Etiket: Avrupa Birliği (AB)

  • G7’de ‘Esad çatlağı’: Şam’a büyükelçi atayan İtalya, AB’yi Suriye’de etkin rol almaya çağırdı

    G7’de ‘Esad çatlağı’: Şam’a büyükelçi atayan İtalya, AB’yi Suriye’de etkin rol almaya çağırdı


    – Arap Birliği’nin üyeliğini yeniden tesis ettiği ve iki ay önce Suud’un da katılmasıyla çoğu Arap ülkesinin büyükelçiliklerini yeniden açtığı Suriye ile ilgili Avrupa Birliği’nde (AB) hareketlenme var. Geçen hafta AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’e “birliğin Suriye’de daha aktif rol oynamasını” isteyen mektup gönderen 8 üye ülkeden biri olan İtalya, Şam’a büyükelçi atadı.

    ŞAM’DA DİPLOMATİK MİSYONUNU YENİDEN BAŞLATAN İLK G7 ÜLKESİ

    Giorgia Meloni başbakanlığındaki hükümetin Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, bakanlığın Suriye Özel Temsilcisi Stefano Ravagnan’ı Şam Büyükelçisi atadığını duyurdu. Böylece İtalya, 13 yıl önce Suriye savaşının başlamasının ardından kapatılan Şam’daki diplomatik misyonunu yeniden başlatan ilk G7 ülkesi oldu.

    Bu, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın uluslararası meşruiyet arayışları ve İtalya’nın Avrupa’ya göçü durdurma çabaları açısından önemli bir adım olarak yorumlandı.

    ‘BORRELL’E GÖNDERDİĞİMİZ MEKTUPLA UYUMLU’

    Şam’a büyükelçi atamasını “Spot ışıklarını Suriye’ye çevirmek için Borrell’e gönderdiğimiz mektupla uyumlu” diye izah eden Tajani, “Borrell, Avrupa Dış Eylem Servisi’ne ne yapılabileceğini incelemesi için talimat verdi” diye ekledi.

    ‘KOMŞU ÜLKELERE EK YÜK BİNDİRİYOR’

    Reuters’e göre İtalya’nın yanısıra Avusturya, Kıbrıs Cumhuriyeti, Çek Cumhuriyeti, Yunanistan, Hırvatistan, Slovenya ve Slovakya’nın imzaladığı mektupta, “Suriyelilerin büyük sayılarda ülkeyi terk etmeye devam etmesi, bölgedeki gerginliğin yüksek olduğu ve yeni sığınmacı dalgaları riski taşıdığı dönemde komşu ülkelere ek yük bindiriyor” denildi. Suriye’nin ekonomisinin “perişan” durumda olmasından ötürü ülkedeki “insani durumun daha da kötüleştiği” belirtildi.

    AB’NİN 6 ÜYESİNİN ŞAM BÜYÜKELÇİLİĞİ AÇIK

    AB, 2011’de Şam’la işbirliğini askıya almasının ardından Suriye’ye bir dizi yaptırım getirmişti. Halihazırda Şam’da AB üyesi 27 ülkeden 6’sının büyükelçiliği açık: Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti. G7 üyeleri içinde ilk adımı İtalya atarken, ABD, Kanada, Britanya, Fransa, Almanya, Japonya böyle bir sinyal vermedi.

    ABD YAPTIRIMLARI EKONOMİK İLİŞKİLERE ENGEL

    ABD ile müttefiklerinin 2011’de protestoların patlak verdiği ülkeye cihatçı ve silah yağdırarak yürüttüğü vekalet savaşının yaralarını hala saramayan Suriye, çok sıkı ABD yaptırımları yüzünden de ekonomik krizden çıkamıyor.

    ABD’nin Suriye’ye sırasıyla 1979, 2003, 2004, 2005, 2012-2013’te getirdiği ağır yaptırımların çıtası, görevdeki Başkan Joe Biden’ın selefi Donald Trump’ın Haziran 2020’de çıkardığı Sezar Yasası’yla daha da yükseldi. Sezar yaptırımlarının, öncekilerden farklı olarak, Esad yönetimiyle ilişkileri olan veya ilişki geliştirmek isteyen ülkeleri ve şirketleri hedef alması yüzünden, Suriye’ye dışardan yatırım da yapılamıyor.

    MELONİ’DEN BÖLGE ÜLKELERİNE GÖÇÜ DURDURMA ‘TEŞVİKİ’

    İtalya’da 2022’nin sonlarında göreve başlayan Başbakan Giorgia Meloni, özellikle göç endişesiyle Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile etkileşimi artırdı, nisanda Tunus’u ziyaret edip 53 milyon dolarlık bütçe yardım paketi de dahil olmak üzere ekonomik anlaşmalar imzaladı, mayısta Libya’yı ziyaret etti, haziranda evsahipliği yaptığı G7 zirvesine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed Bin Zayed el Nahyan’ı ağırladı. (Reuters, Al Monitor, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Boyun Eğmeyen Fransa lideri Melenchon, cumhurbaşkanı seçilirse NATO’dan çekilmeyi vaat etti

    Boyun Eğmeyen Fransa lideri Melenchon, cumhurbaşkanı seçilirse NATO’dan çekilmeyi vaat etti


    – Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ilan ettiği baskın genel seçimlerden birinci çıkan, ancak meclis salt çoğunluğunu elde edemeyen Yeni Halk Cephesi (NFP) isimli sol ittifakın öncü partisi Boyun Eğmeyen Fransa’nın (LFI) lideri Jean-Luc Melenchon, cumhurbaşkanı seçilirse NATO’dan çıkmayı vaat etti.

    Macron’un “radikal sol” diye nitelediği LFI’yı içeren gruba hükümet kurma görevini vermeme tutumunda ısrar eder ve NFP’nin diğer merkez-liberal eğilimli bileşenleri başbakan adayı konusunda LFI ile uzlaşamazken, spot ışıklarının çevrildiği Melenchon, uluslararası basının sorularını yanıtladı. LFI lideri, cumhurbaşkanı seçilirse, Fransa’yı NATO’dan çıkaracağını, ancak AB’de bırakacağını söyledi.

    ‘NATO SAVAŞ MANTIĞINA BAĞLI’

    İtalyan La Repubblica, İspanyol El Pais gazetelerine konuşan Melenchon, “bağımsız ve küreselleşme karşıtı politika yaptığını, silahsızlanmayı, barışı ve gerilimleri yatıştırma yolunu savunduğunu, NATO’nun ise savaş mantığına bağlı olduğunu, bu yüzden Fransa’nın askeri ittifaktan çıkmasını istediğini” anlattı.

    ‘SİSTEMATİK VE ORGANİZE ŞEKİLDE ORTAK KOMUTADAN ÇEKİLİRDİM’

    Macron’un Ukrayna’ya doğrudan asker konuşlandırarak Rusya’ya savaşa doğrudan müdahil olma önerisine atıf yapan LFI lideri, “Elysee Sarayı’nda olsaydım, kesinlikle sistematik ve organize şekilde ortak askeri komutadan, NATO’dan çekilirdim. Özellikle savaş sırasında ülkenin bu hikayeye müdahil olmasından kaçınılmalı” dedi.

    ‘BİZ NATO’CU DEĞİL AVRUPALIYIZ’

    “Özellikle topyekun savaş tehdidinin olduğu bu dönemde çekilmek gerektiğini” dile getiren Melenchon, diğer yandan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in sunduğu yeni programla ‘NATO’nun kolu olacak askeri birliğe’ dönüştürülmek istenen AB için şu mesajı verdi:

    “Komşularımızı ya da Avrupa’yı terk etmeyi düşünmüyorum… AB’den ayrılmıyoruz. Biz NATO’cu değil Avrupalıyız.”

    ‘AB’NİN UKRAYNA’YA YARDIMLARI MUHTEMELEN ONAYIMIZI ALIR’

    Diğer yandan “programlarının Ukrayna’nın egemenliğini güçlü şekilde desteklediğini ve AB’nin Kiev yönetimine yardımlarını duruma göre değerlendireceklerini” söyleyen LFI lideri, şöyle konuştu:

    “Avrupa anlaşmaları saldırganlara karşı savunmamızın kolektif olmasını öngörmektedir. Dolayısıyla AB’nin Ukrayna’ya yardım etmek üzere alacağı tedbirler muhtemelen bizim de onayımızı alacaktır. Ülke olarak Ukrayna’ya yardım etmeyi bırakacağımızı söylemedik.”

    ‘2027 CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE İKİNCİ TURA KALACAĞIZ’

    Macron’un görev süresinin dolacağı 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sol ittifakın ikinci tura kalacağını ima ederek “Bu kez oy pusulasında biz de olacağız” diyen Melenchon, “Eğer ülke bir faşiste oy verirse, faşist bir hükümete sahip olacağız” uyarısını yaptı.

    ‘FRANSIZLARIN YÜZDE 22’Sİ BANA YETER’

    Anketlere göre yüzde 78’le en çok tepki çeken politikacı olduğunun hatırlatılması üzerine “Umurumda değil, Fransızların yüzde 78’i istemiyorsa, bana yüzde 22 kalıyor” yanıtını veren LFI lideri, bu durumda bile ikinci tura kalacağını söyleyerek ekledi:

    “Fransızların hangi projeyi tercih ettiğini göreceğiz: Benimkini mi yoksa Le Pen’inkini mi?”

    ‘MACRON SONUÇLARI İNKAR ETTİKÇE DAHA ŞİDDETLİ KRİZE GİDİYORUZ’

    Sol ittifakın başbakan adayı üzerinde uzlaşamamasına rağmen, Macron’un NFP’yi hükümeti kurmakla görevlendirmemesi halinde, cumhurbaşkanının istifasına uzanacak siyasi kriz öngörüsünde bulunan LFI lideri, “Cumhurbaşkanı genel seçimlerin siyasi anlamını silmek istiyor. Seçimler krizleri temizlemek içindir, yeni krizler yaratmak için değil. Macron sonuçları inkar ettikçe daha şiddetli bir krize doğru gidiyoruz” dedi.

    Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde üç kez aday olup hiçbirinde ikinci tura kalamayan Melenchon, 2022’deki ilk turda oyların yüzde 22’sini alarak ikinci turu yalnızca yüzde 1.2’lik bir oranla kaçırmıştı. (Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya, Ukrayna’ya askeri yardımının yarısını kesecek

    Almanya, Ukrayna’ya askeri yardımının yarısını kesecek


    – NATO ve Avrupa Birliği’nin (AB) Ukrayna’ya tam destek taahhüdüne rağmen, Almanya’da Sosyal Demokrat Parti (SPD)-Yeşiller-Hür Demokrat Parti (FDP) hükümeti, gelecek yıl Kiev yönetimine askeri yardımı yarıya indirmeyi planlıyor.

    Hükümetin dün onayladığı bütçe taslağına göre Ukrayna’ya yönelik askeri yardımı yaklaşık 4 milyar euroya düşürülecek. ABD’den sonra Ukrayna’nın en büyük ikinci askeri bağışçısı Almanya’nın 2024 yılında Kiev’e ayıracağı bütçe yaklaşık 7.5 milyar euro olarak belirlenmişti.

    G7’NİN TARTIŞMALI KARARI DAYANAK ALINDI

    FDP’li Maliye Bakanı Christian Lindner, G7’nin Rusya’nın dondurulmuş varlıklarının faizinden 50 milyar dolar toplama planı nedeniyle Ukrayna’nın finansmanının “öngörülebilir gelecek için güvende” olduğunu söyledi.

    TAM DA TRUMP UKRAYNA İŞLERİNİ AVRUPA’YA YIKMAYI PLANLARKEN

    SPD’li Olaf Scholz’un başbakanlığındaki hükümetin askeri yardımı yarıya indirmesi, kasımdaki ABD başkanlık seçimlerini kazanması halinde Donald Trump’ın Kiev yönetimine sağlanan Amerikan fonlarını azaltması, hatta durdurmasının beklendiği dönemde geldi.

    2025 SAVUNMA BÜTÇESİ 1.3 MİLYAR EURO ARTIRILACAK

    Alman hükümetinin bütçe taslağına göre Ukrayna’ya askeri yardım azaltılırken, 2025 savunma bütçesi 1.3 milyar euro artırılarak 53.25 milyar euroya çıkarılacak. Yine de Savunma Bakanı Boris Pistorius’un ısrar ettiği 6 milyar euro tutturulamayacak.

    NATO’NUN KOYDUĞU ÇITAYI YAKALAMA HEDEFİ BAKİ

    Alman hükümeti, NATO ittifakının gerektirdiği şekilde savunma harcamalarını GSYİH’nın yüzde 2’sine çıkarma hedefine ulaşmayı planlıyor.

    Bundan sonra savunma bütçesi parlamentoya gönderilip oylamaya sunulacak. (BBC, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Orban’dan AB liderlerine Ukrayna mektubu: Rusya ile konuşun, Çin’i sürece dahil edin, Trump arabuluculuğa hazır

    Orban’dan AB liderlerine Ukrayna mektubu: Rusya ile konuşun, Çin’i sürece dahil edin, Trump arabuluculuğa hazır


    – AB dönem başkanlığını devralmasının ardından Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Washington’daki NATO liderler zirvesi ve ABD başkanlık seçimlerinin Cumhuriyetçi adayı Donald Trump’ı kapsayan “barış misyonuna” çıkan Macaristan Başbakanı Viktor Orban’dan yeni bir hamle geldi.

    Moskova’da Putin’le görüştüğü için AB dönem başkanlığından alınması baskısıyla karşılaşan Orban, AB liderlerine gönderdiği mektupta, birliğin Rusya ile diyalog başlatmasını, Çin’in Ukrayna ihtilafını çözme çabalarına dahil edilmesini istedi.

    Macaristan Başbakanı, haftasonunda suikast girişiminden kurtulmuş bulunan Trump’ın kasım ayında ABD Başkanı seçilmesi halinde, Rusya-Ukrayna savaşında barış arabulucusu olarak “hemen” harekete geçmeye hazır olduğunu belirtti.

    ‘UKRAYNA SAVAŞI RADİKAL ŞEKİLDE YOĞUNLAŞACAK’

    AB Konseyi Başkanı Charles Michel’e hitaben yazılan ve tüm AB liderleriyle paylaşılan mektupta, Orban şu görüşleri dile getirdi:

    “Ukrayna’daki askeri çatışmanın yoğunluğu yakın gelecekte radikal şekilde yoğunlaşacak.”

    ‘TRUMP’IN AYRINTILI VE SAĞLAM TEMELLERE DAYALI PLANLARI VAR’

    “Kesinlikle söyleyebilirim ki (…) Trump, seçim zaferinden kısa süre sonra, göreve başlamayı beklemeden, derhal barış arabulucusu olarak hareket etmeye hazır olacak. Bunun için ayrıntılı ve sağlam temellere dayanan planları var.”

    “Seçim yarışında kalmak için büyük çaba gösteren Başkan Joe Biden, ABD’nin mevcut savaş yanlısı politikasını değiştirme kabiliyetine sahip değil.”

    ‘UKRAYNA’NIN YÜKÜ AVRUPA’YA YIKILMASIN’

    Trump’ın olası zaferinin, “ABD ile AB’nin Ukrayna’ya mali destek verme yükünü Avrupalıların aleyhine değiştireceği” uyarısını yapan Macaristan Başbakanı, “Transatlantik birlik adına Avrupa stratejimiz ABD’nin savaş yanlısı politikasını kopyaladı. Şu ana kadar egemen ve bağımsız bir Avrupa stratejimiz ya da siyasi eylem planımız olmadı” eleştirisini getirerek ekledi:

    “Gelecekte bu politikanın sürdürülmesinin rasyonel olup olmadığının tartışılmasını öneriyorum.”

    Kiev ile üst düzey temasları sürdürürken “Rusya ile doğrudan diplomatik iletişim hatlarının yeniden açılmasını” teklif eden Orban, ilki Rusya’sız düzenlendiği için Çin’in katılmadığı Ukrayna barış konferansının ikincisi için “Pekin’le görüşmeler yürütülmesi gerektiğini” belirtti. AB’nin Ukrayna ihtilafına ilişkin tutumundan hayal kırıklığına uğrayan Küresel Güney’i kazanmak için “siyasi saldırı” başlatmasını da önerdi.

    AB NE TAAHHÜT ETMİŞTİ?

    Macaristan Başbakanı’nın kendine has “barış misyonu”, bugüne dek Kiev’den de AB’den de Biden yönetiminden de destek değil, kınama aldı.

    27 Haziran’daki son AB zirvesinde, Ukrayna’ya “siyasi, mali, ekonomik, insani, askeri ve diplomatik desteğin devam etmesi ve gerektiği sürece ve gerektiği kadar yoğun sağlanması yönündeki sarsılmaz kararlılık” yeniden teyit edilmişti. (Reuters, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB, ‘etki ajanlığı’ yasası çıkaran Gürcistan’ın katılım sürecini durdurdu

    AB, ‘etki ajanlığı’ yasası çıkaran Gürcistan’ın katılım sürecini durdurdu


    – Avrupa Birliği’nin (AB) Tiflis Büyükelçisi Paweł Herczynski, “Gürcistan hükümetinin yabancı etkinin şeffaflığı yasasını çıkarması ve Batı karşıtı tutum alması” gerekçesiyle Tiflis’in katılım sürecinin askıya alındığını duyurdu.

    ‘BATI KARŞITI SÖYLEM, AB ÜYELİĞİ HEDEFİYLE BAĞDAŞMAZ’

    “AB’ye üyelik müzakerelerinin başlaması için gerekli reformlarda da çok az ilerleme kaydedildiğini” söyleyen Herczynski, “Batı karşıtı, Avrupa karşıtı söylem, beyan edilen AB’ye katılma hedefiyle kesinlikle bağdaşamaz” dedi.

    ‘İLK ADIM’: 30 MİLYON EUROLUK ASKERİ YARDIM DONDURULDU

    Sonuç olarak “Gürcistan hükümetinin niyetinin AB liderleri açısından belirsiz olduğunu” dile getiren AB Büyükelçisi, birlik liderlerinin Gürcistan ordusuna 30 milyon euroluk askeri yardımı dondurma kararı aldığını da açıkladı:

    “Avrupa Barış Fonu’ndan Gürcistan Savunma Bakanlığı’na aktarmayı planladığımız 30 milyon euroluk para donduruldu. Ve bu sadece bir ilk adım. Başka adımlar da olacak.”

    ‘HÜKÜMETİ DEĞİL, SİVİL TOPLUMU VE MEDYAYI DESTEKLEYECEĞİZ’

    “AB, Gürcistan hükümetine yapılan yardımı aşamalı azaltacak ve bunun yerine ülkenin sivil toplumu ve medyasını desteklemeye yönelecek.”

    Herczynski, “AB-Gürcistan ilişkilerinin tüm zamanların en yüksek seviyesinde olabilecekken bu kadar düşük bir noktada olduğunu görmek üzücü” dedi.

    PROTESTOLARA RAĞMEN ISRAR EDİLDİ

    AB üyesi 27 ülke, aralık ayında oybirliğiyle aldıkları kararla Gürcistan’a aday ülke statüsü verdi.

    İktidardaki Gürcü Rüyası partisi hükümeti, haftalarca süren kitlesel protestolara, Brüksel ile Washington’ın “AB ve NATO üyesi olamazsınız” uyarılarına rağmen “yabancı etkinin şeffaflığı” yasasını iki ay önce parlamentodan geçirdi.

    ‘GÜRCİSTAN’IN YENİ UKRAYNA OLMASINI ENGELLEME ÇABASI’

    Brüksel ile Washington, yasanın “Rusya’daki ‘yabancı ajanlar yasasından’ esinlendiğini, potansiyel olarak sivil toplum kuruluşları ve medya özgürlüğünü tehdit ettiğini, AB ile Batı’nın ilke ve değerlerine aykırı olduğunu” söyledi.

    Gürcü Rüyası partisinin onursal genel başkanı olan eski başbakan Bidzina İvanişvili ise yasayı “ülkenin yeni Ukrayna olmasını engelleme çabası” olarak sundu. İvanişvili, “Küresel Savaş Partisi” diye nitelediği Batı’yı “Gürcistan’ı savaşa sürüklemeye çalışmak, iç işlerine karışmak ve egemenliğini sınırlamaya çalışmak, hatta darbeye teşebbüs etmekle suçladı.

    BIDEN YÖNETİMİNDEN YAPTIRIM

    Yasaya misilleme olarak Gürcü Rüyası’nın önde gelen isimlerine yaptırım getiren ABD yönetimi, bu ay Gürcistan’la yapılması planlanan askeri tatbikatları süresiz erteledi.

    ÖNCÜLÜ 1938’DE ÇIKARAN ABD, RUSYA’DAKİ YASAYI TETİKLEDİ

    Gürcistan’daki yasanın öncülü, 1938’de ABD’de “Nazi propagandasıyla mücadele” gerekçesiyle Yabancı Temsilci Kayıt Yasası (FARA) adıyla çıkarıldı. Daha sonra “Sovyetler propagandasıyla mücadele” için kullanılan FARA, önemli değişiklikler eşliğinde ABD’de yürürlükte.

    2017’de ABD Adalet Bakanlığı’nın Rus devlet medyası Russia Today ve Sputnik’i “yabancı ajan” olarak kaydetmesine cevap olarak, Rusya’da çıkarılan yasayla da yabancılardan finansman alan başta medya ve STK olmak üzere kuruluşlar “yabancı ajan” olarak kaydedilmeye ve yaptırımlara maruz kalmaya başladı. (Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Yakında AB’ye katılım referandumu düzenleme’ açıklaması yapan Erivan’a Rusya’dan ‘Tüm ayrıcalıklarınızı kaybedersiniz’ uyarısı

    ‘Yakında AB’ye katılım referandumu düzenleme’ açıklaması yapan Erivan’a Rusya’dan ‘Tüm ayrıcalıklarınızı kaybedersiniz’ uyarısı


    – Geleneksel müttefiki Rusya’dan uzaklaşırken Batı’yla yakınlaşan Ermenistan’ın Avrupa Birliği (AB) üyeliği emellerine dair Erivan’dan gelen mesajlar yoğunlaştı. Önceki gün Letonya’yı ziyareti sırasında Rus.LSM haber servisine konuşan Ermenistan Meclis Başkanı Alen Simonyan, Nikol Paşinyan hükümetinin AB’ye katılmak istediğini ve bu amaçla “yakın gelecekte” referandum düzenleyeceğini duyurdu.

    “Toplumumuz Avrupa Birliği’nin bir parçası olma kararı verdi” diyen Simonyan, konunun parlamentoda görüşüldüğünden söz ederek ekledi: “Yakın gelecekte bu referandumu yapacağımızı düşünüyorum ve eminim ki, halkımız evet diyecektir.”

    PARLAMENTODA BATI YANLISI GRUPLARLA TOPLANTI

    Haberlere göre geçen hafta cuma günü Paşinyan’ın siyasi ekibi, başbakana sadık Batı yanlısı grupların liderlerinin yer aldığı bir parlamento oturumu düzenleyerek AB üyeliği sürecini başlatmayı ele aldı. Bu gruplar, hükümeti gelecek üç ay içinde AB üyeliği konusunda referandum yapmaya çağırdı. Parlamento oturumunu yöneten hükümet yanlısı milletvekili Arman Yeghoyan, Paşinyan ile siyasi ekibinin AB üyeliğinin Ermeni ekonomisine fayda sağlayacağına inandıkları için böyle bir teklifte bulunmayı “ciddi olarak düşündüklerini” söyledi.

    MUHALİFLERE GÖRE ERMENİSTAN’IN AB’YE GİRME ŞANSI SIFIR

    Paşinyan’a muhalif siyasiler ise Ermenistan’ın AB’ye kabul edilme şansının sıfıra yakın olduğunu belirterek bu fikre omuz silkti. Başbakanın bunu Ermenileri kandırıp Azerbaycan’a yönelik yatıştırma politikasını desteklemeleri için kullandığını öne süren muhalifler, Paşinyan’ın AB’ye katılım referandumunu Bakü’nün talep ettiği yeni Ermenistan anayasasına ilişkin halk oylamasıyla birleştirmek istediğini dile getirdi.

    RİGA’YA GÖRE ERMENİSTAN AB YOLUNDA

    Letonya Meclis Başkanı Daiga Mierina, Simonyan’la görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Ermenistan’ın AB yolunda olduğunu” ve bu nedenle Rusya liderliğindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nden (KGAÖ) ayrılmak istediğini söyledi.

    ÜST ÜSTE MESAJLAR

    Şubat ayında yine Simonyan’dan “AB’ye aday üyelik statüsü elde etmenin Ermenistan açısından en doğru ve arzu edilen seçenek olduğu” açıklaması gelmişti. Mart ayında Antalya Diplomasi Forumu’na (ADF) katılması vesilesiyle TRT World’e röportaj veren Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, Erivan’ın AB üyeliğine başvurmayı düşündüğünü belirtmişti.

    RUSYA: ERİVAN AÇISINDAN CİDDİ SONUÇLARI OLUR

    Ancak Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksey Overçuk, salı günü St. Petersburg Uluslararası Hukuk Forumu’nda yaptığı açıklamada, bölge dışı güçlerin Ermenistan’a gelmesinin Erivan açısından ciddi sonuçları olacağı uyarısını yaptı.

    ‘HEM AB HEM AVRASYA EKONOMİ BİRLİĞİ OLMAZ’

    AB ile Ermenistan’ın üyesi olduğu Avrasya Ekonomi Birliği’nin (AEB) birbiriyle bağdaşmayan iki iktisadi proje olduğunu belirten Overçuk, Ermenistan’ın AB’ye katılmak istemesi halinde, Rusya pazarına gümrük vergisiz erişimi ve Moskova tarafından verilen diğer ekonomik ayrıcalıkları kaybedeceğini vurguladı.

    ‘TANIDIĞIMIZ AYRICALIKLAR, ÖDEDİĞİMİZ JEOSTRATEJİK BEDEL’

    Rusya Başbakan Yardımcısı şöyle konuştu:

    “Bir ülkenin Rusya’ya yakınlıktan elde ettiği faydalar, aynı zamanda güvenliğimiz ve stratejik derinliğimiz için ödediğimiz bedel olarak da algılanmalı. Dolayısıyla bazı bölge dışı oyuncuların oraya gelişinin elbette sonuçları olacak. Biz burada hediye dağıtmıyoruz.” (Azatutyun, Massis Post, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB’nin yeni dönem yöneticileri belirlendi: Hepsi birbirinden tartışmalı isimler

    AB’nin yeni dönem yöneticileri belirlendi: Hepsi birbirinden tartışmalı isimler


    – Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinin üzerinden 20 gün geçmesinin ardından, gelecek 5 yıl için Avrupa Birliği yapılanmasını yönetecek isimler belirlendi.

    Brüksel’deki AB liderler zirvesinde AB Konseyi Başkanı görevini eski Belçika Başbakanı Charles Michel’den eski Portekiz Başbakanı Antonio Costa’nın devralması kararlaştırıldı.

    Birliğin Ukrayna’ya koşulsuz desteğinin, başta yaptırımlar olmak üzere Rusya’ya karşı icraatlarının mimarı olan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in 5 yıl daha görevine devam etmesi önerildi.

    MELONİ PAZARLIKTAN DIŞLANMAYA TEPKİLİ

    AP seçimlerinde “aşırı sağcı” partiler büyük kazanım elde etmişken, “aşırı sağcı” İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin, liderliğini yaptığı AP’deki üçüncü büyük grup Avrupalı Muhafazakar ve Reformcular’ın (ECR) müzakere dışı bırakılması nedeniyle von der Leyen’in yeniden aday gösterilmesine tepki gösterdiği belirtildi.

    AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi görevinin, eski İspanya Dışişleri Bakanı Josep Borrell’den Rusya karşıtlığıyla tanınan Estonya Başbakanı Kaja Kallas’a devredilmesinde uzlaşıldı.

    AP Başkanı Roberta Metsola’nın görevine devam etmesi de benimsendi.

    AVRUPA PARLAMENTOSU’NDAN ONAY ALMALARI LAZIM

    Costa liderler tarafından doğrudan temsilci atanırken, von der Leyen, Kallas ve Metsola’nın görevlerini üstlenebilmeleri için 16 Temmuz’da AP Genel Kurulu’ndan güvenoyu almaları gerekecek.

    COSTA HAKKINDA YOLSUZLUK SORUŞTURMASI SÜRÜYOR

    Portekiz’de Kasım 2015’ten Temmuz 2023’e kadar başbakanlık yapan Sosyalist Partili Costa, lityum ve yeşil hidrojenle ilgili kamu ihalelerinde yolsuzluk yapıldığına ilişkin iddialarla bağlantılı hakkında açılan soruşturma nedeniyle istifa etmişti. Costa’nın AB Konseyi Başkanı seçilmesi, hakkındaki soruşturmalar devam ettiği için şaşkınlık uyandırdı.

    VON DER LEYEN AŞI YOLSUZLUĞUYLA İTHAM EDİLİYOR

    Almanya’da Angela Merkel’in başbakanlığı döneminde ilk kadın Savunma Bakanı olan Von der Leyen de Komisyon’un Kovid-19 pandemisi sırasında aşı tedarik sürecinde yolsuzlukla suçlanıyor.

    İSRAİL’E KOŞULSUZ DESTEĞİ RAHATSIZLIK YARATTI

    7 Ekim 2023’te Gazze Savaşı’nın başlamasının ardından İsrail’e “destek” ziyaretinde bulunan ilk liderlerden biri olan, İsrail’e “koşulsuz destek” sunan ve on binlerce Filistinli sivilin öldürülmesine rağmen “İsrail’in meşru müdafaa hakkını” savunmaya devam eden AB’nin yürütme organının başkanı, birliğin “İsrail-Filistin dengesi politikasından” sapmakla da eleştiriliyor.

    YENİ DİPLOMASİ ŞEFİ: UKRAYNA’YA ASKER KONUŞLANDIRILMALI

    Estonya’nın ilk kadın başbakanı Kallas, Rusya karşıtlığıyla “Avrupa’nın yeni demir leydisi” lakabını aldı. Rusya’nın Ukrayna’ya girmesinden 10 gün sonra AP Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, 1949’da annesinin henüz bebekken anneannesiyle dönemin Sovyet lideri Stalin tarafından Sibirya’ya sürülmesini anlattığı duygusal bir konuşma yaptı.

    “Batı’nın Rusya’nın tuzağına düşmemesi ve Ukrayna’ya koşulsuz destek vermesi” söylemi eşliğinde NATO üyesi ülkelerin Ukrayna’ya asker konuşlandırmasını savunan liderlerden olduğu için bazı kesimlerce “savaş kışkırtıcılığıyla” suçlanan Baltık ülkesi lideri, Rusya’nın arananlar listesinde olmasından ötürü NATO Genel Sekreterliği emeline ulaşamadı. Onun yerine AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi göreviyle ‘teselli’ edilen Kallas, AB Komisyonu Başkanı Yardımcısı görevini de üstlenecek.

    ZELENSKİY GÜVENLİK ANLAŞMASI ZİNCİRİNE YENİ HALKALAR EKLEDİ

    AB liderler zirvesine davet edilen Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile güvenlik anlaşması imzaladı.

    AB İLE İMZALADIĞI ANLAŞMADA YOK YOK

    Ukrayna-AB ile anlaşması modern askeri ekipman tedariki, personel eğitimi, mayın temizleme, Ukrayna’nın nükleer ve siber güvenlik konusunda desteklenmesi gibi savunmaya ilişkin garantilerin yanısıra Kiev’in AB üyeliğine destek, finansal yardımlar, Ukraynalı mültecilerin korunması, savaş suçlarından sorumlu olanların yargılanması, Rusya’ya yaptırımların devamı ve dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna’nın özellikle yeniden inşası ve ekonomisinin desteklenmesi için kullanılması taahhüdünü içeriyor. Kiev’e uzun dönemli siyasi, askeri ve mali desteğin çerçevesini çizen anlaşmanın, Ukrayna’nın NATO’nun güvenlik şemsiyesine girmesine kadar yürürlükte kalması planlanıyor.

    LİTVANYA İLE ESTONYA DA ANLAŞMA KOALİSYONUNA KATILDI

    AB zirvesi vesilesiyle Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda ve Estonya Başbakanı Kaja Kallas ile de ikili güvenlik anlaşmaları imzalayan Ukrayna Devlet Başkanı, daha önce ABD, Britanya, Almanya, Fransa, Danimarka, Kanada, İtalya, Hollanda, Finlandiya, Letonya, İspanya, Belçika, Portekiz, İsveç, Norveç, İzlanda ve Japonya ile benzer anlaşmalar imzalamıştı. (AA, Dış Haberler)


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB, ilk defa savaş halindeki bir ülkeyle üyelik müzakerelerini başlattı

    AB, ilk defa savaş halindeki bir ülkeyle üyelik müzakerelerini başlattı


    – AB, Şubat 2022’den beri Rusya’yla savaştaki Ukrayna’da neo Nazilerin yönetimdeki ağırlığından devasa boyutta yolsuzluklara dek pek çok soru işaretine rağmen, Kiev’le üyelik müzakerelerinin kurdelesini kesti.

    ‘UKRAYNA VE AVRUPA İÇİN TARİHİ BİR AN’

    Ukrayna’nın AB’ye katılım müzakerelerinin ilk aşaması olan hükümetlerarası konferansın açılışını yapan AB Dönem Başkanı Belçika’nın Dışişleri Bakanı Hadja Lahbib, “Bu hepimiz için tarihi bir an ve ilişkilerimizde bir dönüm noktası arz ediyor” dedi.

    ‘RUSYA’YA KARŞI DOĞAL MEŞRU MÜDAFAA HAKKINA DESTEK’

    AB’nin Rusya’nın Ukrayna Savaşı’nı kınadığını yineleyen Lahbib, “AB, Ukrayna’nın uluslararası kabul görmüş sınırlar dahilindeki bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğü ile Rusya’nın saldırganlığı karşısında doğal meşru müdafaa hakkına sarsılmaz desteğini yinelemektedir” dedi.

    “Katılım müzakereleri zorlu olacağını, ama Ukrayna’yı AB’nin tam üyesi olarak aralarında görmeyi sabırsızlıkla beklediklerini” söyleyen Belçika Dışişleri Bakanı, “Ukrayna’nın geleceğine Ukraynalılar karar verecek. AB, Ukrayna halkının kendi kaderini seçme hakkını desteklemeye devam edecek” diye ekledi.

    UKRAYNA BAŞBAKANI’NA GÖRE AB’Yİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN EŞSİZ FIRSAT

    Videokonferans yoluyla açılışa katılan Ukrayna Başbakanı Denis Şmıgal de “Ukrayna ve Avrupa için tarihi bir gün, tarihi bir an” diye konuştu. Şmıgal, “Ukrayna’nın gelecekteki üyeliği, Avrupa’nın mevcut zorluklarına verilecek en iyi yanıt ve AB’yi güçlendirmek için eşsiz bir fırsat” vurgusunu yaptı.

    ZELENSKİY: UKRAYNA’NIN TAM ÜYE OLACAĞINA GÜVENİMİZ TAM

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy de yayımladığı video mesajda “Avrupa projesinin ancak Ukrayna’nın da katılımıyla gerçek anlamda tamamlanacağını” söyledi. Zelenskiy, “Bugün itibarıyla Ukrayna’nın kesinlikle AB’nin tam üyesi olacağına güvenimiz tam” dedi.

    28 ŞUBAT 2022’DE BAŞLAYAN SÜREÇ JET HIZIYLA TAMAMLANDI

    Rusya’nın Ukrayna’ya girmesinden 4 gün sonra, 28 Şubat 2022’de AB’ye üyelik başvurusu yapan Kiev, adaylık statüsünü 23 Haziran 2022’de aldı. Üyelik müzakerelerinin başlatılması kararı, 23 Aralık 2023’teki AB zirvesinde verildi. İlk kez bir ülkeyle başvuru tarihinin üzerinden 2.5 yıl gibi kısa bir süre geçmesinin ardından müzakereleri başlatan, AB ilk defa fiilen savaş durumundaki bir ülkeyle müzakere masasına oturdu.

    UKRAYNA’NIN KOMŞUSUNDA DA SORUN ÇOK

    AB’nin Rusya’ya karşı hamle olarak üyelik müzakerelerini başlattığı diğer ülke Moldova’da da tek taraflı bağımsızlık ilan etmiş, Rusya yanlısı Transdinyster sosyalist cumhuriyeti gibi başlıbaşına bir mesele var. Özel hukuki statüye sahip Gagavuzya’daki Gagavuz Türkleri de Moldova’nın baskısından şikayetçi. (Reuters, AA, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB Komisyonu, Ukrayna ve Moldova ile üyelik müzakerelerinin başlamasını tavsiye etti: Beklenen tarih 25 Haziran

    AB Komisyonu, Ukrayna ve Moldova ile üyelik müzakerelerinin başlamasını tavsiye etti: Beklenen tarih 25 Haziran


    – Batı’nın Rusya’ya karşı hamle niteliğindeki adımlarından biri Avrupa Birliği’nden (AB) geldi. Ursula von der Leyen’in başkanlığındaki AB Komisyonu, Ukrayna ve Moldova’nın tüm şartları yerine getirdiğini söyleyerek iki ülkeyle katılım müzakerelerinin başlatılmasını tavsiye etti. Ukrayna Başbakanı Denis Şmigal da AB Komisyonu’nun Kiev’in katılım müzakerelerine hazır olduğunu doğruladığını söyledi. ve Politico Financial Times (FT), Komisyon’un Ukrayna’nın AB üyeliğine ilişkin müzakereleri bu ay başlatmayı planladığını yazdı.

    Komisyon Sözcüsü Ana Pisonero, Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında, Komisyon’un AB’ye üye 27 ülkeye Ukrayna ve Moldova ile katılım müzakerelerine başlanmasını tavsiye ettiğini duyurdu.

    ‘ARTIK KARARI ÜYE DEVLETLER VERECEK’

    Pisonero, “Moldova ve Ukrayna’nın katılım süreci bugün Coreper’in (AB Daimi Temsilciler Komitesi) gündemindeydi. Bu noktanın artık tamamlandığını anlıyoruz. Komisyon tüm güncellemeleri üye devletlere sağladı. İki ülke tarafından gerekli tüm adımların atıldığını düşünüyoruz. Artık kararı üye devletler verecek” dedi.

    ‘KİEV ETNİK AZINLIK HAKLARININ KORUNMASI ŞARTINI KARŞILADI’

    Kiev yönetiminin neo Nazi bir kanadının bulunduğu eleştirilerine, Rus dili, sanatı ve kültürüne çeşitli yasaklar uygulamasına ve Rus nüfusa ağır insan hakları ihlalleriyle suçlanmasına rağmen, sözcü, Avrupa Komisyonu’nun gözünde, Ukrayna’nın etnik azınlıkların haklarının korunmasına ilişkin Macaristan tarafından belirlenenler dahil olmak üzere tüm koşulları yerine getirdiğini söyledi.

    ŞMİGAL: BU AY BAŞLAMASINI BEKLİYORUZ

    Ukrayna Başbakanı Şmigal, Komisyon’un bir raporla Kiev’in müzakerelere başlamak için gerekli adımları yerine getirdiğini doğruladığını belirterek “Artık Avrupalı ​​ortaklarımızın bir sonraki adımı atarak AB üyeliğine ilişkin müzakerelere bu aydan itibaren başlamalarını bekliyoruz” dedi.

    Politico ve FT’ye konuşan kaynaklara göre Ukrayna şüphecisi Viktor Orban’ın başbakanlığındaki Macaristan’ın 1 Temmuz’da AB Konseyi başkanlığını devralmasından önce, bu ayın sonlarına doğru Ukrayna ve Moldova ile katılım müzakerelerinin başlatılması planlanıyor. Verilen tarih, 25 Haziran.

    VON DER LEYEN’E GÖRE UKRAYNA NELERİ YERİNE GETİRDİ?

    AB Komisyonu’nun açıklaması, Ukrayna’nın yolsuzlukla mücadele önlemleri, siyasi lobi faaliyetlerine kısıtlamalar, memurlar için mal beyanı kuralları ve ulusal azınlıkların dillerinin korunması dahil olmak üzere gerekli kriterleri karşılamış kabul edildiği anlamına geliyor. Ancak Rusya’yla savaş halindeki Ukrayna’dan gelen haberler bunu doğrular nitelikte değil.

    YA MOLDOVA?

    Moldova’da ise tek taraflı bağımsızlık ilan etmiş, Rusya yanlısı Transdinyster sosyalist cumhuriyeti gibi başlıbaşına bir mesele var. Özel hukuki statüye sahip Gagavuzya’daki Gagavuz Türkleri de Moldova’nın baskısından şikayetçi.

    GÜRCÜ HÜKÜMETİNE ‘O YASAYI ÇIKARMAYACAKTIN’ MESAJI

    Gürcistan’a gelince, protestolara ve ABD ile AB’nin baskısına rağmen hükümetin ‘yabancı ajan’ lakaplı yabancı etkinin şeffaflığı yasasını çıkarması nedeniyle üyelik müzakerelerine başlaması gündeme getirilmeyecek. (Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***