Etiket: Antony Blinken

  • Ukrayna krizi: ABD Rusya’nın güvenlik taleplerine yazılı yanıt vererek diplomasi önerdi

    Ukrayna krizi: ABD Rusya’nın güvenlik taleplerine yazılı yanıt vererek diplomasi önerdi


    Rusya-Ukrayna arasındaki krizde silahlı çatışmanın önüne geçebilmek için yürütülen hassas diplomasi dengesinde önemli bir adım atıldı ve Amerika Birleşik Devletleri Rusya’nın talebi doğrultusunda güvenlik taleplerine ilişkin yazılı yanıt verdi.

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, ABD’nin Moskova Büyükelçisi John Sullivan’a bizzat verdiği belgenin Rusya’nın endişelerine yanıt verirken, ABD ve müttefiklerinin kaygılarını dile getirdiğini belirtti.

    Basın mensuplarına açıklama yapan Blinken Rusya’nın tercih etmesi halinde bir dizi diplomatik yol planlandığını kaydederek belgenin Moskova’nın endişeleri karşısında prensipli ve pragmatik bir değerlendirme sunduğunu söyledi.

    “Meseleleri yazıya dökmek olabildiğince kesinlik sağlamak için iyi bir yol ve Ruslar pozisyonumumuzu, fikirlerimizi olabildiğince açık bir şekilde anlıyor. Şimdi bu belge onlarda ve top onların sahasında” diye konuştu.

    Washington Rusya’nın NATO’nun doğu Avrupa’daki askerlerini ve silahlarını geri çekmesini ve Ukrayna’ya NATO üyelği yolunun kapatılmasını kabul edilemez olduğunu açık şekilde dile getirmiş ancak silahların kontrolü ve güven arttıcı önlemler gibi diğer konuları konuşmaya hazır olduğunu bildirmişti.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bu sınırlı gündemi kabul edip etmeyeceği krizin bir sonraki aşamasını belirleyecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Blinken: Rusya’nın önünde iki yol bulunuyor; ya diplomasiyi ya da çatışmayı tercih edecek

    Blinken: Rusya’nın önünde iki yol bulunuyor; ya diplomasiyi ya da çatışmayı tercih edecek


    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Cenevre’deki Ukrayna krizi görüşmesi sona erdi. Basın toplantısı düzenleyen Lavrov, gelecek hafta ABD’den Moskova’nın talepleriyle ilgili cevap beklediklerini söyledi.

    Pek çok tarihi görüşmenin gerçekleştiği Cenevre’deki President Wilson Hotel’de yapılan görüşme sonrası ilk olarak Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov bir basın toplantısı düzenledi. Lavrov, Rusya’nın Ukrayna halkını hiçbir zaman tehdit etmediğini belirtti.

    Lavrov’un ardından ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in da basın toplantısı düzenledi. Blinken “Rusya’nın önünde iki yol bulunuyor; ya diplomasi yolunu seçer ya da çatışmayı tercih edebilir.” dedi.

    Blinken ayrıca Rusya’nın endişelerine karşılık vermeye hazırız olduklarını, Rusya’nın da kendi endişelerini anlamasını istediklerini söyledi.

    ABD ile Rusya arasındaki güvenlik görüşmeleri kapsamında, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy R. Sherman ve Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov 10 Ocak 2022’de Cenevre’de görüşmüştü.

    ABD Başkanı Joe Biden ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 16 Haziran’da yine Cenevre’de buluşmuş, iki lider ihtilaflı konuların çözümü için diyaloğun sürdürülmesi kararı almıştı.

    Cuma günü Ukrayna krizini görüşen Almanya Başbakanı Olaf Scholz ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Rusya’nın olası bir saldırısının “ağır ve ciddi” faturası olacağı uyarısında bulundu.

    Perşembe günü de Berlin’de İngiliz, Fransız ve Alman mevkidaşlarıyla bir araya gelen Blinken, Ukrayna krizinde bütün Batılı ülkelerin Rusya’ya karşı birleştiğini belirterek, Moskova’nın buna karşı koyacak “karşılaştırılabilir bir güce sahip olmadığını” söylemişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD: Batılı ülkeler Rusya’ya karşı birleşti, Moskova’nın buna karşı koyacak gücü yok

    ABD: Batılı ülkeler Rusya’ya karşı birleşti, Moskova’nın buna karşı koyacak gücü yok


    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken,Ukrayna krizinde bütün Batılı ülkelerin Rusya’ya karşı birleştiğini belirterek, Moskova’nın buna karşı koyacak “karşılaştırılabilir bir güce sahip olmadığını” söyledi.

    Blinken, Berlin’de İngiliz, Fransız ve Alman mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmeden sonra basına Ukrayna krizi hakkında açıklamalarda bulundu.

    Batılı ülkelerin Rusya’ya karşı tek bir ses olarak yanıt verdiğini kaydeden Blinken, bu birlikteliğin kendilerine büyük bir güç verdiğini ve buna Rusya’nın yanıt veremeyeceğini ifade etti.

    Blinken, “Biz her zaman bir konuda çok net olduk. Rus askeri güçlerinin Ukrayna’ya karşı yeni saldırgan eylemlerde bulunmak için Ukrayna sınırından geçmesi, ABD’den ve müttefiklerimizden hızlı ve sert bir yanıta yol açacaktır.” dedi.

    Batı ile Rusya arasında Ukrayna krizi

    Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesinin ardından Ukrayna’nın NATO üyeliği için diplomatik girişimde bulunması Moskova’yı harekete geçirdi. Rusya Ukrayna sınırına 100 bin askeri birlik yığarken, Batı’da ‘Kiev Ruslar tarafından işgal edilecek’ endişesi başladı.

    Rusya’nın olası Ukrayna işgalini engellemek için başta ABD olmak üzere NATO ülkeleri bir dizi girişimde bulundu. İki taraf arasında yapılan görüşmelerde ise bir sonuca ulaşılamadı.

    ABD, Rusya’nın istediği güvenlik garantilerini vermedi ve isteyen ülkelerin NATO üyeliği için başvurabileceğini açıkladı. Moskova ise Ukrayna’nın NATO üyeliğini ulusal güvenlik tehdidi olarak gördüğünü duyurdu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Ukrayna krizinde Rusya’ya iki seçenek sundu: İlk yol diplomasi

    ABD Ukrayna krizinde Rusya’ya iki seçenek sundu: İlk yol diplomasi


    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Rusya’ya krizin çözümü için 2 seçenek sunduklarını ve ilk yolun diplomasi olduğunu belirterek, “Eğer Rusya saldırganlığını yinelerse alternatifi ise ağır sonuçlar ve bir çatışma. Açık ki, tercih edilen ve sağduyulu yol, diplomasi ve bu herkes için daha iyi olur.” dedi.

    Blinken ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Kiev’de gerçekleştirdikleri toplantının ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

    Bugün buraya gelme nedeninin Rusya’ya karşı Ukrayna’nın demokrasi ve egemenliğine sarsılmaz desteklerini göstermek olduğunu vurgulayan Blinken, 2014’ten beri Moskova’nın sistematik olarak Ukrayna toplumunu bölmek için uğraştığına dikkati çekti.

    Blinken, Ukrayna sınırlarında 100 bine yakın Rus birliği olduğunu aktararak, bu rakamın çok kısa sürede 2 katına çıkabileceğine işaret etti.

    Geçen haftaki ABD ve Rusya arasındaki diplomasi görüşmelerini hatırlatan Blinken, bu görüşmelerde, Ukrayna’sız Ukrayna hakkında ve aynı şekilde Avrupa’sız Avrupa güvenliği hakkında karar alınmayacağı prensibini teyit ettiklerini dile getirdi.

    Blinken, Ukrayna’ya halihazırda savunma desteği sağladıklarının altını çizerek, Rusya’nın saldırganlığını tekrarlaması durumunda desteği artırabileceklerini vurguladı.

    Rusya’ya krizin çözümü için 2 seçenek sunduklarına dikkati çeken Blinken, “İlk seçenek; diplomatik, barışçıl şekilde anlaşmazlıkları çözmek ve akabinde gerginliği azaltmak. Eğer Rusya, saldırganlığını yinelerse alternatifi ise ağır sonuçlar ve bir çatışma. Açık ki, tercih edilen ve sağduyulu yol, diplomasi ve bu herkes için daha iyi olur.” değerlendirmesinde bulundu.

    Blinken, Rusya’yla görüşmelerde karşılıklı olarak güvenlik alanında endişeleri dile getirdiklerini ve henüz teklif yapmadıklarını aktararak, cuma günü Cenevre’de Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’la görüşmesinde bu konuda daha iyi bir anlayışa sahip olacağını kaydetti.

    “Bu çatışmanın tek çözüm yolu var o da diplomatik”

    Kuleba, Rusya ile Batı arasındaki görüşmelere ilişkin Ukrayna’nın bu sürecin ortasında olduğunu belirterek, partnerlerinin kendilerine sürekli süreç hakkında bilgi verdiklerini ve Ukrayna’sız Ukrayna hakkında karar alınamayacağı prensibinin ABD dış politikasının bir parçası olduğunu kaydetti.

    Ukrayna’nın Normandiya formatı kapsamında çalışmaları tekrar başlatma çabalarını ABD’nin de desteklediğini dile getiren Kuleba, “Rusya’nın diplomatik formatta ilerlemesi için çalışıyoruz. Bu çatışmanın tek çözüm yolu var o da diplomatik.” dedi.

    Kuleba, son Rus askerinin Donbas’tan ve Kırım’dan ayrıldığı zaman çatışmanın çözülmüş olacağına dikkati çekti.

    Ülkesinin herhangi bir saldırı planlamadığını, sadece savunmasını güçlendirdiğini hatırlatan Kuleba, ABD’nin savunma desteği alanında bir numaralı partnerleri olduğunu kaydetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Dışişleri Bakanı Blinken, ‘Rusya krizi’ tırmanırken Ukrayna ve Almanya’ya gidiyor

    ABD Dışişleri Bakanı Blinken, ‘Rusya krizi’ tırmanırken Ukrayna ve Almanya’ya gidiyor


    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, ‘Rusya’nın olası Ukrayna işgali’ konusunda kaygıların arttığı dönemde Kiev ve Berlin’i ziyaret edecek.

    Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Blinken’in çarşamba günü Ukrayna’nın başkenti Kiev’e giderek Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ve Dışişleri Bakanı Dimitri Kuleba ile görüşeceği kaydedildi.

    Açıklamada, Blinken’ın ziyareti, “ABD’nin Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne olan bağlılığını güçlendirmek” için yapacağı ifade edildi.

    Diplomatik personel için plan

    ABD Dışişleri Sözcüsü Ned Price, Blinken’ın ayrıca, ABD Büyükelçiliği çalışanları ve aileleri ile bir araya gelerek Rusya’nın muhtemel saldırısı durumunda ülkedeki diplomatik personele yönelik planlama çabalarını görüşeceğini kaydetti.

    Blinken’ın 20 Ocak’ta Berlin’e gideceğini belirten Price, bakanın burada da Rusya ile son diplomatik müzakereleri ve Rusya’nın Ukrayna’ya karşı muhtemel saldırısını caydırmak üzere Moskova’ya önemli ekonomik yaptırımlar dahil verilecek karşılığı görüşmek üzere ABD müttefikleriyle görüşeceğini ifade etti.

    Price, Blinken’ın Berlin’de ayrıca, Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock ile görüşeceğini, ardından da Transatlantik Dörtlüsü olarak adlandırılan ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa Dışişleri Bakanları ile ortak bir toplantı yapacağını söyledi.

    Blinken, Rus mevkidaşı Lavrov ile Ukrayna’yı görüştü

    Bu arada Blinken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile telefonda görüşme yaptı.

    Price, görüşmeye ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Bakan, Ukrayna’nın içinde ve yakınında son derece rahatsız edici Rus askeri yığınağından kaynaklı gerilimi azaltmak için diplomatik çabalara devam etmenin önemini vurguladı. Bakan, ABD’nin Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne sarsılmaz bağlılığını yineledi.” ifadelerini kullandı.

    Blinken’ın Ukrayna dahil Avrupa güvenliğine ilişkin herhangi bir müzakereye NATO ve ABD’nin Avrupa’daki ortaklarının da katılması gerektiğinin altını çizdiğini belirten Price, iki bakanın 10 Ocak’ta yapılan ABD-Rusya Stratejik İstikrar Diyaloğu, 12 Ocak’taki NATO-Rusya Konseyi ve 13 Ocak’taki Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Konseyi toplantılarını da ele aldıklarını kaydetti.

    “İşgal hazırlığı”

    Rusya’nın 2014’te Kırım Yarımadası’nı ele geçirmesinden bu yana ülkenin endüstriyel kalbi Donbas’ta Moskova destekli isyancılar ile Ukrayna güçleri arasında yaklaşık sekiz yıldır süren çatışmalarda 14 binden fazla insan hayatını kaybetti.

    Rusya’nın son dönemde Ukrayna sınırına yakın bölgelere tanklar ve ağır silahlı yaklaşık 10 bin asker göndermesi gözlemciler tarafından ‘işgal hazırlığı’ olarak değerlendiriliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD, ‘Ruslar gelirse gitmez’ Rusya, ‘ABD geldiğinde soygun ve tecavüze uğramamak zor’

    ABD, ‘Ruslar gelirse gitmez’ Rusya, ‘ABD geldiğinde soygun ve tecavüze uğramamak zor’


    Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın ‘Ruslar evinize gelirse gitmez’ açıklamasına Moskova’dan cevap geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, “Amerikalılar evine geldiğinde, hayatta kalmak, soyguna veya tecavüze uğramamak zor oluyor” dedi.

    Kazakistan’da patlayan protestolar ABD ile Rusya arasında yeni bir polemiğe neden oldu. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Kazakistan makamlarının ülkedeki protestoları gereğince kontrol altına alma kabiliyetine sahip olmasına rağmen Kolektif Güvenlik Örgütü Anlaşması (KGÖA) üyelerinden barış gücü istemelerini anlayamadıklarını söyledi. Bakan Blinken, “Bence yakın tarihten alınabilecek bir ders şu ki Ruslar bir kez evinize girdi mi, onları evinizden uzaklaştırmanız çok zordur” ifadelerini kullandı.

    Moskova’dan cevap: ABD gelince tecavüz ve soyguna uğramama zor

    Rusya Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama yaparak ABD’li muhataplarına cevap verdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Blinken’ın Rusya’nın Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) kapsamında Kazakistan’a asker gönderilmesine öncülük etmesi ile ilgili açıklamaları değerlendirildi.

    Blinken’ın Kazakistan’daki olaylarla ilgili “kaba şekilde şaka yaptığı” belirtilen açıklamada, “Blinken, tarih derslerini çok seviyorsa, şunu bilmeli: Amerikalılar evine geldiğinde, hayatta kalmak, soyguna veya tecavüze uğramamak zor oluyor.” denildi.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Yakın geçmiş değil, Amerikan devletinin 300 yıllık tarihi bize ders veriyor. Kuzey Amerika kıtasındaki Kızılderililer, Koreliler, Vietnamlılar, Iraklılar, Panamalılar, Yugoslavyalılar, Libyalılar, Suriyeliler ve kendi evinde davet edilmeyen bu misafirleri görme şansına sahip olan diğer talihsiz insanlar, bununla ilgili birçok şey anlatabilir.”

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, dün, Rusya’nın Kazakistan’a barış gücü gönderme konusunda öncülük etmesine ilişkin “Bence yakın tarihten alınabilecek bir ders şu ki Ruslar bir kez evinize girdi mi, onları evinizden uzaklaştırmanız çok zordur” ifadesini kullanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD ve Almanya: Rusya’nın Ukrayna sınırına yığınak yapması Avrupa güvenliğine tehdit

    ABD ve Almanya: Rusya’nın Ukrayna sınırına yığınak yapması Avrupa güvenliğine tehdit


    Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya, Rusya’nın Ukrayna sınırına askeri yığınak yapmasının Avrupa güvenliğine yönelik acil bir tehdit ve meydan okuma olduğunu bildirdi.

    İki ülke dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, olası bir Ukrayna müdahalesinin ciddi sonuçlar doğuracağı ifade edildi.

    Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Washington’da ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’le bir araya geldi.

    Görüşmenin ardından yapılan açıklamada, iki ülkenin Rusya’ya karşı ortak cephede yer aldığı dile getirildi.

    Rusya’nın Ukrayna işgaline verilecek olası bir cevabın boyutu, büyük ölçüde Avrupa Birliği’nin en büyük ekonomisi olan ve blok içerisinde diplomatik ağırlığa sahip olan Berlin’in tavrına bağlı.

    Basın toplantısında konuşan Blinken, “Hem Almanya hem de ABD, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik eylemlerini Avrupa’da barış ve istikrara acil bir tehdit olarak görüyor.” dedi.

    “Rusya’nın Ukrayna sınırlarına askeri yığınak yapmasını ve Ukrayna’nın Rusya’yı kışkırttığı yönündeki gittikçe artan ve doğru olmayan söylemlerini kınıyoruz.” diyen Blinken, “Bu biraz da tilkinin, tavuklar tehdit oluşturduğu için kümese saldırmaktan başka seçeneği kalmadığını söylemesine benziyor.” diye konuştu.

    Alman Bakan Baerbock da “Rusya’nın eylemlerinin ve faaliyetlerinin açık ve net bir bedelinin olduğu ve Rusya’nın Ukrayna’nın egemenliğini yeniden ihlal etmesinin ciddi sonuçlara yol açacağını bir kez daha yineledik.” dedi.

    Almanya’da iktidara yeni gelen hükümet, Angela Merkel dönemine göre söylemlerinde Rusya’ya karşı daha sert bir üslup kullanıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Başkanı Biden, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile Beyaz Saray’da görüştü

    ABD Başkanı Biden, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile Beyaz Saray’da görüştü


    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, Beyaz Saray’da Fener Rum Patriği Bartholomeos ve beraberindeki heyetle bir araya geldi.

    Patrik Bartholomeos, basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından Beyaz Saray’daki gazetecilere açıklamalarda bulundu.

    Biden’la son derece olumlu bir görüşme gerçekleştirdiklerini vurgulayan Patrik Bartholomeos, “Papa Franciscus, İngiliz Kilisesinin Başpiskoposluğu, Müslüman ve Yahudi dini liderler ile tüm dünyada herkesin aşı olmasını sağlamak için bir girişim başlattığımızı duyurmaktan memnuniyet duyuyorum. Sayın Başkan Biden da bu girişimi büyük bir memnuniyetle karşıladı.” ifadelerini kullandı.

    İkili, koronavirüsü sona erdirmenin yollarının yanı sıra iklim değişikliğiyle mücadele ve dini özgürlükleri de ele aldı.

    Dünya Ortodoks Hıristiyanlarının ruhani lideri, 81 yaşındaki Patrik Bartholomeos, 12 günlük ABD’deki temaslarına Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Hasan Murat Mercan’ın onuruna verdiği yemek ile başlamıştı.

    Blinken-Patrik Bartholomeos görüşmesi

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Patrik Bartholomeos ile dini azınlıkların durumunu ve Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nun açılmasını görüştü.

    2009’dan sonra ilk kez ABD’ye ziyaret gerçekleştiren Patrik Bartholomeos, Washington’daki resmi temasları kapsamında Blinken ile bir araya geldi.

    Görüşme öncesinde basına kısa bir açıklamada bulunan Blinken, Bartholomeos ile görüşmekten onur duyduğunu kaydetti.

    Blinken, ABD Başkanı Joe Biden’ın, başkan yardımcısı olduğu yıllarda Bartholomeos ile İstanbul’da bir araya geldiğini hatırlatarak “ABD, din özgürlüğü ilkesini güçlü bir şekilde savunuyor, dış politikamızda ilkemize bağlıyız ve elbette kendi ülkemizde de buna bağlıyız.” dedi

    Bartholomeos ise “İstanbul’daki tarihi makamımızda hayatta kalma mücadelesi verirken, Ekümenik Taht’a ve korumaya çalıştığımız onun fikir ve değerlerine verdiği daimi destek için ABD yönetimine minnettarız.” diye konuştu.

    Toplantı sonrasında yazılı açıklama yapan ABD Dışişleri Sözcüsü Ned Price, Blinken’ın, Bartholomeos ile ABD’nin dünya çapında din özgürlüğünü destekleme taahhüdünü ve dünya çapındaki Ortodoks Hıristiyan toplumuyla ortak kaygıları ele aldığını kaydetti.

    Price, “Bakan Blinken, Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasının Biden yönetimi için bir öncelik olmaya devam ettiğini yineledi. Ayrıca iklim krizini acilen ele alma zorunluluğunu da görüştüler.” ifadelerini kullandı.

    Rahatsızlığı sebebiyle geceyi Washington’daki bir hastanede geçiren Patrik Bartholomeos, sabah hastaneden çıktıktan sonra Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği rezidansına gitmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa ile ABD’nin arasını açan denizaltı krizi sonrası ‘buzlar eriyor’

    Fransa ile ABD’nin arasını açan denizaltı krizi sonrası ‘buzlar eriyor’


    Fransa ile Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) arasını açan “denizaltı krizi”nin ardından ‘buzlar eriyor’.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, başkent Paris’te bulunan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile görüştü. Elysee Sarayından yapılan açıklamada, ikilinin baş başa ve uzun bir görüşme yaptığı belirtildi.

    Böylece, Avustralya’nın Fransa ile imzaladığı denizaltı anlaşmasını iptal ederek ABD ve İngiltere ile ortaklık kurmasıyla yaşanan krizin ardından ilk defa iki ülkenin üst düzey isimleri yüz yüze temas gerçekleştirmiş oldu.

    “Görüşme, Fransa ile ABD arasındaki güveni tesis etmeye katkıda bulunacak”

    Açıklamada ayrıca Macron ve Blinken arasındaki görüşmenin Fransa ile ABD arasındaki güveni tesis etmeye katkıda bulunacağı kaydedildi.

    Avrupa Birliği (AB) ve Avustralya arasındaki serbest ticaret anlaşması müzakereleri, ABD, İngiltere ve Avustralya arasında AUKUS özel güvenlik anlaşmasının imzalanmasının ardından ertelenmişti.

    “Fransa ile daha iyi iletişim kurabilirdik ve kurmalıydık”

    Bu sırada Macron ile görüşmesinden sonra bir Fransız televizyona konuşan Blinken, anlaşmazlıkta ABD’nin sorumluluk payını kabul etti.

    Fransızca konuşan Blinken, “Daha iyi iletişim kurabilirdik ve kurmalıydık” dedi.

    Dışişleri Bakanı Twitter hesabından da Macron ve danışmanı Emmanuel Bonne ile önemli görüşme yaptığını belirtti. Avrupa, Sahel ve Afganistan ile ilgili ortak güvenlik çıkarlarını görüştüklerini ifade eden Blinken, ikili ilişkileri geliştirme konusunda sabırsızlandıklarını bildirdi.

    Macron ve ABD Başkanı Joe Biden, 22 Eylül’de yaptıkları telefon görüşmesinde, “denizaltı krizinin” ardından güveni garanti eden şartları oluşturmak ve ortak hedeflere ulaşmak için somut önlemler önermeyi amaçlayan derin istişare sürecini başlatmaya karar vermişti.

    Avustralya, ABD ve İngiltere arasındaki AUKUS anlaşması

    Avustralya, ABD ve İngiltere tarafından 16 Eylül’de imzalanan AUKUS anlaşmasının ardından, Avustralya’nın Fransız Naval Group’la vardığı 12 geleneksel dizel elektrikli denizaltı inşasını öngören 90 milyar Avustralya doları (66 milyar ABD doları) tutarındaki sözleşmenin iptal edildiği açıklanmıştı.

    Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, 16 Eylül’de “Gerçekten sırtımızdan vurulduk. Avustralya ile bir güven ilişkisi kurmuştuk ve bu güvene ihanet edildi.” açıklamasını yapmıştı.

    17 Eylül’de Macron’un talimatıyla Fransa’nın Canberra ve Washington büyükelçilerini danışmak amacıyla acilen geri çağırma kararı aldıklarını açıklayan Le Drian, ABD’nin tutumunu “hayal kırıklığı” olarak nitelendirmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çavuşoğlu-Blinken görüşmesinde Afganistan, Suriye ve Kafkaslar konuları ele alındı

    Çavuşoğlu-Blinken görüşmesinde Afganistan, Suriye ve Kafkaslar konuları ele alındı


    Birleşmiş Milletler 76’ncı Genel Kurulu toplantıları için Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) New York kentinde bulunan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve ABD’li mevkidaşı Antony Blinken bir araya geldi. Görüşmede Afganistan, Suriye ve Kafkaslar konuları öne çıktı.

    Görüşme sonrasında sosyal medya hesabı üzerinden açıklamada bulunan Çavuşoğlu mevkidaşı Blinken ile Afganistan’daki son geliişmeler, Surie ve Kafkaslar konularını ele aldıklarını bildirdi ve ABD ile bölgesel konular ve ortak alanlardaki işbirliğini her düzeyde sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

    ABD Dışişleri Bakanı Blinken ise toplantı sonrası sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda Türk mevkidaşı ile Türkiye ve ABD arasında, Afganistan da dahil, işbirliğinin bulunduğu birçok konunun görüşüldüğünü belirterek Türkiye’nin bölgesel sorunlarda NATO müttefiki olarak önemli bir rol üstlendiğine vurgu yaptı.

    Görüşme öncesinde gazetecilere kısa açıklamalarda bulunan iki bakan Afganistan konusunun öne çıkacağını belirtmiş, iki ülkenin bölgede birlikte çalışmaya devam edeceğinin altını çizmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***