Etiket: Avrupa enerji fiyatları krizi

  • Türkiye’nin bulduğunu açıkladığı doğal gaz üretime geçti mi; resmi veriler ne diyor?

    Türkiye’nin bulduğunu açıkladığı doğal gaz üretime geçti mi; resmi veriler ne diyor?


    Cumhurbaşkanı Erdoğan Karadeniz doğal gazı için “2023’ün birinci çeyreğinde ilk fazda üretilecek günlük 10 milyon metreküp doğal gazı milli iletim sistemimize aktarmış olacağız” müjdesi verse de bu vaat henüz resmi verilere yansımadı.

    Türkiye’de yapılan genel seçim öncesi doğal gaz ve petrol bulunduğuna yönelik çok sayıda duyuru yapıldı. 

    REKLAM

    Yetkililer tarih ve miktar belirterek özellikle yerli üretim doğal gazın kullanıma sunulacağını vaat etti. Peki, bu müjdeler hayata geçiyor mu yoksa seçim dönemi vaatleri olarak mı kalıyor? Bu konuda resmi veriler ne diyor?

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Kasım 2021 Sakarya için müjdeyi açıkladı:  “Sakarya Gaz Sahası’nda ilk fazda 10 kuyudan günlük 10 milyon metreküp üretim yapmayı planlıyoruz, ikinci fazın tamamlanmasıyla bu rakam 40 milyona çıkacak.” dedi. Dönemin Enerji Bakanı Fatih Dönmez bahis konusu Sakarya’daki bu üretimin başlangıcı olarak 2023 yılını hedef göstermişti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan 13 Haziran 2022’de ise bu kez Karadeniz gaz bulunduğu müjdesini verdi: “(Karadeniz doğal gazı) 2023’ün birinci çeyreğinde ilk fazda üretilecek günlük 10 milyon metreküp doğal gazı milli iletim sistemimize aktarmış olacağız.”

    Erdoğan bu açıklamasını sosyal medya hesaplarından da duyurdu.

    Erdoğan: Karadeniz doğal gazını devreye aldık

    Tarih 20 Nisan 2023. Kritik 14 Mayıs cumhurbaşkanı seçimlerinden hemen önce. Erdoğan #MüjdelerOlsun etiketiyle yaptığı sosyal medya paylaşımında “Karadeniz doğal gazını devreye aldık” ifadesini kullanıyor.

    Bakan Dönmez, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu paylaşımından üç gün önce NTV’ye verdiği mülakatta “Dün gece itibarıyla kuyulardan vanaları açarak deniz altındaki ana iletim hattına gazı basmaya başladık.” ifadesini kullanmıştı. Fatih Dönmez gazı sisteme verdikten sonra vatandaşların faydayı fiilen yaşayarak göreceklerini söylemişti.

    EPDK verileri ne diyor?

    Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) her ay açıkladığı raporda doğal gaza ilişkin üretim, tüketim, ithalat, ihracat ve stok verileri duyuruyor. EPDK’nın internet sitesinden bu verilere herkes ulaşabilir.

    EPDK verilerine göre Haziran 2023’te Türkiye’de üretilen toplam doğal gazın miktarı 39,6 milyon standart metreküp (Sm3).

    Son iki yılın aylık üretim verileri 40 milyon metreküpü aşmadı. Bu süreçte ciddi bir artış da söz konusu değil. Ocak 2014’te aylık üretim 48,1 milyon metreküp olmuştu.

    Karadeniz doğal gazı henüz verilerde yok

    Karadeniz doğal gazı üretim verilerine henüz yansımış değil. Günlük 10 milyon metreküp üretim olsa aylık 300 milyon metreküp üretim olması gerekiyor. Ancak Temmuz 2021-Haziran 2023 arasındaki iki yıl boyunca aylık üretim 40 milyon metreküpü bile aşmadı.

    Karadeniz’de bulunduğu açıklanan gaz rezervinin 2023 hedefleri çerçevesinde kısa süre içerisinde kullanılıp kullanılamayacağı konusunda bazı uzmanlar bunun mümkün olduğunu bazıları ise gerçekçi olmadığını ileri sürüyor.

    REKLAM

    Mevsime göre aylar arasında fark olacağından doğal gaz piyasası genel görünümü için yıllık değişimlere bakmak daha sağlıklı. Ancak üretim miktarı incelediğimizden son açıklanan Haziran 2023 verilerine bakıyoruz.

    Buna göre Türkiye’de Haziran 2023’te üretilen aylık doğal gaz miktarı 39,6 milyon metreküp. İhracat da 17,3 milyon metreküp. Tüketim ise 2 bin 572 milyon metreküp. Bunun 2 bin 332 milyon metreküpü ise ithalatla karşılanmış.

    Haziran ayındaki üretimin yüzde 53’ü Tekirdağ’da gerçekleşti. Düzce’nin payı ise yüzde 22.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Euro Bölgesi enflasyonunda düşüş sürüyor: Yıllık enflasyon tek haneye geriledi

    Euro Bölgesi enflasyonunda düşüş sürüyor: Yıllık enflasyon tek haneye geriledi


    Euro Bölgesi’nde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Aralık 2022’de aylık yüzde 0,3 azalırken, yıllık bazda yüzde 9,2 oldu. Piyasa beklentileri yıllık enflasyonun 9,7 olması yönündeydi.  

    Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Euro Bölgesi’nin Aralık 2022 dönemine ilişkin enflasyon öncü verilerini yayımladı.

    Buna göre, Euro Bölgesi’nde kasımda yüzde 10,1 olan yıllık enflasyon, aralıkta yüzde 9,2 seviyesine geriledi.

    Euro Bölgesi’nde TÜFE aralıkta bir önceki aya göre ise yüzde 0,3 geriledi.

    Enflasyonun ana bileşenlerine bakıldığında, en yüksek yıllık enflasyon yüzde 25,7 ile enerjide gerçekleşti. Enerjiyi, yüzde 13,8 ile gıda, alkol ve tütün ürünleri, yüzde 6,4 ile enerji dışı sanayi ürünleri ve yüzde 4,4 ile hizmetler izledi.

    AB uyumlu verilere göre enflasyon, aralık ayında Letonya’da yüzde 20,7, Litvanya’da yüzde 20, Estonya’da yüzde 17,5, Slovakya’da yüzde 15, İtalya’da yüzde 12,3, Hollanda’da yüzde 11, Slovenya’da yüzde 10,8, Avusturya’da yüzde 10,5, Belçika’da yüzde 10,2, Portekiz’de yüzde 9,8, Almanya’da yüzde 9,6, Finlandiya’da yüzde 8,9, İrlanda’da yüzde 8,2, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde yüzde 7,6, Malta’da yüzde 7,3, Fransa’da yüzde 6,7, Lüksemburg’da yüzde 6,2 ve İspanya’da yüzde 5,6 seviyesinde belirlendi.

    Piyasa beklentileri, Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyonun aralıkta yüzde 9,7 olması yönündeydi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Uzmanlar, Karadeniz’de keşfedilen doğal gaz rezervi için ne diyor?

    Uzmanlar, Karadeniz’de keşfedilen doğal gaz rezervi için ne diyor?


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih sondaj gemisinin Çaycuma 1 alanında 3023 metre derinlikte 58 milyar metreküplük doğal gaz rezervi keşfettiğini açıkladı.

    Kabine toplantısı sonrası konuşan Erdoğan, Karadeniz’de bulunan doğal gazın bugünkü rakamla uluslararası piyasalardaki karşılığı 1 trilyon dolar olduğunu söyledi.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ise 58 milyar metreküplük doğal gaz keşfi ile ilgili olarak, “Mart sonunda ilk gazı sisteme vereceğiz” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin eski Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Daimi Temsilcisi ve eski Büyükelçi Mithat Rende’ye göre doğal gazın yüzde 99,5’ini ithal ederek büyük bir doğal gaz tüketicisi olan Türkiye, bu hamle ile enerjide önemli bir oyuncu olmaya çalışıyor. 

    Rende, Türkiye’nin coğrafi ve boru hatları altyapısı itibariyle Avrupa açısından önemli bir enerji oyuncusu olduğunu belirtiyor. Rende’ye göre son çalışmalar ile Türkiye ‘üretici’ konumuna geçiyor. 

    Rende, son doğal gaz keşfini şu şekilde değerlendiriyor:

    ”Fatih derin sondaj gemisinin keşfi bu ve 58 milyar metreküp ilk tahmindir. Şimdi bu keşfin tam olarak ne olduğuna dair ilave kuyuların açılması gerekiyor. Esas itibariyle büyük bir keşif değil bu ama toplam olarak sunulan rakam önemlidir. Çünkü 500 üstü büyük rezerv, dev rezerv adını alır. 710 milyar metreküplük doğal gaz Türkiye’nin bugünkü tüketimle on iki yıllık doğal gaz ihtiyacını karşılıyor. Ama böyle düşünmemek lazım yıllık 60 milyar metreküp tüketimin yüzde kaçını Türkiye karşılar diye bakmak gerekir. Yüzde 20’sini karşılaması olumludur.”

    “Türkiye’ye gaz akışında bir sorun olmaz fakat fiyatlar çok yüksek”

    Eski Büyükelçi Mithat Rende, Türkiye’nin sadece transit ülke konumu ve boğazdan geçen petrolle değil, üretici ülkeler arasına da girerek ileriki yıllarda daha görünür bir ülke olacağı kanaatinde. 

    Türkiye’nin doğal gazda son yıllarda kaynak çeşitlendirmesi yaptığını belirten Rende, Türkiye’ye gaz akışında bir sorun olmayacağını ancak fiyatların yüksek olduğunu vurguluyor.

    “Enerji faturası korkunç rakamlara ulaşacak” diyen Rende, euronews Türkçe’ye yaptığı açıklamada ”Türkiye, sadece Rus gazına bağımlı kalmadı. İran, Azerbaycan’dan gaz alıyor…Şimdi Almanya veya Avrupa’da olmayan bir durum. Bir de zamanında Türkiye LNG kabul tesisleri de oluşturdu ve The Floating Storage and Regasification Unit (FSRU) satın aldı. Rusya ve Ukrayna ilişkilerini dengede tutmaya çalışıyor. O nedenle Türkiye’ye gaz akışında bir sorun olmaz fakat fiyatlar çok yüksek. Enerji faturası korkunç rakamlara ulaşacak.” ifadelerini kullanıyor.

    Eski BOTAŞ Daire Başkanı ve Enerji Uzmanı Ali Arif Aktürk ise doğal gaz fiyatları yüksek olsa da bulunan gaz rezervini bir avantaj olarak görüyor.

    Doğal gazın ticari olarak 2024 itibariyle kullanılabileceğini ifade eden Ali Arif Aktürk, “Ama bunu iç politika malzemesi yapıp, kamuoyunu ucuz gaz beklentisine sokmak son derece yanlış” olacağını belirtiyor.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yerli doğal gazımızı 2023’te milletimizin hizmetine sunmak için şu anda gece gündüz çalışıyoruz.” dedi. Ancak eski Büyükelçi Rende, bulunan gazın seçim öncesine ulaştırılmasının maliyetli olacağı görüşünde.

    ”Eğer gazın çıkarılması zamana yayılsaydı maliyet daha düşük olurdu fakat şimdi erken gaz için çok para harcanıyor ve 24 saat çalışılıyor” diyen Rende, şu görüşleri dile getiriyor:

    ”Bir keşif olmadan Cumhurbaşkanlığı düzeyinde bir açıklama yapılmazdı. Enerji Bakanının açıklamalarına bakarsak rezerv 710 milyar metreküpe çıktı ama son keşif 58 milyar metreküp. Bu da Türkiye’nin bir yıllık tüketimine eşdeğer yani büyük bir rezerv değil. Ama çalışmalar devam ediyor şimdiye kadar on kuyu açıldıysa 2026 yılına kadar bir otuz kuyunun daha açılması gerekiyor.”

    “Yani toplamda kırk kuyu açılırsa o zaman arzu edilen on beş metreküp yıllık üretime ulaşılmış olur. Onun için de 2026’ya kadar hatırı sayılır bir üretim söz konusu olabilir. Kış aylarında 15 milyar metreküp katkı hemen hemen Mavi Akım’dan gelen doğal gaz kadardır. 2023’te sembolik bir erken gaz söz konusu ama esasında 2026’yı beklemek gerekir. Seçim öncesinde çıkarılmak isteniyor, zamanla yarışılıyor… Ama seçim öncesine yetiştirmek maliyetleri daha da arttırıyor. Erken gaz için çok para harcanıyor, 24 saat çalışılıyor.”

    Eski BOTAŞ Daire Başkanı ve Enerji Uzmanı Ali Arif Aktürk doğal gazın ticari olarak 2024 itibariyle kullanılabileceğini söylüyor.

    ”Bahse konu sahada gazın varlığı yeni değil, volga nehrinin uzantısı bu gaz.” diyen Ali Arif Aktürk, “İlk yıl ekonomik modellerde 2024 olarak alıyorlar her ne kadar 2023 Mart denilse de göstermeliktir bu. 2023 sonlarında kullanım olur, çünkü Türkiye’nin kış aylarında doğal gaza ihtiyacı var. Araştırdığım kadarıyla 2024’te üretime geçilecek, 6,5 milyon metreküp, sonra 2030’a kadar 10 milyon metreküp ile gidilecek, 2030’dan sonra kuyular yaşlanıyor ve üretim düşüyor. 2056’dan sonra ise 1,5 milyon metreküp üretime düşüyor daha sonrasında ise yaşlanıyor.” dedi.

    Aktürk, gazın satış fiyatının da önemli olduğunu vurguluyor:

    ”Sayın Cumhurbaşkanı tarafından 1 trilyon dolarlık gaz var denildi ve 710 metreküplük gazın da ‘üretilebilir gaz’ olduğunu varsayıyorum. O zaman 1 trilyonu 710’a böldüğümüzde gazın bir metreküpü 1400 dolara geliyor. Yani 1400 dolardan satılırsa, Türkiye petrolleri yatırımını geri almış olacak. Ama 1400 dolardan sattığında tüketici kullanabilecek mi bu gazı? Konutlarda şuanda 210 dolar. Aradaki fark ne kadar ucuza satarsak kamu zararıdır.”

    Karadeniz gazının faturalara nasıl yansıyacağı da merak konusu. Buna dair sorulan soruya Enerji Bakanı Fatih Dönmez, “Gazı biz sisteme verelim, bu değerlendirmeleri belki ondan sonra yapmakta fayda var” dedi.  Bakan Dönmez, gazın cari açığın kapanmasına olumlu yansıyacağını söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB’den doğal gaz fiyatlarına tavan fiyat getirilmesine yeşil ışık

    AB’den doğal gaz fiyatlarına tavan fiyat getirilmesine yeşil ışık


    Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, doğal gaza megavatsaat başına 180 euro tavan fiyat uygulanmasında anlaştı.

    AB üyesi 27 ülkenin enerji bakanları, Avrupa’daki enerji krizine karşı alınacak önlemleri ve ithal doğal gaza uygulanacak tavan fiyatı görüşmek üzere Brüksel’de bir araya geldi.

    Toplantının ardından yapılan açıklamada, üye ülkelerin aşırı yüksek gaz fiyatlarını sınırlamak için geçici bir mekanizma üzerinde anlaştıkları belirtildi.

    “AB ülkelerinin enerji bakanları, vatandaşları ve ekonomiyi aşırı yüksek gaz fiyatlarına karşı korumak için bir piyasa düzeltme mekanizması belirleyen düzenlemede siyasi anlaşmaya vardı” ifadesi kullanılan açıklamada, gaza tavan fiyatın enerji arz güvenliğini, finansal piyasaların istikrarını ve Avrupa’da dünya piyasa fiyatlarını yansıtmayan gaz fiyatındaki aşırı dalgalanmaları sınırlamayı amaçladığı kaydedildi.

    Açıklamada, tavan fiyatın Avrupa’da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF’de işlem gören vadeli gaz kontratının 3 iş günü boyunca 180 euroyu aşması ve aynı dönemde Avrupa’da sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) megavatsaat fiyatının küresel piyasaların 35 euro üzerine çıkması durumunda yürürlüğe gireceği belirtildi.

    Mekanizmanın, 15 Şubat 2023 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceğine işaret edilen açıklamada, AB Enerji Düzenleyicileri İşbirliği Ajansı’nın (ACER) piyasaları sürekli olarak izleyeceği ve ilgili bildirimleri yayımlayacağı ifade edildi.

    Mekanizma hangi şartlarda askıya alınabilecek?

    Açıklamada, enerji arz güvenliği, finansal istikrar, gaz akışı veya gaz talebi alanında risklerin tespit edilmesi halinde mekanizmanın askıya alınabileceği bir sistem getirildiği belirtilerek, riskler veya piyasada rahatsızlık ortaya çıkması durumunda AB Komisyonunun mekanizmayı askıya alabileceği ifade edildi.

    Tavan fiyat uygulamasının, özellikle gaz talebinin bir ayda yüzde 15 veya 2 ayda yüzde 10 artması, LNG ithalatının önemli ölçüde azalması veya TTF’de işlem gören gaz miktarının geçen yılın aynı dönemine göre önemli ölçüde düşmesi durumunda askıya alınacağına dikkat çekilen açıklamada, uygulamayı askıya alma kararının AB Resmi Gazetesinde yayımlandıktan bir gün sonra yürürlüğe gireceği ifade edildi.

    İki acil durum metni için onaylanma olasılığı

    AB Komisyonu, geçen ay piyasalardaki gaz fiyatlarına “tavan fiyat” olarak bilinen bir düzeltme mekanizması uygulanması teklifinde bulunmuştu.

    Plan, Avrupa’da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF’de işlem gören vadeli gaz kontratının iki hafta boyunca 275 euroyu aşması ve Avrupa’da sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) megavatsaat fiyatının küresel piyasaların 58 euro üzerine çıkması durumunda yürürlüğe girecekti.

    AB Dönem Başkanı Çekya’nın üye ülkeler arasında uzlaşı sağlamak için hazırladığı son teklif, doğal gaz fiyatının megavatsaat başına 188 euroyu 3 gün boyunca aşması ve küresel LNG fiyatlarıyla farkın da 35 euro olması durumunda tavan fiyatın devreye girmesini içeriyordu.

    Almanya, Hollanda, Avusturya, Danimarka ve Macaristan gibi ülkeler tavan fiyat uygulamasına mesafeli yaklaşıyor, bunun Avrupa’ya gaz tedarikini azaltmasından çekiniyordu.

    Öte yandan, TTF’de işlem gören vadeli gaz kontrat fiyatı, ağustosta megavatsaat başına 340 euroya kadar çıkarken bugün ise 106 eurodan işlem görüyor.

    Varılan anlaşma, eyaletlerin enerji krizinin etkilerini hafifletmek üzere tasarlanmış diğer iki acil durum metnini resmen kabul etmelerine olanak tanıyor.

    Bunlardan ilki, daha iyi fiyatlar elde etmek için şirket konsorsiyumları tarafından ortak gaz alımını ve kıtlık tehdidi altındaki ülkelere otomatik olarak enerji tedarikini sağlayacak bir dayanışma mekanizmasını öngörüyor.

    İkincisi ise yenilenebilir enerji altyapısı için izin prosedürlerini basitleştirmeyi hedefliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Scholz, Almanya’nın ilk sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminalinin açılışını yaptı

    Scholz, Almanya’nın ilk sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminalinin açılışını yaptı


    Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ülkesinin ilk sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminalinin açılışını yaptı.

    Wilhelmshaven kenti açıklarında Kuzey Denizi’ndeki bir gemide düzenlenen açılış törenine Scholz’un yanı sıra Maliye Bakanı Christian Lindner, Ekonomi ve İklim Koruma Bakanı Robert Habeck ile Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil katıldı.

    Scholz burada yaptığı konuşmada, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşın Ukrayna halkı için korkunç sonuçları olduğunu, aynı zamanda tüm dünyanın bu savaşın etkilerini hissettiğini söyledi.

    Avrupa’nın ve Almanya’nın bunu yüksek enerji fiyatları ve enflasyonla da hissettiğine işaret eden Scholz, “Elbette enerji güvenliğini de düşünmemiz lazım.” dedi.

    “Alman ekonomisinin güçlü kalacağının işareti”

    Başbakan Scholz, bu yılın başında, Rusya’dan gelen gazdan bağımsız olarak Almanya’nın gaz tedarik etmesi için her şeyin yapılması gerektiğine ve bunun için ülkenin kıyılarında terminaller inşa edilmesine karar verdiklerini anlattı.

    Kısa sürede böyle bir terminalin inşa edildiğini belirten Scholz, “Bu Almanya’nın güvenliğine önemli bir katkıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

    Terminaldeki geminin bugün çalışmaya başlamasından sonra Stade, Lubmin ve Brünsbüttel kentlerinde de terminallerin inşa edileceğini aktaran Scholz, “Bu Almanya için iyi bir gün ve dünya için de Alman ekonomisinin güçlü kalacağına, üreteceğine ve zorlukların üstesinden gelebileceğine yönelik bir işarettir.” diye konuştu.

    Wilhelmshaven’deki Jade Weser Limanı’nda inşa edilen terminalin ana unsuru, tankerlere taşınacak sıvılaştırılmış doğal gazı, gaz haline dönüştürecek ve Alman şebekesine yönlendirecek yaklaşık 300 metre uzunluğundaki “Höegh Esperanza” gemisi.

    İnşaatı geçtiğimiz ay tamamlanan liman tesislerinin ocak ayında düzenli hizmete girmesi bekleniyor.

    Çevre örgütlerinden fosil yakıt eleştirisi

    Öte yandan çevre örgütleri hükümetin yenilenebilir enerji yerine fosil enerjiye yatırım yapmasından dolayı LNG terminalinin açılışını eleştirdi.

    BUND adlı çevre ve doğa koruma derneğinden Imke Zwoch, kutlanacak bir durum olmadığını dile getirerek, “Bu tür fosil altyapı projeleri söz konusu olduğunda herkes yeni bir Almanya hızından bahsediyor. Bu hızı, Almanya’nın fosil yakıtları aşamalı olarak sonlandırmak için kullanmasını görmek isterdik.” ifadelerini kullandı.

    “Fridays for Future” çevre hareketinin sözcülerinden Luisa Neubauer de Alman hükümetinin iklim politikasını eleştirerek, yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılması, iklimin korunması ve enerji tasarrufu çağrısında bulundu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rus petrolüne tavan fiyat uygulanması ne anlama geliyor?

    Rus petrolüne tavan fiyat uygulanması ne anlama geliyor?


    Batılı hükümetler, Moskova’nın bütçesi, ordusu ve Ukrayna işgaline mali katkı sağlayan fosil yakıt gelirlerini sınırlamak amacıyla Rus petrol ihracatına tavan fiyat sınırlaması getirdi. 

    Sınırlamanın pazartesi günü, Avrupa Birliği’nin deniz yoluyla sevk edilen ham petrole yaptırım uygulayacağı gün (eşzamanlı olarak) yürürlüğe girecek. . 

    AB, Rus petrolüne varil başına 60 dolarlık bir eşik üzerinde anlaştı. 

    Önlemden ötürü arz kaybına ilişkin endişeler, yavaşlayan küresel ekonomi nedeniyle azalan talebe ilişkin endişelerle rekabet ettiğinden, söz konusu yaptırımların petrol fiyatı üzerinde belirsiz etkisi olabilir.

    İşte tavan fiyat, AB ambargosu ve bunların tüketiciler ve küresel ekonomi için ne anlama gelebileceği hakkında bilinmesi gerekenler:

    Tavan fiyat nedir ve nasıl işleyecek?

    ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, G7 üyesi diğer müttefik ülkelere, Rus petrolünün küresel ekonomiye akışının sürdüğü bir ortamda, Moskova’nın kazancını sınırlamanın yolu olarak tavan fiyat uygulamasını önerdi. 

    Amaç: Bir yandan Rus petrolünün küresel piyasadan hızlı çekilmesi halinde petrol fiyatlarının keskin şekilde yükselmesini önlerken diğer yandan Moskova’nın mali durumuna, yani cebine zarar vermek.

    Batılı sigorta ve deniz sevkiyatı şirketleri, Rus ham petrolünü ancak petrolün tavan fiyat ya da bu fiyatın altında olması halinde taşıyabilecek. Uluslararası sigortacıların büyük çoğunluğu AB ya da İngiltere merkezli olduğu için de üst sınıra uymaları gerekecek.

    Petrolün küresel ekonomiye akışı nasıl devam eder?

    AB ve İngiltere’nin daha önceki yaptırım paketlerinde uyguladığı sigorta yasağının genel olarak uygulanması, Rus ham petrolünün çok büyük oranda piyasadan çekilmesine ve petrol fiyatlarının yükselmesine yol açabilir. Bu durumda Batı ekonomileri zarar görür, Rusya ambargoya rağmen sevk edebildiği petrolden daha fazla kazanç elde eder.

    Dünyanın 2 numaralı petrol üreticisi konumundaki Rusya, Batılı müşterilerin AB’nin getirdiği yasaklardan önce bile kendisinden uzaklaşmasıyla birlikte arzının büyük kısmını indirimli fiyatlarla Hindistan, Çin ve diğer Asya ülkelerine yönlendirdi.

    Farklı tavan fiyat seviyelerinin nasıl bir etkisi olur?

    Brüksel merkezli Bruegel düşünce kuruluşundan enerji politikaları uzmanı Simone Tagliapietra, 60 dolarlık bir üst sınırın Rusya’nın mali durumu üzerinde ağır bir (darbe) etkisinin olmayacağı görüşünde. 

    Tagliapietra, bunun “neredeyse hissedilmeyeceğini”, zira Rus petrolünün zaten (daha önceki) satıldığı marja yakın olacağını dile getirdi. 

    Rus Ural petrolü, uluslararası gösterge Brent’e göre ciddi bir indirimle satılıyor ve Covid-19 salgıı nedeniyle Çin’den gelen talebin azalacağı endişesiyle bu hafta 60 doların altına kadar geriledi.

    “İlk bakışta, üst sınır tatmin edici bir rakam değil” diyen Tagliapietra, bununla birlikte petrol fiyatlarının aniden yükselmesi ve üst sınırın zorlaması halinde Kremlin’in karını önleyeceği değerlendirmesinde bulunuyor. 

    “Rusya lideri Vladimir Putin üzerindeki baskıyı arttırmak istiyorsak, üst sınır zaman içinde (daha da) aşağı çekilebilir.” diyen Tagliapietra, “Sorun şu ki, Putin’in petrolden elde ettiği kara darbe vuracak bir önlem için aylardır bekliyoruz.” sözleriyle hükümetlerin ağır davranmasına eleştirisini dile getiriyor. 

    Varil başına 50 dolar gibi düşük bir tavan, Rusya’nın kazancını azaltacak ve devlet bütçesini dengelemesini imkansız hale getirecektir ki Moskova’nın bunu yapmak için varil başına 60 ila 70 dolara ihtiyaç duyduğuna inanılıyor. Bu durum “mali başa baş noktası” (Mali başa baş petrol fiyatı (FBOP), petrol ihraç eden bir ülkenin bütçesini dengelemek için gerekli olan petrol fiyatıdır) olarak adlandırılıyor. 

    Ancak 50 dolarlık bir üst sınır yine de Rusya’nın varil başına 30 ila 40 dolar arasındaki üretim maliyetinin üzerinde olacak ve Moskova’ya, yeniden başlatılması zor olabilecek kuyuları kapatmak zorunda kalmamak için petrol satmaya devam etme teşviki sağlayacaktır. 

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Polonya’nın 30 dolarlık bir üst sınıra övgüde bulundu. Washington merkezli Uluslararası Finans Enstitüsü baş ekonomisti Robin Brooks, geçen hafta attığı bir tweet’te 30 dolarlık bir üst sınırın “Rusya’ya hak ettiği mali krizi yaşatacağını” dile getirmişti.

    Berlin merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nden yaptırım uzmanı Maria Shagina da, üst sınırın nerede belirleneceği konusundaki tartışmanın, hangi hedefin izleneceği konusundaki anlaşmazlığı vurguladığını söylüyor: 

    “Rusya’nın bütçesine darbe vurmak ya da enflasyonu kontrol altına almak; ABD, fiyat artışlarını kontrol altına almaktan yana.” 

    Son tarih olarak gösterilen pazartesi gününe az bir süre kala, “Bu anlaşmazlığı daha uzun süre çözümlemek (üzerinde tartışmak) için fazla zaman yok.” diyen Shagina, “60 dolar hiç anlaşmamaktan daha iyi. Elbette daha sonra piyasadaki koşulları yansıtacak şekilde revize edebilirler ve sıkılaştırabilirler.” görüşünü dile getiriyor. 

    Peki ya Rusya ve diğer ülkeler tavan fiyatına uymazsa?

    Rusya daha önce yaptığı açıklamalarda tavan fiyat uygulamasına uymayacağı ve uyan ülkelere sevkiyatı durduracağı uyarısında bulunmuştu. 

    Rusya, petrol satış fiyatının üzerinde olması halinde sınırı görmezden gelebilir. Daha düşük bir üst sınır Moskova’nın, yaptırımları aşarak keskin bir şekilde yükselen küresel petrol fiyatından kar elde etme umuduyla sevkiyatları durdurup misilleme yapmasına neden olabilir.

    Çin ve Hindistan’daki alıcılar sınıra uymayabilir. Keza Rusya veya Çin, ABD, İngiltere ve Avrupa tarafından yasaklanan şirketlerin yerine kendi sigorta sağlayıcılarını kurmaya çalışabilir.

    Rusya ayrıca Venezuela ve İran gibi ‘sahibi belli olmayan karanlık filo’ tankerleri kullanarak kayıt dışı petrol satma yoluna gidebilir. 

    Petrol bir gemiden diğerine aktarılabilir ya da kaynağını gizlemek için benzer kalitede petrolle karıştırılabilir.

    Shagina, bu koşulların Rusya’nın kısıtlamalar çerçevesinde petrol satmasını “daha maliyetli, zaman alıcı ve külfetli” hale getireceğini belirtiyor. 

    Asya’ya petrol sevkiyatında daha uzun mesafeler söz konusu olduğundan dört kata kadar daha fazla tanker kapasitesine ihtiyaç duyulacaktır ve herkes Rus sigortası almayacaktır.

    “Bu karanlık filodan yararlanmanız gerekiyor ve bu sınırsız değil” diyen Shagina, “İran ve Venezuela bunu oldukça etkili bir şekilde kullanıyor, ancak aynı hedeflere yönelik rekabetle karşılaşabilirsiniz. Bu kedi-fare oyunu her zaman yaptırım mekanizmalarının doğasında vardır.” sözleriyle açık denizlerdeki diğer rakiplere dikkati çekiyor. 

    AB ambargosu?

    Rus üreticiler muhtemelen tüm petrollerini daha önce en büyük müşterileri konumundaki Avrupa’dan yeniden yönlendiremeyecek (satış rotasını değiştiremeyecek) ve bir kısmı muhtemelen en azından ilk etapta küresel pazarda kaybolacaktır.

    Commerzbank analistleri, AB ambargosu ve sınırlamanın birlikte “2023 başlarında petrol piyasasında gözle görülür bir sıkılaşmaya” yol açabileceğini belirtiyor ve Brent fiyatının gelecek haftalarda varil başına 95 dolara kadar tırmanmasını bekliyor. Cuma günü (2 Aralık) Brent 86,89 dolar seviyesindeydi.

    AP’nin analizine göre, AB ambargosunun en ciddi etkisi pazartesi günü değil, Avrupa’nın dizel yakıt gibi petrolden yapılan rafineri ürünlerine getirdiği ilave yasağın yürürlüğe gireceği 5 Şubat’ta görülebilir.

    Avrupa’da dizel yakıtla çalışan hala çok sayıda araç var. Yakıt aynı zamanda çok çeşitli malların tüketicilere ulaştırılması ve tarım makinelerinin çalıştırılması için kamyon taşımacılığında da kullanımda. 

    Dolayısıyla yüksek maliyetler ekonominin geneline yayılacaktır.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB enerji bakanları doğal gaza tavan fiyat konusunda anlaşamadı

    AB enerji bakanları doğal gaza tavan fiyat konusunda anlaşamadı


    Avrupa Birliği ülkelerinin enerji bakanları enerji krizinin olumsuz etkilerini azaltmak için doğal gaz fiyatlarına tavan uygulanması konusunda anlaşamadı. 

    Çek Sanayi Bakanı Jozef Sikela bakanların aralık ayının ilk yarısında tekrar bir araya gelerek görüş ayrılıklarını aşmaya çalışacaklarını belirtti.

    Öte yandan Çek bakan birkaç önemli tedbir alma konusunda anlaşılabildiğini vurguladı. Buna göre AB içerisindeki rekabetin fiyatları yukarı çekmesini önlemek içi ortak alım yapma, ihtiyaç anında kaynakların bölüşülmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarını hızlandırma konusunda iş birliği yapılacak.

    Toplantı öncesinde açıklamalarda bulunan bazı bakanlar Avrupa Komisyonu tarafından iki gün önce açıklanan önerinin hiç bir zaman hayata geçirilmemek üzere tasarlandığını belirterek eleştirmişti.

    Polonyalı ve İspanyol bakanlar da tasarıyı bir “şaka” olarak tanımladı.

    Yunan Enerji Bakanı Kostas Skrekas da aslında önerilen tavanın gerçekte bir fiyat tavanı olmadığını ve zaman kaybedildiğini söyledi.

    Avrupa Komisyonu’nun başından beri taraftar olmadığı tavan fiyat uygulaması için getirdiği öneride megawatt saat başına tavan fiyatı 275 euro olarak belirleniyor. Fakat bu mekanizmanın çalışması için getirilen şartlar nedeniyle piyasa fiyatının 300 euronun üzerine çıktığı durumlarda bile kullanılması pek mümkün görünmüyor.

    275 euro tavan fiyatı limitin iki hafta boyunca sürekli olarak aşılması ve LNG fiyatlarının da aynı süre içerisinde en az 10 gün 58 euronun üzerinde kalması halinde uygulanabilecek. 

    Avrupa’da doğal gazın toptan fiyatı ise perşembe günü itibariyle 124 euro civarında seyrediyor.

    Doğal gaz fiyatına tavan uygulanmasına Hollanda ve Almanya kaynakların Asya gibi pazarlara kaçmasına neden olacağı endişesiyle karşı çıkıyor. Fakat en az 15 AB ülkesi Ukrayna savaşı nedeniyle tedarik sorunları yaşanan doğal gaz piyasasına işe yarar bir tavan sınırı getirilmesini istiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya yıl sonunda Rus petrolüne bağımlılığı bitirmeyi hedefliyor

    Almanya yıl sonunda Rus petrolüne bağımlılığı bitirmeyi hedefliyor


    Almanya Ekonomi ve İklimi Koruma Bakanı Robert Habeck, ülkesinin bu yılın sonuna kadar Rus petrolünden bağımsız hale gelmeyi hedeflediğini açıkladı.

    Bakan Habeck, Frankfurter Allgemeine Sonntagszeitung gazetesine verdiği röportajda, Alman hükümetinin enerjide Rusya’ya bağımlılığı ortadan kaldırmak için yoğun çalışmalar yaptığını belirtti.

    Bu yılın sonuna kadar Rus petrolünden bağımsız hale gelmeyi hedeflediklerini ifade eden Habeck, “Her gün, hatta her saat, Rusya’dan ithalata veda ediyoruz. Sonbahara kadar Rus kömüründen tamamen vazgeçmeyi planlıyoruz. Yıl sonuna kadar neredeyse Rus petrolünden bağımsız hale gelebiliriz. Ancak en zoru Rus gazını reddetmek.” dedi.

    Robert Habeck, Avrupa Birliği tarafından Rusya’dan enerji ithalatının tamamen yasaklanmasına karşı olduğunu, bunun gelecek kış arz kıtlığına yol açacağını ve enflasyonu artıracağını ifade etti.

    Yakında önemli sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatçıları Norveç ve Katar başta olmak üzere LNG ve hidrojen üreten ülkeleri ziyaret edeceğini bildiren Habeck, kısa vadede LNG, orta vadede ise hidrojen ithalat seçeneklerini genişleteceklerini belirtti.

    Rus doğal gazına bağımlılığı azaltmak için Almanya’da inşa edilecek iki LNG terminalinin 2 yıl içinde faaliyete geçmesi bekleniyor. Terminaller Brunsbüttel ve Wilhelmshaven kentlerinde inşa edilecek.

    Almanya, ihtiyacı olan doğal gazın yüzde 55’ini, ham petrolün yüzde 35’ini ve kömürün yüzde 45’ini Rusya’dan alıyor.

    Almanya Ekonomi ve İklimi Koruma Bakanlığı verilerine göre, Rusya’nın Ukrayna’nın özerk yönetimi olan Kırım’ı yasa dışı ilhakından (2014) bu yana Almanya, Rusya’dan 170 milyar avroluk enerji ithalatı (doğal gaz, kömür ve petrol) yaptı.

    Rusya, Ukrayna’ya askeri müdahalesi nedeniyle ağır bir yaptırım dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Batı ülkeleri, Rusya’ya ağır ekonomik bedeller ödetmek için özellikle finans alanında çok sayıda yaptırımı yürürlüğe koydu. Bu yaptırımlardan dolayı Batılı şirketler için Rusya’da faaliyet göstermek giderek daha zor hale geldi.

    ABD ve İngiltere, 8 Mart’ta Rusya’dan petrol ithalatını durduracaklarını açıkladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB, enerjide ‘Rusya’ya bağımlılıktan kurtulma’ planı hazırladı

    AB, enerjide ‘Rusya’ya bağımlılıktan kurtulma’ planı hazırladı


    Avrupa Birliği, Rusya’dan ithal ettiği doğal gaz miktarını 1 yıl içinde 3’te 2 oranında azaltmak için plan hazırladı.

    AB Komisyonu, enerji arz güvenliğini artırmak ve Rusya’ya olan bağımlılığı azaltmak için yeni doğal gaz tedarikçileri bulmayı, alternatif yakıtlara yönelmeyi, yenilenebilir yatırımları hızlandırmayı ve kış öncesinde doğal gaz depolarını doldurmayı içeren “REPowerEU” adlı planını açıkladı.

    Plan şu şekilde olacak:

    • AB ülkeleri sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikini artıracak.
    • Rusya dışındaki tedarikçilerden boru hatlarıyla doğal gaz alımı da yükseltilecek.
    • Hidrojen ve biyometan gibi alternatif gazlara yatırım yapılacak.
    • AB üyesi ülkeler doğal gaz depolarını 1 Ekim’e kadar en az yüzde 90 oranında doldurmak zorunda olacak. Bu konuda AB Komisyonu yasal mevzuat hazırlayacak.
    • Üye ülkelerin gaz depolarının doldurulması için ortak doğal gaz alım operasyonları düzenlenecek.
    • Ortak gaz alımları AB tarafından desteklenecek.
    • Yapıların çatılarına güneş paneli kurulumuna hız verilecek.
    • Isı pompası kullanımı artırılacak.
    • Yapıların yalıtımına öncelik verilecek.
    • Enerji verimliliği artırılacak.
    • Yenilenebilir projelerin izin süreçleri hızlandırılacak.
    • Rüzgar enerji santralleri (RES) ve güneş enerji santrallerine (GES) yatırımlar artırılacak.

    Rusya’dan ithal edilen gaz miktarı bu yıl 3’te 2 oranında azaltılacak

    AB, geçen yıl Rusya’dan doğal gazının yüzde 40’ını almıştı. Rusya’dan alınan gaz miktarı 155 milyar metreküp olarak gerçekleşmişti.

    • Planla Rusya’dan ithal edilen gaz miktarı bu yıl 3’te 2 oranında azaltılacak.
    • Söz konusu gazın 50 milyar metreküpü LNG ithalatını artırarak sağlanacak.
    • Rusya dışındaki boru hatlarından ilave 10 milyar metreküp gaz alınacak.
    • Biyometan üretiminin artırılmasıyla 3,5 milyar metreküp gaz sağlanacak.
    • AB vatandaşlarının evlerinin ısısını düşürülmesi istenecek.
    • Avrupa’da termostatların 1 derece düşürmesiyle 10 milyar metreküp doğal gaz tasarrufu sağlanacak.
    • Diğer enerji tasarruf yöntemleriyle 4 milyar metreküp, yapıların çatısına kurulan güneş enerji sistemleri ile 2,5 milyar metreküp, ısı pompası sistemleriyle 1,5 milyar metreküp tasarruf edilecek.
    • İlave rüzgar ve güneş enerji santrallerinden sağlanan enerji 20 milyar metreküplük doğal gazın yerini tutacak.
    • Böylece, AB’nin Rusya’dan tedarik edeceği doğal gaz miktarı 100 milyar metreküp düşecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yükselen doğal gaz ve elektrik fiyatlarına karşı Avrupa ülkeleri hangi önlemleri alıyor?

    Yükselen doğal gaz ve elektrik fiyatlarına karşı Avrupa ülkeleri hangi önlemleri alıyor?


    Avrupa genelinde özellikle enerji maliyetlerindeki sert yükselişin ardından yaklaşan kış öncesi bir çok hükümet alarm durumuna geçti. Doğal gaz ve elektrik faturalarındaki artışın etkilerini azaltmak için bazı ülkeler bir takım önlemler aldı.

    Özellikle Asya kaynaklı artan uluslararası talep ve hızlı ekonomik toparlanma nedeniyle doğal gaz fiyatları yaz aylarından itibaren katlanarak arttı.

    Avrupa’da en fazla derinliğe sahip Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF’de işlem gören kasım vadeli kontratlarda, megavatsaati 160 euroya kadar çıkarak rekor kırdı.

    Bu artış Euro Bölgesi enflasyonunun da yüzde 3,4’e çıkarak son 13 yılın en yüksek seviyesini görmesine yol açtı.

    Bunun üzerine Avrupa Birliği, elektrik ve gaz fiyatlarındaki artıştan en fazla etkilenen şirket ve tüketiciler için üye ülkelerden acilen yardım fonları yürürlüğe sokmasını istedi.

    Avrupa Komisyonu’nun Enerjiden Sorumlu Üyesi Kadri Simson “Tüketicilere dönük bir yardım, enerji yoksulluğu riski altındaki kişilere sağlanacak doğrudan ödemeler, enerji vergilerinin düşürülmesi, ücretlerin genel vergilendirmeye kaydırılması, AB kuralları çerçevesinde çok hızlı bir şekilde alınabilecek önlemlerdir” dedi.

    Peki hangi ülkeler ne gibi önlemler alıyor?

    Fransa

    Fransa enerji fiyatlarındaki artışı tüketicilere yansıtmamak için doğal gaz ve elektrik fiyatlarını dondurma kararı aldı.

    Fransa Başbakanı Jean Castex doğal gaz fiyatlarının yıl sonuna kadar yüzde 30 daha artmasını beklediğini fakat tüketicilerin bunu faturalarında görmeyeceğini açıkladı.

    Fakat doğal gaz fiyatlarına geçen hafta yapılan yüzde 12,6’lık zam yürürlükte kalacak. Elektrik fiyatlarında ise 2022’de bir artış yapılabilecek fakat o da yüzde 4’le sınırlı olacak.

    Öte yanda 6 milyon haneye enerji faturalarında kullanılmak üzere doğrudan nakit desteği yapılacak.

    İtalya

    İtalya Başbakanı Mario Draghi elektrik ve doğal gaz faturalarını düşük tutmak için 3 milyar euroluk bir paket açıkladı.

    Buna göre yenilenebilir enerji yatırımlarını finanse etmek için faturalara eklenen ek ödemeler kaldırılacak.

    Ayrıca düşük gelirli ailelere doğrudan fatura ödemelerinde kullanılmak üzere doğrudan nakit desteği sağlanacak.

    İspanya

    İspanya da yürürlüğe soktuğu acil eylem planı ile tüketicilere destek olmayı hedefliyor. Ülkedeki yenilenebilir enerji üreticilerinin elde ettiği karları sınırlandıran hükümet buradan önümüzdeki altı ay içerisinde elde edilecek 2,6 milyar euroluk kaynağı tüketicilere aktaracak.

    Portekiz

    Portekiz de elektik fiyatlarında tüketiciye yansıtılan bir artış olmayacağını açıkladı. Hükümet elektrik faturalarındaki bazı ek ödemelerin kaldırılacağını duyurdu.

    Enerji faturalarındaki düzenlemeler ise ekim ayı ortasında ülkenin enerji piyasası düzenleme kuruluşu ERSE tarafından detaylandırılacak.

    Yunanistan

    Yunanistan geçtiğimiz ay ülkedeki hane halkının çoğuna sübvansiyonlar aracılığı ile destek olmayı planlıyor.

    Buna göre her ay tüketilen ilk 300 kilowatt saat elektriğe 9 euro destek sağlanacak. Öte yandan düşük gelirlilere doğrudan destek ödemesi yapılacak.

    Almanya, Hollanda, Belçika

    Enerji piyasasını tamamen liberalleştiren Almanya henüz enerji faturalarına müdahale etme yönünde bir karar açıklamadı.

    Öte yandan Belçika ve Hollanda da şu aşamada elektrik ve doğal gaz faturaları ile ilgili yeni bir adım atmayı planlamıyor.

    Enerji fiyatlarındaki artışın nedeni ne?

    Avrupa Çevre Politikası Enstitüsü’nde Düşük Karbon ve Döngüsel Ekonomi programı başkanı Tim Gore, “Bu, küresel pazarda azaltılmış gaz arzı ile birlikte pandeminin getirdiği kısıtlamalardan çıktığımız için enerji talebindeki artışla ilgili” dedi.

    Kışın, beklenenden daha düşük sıcaklıkların binaları ısıtmak için normalden daha yüksek bir güç talebine yol açmasıyla sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Bu da, mart ayına kadar endişe verici bir şekilde yüzde 30’a ulaşan gaz rezervlerinde belirgin bir düşüşe neden oldu. İlkbaharda, aşı kampanyası kıtada ilgi görmeye başlayınca, ofisler, restoranlar ve diğer mekanların kapılarını yeniden açmasıyla ve karantinadaki birikimlerini harcamaya istekli tüketicilerle birlikte ticari faaliyetler hızla artmaya başladı.

    Ekonomik canlanma yeni bir enerji talebi dalgasını tetikledi ve bu talep, bunaltıcı sıcaklıkların insanları klima ve soğutma sistemleri kullanmaya ittiği yaz aylarında daha da arttı.

    Doğu Asya ülkeleri Covid’in zarar verdiği ekonomilerini canladırmak için enerji arayışında Avrupa’ya katıldı. Ancak artan talep, artan bir teklifle karşılanmadı.

    Enerji Düzenleyicileri İşbirliği Ajansı’nda (ACER) gaz departmanı başkanı Denis Hesseling, “Rusya, Norveç ve Cezayir gibi ülkelerden aldığımız boru hattı tedarikleri, bu yüksek fiyata rağmen aslında Avrupa’ya daha fazla gaz sağlamadı. Tedarikçilerini oldukça normal hacimlerde tuttular. Bu biraz garip çünkü normalde fiyat artıyor ve bir tedarikçisiniz ve yedek kapasiteniz var, bu fırsatı daha yüksek fiyata daha fazla gaz satmak için kullanabilirsiniz. Bu henüz gerçekleşmedi,” dedi.

    Geleneksel olarak gaz, yaz aylarında daha ucuzdur ve şirketler kış gelmeden önce iyi hazırlanmak için gazı büyük hacimlerde depolar. Ancak devam eden fiyat krizi gelenekleri bozdu ve cari rezervler yılın bu zamanı için tarihsel olarak düşük seviyede kaldı.

    Gore, “Bu yıl yine özellikle soğuk bir kış geçirirsek, bu zorlu bir dönem olacak ve bunun sonucunda fiyatlar yükselmeye devam edecek. Hükümetler şimdi hazırlanmalı ve bu süreçte yanıt vermek ve hane halklarına yardım etmek için önlemler almalı.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***