Etiket: Anayasa Mahkemesi (AYM)

  • Zühtü Arslan dönemi sona eriyor: Anayasa Mahkemesi’nin yeni başkanı 21 Mart’ta belirlenecek

    Zühtü Arslan dönemi sona eriyor: Anayasa Mahkemesi’nin yeni başkanı 21 Mart’ta belirlenecek



    Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Zühtü Arslan’ın görev süresinin dolacak olması nedeniyle yeni başkanın seçimi için tarih, 21 Mart olarak belirlendi.

    Arslan’ın Yüksek Mahkemedeki 12 yıllık görev süresinin 20 Nisan’da dolması nedeniyle başkanlık seçimi süreci 20 Şubat’ta başlamıştı.

    Bu kapsamda, 21 Mart, Anayasa Mahkemesi’nin yeni başkanını seçmek için yapılacak seçim tarihi olarak belirlendi. Seçimde, görev süresinin dolacak olması nedeniyle Arslan aday olamayacak ancak oy kullanabilecek. Yüksek Mahkemenin diğer üyeleri başkan adayı olabilecek.

    Genel Kurulda yapılacak seçimde 15 üyeden en az 8’inin oyunu alarak salt çoğunluğu sağlayan aday, 4 yıllığına Anayasa Mahkemesi Başkanlığı görevini üstlenecek. Hiçbir üyenin yeterli çoğunluğu sağlayamaması halinde ise seçimlere devam edilecek.

    KULİSLERDE İRFAN FİDAN’IN ADI GEÇİYOR

    T24 Ankara Temsilcisi Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre kulislerde, son seçimde ismi AYM Başkanlığı için geçen ancak sürpriz biçimde Arslan karşısında seçimi kaybeden eski İstanbul Başsavcısı İrfan Fidan’ın yeni AYM Başkanı olabileceği konuşuluyor. Yargıtay kontenjanından Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilebilmesi için Hakimler Savcılar Kurulu tarafından 27 Kasım 2020’de Yargıtay üyeliğine atanan Fidan, Yargıtay’da fiilen hiç görev yapmamasına rağmen AYM üyeliği seçimine girmiş ve en yüksek oyu alan isim olmuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan da en yüksek oyu alan üç Yargıtay üyesi arasından Fidan’ı 25 Ocak 2021’de Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kadir Özkaya yeniden AYM Başkanvekili seçildi

    Kadir Özkaya yeniden AYM Başkanvekili seçildi



    AYM Başkanvekili Kadir Özkaya’nın görev süresinin 4 Nisan’da sona erecek olmasına ilişkin AYM Genel Kurulu’nda Başkanvekilliği seçimi yapıldı. Seçime tek aday olarak giren Özkaya, tüm üyelerin oyunu alarak yeniden AYM Başkanvekili oldu.

    Resmi Gazete’de yayımlanan kararda, Kadir Özkaya’nın yeniden Anayasa Mahkemesi Başkanvekilliğine seçildiği duyuruldu.

    Özkaya, 12 Mart 2020’de yapılan seçimlerde Recep Kömürcü’nün yerine Anayasa Mahkemesi Başkanvekilliğine seçilmişti.

    Kadir Özkaya, 12 yıllık Anayasa Mahkemesi üyeliğinin sona ereceği 18 Aralık 2026 tarihine kadar bu görevi sürdürmesi bekleniyor.

    Kadir Özkaya yeniden AYM Başkanvekili seçildi - Resim : 1

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un iki gündemi var: AYM ve Fenerbahçe

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un iki gündemi var: AYM ve Fenerbahçe



    Bir süredir Anayasa Mahkemesi’ni (AYM) hedef alan paylaşımlarıyla gündeme gelen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, bu kez Fenerbahçe’yle ilgili mesajlarıyla dikkati çekti.

    Sarı lacivertli ekibin Türkiye Kupası maratonunda Ankaragücü’ne 3-0 yenilmesi sonrası kişisel X (eski adıyla Twitter) hesabında ‘bundan sonra başarının da başarısızlığın da teknik ekibe fatura edileceğini‘ söyledi.

    “Çok ilginç, Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal bu sezon 4 kupaya talibiz diye açıklama yapmıştı. Ancak bu yıl Fenerbahçe’nin önünde 5 kupa vardı: 2022- 2023 Süper Kupa (7 Nisan), 2023- 2024 Lig Şampiyonluğu, 2023- 2024 Türkiye Kupası (Elendi), 2023- 2024 Konferans Ligi Kupası, 2023- 2024 Süper Kupa. Nereden sayarsan say Fenerbahçe’nin önünde 5 kupa vardı” diyen Uçum, şöyle devam etti:

    “Demek ki Teknik Direktör İsmail Kartal 5 kupa yerine 4 kupa hedefi koymuş ve Türkiye Kupası’ndan vazgeçmiş. Bir Fenerbahçe taraftarı olarak İsmail Kartal’ın 4 kupa hedefine ulaşmasını canı gönülden diliyorum. Bu sezon yönetimin olağanüstü çabasının ve taraftarın büyük beklentisinin karşılanmasını umutla bekliyoruz. Bundan sonra her şey teknik ekibe yazılır, başarı da başarısızlık da.”

    Bu arada Uçum, sık sık takımın gidişatıyla ilgili olarak görüşlerini paylaşıyor.

    AYM MESAJLARIYLA GÜNDEMDEYDİ

    Uçum, özellikle Gezi davası ve Türkiye İşçi Partisi’nden Hatay Milletvekili olarak seçilen, ancak yargı krizi sonrası tahliye edilmesi gerekirken vekilliği düşürülen Can Atalay’la ilgili kararları nedeniyle AYM’yi hedef alıyordu.

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, son olarak AYM’nin Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin yok hükmünde olduğunun tespiti için yapılan başvuruda karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesine tepki göstermişti:

    “Anayasa Mahkemesi aynı konudaki son iki başvuruyu yine ‘yetkisizlik sebebiyle reddetmesi’ gerekirken kendi içtihatlarını da göz ardı edip ‘karar verilmesine yer olmadığı kararı’ vererek Anayasanın 85. Maddesini açıkça ihlal etmiştir.

    Sonuçta süreç tamamlanmıştır. Ancak Anayasa Mahkemesi çoğunluğunun Anayasa 85’e göre ret kararları vermek yerine keyfi bir yaklaşımla verdiği bu kararlar manidardır. Anayasa Mahkemesi çoğunluğu bu kararları vererek Mecliste tamamlanmış düşme merasimini de tanımıyoruz demektedir.

    Anayasa Mahkemesi çoğunluğu bu kararlarının gerekçesinde ne yazarsa yazsın Anayasayı ve TBMM’yi tanımayan bu kararlarını hukukileştiremez, meşrulaştıramaz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’den AYM’ye Can Atalay başvurusu

    CHP’den AYM’ye Can Atalay başvurusu



    Gezi davasından tutuklu bulunan Avukat Can Atalay, 14 Mayıs seçimlerinde TİP Hatay Milletvekili seçildi. Anayasa Mahkemesi (AYM), mazbatası verilmesine rağmen tahliye edilmeyen Atalay hakkında iki kez hak ihlali kararı verdi ancak hem İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi hem de Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM’nin kararını tanımadı, Anayasanın açık hükmünü uygulamadı.

    Ortaya çıkan krizi muhalefet “yargı darbesi” olarak nitelendirirken, TBMM Başkanvekili AKP’li Bekir Bozdağ, Yargıtay’ın kararını Genel Kurul’da okudu ve Can Atalay’ın milletvekilliği düşürüldü.

    CHP’DEN AYM’YE BAŞVURU

    CHP, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin ‘yok hükmünde’ olduğunun tespiti ve iptali istemiyle AYM’ye başvurdu.

    CHP’nin başvurusunu AYM’ye Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın iletti.

    Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Günaydın, “Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi yok hükmündedir. 15 gün içinde karar Meclis’e gönderilmeli. Kurtulmuş bugüne kadar neden bu kararı okumadı?” dedi.

    CHP’li Günaydın, AYM önünde yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

    “TBMM’de okundu ve Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürüldüğü iddia edildi. Hepimiz biliyoruz ki anayasanın 84. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca bir milletvekilliğinin düşürülebilmesi için bir kesin hüküm gereklidir. Oysa Atalay hakkında verilmiş kesin hüküm yoktur. AYM kendisine yapılan başvurular doğrultusunda Atalay’ın seçilme ve siyaset yapma hakkıyla ilgili haklarının ihlal edildiği kararını verdi.

    Tek hakimli bir üst yazı ile üst derece kararı temyiz merciine yollamış ve Yargıtay 3. Dairesinin başkanı bir yazı ile kararı TBMM’ye iletmiş bu karar da okunmuştur. Bu durum açıkça Anayasa’nın başlangıç hükümleri ila 2. 6. ve 153. Maddesine aykırıdır.

    Bunun yanında Meclis Başkanvekilliği yapan Bekir Bozdağ’ın tarafsızlığını yitirdiği ortaya çıkmıştır. Danışma Kurulu’nda parti Grup Başkanvekillerine saat 14.55’te kararın okutulacağı ifade edilirken, AKP’nin Grup Başkanvekili öğleden önce bir televizyon kanalında kararı okutacaklarını ifade etmiştir.

    Dolayısıyla Meclis, AKP tarafından mı yoksa tarafsız olması gereken Meclis Başkanvekiliyle yönetilmektedir? Anayasanın 2, 6, 153. Maddeleri uyarınca milletvekilliğinin düşürülmesi için tezkere okutması hükmünün yok sayılmasını AYM’den talep ediyoruz.”

    CAN ATALAY KİMDİR?

    Avukat Can Atalay, genel anlamda ‘kimsesizlerin avukatı’ olarak biliniyor. Öğrenciliği ve meslek yaşamının ilk yıllarından bu yana sosyalist kimliğiyle öne çıktı. Emek mücadelesine hukukçu kimliğiyle destek verdi, Emek Sineması’nın yıkılmaması için yürütülen kampanyanın örgütleyicilerindendi.

    Somada hayatını kaybeden madencilerin, Hendek’teki patlamada yaşamını yitirenlerin, Çorlu’daki tren kazasında vefat edenlerin, tarikat yurdunda yanan çocukların yakınlarının yanında hep o vardı.

    Mimarlar Odası’nın avukatlığını da üstlenen Atalay, Gezi Parkı’na alışveriş merkezi (AVM) yapılması girişimine karşı kurulan Taksim Dayanışması’nın savunmasında da vardı.

    Atalay, Gezi eylemlerinde de öne çıkan isimlerden biri oldu ve hukuk tarihine bir skandal olarak adını yazıdan davada, 18 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Yargılama sürecinde direnişi savundu, ısrarla esas suçun Gezi’de şiddet uygulayan güvenlik güçleri ve onlara emirleri veren yöneticiler tarafından işlendiğini söyledi.

    Başta bugüne dek destek olduğu mağdurlar olmak üzere kamuoyunda Atalay için ‘adalet’ sesleri yükselirken, Türkiye İşçi Partisi (TİP) tarafından Şubat 2023’teki depremlerde yıkılan Hatay’dan milletvekili adayı olarak gösterildi ve kazandı. Ancak Meclis’e hiç gitmedi.

    Atalay’ın maruz kaldığı süreç, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iki kere hak ihlali kararı vermesi, ancak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce benzeri görülmemiş bir biçimde dosyayı Yargıtay 3. Dairesi’ne göndermesiyle hukuk krizine döndü. Daire, AYM kararının tanımadı.

    Ve 30 Ocak 2024’te Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın başkanlığında toplanan Genel Kurul’da hakkında kesinleşmiş hapis cezasının okunmasıyla milletvekilliği düşürüldü.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP, Can Atalay için AYM’ye başvuracak

    CHP, Can Atalay için AYM’ye başvuracak



    CHP, “TBMM Genel Kurulu’nda Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin yazısının okunması suretiyle Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali ile ortaya çıkan eylemli İçtüzük değişikliğinin iptali” istemiyle yarın AYM’ye başvuruda bulunacak.

    CHP’nin başvurusunu AYM’ye Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın iletecek. Günaydın, başvurudan önce AYM önünde basın açıklaması yapacak.

    NE OLMUŞTU?

    30 Ocak tarihinde AYM’nin iki kez verdiği hak ihlali kararına rağmen serbest bırakılmayan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliği TBMM Genel Kurulu’nda düşürülmüştü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’den İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin Sezgin Baran Korkmaz talebine olumsuz yanıt: Affınıza sığınarak…

    ABD’den İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin Sezgin Baran Korkmaz talebine olumsuz yanıt: Affınıza sığınarak…



    SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz’ın da arasında olduğu 10 sanığın yargılandığı Amerika’dan haksız kazançla elde edilen “mal varlığı değerini aklama” suçundan açılan davada mahkemenin sanıkların savunmalarının alınması yönündeki talebine Amerika’dan, “Affınıza sığınarak bu taleplerin yerine getirilmesini sonraya bırakmakta ve ertelemekteyiz” cevabı geldi.

    SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz’ın da arasında olduğu 10 sanığın yargılandığı Amerika’dan haksız kazançla elde edilen “mal varlığı değerini aklama” suçundan açılan davaya İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

    ABD TALEPLERİN YERİNE GETİRİLMESİNİ ERTELEDİ

    Bir önceki duruşmada mahkeme, Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) uluslararası adli yardımlaşma yöntemiyle sanıkların savunmalarının alınmasını ve davaya ilişkin belgelerin gönderilmesini istemişti. ABD’nin gönderdiği cevapta taleplerin devam etmekte olan ABD cezai takibatlarıyla ilgili olduğu ve üzerinde olumsuz etkiye neden olacağı gerekçesiyle “Affınıza sığınarak bu taleplerin yerine getirilmesini sonraya bırakmakta ve ertelemekteyiz” denildi.

    TEDBİRLERİN KALDIRILMASI TALEP EDİLDİ

    Malen sorumlu Heksagon Mühendislik ve Tasarım Anonim Şirketi TAYSAD OSB Şubesi avukatı Murat Hızal, “Şirket üzerinde tedbir vardır. Bu şirket yurt dışına satış yapan bir şirkettir. Tedbirler devam ederken şirket iş yapamamaktadır” diyerek tedbirlerin kaldırılmasını talep etti.

    KORKMAZ’IN AVUKATI: “ABD’DEKİ YARGILAMANIN SONUCU BEKLENSİN”

    Sanık Sezgin Baran Korkmaz’ın avukatı Murat Volkan Dülger, “Mahkemenizdeki dosya ABD’de yer alan dosyanın replikasıdır. Şirketler üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasını ve ABD’deki yargılamanın sonucunun beklenilmesini talep ederiz” dedi.

    “ABD’DEKİ YURT DIŞI YASAĞI KALDIRILIRSA TÜRKİYE’YE DÖNECEKTİR”

    Sezgin Baran Korkmaz adına vekaletname sunacağını bildiren Av. Ahmet Susoy ise, “Müvekkil ABD’de tutuklu yargılanmaktayken yurt dışı çıkış yasağı verilerek tahliye edildi. Yurt dışı yasağı kaldırılırsa müvekkil Türkiye’ye dönecektir. Tutuklamaya yönelik yakalama emrinin kaldırılmasını ve şirketler ve mal varlıkları üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasını talep ederiz” dedi.

    DURUŞMA 3 EKİM’E ERTELENDİ

    Mahkeme, tüm taleplerin reddine ve ABD’de bulunan sanıklar Jacop Ortell Kingston, Leon Termendzhyan ve Sezgin Baran Korkmaz hakkında yargılamaların sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunda bilgi verilmesi amacıyla Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasına karar vererek duruşmayı 3 Ekim 2024 tarihine erteledi.

    İddianamede, MASAK tarafından 28 Eylül 2020 tarihinde savcılığa analiz raporu gönderildiği, raporda şüphelilerden Sezgin Baran Korkmaz’ın çevresinde bulunan şahıslarla ortak hareket ederek, Amerika’daki irtibatları sayesinde elde ettikleri haksız kazançları çok sayıda banka işlemiyle kurmuş oldukları veya yetkilisi oldukları şirket hesaplarına aktardıkları belirtiliyor. 17 Mayıs 2021 tarihindeki ilk duruşmada, Sezgin Baran Korkmaz hakkındaki yakalama kararının kaldırılarak yokluğunda tutuklama kararı verilmişti.

    Sanık Kamil Feridun Özkaraman, yakalamalı sanıklar Sezgin Baran Korkmaz, Alptekin Yılmaz, Olessia Zoubkova, tutuksuz sanıklar Ayşe Nil Yılmaz, Bereket Öner ve Ziyaattin Bartik’ın “Suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak” suçundan ayrı ayrı 3 yıldan 7 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Yakalamalı sanıklar Jacob Ortell Kingston ve Levon Termendzhyan’ın (Lev Aslan Dermen), “Bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkarmak veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla çeşitli işlemlere tabi tutmak” suçundan ayrı ayrı 4 yıl 6 aydan 10 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor. Tutuksuz sanık Doğa Doğan’ın ise “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçuna yardım etme” suçundan 1 yıl 6 aydan 3 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AYM Başkanı Yargıtay’a karşı bayrak açtı: ‘Kararlara uyulmamasının gerekçesi olamaz’

    AYM Başkanı Yargıtay’a karşı bayrak açtı: ‘Kararlara uyulmamasının gerekçesi olamaz’



    Anayasa Mahkemesi (AYM) ile Yargıtay arasındaki gerilim devam ederken; AYM Başkanı Zühtü Arslan’dan sert bir açıklama geldi.

    Katıldığı bir törende konuşan Arslan Anayasa Mahkemesinin ihlal kararlarının uygulanması konusunda genel olarak bir sorun bulunmadığını, bununla birlikte istisnai de olsa bazı kararlara uyulmamasının bireysel başvuru hakkını zedelediğini dile getirdi.

    “ANAYASAL VE YASAL DAYANAĞI YOKTUR”

    Arslan, “Anayasa Mahkemesince verilen ihlal kararlarına uyulmamasının gerekçesi olarak sunulan iki hususa kısaca değinmek ve size öğretilenlerin doğru olduğunu göstermek isterim. Birincisi, adli ve idari yargı sisteminde nihai ve bağlayıcı kararları verme yetkisinin ilgili yüksek mahkemelere ait olduğu, dolayısıyla kesinleşmiş kararları ortadan kaldırmaya yönelik ihlal kararları verilemeyeceği ileri sürülmektedir. Açıkçası bu görüşün anayasal veya yasal hiçbir dayanağı olmadığı gibi bireysel başvuru kurumunun doğasıyla da bağdaştığı söylenemez” diye konuştu.

    “GEÇERLİLİĞİ VE GEREKÇESİ OLAMAZ”

    İhlal kararlarına uyulmamasına bir gerekçe olarak yorum farklılığının da gösterilmekte olduğunu belirten Başkan Arslan “Elbette, yüksek mahkemeler dâhil kamu gücü kullanan tüm organlar Anayasa’yı yorumlama yetkisine sahiptir. Dahası kamu gücü kullanan tüm organlar anayasal ve yasal hükümlere uygun olarak karar vermek durumunda olduklarından doğal ve zorunlu olarak Anayasa’yı yorumlamaları gerekebilmektedir. Ancak bu yorumların yol açtığı uyuşmazlıklar norm denetimi veya bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine taşındığında Anayasa’yı nihai ve bağlayıcı şekilde yorumlayarak uyuşmazlığı karara bağlama yetkisi Anayasa Mahkemesine verilmiştir.” ifadelerini kullandı.

    Başkan Arslan Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğunu, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri, kısacası herkesi ve her kurumu bağladığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti:

    “Anayasa Mahkemesi, bir konuda karar verdikten ve son sözü söyledikten sonra katılmasak da buna uymak zorundayız. Bir yargı kararına katılmamak farklı, ona uymamak farklıdır. Birincisi meşru, ikincisi ise meşru değildir. Unutmayalım ki mahkeme kararları hatasız veya doğru olduğu yahut beğendiğimiz için değil, mahkeme kararı olduğu için uygulanmak zorundadır. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin nihai ve bağlayıcı kararından sonra artık mahkemeler ya da anayasal organlar arasında ortaya çıkabilecek görüş, yorum veya yaklaşım farklılıkları sadece eleştiri konusu olabilir. Ancak bu farklılıklar Anayasa Mahkemesi kararının icra edilmemesinin hiçbir şekilde gerekçesi olamaz.”

    Anayasa ve kanunlarda uyuşmazlıkların nasıl karara bağlanacağının belirtildiğini dile getiren Başkan Arslan “Bu çerçevede anayasal uyuşmazlıklar söz konusu olduğunda Anayasa Mahkemesinin konumu uyuşmazlığı çözen karar mercii iken diğer kamu makamlarının konumu uyuşmazlığın tarafı olmaktan ibarettir. Herhangi bir yargısal uyuşmazlıkta tarafların yorumunun uyuşmazlığı çözen mahkemenin yorumundan üstün olduğu düşünülemeyeceği gibi bunun en temel hukuk mantığıyla bağdaştırılması da mümkün değildir.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AYM krizi üzerine Yılmaz Tunç’tan açıklama

    AYM krizi üzerine Yılmaz Tunç’tan açıklama

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç bugün Ankara Adliyesi Konferans Salonu’nda hâkim ve savcılarla bir araya geldi. Tek tek söz alan hâkim ve savcılar, özlük haklarına ilişkin taleplerini dile getirdi. Bakan Tunç da bunları tek tek not alarak ilgileneceğini söyledi. Tunç ayrıca yeni Ankara Adliyesi binasının yapımı için ihale düzenlendiğini anımsattı.

    Tunç, toplantının çıkışında DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın “Can Atalay krizinin ardından AYM’nin yeniden yargılama yetkisinde bir değişiklik olacağı söylendi. Bu konuda bakanlığınızda bir çalışma var mı?” sorusuna yanıt verdi. AYM’nin yapısının değiştirilmesiyle yeniden yargılama yetkisinin ele alınmasının farklı konular olduğunu belirten Tunç, “AYM’nin yeniden yargılama yetkisine ilişkin farklı fikirler var. Ancak bu konuda henüz bir çalışma yok” dedi.

    AYM – YARGITAY KRİZİ

    AYM’nin Can Atalay’a ilişkin verdiği hak ihlali kararlarının Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından iki kez uygulanmaması, Ankara’da krize neden olmuştu. Özellikle AKP ve MHP temsilcileri, AYM’nin yetkilerinin sınırlandırılması yönünde açıklamalar yapmıştı. AYM kararının uygulanmaması ve Yargıtay’ın AYM’ye yönelik suçlamalarına hukukçular da protesto gösterileri düzenlemişti.

    AYM’nin Can Atalay kararına direnen Yargıtay, AYM’yi “juristokrasiyi andırır şekilde yorumla Anayasa hükümlerini uygulanamaz hale getirmekle” suçlamıştı.

    AYM BİREYSEL BAŞVURU YETKİSİ NEDİR?

    AYM’nin bireysel başvuru yetkisi, Anayasa’nın 148. maddesinde düzenleniyor. Ancak bireysel başvurunun uygulanmasına ilişkin esaslar AYM’nin kuruluş kanununda yer alıyor.

    AYM’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinde ihlal kararı verildiğinde yapılması gerekenler sıralanıyor. Söz konusu maddenin ikinci fıkrasında şöyle deniyor:

    “Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

    Özellikle Can Atalay krizinin ardından AYM’nin yasasındaki “yeniden yargılama” yetkisinin sınırlandırılması gündeme gelmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Devletin zirvesinde ani görüşme trafiği: Erdoğan önce Bahçeli’yle ardından Kurtulmuş’la görüşecek

    Devletin zirvesinde ani görüşme trafiği: Erdoğan önce Bahçeli’yle ardından Kurtulmuş’la görüşecek



    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Saray’da görüşeceği açıklandı.

    Basına kapalı olarak yapılacağı belirtilen görüşme 15.55’te başlayacak.

    Erdoğan, Bahçeli ile görüşmesinin ardından saat 17.00’de de TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’u ağırlayacak.

    YARGITAY KARARININ MECLİS’TE OKUNMASINI İSTEDİKLERİ ÖNE SÜRÜLMÜŞTÜ

    İkinci AYM kararına rağmen tahliye edilmeyen TİP Milletvekili Can Atalay’la ilgili Bahçeli ve Erdoğan’ın, Yargıtay kararının okutulmasını istedikleri öne sürülmüştü.

    Meclis Başkanı Kurtulmuş ise, Can Atalay kararı üzerinden AYM ve Yargıtay arasında yaşanan krize ilişkin “Meclis’in gündemi içerisinde bu konu gündeme geldiğinde ama şimdi bir şey söylemek istemem. Meselenin suhuletle çözülmesi en doğru yol. Dolayısıyla bu konuda ortaya çıkmış bir şey yok, süreç içerisinde bunu da göreceğiz” demişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AYM’den HKP kararı: Örgütlenme özgürlüğüne ihlal dedi

    AYM’den HKP kararı: Örgütlenme özgürlüğüne ihlal dedi



    Anayasa Mahkemesi (AYM), Halkın Kurtuluş Partisi’nin (HKP), süresi içinde bazı il ve ilçe kongrelerini yapmadığı gerekçesiyle ilgili teşkilatlarının kendiliğinden sona erdiğinin sulh hukuk mahkemelerince tespitine karar verilmesinin, siyasi örgütlenme özgürlüğünün ihlali olduğuna hükmetti.

    Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, HKP’nin bazı il ve ilçe teşkilatlarının kongrelerinin süresi içinde iki defa üst üste yapılmadığı gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kaymakamlık ve valiliklerden, teşkilatların kendiliğinden sona erdiğinin tespitine ilişkin dava açılmasını istedi.

    Davaları sonuçlandıran sulh hukuk mahkemeleri, ilgili il ve ilçe teşkilatlarının kendiliğinden sona erdiğinin tespitine karar verdi.

    Bu kararların istinaf mahkemelerinde kesinleşmesi üzerine parti, siyasi örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle AYM’ye başvurdu.

    Başvuruyu görüşen Yüksek Mahkeme, partinin Anayasa’nın 68. maddesinde güvence altına alınan siyasi örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.

    KARARIN GEREKÇESİ

    AYM’nin kararında, siyasi partilerin kapatılması davasını açma ve sicil dosyalarını tutmakla görevli olan yerin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı olduğu, kaymakamlıkların “siyasi partilerin il ve ilçe teşkilatlarının kendiliğinden sona erdiğinin tespiti” yetkilerinin bulunmadığı ifade edildi.

    Başvuru konusu olayda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazısı üzerine, kaymakamlık ve valiliklerin partinin bazı il ve ilçe teşkilatlarının kendiliğinden sona erdiğinin tespiti adına dava açtığı anımsatılan kararda, sulh hukuk mahkemelerinin de bu talepleri karara bağladığı aktarıldı.

    Bu durumun kanunilik şartını karşılamadığı belirtilen kararda, şu ifadeler kullanıldı:

    “Kamu makamlarının gerek 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 3. maddesi kapsamında siyasi parti tüzel kişiliklerinin teşkilatlarla bir bütün olduğunu, gerek 4721 sayılı kanunun 87. maddesindeki ‘her ilgili’ ifadesinin kaymakamlık ve valilikleri kapsamadığını dikkate almaksızın karar verdiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda, anılan hükümlerin amacını aşan, genişletici ve öngörülemez bir şekilde yorumlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu değerlendirmeler ışığında başvuruya konu tespit kararlarının kanunilik şartını karşılamadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle siyasi örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmiştir.”

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***