demirtaş’ın aday olmaması meselesini kamuoyuyla paylaştık. Selahattin Başkan da uzun metin yazdı. Konuya dair görüşlerini ifade etti. Başak da neticede partimizle mutabakat halinde aday olmayacağını ifade etti. Bu tek taraflı alınan karar değil. Sevgili Başak, Selahattin Bey bizim dostlarımız ve yoldaşlarımız. Aynı partideyiz. Aday olabileceğini açıkladığında kamuoyundaki tartışmaları bir hatırlayalım derim. Hakikaten siyasetin dibini gördük. Korkunç linçlemeler, eleştiriler, başka başka saldırılar gündeme geldi. Siyaset ticaret gibi görüldü. Hiçbir arkadaşımızı tırnak içinde söylüyorum malzeme ettirmeyiz. Selahattin Demirtaş’ın tahliye olması için eşini aday gösteriyoruza kadar gitti. Biz herkesin özgür olduğu Türkiye hayaliyle yapıyoruz. Bu meseleden partimizin bilgisi vardı. Oturuldu uzun uzun konuşuldu, karşılıklı ortaklaşıldı. Eğer gerçekten birilerini kazandırmak isteseydik aday çıkarmazdık. Söz konusu olan Başak ya da Meral değil. Biz kazanmak için yola çıkıyoruz. Oy oranları belli, nasıl olsa kazanamayacaksınız, denilebilir. Bizim için siyaset illa İBB koltuğuna oturmak değil. Bizim için kazanmak şu anda sizinle konuşmak. Bugün Hacıahmet’e gittik, kucaklaştık. Bizim için kazanmak Türkiye’ye hakikati anlatmak. Bu nedenle bu adaylık oldu. Bu soruya en net yanıtı şöyle verebilirim. Sevgili Başak’la benim kıyaslanmam kötü bir şey.

    Gönül rahatlığıyla şunu söyleyebilirim, İstanbul seçmeni o pusulada Başak Demirtaş’ı görse de Meral Danış Beştaş’ı da görse mühürü basacak. Bizim aramızda ayırım yok. Bu tartışmaları yürütenlere bunu söylemek istiyorum.

    “KÜRT SEÇMEN DİYE AYIRMAK AYRIMCILIKTIR”

    Bir kere kimsenin aracısı değiliz. Kendi seçmenlerimizle, hedef kitlelerimizle de, bize oy vermemiş milyonlara da hitap etmek istiyoruz. İzmir, Adana, Bursa’da bütün büyükşehirlerde adaylarımız var. ‘Kürt seçmenle aramıza kimse giremez’ meselesi değil sorun. Zaten arada kimse olmamalı. Hepimiz seçmene doğrudan temas etmeliyiz. Kürt seçmenlerinin bence, zamanında insan haklarına çalışmış birisi olarak söyleyeyim; bir kere Kürt seçmen diye ayırmak bile ayrımcılık. İnsanlık politik tercihleriyle tartışmalı. Doğru, Kürtler ayrımcılığa uğruyor, talepleri ve dertleri var. Biz Meclis’te 3 cümle Kürtçe konuşamıyoruz. Kürtler ne istiyor? Bunu tartışmak lazım. Tersine seçim döneminde ‘Kürt seçmen nasıl oy verecek’ bunu tartışıyoruz.

    “BİZİM OYUMUZ BİZE, KAZANMAK İÇİN YOLA ÇIKTIK”

    Ben dördüncü hafta İstanbul’dayım. Sahadayız. Hakikaten herhangi bir kayışı gözlemlemedim. Seçmenlerimizle uzun uzun konuşabiliyoruz. Hakikaten Türkiye siyasetini izleyen, kimin ne amaçladığını bilen bir yerden bu sorular soruluyor. Çokça yayın yapan kanal var. Biz kazanmak için yola çıktık. Biz kendi oyumuzu istiyoruz. O kayışı önlemek için sonuçta bir kampanya yürütüyoruz. Kayış olma ihtimalini tırnak içinde söylüyorum, neticede bu dayanışmayı, toplumsal kesimlerle nüfusla temas ederken tabii ki oy ve destek istiyoruz. Muhafazakâr seçmende iktidara büyük t epki var. Erzurum’da da, Diyarbakır’da da, Mardin’de de görüyorum. Dini hassasiyetler açısından Kürtlere yapılanları zulüm olarak görülüyor. Burcu Köksal bölücü, ırkçı söylemde bulundu. Bu t epkileri görüyoruz. Kürtlerin de politik tercihlerini yaparken kendilerine yaklaşımı dikkate aldıkları gibi kendileri de bunları gözlüyorlar.

    “HEDEFİMİZ EN YOĞUN VE YAYGIN ÇALIŞMA YAPMAK”

    Neticede biz en yüksek oyu almak için girdik seçimlere. Doğrusu hayatın kendisi baskı uyguluyor zaten. Bu çalışmalar, tartışmalar. Özel olarak bu konuda etkilenme halimin olduğunu söyleyemem. Olmazsa olmaz ‘prestijimiz için şu kadar oy almalıyız’dan ziyade yapabileceğimiz en yoğun ve yaygın çalışmayı yapmak. Mümkünse İstanbul’un her yerine kendimizi ifade etmek. Bu konuda oy olarak geri dönüşleri alabilmek oy olarak, söz olarak, destek olarak. Hedefimiz bu.

    “OY MOTİVASYONU DEĞİŞEBİLİYOR”

    Anket çalışması yaptırmadık, ileriki günlerde düşünebiliriz. Bütün anket firmaları bize çalışıyor. Hiçbir zaman DEM seçmenin oyu tahmin edilemez. DEM Parti üzerinden maalesef 4 Kasım 2016’dan berki kesintisiz baskı politikasıyla karşı karşıyayız. 2019’da Demirtaş Edirne’de. 2023’de, 14-28 Mayıs’ta Figen Yüksekdağ, Gültan Kışanak Kandıra’da. İlk defa anayasa değişikliğiyle bu parlamentoda milletvekilleri tutuklandı, siyasi davalarla. Onların içeride kalmaması gerekiyor. Seçmen bunu görüyor. Başka motivasyonlarla da hareket edebilirler. Biz barış siyaseti yürütüyoruz. Şu anda binlerce insan cezaevinde. Aslında zigzag biraz da tutarsızlık demeyim de, yerel seçimlerin bir etkeni oluyor. Bölgede muhtarlar bile etkiliyor. Muhtarlar oyu kendi köyüne taşıyor. Sonuçta İstanbul’daki yaşamını kolaylaştırmak açısından tercih değişebilir.

    Yerel seçimlerde oy oranları değişir. Aday farkı, hitap ettiği kitle değişebilir. Ankara buna örnektir. Bu doğasında var. İstanbul seçmeni neticede bazı konularda farklı düşünüyor olabilir. Bu seçimde şunu söylemek istiyorum. Bu seçim sadece İstanbul seçimi değil. Biz bu seçimde yürüttüğümüz politika açısından çok güçlü şekilde varlığımızı ortaya koyuyoruz. Barış siyaseti yürütüyoruz. Demokratikleşmenin olması için varlığımız çok önemlidir. Kürtlerin yaşadığı şehirlerde çok önemli bir şey var; seçmen taşıma. Muhalefet de yanımızda durmuyor. İktidar taşıdı da. Siirt’te 8 bin oy taşınmış. Demem o ki, yapılanlar karşısında İstanbul, Diyarbakır, Siirt’te de her yerde oyumuzu kendimize verelim.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Başak Demirtaş’tan İstanbul adayları için mesaj: Artık DEM zamanı

    Başak Demirtaş’tan İstanbul adayları için mesaj: Artık DEM zamanı



    Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP (DEM) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, eşi, Başak Demirtaş DEM Parti’nin İstanbul adayları için mesaj yayımladı.

    1 ay sonra yapılacak yerel seçimlerden İstanbul’dan aday olacağı konuşulan Demirtaş, parti ile yapılan görüşmelerin sonucunda aday olmayacağını açıklamıştı. Demirtaş, kararın partisiyle ortak görüş birliğine varılarak alındığını söylemişti.

    İlerleyen günlerde DEM Parti, İstanbul için deneyimli siyasetçi Meral Danış Beştaş ile Murat Çepni’yi aday gösterdiklerini duyurmuştu.

    Bugün sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunan Demirtaş, adaylara başarılar diledi. Demirtaş şunları kaydetti:

    “Partimizin İstanbul adayları, değerli Meral Danış Beştaş ile Murat Çepni’ye başarılar diliyorum. Adaylarımızın en güçlü şekilde destekleneceğine inanıyorum. Artık İstanbul’da DEM zamanı! DEM DEMA ME YE!”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Başak Demirtaş’ın İstanbul için 18 günlük aday adaylığı: DEM Parti’de neler oluyor?

    Başak Demirtaş’ın İstanbul için 18 günlük aday adaylığı: DEM Parti’de neler oluyor?



    Türkiye’nin sandık başına gideceği 31 Mart yerel seçimlerinin kilit noktası İstanbul olacak.

    AKP lideri Erdoğan’ın önceki yerel seçimlerde Yüksek Seçim Kurulu (YSK) eliyle tekrarlattığı seçime rağmen almayı başaramadığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi için elindeki tüm kozları devreye sokması beklenirken, iktidara yakın anket şirketlerinin araştırmalarında bile AKP (Cumhur İttifakı) adayı Murat Kurum‘un, CHP’li İBB Başkanı ve yeni dönem adayı Ekrem İmamoğlu‘nun gerisinde olduğu ortaya çıkıyor.

    Önceki seçimde Millet İttifakı’nın ve DEM’in (O dönem ismi HDP) desteğiyle İBB yönetimini kazanan CHP bu kez yarışa tek başına girecek.

    Muhalefet cephesindeki bu dağınık yapının henüz İstanbul’da sonucu etkileyecek bir tablo ortaya koymadığı görülse de aday çıkarma kararı alan DEM’in alacağı oy oranı, seçimin kaderini belirleyecek.

    DEM’in İstanbul’da aday çıkarma kararının ardından, Selahattin Demirtaş‘ın eşi Başak Demirtaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı aday adayı olduğunu açıklamış bu açıklamadan 18 gün sonra da ‘aday değilim’ açıklaması yapmıştı.

    artıgercek.com yazarı, gazeteci İrfan Aktaş, bugünkü yazısında ‘bu 18 gün içinde ne değişti’ sorusuna yanıt olabilecek gelişmeleri değerlendirdi.

    Başak Demirtaş’ın adaylık çıkışının “yedi yılı aşkın süredir cezaevinde tutulan Selahattin Demirtaş’ın yönlendirmesiyle yaptığı ve bu çıkışın DEM Parti ile AKP arasındaki bir anlaşmanın göstergesi olduğu” iddialarının gerçeklerle örtüşmediğini belirten Aktaş, “Oysa Selahattin Demirtaş, Kobani Davası savunmalarında iktidara ve yargıçlara resti çekmiş, kendisi ve arkadaşları hakkında öngörülen cezanın verilmesi halinde eşinin, çocuklarının bunu davul-zurnayla karşılamasını istemişti: “Biliyoruz ki siz kararınızı çoktan vermişsiniz, ferman yazılmış. Ancak kararınızın bizim ve halkımızın nazarında hiçbir hükmü yoktur. Bize baş eğdiremediniz. Kararı yüzüme okumanıza müsaade etmeyeceğim. Karar açıklandığı zaman eşime, kızlarıma, sizlere vasiyetimdir; davul-zurnalarla karşılayın. Çünkü biz de burada öyle karşılayacağız.”

    Aslında Kürt hareketinin aktörlerinin bu tür siyasi hamlelerinin kişisel olamayacağını hâlâ bilmeyenler bile Kobani Davası’nda yaptığı siyasi savunmanın içeriğini detaylıca okusalardı, Selahattin Demirtaş’ın “serbest kalmak” için böylesi bir hamleyi yapmaya tenezzül etmeyeceğini, kendisi de artık siyasi bir aktör olan Başak Demirtaş’ın da böylesi bir adım atmayacağını rahatlıkla görebilirlerdi.” dedi.

    Bu duruma rağmen ortada hala izaha muhtaç bir 18 günlük süreç olduğunu belirten İrfan Aktaş’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

    “Başak ve Selahattin Demirtaş’ın bu sürecin DEM Parti’yle koordinasyon içinde yürütüldüğüne dair vurguları, 21 Ocak açıklamasının Demirtaşların inisiyatifine dayandığına ve fakat DEM’in Başak Demirtaş’ın adaylığını istemediğine dair şayiayı ortadan kaldırmaya yönelikti.

    ‘DEMİRTAŞ VE ZANA BİRBİRLERİNDEN BİHABER BU AÇIKLAMALARI YAPMIŞTI’

    Nitekim DEM Parti’nin farklı pek çok yetkilisiyle yaptığım çok sayıda görüşmelerden çıkardığım sonuç da, bu sürecin Başak ve Selahattin Demirtaş’ın “kişisel” veya “ailevi” gayeleriyle uzaktan-yakından alakası olmadığı yönündeydi.

    Öte yandan Başak Demirtaş’ın 21 Ocak açıklamasıyla Leyla Zana’ın Gazete Duvar’dan Vecdi Erbay’a verdiği mülakatın aynı gün yayınlanmasının da tamamen bir tesüdüf olduğunu biliyorum. Zira son derece başarılı bir gazeteci olan Erbay, uzun zamandır Zana’yla söyleşi yapmaya çalışıyordu ve nihayet bu girişimi sonuç vermişti. Yani Demirtaş ve Zana birbirlerinden bihaber bu açıklamaları yapmıştı.

    Fakat Zana mülakatının zamanlaması ve içeriği, Başak Demirtaş’ın hem 21 Ocak hem de 7 Şubat hamlelerini anlamlandırmak için önemli işaretler içeriyordu.

    Leyla Zana, Tayyip Erdoğan’ın 8 ekim 2015’te “buzdolabına konulmuştur” dediği çözüm sürecini yeniden başlatması gerektiğini söylüyor ve 31 Mart öncesinde Erdoğan’a açık çağrı yapıyordu.

    Sadece Zana değil, DEM Parti ve genel olarak Kürt hareketi 31 Mart seçimleri öncesinde, özellikle İstanbul seçimi bağlamında AKP’yi yeni bir “hukuki sürece” zorlamak istiyor.

    Nasıl bir “hukuki süreç” mi?

    Kürt sorununun çözümüne yönelik kapıyı aralamak üzere üç temel başlıktan söz edilebilir.

    Buna göre,

    1- DEM Parti HDP’ye yönelik kapatma davası ile Kobani Davası’nın siyasi değil, gerçek manada hukuki bir şekilde işletilmesini, yani AKP-MHP’nin mahkemeleri “yönetmekten” vazgeçmesini istiyor.

    2- DEM Parti Kürtlerin seçme ve seçilme hakkının ortadan kaldırılmasıyla eşanlamlı olan kayyum politikasından, yine hukukun bir gereği olarak vazeçilmesini istiyor.

    3- DEM Parti Abdullah Öcalan üzerinde yürütülen ama hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan tecrit uygulamasından, yine hukukun bir gereği olarak vazgeçilmesini istiyor.

    DEM Parti’nin Başak Demirtaş ve Leyla Zana’nın 21 Ocak’ta yaptıkları açıklamalardan önce ve sonra AKP’yle yukarıdaki talepler çerçevesinde çeşitli temaslar kurduğu tahmin edilebilir. Fakat öyle anlaşılıyor ki, DEM’in yukarıdaki üç temel talebi AKP tarafından karşılanmıyor. Yani AKP, hukuka riayet etmeyi en azından şu ana kadar kabul etmiş görünmüyor.

    Aslında Başak Demirtaş’ın 21 Ocak’taki görüşmemizdeki açıklamasında sarfettiği bir cümle, 7 Şubat’ta neden vazgeçtiğine dair yanıtı da barındırıyordu: “Demokrasi ve toplumsal barışın önünü açacağına inanırsak, düşünebiliriz.”

    Öyle anlaşılıyor ki, aradan geçen 18 günde Başak Demirtaş ve DEM Parti, girişimlerinin henüz “demokrasi ve toplumsal barışın önünü açmayacağını” gördü ve belki de şimdilik vazgeçti.

    Fakat DEM Parti ve Demirtaş bu geri çekilmenin İmamoğlu lehine bilabedel bir adım olmasını da arzulamıyor. Bunun da iki nedeni var. Birincisi Kürtlerin, DEM Parti tabanının İmamoğlu’na yönelik tepkisi ve kendi güçlerini göstermek istemesi. İkincisi ise CHP’nin ve esas olarak İmamoğlu’nun DEM Parti’ye mesafeli yaklaşımı.

    Nitekim tablonun geneline bakıldığında CHP ve AKP’nin İstanbul yarışına Kürtsüz girme konusunda “anlaştıkları” görülüyor. Her iki parti de Kürtlere elle tutulur hiçbir vaatte bulunmadan, yani İstanbul’u “Kürtlere hiçbir şey kazandırmadan” kazanmak istiyor. DEM Parti de her ikisine bir ders vermek istiyor ve bu “dersin” formülünü de çeşitli hamlelerle yaratmaya çalışıyor.

    ‘KÜRTSÜZLÜK ANLAŞMASI’

    Şu aşamada DEM Parti’nin ne AKP ne de CHP’yle bir anlaşması söz konusu. Fakat ortada bir anlaşma varsa, bu da AKP ve CHP arasındaki “Kürtsüzlük anlaşması” olarak tanımlanabilir.

    Öte yandan bazı Kürt kesimleri DEM ile AKP arasında bir “anlaşma” yapılmasını arzuluyor. Fakat AKP’nin böyle bir arzusu da, niyeti de, MHP dolayısıyla kabiliyeti de bu aşamada yok. Yani DEM Parti şu aşama itibariyle hem CHP’ye hem de AKP’ye karşı bir pozisyonda ve bu pozisyonunu her iki tarafı da bıçak sırtında tutacak şekilde formüle etmek istiyor.

    Bu da DEM Parti’yi son derece mahir siyasi manevra kabiliyeti göstermeye zorluyor.

    Peki DEM Parti ne yapacak?

    Öğrendiğim kadarıyla DEM Parti her durumda İstanbul’dan aday çıkaracak.

    Eğer bu aday Başak Demirtaş olsaydı, AKP Kürtlere hukuku bile vermeden İstanbul’u tereyağından kıl çeker gibi kazanabilecek ve sonraki dört yıllık seçimsizlik döneminde Kürtlere yönelik baskısını had safhaya çıkaracaktı. Gelinen noktada Başak Demirtaş ve DEM Parti buna müsaade etmeyeceklerini gösterdi.

    ‘AKP ZORLANACAK, AMA İMAMOĞLU’NUN İŞİ DE KOLAY OLMAYACAK’

    Bununla birlikte DEM Parti, Demirtaş olmasa bile yine “güçlü” bir başka adayla İstanbul seçimlerine girecek. Dolayısıyla bundan sonra İstanbul’da AKP’nin işi zor olacak ama Ekrem İmamoğlu’nun işi de kolay olmayacak.

    Öte yandan DEM Parti ve Başak Demirtaş’ın hamlesinin zamanlama itibariyle erken olduğuna dair eleştiriler de yapılabilir. DEM Parti ve Demirtaş, “keşke 21 Ocak hamlesini bütün süreçler tamamlandıktan sonra yapsaydık” diyor mu, bilmiyoruz.

    Keza DEM Parti’nin, Başak Demirtaş ismini coşkuyla karşılamış olan tabanına bu “vazgeçişi” nasıl anlatacağı da henüz belli değil.

    Şu aşamada belli olan tek şey, 31 Mart’a henüz çok uzun bir zamanın kalmış olduğu ve sürecin kimsenin bugünden öngöremeyeceği bir noktaya evrilebilme potansiyeli taşımaya devam ettiği.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Son anket sonuçları: ‘Demirtaş’ın aday olması işleri değiştiriyordu, şimdi İstanbul’da kartlar yeniden dağılacak’

    Son anket sonuçları: ‘Demirtaş’ın aday olması işleri değiştiriyordu, şimdi İstanbul’da kartlar yeniden dağılacak’



    Sözcü yazarı Aytunç Erkin, Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş‘ın eşi Başak Demirtaş‘ın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı’na aday olmaktan vazgeçmesini köşesine taşıdı.

    Demirtaş’ın adaylığının, eşinin Kürt siyaseti için sembol bir isim olması nedeniyle İstanbul’da tüm dengeleri değiştirebileceği konuşuluyordu. Siyaset bilimciler, böyle bir gelişmenin CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun AKP adayı Murat Kurum karşısında kaybetmesine dahi yol açabileceği yorumlarını yapıyordu.

    İmamoğlu’na yakın isimlerin kendisine “Başak Demirtaş’ın adaylığı diğer adaylıklardan farklı. Duygusal bir durum var ortada. Bir anket yaptırdık. Orada Başak Hanım da var. Yüzde 2 gibi bir farkla İmamoğlu önde. Başak Demirtaş da yüzde 7 çıkmış” dediğini hatırlatan Erkin, şöyle devam etti:

    “Yine dün Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş, ‘aday olmaktan vazgeçtim’ açıklaması yaptı. Ve böylece İmamoğlu’na yakın isimlerin de dediği gibi ‘Normal aday çıkarsa 3.5-4’lerde kalır’ cümlesi daha da anlam kazandı.”

    Gazeteci, akabinde DEM Parti’nin aday çıkarması durumunda tablonun nasıl şekillenebileceğine dair bir anket çalışması paylaştı. Söz konusu saha araştırmasının SONAR tarafından yapıldığını dile getiren Erkin, şunları kaydetti:

    ‘ŞİMDİ İSTANBUL’DA KARTLAR YENİDEN DAĞILACAK’

    “Kararsızlar (yüzde 12.2) dağıtıldıktan sonraki duruma bakalım:

    • CHP adayı Ekrem İmamoğlu yüzde 41.1,
    • Cumhur İttifakı adayı Murat Kurum yüzde 40.6,
    • DEM Parti adayı Başak Demirtaş yüzde 6.5,
    • İYİ Parti adayı Buğra Kavuncu yüzde 4.3,
    • Yeniden Refah Partisi adayı 2.1,
    • Zafer Partisi adayı Azmi Karamahmutoğlu yüzde 1.3,
    • Memleket Partisi adayı Mehmet Sevigen yüzde 0.6,
    • Saadet Partisi adayı Birol Aydın yüzde 0.5.

    Sonuçlara göre DEM’in adayının Demirtaş olması işleri değiştiriyordu, şimdi İstanbul’da kartlar yeniden dağılacak.”

    Yazının tamamı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Konu Demirtaş: AKP’li vekil Berna Laçin’i hayret ettirdi

    Konu Demirtaş: AKP’li vekil Berna Laçin’i hayret ettirdi



    AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’nun Kobane Davası tutsağı eski HDP Milletvekili Selahattin Demirtaş hakkında söyledikleri Berna Laçin’in tepkisini çekti.

    KRT’de çıktığı bir programda konuşan Ensarioğlu, “İyi bir siyasetçi. İçerde kaldığı sürece gençlerin sempatisini kazanan bir Demirtaş var. 8 yıldır tutuklu bulunan Demirtaş bir yol ayrımında. Mağduriyeti var ve içeride ona karşı büyük bit sevgi birikmiş” dedi.

    Ensarioğlu’nun sözlerine X(eski Twitter) hesabından yanıtlayan Laçin, Ahhhhaaaa ya bir kere de yanıltın ya! “Demirtaş niye hapiste” diye sorduğum için bana televizyon yasağı getirdiler, hala davalar sürüyor. Ama şimdi Başak Demirtaş’ın adaylığı işlerine geliyor diye “terörist Demirtaş” oldu sana “iyi siyasetçi Demirtaş” Böyle hızla dönen başka madde yok evrende, net!” şeklinde yanıt verdi.

    NE OLMUŞTU?

    DEM Parti’nin İBB Başkanı adayı olarak, Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’ı aday göstereceği iddia edilmişti.

    Kulislere düşen bu bilgi öncesi CHP ve DEM Parti arasında seçim işbirliği çerçevesinde görüşmeler yapılmıştı.

    Demirtaş’ın adaylığı hakkında çıkan haberler DEM Parti yönetimi tarafından yalanlanmamış, aksine olumlu yönde açıklamalar yapılmıştı.

    Hatta DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te yaptığı basın toplantısında, “Başak Hanım, muhtemel adaylar adasında ‘en güçlü adayımızdır’, biz de bundan büyük mutluluk duyuyoruz” demişti.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Şamil Tayyar, kendi mahallesindeki ikiyüzlülüğe dikkat çekti: Şimdi ‘Başak hanım’ öyle mi?

    Şamil Tayyar, kendi mahallesindeki ikiyüzlülüğe dikkat çekti: Şimdi ‘Başak hanım’ öyle mi?



    AKP’li Şamil Tayyar, HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’ın İstanbul için DEM Parti’den aday olabileceğini açıklamasının ardından AKP cephesindeki ‘duruş’ değişikliğine dikkat çekti.

    Sosyal medyadan bir paylaşımda bulunan Tayyar, geçmişte iktidar yanlılarının Başak Demirtaş’a yönelik ‘çirkin ve ahlaksız’ paylaşımlarının karşısında durdukları için eski Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile birlikte linç edildiklerini hatırlattı.

    ‘O GÜN BİZE HAKARET EDENLER BUGÜN ‘TERÖRİST’ SIFATINI ANMIYORLAR’

    Tayyar, ‘inanılmaz küfür ve hakarete maruz kalmış, hatta teröristlerle ilişkilendirilmiştik!’ dediği açıklamasında, “o gün bize hakaret ederken Başak Demirtaş için ‘terörist’ diyenler bugün ‘Başak hanım’ diye hitap ediyor, ‘hayırlı olsun’ temennisinde bulunuyor, ‘terörist’ sıfatını anmıyorlar” dedi.

    Tayyar, AKP tarafında Başak Demirtaş’a yönelik ‘ifade değişikliğinin’ DEM Parti’den İstanbul adayı olmasının gündemde olmasıyla ilişkili olabileceğini üstü kapalı olarak söyleyerek, “Ne değişti? Adaylığı siyaseten işimize geldiği için mi? İlkelerinizi ‘konjonktürel’ tanıma tabi tutarsanız, böyle savrulur, samimiyetinizi kaybeder, güven inşa edemezsiniz. O gün ‘insani duruş’ sergilenebilse, bugünkü tavır sırıtmazdı. Onun için ‘ilkeli siyaset’ diyoruz, demeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEM Parti’yle ilgili yeni iddia: ‘Aday olmaması halinde Başak Demirtaş’ın alternatifi hazır’

    DEM Parti’yle ilgili yeni iddia: ‘Aday olmaması halinde Başak Demirtaş’ın alternatifi hazır’



    Mart 2024‘te yapılacak yerel seçimlere yaklaşık 2 ay kala siyasi partiler, başta büyükşehirler olmak üzere aday belirleme süreçlerini hızlandırdı. Yarışın İstanbul ayağında AKP, Ekrem İmamoğlu‘na karşı Murat Kurum‘u sahaya sürdü.

    İYİ Parti ‘hür ve müstakil siyaset’ iddiasıyla CHP‘yle yollarını ayırırken, bu süreçte Kürt seçmen ve dolayısıyla DEM Parti yeniden ‘belirleyici’ bir konuma geldi. Son günlerde en çok konuşulan konu ise, Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş‘ın eşi Başak Demirtaş‘ın adaylığı.

    Kısa Dalga yazarı Sedat Bozkurt, konuyla ilgili dikkati çeken bir iddiayı okurlarıyla paylaştı. Buna göre Demirtaş’ın aday olmaması halinde alternatif olarak belirlenen isim; DEM Parti Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş.

    DEM Parti'yle ilgili yeni iddia: 'Aday olmaması halinde Başak Demirtaş'ın alternatifi hazır' - Resim : 1

    Köşesinde “(…) Başak Demirtaş’ın aday olması halinde DEM’in İstanbul’da oyunun hayli artacağını hesaplamak mümkün” ifadesine yer veren gazeteci, şöyle devam etti:

    “Yeşil Sol Parti son seçimlerde İstanbul’da yüzde 8 oy aldı. Kadın ve Kürt aday olması AKP tabanı da dahil diğer partilerden oy alma potansiyelini yükseltiyor Başak Demirtaş’ın. TİP’in son seçimlerdeki oy oranının da yüzde 4 olduğunu ve aday çıkarmama ihtimali bulunduğunu da buna ekleyelim. O seçmenin, CHP’den daha çok bugün DEM’in temsil ettiği partilere oy verme alışkanlığı daha fazla.

    Başak Demirtaş’ın aday olmaması halinde DEM’in alternatifi de hazır; Meral Danış Beştaş. İstanbul seçimleri gerçekten çok ilginç bir hal almaya başladı.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsmail Saymaz: Konuştuğum DEM Partili, ‘Daha önemli bir hamle gelebilir’ dedi

    İsmail Saymaz: Konuştuğum DEM Partili, ‘Daha önemli bir hamle gelebilir’ dedi



    Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş‘ın eşi Başak Demirtaş‘ın “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için henüz partimiz DEM Parti’den bize bir öneri gelmedi, ama halk ister, partimiz de uygun görürse, demokrasi ve toplumsal barışın önünü açacağına inanırsak, düşünebiliriz” şeklindeki ifadesi, son günlerin en tartışılan konularından biri.

    Gazeteci İsmail Saymaz, gelişmeyle ilgili olarak DEM Partili iki kişiyle konuştuğunu belirtti. Birinin, Demirtaş’ın kararının DEM Parti’yi zora soktuğunu belirttiğini aktaran Saymaz, bu kişinin şunları söylediğini aktardı:

    Tabanımızda zaten ittifaka karşı güçlü bir muhalefet var. Hem yaz boyu süren tartışmalar nedeniyle hem de Kılıçdaroğlu’nun davranışlarından ötürü. Şimdi bu şuna dönüşecek: ‘Adayınız hazırdı, niyet de beyan ettik, siz göstermediniz.’ Bu, partiyi zora sokacak bir hamle.”

    “Kurullarımızda aday çıkarma yönünde güçlü bir eğilim var. Halkımız da öyle istiyor. Devlet ve iktidar da kaşıyor. İttifaksız kalmamızı teşvik ediyor. Kendisinin kazanmasının oradan geçtiğini biliyor.”

    İsmail Saymaz: Konuştuğum DEM Partili, 'Daha önemli bir hamle gelebilir' dedi - Resim : 1

    ‘PARTİNİN ÖNÜNÜ AÇMAKTIR, NEDEN DAYATMA OLSUN?’

    Saymaz, konuştuğu diğer kişinin ise Demirtaş’ın kararına hak verdiğini dile getirdi.

    “Bir DEM Partili, ‘Bu karar benimle ve tabanımızla örtüşüyor’ dedi” bilgisini veren gazeteci, devamında aralarında geçen sohbeti şöyle paylaştı:

    “(…) Sordum: ‘Bu, DEM Parti’ye dayatma mıdır?’

    ‘Partinin önünü açmaktır, neden dayatma olsun?’ diye karşılık verdi.

    ‘DEM, AK Parti’nin İstanbul’u almasını kolaylaştırmış olmaz mı?’ diye sordum.

    Şöyle dedi: ‘AK Parti’ye kan verdi’ diyorlar. Ama size de can veriyoruz. Siz belediyeleri kazanıyorsunuz, biz bedel ödüyoruz. Koca bir seçimi yaşadık Kılıçdaroğlu ile. Kıytırık partilerle protokol yapıyor, bize gelince inşallah maşallah!’

    ‘Selahattin Demirtaş neden böyle bir karar almış olabilir’ diye sorduğumda kritik bir yorum yaptı.

    Şunları söyledi: ‘Bence sadece Selahattin Demirtaş’ın kararı olamaz. Selahattin bizim de böyle düşündüğümüzü, dışarıda böyle bir iklimin olduğunu biliyor.

    ‘DAHA ÖNEMLİ BİR HAMLE GELEBİLİR’

    Aramızda şu diyalog yaşandı:

    ■ Arkasında ne olabilir?

    Arkasından daha önemli bir hamle gelebilir, onu biraz bekleyelim, görelim.

    ■ Çözüm Süreci’nin yeniden kurulması gibi mi?

    Keşke olsa, kurbanlar keserim!

    ■ Peki bu, AK Parti ile temas sonucu alınan bir karar mı?

    Öyle demeyelim. Ama önümüzdeki günlere bakalım.”

    Yazının tamamı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEM Parti “İstanbul’da Başak Demirtaş’ı aday gösterecek” iddiası: Teklif gelirse değerlendiririz

    DEM Parti “İstanbul’da Başak Demirtaş’ı aday gösterecek” iddiası: Teklif gelirse değerlendiririz



    Yerel seçimlere kendi adaylarıyla gireceğini açıklayan DEM Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’ı aday göstermeyi planladığı iddia edildi.

    Artı Gerçek’ten İrfan Aktan‘ın aktardığına göre Demirtaş, DEM Parti’den adaylık için herhangi bir teklif gelmediğini belirtti.

    Demirtaş, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için henüz partimiz DEM Parti’den bize bir öneri gelmedi, ama halk ister, partimiz de uygun görürse, demokrasi ve toplumsal barışın önünü açacağına inanırsak, düşünebiliriz” diye konuştu.

    2019 yerel seçimlerinde o dönem adı HDP olan DEM Parti, Ekrem İmamoğlu’nu destekleme kararı vermişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Başak Demirtaş İstanbul’dan aday olacak iddiası: DEM Parti’den açıklama

    Başak Demirtaş İstanbul’dan aday olacak iddiası: DEM Parti’den açıklama



    Seçimlerde özellikle de İstanbul’da kilit pozisyonda olan olan DEM Parti’nin İBB Başkanı adayı olarak Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’ı aday göstereceği iddia edildi.

    Parti yetkilileri Demirtaş’ın aday olmayacağını net bir dille açıkladı. Demirtaş’ın Diyarbakır için isminin geçtiği ancak kendisinin belediye başkanlığı için bir başvurusunun olmadığı vurgulandı. Diyarbakır’daki adayın ise önseçim ile adaylık başvurusu yapanlar arasından seçileceği belirtildi.

    “TAMAMEN YALAN”

    Halk TV’den Seyhan Avşar’ın haberine göre, Büyükşehirlerde aday belirleme süreci için Kent Konseyleri’nin kurulduğunu aktaran parti yetkilisi, “Kazan-kazan mantığında olduğumuzu açıklamıştık. Kendimiz kazanmadan kimseye kazandırmayacağız. Elbette muhalefet ile temaslarımız var. Ancak henüz netleşen bir durum yok. İktidar ile görüştüğümüz iddiaları ise tamamen yalan. Onlardan da bize bir görüşme talebi gelmedi” ifadelerini kullandı.

    Parti yetkilisi sadece İstanbul değil, Mersin, Ankara gibi önemli şehirler içinde muhalefetle temaslarının sürdüğünü belirtti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***