Etiket: Anayasa Mahkemesi (AYM)

  • Sırrı Süreyya Önder: Kendi nöbetimde Yargıtay’ın Can Atalay hükmünü okutmayı kabul etmeyeceğim

    Sırrı Süreyya Önder: Kendi nöbetimde Yargıtay’ın Can Atalay hükmünü okutmayı kabul etmeyeceğim



    HEDEP Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, Yargıtay’ın Meclis’e gönderdiği ‘Can Atalay’ hükmüyle ilgili yaptığı açıklamada, “Anılan hüküm Meclis Genel Kurulunda okutulmayıp iade edilmelidir” ifadelerini kullandı.

    Önder, yayınladığı açıklamada, kendi nöbetinde ilgili hükmü okutmayı kabul etmeyeceğini belirtti.
    Önder açıklamasında şunları söyledi:

    Anılan hüküm Meclis Genel Kurulunda okutulmayıp iade edilmelidir. Aksi halde, kendi nöbetimde bunu okutmayı kabul etmeyeceğimi bildirmek isterim. Bunun Anayasaya, evrensel hukuk ilkelerine ve ettiğim görev yeminine en uygun tutum olduğunu düşünüyorum.

    YARGITAY AYM KARARINI UYGULAMADI

    Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Can Atalay kararını uygulamayan Yargıtay 3. Dairesi, Atalay’ın başvurusuna ilişkin ‘hak ihlali’ kararı veren AYM üyeleri hakkında da suç duyurusunda bulundu.

    Yargıtay’ın kararında Meclis’e de suçlamalarda bulunulmuştu.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TBB’den HSK, AYM ve Yargıtay’a Can Atalay ziyareti

    TBB’den HSK, AYM ve Yargıtay’a Can Atalay ziyareti



    Türkiye Barolar Birliği, Yargıtay’ın TİP Milletvekili Can Atalay hakkındaki kararının ardından bugün HSK, AYM ve Yargıtay’a ziyarette bulunacağını duyurdu.

    Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında hak ihlali kararı veren Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

    TBB, Yargıtay kararına tepki göstererek “İhlal kararı üzerine bugün aldığı ‘uymama’ ve Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulması şeklindeki kararı Anayasal düzeni değiştirme teşebbüsüdür” demişti.

    Bugün sosyal medya hesaplarından duyuru yapan TBB, saat 14.00’da Hakimler ve Savcılar Kurulu’nu, saat 16.15’de Yargıtay Başkanlığı’nı, saat 17.30’da Anayasa Mahkemesi’ni ziyaret edeceğini duyurdu. TBB, Yargıtay ziyaretinin ardından Yargıtay Binası önünde basına açıklama yapacaklarını da söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yargıdaki krizin ardından İYİ Parti’den Yargıtay’ın önüne çağrı

    Yargıdaki krizin ardından İYİ Parti’den Yargıtay’ın önüne çağrı



    Yargıtay’ın Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) TİP Hatay milletvekili Can Atalay’ın bireysel başvurusuna ilişkin verdiği ‘hak ihlali’ kararını yok saymasının ardından kamuoyunda tepkiler çığ gibi büyüdü.

    İYİ Parti’den yapılan açıklamada, bugün saat 13.30’da Yargıtay önünde olunacağı bildirildi.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    Yargıtay’ın Anayasa Mahkemesi Üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasına ilişkin; Bugün Saat 13.30’da Yargıtay (İncek) önündeyiz! İYİ Parti olarak hiçbir hukuk skandalına geçit vermeyeceğiz!

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yargıtay skandalına MHP’den tam destek!

    Yargıtay skandalına MHP’den tam destek!



    Yargıtay 3. Ceza Dairesi, bugün akşam Anayasa Mahkemesi’nin TİP Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında verdiği “seçilme hakkı” ve “kişi hürriyeti ve güvenliği” haklarının ihlal edildiği yönündeki kararına uyulmamasına hükmetti.

    Daire, “yargısal aktivizm” yapmakla suçladığı ihlal kararı yönünde oy kullanan AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Daire aynı zamanda Atalay’ın milletvekilliğinin de düşürülmesi işlemlerine başlanması için kararı TBMM Başkanlığı’na gönderdi.

    Yargıtay 3. Ceza Dairesi söz konusu kararı bugün verdi. Karar, akşam saatlerinde kamuoyu ile paylaşıldı.

    MHP’DEN TAM DESTEK

    MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:

    “Ceza kanunlarının yorum tekeli ceza hakimlerine bırakılmıştır. Hakim yargı faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Hakim, soruna ölçülü duygusallıktan uzak ve soğukkanlı yaklaşarak gerek metne bağlı dar yorumla, gerekse kanun koyucunun iradesini ortaya koyan amaca yönelik yorumla, meseleyi çözmeye ve doğru sonuca ulaşmaya çalışır.

    AYM kararları gücünü, bir başka hukuki merciin denetiminden geçmeyecek olmasından, herkesi bağlayıcı olmasından değil, yetkin ve tutarlı hukuki gerekçelerden almalıdır. Hukuk kuralı uygulayıcının elinde değişmemelidir. Hakimler ne diyorlarsa anayasa odur denebilir mi?

    Kuvvetler ayrılığı ilkesi çeşitli şekillerde zedelenebilir. Bunlardan biri de yargısal aktivizmdir. Yargısal aktivizm, bazen yasama organının etkisizleşmesine, bazen yasama kararlarının iptaline, bazen yargının yasama organının yerine geçmesi olarak karşımıza çıkar.

    Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı kontrol mekanizmasının bulunmaması önemli bir eksikliktir. Hukuk normu koymanın, muhakeme meselesi değildir. Anayasa Mahkemesi yargısal aktivizm de bulunamaz. Yasama organın yerine geçerek norm da ihdas edemez, mevcut olan normu da görmezden gelemez, anayasayı yeniden yorumlayamaz. Suç ve ceza politikasını belirlemek, Anayasa Mahkemesi kararlarında sıkça ifade edildiği gibi kanun koyucunun, Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirindedir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Barolar Birliği de harekete geçti: Yargıtay’ın AYM üyelerine yönelik suç duyurusuna tepkiler çığ gibi

    Barolar Birliği de harekete geçti: Yargıtay’ın AYM üyelerine yönelik suç duyurusuna tepkiler çığ gibi

    Yargıtay 3. Ceza Dairesi, bugün akşam Anayasa Mahkemesi’nin TİP Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında verdiği “seçilme hakkı” ve “kişi hürriyeti ve güvenliği” haklarının ihlal edildiği yönündeki kararına uyulmamasına hükmetti.

    Daire, “yargısal aktivizm” yapmakla suçladığı ihlal kararı yönünde oy kullanan AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Daire aynı zamanda Atalay’ın milletvekilliğinin de düşürülmesi işlemlerine başlanması için kararı TBMM Başkanlığı’na gönderdi.

    “ANAYASA MAHKEMESİ’Nİ FİİLEN ORTADAN KALDIRMA ÇABASI”

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, sosyal medya hesabında şu açıklamayı yaptı:

    “Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin kararı Anayasa’yı yok sayarak Anayasa Mahkemesi’ni fiilen ortadan kaldırma çabasından ibarettir. Kararın hukuken değerlendirilebilecek hiçbir yanı bulunmamaktadır. Birliğimiz tarafından Anayasayı yok sayan ilgili daire üyeleri bakımından ‘görevden el çektirmeye davet’ yaptırımının uygulanması için Yargıtay Yüksek Disiplin Kurulu’na yarın itibariyle gerekli başvuru yapılacaktır.

    Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Anayasal düzeni yok sayan bu keyfi uygulamaya karşı hukukun üstünlüğünü ve yurttaşlarımızın haklarını korumak için yapılacakları belirlemek üzere yarın sabah olağanüstü gündemle toplantı kararı almıştır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yargıtay’dan AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasına ilişkin İYİ Parti’den açıklama

    Yargıtay’dan AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasına ilişkin İYİ Parti’den açıklama

    Gezi Davası’nda tutuklanan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında Anayasa Mahkemesi ‘hak ihlali’ kararı vermiş, bugün ise Yargıtay skandal bir karar imza atarak Atalay için ‘hak ihlali’ kararı veren AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

    İYİ PARTİ’DEN TEPKİ

    Söz konusu skandala tepkiler çığ gibi büyürken; İYİ Parti’den de açıklama geldi.

    İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “100 yıllık Cumhuriyetimizde maalesef vahim bir hukuk skandalı daha yaşanmıştır. Yargıtay, Can Atalay hakkında hak ihlali veren Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Oysa AYM kararları yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar. Yargıtay’ın AYM kararına uymaması hukuken izah edilemezken AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunması “Artık Türkiye’de hiçbir vatandaşın hukuk güvenliğinin kalmadığı” anlamına gelir. Ne yazık ki mahkemeler vasıtasıyla hak, hukuk, adalet tesis edilmediği gibi siyasi iktidar eliyle ülkenin adalet kalelerine darbe vurulmaktadır. Bu karar kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü, mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığını bir kez daha rafa kaldırma girişimidir. Bilinmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve devletin de mahkemelerin de meşruiyet kaynağı Anayasamızdır. İktidarın gücünü pekiştirmek için hukuku bir araç olarak kullanmasına, AYM’yi itibarsızlaştırmasına ve mahkemeler eliyle gövde gösterisinde bulunmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yargıtay, Can Atalay “hapiste kalacak” dedi, AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda  bulundu

    Yargıtay, Can Atalay “hapiste kalacak” dedi, AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu



    Yargıtay 3. Ceza Dairesi, TİP Hatay Milletvekili seçilen Gezi Parkı davası tutuklusu Can Atalay hakkında ihlal kararı veren Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Sabah’tan İlker Turak’ın haberine göre, Can Atalay’ın daha önceden mahkumiyet kararını onayan daire önceki kararının doğru olduğunu öne sürerek Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararına uyulmamasına hükmetti. Atalay’ın milletvekilliğinin de düşürülmesi için TBMM’ye bildirimde bulundu.

    NE OLMUŞTU?

    14 Mayıs’ta yapılan genel seçimlerde TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi (AYM), 25 Ekim’de verdiği kararda; “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma” ve “kişi hürriyeti ve güvenliği” hakkının ihlal edildiğine hükmetmişti.

    Yargıtay Başsavcılığı Can Atalay ile ilgili mütalaasından Anayasa Mahkemesi’ni hedef almıştı. ütalaada ‘AYM bu alanda anayasaya aykırı olmayan işlemleri iptal ederek geçersizleştiremez’ denilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakan Tunç, Yargıtay’ın hedef aldığı AYM ile övündü… Öyleyse Can Atalay kararı neden uygulanmıyor?

    Bakan Tunç, Yargıtay’ın hedef aldığı AYM ile övündü… Öyleyse Can Atalay kararı neden uygulanmıyor?



    Ankara’da bulunan Hakimevi’nde ‘İnsan Hakları Kurumları Değerlendirme Toplantısı’ düzenlendi. Programa Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Derya Yanık, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Yusuf Beyazıt ile birçok insan hakları derneği başkanı ve yardımcıları katıldı.

    Bakan Tunç, 2002 yılından bu yana temel insan hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi ve yüksek standartlı demokrasi için birçok hedefin hayata geçirildiğini öne sürdü. Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan bireysel başvurularla övünen Tunç, “Anayasa’nın 90. maddesinde yaptığımız değişiklikle usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin anlaşmalarla, kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi halinde milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınacağını düzenledik. 2003 yılında 4982 sayılı Kanun’la yürürlüğe giren bilgi edinme hakkını 2010 Anayasa değişikliğiyle anayasal güvenceye kavuşturduk. En temel insan haklarından olan kişisel verileri 2010 Anayasa değişikliğiyle ’özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı’ kapsamında anayasal güvence altına aldık. Vatandaşlarımızın insan hakları ihlallerinde AİHM’ye başvurmadan önce hakkını kendi ülkesinde arayabilmesi imkanını sağlayan bireysel başvuru imkanını getirdik” dedi.

    YARGITAY, AYM’Yİ HEDEF ALMIŞTI

    Tunç’un bireysel başvurulardan ve insan hakları ihlallerinden bahsetmesi akıllara tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay’ı getirdi.

    Dün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Can Atalay’ın dosyasının gönderildiği Yargıtay 3. Ceza Dairesi Başkanlığı’na mütalaasını sundu. Yargıtay Başsavcılığı, Can Atalay ile ilgili mütalaasında AYM’yi hedef aldı.

    Mütalaada, AYM Genel Kurulu’nun 25 Ekim’de Atalay hakkında verdiği “hak ihlali” kararına yer verildi ve “AYM bu alanda anayasaya aykırı olmayan işlemleri iptal ederek geçersizleştiremez” denildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumartesi Anneleri bu hafta gözaltına alınmadı: Ama polis ablukası sürüyor

    Cumartesi Anneleri bu hafta gözaltına alınmadı: Ama polis ablukası sürüyor



    Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararına rağmen 700. haftadan itibaren eylemleri engellenen Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 971. haftasında Galatasaray Meydanı’na yürümeye çalıştı.

    Emniyet ekipleri, Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakmak isteyen kayıp yakınlarını bir kez daha engelledi.

    Cumartesi Anneleri bu hafta gözaltına alınmadı: Ama polis ablukası sürüyor - Resim : 1

    971. haftada da polis ablukasına alınan Cumartesi Anneleri, bu hafta gözaltına alınmadı.

    Protestoları 700. haftasından itibaren engellenen Cumartesi Anneleri, yürüyüşlerine başladıklarında işkenceye varan yöntemlerle gözaltına alınıyordu.

    DÜN DURUŞMA VARDI

    Anayasa Mahkemesi, 700. haftadan eylemleri engellenen kayıp yakınları için hak ihlali kararı vermişti.

    Buna rağmen 700. hafta buluşmasına düzenlenen polis saldırısında 23 kişi gözaltına alınmış, ardından 46 kişiye 2911 “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” suçlamasıyla dava açılmıştı.

    AYM kararına rağmen, kayıp yakınları, hak savunucuları ve destekçileri hakkında açılan davanın 11’nci duruşması bugün saat 14.00’da Çağlayan Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda başladı.Görülen duruşma sonrası mahkeme heyeti davayı 5 Nisan 2024’e erteledi.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ümit Özdağ’dan barolara ve hukuk profesörlerine Can Atalay çağrısı: Hukuku savunmak için cesur ve kararlı olmak gerekir

    Ümit Özdağ’dan barolara ve hukuk profesörlerine Can Atalay çağrısı: Hukuku savunmak için cesur ve kararlı olmak gerekir



    Gezi Parkı davasında 18 yıl hapse mahkum edildikten sonra 14 Mayıs’ta yapılan 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay Milletvekili seçilen avukat Can Atalay hakkında Anayasa Mahkemesi(AYM), hak ihlali kararı vermişti.

    AYM kararı sonrası İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, tahliye kararı vermeyerek topu Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne göndermişti.

    Zafer Partisi Gene Başkanı Ümit Özdağ, Gezi tutsağı Atalay için baro başkanlarına ve hukuk fakültesi akademisyenlerine çağrıda bulundu.

    Özdağ şunları söyledi:

    “Gazi Üniversitesi’nde öğretim üyesi idim. Rektör seçimi oldu. Mevcut rektör 1250 civarında oy aldı. Tıp profesörü olan diğer aday 250 oyda kaldı. Ahmet Necdet Sezer 250 oy alan adayı rektör atadı. Seçimde oy vermek dışında taraf olmama rağmen Sezer’in bu atamasını kabul etmedim ve “Sezer cumhurbaşkanı olduğu sürece üniversitede ders vermeyeceğimi söyleyerek istifa ettim.” Sezer’in cumhurbaşkanlığı sona erince üniversiteye geri döndüm. Bazı akademisyenler sordular “Sana ne, niye istifa ettin?” diye. Kendi demokratik hakkımızı bir savunmaz isek kimse savunmaz dedim. TİP milletvekili Can Atalay’ın odağında olduğu konuya da böyle bakıyorum. Mesele Atalay’ın kişisel konusu değil. Mesele bütün Türk vatandaşlarının iktidarın keyfi tutuklamaları karşısında hak ve hukukunun güvence altında olmasıdır. Bu hadisede bir yerel mahkeme Anayasa’yı açıkça yok sayıyor. Bir ceza hukuku hocası ile bir Anayasa hukuku profesörü arasında şu konuşma geçmiş. Hayali değil ceza hukukçusu. “Anayasa Mahkemesi kararlarının tanınmadığı ülkenin bir hukuk fakültesinde Anayasa Hukuku hocası olmak, Tanrının laneti değil de nedir değerli Hocam?” Anayasa Profesörü hoca da ona şöyle cevap vermiş: “Anayasa Mahkemesi kararlarının Ağır Ceza Mahkemelerince tanınmadığı ülkenin bir hukuk fakültesinde Ceza Hukuku hocası olmak, Tanrının laneti değil de nedir değerli hocam?” Özetle hukukun cehenneminde yaşıyoruz. Yargı Sovyet ve Nazi diktatörlüklerinde nasıl iktidar baskısı altında ise ülkemizde de öyle. Peki, bu durumu sadece tespit edip seyredecek miyiz? Barolar ne zaman Anayasa Mahkemesinin önünden Adalet Bakanlığı’nın önüne yürüyüp cübbelerini bırakacaklar? Hukuk hocaları üniversitelerde Anayasa kararlarının uygulanmadığı bir ülkede icra, iflas dersine gerek yok diyerek derslere girmeyecekler. Bazen hukuku savunmak için cesur ve kararlı olmak gerekir.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***