Etiket: arkeolojik kazı

  • Herakleia Antik Kenti’ndeki kazılardan çıkarılan eserlerde pati izlerine rastlandı

    Herakleia Antik Kenti’ndeki kazılardan çıkarılan eserlerde pati izlerine rastlandı


    Tarihi yapılarda ortaya çıkarılan mozaiklerde farklı hayvan figürlerinin dikkati çektiğini ifade eden Büyüközer, şöyle konuştu:

    “Kazılarda ele geçirilen görseller, Herakleialıların çevrelerindeki hayvanları ne kadar iyi tanıdığını ve onlara olan ilgilerini bir kez daha ön plana çıkardığını görüyoruz. Bitkisel bezekler ve hayvan figürlerinin sıkça yer aldığı seramikler ve kandiller de bu halkın doğaya ve hayvanlara olan sevgisini gösteren bir diğer önemli buluntu. Herakleialıların, yaşadıkları doğayı ve hayvanları sadece yaşam alanlarının bir parçası olarak görmekle kalmayıp, doğayı ve hayvanları sanatla da taçlandırdıkları görülüyor.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Aizanoi Antik Kenti’nde aydınlatma çalışmaları tamamlandı

    Aizanoi Antik Kenti’nde aydınlatma çalışmaları tamamlandı


    Tarihi alanlara sahip çıkma adına çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirten Celepçi, şöyle konuştu:

    “Bölgemizde tüketicilerimize hizmet ederken, sosyal projelerimiz kapsamında tarihi ve arkeolojik alanlarına sahip çıkma adına katkı vermek istiyoruz. Bundan dolayı ilgili kurum ve kuruluşlarla ilişkimizi sağlıklı bir şekilde devam ettiriyoruz. Bunun ilk örneklerinden biri Kütahya’da bulunan Aizanoi Antik Kenti’dir. Bilindiği gibi bu antik kent, dünyanın en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’nı içinde barındırıyor. Bu bölgenin elektrik alt yapısını ve aydınlatmasını biz yaptık. Bu sayede antik kentin sadece gündüz değil, gece de ziyaretçilere açılması sağlanacak.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Savatra Antik Kenti’nde kuyu mezarlardan bebek kemikleri çıktı

    Savatra Antik Kenti’nde kuyu mezarlardan bebek kemikleri çıktı


    Prof. Dr. Kemal Gökay’ın yaptığı jeo-radar çalışmasıyla bu kuyunun 3 metre güneyinde başka bir kuyu mezarla karşılaştıklarına değinen Işık, şunları kaydetti:

    “Bu kuyuda da bebek ve köpek iskeletleri çıktı, ancak diğerinden farklı olarak, tilki, sığır, at ve eşek kemikleriyle de karşılaştık. Bu heyecan verici çalışmanın ardından, alanı daha fazla genişletebilmenin çalışmasını yapıyoruz. Bu bağlamda fizyolojik çalışmalar gerçekleştirdik. Seramik örneklerine baktığımız zaman, Erken Roma İmparatorluğu Dönemi’nden, Geç Antik Çağ’a kadar, yani günümüzden 1500-1600 yıl öncesine kadar giden zaman aralığında var olmuş buluntular karşımıza çıktı. Başka kuyu mezarlara da ulaştıktan sonra umuyoruz ki Anadolu’nun kültür tarihine hizmet edecek yeni bulgularla karşılaşırız. Çıkan her buluntu belki tarihi biraz daha geriye götürebilir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Urfa Sefertepe’de Neolitik Çağ’a ait ölü gömme geleneğine ilişkin yeni bulgular

    Urfa Sefertepe’de Neolitik Çağ’a ait ölü gömme geleneğine ilişkin yeni bulgular


    Güldoğan, özellikle ölü gömme ritüelleri adına daha önce benzeri görülmeyen ve yeni bir aşamayı gösteren bu buluntunun, Neolitik Çağ’da iskeletler üzerine uygulanan sürecin anlaşılması açısından oldukça önemli olduğunu vurguladı.

    Güldoğan, şöyle devam etti:

    “Bu sene yaptığımız çalışmalarda özellikle bir özel yapı içerisinde niş içerisinde bulunan kafatası özgün bir buluntu olarak değerlendirilebilecek örnek olarak karşımıza çıkmakta. Uzmanımızın yaptığı ilk değerlendirmelerde, bu kafatasının özellikle içinde bulunduğumuz coğrafya içerisinde, hatta Yukarı Mezopotamya’da ölü gömme gelenekleriyle ilgili bu sürecin anlaşılması açısından büyük bir boşluğu dolduracağı düşünülmekte. Zira benzer yerleşimlerden Karahan ve Sayburç yerleşimlerinde geçtiğimiz yıllarda birtakım iskelet parçaları ve kafatası üzerinde kesik izlerinin olduğunu biliyorduk fakat bu işlemlere ulaşana kadar, kafatasına ne şekilde bir uygulama yapıldığı konusunda büyük soru işaretleri vardı. Sefertepe’de bu niş içerisinde bulduğumuz kafatası bu sürecin anlaşılması açısından büyük bir boşluğu dolduracak ve bilim dünyasına heyecan kazandıracak diye düşünmekteyiz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sebaste Antik Kenti’nde Orta Bizans Dönemi’ne ait 9 mezar bulundu

    Sebaste Antik Kenti’nde Orta Bizans Dönemi’ne ait 9 mezar bulundu


    Doç. Dr. Emre Taştemür, 2022’deki kazılara çevre temizliğiyle başladıklarını, geçen yıl ise alınan harç örnekleri doğrultusunda restorasyon ve konservasyon çalışmaları yürüttüklerini söyledi.

    “Büyük kilise” olarak bilinen alanın “kuzey nef” (kilisenin içindeki bir alan) bölgesinde yoğun çalışma yürüttüklerini aktaran Taştemür, “Bunun nedeni de buranın Roma hamamının temelleri korunarak yapıldığı düşünülüyordu. Biz bunu kanıtlamak için o bölgede kazıya başladık. Fakat kuzey bölgesinde özellikle Orta Bizans’ın son dönemine ait olduğunu değerlendirdiğimiz 9 mezarla karşılaştık. Mezarlar, milattan sonra 9. ve 13. yüzyıl başları arasında tarihlendirildi. Bu mezarların çoğu bebek ve çocuk mezarlarıydı.” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Malatya’daki Arslantepe Höyüğü’nde heyecanlandıran keşif

    Malatya’daki Arslantepe Höyüğü’nde heyecanlandıran keşif


    GEÇ KALKOLİTİK DÖNEME AİT İKİ MÜHÜR BULUNDU

    Arslantepe Höyüğü Kazı Başkanı Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, “Geçen sene iki açmada çalıştık. Orta Çağ’a ait bir mezarlıkta kazı çalışması yaptık. Orada bilezik, boncuk ve küpe gibi objeler bulduk. Orta Tunç dönemine ait depolama alanını kazdık, çok enteresan bir tabaka dört, beş depo ile birlikte bu depolarda buğday ve tohumlar ortaya çıktı. Geç Kalkolitik üç tabakalarını kazandık. Milattan Önce 3600’e ait iki mühür bulduk. Bu mühürlerden biri kırmızı bir taş, diğeri ise kemik bir mühür. Normalde daha çok mühür baskıları buluyoruz ama bu defa mühürler bulduk” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pompeiopolis Antik Kenti’nde kazı çalışması devam ediyor

    Pompeiopolis Antik Kenti’nde kazı çalışması devam ediyor


    Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinin Zımbıllı Tepe mevkisinde yer alan tarihi Paflagonya bölgesinin başkenti Pompeiopolis Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarının bu yılki bölümü temmuz ayında başladı.

    Roma döneminde yayıldığı alan bakımından Paflagonya bölgesinin en büyük kentlerinden biri olan Pompeiopolis’te gerçekleştirilen kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük başkanlığında yürütülüyor.

    Bölgede 2006’da başlayan kazılar, son yıllarda antik kentteki villa tabanı ve tiyatro üzerinde yoğunlaştı.
    Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, kazı çalışmalarıyla ilgili açıklamasında, kazıların Taşköprü açısından önemli olduğunu belirtti. Kazı çalışmalarının öneminden bahseden Arslan, Pompeiopolis’in bölgenin başkentliğini yaptığını ifade etti.

    aa-20240803-35306702-35306697-pompeiopolis-antik-kentinde-kazi-calismasi-devam-ediyor.jpg

    Pompeiopolis’in turizme açılmasıyla ilgili de konuşan Arslan, şunları söyledi:

    “Bu bir süreç. Çok yavaş seyreden süreç. Yani Efes’in kazı süreci 1800’lü yıllarda başlamış. Yani dolayısıyla bu çok hassas bir süreç. Buna tarih vermek zor. Çünkü farklı şeyler çıkıyor. Beklenmediğiniz şeyler. Yavaş yavaş ziyaretçilerimiz oluşmaya başladı ama turizm anlamında tam ne zaman başlar derseniz biz iki üç yıl içerisinde inşallah turist organizasyonları düşünüyoruz.”

    aa-20240803-35306702-35306691-pompeiopolis-antik-kentinde-kazi-calismasi-devam-ediyor.jpg

    Kazı çalışmalarındaki finansmanın öneminden bahseden Arslan, “Kültür ve Turizm Bakanlığının verdiği desteklerin ötesinde biliyorsunuz Türkiye’de değişik kazılarda sponsorlar kazının önem kazanmasını hızlandırıyorlar. Dolayısıyla biz de sponsorluk noktasında hem bölgedeki iş adamlarından hem de başka noktalarda faaliyet gösteren iş adamlarından sponsorluk arayışı ve bekleyişi içerisindeyiz. Bunun Taşköprü’ye, ilimize, Kastamonu’ya çok büyük bir değer katacağını biliyorum” diye konuştu.

    aa-20240803-35306702-35306698-pompeiopolis-antik-kentinde-kazi-calismasi-devam-ediyor-001.jpg

    Kazı Başkanı Mevlüt Eliüşük ise kazı çalışmalarında akademisyen uzman ve işçilerle birlikte 34 kişinin görev aldığını söyledi.

    Ekibin çok uluslu olduğunu anlatan Eliüşük, “Pompeiopolis özellikle Paflagonya bölgesi olarak adlandırdığımız günümüzde Karabük, Kastamonu, Sinop’un bir bölümü ve aşağıda Çankırı’yı da içine alan bir bölge. Bu bölgenin özellikle milattan sonra ikinci yüzyıldaki metropolisi yani yönetim, valilik merkezi diye adlandırabiliriz. Ben 2022 yılından itibaren burada kazı başkanlığını yürütüyorum. Çalışmalarımız çok uluslu bir ekip tarafından yönlendiriliyor. Biz son iki yıldır tiyatro ve Roma villası üzerine çalışıyoruz. Roma villası belki de Anadolu’da bulunmuş en büyük birkaç villadan biri. Bu sene yoğun bir çalışma içerisine girdik” bilgisini verdi.

    aa-20240803-35306702-35306692-pompeiopolis-antik-kentinde-kazi-calismasi-devam-ediyor.jpg

    Bu yıl 16 Mayıs’tan itibaren zemin mozaiklerinin kaldırılması, konservasyonu ve yerine konulmasıyla ilgili çalışmalara başladıklarını anlatan Eliüşük, kazı çalışmalarına ise temmuz ayında başladıklarını belirtti.
    Kazı çalışmalarını ekim ayına kadar sürdüreceklerini ifade eden Eliüşük, sponsorluk konusunda destek beklediklerini kaydederek, “Bu yardımlar geldikçe emin olun Pompeiopolis Kastamonu için parlayan bir yıldız olacak. Kente gelen insanların görmek isteyeceği ve önemli bir destinasyon alanı olarak da verilen desteklerin çok çok fazlasıyla Kastamonu’ya geri döneceğine de biz eminiz” diye konuştu. (AA)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Haydarpaşa kazılarında sona yaklaşıldı: ‘Sonuçlar İstanbul’un tarihini etkileyecek’

    Haydarpaşa kazılarında sona yaklaşıldı: ‘Sonuçlar İstanbul’un tarihini etkileyecek’


    HEM İSTANBUL HEM DÜNYA TARİHİNİ ETKİLEYECEK

    Asal, İstanbul’da son 20 yılda yapılan arkeolojik çalışmaların, İstanbul’un tarihini ve bazı yayınlar da tamamlandığında dünya tarihini de belli ölçüde etkileyecek sonuçlara ulaşılacağını kaydederek, “Bütün genel geçer yayınlarda İstanbul’un kuruluşu milattan önce 7. yüzyıllara tarihlendirilir ki, o da günümüzden 2 bin 700 yıl öncedir. Bizim bu bölgenin o denli bir geçmişi olmasa da Yenikapı’yı göz önüne aldığımızda, günümüzden 8, 9 bin 500 yıl öncesine kadar İstanbul’un tarihinin gittiğini görüyoruz. İstanbul bir Yunan kolonisi şehri, Megaralıların kurduğu bir şehir değil. Onlar geldiğinde İstanbul’da yerleşik bir yaşam vardı” dedi.

    Arkeolojik kazılarda bulunan birçok bulgunun sergilemeye çıktığına ama bunun yeterli olmadığına dikkati çeken Asal, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Normal koşullarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile beraber Yenikapı Kazı Alanı’nda bir yarışma projesiyle müze binası inşa edecektik ama maalesef o gerçekleşmedi. Allah kısmet ederse başka yerlerde bu projeler hayata geçirilecek. Biz tabii ki kalıntıların, buluntuların çıktığı yerde sergilenmesini tercih ederiz ama mümkün olmadığı zamanlarda da mutlaka sergilenecek alanlar oluşturulacaktır. Kısmen İstanbul Arkeoloji Müzelerinde, Yenikapı’da çıkan buluntuları gelip görebilir ziyaretçilerimiz.” (KÜLTÜR SANAT)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Efes’in kayıp kapısı ‘Koressos’ gün yüzüne çıkarıldı

    Efes’in kayıp kapısı ‘Koressos’ gün yüzüne çıkarıldı


    Efes'in kayıp kapısı 'Koressos' gün yüzüne çıkarıldı

    Efes Antik Kenti’nin bilinen üç büyük kapısından biri olan Koressos Kapısı gün yüzüne çıkarıldı. Kazı direktörü Martin Steskal, Efes’in çok önemli bir arkeolojik kazı alanı olduğunu belirterek, çalışmaların yaz boyunca devam edeceğini açıkladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tavşanlı Höyük’te 3 bin 300 yıllık mühür ve hançer bulundu

    Tavşanlı Höyük’te 3 bin 300 yıllık mühür ve hançer bulundu


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***