Etiket: Antonio Guterres

  • 2023’te aşırı iklim olaylarında yeni rekorlara ulaşıldı

    2023’te aşırı iklim olaylarında yeni rekorlara ulaşıldı


    Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), 2023’ün, kayıtlara en sıcak yıl olarak geçtiğini ve bu süreçte aşırı iklim olaylarında rekor artışların yaşandığını bildirdi.

    WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo, WMO’nun “2023 Küresel İklim Durumu” başlıklı raporunu düzenlenen basın toplantısında paylaştı.

    Raporda, 2023’te iklim durumunun alışılmışın dışında olduğu belirtilirken, sera gazı seviyeleri, yüzey sıcaklıkları, okyanus ısısı, deniz seviyesinin yükselmesi ve buzulların geri çekilmesinde yeni rekorların kırıldığı bildirildi.

    Sıcak hava dalgaları, seller, kuraklıklar, kontrol edilemeyen yangınlar ile hızla yoğunlaşan tropikal kasırgalar gibi aşırı iklim olaylarının sefalet ve kargaşaya yol açtığı, bunun milyonlarca insanın günlük hayatını etkilediği ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayba neden olduğu bildirildi.

    “2023 kayıtlara geçen en sıcak yıl oldu” ifadelerinin yer aldığı raporda, küresel ortalama yüzeye yakın sıcaklığın sanayi öncesi taban çizgisinin 1,45 santigrat derece üzerinde ölçüldüğü hatırlatıldı.

    2014-2023 arasının tarihteki “en sıcak on yıllık dönem” olduğu bildirilen raporda, bu süreçteki on yıllık ortalama küresel sıcaklığın 1850–1900 yıllarındaki ortalamanın yaklaşık 1,20 santigrat derece üzerinde olduğu vurgulandı.

    Raporda, 2023’te küresel olarak hazirandan aralığa kadar her ayda rekor düzeyde sıcaklık görüldüğü kaydedilirken, en büyük sıcaklık artışının 0,46-0,54 santigrat derece civarında yükselişle Eylül 2023’te yaşandığı ifade edildi.

    “Küresel sıcaklıktaki uzun vadeli artış, atmosferdeki sera gazı konsantrasyonlarının artmasından kaynaklanıyor.” bilgisi verilen raporda, 2023’ün ortasında La Nina’dan El Nino hava olayları koşullarına geçişin, 2023’te sıcaklığın hızlı yükselişine katkıda bulunduğu bildirildi.

    2023’te küresel ortalama deniz seviyesinin, 1993’ten bu yana tutulan uydu kayıtlarına göre rekor seviyeye ulaştığı, bu durumun, devam eden okyanus ısınmasının yanı sıra buzulların ve buz tabakalarının erimesini de yansıttığı vurgulandı.

    Raporda, 2014-2023 küresel ortalama deniz seviyesi artış oranının, uydu kayıtlarının ilk on yılındaki (1993-2002) deniz seviyesi artış oranının iki katından fazla olduğu belirtildi.

    Öncü verilere göre, küresel referans buzul setinin, hem Kuzey Amerika’nın batısı hem de Avrupa’daki aşırı erimenin etkisiyle (1950’den bu yana) kayıtlardaki en büyük buz kaybının yaşandığı kaydedilen raporda, İsviçre’deki buzulların son iki yılda mevcut hacimlerinin yaklaşık yüzde 10’unu kaybettiği aktarıldı.

    Kuzey Amerika’nın batısında 2023’te, 2000-2019 dönemi için ölçülen oranlardan beş kat daha yüksek oranda buzul kaybının yaşandığı ve buradaki buzulların, 2020-2023 döneminde, 2020’ye kıyasla tahmini olarak hacimlerinin yüzde 9’unu kaybettiğine işaret edildi.

    Hava koşullarından kaynaklanan tehlikeler 2023’te yerinden edilmeleri tetiklediği belirtilen raporda, “Bu durum, iklim şoklarının dayanıklılığı nasıl zayıflattığını ve en savunmasız nüfuslar arasında yeni koruma riskleri oluşturduğunu gösterdi.” ifadeleri kullanıldı.

    Aşırı iklim olaylarının sosyo-ekonomik etkileri oldu

    Aşırı hava ve iklim olaylarının tüm kıtalarda önemli sosyoekonomik etkilerinin olduğu, bunlar arasında büyük seller, tropikal kasırgalar, aşırı sıcaklık ve kuraklık ile bunlara bağlı kontrol edilemeyen yangınlar olduğu kaydedildi.

    Raporda, “Akdeniz Daniel Kasırgası’ndan kaynaklanan aşırı yağışlarla bağlantılı sel felaketi eylülde özellikle Libya’da ağır can kayıplarına neden oldu, Yunanistan, Bulgaristan ve Türkiye’yi de etkiledi.” ifadelerine yer verildi.

    Aşırı sıcakların dünyanın birçok yerini etkilediği belirtilen raporda, özellikle temmuzun ikinci yarısında Güney Avrupa ve Kuzey Afrika’nın çok etkilendiği hatırlatıldı.

    İtalya’da sıcaklıkların 48,2 santigrat dereceye ulaştığı, Fas’ta ise termometrelerin 50,4 santigrat dereceyi gösterdiği bildirildi.

    Raporda, iklim değişikliğinden dolayı dünya çapında akut gıda güvensizliği yaşayan insanların sayısı Covid-19 salgını öncesi 149 milyonken bu sayının 2023’te 333 milyon kişiye yükseldiği belirtildi.

    Guterres’ten iklim değişikliğine karşı “radikal adımlar” atılması çağrısı

    Basın toplantısına video mesaj yollayan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, iklimle ilgili yaşanan olaylar karşısında “Dünya imdat çağrısında bulunuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    Fosil yakıt tüketiminden kaynaklanan kirliliğin iklim dengesini “kaosa” sürüklediğini kaydeden Guterres, alarm zillerinin her alanda çaldığını bildirdi.

    Guterres, sıcaklığın rekor seviyeye ulaştığını, deniz seviyelerinin yükseldiğini ve deniz suyu ısısının arttığını, buzulların çok daha hızlı eridiğini anımsatarak, “Tüm bunların etkisi çok şiddetli, acımasız ve ölümcül bir hızla artıyor.” uyarısını yaptı.

    Acilen harekete geçilmesi gerektiğine işaret eden Guterres, iklim değişikliğindeki hıza oranla radikal adımlar atılması ve sürdürülebilir kalkınmaya uygun hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

    WMO iklim konusunda eyleme geçme çağrısında bulundu

    WMO Genel Sekreteri Saulo, bu raporun, insanlığın iklim kriziyle ilgili karşı karşıya olduğu zorlukları gösterdiğine işaret etti.

    Artan gıda güvensizliği, insanların yer değiştirmeleri ve biyolojik çeşitlilik kaybının savunmasız nüfuslar için tehdit oluşturduğunu vurgulayan Saulo, şunları kaydetti:

    “Aşırı iklim koşulları, sıcak hava dalgaları, seller, kuraklıklar, kontrol edilemeyen yangınlar ve yoğun tropikal kasırgalar Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin tamamını baltalıyor, her yıl milyarlarca dolarlık ekonomik kayıplara neden oluyor. İklim eyleminin maliyeti yüksek görünebilir ancak bu konudaki eylemsizliğin maliyeti çok daha yüksek.”

    Yeni Arayış Haber

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rus Dışişleri Bakanı Lavrov: BM’nin Karadeniz anlaşmasını canlandırma teklifini gerçekçi bulmuyoruz

    Rus Dışişleri Bakanı Lavrov: BM’nin Karadeniz anlaşmasını canlandırma teklifini gerçekçi bulmuyoruz


    Batılı ülkelerini dünyanın geri kalanına “tepeden bakmakla” suçlayan Lavrov, gelişmekte olan ülkeleri kazanma mücadelesi verdiğini ileri sürdü.

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Birleşmiş Milletler’in (BM) Karadeniz tahıl anlaşmasını canlandırma çabalarını reddetmediğini, ancak yapılan önerinin “gerçekçi” olmadığını söyledi.

    REKLAM

    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa ülkelerini dünyanın geri kalanına “tepeden bakmakla” suçlayan Lavrov, iki tarafın da gelişmekte olan ülkeleri kazanma mücadelesi verdiğini ileri sürdü. 

    New York’ta BM Genel Kurulu’nun ardından konuşan Rus Dışişleri Bakanı, zirve haftası boyunca 30’dan fazla ülkeyle görüştüğünü söyledi.

    Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından yaşanan küresel gıda krizi sonrası Moskova ve Batılı ülkeler bu krizden en fazla etkilenen gelişmekte olan ülkeleri kendi saflarına çekmek için yeni bir mücadeleye başladı. 

    Lavrov: Teklifi reddetmiyoruz ancak uygulanması mümkün değil

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres geçen ay Lavrov’a yazdığı bir mektupta, Rusya’nın Karadeniz tahıl anlaşmasının yeniden başlatılmasını kabul etmesi halinde BM’nin derhal uygulamaya koyabileceği dört tedbirin ana hatlarını çizdi.

    Genel Kurul konuşmasının ardından Birleşmiş Milletler’de bir basın toplantısı düzenleyen Lavrov, tedbirleri reddetmediklerini fakat gerçekçi de bulmadıklarını belirterek, “Genel Sekretere önerilerinin neden işe yaramayacağını açıkladık. Uygulanmaları mümkün değil” ifadelerini kullandı. 

    Rusya’nın işgalinden bu yana ilk kez Birleşmiş Milletler’de konuşma yapmak üzere New York’a giden Lavrov ve Zelenskiy, Güvenlik Konseyi’nin Ukrayna konulu toplantısına katıldı ancak ikili görüşmedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM, Yemen’de çürümeye terkedilen tankerdeki petrolü boşaltmaya başladı

    BM, Yemen’de çürümeye terkedilen tankerdeki petrolü boşaltmaya başladı


    BM’nin kurtarma operasyonuyla 1,1 milyon varil civarında olduğu tahmin edilen petrol, geçici bir gemiye nakledilecek

    Birleşmiş Milletler (BM) Yemen’in Kızıldeniz açıklarında 2015’ten beri demirli bulunan ve “büyük bir çevre felaketine yol açabileceği” uyarıları yapılan “Safer FSO” tankerindeki petrolün güvenli şekilde geçici bir gemiye nakledilmesi sürecinin başladığını duyurdu.

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaptığı açıklamada, “BM dünyanın en büyük saatli bombası olabilecek tankeri etkisiz hale getirmek için operasyon başlattı.” dedi.

    Açıklamada, “Yemen kıyılarında, çürüyen FSO Safer tankerindeki bir milyon varil petrolü yeni bir gemiye nakletmek için karmaşık bir deniz kurtarma çalışması sürüyor.” denildi.

    47 yaşındaki tankerde bulunan petrolün başka bir gemiye naklinin yaklaşık üç hafta sürmesi bekleniyor.

    Operasyon sonunda tankerdeki 1,1 milyon varil civarında olduğu tahmin edilen petrol, geçici bir gemiye nakledilmesi süreci tamamlanmış olacak.

    20 milyar dolara mal olacağını tahmin edilen çevre felaketinin önüne geçilecek

    Daha önce yaptığı açıklamada kurtarma çalışmaları için 143 milyon dolar harcanacağını duyuran BM, bu operasyonun, temizlemesi 20 milyar dolara mal olacağını tahmin ettiği bir çevre felaketi riskini ortadan kaldıracağına dikkat çekmişti.

    “SAFER FSO” petrol tankeri

    BM, Yemen’in Kızıldeniz kıyısında 2015’ten bu yana terk edilen tankerdeki petrolü taşımak için çok büyük bir ham petrol gemisi satın alma konusunda anlaşma sağlamıştı.

    Operasyon, 2015’ten bu yana Yemen kıyısı açıklarında terk edilmiş durumdaki “Safer FSO” isimli tankerdeki 1,1 milyon varil civarında olduğu tahmin edilen petrolü taşımayı hedefliyor.

    Yemen’in Ras Isa Limanı yakınlarına demirleyen ve bakımsız halde bırakılan petrol yüklü tankerin çürümeye devam ettiği belirtiliyor.

    Petrolün, Kızıldeniz’e sızma tehlikesi bulunmakla beraber geçen yıllara ve su akımlarına bağlı olarak “tankerden muhtemel bir sızıntının, Babu’l Mendeb Boğazı’ndan Süveyş Kanalı’na kadar ulaşabileceği” uyarısı yapılıyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM’den Yunanistan’daki göçmen faciası sonrası AB’ye çağrı: Etkili bir göç politikası belirlenmeli

    BM’den Yunanistan’daki göçmen faciası sonrası AB’ye çağrı: Etkili bir göç politikası belirlenmeli


    BM Genel Sekreteri, “Açık konuşalım. Bu bir Yunan sorunu değil. Bu bir Avrupa sorunu. Bence Avrupa’nın bu tür durumların bir daha yaşanmaması için dayanışma içinde etkili bir göç politikası belirlemesinin zamanı geldi.” dedi.

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Yunanistan’ın Mora Yarımadası açıklarında, en az 79 kişinin hayatını kaybettiği facianın ardından yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği’nin (AB) etkili bir göç politikası belirlemesi çağrısında bulundu.

    Guterres, yaşanan facianın sadece Yunanistan değil, AB’nin de sorunu olduğu uyarısında bulundu.

    New York’ta basına açıklama yapan Guterres, facia karşısında “şok olduğunu” belirterek, göç konusunda Avrupa düzeyinde daha güçlü adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

    BM Genel Sekreteri, “Açık konuşalım. Bu bir Yunan sorunu değil. Bu bir Avrupa sorunu. Bence Avrupa’nın bu tür durumların bir daha yaşanmaması için dayanışma içinde etkili bir göç politikası belirlemesinin zamanı geldi.” dedi.

    Almanya’dan AB liderlerine çağrı

    Almanya Babakanı Olaf Scholz ise faciayı “yıkıcı” olarak tanımlayarak, AB liderlerinin bunun bir daha olmaması için ellerinden gelen her şeyi yapması gerektiğini söyledi.

    Berlin’de basına konuşan Scholtz, “Bu tür faciaları önlemek amacıyla ve insanların bu tehlikeli kaçış yollarını seçmemelerini sağlamak için AB olarak ortak bir sistem geliştirmemiz gerekir.” dedi.

    Bu arada Yunanistan’ın bir çok kentinde düzenlenen gösterilerde, göçmenlerin ölümü protesto edildi. Göstericiler Yunanistan ve Avrupa’yı Akdeniz’i bir “ölüler denizine” çevirmekle suçladı.

    Atina’daki gösteride polis ile göstericiler arasında arbede yaşandı. Göstericilerden ayrılan yüzleri maskeli bir grup polise taş ve molotofkokteyli ile saldırdı. Polis ise göz yaşartıcı gaz ve ses bombası kullanarak karşılık verdi. Çıkan olaylarda bir kişi göz altına alındı.

    Yunanistan, 9 Mısır vatandaşını gözaltına aldı

    bu arada Yunanistan, göçmen faciası ile ilgili 9 Mısır vatandaşının gözaltına alındığını duyurdu.

    Yunanistan’ın Mora Yarımadası’ndaki Navarin’den 47 deniz mili uzaklıkta uluslararası sularda düzensiz göçmenleri taşıyan balıkçı teknesi alabora olmuştu.

    Olayda, 79 kişi yaşamını yitirmiş, 104 kişi kurtarılarak Kalamata Limanı’na getirilmişti.

    Yunan Sahil Güvenliği kurtarılan göçmenlerin 47’sinin Suriye, 43’ünün Mısır, 12’sinin Pakistan ve 2’sinin Filistin vatandaşı olduğunu açıklamıştı.

    Sivil toplum kuruluşu Alarm Phone’a göre teknede yaklaşık 700 kişi bulunuyor. Arama kurtarma çalışmaları hala devam ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna Dışişleri Bakanı: Şubatta ‘barış zirvesi’ düzenlemeyi amaçlıyoruz

    Ukrayna Dışişleri Bakanı: Şubatta ‘barış zirvesi’ düzenlemeyi amaçlıyoruz


    Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın yıl dönümü olan şubatta “barış zirvesi” düzenlemeyi amaçladıklarını söyledi.

    Kuleba, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin geçen hafta yaptığı Washington ziyareti ve Ukrayna-Rusya Savaşı’na dair Associated Press’e konuştu.

    Savaşların diplomatik yöntemlerle sona erdiğini belirten Kuleba, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in moderatörlüğünde şubat ayında “barış zirvesi” düzenlemeyi amaçladıklarını dile getirdi.

    Kuleba, bu zirvenin hiç bir evsahibi ülkeye avantaj sağlamaması adına BM genel merkezinde olmasını istediklerini söyledi.

    Kuleba, Rusya’nın zirveye katılması için öncelikle “savaş suçlarından uluslararası bir mahkemede hesap vermesi gerektiğini” vurguladı.

    Rusya’nın barış görüşmelerine hazır olduğunu söylemesinin gerçeği yansıtmadığını ifade eden Kuleba, “Savaş alanında yaptıkları şeyler aksini kanıtlıyor.” dedi.

    Kuleba, 2023’te savaşı kazanmak için ellerinden geleni yapacaklarına ve bu süreçte diplomasinin önemli bir rol oynayacağına dikkati çekti.

    Zelenskiy’nin geçen hafta yaptığı Washington ziyaretinin önemine işaret eden Kuleba, ABD’nin 6 aydan kısa bir sürede patriot füze bataryalarını Ukrayna’ya konuşlandırmayı ve çalışır hale getirmeyi planladığını kaydetti.

    BM konferans önerisine temkinli

    BM Sözcüsü Florencia Soto Nino-Martinez yaptığı açıklamada Ukrayna’nın barış konferansı önerisine temkinli yaklaşarak, “Genel Sekreter defalarca sadece bütün tarafların istemesi halinde arabuluculuk yapacağını söyledi.” dedi.

    Rusya konferans önerisi için ne dedi?

    Bu arada Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Kuleba’nın önerisiyle ilgili olarak Rus basınına yaptığı açıklamada, “Rusya hiç bir zaman başkalarının dayatmasını kabul etmedi. Kendi arzusu ve sağduyuya dayanarak hareket etti.” dedi.

    Peskov geçen hafta ise “Bugünün göz ardı edilemeyecek gerçekleri dikkate alınmadan hiçbir Ukrayna barış planı başarılı olamaz” ifadesini kullanmıştı.

    Zelenskiy, Donbas’ta sıcak çatışmaların sürdüğünü belirtti

    Bu arada Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya’ya karşı savaşın devam ettiği Donbas bölgesinde sıcak çatışmaların sürdüğünü söyledi.

    Zelenskiy, gece saatlerinde sosyal paylaşım hesabından yayımladığı görüntülü mesajında, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Ülkesinin Donbas bölgesindeki Donetsk ve Luhansk tarafında yer alan yerleşim yerlerinde sıcak çatışmaların devam ettiğini aktaran Zelenskiy, “Orada durum zor, acı verici.” ifadesini kullandı.

    Söz konusu bölgelerde Rus ordusunun yoğun saldırılara rağmen ilerleyemediğini belirten Zelenskiy, Rus güçlerine karşı mücadele verdikleri için Ukrayna savunma kuvvetlerine teşekkür etti.

    Rus kuvvetlerinin saldırılar düzenlediği enerji altyapıları hasar aldığı için ülke genelinde elektrik kesintilerin sürdüğünü, 9 milyona yakın insanın elektriksiz kaldığını dile getiren Zelenskiy, enerji tesislerinin onarım çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

    Zelenskiy, Rus ordusunun önümüzdeki günlerde ülkesine yönelik tekrar füze saldırıları düzenleme ihtimalinin olduğuna dikkati çekerek, “Hava savunması (sistemleri) hazırlanıyor, devlet hazırlanıyor ve herkes hazırlanmalı. Lütfen sirenlere dikkat edin.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM, ABD ve Dünya Bankası’ndan Afganistan’ın fonlarını serbest bırakmasını istedi

    BM, ABD ve Dünya Bankası’ndan Afganistan’ın fonlarını serbest bırakmasını istedi


    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, ABD ve Dünya Bankası’na Taliban’ın yönetimi ele geçirmesinin ardından dondurulan Afganistan’ın fonlarını serbest bırakması çağrısı yaptı.

    Guterres, ciddi bir insani krizle karşı karşıya olan Afganistan’da durumun daha da kötüleşmemesi için bu adımın vakit geçirilmeden atılmasını istedi. BM, Afganistan’da insani krizin önüne geçilmesi ve en az 4,4 milyor dolar toplanması için bir kampanya başlatmıştı.

    BM Genel Sekreteri, basına yaptığı açıklamada, Afganistan’da durumun daha da kötüleşmesine dikkat çekerek, “Bu acil durumda hayat ve ekonomiyi kurtarmak için kullanılmasını gereken parayı engelleyen kural ve koşullar askıya alınmalı.” dedi.

    BM Genel Sekreteri, mali piyasaların önemli bir kısmının dolar üzerinden gerçekleşmesi ve askıya alınan paranın yine önemli bir kısmının ABD’de olması yüzünden Washington yönetimine bu konuda önemli bir rol düştüğü görüşünü dile getirdi.

    Guterres, “Ekonomiye hızlı bir şekilde nakit sağlamak ve milyonlarca insan için yoksulluk, açlık ve yoksulluğa yol açacak bir çöküşten kaçınmak için daha da fazlasının yapılması gerekir.” dedi.

    Dünya Bankası geçen ay Afganistan’a Dünya Gıda Programı ve UNICEF aracılığıyla 280 milyon dolar aktarmıştı. Antonio Guterres, en kısa zamanda Afgan halkına yardım için 1,2 milyar doların serbest bırakılmasını beklediklerini söyledi.

    BM raporlarına göre 23 milyon nüfusu olan Afganistan’da halkın yarısından fazlası açlık sıkıntısı çekiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Afganistan’a yardım konferansında 1,1 milyar dolarlık bağış sözü

    Afganistan’a yardım konferansında 1,1 milyar dolarlık bağış sözü


    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen “Afganistan’daki İnsani Durum” konulu uluslararası konferansta 1,1 milyar dolardan fazla bağış sözü aldıklarını bildirdi.

    Guterres, BM Cenevre Ofisi’nde Afganistan konferansı devam ederken basın toplantısı düzenledi.

    “Bu konferans, Afganistan halkıyla dayanışma konusunda beklentilerimi tam olarak karşıladı” diyen Guterres, konferansa sadece hükümetlerden değil, sivil toplum kuruluşları (STK) ve uluslararası kuruluşlardan çok büyük katılım olduğunu aktardı.

    Guterres, yarısı bakanlar seviyesinde olmak üzere BM üyesi 96 ülkeden konferansa katılım sağlandığını, ayrıca 33 uluslararası ve bölgesel kuruluş ile 22 uluslararası STK’nın konferansa iştirak ettiğini belirtti.

    Konferansta uluslararası toplumun Afgan halkı için insani yardım mekanizmasının harekete geçirilmesi için verdiği çabadan memnuniyet duyduğunu dile getiren Guterres, ayrıca 1,1 milyardan fazla bağış sözü aldıklarını söyledi.

    ‘Taliban BM’ye yazılı güvence verdi’

    Guterres, bağışlara ilişkin tam rakamın bugün sona erecek konferansın ardından ortaya çıkacağını belirtti.

    Afganistan halkının büyük bir insani felaket yaşadığına dikkati çeken Guterres, Afganistan ekonomisinin çökmesi durumunda insani yardımların ülkeyi tek başına kurtarmayacağı uyarısında bulundu.

    Guterres, Taliban’ın insani yardımlar konusunda kendilerine yazılı güvence verdiği bilgisini paylaşarak şöyle konuştu:

    “Taliban, yalnızca bölgenin tamamına erişimimizi garanti etmekle kalmayıp, aynı zamanda güvenli olmayan bölgelere ulaşan BM konvoylarına güvenlik sağlamayı taahhüt etti. Bu nedenle personelimizin güvenliği ile ilgili temel endişemiz dikkate alındı ve biraz cesaretlendirdiler.”

    Guterres, bugün başlayan konferansın açılışındaki konuşmasında uluslararası topluma çağrı yaparak, Afganistan’da 2021’in kalan kısmında yaklaşık 11 milyon kişiye insani yardım için 606 milyon dolar yardım talebinde bulunmuştu.

    38 milyon kişi insani yardıma ihtiyaç duyuyor

    BM’nin insani felaket riski yaşanabileceği uyarısı yaptığı Afganistan’da 38 milyon kişi yardıma ihtiyaç duyuyor.

    BM yetkilileri, her 3 Afganistan vatandaşından birinin bir sonraki öğünün nereden geleceğini bilmediğini belirtiyor.

    5 yaş altı Afgan çocukların yaklaşık yarısının gelecek 12 ay içinde aşırı derece yetersiz beslenmeye maruz kalabileceği tahmin ediliyor.

    ABD ile Taliban arasında Şubat 2020’de varılan barış anlaşması çerçevesinde bu yıl uluslararası güçlerin Afganistan’dan çekilmesiyle başlayan sürecin ardından başkent Kabil’i kuşatan Taliban, 15 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin ülkeyi terk etmesi sonrası kenti çatışmasız şekilde kontrolüne almıştı.

    ABD, 31 Ağustos’ta Afganistan’dan çekilme sürecini tamamlamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM Genel Sekreteri Guterres: Küresel sorunları çözmek için uluslararası iş birliği gerekli

    BM Genel Sekreteri Guterres: Küresel sorunları çözmek için uluslararası iş birliği gerekli


    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Covid-19 ile mücadele ve iyileşme projelerinde gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki devasa eşitsizliği sürdürürsek, küresel ekonominin birçok alanında çöküş yaşayabiliriz” dedi

    Pandemi, iklim ve göç, bunlar BM genel sekreterinin Brüksel’deki Avrupa Konseyi’nde AB liderleriyle tartıştığı, bizi birleştirebilecek ama bazen de bölen konulardan bazıları.

    Her durumda, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler arasında gerçek bir ortaklık var. Bu nedenle, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’i küresel sohbetlere davet etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Programa katıldığınız için çok teşekkür ederiz. Şimdi, sadece birkaç gün önce, New York’ta ikinci bir beş yıllık görev süresine yeniden atandınız.

    Bu temelde iki anlama geliyor, birincisi, insanların yaptığınız işten memnun olması ve ikincisi ise işi sevmeniz. Peki ikinci dönemin odak noktası ne olacak?

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres

    Muhtemelen ana odak noktası, pandemiyle toplumların, iklimin, muazzam kırılganlığına tanık oluyoruz. siber dünyada bir adaletsizlik söz konusu. Nükleer silahlanma riskleri var. Gerçek şu ki, bu sorunlarla başa çıkmak için daha fazla uluslararası iş birliğine çok uluslu yaklaşımlara ihtiyacımız var.

    Ancak bunun için taraflı sistemimizi güçlendirmemiz ve bazı küresel ortak alanlar için iklimin iyi bir örnek olduğundan emin olmamız gerekiyor. Sağlık da başka bir örnek, pandemilerle ilgili hazırlıklı olmak, çok taraflı yönetişim mekanizmalarını güçlendirmemiz gerekiyor. DSÖ’ye bakın.

    Euronews, Stefan Grobe

    Dolayısıyla şu anda tüm insanlık için en büyük zorluk pandemi. Avrupa Parlamentosu’na durumun her iki yöne de gidebileceğini, bozulabileceğini veya kırılabileceğini söylediniz. Bununla ne demek istediniz?

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres

    Çok basit. Yapmazsak, er ya da geç herkesi her yerde aşılamayı başaramazsanız kötüye gider. Virüs mutasyona uğruyorsa ve belirli bir anda mutasyona uğruyorsa, aşı yapın. İyileşme projelerinde gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki devasa eşitsizliği sürdürürsek, küresel ekonominin birçok alanında çöküş yaşayabiliriz.

    Aksine, her yerde herkesi aşılayarak, virüsü yenebilir ve aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerin likidite borç sorunlarını çözebilir ve onlara pandemiden de kurtulabileceğinin garantisini verebiliriz. Bir atılım yapabiliriz.

    Euronews, Stefan Grobe

    Sağlık hizmetlerinde ve sosyal korumada büyük boşluklar var. Ama bence de en acil olan şey sizin de bahsettiğiniz gibi aşı eşitsizliği.

    Bu çabaları nasıl hızlandırabiliriz? Küresel bir plana ihtiyacımız olduğunu söylediniz, ama bu acil bir durum.

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres

    Aşı üretim kapasitemizi iki katına çıkarmamız ve aşıların adil dağılımını sağlamamız gerekiyor. Bu nedenle örneğin G20’de, aşı üreten veya üretebilecek ülkelerin hükümetlerinden oluşan bir acil durum görev gücüne sahip olunması gerektiğini önerdim.

    Yeterli teknolojik destek varsa ve bu üretim kapasitesini iki katına çıkarmak için lisanslar verilir ve tedarik zincirleri kurulursa, bunun olmasını sağlamak için bir ilaç şirketiyle anlaşmak ve aynı zamanda her yerde eşit bir aşı dağılımı sağlamak için COVAX’ı kullanmak gerekli.

    Euronews, Stefan Grobe

    Bir başka küresel kırılganlık da iklim. Avrupa Birliği’nin yeşil anlaşmasını övdünüz. Şimdi, eleştirmenler bunun yeterli olmadığını söylüyor. Çok az, çok geç diyorlar Cevabınız nedir?

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres

    Hedefler açısından bakıldığında, Avrupa doğru yolda. Şimdi ne gerekiyor? Sahip olmamız gereken, bu hedefleri gerçeğe dönüştürecek politikalar ve önlemler. Avrupa’da ve her yerde uygulanmakta olan kurtarma paketleri hala fosil yakıtlara çok para yatırıyor, yenilenebilir enerji için ise yeterince yatırım yok. Vergilendirmeyi henüz gelirden karbona kaydıramıyoruz.

    Avrupa’nın dünyada daha fazla kömürlü termik santrali finanse etmeyeceği açıklansa bile henüz bunu hayata geçiremiyoruz. Ama yine de dünyanın farklı yerlerinde kurulmakta olan kömür santralleri var.

    Yani, hedefler tamam ama politikanın uygulandığından emin olmalıyız, bu hedeflere ulaşılacağını garanti etmeliyiz ve açıkçası dünyanın geri kalanının da aynısını yapması için her şeyi yapmamız gerekiyor.

    Euronews, Stefan Grobe

    Diğer bir başlık. Kamudaki kariyeriniz boyunca büyük bir çaba sarfettiğiniz bir konu.

    Kamudaki kariyeriniz boyunca büyük çaba sarf ettiğiniz diğer bir konu da mültecilerin durumu. Şu anda, salgın göçmenlerin durumunu daha da kötüleştirdi. AB liderleriyle yaptığınız görüşmelerde, bunun ileride uygun bir şekilde ele alınacak bir konu olduğu izlenimini edindiniz mi?

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres

    Bence kat edilmesi gereken hala çok yol var. Ama benim için bir şey çok açık. Ticaretin serbest olduğu, Brüksel’den Kopenhag’a veya Brüksel’den Lizbon’a pasaport veya başka hiçbir belge göstermeden ve aynı para birimini kullanarak gidebileceğim bir Avrupa Birliği’niz olduğunda, sığınma ve göç konularına ülke bazında bakmanın mümkün olmadığı açık. Bu konularda Avrupalı ​​bir yaklaşımımız olmalı, çünkü aksi takdirde ülkeler arasındaki rekabet yönetimi bunu imkansız hale getirir. Göç ve sığınma konusunda ortak bir Avrupa yaklaşımı olmazsa ve Avrupalı ülkelerle göçün başladığı ülkeler arasında etkin bir işbirliği yoksa, bu göç dalgaları kaçakçılar ve insan tacirleri tarafından yönetilmeye devam eder.

    Euronews, Stefan Grobe

    Avrupa Birliği’nin Birleşmiş Milletler’in en önemli ortağı olduğu kadına yönelik şiddetle mücadeleye odaklanan bir girişim söz konusu. Nispeten yeni bu programdan bize bahseder misiniz?

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres

    Öncelikle şunu söylemeliyim ki BM’de harcadığımız her dört eurodan biri Avrupalı ​​vergi mükelleflerinden geliyor ve bunun için minnettarlığımı ifade etmek istiyorum. Avrupa şu anda, kalkınmaya yönelik en büyük insani yardım bağışçısı ve en büyük resmi kalkınma yardımı sağlayıcısı.

    Avrupa Birliği, sizin de belirttiğiniz gibi, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetle mücadeleyi amaçlayan ve Spotlight girişimi olan BM’de yönettiğimiz bir programı finansal olarak destekliyor. Program, bu hedeflere sahip açık ara dünyanın en büyüğü. Bir örnek vermek gerekirse, bu program sayesinde tüm dünyada 650 bin mağdur kadına destek olundu. Kadınları ve kız çocuklarını şiddete karşı korumak için farklı ülkelerde seksen dört yeni yasa çıkarıldı.

    Faillerin mahkumiyet sayılarına baktığımızda yüzde 22’lik bir artış gördük, bu da programın mağdurlara her türlü desteği sunduğu anlamına geliyor. Mevzuatı geliştirmek, yargı sistemleriyle, polis güçleriyle birlikte hareket etmek ve aynı zamanda özellikle erkekleri ve oğlan çocuklarını erkekliğe uygun bir yaklaşıma sahip olmasını sağlamak için duyarlı hale getirmek. Dolayısıyla bu, ne yazık ki kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin arttığı bir dönemde çok etkili olan geniş kapsamlı bir dizi girişimdir.

  • BM Genel Sekreteri Guterres: Aşılamada zengin-yoksul arasında adalet olmazsa tüm çabalar boşa gider

    BM Genel Sekreteri Guterres: Aşılamada zengin-yoksul arasında adalet olmazsa tüm çabalar boşa gider


    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, zengin ve yoksul ülkeler arasındaki aşı eşitsizliğinin sürmesi halinde küresel ekonominin birçok açıdan çökebileceği uyarısında bulundu.

    Guterres salgın, iklim krizi ve göç gibi konuları Avrupalı liderle görüşmek üzere Brüksel’deydi. Genel sekreter AB ziyareti sırasında euronews’ün de sorularını yanıtladı.

    Geçtiğimiz günlerde görevini ikinci döneme taşıyan Guterres, bu dönemde de önceliğinin herkesi ilgilendiren küresel sorunlara karşı uluslararası iş birliği olacağını söyledi. Guterres, “Salgın, iklim krizi ve siber alemdeki hukuksuzluklar karşısında toplumların ne kadar kırılgan olduğunu görüyoruz. Bu sorunların üstesinden gelmek için uluslararası iş birliğine ve çok yönlü yaklaşımlara ihtiyacımız var” dedi.

    Guterres, küresel aşılamanın önemi üzerinde özellikle durarak, ülkeler arasında aşı eşitsizliği sürdükçe, herkes en kısa zamanda aşılanmadıkça ve aşı üretilmedikçe virüsün mutasyona uğrayacağını, dolayısıyla da tüm çabaların heba olacağını hatırlattı. Guterres yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Aşı kapasitemizi iki katına çıkarmamız ve adil dağıtımını sağlamamız gerekiyor. Aşıyı üreten veya üretebilecek ülkelere yeterli teknolojik desteği sağlarsak, aşı kapasitesini ikiye katlayan tedarik zincirini de oluşturabiliriz”.

    “Göçün kaynağı ülkelerle iş birliği sağlanmazsa insan kaçakçılığının sonu gelmez”

    Avrupa’da serbest dolaşım olduğundan göç meselesini ülkelerin tek başlarına çözemeyeceğini ifade eden Guterres, AB’nin ortak bir yaklaşım benimseyip göç veren ülkelerle iş birliği yapması gerektiği görüşünde: “Aksi halde bu göç dalgasının sonu gelmeyecek, insan kaçakçıları da bu trafiği kontrol etmeyi sürdürecek”.

    İklim krizine ilişkin soruları da yanıtlayan BM Genel Sekreteri, bu hususta verilen sözlerin değil yapılanların önemli olduğunu yineledi. Guterres, “Halen fosil yakıtlara yatırım yapılıyor, halen gelirden karbon vergisine geçemedik. Avrupa kömür termik santrallere fon sağlamayacağını duyurdu ama dünyanın diğer noktalarında bu kömür santralleri kurulmaya devam ediyor. Demek istediğim; hedeflerimiz var ama bu hedefleri tutturmak için de politikalarımızı hayata geçirmeliyiz”. dedi.

  • BM’den İsrail ve Gazze’ye çağrı: Anlamsız kan dökme, terör ve yıkım döngüsünü sonlandırın

    BM’den İsrail ve Gazze’ye çağrı: Anlamsız kan dökme, terör ve yıkım döngüsünü sonlandırın


    Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Güvenlik Konseyi’nin acil toplantısında Gazze ile İsrail arasındaki “anlamsız kan dökme, terör ve yıkım döngüsü”nün sonlandırılması çağrısında bulundu.

    Pazar günü sanal ortamda düzenlenen toplantıda konuşan Guterres, ateşkes ilan edilmesi için tüm taraflarla aktif olarak görüştüklerini açıkladı.

    Genel Sekreter, son günlerde artan çatışmaların, birlikte yaşam ve barış umutlarını daha da zayıflattığını söyledi. Guterres ayrıca, her gün artan Filistinli sivillerin ölümleri konusunda “dehşete düştüğünü” ve İsrail’deki ölümler konusunda çok üzüntü duyduğunu ifade etti.

    BM Güvenlik Konseyi’nin 15 üyesinin yanı sıra Filistin, İsrail, Ürdün, Mısır, Çin, Tunus, Norveç, İrlanda ve Cezayir’den temsilcilerin katıldığı toplantıda Guterres, gazetecilerin bulunduğu binanın yıkılmasını da “aşırı derecede endişe verici” olarak nitelendirdi.

    Fransız Bakan: Gazetecilerin binasının yıkılması konusunda aceleci yorum yapmamalıyız

    Fransa’nın Avrupa İşleri Bakanı Clement Beaune ise pazar günü yaptığı açıklamada, Gazze’de AP ve El Cezire gazetelerinin bürolarının da bulunduğunu binanın İsrail saldırısı ile yıkılması konusunda “aceleci yorum” yapılmaması gerektiğini savundu.

    Beaune, saldırının endişe verici olduğunu söylese de, “Ama aynı zamanda biliyoruz ki Hamas bazen stratejik olarak liderlerini basının ve sivillerin olduğu binalara yerleştiriyor” şeklinde konuştu.

    İsrail, cumartesi yaptığı saldırıyla ilgili, binada Hamas yöneticilerinin olduğu savunmasını yapmıştı. AP ise bu iddiaya karşılık kanıt görmeyi talep etmişti.