Etiket: Anket

  • Araştırma: Avrupalılar artık AB’nin lokomotifi Almanya’nın ‘yıldızının söndüğünü’ düşünüyor

    Araştırma: Avrupalılar artık AB’nin lokomotifi Almanya’nın ‘yıldızının söndüğünü’ düşünüyor


    Avrupa’da yapılan bir anket yaşlı kıtada yaşayanların önemli bir kısmının, AB’nin lokomotifi olarak bilinen “Almanya’nın yıldızının artık söndüğü” inancını taşıdığını ortaya koydu.

    Düşünce kuruluşu Avrupa Dış İlişkiler Konseyi tarafından AB üyesi 12 ülkede düzenlenen bir anket, Angela Merkel’in başbakanlığı bırakacağı Almanya’nın geleceği için hem bu ülke hem de AB vatandaşlarının nabzını tuttu.

    Buna göre, AB vatandaşlarının yüzde 34’ü, Almanya için artık parlak günlerin geride kaldığı görüşünde.

    Araştırmanın diğer bir ilginç sonucu ise Almanların kendilerinin de, ülkenin potansiyeliyle ilgili artık kötümser düşüncelere kapılmaları. Almanların yüzde 52’si, ülkelerinin artık AB içinde önemli bir güç olmadığı görüşünü taşıyor.

    Avusturya, Macaristan, Polonya, İtalya, Hollanda, Fransa, Bulgaristan ve Danimarka’nın da içinde olduğu 8 ülkedeki vatandaşlar Almanya’nın artık eski gücünden çok uzak olduğu inancında.

    İspanyollar ise Almanya’nın şu an “altın dönemini” yaşadığını düşünüyor.

    Merkel olmadan Almanya, AB’de liderlik vasfını kaybedecek mi?

    Düşünce kuruluşu bu anket ile birlikte yayımladığı değerlendirmede, Angela Merkel’in Başbakanlık görevinden ayrılmasıyla birlikte, yeni hükümetin inandırıcı ve güven verici stratejiler ortaya koyamaması halinde Almanya’nın AB içindeki liderlik vasfının da zayıflama eğilimi göstereceği yorumunu yaptı.

    Araştırma sonucu olarak özetle şu görüşlere yer verildi: “Pek çok Avrupalı, Almanya’nın yıldızının sönmekte olduğuna inanıyorsa, bu onların Berlin’e olan güvenini sarsabilir. Bu kişilerin, Merkel’in Almanya’sına yönelik olumlu tutumları, Avrupa’daki zorlu ekonomik koşullara rağmen, son yirmi yılda bu ülkenin istikrarlı ekonomik büyümesi ve düşük işsizlik oranı yüzünden gerçekleşti.”

    Araştırmaya göre Almanlar, ülkelerinin AB içinde önemli konularda liderlik konumunu sürdürmesi konusunda ciddi tereddüt yaşıyor.

    Bununla birlikte Almanların üçte birinden fazlası, demokrasi ve insan hakları alanında ülkelerin liderlik vasfını sürdüreceğine inanıyor.

    Milliyetçi akımlar Almanya için tehdit olacak mı ?

    Ankete göre, Avrupalıların yüzde 37’si, Almanların ise yüzde 31’i ekonomi alanında Berlin’in güçlü performans sürdüreceği düşünürken, yine Avrupalıların yüzde 29’u, Almanların ise yüzde 21’i Berlin’in savunma ve güvenlik politikalarında hala güçlü görüyor.

    Bununla birlikte Almanların çoğunluğu ülkenin yeniden milliyetçi akımların istilasına uğramayacağını düşünürken, bu konunun ciddi bir risk olduğu korkusunu yaşayanların sadece yüzde 19 oranında olduğu ortaya çıktı.

    Avrupa’daki diğer 11 ülkede ise Almanya’da milliyetçiliğin zemin kazanacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 27.

    AB vatandaşları Merkel’i Avrupa Başkanı olarak görmek istiyor

    Aynı ankette “Bir Avrupa başkanlığı seçimi olsaydı ve adaylar sadece Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Başbakanı Angela Merkel olsaydı, hangisine oy verirdiniz?” sorusu yöneltildi.

    Fransa dahil olmak üzere 12 ülkenin 11’inde ankete katılanların çoğunluğu tercihini Merkel’den yana kullandı. Sadece Bulgaristan’da “Merkel” ve “Macron” yanıtları yüzde 31 ile eşit kaldı.

    Merkel en fazla ilgiyi sırasıyla yüzde 58 ile Hollanda, yüzde 57 ile İspanya, yüzde 52 ile Portekiz, yüzde 46 ile Danimarka, yüzde 44 ile Macaristan’da gördü. Bu ülkelerde Macron’u tercih edeceklerin oranı yüzde 20 civarında kaldı. Almanya’da katılımcıların yüzde 42’si “Merkel”, yüzde 27’si “Macron” yanıtını verdi.

    Fransa’da ise Merkel tercihleri Macron’u geçti. Fransa’da ankete katılanların yüzde 32’si “Merkel” tercihini kullanırken, yüzde 26 Macron’u seçti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Anket | Gençlerin yüzde 43’ü hayatına başka bir ülkede devam etmek istiyor

    Anket | Gençlerin yüzde 43’ü hayatına başka bir ülkede devam etmek istiyor


    Yabancı bir ülkede yaşamayı tercih eden gençlerin oranı bir önceki yıla göre 12 puanlık artışla yüzde 43’e yükseldi.

    “Türkiye’de Gençlerin İyi Olma Hali” raporuna göre Covid-19 salgını gençleri en çok maddi açıdan vururken geleceğe dair beklentilerini de olumsuz etkiledi.

    Habitat Derneği ve Infakto RW tarafından 16 ilde, 9 – 26 Nisan 2021 tarihleri arasında 18-29 yaş arası 1214 gencin katılımıyla yüz yüze görüşmelere dayalı olarak gerçekleştirilen araştırmaya göre en çok iş arayan gençler hayatından memnun değil.

    Almanya, ABD ve Fransa en çok tercih edilen ülkeler

    Yaşamına başka bir ülkede devam etmek isteyen gençlerin oranı ekim ayında yapılan bir önceki ankete göre yaklaşık 12 puanlık artış ile yüzde 43’e yükseldi.

    Eğitimine başka bir ülkede devam etmek isteyen gençlerin oranı ise 7 puan artış göstererek, yüzde 28,5’e yükseldi.

    Yaşamına başka bir ülkede devam etmek isteyen gençlerin tercih ettiği ilk üç ülke sırasıyla Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa oldu.

    ‘İstihdamda yer almadan geçirilen süre arttıkça geleceğe yönelik umutlar azalıyor’

    Raporun gençlerin memnuniyetini ve gelecekten beklentilerini birçok değişkene göre incelediğini aynı zamanda gençlerin bugünü ve yarını nasıl okuduklarına yönelik önemli veriler elde edildiğini belirten Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır şunları söyledi:

    “Gençlerin yaşamdan memnuniyetlerine bakıldığında, memnuniyeti belirleyen birincil faktörün çalışma durumu olduğu ön plana çıkmaktadır. Araştırmaya göre, gençlerin genel memnuniyet düzeyi yüzde 50 iken, bu oran çalışanlarda biraz daha yüksek olup yüzde 55 olarak gözlemlenmektedir. Öğrencilerin ve ev gençlerinin yüzde 48’i hayatından memnun olduğunu belirtirken, memnuniyetin en düşük olduğu grup iş arayanlar olarak ortaya çıkmıştır. İş arayan gençlerin ise yalnızca yüzde 38’i hayatından memnun olduğunu belirtmektedir.”

    ‘Online eğitim ve iş fırsatlarının azlığı öğrencileri umutsuzluğa sürükledi’

    Öğrencilerin önemli bir bölümünün özellikle Covid-19 salgını nedeniyle çevrim içine taşınan eğitiminden memnun olmadığının altını çizen Hazır, şöyle devam etti, “Gençler arasında çevrim içi eğitimden memnuniyetsizliğin yüksek olduğunu ve almış oldukları lisans eğitiminin hali hazırda kıt iş fırsatlarının olduğu bir piyasada rekabete girmek için yetersiz olduğu kanısının giderek kanıksandığını görüyoruz. Bu durumun gençleri üniversite eğitimlerini yarıda bırakmaya ve yahut da farklı bir ülkeye yerleşmek gibi daha radikal kararlar almaya ittiğini gözlemliyoruz.”

    ‘Gençler, toplumsal değer yaratabilecekleri, çalıştıkları işte karar alma süreçlerinde aktif olabilecekleri ve sosyalleşebilecekleri işleri tercih ediyor’

    Gönüllük algısının Türkiye özelinde hala istenilen seviyede olmadığını belirten Hazır, “Ekonominin durumu ile de doğru orantılı olarak gençlerin önemsedikleri konuların başında iyi para kazanabilecekleri bir işte çalışıyor olmalarının geldiği görülmektedir. Bunun yanı sıra araştırmada, karar alma süreçlerinde etkin rol oynayabilecekleri, doğrudan başka insanlara yardım edebilecekleri ve birçok farklı kişi ile sosyalleşebilecekleri işleri tercih edeceğini belirten genç sayısında önemli bir artış gözlemlenmektedir. Tüm bu çıktıları değerlendirdiğimizde, sivil toplumun bir kariyer alanı olarak kabul görmeye başlandığı söylenebilir. Fakat, gençlerin gönüllük algılarına baktığımızda ise halen gönüllü faaliyette bulunan gençlerin oranının Avrupa ve Dünya geneli ile kıyaslandığında oldukça geride olduğunu görüyoruz. Araştırma çalışmamıza katılan gençlere “Herhangi bir ücret almadan gönüllü bir işte veya bir sivil toplum kuruluşunda hiç çalıştınız mı?” sorusunu yönelttiğimizde, sadece yüzde 9’unun böyle bir gönüllü faaliyette bulunduğunu, yüzde 91’inin geçmişinde böyle bir deneyimi bulunmadığını görüyoruz. Mevut durumdaki bu ikilemin ortadan kaldırılması ve gönüllük algısının geliştirilmesi özelinde hala alınması gereken çok yol olduğu dikkat çekiyor” ifadelerini kullandı.

    Gençler koronavirüsü daha çok maddi yönden göğüslemek zorunda kaldı

    Bankadan ya da tanıdıklardan borç aldığını belirten gençlerin oranı 2020’ye oranla 7 puanlık bir artarak, yüzde 25’e çıktı. Bu dönemde eğitimine ara vermek zorunda kaldığını belirten gençlerin oranı geçen yıla göre 5 puan artarak, yüzde 21’e yükseldi.

    Düşük gelir grubundaki gençler pandeminin etkilerini daha sert bir şekilde yaşadı

    Ankette Pandeminin eşitsizlikleri artırdığını, olumsuz etkilerin düşük gelir grubuna dahil gençlerde daha fazla olduğu görüldü. Hane halkı geliri 3.000 TL ve altında olan gençlerin yüzde 52’si bu dönemde ödeyemediği kira, elektrik, su gibi masrafları olduğunu belirtirken, yüzde 51’i ise bankadan ya da tanıdıklardan borç aldığını ifade etti.

    Gençlerin üçte ikisi aşı olmayı düşünüyor

    Gençlerin üçte ikisi kendi yaş gruplarına aşı uygulanmaya başlandığında aşı olmayı düşündüğünü belirtti. Ankete katılan gençlerin yüzde 66’sı aşı olmayı düşündüklerini ifade ederken, aşı olmayı düşünmediğini belirten gençlerin oranı yüzde 32 oldu.

    Gençler yeni eğitim dönemi için yüz yüze eğitimi tercih ediyor

    Gençlerin yüzde 78’i 2021 – 2022 eğitim yılında yüz yüze eğitimi tercih ettiğini belirtti. Uzaktan eğitimi tercih edenlerin oranı ise yüzde 11’de kaldı. Buna paralel olarak gençlerin dörtte üçü, yüz yüze eğitimin uzaktan eğitime göre daha faydalı olduğunu düşünüyor. Uzaktan eğitimi faydalı bulanların oranı yüzde 10 iken, iki eğitim şekli arasında bir fark olmadığını düşünenlerin oranı ise yüzde 3 oldu.

    Gençler geçmişe oranla kendilerini daha az güvende hissediyor

    Hem genç erkeklerde hem de genç kadınlarda yaşadıkları yerde hava karardıktan sonra kendilerini güvende hissetme oranları önceki yıl ile karşılaştırıldığında düşüş gösterdi. 2021 yılında hava karardıktan sonra kendilerini güvende hissettiğini belirten genç erkeklerin oranı 2020 yılına kıyasla 5 puan azalarak yüzde 63’e gerilerken, genç kadınlarda ise 2020 yılına kıyasla 8 puanlık bir azalış ile yüzde 45 olarak ölçülmektedir.

    Kendini önceki kuşaklara oranla daha şanslı hisseden gençlerin sayısı azalıyor

    Araştırmaya katılan gençlere ebeveynleriyle karşılaştırdıklarında kendilerini daha mı şanslı yoksa daha mı şanssız hissettikleri sorusuna 2020 yılında gençlerin yüzde 44’ü kendilerini anne babalarından daha şanslı hissederken 2021 yılında bu oran yüzde 38’e düştü.

  • Avrupalılar Türkiye’yi Rusya ve Çin’den daha ciddi bir sorun ve hasım olarak görüyor

    Avrupalılar Türkiye’yi Rusya ve Çin’den daha ciddi bir sorun ve hasım olarak görüyor


    Avrupa’da yapılan geniş çaplı bir anket Avrupalıların Türkiye’yi Rusya ve Çin’den daha büyük bir tehdit unsuru ve sorun olarak görmeye başladığını ortaya koydu.

    Düşünce kuruluşu Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) tarafından hazırlanan bir rapor için yapılan anket Covid-19 pandemisi sırasında Avrupa Birliği’ne olan güvenin azaldığını gösteriyor.

    Başta Almanya (%55), Fransa (%62) ve İtalya (%57) olmak üzere halkın çoğunluğu AB’nin “arızalanmış” olduğunu ancak yine de hala gerek Covid-19 gerek diğer uluslararası krizler için gerekli bir araç olduğunu düşünüyor. Bu nedenle de salgındaki kötü performansa rağmen küresel bir aktör olabilmek adına üyeler arasında daha fazla işbirliği olması destek buluyor.

    Trump etkisi: ABD artık stratejik ortak

    Alpha, Analitiqs, Dynata, YouGov ve Datapraxis ölçüm şirketlerine 12 AB ülkesinde anketörlerin yüz yüze yaptıkları araştırmaya göre ABD’ye olan güven hala düşük ve Avrupalılar ABD, İngiltere gibi ülkeleri ‘doğal partner’den ziyade ‘stratejik ortaklar’ olarak görüyor.

    Biden’ın çabalarına rağmen sadece her 5 Avrupalı’dan 1’i ABD’yi “Değerleri ve çıkarları Avrupa ile ortak olan müttefik” şeklinde tanımlıyor.

    Avrupa’da kendini ABD ile en çok doğal müttefik olarak gören ülkeler ise Polonya ve Danimarka.

    Hollanda, İsveç, Almanya, Avusturya , İspanya, fransa ve Portekiz toplumlarının yarısı veya daha fazlası ise Amerikan siyasal siteminin de artık ‘arızalanmış ve bozulmuş’ olduğunu düşünüyor. Buna kariı Polonyalılar, Macarlar ve italyanlar hala gayet iyi şekilde işlediğine inanıyor.

    Hasım olarak görülen tek ülke Türkiye

    Anketin en çarpıcı sonuçlarından biri ise Türkiye ile ilgili. Avrupalılar Türkiye’yi birliğin stratejik ortağı veya müttefiki olarak değil ‘hasmı’ veya ‘düşmanı’ olarak görüyor. Ankete göre Türkiye, AB için Rusya veya Çin’den daha ciddi bir tehdit unsuru olmaya başlıyor.

    Araştırmada Rusya ve Çin hasımlar olmaktan ziyade stratejik ortaklar olarak değerlendirilirken tüm ülkeler içerisinde Türkiye Avrupalılar tarafından ‘hasım’ olarak tanımlanan tek ülke oldu.

    Özellikle Fransa’da halkın yüzde 53’ü ve Almanya’da yüzde 52’si Türkiye’yi birliğin baş düşmanı olarak tanımlıyor. Bu bakış açısı Hollanda’da yüzde 45, Danimarka’da yüzde 42 ve İsveç’te yüzde 40 oranında.

    Avrupa’da pek çok kişi, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü veya demokratik değerleri ihlal ettiklerinde AB’nin Türkiye ve Çin’i eleştirmeye devam etmesini istiyor.

    Türkiye’deki ihlaller konusunda ise Hollanda (%69), Avusturya (%66), Almanya (%63), Danimarka (%63), İsveç (%61) büyük olasılıkla diğer ülkelerden daha güçlü bir duruş görmek istiyor.

    Ankete ilişkin diğer öne çıkan sonuçlar şunlar:

    ● Almanlar arasında AB sisteminin ‘arızalanmış’ olduğunu düşünenlerin oranı geçen yıla göre yüzde 11 artış gösterdi.

    ● Kendi ulusal sistemlerinin ‘arızalı’ olduğunu düşünenlerin sayısı da oldukça fazla. Buna göre İspanyolların yüzde 80’i, Fransızların yüzde 66’sı, Bulgarların yüzde 63’ü ve Polonyalıların yüzde 60’ı kendi ulusal siyasi sistemlerine olan inançlarını ve güvenlerini kaybetmiş durumda.

    ● Tüm karamsarlığa rağmen çok sayıda Avrupalı AB üyesi olmanın hala değerli olduğunu da düşünüyor ve bunun “İyi bir şey” olduğuna dair olumlu hissiyat devam ediyor. Bu olumlu hissiyatına dair tek istisna ise Fransa. Fransızların çoğunluğu AB üyeliğini “Ne iyi ne de kötü” olarak değerlendiriyor.

    ● 12 ülkeden 8’inde AB her şeye rağmen ülkelerindeki salgın ile mücadelede ve normale dönüşte kilit bir destek kaynağı olarak görülüyor. Özellikle mali yardımlardan en çok faydalanan Bulgaristan, Macaristan, Portekiz, İspanya ve Polonya gibi ülkelerde AB’nin desteği ve faydası diğer ülkelere göre daha çok kabul ediliyor.

  • Avrupalılar Covid-19 salgınında AB kurumlarına ulusal hükümetlerinden daha fazla güveniyor

    Avrupalılar Covid-19 salgınında AB kurumlarına ulusal hükümetlerinden daha fazla güveniyor


    Yapılan yeni bir anket Covid-19 salgının başlangıcından bu yana Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde ulusal hükümetlere olan inancın azaldığını ortaya koydu.

    Eurofound tarafından yapılan anket sonuçları, AB vatandaşlarının ulusal hükümetlere olan desteği keskin bir şekilde azalırken, blok olarak birliğe olan güvenin özellikle çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi konusunda devam ettiğine işaret etti. 27 üyeli bloktan yalnızca Danimarka’da ulusal hükümete güvenin sürdüğü anlaşıldı.

    Çalışmada ayrıca, Avrupa Komisyonu yetkililerinin Covid-19 aşısı tedariki ve dağıtımında yaşanan gecikmeler nedeniyle ağır eleştirilere maruz kalmasına rağmen genel olarak da AB kurumlarına olan güvenin ulusal hükümetlerden yüksek olduğu görüldü.

    Eurofound’un bir süredir yürüttüğü AB çapında yaşam ve çalışma koşullarıyla ilgili çalışmaların Covid-19 sürecine adapte edilmesi sonucu yapılan anket geçen yıl nisan ayından bu yana aralıklarla üç tur tekrarlandı. Anket 138 bin 629 kişi üzerinden örneklenerek yapıldı.

    Ekonomik ve sosyal eşitsizliklere dikkat çekildi

    Avrupa ve küresel çapta derin etki yaratmaya devam eden Covid-19 salgınının özellikle insanların yaşam ve çalışma koşullarını geniş ölçüde etkilediği belirtilen anket sonuçlarına göre AB genelinde akıl sağlığı son yılların en kötü seviyesine düştü, varolan eşitsizliklerin genişledi, vatandaş memnuniyeti azaldı ve kurumlara, özellikle de ulusal hükümetlere olan güven dibe vurdu.

    Anketten çıkan temel bulgular arasında sayılan aşı karşıtlığının da yine bu memnuniyetsizlik ve artan güvensizliğin bir sonucu olduğu ifade edildi.

    Eurofound anket sonuçlarıyla ilgili değerlendirmesinde “vatandaşlar ve üye ülkeler arasındaki ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin giderilememesinin Avrupa’yı biraraya getiren sosyal sözleşmeye karşı siyasi memnuniyetsizliği tetikleyebilir” denildi.

    Anket sonuçlarına göre üye ülkelerde durum

    Ankete göre Danimarka ve Finlandiya ulusal hükümetlere olan güvenin en yüksek üyeler. Buna karşılık Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, Kıbrıs, Yunanistan ve Polonya’da geçen yıla göre ulusal hükümetlere olan destek azaldı.

    Salgının başında övülen Avusturya hükümeti, aşı satın almaya ilişkin büyük eleştiriye uğradı ve bu durum geçen yıla göre en büyük güven kaybının yaşandığı ülke olarak anket sonucuna yansıdı.

    Anket çalışması, Avrupalıların tarihsel olarak AB kurumlarına ulusal hükümetlerinden daha fazla güven duyan ülkelerdeki eğilimi teyit etti. Bu doğrultuda anket, Fransa, Malta, Macaristan,Portekiz, Romanya ve ispanya vatandaşlarının salgının başından bu yana AB kurumlarına daha fazla güvendiğini gösterdi. Bir tek Almanya’da AB’ye olan destekte azalma görüldü.

    AB genelinden bakıldığında ise geçen yaz açıklanan 750 milyarlar euroluk kurtarma paketinin onaylanmasının ardından AB kurumlarına artan güven aşı tedarikiyle ilgili sorunlarla bağlantılı olarak 2021’in şubat ve mart aylarında hafif düşüş göstermesine rağmen ancak genel seyrini korudu.

  • Anket: Yunanların yüzde 70’i Türkiye ile olası bir çatışmadan endişe duyuyor

    Anket: Yunanların yüzde 70’i Türkiye ile olası bir çatışmadan endişe duyuyor


    Türkiye ve Yunanistan’da yapılan ortak anket, iki ülkedeki kamuoyunun da komşu ülkeyle gerginliklerin giderilmesi için diyalogdan yana olduğunu gösterdi. Katılımcılar iki ülke arasındaki en büyük problemin Ege ve Akdeniz’deki kıta sahanlığı konusu olduğu yönünde fikir beyan ederken, Yunanlar askeri bir çatışmanın yaşanmasından daha fazla endişelendiklerini paylaştı.

    Yunanistan Avrupa ve Dış Politika Vakfı (ELIAMEP) tarafından yürütülen çalışmada 1022 Yunan vatandaşı ve 1163 Türk vatandaşına komşu ülke hakkındaki düşünceleri soruldu. 19-21 Şubat tarihlerinde yapılan anketin sonuçları 15 Mayıs’ta yayımlandı.

    Yunanistan’da Türkiye hakkında yeterli bilgiye sahip olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 57 iken Türkiye’de komşu ülkeyi tanıdığını söyleyenlerin oranı yaklaşık yüzde 43 oldu. İki ülkeden de ankete katılanlar, komşular arasındaki en büyük problemin Ege ve Doğu Akdeniz’de yaşanan kıta sahanlığı sorunu olduğunu belirtti.

    Diğer yandan iki ülke arasında askeri çatışma çıkacağı konusunda Yunan vatandaşları daha fazla endişe duyduklarını söyledi. Yunanistan’da bu konuda büyük endişe duyduklarını söyleyenlerin oranı yüzde 70’i bulurken, Türkiye’de yüzde 42 seviyesinde oldu.

    İki ülkede de ankete katılanların en az üçte ikisi, komşu ülkeyle yaşanan sorunların diplomatik bir şekilde çözülerek barışçıl bir ilişki kurulması gerektiği yönünde fikir beyan etti.

    Kıbrıs konusunda Yunanlar, adada federal yapıya sahip bir devletin, Kıbrıslı Rum ve Türklere daha yararlı olacağını savundu. Türklerde ise iki olası çözüm arasında büyük bir fark görülmedi.

    ELIADES Türk Programı Başkanı ve Bilkent Üniversitesi’nde Doçent Ioannis N. Grigoriadis, araştırmanın Türkiye’de bölünmüş bir topluma işaret ettiğini ama iki komşu ülkede de bir değişim gözlemlendiğini ifade etti.

    Grigoriadis, “Özetle araştırma, mevcut kronik ikili sorunların ve aynı zamanda iç sosyal dinamiklerin ağırlığı altında ilişkilerini barışçıl bir şekilde yeniden tanımlamak isteyen geçiş halindeki iki toplumu göstermektedir.” açıklamasını yaptı.