Etiket: atık

  • İranlı Ali Mutii’nin ‘Atıktan Sanata’ sergisi Van’da sanatseverlerle buluştu

    İranlı Ali Mutii’nin ‘Atıktan Sanata’ sergisi Van’da sanatseverlerle buluştu


    Zelal Sahidenur SARİ


    VAN – 2007 yılında ülkesinden ayrılan İranlı Ali Mutii (55), önce Irak Kürdistan Bölgesine gitti. Orada 9 yıl yaşadıktan sonra Türkiye’ye gelerek Van’da yaşamaya başladı. Hem bir sanatçı hem de bir göçmen olan Mutii çocukluk yıllarından bu yana sanatla ilgileniyor. 13 yıldır profesyonel anlamda yapıyor bu işi. Hurdacılardan topladığı atık malzemeleri bir sanat eserine dönüştüren Mutii, 2017 yılından beri Selimbey Mahallesi’nde kurduğu atölyede çalışmalarını sürdürüyor.

    650 KİLOLUK VAN KEDİSİ HEYKELİ

    Mutii, Van’da atık malzemelerle ürettiği 650 kiloluk Van Kedisi heykeliyle tanınıyor. Bu heykelin yanı sıra bugüne kadar atölyesinde 100’ü aşkın maske, tavuk, horoz, sincap, arı, kartal, geyik gibi hayvanların heykelleri ile süs eşyaları tasarladı.

    Sattığı heykellerle ailesini geçindiren Mutii, aynı zamanda yaptığı işlerle geri dönüşüm konusunda farkındalık oluşturmaya çalışıyor. Her bir eser yeniden kullanım ve geri dönüşümün önemini vurgulayarak aynı zamanda hem sanatsal bir ifade sunmakta hem de çevresel sorunlara ışık tutarak büyük beğeni topluyor.

    SÜRDÜRÜLEBİLİR SANAT ANLAYIŞINA TEŞVİK

    Bu kez kendisi ile aynı amaç doğrultusunda buluşan Van Büyükşehir Belediyesi çevre bilincini artırmak ve sürdürülebilir sanat anlayışını teşvik etmek amacıyla Mutii’nin üç günlük sergisine ev sahipliği yaptı.

    Sanatseverlerden gördüğü yoğun ilgiden memnun olan Mutii, “Belediyeye gelip sanatçı olduğumu ve sergi yapmak istediğimi söyledim. Onlar da kabul etti. Böylelikle burada sergimi yapabildim. Çoğu zaman etraftan topladığımı atık metalleri ve bazen de satın aldığım metalleri kullanarak ortaya bir şeyler çıkarmaya çalışıyorum. İşim çok zor olmasına rağmen yorulmuyorum. Bazen bu işi yapmak için gerekli desteği bulamıyorum ama yine de bırakmak istemiyorum. Eserlerim ilgi gördükçe beğenildikçe bende mutlu oluyorum,” diye konuştu.

    sergiden-1.jpeg

    ‘SANATIN KIYMETİNİ BİLİN’

    Mutii, eserleri ve sanata yaklaşımı konusunda şöyle konuştu:

    “Sanatın ve sanatçının kıymetini bilin. Dünyanın her yerinde sanat ve sanatçıya bakış aynı.
    Yüzünüzü sanata dönüne ve ona kıymet verin. Altının kıymetini en iyi kuyumcu bilir. O yüzden kıymet bilmek lazım. Eserlerim de çoğunlukla insanlara bir şeyler anlatmak istiyorum. Mesela bir gemiyi bir vatana benzetiyorum. Bu gemi su alamaya başladığında bazı insanlar kovalarla suyu boşaltmaya çalışıyor ki gemi batmasın. Ama birkaç kişi geminin kendi taraflarından su almadığını söylüyor ve onlara yardım etmiyor. Bu vatanda olan her şey herkesi ilgilendiriyor. Kulak tıkamamak lazım.”

    ressam-ali-mutii.jpeg
    Ali Mutii

    Mutii, bugüne kadar Erbil’de altı, Van’da üç olmak üzere toplamda dokuz sergi açmış.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Eurostat: Avrupa Birliği en fazla Türkiye’ye atık ihraç etti

    Eurostat: Avrupa Birliği en fazla Türkiye’ye atık ihraç etti


    Eurostat’ın açıkladığı verilere göre Türkiye 12,4 milyon tonluk hacimle toplam atık ihracatının yüzde 39’unu aldı

    REKLAM

    Avrupa Birliği’nin (AB) resmi istatistik kurumu Eurostat, 2022 yılında ihraç edilen 32 milyon ton atığın en fazla Türkiye’ye gönderildiğini açıkladı.

    Avrupa kurumu, Türkiye’nin 12,4 milyon tonluk hacimle toplam atık ihracatının yüzde 39’unu aldığını kaydetti.

    İkinci en büyük varış noktası 3,5 milyon ton atık alan Hindistan olurken, onu 2 milyon tonla Birleşik Krallık, 1,6 milyon tonla  İsviçre, 1,6 milyon tonla Norveç, 1,6 milyon tonla Mısır takip etti.

    Pakistan’a 1,2 milyon ton, Endonezya’ya 1,1 milyon ton, Fas ve Amerika Birleşik Devletleri 800 biner ton atık ihraç edildi.

    2022 yılında AB, 17,8 milyon ton demirli metal atığı (demir ve çelik) ihraç etti ve bu Avrupa Birliği’nden yapılan tüm atık ihracatının yüzde 55’ini oluşturdu.

    Atık ihracatı 2021 yılına kıyasla yüzde 3’lük bir düşüş gösterirken AB dışı ülkelerden atık ithalatı da yüzde 5 azalarak 18,7 milyon tona geriledi.

    AB’den ihraç edilen tüm demirli metal atıkların neredeyse üçte ikisini (yüzde 60) oluşturan 10,7 milyon ton Türkiye’ye ihraç edildi.

    Ayrıca 4,9 milyon ton, yani AB’nin atık ihracatının yüzde 15’ini oluşturan önemli miktarda kağıt atığı da Türkiye’ye gönderildi. Toplam kağıt atığı ihracatının yüzde 30’unun varış noktası olan Hindistan bu alanda ilk sırayı aldı.

    AB 4,2 milyon ton demirli metal ve 2,4 milyon ton kağıt ithal etti. 

    En fazla atık ithal edilen ülke Birleşik Krallık olurken buradan 1,3 milyon ton demirli metal atığı, 1,2 milyon ton atık kağıt alındı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Geri dönüşüm oranı: Atık arıtmada Türkiye’de ve Avrupa’da durum ne?

    Geri dönüşüm oranı: Atık arıtmada Türkiye’de ve Avrupa’da durum ne?


    Çöp, atık, arıtma, atık üretimi, belediye atığı, geri kazanım ve geri dönüşüm gibi oldukça farklı kavramlar mevcut. Peki bunlar ne demek? Geri dönüşümde Türkiye ne kadar başarılı?

    Sürdürülebilir bir dünya için geri dönüşüm büyük bir önem taşıyor. Atık yönetimi doğayı korumak için olmazsa olmaz. Atık arıtma, çöp arıtma olarak da biliniyor.

    Peki, atıklar hangi ekonomik faaliyetler neticesinde nasıl oluşuyor? Atıkların ne kadarı arıtılıyor? Atık arıtım çeşitleri neler? Arıtılan atıkların ne kadarı geri dönüşüm olarak değerlendiriliyor? Avrupa ülkelerinde ve Türkiye’de kişi başına artık üretimi ne kadar? Belediye atığı arıtımında Türkiye Avrupa’da kaçıncı sırada?

    Atığı kim üretiyor?

    “Geri dönüşüm oranı” kavramını sık sık duyar olduk. Ancak bu kavram tek başına çok anlamlı değil. Çöp, atık, arıtma, atık üretimi, belediye atığı, geri kazanma ve geri dönüşüm gibi oldukça farklı kavramlar mevcut.

    Türkiye’de haneler; AB’de inşaat en büyük paya sahip

    Ekonomik faaliyetlere göre atık üretimine bakıldığında Türkiye ile AB arasında ciddi farklar dikkat çekiyor. AB İstatistik Ofisi Eurostat’ın 2020 verilerine göre AB’de toplam atığın yüzde 37,5’i inşaatlarda üretiliyor. En büyük pay inşaatlara ait. Türkiye’de ise inşaatların payı yüzde 0 olarak görünürken en büyük pay yüzde 26,5 ile hanehalklarına ait. Yani evlerde üretilen atık.

    Madencilik ve taş ocağı AB’de yüzde 23,4 paya sahipken Türkiye’de atıkların yüzde 25,6’sı bu sektörden kaynaklanıyor.

    AB’de enerji toplam atığın yüzde 2,3’ünü oluştururken bu oran Türkiye’de yüzde 22,6.

    En çok atık üreten ülkeler hangisi, Türkiye kaçıncı?

    Avrupa’da en çok atık üreten ülke Almanya. Almanya 2020 yılında 401 milyon ton çöp üretti. Ardından Fransa (310 milyon ton), İngiltere (282 milyon ton) ve İtalya (175 milyon ton) geliyor.

    Türkiye ise 36 ülke içinde 11. sırada bulunuyor. 2020 yılında Türkiye’de üretilen attık miktarı 108 milyon ton oldu. Romanya ve Bulgaristan’da atık üretiminin Türkiye’den fazla olması dikkat çekti.

    Almanya ve Fransa ikilisi AB’deki atığın üçte birini üretiyor.

    Kişi başına atık üretimi ne kadar?

    Atık üretimi temel olarak ikiye ayrılıyor. İlki “ana mineral atıklar”. Bunların başında inşaat/hafriyat ile maden/taş ocağı atıkları geliyor. Eurostat bu yüzden kişi başına atık üretimini ikiye ayırıyor.

    AB’de 2020 yılında kişi başına atık üretimi 4,8 ton oldu. 3,1 tonu ana mineral atıklar olurken 1,7 tonu ise ana mineral atıklar dışındaki atıklar oluşturdu.

    Türkiye’de ise kişi başına toplam atık üretimi 1,3 ton oldu. Bunun 0,9 tonu ana mineral atıklar dışındaki atıklar oluştururken 0,4 tonu temel mineral atıklardan geldi.

    Kişi başına atık üretiminde zirvede 21 ton ile Finlandiya bulunuyor. Türkiye ise 36 ülke içinde sondan ikinci sırada. Almanya’da kişi başına atık üretimi 4,8 ton; Fransa’da ise 4,6 ton.

    Atık arıtma: Geri kazanım mı yoksa imha mı?

    Peki, atık arıtma ne demek? Atık arıtma hangi yollarla yapılıyor? Atık arıtma temel olarak ikiye ayrılıyor: Geri kazanım ve imha.

    Geri kazanım ise geri dönüşüm ve geri dolgu diye iki grupta değerlendiriliyor. Enerji geri kazanımı da başka bir işleme yöntemi. İmha da “gömme ve diğer” ve “atık yakımı” olmak üzere ikiye ayrılıyor.

    AB’de arıtılan atığın yüzde 39,9’u geri dönüşüm olarak değerlendiriliyor. Geri dolgunun oranı ise yüzde 12,7. Enerji geri kazanımının oranı da yüzde 6,5. Böylece AB’de geri kazanımın toplam payı yüzde 59’u buluyor.

    AB’de arıtılan atıkların yüzde 41’i ise imha ediliyor. Bunun neredeyse tamamına yakını (yüzde 40,4) gömülüyor.

    Türkiye’de ise geri dönüşüm oranı yüzde 31,2 ve gömülerek imhanın oranı yüzde 67,7.

    Atık arıtımında geri dönüşüm oranı kaç?

    Arıtılan çöpler içinde geri dönüşüm oranı ülkelere göre büyük değişiklik gösteriyor. 2020 yılı verilerine göre AB’de arıtılan atıkların yüzde 39,9’u geri dönüştürülüyor. Geri dönüşüm oranı Türkiye’de ise yüzde 31,2.

    Geri dönüşümün en yüksek olduğu ülke ise yüzde 83,2 ile İtalya. En düşük ülkeler ise yüzde 3 ile Sırbistan ve yüzde 5,2 ile Romanya’da.

    Geri dönüşüm oranı Fransa’da yüzde 54,2; Almanya’da ise yüzde 44.

    AB ülkeleri arasında bu kadar fark olmasının temel sebebi atık üretiminin kaynağı. Bazı ülkelerde inşaat ve madencilik çok yüksek orana sahipken bazılarında oldukça düşük.

    AB’de belediye atığının yarısı; Türkiye’de yüzde 12’si geri dönüştürülüyor

    Belediye atığı, belediyeler tarafından ya da belediyeler adına toplanan atıkları temsil ediyor; asıl kısım evsel (hanehalkı) atıklardan oluşuyor, fakat ticaretten, ofis binalarından, kurumlardan ve küçük işletmelerden alınan atıklar da buna dahil.

    2021 yılında AB’de belediye atığının yüzde 49,6’sı geri dönüştürülürken Türkiye’de 2020 yılında belediye atığı geri dönüşüm oranı yüzde 12,3 oldu. Türkiye bu alanda 36 Avrupa ülkesi içinde sondan üçüncü oldu.

    Belediye atığı geri dönüşüm oranının en yüksek olduğu ülke ise yüzde 71,1 ile Almanya oldu. İngiltere’de bu oran yüzde 44,1.

    Türkiye, AB’nin ana çöp varış noktası

    AB ülkeleri atıklarını ihraç da ediyor. Türkiye açık ara AB’nin en fazla çöp yolladığı ülke konumunda.

    2021 yılında AB ülkeleri Türkiye’ye 14,7 milyon ton atık ihraç etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bir atık kağıt işçisi anlatıyor: Bu işin heveslisi değiliz, uyuşturucu kaçakçısı muamelesi yapılıyor

    Bir atık kağıt işçisi anlatıyor: Bu işin heveslisi değiliz, uyuşturucu kaçakçısı muamelesi yapılıyor


    Sırtında taşıdığı çekçeği ile İstanbul’un sokaklarını, mahallelerini karış karış dolaşıyor Aydın Sımaklı.

    Çöplerden topladığı katı atıkları geri dönüşüme kazandırarak 10 yıldır ekmek yiyor bu işten. Öyle çok büyük paralar kazanmıyor. Eğer çekçeğini günde üç kez doldurabilirse yevmiyesi yüz lirayı buluyor.

    “Bu işin heveslisi değiliz. Ama kimseye el avuç açmadan, hırsızlık yapmadan geçinmek için yapıyoruz bu işi” diyor.

    Atık kağıt işçisi Sımaklı, her cümlesinde “haklı kazanç” peşinde olduklarının altını çiziyor.

    Atık kağıt toplayıcıları son günlerde hükümet yetkililerinin hedefinde.

    Geçtiğimiz günlerde Ümraniye ve Ataşehir’de gece saatlerinde depoları denetlenen kağıt toplayıcılarının bazıları gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan 200’ü aşkın kişinin birçoğunun düzensiz göç kapsamındaki yabancı uyruklular olduğu ve sınır dışı işlemleri için göç idaresinde sevk edildiği bildirilmişti.

    Hükümet yetkilileri, denetimlerin atıkların geri kazanımı için yapılan toplama ve geri dönüşüm faaliyetlerinin mevzuat hükümlerine uygunluğunun sağlanmasından ibaret olduğunu belirtiyor.

    Ümraniye’de geri dönüşüm işçilerini ziyaret eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise bu konuda bir çalışma başlattıklarını belirterek, “Rahatlıkla toplayacaksınız. Hepiniz çalışacaksınız, hepiniz kazanacaksınız. Kimse de müdahale etmeyecek size.” demişti.

    “Haksız kazanç arıyorlarsa milyonlarca para götürenlere baksınlar” diyen işçi Aydın Sımaklı, son haftalarda depolarına yapılan zabıta ve polis baskınlarını da anlamakta zorlandığını söylüyor:

    “Sabaha doğru operasyonlar oluyor. Sanki biz uyuşturucu tacircisiymişiz veya kaçakçılık yapıyormuşuz gibi… Biz hepimiz buradayız, ne gerek var sabaha karşı yapılan operasyonlara? Bir ülke vatandaşına nasıl bunu yapar? Hepimizi çıkarmışlar, GBT bakılıyor. Ve tek birimizden bile bir suç çıkmadı. Çok mahcup oldum, ekmeğimizde olan insanlarız. Kimseye bir zararımız yok.”

    Günden güne artan işsizlik nedeniyle aralarına üniversite mezunları veya atanamayan öğretmenlerin katıldığını ifade eden atık toplayıcısı Sımaklı, bu operasyonlarla on binlerce insanın işsizler ordusuna dahil edileceğini söylüyor:

    “Operasyona katılan polise, zabıtaya sordum. Bugün yıktınız biz yarın ne yapacağız? Onların da bir şeyden haberi yok, size bilgi verilmedi mi diye sordular. Ben ekmeğimi günlük kazanıyorum. Sigortalı değiliz, çalışmasak açız. Ne toplanın gidin dediler ne de çalışın. Gece gündüz ha geldi gelecekler diye bekliyoruz. Bizi ziyarete gelen siyasiler Anadolu ve Avrupa yakalarında büyük şirketlerin iki geri dönüşüm tesisi kurulduğunu söyledi. Bütün geri dönüşüm mallarının buralara aktarılması isteniyormuş. Hatta biri bitmek üzereymiş.”

    Aile üyelerinin mevsimlik işçi olarak çalıştığını anlatan atık işçisi Sımaklı, bu sektörde göçmenlerin ucuz iş gücü olarak tercih edilmesinden dolayı bu işin de ellerinden alındığını belirtiyor.

    Köyüne döndüğünde ise geçimini sağlayabilecek bir işi olmadığını anlatan işçi Aydın Sımaklı, yaşadığı sorunun nasıl çözüleceğini düşünüyor ve son cümlesini bitirirken yine soruyor: “O kadar bedavadan para kazanan varken, gelip bizim kapımıza dayanmaları Allah’tan reva mı?”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Denizlerimizi müsilaj belasından kurtaracağız

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Denizlerimizi müsilaj belasından kurtaracağız


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Son dönemde Marmara’da karşımıza çıkan müsilaj sorunlarının kaynağı arıtılmadan denize bırakılan atık sulardır” dedi.

    Erdoğan, Pendik Millet Bahçesi’nde düzenlenen 5 Haziran Dünya Çevre Günü Toplu Açılış Töreni’ne katılarak konuşma yaptı.

    “Başta Marmara olmak üzere, bu müsilaj belasından denizlerimizi kurtaracağız.” diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

    “Son dönemde Marmara’da karşımıza çıkan müsilaj sorunlarının kaynağı arıtılmadan denize bırakılan atık sulardır.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak bu işi koordinasyonunuza alacaksınız üniversitelerle el ele verip başta Marmara olmak üzere bu müsilaj belasından denizlerimizi kurtaracağız.

    Bakanlığımız 300 kişilik bir ekiple Marmara’nın 91 ayrı noktasında, karada da tüm atık su arıtma, katı atık tesisleriyle kirlilik kaynağı olabilecek her yerde denetimlerini sürdürüyor.

    Müsilaj istilası ancak belediyelerden üniversitelere ve özel sektörümüze tüm kurumlarımızın ortak gayretiyle çözülebilecek bir sorundur.”

    Erdoğan, “Yaptığımız yatırımlarla sayısını 15’ten 90’a yükselttiğimiz katı atık toplama tesislerimiz, nüfusumuzun 70 milyonuna hizmet veriyor.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hastanelerimiz nasıl bu salgın döneminde milletimizin sağlığının korunmasında hayati öneme sahip olmuşsa millet bahçelerimiz başta olmak üzere yeşil alanlarımız da adeta insanlarımıza nefes borusu işlevi görmüştür.” dedi.

    “81 ilimizin tamamında şehirlerimizi daha fazla yeşil alanla buluşturduk”

    Erdoğan, şunları söyledi:

    “Geçmişte şehir merkezlerindeki alanları vatandaşlarına kapatan zihniyetin bıraktığı kötü izlerin tamamını silmekle kalmadık, 81 ilimizin tamamında şehirlerimizi çok daha fazla yeşil alanla buluşturduk.

    Şehir merkezlerinde yer alan millet bahçelerimiz insanlarımıza yürüme mesafesinde erişim imkanı sağladığı için, afetlerde toplanma alanı olarak da hizmet verecektir.”

    Çevre bizim işimiz, yeşil bizim işimiz, bundan sonra bunu yapmakla kalmayacak, bu noktada ağaçlandırmadaki faaliyetlerimizi daha da hızlandıracağız.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hazırlıklarını sürdürdüğümüz Türkiye Bisiklet Yolu Master Planı’nı tamamladığımızda Avrupa Bisiklet Ağı ile ülkemizi bütünleştirmiş olacağız.” dedi.

  • Sıfır plastik atık mücadelesinde Fransa örneği: Hedefler gerçekçi mi?

    Sıfır plastik atık mücadelesinde Fransa örneği: Hedefler gerçekçi mi?


    Onlara rastlamak çok zor değil. Marsilya’nın limanında, parklarında hatta sahil şeridinde. Plastik her yerde ve sadece Fransa’nın güneyindeki doğayı bozmakla da kalmıyor.

    Akdeniz’e atılan plastik nesnelerin yok olması 400 yıldan fazla sürüyor ve tüm besin zincirini de zehirliyor.

    Brice Masi ve Kevin Pinçon deneyimli iki dalgıç. Plastik atık topluyorlar ve yarım saat geçmeden su altındaki ağları doluyor. Pinçon, “Plastik ambalajlardan teneke kutulara, cam şişelerden çakmağa çok fazla atıkla karşılaşıyoruz” diyor.

    Biyolog ve girişimci olan Brice Mais ise işi biraz daha ileri taşıyarak plastik atık takibi yapabilecek bir uygulama üzerinde çalışıyor. Click Dive’ın kurucularından Masi, deniz ve okyanuslardaki gidişatın net resmini görebilmek için denizlerle ilgili tüm verileri toplamaya çalıştıklarını söylüyor.

    Akdeniz’e her yıl 600 bin ton plastik atık atılıyor. Fransa, en fazla atığı üreten ülkelerden biri. Birleşik Krallık, İspanya ve İtalya gibi ülkeler atıkların yüzde 40’ını geri dönüştürürken, Fransa’da bu oran yüzde 24’ü geçmiyor.

    Fransa, geri dönüştürülmüş atık seviyesini 2040 yılına kadar yüzde 100’e çıkarmayı hedefliyor ancak imkanlar yetersiz, plastik ambalajların büyük çoğunluğu da geri dönüşüme uygun olmayan materyaller içeriyor.

    Atıktan para kazanan firma daha az atık için çözüm önerileri üretiyor

    Marsilya’da, Lemon Tri Marseille adlı bir şirketin çalışanları, işletmelerden ve üniversitelerden gelen kilolarca plastik atığı ayrıştırıyor. Söz konusu firma sadece atık toplamıyor. Ayrıca hizmet sunduğu kurumlara, atıkların daha kolay ayrıştırılması için çözüm önerileri de sunuyor. Nihai emel ise plastik atığı en aza düşürmek.

    Şirketin direktörü Guillaume Pellegrin, “Aslında daha fazla atık topladığınızda daha fazla kar edersiniz ancak bizim yaklaşımımız atığı, toplama aşamasına gelmeden kaynağında azaltabilmek. Biz de bu hedefe ulaşmak için stratejiler uyguluyoruz.” diyor.

    Çevresel sorunun çözümü, şüphesiz daha az plastik kullanmaktan geçiyor. Gıda sektöründe çalışan Khadidja Thierry de işletmesini sıfır plastik anlayışı çerçevesinde kuranlardan. Cam daha pahalıya mal olsa dahi plastik şişe kullanmıyor, paketleme için de malzemeleri asgari düzeyde tutuyor. Thierry, “Şirketimi ayakta tutmak için vatandaş olarak sorumluluklarımı unutmak istemiyorum” diyerek de örnek bir tutum sergiliyor.

    Şirketlerin çevreye daha duyarlı olmasını teşvik eden Sıfır Plastik Atık Mücadelesi’nin kurucusu Stephanie Dick, firmalara maddi kayba uğramadan nasıl sıfır atığa yönelebilecekleri konusunda yol gösteriyor. “Geri dönüşüm olsa bile çevreyi kirletmeye devam ediyoruz” diyen Dick, geri dönüşümün uzun vadeli bir çözüm olmadığını, plastik kullanımını azaltıp, tekrar kullanılabilen ambalajlara ağırlık verilmesi gerektiğini söylüyor.

    Avrupa’da plastik üretiminin yıllık cirosu 350 milyon euro

    Fransa’da 2040’a kadar tek kullanımlık plastiklerin yasaklanması öngörülüyor. Çevreci kurumlar bu planların yeterince bağlayıcı olmayacağı kanısındayken, plastik üreticileri de gerçekçi bulmuyor. Üreticileri kaygılandıran diğer bir husus ise 2019’da 350 milyon euro ciroya ulaşan sektörün büyümesine yansıyacak darbe.

    *Gazetecilerimiz, ‘euronews Yeşil Hafta’ kapsamında, daha iyi bir gelecek için Avrupa genelinde sunulan çözüm önerilerini araştırıyor.

  • Greenpeace, Türkiye’nin plastik poşet ithalatı yasağını memnuniyetle karşıladı

    Greenpeace, Türkiye’nin plastik poşet ithalatı yasağını memnuniyetle karşıladı


    Türkiye’nin Avrupa’dan en çok plastik çöp alan ülke olduğu konusunda sık sık uyarılarda bulunan Çevre örgütü Greenpeace, Ankara’nın etilen polimer atık ithalatı yasağını memnuniyetle karşıladı.

    Özellikle en son yayımladığı raporda İngiliz ve Alman süpermarketlerine ait plastik poşetlerin Adana’da yol kenarlarına ve tarlalara atıldığını belgeleyen örgüt, yasağın bir “kilometre taşı” olduğunu belirtti.

    “Yasak, İngiltere’nin de sorumluluk alması anlamına geliyor”

    Plastik atık ithalatının yasaklanması için uzun süredir mücadele eden Greenpeace Akdeniz Biyoçeşitlilik Projeler Lideri Nihan Temiz Ataş da Reuters’e yaptığı açıklamada, “yasağa göre 2020’de ithal ettiğimiz yaklaşık 660 bin ton plastik atığın yüzde 74’ü artık yasaklı listeye alındı” diyerek, “Bu, onların (İngiltere) sorumluluk almaları ve kendi malzemelerini geri dönüştürmeleri gerektiği anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

    Geçtiğimiz günlerde Ticaret Bakanlığı’nca çevreyi kirleten ve sıfır atık politikasına zarar veren atık ithalatında yasağın kapsamı genişletilerek, yasak listesine plastik poşet de dahil edilmişti.

    İngiltere’nin çevre departmanı Defra: Yasadışı atık ihracatına daha sıkı kontroller getireceğiz

    İngiltere’nin çevre departmanı olan Defra’nın bir sözcüsü de ülkenin atıklarının çoğunu ülke içinde tutması gerektiğini kabul etti.

    Yapılan açıklamada, “Plastik atık ihracatını OECD dışı ülkelere yasaklamayı ve Türkiye gibi ülkeler de dahil olmak üzere yasadışı atık ihracatını daha sıkı kontroller yoluyla kısıtlamayı taahhüt ediyoruz” denildi.

    Türkiye’de son 10 yılda çöp ithalatı yüzde 7 bin 300 oranında arttı ve yıllık 600 bin tona çıktı.

    Resmi verilere göre ayrıca Türkiye, 2020’de yaklaşık 210.000 ton veya toplamın yüzde 30’unu alarak İngiltere’nin plastik atık ihracatında en büyük destinasyon haline geldi.

  • Türkiye, Almanya ve İngiltere’den gelen plastik atıkların son varış noktası oldu | Greenpeace

    Türkiye, Almanya ve İngiltere’den gelen plastik atıkların son varış noktası oldu | Greenpeace


    Çevre örgütü Greenpeace’in bugün yayınlanan soruşturma raporuna göre, İngiltere ve Almanya gibi Avrupa ülkelerinin gönderdiği binlerce ton plastik atık, Türkiye’nin güneyinde çevreye atıldı ve yakıldı.

    Greenpeace’in İngiltere (Greenpeace UK) ofisi tarafından hazırlanan rapor, “Yeni fotoğraf ve video kanıtları, İngiltere ve Almanya’dan gelen plastik poşetlerin ve ambalajların Türkiye’nin güneyinde çevreye atıldığını ve yakıldığını gösteriyor” ifadesiyle başlıyor.

    “Bugünkü rapor, ürünlerin satıldığı mağazalardan üç bin kilometre uzakta yanıp tüten plastik yığınları halindeki İngiliz market ambalajlarının şok edici fotoğraflarını içeriyor.” denilen raporun devamında devamında Almanya’dan Türkiye’ye yapılan plastik atık ihracatının yeni analizini içeren Greenpeace Almanya’nın raporunun da bugün yayınlandığına değinildi. Buna göre Lidl, Aldi, EDEKA ve REWE gibi Alman süpermarketlerinden ambalajların çöp yığınları arasında bulunduğu dile getirildi.

    Türkiye’nin atılan, yakılan veya okyanusu kirletmek için bırakılan İngiliz plastik atıklarının en son varış noktası haline geldiğine işaret edilen soruşturma raporuna göre geçen yıl, İngiltere’nin plastik atık ihracatının yaklaşık yüzde 40’ı (210 bin tonunun) Türkiye’ye gerçekleştirildi.

    Ancak Greenpeace, araştırmacılarının, plastik atıkların bir kısmının geri dönüştürülmek yerine yollara, tarlalara ve hatta su kanallarına atıldığına şahit oldukları bilgisini paylaştı.

    “Türkiye’ye her gün Avrupa’dan 241 kamyon plastik atık geliyor”

    İngiltere’nin plastik kirlilikle mücadelede küresel lider konumunda olduğu belirtilen Greenpeace’in raporunda, “Türkiye, Avrupa’nın en büyük plastik atık çöplüğü” haline geldiği konusunda uyarıldı.

    Greenpeace Akdeniz plastik proje sorumlusu Nihan Temiz Ataş, “Bu yeni kanıtın da gösterdiği gibi, Avrupa’dan Türkiye’ye gelen plastik atıklar ekonomik fırsat değil, çevresel tehdittir. Kontrolsüz plastik atık ithalatı, Türkiye’nin kendi geri dönüşüm sistemindeki sorunları arttırmaktan başka işe yaramıyor. Her gün Avrupa’nın dört bir yanından Türkiye’ye yaklaşık 241 kamyon dolusu plastik atık geliyor ve bu bizi bunaltıyor. Verilerden ve sahadan görebildiğimiz kadarıyla Avrupa’nın en büyük plastik atık deposu olmaya devam ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Araştırmacılar Adana ili çevresinde bulunan on sahada yol kenarına, tarlalara ve su yollarına dökülen ve nehirde yüzen plastik atık yığınlarını belgelediler” ifadelerine yer verilen raporda ayrıca, buraların çoğundaki plastik atıkların ya yanmaya devam ettiği ya da yanmış halde olduğu ve atıkların İngiltere ile Almanya’dan gelen plastikler olduğunun gayet belirgin oldukları dile getirildi.

    Raporda, plastik atığın bir yıldan daha az bir zamana ait olduğunu kanıtlayan bir koronavirüs antijen testi ambalajının da bulunduğu belirtildi.

    İngiltere’nin ABD’nin ardından dünyada en fazla plastik atık üreten ülke olduğu bilgisine yer verilen raporda, Türkiye, Malezya ve Polonya’nın bu ülkeden en çok atık ithal eden ülkeler olduğu dile getirildi.

    Greenpeace Almanya’dan Kimyager Manfred Santen, Berlin hükümetinin Türkiye’ye ihraç edilen plastik atıkları derhal geri alması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:

    “Plastiğimizi Türkiye’de yol kenarlarında yanan yığınlar halinde görmek korkunç. Atıklarımızı başka ülkelere dökmeyi bırakmamız lazım. Sorunun özü aşırı üretim. Hükümetlerin kendi plastik sorunlarını kontrol altına almaları gerekiyor. Plastik atık ihracatı yasaklanmalı ve tek kullanımlık plastik azaltılmalı. Alman çöplerinin Almanya’da arıtılması, dönüştürülmesi gerekiyor. Son haberler, Türk limanlarında demirleyen, Alman evlerinden gelen plastik atıklarla dolu 140 konteynerden bahsediyor.”