Etiket: Balkanlar

  • Sıcak hava dalgası Akdeniz ve Balkanları kavuruyor: Yunanistan ağır iş kollarında öğleden sonra açık havada çalışmayı yasakladı

    Sıcak hava dalgası Akdeniz ve Balkanları kavuruyor: Yunanistan ağır iş kollarında öğleden sonra açık havada çalışmayı yasakladı


    – Avrupa’da Akdeniz’den Balkanlara pek çok ülke orman yangınları eşliğinde aşırı sıcak hava dalgasıyla mücadele ediyor. Yunanistan’da termometrenin 43 dereceyi görmesiyle bazı işletmelere işçilerini öğleden sonra ağır dış mekan işlerinde çalıştırmama talimatı verildi. Termometrenin en az 45 dereceyi gösterdiği İtalya’da aşırı sıcaklar nedeniyle ölenler oldu. Meteorologlara göre aşırı sıcaklar temmuz sonuna dek devam edecek.

    YUNANİSTAN’DA ÖĞLEDEN SONRA AÇIK HAVADA ÇALIŞMA YASAĞI

    2010’dan beri en sıcak haziran ayını geçirirken aşırı sıcaklar nedeniyle 6 turistin öldüğü Yunanistan’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, açık havada çalışan iş kollarına bağlı işletmelere işçilerini saat 12.00-17.00 aralarında açık havada ağır işlerde çalıştırmama talimatını verdi. Dünden haftasonuna kadar geçerli talimata göre inşaatçılar, gıda teslimatçıları, kuryeler ve gemi yapımcıları bildirilen saatlerde çalışmayı durduracak.

    Son 24 saatte 48 noktada çıkan orman yangınlarından 47’sinin kontrol altına alındığı Yunanistan’ın başkent Atina’daki tarihi Akropolis’in bugün 12.00-17.00 saatlerinde ziyaretçilere kapatılmasına karar verildi.

    İTALYA’DA DÖRT KİŞİ ÖLDÜ

    Afrika’dan gelen aşırı sıcak hava dalgasının vurduğu İtalya’nın güney şehirlerinde hava sıcaklığı 40 derecenin üzerine çıktı. Aşırı sıcaklara karşı risk grubunda yer alan 4 kişi ölürken, Sağlık Bakanlığı, 10’dan fazla şehir için uyarı yapıp risk seviyesini en yükseği olan kırmızıya çıkardı.

    KIRMIZI ALARM VERİLEN ŞEHİRLERDE ‘AÇIK HAVAYA ÇIKMAYIN’

    Bu şehirlerde yaşayanların risk grubunda olup olmaması fark etmeksizin günün en sıcak saatlerinde kapalı alanlarda kalması ve yorucu açık hava egzersizlerinden ve ağır yiyeceklerden kaçınması tavsiye edildi.

    SIRBİSTAN’IN MEŞHUR TUZ GÖLÜ KURUDU

    Uzun süreli sıcak hava dalgasında bunalmaya devam eden Balkanlar da orman yangınlarıyla boğuşurken, Sırbistan’da kuzeydeki Voyvodina’nın şifalı çamuruyla meşhur Rusanda tuz gölü ilk kez kurudu.

    ARNAVUTLUK ORMAN YANGINLARINI SÖNDÜRMEK İÇİN YARDIM İSTEDİ

    Arnavutluk, kuru hava ve rüzgarın tetiklediği orman yangınlarıyla mücadele için Avrupa Birliği’nden yardım talebinde bulunuu. İçişleri Bakanı Taulant Balla, itfaiyecilerin ve askeri personelin bazı uzak dağlık bölgelerdeki yangınları söndürmesinin imkansız olduğunu, ekipman eksikliği çektiklerini belirtti. Yangınlarla mücadeleyi savaşa benzeten Balla, “Savaşı kazanmış değiliz. Bazı küçük muharebeleri kazanmış olabiliriz, fakat kilometrelerce uzanan ateşle savaşmak çok zor” dedi.

    KUZEY MAKEDONYA VE BULGARİSTAN DA ‘İMDAT’ DEDİ

    Orman yangınlarıyla mücadele için AB’den acil yardım talebinde bulunan eden Kuzey Makedonya ve Bulgaristan’a, Sırbistan, Slovenya, Türkiye, Hırvatistan ve Çekya’nın ekipman desteğinde bulunacağı açıklandı. (DIŞ HABERLER)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sıcak hava dalgasının çarptığı Balkanları elektrik kesintileri vurdu

    Sıcak hava dalgasının çarptığı Balkanları elektrik kesintileri vurdu


    – Kuzey Yarımküre’de yüzlerce kişi aşırı sıcaklar nedeniyle ölürken, Balkanlar elektrik kesintileriyle sarsıldı. Dört Balkan ülkesinde birkaç saat süren eşzamanlı elektrik kesintileri yaşandı.

    Arnavutluk, Bosna, Karadağ ve Hırvatistan’ın kıyı bölgesinde 40 dereceye yaklaşan sıcakla baş etmeye çalışanların klimalara yüklenmesi sonucu yerel saatle 13:00’ten itibaren elektrik kesildi.

    TRAFİK IŞIKLARI DEVREDIŞI

    Bosna ve Hırvatistan’da trafik ışıklarının devredışı kalması, Saraybosna, Banja Luka, Mostar, Split ve diğer büyük şehirlerde ulaşımda kaosa neden oldu.

    RESTORANLAR, BARLAR VE SÜPERMARKETLER KEPENK İNDİRDİ

    Elektrik ve wifi ağının çökmesi, Hırvatistan’ın tatil beldelerindeki turizm sezonuna darbe indirdi. Dubrovnik’te restoranlar, barlar ve süpermarketlerin kapılarını kapatmasının ardından tatilciler ortada kaldı.

    Karadağ’ın başkenti Podgoritsa’da su pompaları bile durma noktasına geldi.

    Akşama kadar elektriği büyük ölçüde geri getirdiklerini duyuran tedarikçiler, dört ülkenin birbirine bağlı güç sistemlerinde arızanın nerede meydana geldiğini hâlâ belirlemeye çalıştıklarını söyledi.

    Karadağ Enerji Bakanı Sasa Mujoviç, ulusal televizyonda yaptığı açıklamada, kesintinin, yüksek sıcaklık nedeniyle güç tüketiminde ani artıştan kaynaklandığını belirtti.

    KESİNTİ RİSKİ HÂLÂ YÜKSEK

    Bu arada Karadağ kanalı Vijesti TV’si, Bosna sınırına yakın engebeli bir bölgede enerji nakil hattında yangın çıktığını duyurdu, ama bunun elektrik kesintileriyle nasıl bağlantılı olabileceğine açıklık getirmedi.

    Arnavutluk’ta yetkililer, elektriğin yarım saat içinde geri geldiğini, ancak enerji tüketimiyle düz orantılı şekilde kesinti yaşanma riskinin hâlâ yüksek olduğunu söyledi. (BBC, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya Dışişleri Bakanı: Batı Balkan ülkelerinin AB’ye katılması jeopolitik gereklilik

    Almanya Dışişleri Bakanı: Batı Balkan ülkelerinin AB’ye katılması jeopolitik gereklilik


    Karadağ ve Bosna Hersek’i ziyaret eden Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Rusya saldırganlığı karşısında Batı Balkan ülkelerinin AB’ye katılmasının “jeopolitik bir gereklilik” olduğuna dikkat çekti.

    REKLAM

    Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Batı Balkan ülkelerinin Avrupa Birliği’ne katılmasının “jeopolitik bir gereklilik” olduğunu söyledi. 

    Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna ziyareti sırasında konuşan Baerbock, bu adımın Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısı karşısında Avrupa’yı daha güçlü kılacağını kaydetti. 

    Karadağ ve Bosna’nın AB’ye entegrasyonunu desteklemek için bu ülkelere giden Baerbock, “Batı Balkanlar’daki altı ülkenin de katılabilmesini istiyorum. Bunun için gerekli koşullar yaratılmalıdır.” dedi.

    Baerbock, Bosna’yı reformlara devam etmeye ve AB’ye katılmanın ekonomik avantajlarına odaklanmaya çağırdı.

    Bosna Hersek’e 2022 yılında adaylık statüsü verilirken, Avrupa Konseyi geçen yıl gerekli uyumun sağlanması halinde katılım müzakerelerinin başlayabileceğini duyurdu. Bu yöndeki kararın bu ay içinde alınması bekleniyor.

    Baerbock’tan Rusya uyarısı

    Moskova’nın politikalarını eleştiren Baerbock, “Rusya’nın saldırganlık savaşı sadece bombalar, füzeler, insansız hava araçları ve Ukrayna’daki sivil halka yönelik en kötü saldırılarla yürütülmüyor, aynı zamanda Batı Balkanlar’da çok duyduğum gibi, hibrid savaşı da içeriyor” ifadelerini kullandı. 

    Alman Dışişleri Bakanı Bosna’ya, Balkanlar’da NATO üyesi ve AB üyeliği için bölgede ilk sırada gösterilen Karadağ’dan geldi. 

    Karadağ’ın başkenti Podgorica’da yaptığı açıklamada, Rusya’ya fayda sağlayacak hiçbir “gri bölgeye” izin verilmemesi gerektiğini söyledi. 

    Rusya’nın geleneksel olarak Balkanlar’da, özellikle de Ortodoks Hıristiyan Sırplar arasında nüfuz sahibi olduğu biliniyor. 

    Rusya yanlısı olduğunu gizlemeyen Bosnalı Sırpların lideri Milorad Dodik,Bosna’daki ayrılıkçı politikaları nedeniyle ABD ve İngiltere’nin yaptırımlarıyla karşı karşıya. 

    Sırbistan’da popülist hükümet de, Moskova’ya karşı Batı yaptırımlarına katılmayı reddetti.

    6 milyar Euroluk paket

    Arnavutluk, Bosna-Hersek, Sırbistan, Kosova, Karadağ ve Kuzey Makedonya’dan oluşan altı ülke, birliğe katılım sürecinin farklı aşamalarında bulunuyor.

    AB yetkilileri, Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaşın ardından bu bölgede reformları teşvik etmek ve onları Rus etkisinden uzaklaştırmak için Batı Balkan ülkelerine 6 milyar Euroluk bir paket sundu. 

    Aday ülkelerin, AB’ye katılabilmeleri için yasalarını bloğunkilerle uyumlu hale getirmeleri ve demokratik dönüşümlerini tamamlamaları gerekiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Leyen’den genişleme mesajı: İnandırıcı olmak istiyorsak bir takvimden bahsetmeliyiz

    Leyen’den genişleme mesajı: İnandırıcı olmak istiyorsak bir takvimden bahsetmeliyiz


    Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Birliğin Durumu konuşmasında genişlemeyle ilgili “Eğer inandırıcı olmak istiyorsak, bir takvimden bahsetmeliyiz” dedi.

    Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB genişlemesi için hazırlıkların yapılması çağrısında bulundu.

    REKLAM

    Genişleme konusunda “Birliğin, kurumlarının ve bütçesinin daha hızlı bir şekilde uyarlanmasını” isteyen Leyen, “Genişlemede ilerlemeden önce anlaşmaların değiştirilmesini bekleyemeyiz, beklememeliyiz” dedi.

    Leyen, “Eğer inandırıcı olmak istiyorsak, bir takvimden bahsetmeliyiz” diye konuştu.

    Strazburg’da Birliğin Durumu konuşması yapan Leyen, Kiev’in AB üyeliği yolunda “büyük adımlar” attığını belirterek, Rusya’nın saldırıları karşısında Avrupa’nın desteğinin sürececeğini kaydetti. 

    Özellikle kıtanın karbon emisyonlarını azaltmayı amaçlayan Yeşil Mutabakat konusuna geniş yer ayıran Avrupa Komisyonu Başkanı, “adil ve hakkaniyetli” bir anlaşmayı savundu.

    Avrupa seçimlerine dokuz ay kala konuşan Leyen, göreve geldiğinde sunulan yönergelerin “yüzde 90’ından fazlasını” eyleme dönüştürdüğünü ifade etti.

    AB genişlemesi

    AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bu ay başında AB’nin potansiyel olarak 10 üyeye daha hazırlanması gerektiğini söyledi. Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel da birliğin 2030 yılına kadar yeni üyeler kabul etmeye hazır olması gerektiğini ifade etti.

    Batı Balkanlar’daki beş ülke AB üyeliğine aday ve onlardan bazıları on yıldır müzakereler yürütüyor. Brüksel’in Ukrayna ve Moldova ile katılım müzakerelerinin başlatılmasına ilişkin sonbaharda tavsiyede bulunması bekleniyor. 

    Çin’e elektrikli araç soruşturması

    Yeşil dönüşümün adil bir rekabet çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Leyen, Avrupa endüstrisini “yapay olarak düşük fiyatlara” karşı savunmak için elektrikli otomobillere yönelik Çin devlet sübvansiyonları hakkında bir soruşturma başlatıldığını duyurdu.

    Çin’in politikasının Avrupalı şirketlere zarar verdiğine dair endişelerin arttığını belirten Leyen, “Küresel piyasalar şu anda daha ucuz Çin elektrikli otomobilleriyle dolup taşıyor ve bunların fiyatları devasa devlet sübvansiyonlarıyla yapay olarak düşük tutuluyor. Bu durum pazarımızı bozuyor” dedi. 

    Von der Leyen, “Pazarımızda içeriden bu çarpıklığı kabul etmediğimiz gibi, dışarıdan da bunu kabul etmiyoruz. Avrupa rekabete açık ama dibe doğru bir yarışa değil. Adil olmayan uygulamalara karşı kendimizi savunmalıyız” diye konuştu. 

    BYD Auto ve Geely Group’un Zeekr birimi de dahil olmak üzere elektrikli araç üreticileri bu yıl Japonya ve Avrupa’da satışa başladı. Geely aynı zamanda İsveçli Volvo Cars’ın ve tamamen elektrikli lüks markası Polestar’ın da sahibi.

    REKLAM

    Yüksek enflasyon

    Avrupa’daki yüksek enflasyona dikkat çeken Leyen, Euro Bölgesi’nde yüzde 2’lik enflasyon hedefine geri dönüşün “zaman alacağını” kaydetti. Ağustos ayında enflasyon yüzde 5.3 olarak gerçekleşti.

    Göçmen reformu konusuna değinen Avrupa Komisyonu Başkanı, üye devletlere ve parlamento üyelerine “sınırların ve bireylerin korunması, egemenlik ve dayanışma arasında bir denge” sunan bu metnin sonuçlandırılması için çabalarını arttırmaları çağrısında bulundu. Tunus ile Temmuz ayında imzalanan son “stratejik ortaklığı” öven Leyen, “Şimdi diğer ülkelerle de benzer anlaşmalar üzerinde çalışmak istiyoruz” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB dışişleri bakanları aday ülkelerle ‘genişlemeyi’ görüşmek için toplantı çağrısında bulundu

    AB dışişleri bakanları aday ülkelerle ‘genişlemeyi’ görüşmek için toplantı çağrısında bulundu


    AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, birliğin potansiyel olarak 10 üyeye daha hazırlanması gerektiğini söyledi

    Avrupa Birliği dışişleri bakanları, genişleme sürecini görüşmek üzere eylül ayı sonuna kadar Ukrayna ve Batı Balkanlar’dan mevkidaşlarıyla bir araya gelme çağrısında bulundu.

    REKLAM

    AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 27 ülkeden dışişleri bakanlarının katıldığı toplantının ardından, “Ukrayna’daki savaşın, kesinlikle liyakate dayalı bir süreç olan genişleme sürecini hızlandırmak gibi bir yan etkisi olduğunu düşünüyorum” dedi.

    İspanya’nın Toledo kentinde yapılan AB Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı’nda konuşan Borrell, AB’nin potansiyel olarak 10 üyeye daha hazırlanması gerektiğini söyledi.

    Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel de bu hafta, birliğin 2030 yılına kadar yeni üyeler kabul etmeye hazır olması gerektiğini ifade etti. 

    Balkan ülkeleri en yakın potansiyel adaylar

    Balkan ülkeleri Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kosova Karadağ, Kuzey Makedonya ve Sırbistan, AB’ye katılım sürecinde farklı aşamalarda bulunuyor.

    Geçen yıl Moldova ve Ukrayna’ya aday statüsü verildi. Gürcistan da bu statüyü almayı bekliyor.

    Ukrayna’nın üyelik süreci

    Ukrayna’nın üyeliğinin “Avrupa entegrasyonu projesini riske atmadan” nasıl yapılabileceğine dair sorular gündeme geliyor.

    Analistler genişlemenin ivme kazandığını ancak AB’nin önce kendi içinde reform yapması gerektiğini düşünüyor.

    Washington’daki Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) analisti Mathieu Droin Euronews’e “Üye devletler reformun ne anlama geldiğini, kendileri için neleri değiştireceğini, nasıl fayda sağlayacaklarını ve AB’ye nasıl katkıda bulunmaları gerektiğini yeni yeni anlamaya başlıyor” dedi.

    Ukrayna’nın reform konusunda kararlı adımlar attığını belirten Droin, “Bir yıllık süre zarfında muazzam bir çalışma gerçekleştirdiler, bu oldukça etkileyici. Ancak AB’nin bunu nasıl yapmayı planladığı hala belirsiz, çünkü AB içinde farklı programların, örneğin Ukrayna’nın önemli bir tarım ülkesi olması nedeniyle tarımın nasıl yeniden kalibre edileceğine ilişkin karar verme konusunda pek çok soru var.” diye konuştu. 

    Bu arada Macaristan, Ukrayna’ya yapılacak 500 milyon Euroluk askeri yardım paketinin 8. taksitini bloke etmeye devam ediyor. Budapeşte, Macaristan’ın OTP Bankasının “savaş sponsoru” olarak tanımlanmasının “kabul edilemez” olduğunu savunuyor. Hükümet, daha fazla askeri yardım için ön koşul olarak bankanın adının Ukrayna’nın kara listesinden tamamen çıkarılmasını istiyor.

    İspanya’nın AB Konseyi dönem başkanlığının önceliklerinden biri Ukrayna’ya yönelik koordineli desteği sürdürmek ve bunu Avrupa’nın birliğini güçlendirerek yapmak.

    REKLAM

    AB, 2024-2027 döneminde Ukrayna için Avrupa Barış Fonu’na entegre edilecek yıllık 5 milyar Euro’ya kadar bir yardım fonu oluşturmayı öngörüyor.  Borrell, bakanların konuyu görüştüklerini ve yıl sonundan önce bir anlaşmaya varılabileceğini umduğunu belirtti.

    Ukraynalı askerlerin eğitimi

    Toplantıda üye devletlerin silahlı kuvvetleri tarafından Ukraynalı askeri personelin eğitim misyonunun durumu da değerlendirildi. 

    Borrell’e göre toplam 25 bin Ukraynalı asker halihazırda eğitim almış durumda ve yıl sonuna kadar 30 bin askerin eğitilmesi hedefine planlanandan daha önce, Ekim ayı sonunda ulaşılacak.

    Yüksek Temsilci, bu nedenle bakanlara önümüzdeki aylarda eğitimli Ukraynalı askeri personel hedefinin 40 bine çıkarılmasını önerdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Von der Leyen: Ukrayna, Moldova ve Batı Balkanların yönü AB’ye tam üyelik

    Von der Leyen: Ukrayna, Moldova ve Batı Balkanların yönü AB’ye tam üyelik


    Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen, bu ülkelerin Rus ve Çin nüfuzu altına girmemesi için İspanya’nın AB’nin yeni dönem başkanı olarak genişleme meselesine bir an önce el atmasını istedi.

    Madrid’de, İspanya’nın Avrupa Birliği dönem başkanlığını başlatan etkinlikte konuşan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, birliğin genişleme politikası için Ukrayna, Moldova ve Batı Balkanları işaret etti.

    Rusya ve Çin’in nüfuzuna girmesini önlemek amacıyla en kısa sürede bu genişleme sorununa el atılmasını isteyen Von der Leyen, önümüzdeki dört yılı içeren bir takvim önerdi.

    Von der Leyen “Ukraynasız, Moldovasız, Batı Balkanlarsız bir Avrupa Birliği düşünebiliir miyiz? Peki Avrupa’nın bu bölgelerinin Rusya ya da Çin’in etkisi altında olmasını?.. İmkansız” dedi.

    Gidilecek yönün belli olduğunu ifade eden Komisyon Başkanı “Bu nedenle, şimdi Avrupa’nın bir bütün olmasını ve bu ülkelerin Avrupa Birliği’nin bir parçası olmasını nasıl sağlayacağımızı düşünmeye başlamalıyız.” diye konuştu.

    Karara varmanın zaman alacağını belirten Von der Leyen, İspanya’nın genişleme meselesine bir an önce el atmasını istedi.

    Ukrayna’ya destek İspanya’nın önceliği

    Ukrayna’ya verilen desteğin İspanya dönem başkanlığının önceliği olmaya devam edeceğini de vurgulayan AB yetkilisi “Şimdi bizim görevimiz bu dayanıklılığa ve bu azme karşılık vermektir. Buna güvenilir ve düzenli mali destek de dahildir” diyerek komisyonun 2027 yılına kadar 50 milyar avroluk (55 milyar dolar) bütçe ve yeniden inşa desteği önerdiğini hatırlattı.

    AB dönem başkanlığına yıldırım hızıyla gerçekleştirdiği Kiev ziyaretiyle başlayan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de dönem başkanlığı için Moncloa Sarayı’ndaki etkinlikte yaptığı konuşmada “Avrupa ve Ukrayna zafer ve özgürlüğe kadar birlikte” ifadelerini kullandı.

    İspanya’nın AB dönem başkanlığı öncelikleri

    Sanchez, altı aylık sürecek dönem başkanlığında AB’yi özellikle kritik hammaddeler konusunda Çin’e bağımlılığımı azaltmayı ve yeni ilaçlar için tedarik zincirinde direnci güçlendirmeyi de amaçladıklarını bildirdi.

    İspanya’nın öncelik verdiği konuları dört başlıkta topladı. Bunlar

    1. Yeşil dönüşüm kapsamında yenilenebilir enerjilere öncelik vermek
    2. AB’yi yeniden sanayileştirmek
    3. Sosyal ve ekonomik adaleti güçlendirmek ve bu kapsamda özellikle işçi haklarını gözden geçirmek
    4. AB’de birliği güçlendirmek.

    AB, Mart 2022’de Fransa’nın dönem başkanlığında Ukrayna, Moldova ve Gürcistan’ın tam üyelik sürecini başlatmıştı. 

    Batı Bakanlar olarak geçen Bosna Hersek, Sırbistan, Kosova, Karadağ, Arnavutluk ve Kuzey Makedonya da AB’ye tam üyelik için aday ülke konumunda bekliyor.

    1987 yılında tam üyelik için başvuran Türkiye ise 1999 tarihinden bu yana aday ülke konumunda bulunuyor. 2005’te başlatılan katılım müzakereleri 2016’dan beri donmuş durumda.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macaristan Başbakanı Orban: Bosna Hersek hızlıca AB’ye katılmalı

    Macaristan Başbakanı Orban: Bosna Hersek hızlıca AB’ye katılmalı


    Macaristan Başbakanı Viktor Orban, “Brüksel’de ne konuşurlarsa konuşsunlar, biz Balkanların, daha doğrusu Bosna Hersek’in hızla AB’ye katılmasından yanayız.” dedi.

    Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Bosna Hersek ve diğer Balkan ülkelerinin Avrupa Birliği’ne hızlı bir şekilde katılmaları çağrısında bulunarak bu ülkelerin 27 üyeli bloğa yeni bir enerji ve dinamimizm sağlayabileceğini söyledi.

    Brüksel ile sık sık ters düşen milliyetçi muhafazakar lider, birliğe üyelik için koşullarda (AB üyelik kriterleri) ısrar edilmemesi gerektiğini belirtti.

    Orban bunun yerine katılım öncesi fonlarının Balkan ülkelerinin kalkınma ve güvenliğini desteklemek üzere kullandırılması gerektiği görüşünü dile getirdi. 

    Bosna’ya yaptığı ilk resmi ziyaret kapsamında Bosna Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Borjana Kristo ile ortak basın toplantısı düzenleyen Orban, “Brüksel’de ne derlerse desinler, biz Balkanların, daha doğrusu Bosna Hersek’in hızla AB’ye katılmasından yanayız.” diye konuştu.

    Macaristan’ın, Bosna Hersek’in yanında olduğunu belirten Orban, “Belki sınır komşusu değiliz, ancak siyasi ve ekonomik anlamda komşuyuz. Buna ek olarak dünyadaki en karmaşık siyasi yapılardan birini nasıl idare edebildiğinizi hayranlıkla takip ediyoruz.” ifadesini kullandı.

    Balkanlar’ın güvenliği ve gelişimi için daha çok yatırım yapılması gerektiğine işaret eden Orban, “Biz Macarlar, yaptırıma dayalı siyaseti desteklemiyoruz. Yaptırımlar, siyasette bir çözüm getirmez.” değerlendirmesinde bulundu.

    Orban, ülkesinin, Bosna Hersek’ten, hangi alanlarda yatırım yapabileceğinin sinyallerini de beklediğini kaydetti.

    Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Sırbistan, AB’ye katılım sürecinin farklı aşamalarında bulunuyor. 

    Bosna Hersek’e geçen aralık ayında adaylık statüsü verilmişti. 

    Analistlere göre bunun en önmeli nedeni, AB’nin Ukrayna’daki savaştan kaynaklanan istikrarsızlığın uzun süredir istikrarsız olan Balkanlara sıçramasından duyulan endişe. 

    Bununla birlikte, AB’ye katılımın tüm bu ülkeler için yıllar alması muhtemel. 

    Zira üye olabilmek için demokrasi, hukukun üstünlüğü ve ekonomik reformlar gibi standartları karşılama yolunda önemli ilerlemeler kaydedilmesi gerekiyor. 

    Orban hükümeti uzun zamandır Balkan ülkelerinin AB’ye hızlı bir şekilde katılmasını savunuyor. 

    Bunun istikrara yönelik tehditleri azaltacağını, Avrupa’nın ekonomik büyümesini destekleyeceğini ve Sırbistan’ın AB’ye yasa dışı göçü durdurmasına katkı sağlayacağı görüşünü dillendiriyor. 

    Viktor Orban, temasları kapsamında, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyelerince kabul edilecek. 

    Orban’ın, Bosna Hersek ziyaretine, Sırp nüfusun yoğun yaşadığı Banja Luka kentinde devam etmesi bekleniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kosova’da kriz: Sırpların protestosunda 25 KFOR gücü yaralandı; Belgrad sınıra asker gönderecek

    Kosova’da kriz: Sırpların protestosunda 25 KFOR gücü yaralandı; Belgrad sınıra asker gönderecek


    NATO’nun Kosova Barış Gücü (KFOR), Kosova’nın kuzeyinde gerginliğin yükseldiği bölgede varlığını artırdığını bildirdi.

    Kosova’da çoğunlukla Sırpların yaşadığı Leposaviç, Zveçan ve Zubin Potok’ta Arnavut belediye başkanlarının göreve başlamasına karşı çıkan Kosovalı Sırplar ile güvenlik güçleri arasında arbede yaşanıyor. 

    Priştina’nın 45 kilometre kuzeyindeki Zvecan belediyesinde NATO’nun Kosova Barış Gücü (KFOR) birliklerine taş ve şişe fırlatan Sırplara karşı polis göz yaşartıcı gaz kullandı. Olaylarda aralarında 11 İtalyan askeri olmak üzere en az 25 KFOR gücü yaralandı. Üç kişinin durumunun “kritik” olduğu belirtilirken, hayati tehlikesi olanın bulunmadığı kaydedildi. Protestolar sırasında bir polis aracınının ateşe verildiği görüldü. 

    NATO merkezinden yapılan açıklamada, “NATO, Kosova’nın kuzeyinde KFOR birliklerine yönelik olarak gerçekleştirilen ve çok sayıda askerin yaralanmasına yol açan sebepsiz saldırıları şiddetle kınamaktadır. Bu tür saldırılar kesinlikle kabul edilemez. Şiddet derhal durdurulmalıdır” denildi.

    Sırbistan Savunma Bakanı Milos Vucevic, Sırp ordusunun ülkenin Kosova sınırına konuşlandırılacağını söyledi.

    Vucic’ten, Kosovalı Sırplara NATO ile çatışmamaları çağrısı

    Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Kosovalı Sırplara NATO ile çatışmaya girmemeleri çağrısında bulundu.

    Vucic, Kosova’nın kuzeyindeki Zveçan Belediyesi önünde Kosovalı Sırplar ile NATO’nun Kosova’daki Barış Gücü (KFOR) birlikleri arasında yaşanan arbedenin ardından başkent Belgrad’da basın toplantısı düzenledi.

    Kosovalı Sırpların, Kosova Başbakanı Albin Kurti’nin “emriyle” seçilen belediye başkanlarına olan memnuniyetsizliklerini dile getirmek için toplandıklarını söyleyen Vucic, “Aylardır, Kurti’nin tek amacının çatışma olduğunu ve bölgede kan dökülmesini amaçladığını anlatmaya çalıştım. Tam da istediği gibi oldu ve Sırplar ile NATO karşı karşıya geldi.” dedi.

    Vucic, bugünkü gerginliğe ilişkin şu ifadeleri kullandı:”KFOR, Kosova Özel Birliklerine ait araçların etrafında bulunan Sırpların dağılmasını istedi. Bu talebin yerine getirilmemesi üzerine KFOR ve Sırplar arasında arbede yaşandı. Ancak, Kosova Özel Birliklerine ait bir asker, bakın KFOR değil, diz çökme pozisyonunda elindeki tüfekle ateş açtı. İki kurşun bir Sırp’ı yaraladı. Sırplar da bunu üzerine taşlarla cevap verdi.”

    “52 Sırp, 41 KFOR askeri yaralandı”

    Yaşanan arbedenin ardından 52 Kosovalı Sırp’ın yaralandığını aktaran Vucic, “Biri ağır yaralı, 3 kişi de yoğun bakımda. 41 KFOR askeri de yaralandı.” diye konuştu.

    Vucic, Sırbistan ordusunun, Kosova sınırında “gerekli görülen” yerlerde konuşlandığına işaret ederek, “Bu gece onları da ziyaret edeceğim. Avrupa Birliği (AB) yetkilileriyle sürekli iletişim halindeyim.” ifadelerini kullandı.

    Sırbistan’ın barışı korumak için elinden geleni yapacağını vurgulayan Vucic, “Kosovalı Sırplara, NATO ile çatışmaya girmemeleri çağrısında bulunuyorum. Gösteri düzenleyeceksiniz lütfen bunu barışçıl yöntemlerle yapın.” dedi.

    Vucic, uluslararası kurumlara da Kurti’nin yapmak istediklerini anlamaları noktasında uyarıda bulunarak, “Kosova’daki Sırpların ölmesine, sürgün edilmesine izin vermeyeceğiz. Bugün size anlattıklarımın hepsi gerçek.” diye konuştu.

    KFOR varlığını artırdı

    KFOR, Kosova’nın kuzeyinde gerginliğin yükseldiği bölgede varlığını artırdığını bildirdi.

    KFOR’dan yapılan açıklamada, son gelişmelerin ardından bu sabah 4 belediyede mevcudiyetin yükseltildiği belirtilerek, “Taraflara, gerginliği körükleyecek eylemlerden kaçınmaları çağrısında bulunuyoruz.” denildi.

    KFOR’un Birleşmiş Milletler’in (BM) 1999’da verdiği yetki uyarınca Kosova’da güvenliği sağlama amacı bulunduğu hatırlatılan açıklamada, KFOR’un bu yetki çerçevesinde tarafsız bir şekilde gerekli tüm adımları atmaya hazır olduğu kaydedildi.

    Açıklamada, KFOR komutanının Kosovalı ve Sırp askeri temsilcilerin yanı sıra AB misyonu EULEX ile temas halinde olduğu, Belgrad ve Priştine yönetimlerine normalleşme ve barışı hedefleyen AB öncülüğündeki diyalog süreci içinde çalışmaları çağrısı yapıldığı vurgulandı.

    Kosova’da protestolar

    Son günlerde gerginliğin arttığı Kosova’nın kuzeyindeki Sırplar, yeni Arnavut belediye başkanlarının göreve başlamasını engellemek ve belediye binalarına girmek için Zveçan, Zubin Potok ve Leposaviç’teki belediye binaları önünde dün protesto düzenlemişti.

    Kosova polisinin belediye binalarından çekilmesini ve yeni seçilen Arnavut belediye başkanlarının görevlerine başlamamasını talep eden Sırplar, polis kordonunu aşarak belediye binalarına girmeye çalışmıştı.

    Kosova polisi ve NATO’nun Kosova’daki Barış Gücü (KFOR), belediye binalarını tel örgülerle çevirmiş ve bölgedeki personel sayısını artırmıştı.

    Sırbistan, ordu mensuplarını Kosova sınırına konuşlandıracağını duyurdu

    Sırbistan Savunma Bakanı Milos Vucevic, Sırp ordusunun ülkenin Kosova sınırına konuşlandırılacağını söyledi.

    Vucevic, Sırbistan Radyo Televizyonu’na (RTS) yaptığı açıklamada, “ordunun teyakkuzda kalmaya devam ettiğini ve yerel saatle 14.00’e kadar ülkenin Kosova sınırına konuşlandırılacağını” ifade etti.

    Bölgedeki sorunun politik yollarla çözülmesini beklediklerini kaydeden Vucevic, Sırbistan Genelkurmay Başkanı Milan Mojsilovic’in, “Kosova’daki Sırpların güvenliğini korumakla sorumlu NATO’nun Kosova’daki Barış Gücü (KFOR) yetkilileriyle irtibat halinde olduğunu” dile getirdi.

    Vucevic ayrıca Sırp ordusunun, aynı zamanda başkomutan olan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in her emrini yerine getirmeye hazır olduğunu kaydetti.

    Sırp Başbakan: “Durum hiç bu kadar zor olmamıştı”

    Sırbistan Başbakanı Ana Brnabic de Kosova’nın kuzeyinde yaşananlara ilişkin, “Durum oldukça zor ve gergin. Hatta durum hiç bu kadar zor olmamıştı.” değerlendirmesini yaptı

    KFOR’un tepki vermekte geç kaldığını söyleyen Brnabic, “Avrupa Birliği ve KFOR’daki partnerlerimize söyleyecek iyi bir sözüm yok. Bugünkü tepkilerini cuma göstermeliydiler. Bizim görevimiz barışı ve Kosova’daki Sırpları korumak.” dedi. Brnabic, gelişmeleri yakından takip ettiğini ve atılacak her adımdan kamuoyunun haberdar edileceğini duyurdu.

    Kosova’nın kuzeyindeki gerginlik

    Kosova’nın kuzeyinde çoğunlukla Sırpların yaşadığı Leposaviç, Zveçan ve Zubin Potok belediyelerinde polisin görevlendirilmesine karşı çıkan Kosovalı Sırplar ile güvenlik güçleri arasında 26 Mayıs’ta da arbede yaşanmıştı. Arbedede 5 polisin hafif yaralandığı ve 4 ekip aracının zarar gördüğü duyurulmuştu.

    Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’in orduya “Hazır ol” emri verdiği ve ordu mensuplarının Kosova sınırına hareket ettiği belirtilmişti.

    23 Nisan’da bölgede yapılan olağanüstü yerel seçimleri Arnavut siyasi partilerinin adayları kazanırken, seçimler bölgede çoğunluğu oluşturan Kosovalı Sırplar tarafından boykot edilmişti. Kosova Merkez Seçim Komisyonu, bölgede kayıtlı 45 bin 95 seçmenden sadece 1567’sinin (yüzde 3,47) oy kullandığını açıklamıştı.

    Sırbistan-Kosova ilişkileri

    Kosova, 117 ülke tarafından “bağımsız devlet” olarak tanınmasına rağmen kuzeyinde devam eden etnik gerginlikler ve Birleşmiş Milletlere üye olamaması nedeniyle “Avrupa’nın donmuş ihtilaf bölgelerinden biri” şeklinde nitelendiriliyor.

    Sırbistan, 2008’de tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Kosova’yı kendi toprağı olarak görüyor.

    Belirli aralıklarla karşı karşıya gelen Sırbistan ve Kosova, Avrupa Birliği arabuluculuğunda 2011’de başlatılan Belgrad-Priştine Diyalog Süreci kapsamında ilişkilerin normalleşmesi ve nihayetinde iki ülkenin birbirini tanıması için ortak yol bulmaya çalışıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa Birliği, Batı Balkanlar’da genişleme sürecinin hızlandırılmasını görüşüyor

    Avrupa Birliği, Batı Balkanlar’da genişleme sürecinin hızlandırılmasını görüşüyor


    Avrupa Birliği (AB), Rusya’nın Ukrayna’da savaş başlatmasından sonra Batı Balkanlar’da genişleme sürecini gündeminin üst sıralarına taşıdı. 

    AB liderleri, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da yarın yapılacak zirvede, ‘Batı Balkanlar’daki ülkelerin birliğe katılım sürecinin hızlandırılmasını’ görüşecek. 

    Zirvede, son dönemde Balkanlar üzerinden AB’ye ulaşmaya çalışan göçmen ve sığınmacıların durumu da tartışılacak.

    Tiran’daki toplantıda ayrıca Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının enerji ve gıda güvenliği üzerindeki olumsuz etkilerinin de ele alınması ve bu noktada Batı Balkanlar’a yapılacak 2.5 milyar Euro’luk yardım paketinin detaylarının açıklanması bekleniyor. 

    AB’nin Batı Balkanlar politikası

    AB, Arnavutluk, Bosna, Kosova, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Sırbistan’a ‘katılım sözü’ verirken, bu ülkelerdeki ilerleme son yıllarda durma noktasına geldi. 

    Brüksel, geçtiğimiz temmuz ayında Arnavutluk ve Kuzey Makedonya ile üyelik müzakerelerine başladı. AB ile İstikrar ve Ortaklık Anlaşması imzalayan Kosova bu ay içinde adaylık statüsü için başvuruda bulunacağını açıkladı. 

    Bosna Hersek de Komisyon’un Ekim ayında üye ülkelere adaylık statüsü verilmesi tavsiyesinde bulunmasıyla bloğa katılma yolunda bir adım daha attı.

    AB, Bulgaristan ve Romanya’yı 2007 yılında kabul etmesinin ardından en son 2013’te Hırvatistan’ı birliğe dahil etti. 

    Rusya ve Çin tehdidi

    AB yetkilileri, hayal kırıklığı içindeki Batı Balkan ülkelerinin Rusya ya da Çin’e yönelmemesi için genişleme yönünde acil adımlar atılması gerektiğinü düşünüyor. 

    AB Komisyonu Komşuluk ve Genişleme Komiseri Oliver Varhelyi, geçen hafta Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a yaptığı ziyaret sırasında “Genişleme politikası AB liderlerinin ilk üç önceliği arasında yer alıyor. Barış, istikrar ve refah için uzun vadeli tek gerçek çözüm AB üyeliğidir.” diye konuştu. 

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rus müdahalesi ve etnik gerilimlerin uzun süredir siyasi istikrarsızlık yarattığı Bosna’nın “tüm Batı Balkanlar’da istikrar için önemli” olduğunu kaydetti.

    Bölge ülkelerinin AB’ye katılımı önündeki en büyük sorun olarak “AB’nin bu devletlerin ekonomilerini ve siyasi kurumlarını Brüksel’in açık ticaret ve Batılı demokratik ideallerden oluşan tek pazarıyla bütünleşmeye hazır görmemesi” gösteriliyor. 

    Londra merkezli bir düşünce kuruluşu Centre for European Reform’dan araştırmacı Luigi Scazzieri, “Hiçbiri AB’ye katılmaya yakın değil. Kopenhag kriterlerini karşılamak için hepsinin önemli engelleri aşması gerekiyor.” dedi. 

    Batı Balkanlar’a 2.5 milyar Euro’luk yardım paketi

    Tiran’daki toplantıda Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının enerji ve gıda güvenliği üzerindeki olumsuz etkilerinin de ele alınması bekleniyor. 

    Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Batı Balkanlar’daki ülkelerin kıtlık ve yüksek fiyatlarla başa çıkmalarına yardımcı olmak üzere mali destek vereceklerini duyurdu. 

    AB Komisyonu Komşuluk ve Genişleme Komiseri Varhelyi, “Bölge için en az 2.5 milyar Euro’yu harekete geçirecek bir enerji destek paketi oluşturduk” dedi.

    Sırbistan ile 2008 yılında bağımsızlığını ilan eden Kosova arasındaki anlaşmazlık, zirve öncesinde Batılı güçleri endişelendiriyor. 

    Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Kosova Başbakanı Albin Kurti’nin yaptığı bir atamayı protesto etmek için toplantıyı boykot etme tehdidinde bulundu.

    Belgrad, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini kınayan farklı BM kararları lehinde oy kullanmış olsa da Batı’nın Rusya’ya karşı uyguladığı yaptırımlara katılmadı.

    Avrupa ülkelerinde ‘şüpheci’ seslerin yükselmesi, Euro Bölgesi borç krizi, Avrupa’ya kitlesel göç ve İngiltere’nin bloktan ayrılması AB’nin genişleme sürecini yavaşlattı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB ve ABD’den Kosova’ya çağrı: Sırp belediyelere daha fazla özerklik vaadini tutun

    AB ve ABD’den Kosova’ya çağrı: Sırp belediyelere daha fazla özerklik vaadini tutun


    Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) diplomatlar Kosova’nın ülkesindeki Sırp çoğunluğa ait belediyelere daha fazla özerklik sağlama taahhüdünü yerine getirmesi çağrısında bulundu.

    Kosova’nın 2008 yılında Sırbistan’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmesinin ardından 2013’ten bu yana AB’nin arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde taraflar araslarındaki sorunları gidermeye çalışıyor.

    AB tarafından hazırlanan ve taraflarca eylül ayında imzalanan anlaşma uyarınca iki taraf da serbest dolaşımdan ticarete kadar önemli mesafe katetti, ancak özerklik konusuyla ilgili vaatler hala çözüme kavuşturulmuş değil.

    ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Gabriel Escobar ile birlikte temaslarda bulunmak üzere Kosova’da bulunan AB’nin Belgrad-Priştine Diyaloğu Özel Temsilcisi Miroslav Lajcak “Biz Kosova’nın ve Sırbistan’ın artık yeni sayfa açtıklarını, geçmişi geride bırakarak ilişkileri normalleştirmelerini görmek istiyoruz” diye konuştu. Lajcak uluslararası toplumun taraflar arasındaki diyaloğun daha hızlı ilerlemesi beklentisi içinde olduğunu da dile getirdi.

    Sırp belediyeler konusunda anlaşmada varılan taahhütlerin yerine getirilmediğine dikkat çeken Lajcak “Yaptığımız anlaşmalara uymamız gerektiği yönünde genel bir prensip vardır ve biz bunu iki tarafa da hatırlatıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Kosova, daha fazla özerkliğin egemenliğini zedeleyebileceğinden kaygılı

    Kosova Başbakanı Albin Kurti etnik Arnavutların çoğunluğu oluşturduğu Kosova ile Sırbistan arasındaki normalleşme süreci kapsamında selefi tarafından imzalanan anlaşma ile ülke nüfusunun yüzde 5’ini oluşturan Sırplara daha fazla özerklik sağlamasının Kosova’nın egemenliğini zedeleyeceği belirtiyor.

    Kurti’nin bu kaygılarına değinen ABD’li bakan yardımcısı Escobar Kosova’nın egemenliğinin, bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün garanti edildiğini belirterek “Bunun ötesinde Sırbistan’ın ve Kosova’nın nasıl normalleşmeye geçeceği diyaloğa bağlı” dedi ve Sırp belediyeleriyle olan anlaşmaya uyulması çağrısında bulundu.

    Başbakan Kurti AB ve ABD’li temsilcilerle yaptığı görüşme sonrasında Kosova’nın Sırp azınlık haklarının AB’nin en yüksek demokratik standartlarıyla uyumlu olduğunu ve bundan taviz verilemeyeceğinin garantisini verdiğini belirtti. Başbakan Sırbistan’a Kosova’yı tanıma çağrısını yineledi.

    Kosovalı Sırpların yaklaşık yarısı ülkenin kuzeyinde, Sırp sınırına yakın bölgelerde yaşıyor ve Priştine’deki etnk Arnavutların yönetimindeki hükümeti tanımayı reddediyor.

    Sırbistan güneyindeki kendisine bağlı toprakları iki yıl süren ayaklanma sürecinde etnik Arnavutların katliamını durdurmak amacıyla 1999’da NATO tarafından yürütülen saldırılar sonucu kaybetmişti.

    ABD ve birçok AB ülkesi Kosova’nın bağımsızlığını tanıyor, ancak Rusya ve yakın müttefiki Sırbistan tanımayı reddediyor. AB ile katılım müzakereleri yürüten Sırbistan’ın birliğe üye olabilmesi çin Kosova ile arasındaki sorunları çözmesi gerekiyor.

    Lajcak ve Escobar, Kosova’daki temaslarının ardından Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a geçecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***