Etiket: Ambargo

  • G-7’den İran’a uyarı: Rusya’ya füze verirsen yeni yaptırımlar yolda

    G-7’den İran’a uyarı: Rusya’ya füze verirsen yeni yaptırımlar yolda


    Amerika Birleşik Devletleri ve G-7 grubundaki müttefikleri, ortak açıklama yaparak İran’ı, Rusya’ya balistik füze sağlama planını ilerletmesi halinde yeni yaptırımlar uygulayacağı konusunda uyardı.

    REKLAM

    Joe Biden yönetimi, Ukrayna ile savaş halindeki Rusya’nın azalan silah stoklarını yenilemek için çaba harcadığını ve bu çerçevede İran’dan yakın menzilli balistik füzeler talep ettiğini iddia ediyor.

    Washington, henüz füzelerin İran’dan Rusya’ya geçtiğini teyit etmedi. Ancak ABD’li yetkililer İran makamlarının bir anlaşmanın yakın olduğu yönündeki açıklamalarından endişe duyduklarını dile getiriyor.

    Biden yönetiminden üst düzey bir yetkiliye göre, G-7 ülkelerinin üzerinde düşündüğü yaptırım eylemlerinden biri, İran’ın ulusal havayolu şirketi Iran Air’in Avrupa’ya uçuşlarını yasaklamak.

    Aralarında ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve Japonya’nın bulunduğu G-7 grubu ülkelerinin liderleri, yaptıkları ortak açıklamada, “İran’ın Rusya’ya balistik füze veya ilgili teknolojileri teslim etmeye başlaması durumunda, önemli yeni yaptırımlar da dahil olmak üzere hızlı ve koordineli bir şekilde karşılık vereceğiz.” dedi.

    İran’ın BM Misyonu ise geçen ay yaptığı açıklamada balistik füze satışını engelleyecek herhangi bir yasal kısıtlama bulunmadığını ancak “Rusya-Ukrayna çatışması sırasında savaşı körüklememek için silah ticaretinden kaçınmanın ahlaki bir yükümlülük olduğunu” belirtmişti.

    ABD ve Avrupa halihazırda İran’a karşı bireyleri hedef alan ve Tahran’ın ticaret, finansal hizmetler, enerji, teknoloji ve diğer sektörlere erişimini sınırlayan kapsamlı yaptırımlar uyguluyor. 

    İran’a yönelik yaptırımlar, ABD’nin şu ana kadar herhangi bir ülkeye uyguladığı en geniş ve kapsamlı yaptırımlar olup binlerce kişi ve kuruluşu hedef alıyor. 

    Biden yönetimi, ocak ayında yaptığı açıklamada, ABD istihbarat yetkililerinin Rusya-İran anlaşmasının tamamlanmadığını tespit ettiklerini ancak Rusya’nın İran’dan füze almak için yürüttüğü müzakerelerin aktif bir şekilde ilerlediğinden endişe duyduklarını kaydetmişti.

    Beyaz Saray’ın iddiasına göre İran, eylül ayında Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya bir dizi balistik füze sistemlerini göstermek üzere Tahran’da ağırladı.

    ABD ve diğer müttefikleri, İran’a balistik füzelerle ilgili malzemelerin tedarikini, satışını veya transferini engellemeyi amaçlayan adımları daha önce atmışlardı. 

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, bugün Viyana’da düzenlenen bir basın toplantısında “İran’a bunu yapmaması için çok net mesajlar gönderdik, bu konu birçok ülke arasında önemli bir tartışma konusu” diye konuştu. 

    Biden yönetimi Kremlin’in Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta ihtiyaç duyduğu silahlar için İran ve Kuzey Kore’ye bağımlı hale geldiğini öne sürüyor. Bu iddialarını istihbarat raporları ile kanıtlamaya çalışıyor. 

    Rusya, Kuzey Kore’den balistik füzeler satın aldı ve Ukrayna’ya karşı kullandı. Ukraynalı yetkililer ise, Rus güçleri tarafından konuşlandırılan Kuzey Kore füzelerinin sık sık hedefi ıskaladığını öne sürüyor. 

    Beyaz Saray’a göre Rusya İran’dan yüzlerce tek yönlü (kamikaze) saldırı insansız hava aracı ve insansız hava aracı üretimiyle ilgili ekipman aldı. 

    Ayrıca Biden yönetimi, Tahran’ı, Moskova’nın doğusunda bir insansız hava aracı üretim tesisi kurmak için Rusya’ya malzeme sağlamakla da suçladı.

    İran önce Rusya’ya insansız hava aracı tedarik ettiğini reddetti. Daha sonra Rusya’nın Ukrayna işgali başlamadan kısa bir süre önce az sayıda sattığını kabul etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kanada, Türkiye’ye yönelik silah ihracatı kısıtlamalarını kaldırdı

    Kanada, Türkiye’ye yönelik silah ihracatı kısıtlamalarını kaldırdı


    Türkiye’nin özellikle insansız hava araçlarında kullandığı optik ekipman temin ettiği Kanada, yaptığı açıklamada her ihracatın ayrı değerlendirmeye tabi olacağını belirtti.

    REKLAM

    Türkiye’nin İsveç’in NATO üyelik onay sürecini tamamlamasının ardından Kanada, 2020 yılından beri Ankara’ya uyguladığı silah ihracatı kısıtlamasını kaldırdı. Ancak Türkiye her silah alımında  söz konusu ürünün yeniden ihracını veya Ukrayna hariç NATO üyesi olmayan bir ülkeye transfer edilip edilmeyeceğini bildirmek durumunda kalacak. 

    Kanada, Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarına yönelik 27 Eylül 2020’de başlatılan ve 44 gün süren İkinci Dağlık Karabağ Savaşı’nda Bakü’nün yanında yer almasından dolayı Türkiye’ye silah ambargosu uygulamaya başladı. 

    Taraflar, İsveç’in NATO üyelik onay sürecinde ocak ayında bir görüşme yaparak anlaştı. Buna göre Türkiye’nin İsveç’e yeşil ışık yakmasının ardından Kanada hükümeti ambargoyu kaldıracaktı. 

    Geçen hafta Türkiye’nin İsveç’in NATO onay sürecini tamamlamasının ardından Kanada hükümeti de bir açıklama yaparak, Türkiye’ye satış yapmak isteyen savunma sanayi firmalarına yönelik uygulanan ihracat kısıtlamalarını kaldırdığını duyurdu.

    Türkiye’nin özellikle insansız hava araçlarında kullandığı optik ekipman temin ettiği Kanada, yaptığı açıklamada her ihracatın ayrı değerlendirmeye tabi olacağını belirtti. 

    Buna göre Türkiye, Kanada’dan temin ettiği her ürünün yeniden ihraç edip etmeyeceğini veya NATO üyesi olmayan bir ülkeye transfer edilip edilmeyeceğini bildirecek. Ankara’nın üçüncü bir ülkeye yeniden ihraç durumunda işlemi hangi formda yapacağını da aktarmak durumunda olacağı kaydedildi. 

    Kararın ardından Kanada Ermeni Ulusal Komitesi, bir açıklama yaparak Kanada’nın uyguladığı silah ambargosunu kaldırma yönündeki son adımı kınadıklarını duyurdu.

    İsveç’in NATO üyelik onayı

    Rusya’nın Ukrayna işgalinin ardından NATO üyeliğine başvuran İsveç uzun süre Türkiye engeline takıldı. Türkiye ile ABD arasında yürütülen müzakerelerin ardından ABD yönetimi ile Ankara üyelik onayı ile F-16 satışını eş zamanlı olarak onayladı. 

    Bu görüşmelerde Kanada’nın Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosu da gündeme gelmiş ve onayın ardından kalkacağı belirtilmişti.  

    İsveç’in NATO üyeliğini onaylamayan Macaristan’ın da yakın zamanda süreci bitirmesi bekleniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Finlandiya, 2019’dan bu yana Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosunu kaldırdı

    Finlandiya, 2019’dan bu yana Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosunu kaldırdı


    Finlandiya Savunma Bakanlığı, 2019 yılından bu yana yürürlükte olan “Türkiye’ye askeri teçhizat ihracatı ambargosunu” kaldırıldığını ve satış için lisans verildiğini duyurdu.

    Silah satış izni, Türkiye’nin Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine onay vermesi için öne sürdüğü şartlardan biriydi. 

    İsveç söz konusu adımı eylül ayı sonunda atmıştı.

    Türkiye’nin 2019 yılı ekim ayında Suriye’de Kürt YPG güçlerinin kontrolü altındaki bölgelere yönelik sınır ötesi operasyon düzenlemesi sonrası, bazı AB ülkeleri Ankara’ya silah ambargo uygulamaya başlamıştı. 

    Savunma Bakanlığı Danışmanı Riikka Pitkanen, AFP’ye yaptığı açıklamada, zırhlı çeliğin bir Türk şirketine satılması için ihracat lisansının salı günü verildiğini söyledi.

    Yetkili, “Ekim 2019’dan bu yana Türkiye’ye hiçbir ticari ihracat lisansı verilmemişti.” ifadesini kullandı. 

    Helsinki’nin adımı, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımı konusunda Ankara ile yürütülen müzakerelerin, Stockholm’de aşırı sağcı bir siyasetçinin Kuran-ı Kerim yakması dahil Türkiye karşıtı protestoların ardından müzakerelerin çıkmaza girdiği bir dönemde geldi.

    Ambargonun kaldırılarak ihracatın yeniden başlatılması, üç ülke arasında geçen haziran ayında imzalanan mutabakat zaptında yer alıyor.

    Bu arada Savunma Bakanının kararı, Başbakan Sanna Marin liderliğindeki koalisyon hükümetinde yer alan siyasi partilerden birinin eleştirisine neden oldu. 

    Sol İttifak lideri Li Andersson, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Sol İttifak, savaş halindeki ya da insan haklarını ihlal eden ülkelere savunma teçhizatı ihracatını desteklemiyor. Finlandiya’nın, Türkiye’ye zırhlı çelik ihracatına izin vermemesi gerektiği kanaatindeyiz. Savunma Bakanı Mikko Savola, koruyucu çelik için Türkiye’ye ihracat lisansı verilmesine kendisi verdi. Ruhsat, Savunma Bakanı tarafından verildi ve konu hükümet içinde tartışılmadı.” ifadelerini kullandı. 

    İsveç ve Finlandiya’nın 30 üyeli NATO’ya katılımı tüm ülkelerce onaylanmalı. 

    ABD’nin ardından Atlantik İttifakı içindeki en güçlü ikinci orduya sahip Ankara, yeni üyelerin katılımını fiilen veto yetkisine sahip. 

    Bu arada diğer 28 üye ülke onaylamış olsa da Türkiye ile Macaristan henüz onay vermiş değil.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rus petrolüne tavan fiyat uygulanması ne anlama geliyor?

    Rus petrolüne tavan fiyat uygulanması ne anlama geliyor?


    Batılı hükümetler, Moskova’nın bütçesi, ordusu ve Ukrayna işgaline mali katkı sağlayan fosil yakıt gelirlerini sınırlamak amacıyla Rus petrol ihracatına tavan fiyat sınırlaması getirdi. 

    Sınırlamanın pazartesi günü, Avrupa Birliği’nin deniz yoluyla sevk edilen ham petrole yaptırım uygulayacağı gün (eşzamanlı olarak) yürürlüğe girecek. . 

    AB, Rus petrolüne varil başına 60 dolarlık bir eşik üzerinde anlaştı. 

    Önlemden ötürü arz kaybına ilişkin endişeler, yavaşlayan küresel ekonomi nedeniyle azalan talebe ilişkin endişelerle rekabet ettiğinden, söz konusu yaptırımların petrol fiyatı üzerinde belirsiz etkisi olabilir.

    İşte tavan fiyat, AB ambargosu ve bunların tüketiciler ve küresel ekonomi için ne anlama gelebileceği hakkında bilinmesi gerekenler:

    Tavan fiyat nedir ve nasıl işleyecek?

    ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, G7 üyesi diğer müttefik ülkelere, Rus petrolünün küresel ekonomiye akışının sürdüğü bir ortamda, Moskova’nın kazancını sınırlamanın yolu olarak tavan fiyat uygulamasını önerdi. 

    Amaç: Bir yandan Rus petrolünün küresel piyasadan hızlı çekilmesi halinde petrol fiyatlarının keskin şekilde yükselmesini önlerken diğer yandan Moskova’nın mali durumuna, yani cebine zarar vermek.

    Batılı sigorta ve deniz sevkiyatı şirketleri, Rus ham petrolünü ancak petrolün tavan fiyat ya da bu fiyatın altında olması halinde taşıyabilecek. Uluslararası sigortacıların büyük çoğunluğu AB ya da İngiltere merkezli olduğu için de üst sınıra uymaları gerekecek.

    Petrolün küresel ekonomiye akışı nasıl devam eder?

    AB ve İngiltere’nin daha önceki yaptırım paketlerinde uyguladığı sigorta yasağının genel olarak uygulanması, Rus ham petrolünün çok büyük oranda piyasadan çekilmesine ve petrol fiyatlarının yükselmesine yol açabilir. Bu durumda Batı ekonomileri zarar görür, Rusya ambargoya rağmen sevk edebildiği petrolden daha fazla kazanç elde eder.

    Dünyanın 2 numaralı petrol üreticisi konumundaki Rusya, Batılı müşterilerin AB’nin getirdiği yasaklardan önce bile kendisinden uzaklaşmasıyla birlikte arzının büyük kısmını indirimli fiyatlarla Hindistan, Çin ve diğer Asya ülkelerine yönlendirdi.

    Farklı tavan fiyat seviyelerinin nasıl bir etkisi olur?

    Brüksel merkezli Bruegel düşünce kuruluşundan enerji politikaları uzmanı Simone Tagliapietra, 60 dolarlık bir üst sınırın Rusya’nın mali durumu üzerinde ağır bir (darbe) etkisinin olmayacağı görüşünde. 

    Tagliapietra, bunun “neredeyse hissedilmeyeceğini”, zira Rus petrolünün zaten (daha önceki) satıldığı marja yakın olacağını dile getirdi. 

    Rus Ural petrolü, uluslararası gösterge Brent’e göre ciddi bir indirimle satılıyor ve Covid-19 salgıı nedeniyle Çin’den gelen talebin azalacağı endişesiyle bu hafta 60 doların altına kadar geriledi.

    “İlk bakışta, üst sınır tatmin edici bir rakam değil” diyen Tagliapietra, bununla birlikte petrol fiyatlarının aniden yükselmesi ve üst sınırın zorlaması halinde Kremlin’in karını önleyeceği değerlendirmesinde bulunuyor. 

    “Rusya lideri Vladimir Putin üzerindeki baskıyı arttırmak istiyorsak, üst sınır zaman içinde (daha da) aşağı çekilebilir.” diyen Tagliapietra, “Sorun şu ki, Putin’in petrolden elde ettiği kara darbe vuracak bir önlem için aylardır bekliyoruz.” sözleriyle hükümetlerin ağır davranmasına eleştirisini dile getiriyor. 

    Varil başına 50 dolar gibi düşük bir tavan, Rusya’nın kazancını azaltacak ve devlet bütçesini dengelemesini imkansız hale getirecektir ki Moskova’nın bunu yapmak için varil başına 60 ila 70 dolara ihtiyaç duyduğuna inanılıyor. Bu durum “mali başa baş noktası” (Mali başa baş petrol fiyatı (FBOP), petrol ihraç eden bir ülkenin bütçesini dengelemek için gerekli olan petrol fiyatıdır) olarak adlandırılıyor. 

    Ancak 50 dolarlık bir üst sınır yine de Rusya’nın varil başına 30 ila 40 dolar arasındaki üretim maliyetinin üzerinde olacak ve Moskova’ya, yeniden başlatılması zor olabilecek kuyuları kapatmak zorunda kalmamak için petrol satmaya devam etme teşviki sağlayacaktır. 

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Polonya’nın 30 dolarlık bir üst sınıra övgüde bulundu. Washington merkezli Uluslararası Finans Enstitüsü baş ekonomisti Robin Brooks, geçen hafta attığı bir tweet’te 30 dolarlık bir üst sınırın “Rusya’ya hak ettiği mali krizi yaşatacağını” dile getirmişti.

    Berlin merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nden yaptırım uzmanı Maria Shagina da, üst sınırın nerede belirleneceği konusundaki tartışmanın, hangi hedefin izleneceği konusundaki anlaşmazlığı vurguladığını söylüyor: 

    “Rusya’nın bütçesine darbe vurmak ya da enflasyonu kontrol altına almak; ABD, fiyat artışlarını kontrol altına almaktan yana.” 

    Son tarih olarak gösterilen pazartesi gününe az bir süre kala, “Bu anlaşmazlığı daha uzun süre çözümlemek (üzerinde tartışmak) için fazla zaman yok.” diyen Shagina, “60 dolar hiç anlaşmamaktan daha iyi. Elbette daha sonra piyasadaki koşulları yansıtacak şekilde revize edebilirler ve sıkılaştırabilirler.” görüşünü dile getiriyor. 

    Peki ya Rusya ve diğer ülkeler tavan fiyatına uymazsa?

    Rusya daha önce yaptığı açıklamalarda tavan fiyat uygulamasına uymayacağı ve uyan ülkelere sevkiyatı durduracağı uyarısında bulunmuştu. 

    Rusya, petrol satış fiyatının üzerinde olması halinde sınırı görmezden gelebilir. Daha düşük bir üst sınır Moskova’nın, yaptırımları aşarak keskin bir şekilde yükselen küresel petrol fiyatından kar elde etme umuduyla sevkiyatları durdurup misilleme yapmasına neden olabilir.

    Çin ve Hindistan’daki alıcılar sınıra uymayabilir. Keza Rusya veya Çin, ABD, İngiltere ve Avrupa tarafından yasaklanan şirketlerin yerine kendi sigorta sağlayıcılarını kurmaya çalışabilir.

    Rusya ayrıca Venezuela ve İran gibi ‘sahibi belli olmayan karanlık filo’ tankerleri kullanarak kayıt dışı petrol satma yoluna gidebilir. 

    Petrol bir gemiden diğerine aktarılabilir ya da kaynağını gizlemek için benzer kalitede petrolle karıştırılabilir.

    Shagina, bu koşulların Rusya’nın kısıtlamalar çerçevesinde petrol satmasını “daha maliyetli, zaman alıcı ve külfetli” hale getireceğini belirtiyor. 

    Asya’ya petrol sevkiyatında daha uzun mesafeler söz konusu olduğundan dört kata kadar daha fazla tanker kapasitesine ihtiyaç duyulacaktır ve herkes Rus sigortası almayacaktır.

    “Bu karanlık filodan yararlanmanız gerekiyor ve bu sınırsız değil” diyen Shagina, “İran ve Venezuela bunu oldukça etkili bir şekilde kullanıyor, ancak aynı hedeflere yönelik rekabetle karşılaşabilirsiniz. Bu kedi-fare oyunu her zaman yaptırım mekanizmalarının doğasında vardır.” sözleriyle açık denizlerdeki diğer rakiplere dikkati çekiyor. 

    AB ambargosu?

    Rus üreticiler muhtemelen tüm petrollerini daha önce en büyük müşterileri konumundaki Avrupa’dan yeniden yönlendiremeyecek (satış rotasını değiştiremeyecek) ve bir kısmı muhtemelen en azından ilk etapta küresel pazarda kaybolacaktır.

    Commerzbank analistleri, AB ambargosu ve sınırlamanın birlikte “2023 başlarında petrol piyasasında gözle görülür bir sıkılaşmaya” yol açabileceğini belirtiyor ve Brent fiyatının gelecek haftalarda varil başına 95 dolara kadar tırmanmasını bekliyor. Cuma günü (2 Aralık) Brent 86,89 dolar seviyesindeydi.

    AP’nin analizine göre, AB ambargosunun en ciddi etkisi pazartesi günü değil, Avrupa’nın dizel yakıt gibi petrolden yapılan rafineri ürünlerine getirdiği ilave yasağın yürürlüğe gireceği 5 Şubat’ta görülebilir.

    Avrupa’da dizel yakıtla çalışan hala çok sayıda araç var. Yakıt aynı zamanda çok çeşitli malların tüketicilere ulaştırılması ve tarım makinelerinin çalıştırılması için kamyon taşımacılığında da kullanımda. 

    Dolayısıyla yüksek maliyetler ekonominin geneline yayılacaktır.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’ye ambargo uygulayan Kanada, Ukrayna’ya Bayraktar kameraları gönderecek

    Türkiye’ye ambargo uygulayan Kanada, Ukrayna’ya Bayraktar kameraları gönderecek


    Kanada yönetimi, Türkiye’ye satmadığı Bayraktar Silahlı İnsansız Hava Araçları’nda (SİHA) kullanılan kameraların Ukrayna’ya sağlanacak askeri ve mali yardım kapsamında gönderileceğini açıkladı.

    Türkiye’nin ürettiği Bayraktarların kamera ve motorlarını temin eden Kanada, Ermenistan Azerbaycan Savaşı’nda bu araçların kullanılmasından dolayı Türkiye’ye ihracat yasağı getirmişti.

    Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Kiev’e askeri ve mali yardımda bulunma kararı alan Ottawa yönetimi, Ukrayna’nın da satın aldığı Türk SİHA’larının kamera ihtiyaçlarının karşılanacağını açıkladı.

    Hükümetin Ukrayna’ya 50 milyon dolarlık yeni askeri ve insani yardım sağlayacağını duyuran Başbakan Justin Trudeau, bu miktarın bir kısmının Ukrayna’nın Bayraktar TB2 SİHA’ları için güvenlik kameraları satın almak için kullanılacağını ifade etti.

    Türkiye’de üretilen Bayraktar TB2 şu ana kadar Azerbaycan, Ukrayna ve Polonya gibi birçok ülkeye satıldı. 2019’dan beri Ukrayna’nın satın aldığı SİHA’lardan Kiev’in elinde 50 adet bulunuyor. Ukrayna’ya gidecek askeri yardımda bu kameralardan 30 ila 40 adet bulunması öngörülüyor. Fakat bu kameraların ne zaman üretileceği ve Ukrayna’ya teslim edileceği konuları netliğe kavuşmamış durumda.

    “Kanada çifte standart uyguluyor”

    Nisan 2021’de patlak veren Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki savaşta Bayraktar TB2’ler kullanılmış ve Azerbaycan’ın savaşı kazanmasında önemli rol oynamıştı. Kanada Dışişleri Bakanı Marc Garneau ise Azerbaycan’ın SİHA’ları kullanmasının “ne Kanada dış politikası ile ne de Türkiye’nin verdiği kullanım güvenceleri ile örtüştüğünü” ileri sürerek kameraların Türkiye’ye ihracatını durdurma kararı almıştı.

    Bir NATO müttefiki olan Türkiye, Kanada’nın kararına sert tepki göstermiş, ambargonun Türkiye ve SİHA müşterileri için ciddi sorunlara yol açabileceği konusunda uyarmıştı.

    Türk yetkililer, Ottawa’nın Suudi Arabistan’a askeri ihracata izin vermeye devam etmesi nedeniyle Kanada’yı çifte standart uygulamakla da suçlamıştı. İnsan hakları konusunda kötü bir sicile sahip olan Suudi Arabistan, 100 bin kişinin ölümüyle sonuçlanan Yemen’deki savaşta kilit rol oynadı.

    Kanada üretimi kameralar, Amerikalıların “terörist hedefleri” vurmada kullandıklarını belirttikleri Predator SİHA’larında da kullanıldı. Ancak Afganistan, Somali, Pakistan ve Yemen’deki bu insansız hava aracı saldırılarında 10 bin ila 20 bin sivilin öldüğü tahmin ediliyor.

    Kanada yardımı Ukrayna’ya ne zaman ulaşacak?

    Kanada ordusu, Ukrayna’ya 100 tanksavar silahı ve 2 bin mermi mühimmatının yanı sıra birlikler için daha fazla koruyucu yelek gönderecek.

    Buna ek olarak, hükümet kasklar, gaz maskeleri ve gece görüş gözlükleri dahil olmak üzere Kanada’nın ölümcül olmayan yardım için 25 milyon dolar sağlayacağını duyurdu. Ancak bu teçhizatların Kanada Kuvvetleri ekipman envanterinden gelmeyeceği, çeşitli şirketlerden ve tedarikçilerden satın alınacağı belirtildi. Uzmanlar bu nedenle satın alım ve tedarik konusunda gecikmelerin yaşanabileceğini ifade ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rus petrolüne ithalat ambargosu uygulanması ne anlama geliyor?

    Rus petrolüne ithalat ambargosu uygulanması ne anlama geliyor?


    Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin Rus petrolüne ambargo kararı, fiyatlardaki yukarı yönlü baskıyı daha da artırdı. Asya piyasalarında açılışta Brent tipi ham petrol yüzde 18 artarak varil başına 140 dolara yükseldi.

    Bu, Ukrayna işgalinden bu yana enerji piyasalarını alt üst eden ve dünyayı büyük bir enflasyon şokuna hazırlayan fiyat artışındaki gelişmelerin son halkası.

    Petrol fiyatları, Ukrayna savaşı nedeniyle 2008’den bu yana en yüksek seviyelerine çıkarken Washington, Venezuela ve İran gibi alternatif üreticilerle çözüm arayışına girdi.

    Dünyanın önde gelen şirketlerinden analistler, Rus petrolüne yönelik olası ambargonun etkileriyle ilgili şöyle değerlendirmede bulunuyor:

    S&P Global

    S&P Global bünyesinde faaliyet gösteren IHS Markit Direktörü Yardımcısı Victor Shum, “En büyük belirsizliklerden biri, Rusya ile Batı arasındaki ekonomik savaşın tırmanmasının petrol ve gaz akışını etkileyip etkilemeyeceği ya da nasıl etkileyeceğidir.” dedi.

    Ayrıca Shum, “NATO üyeleri halihazırda Rusya’nın ihraç ettiği günlük 7,5 milyon varil ham petrol ve rafine ürünlerin yarısından fazlasını satın alıyor. Stoklar ABD’de zaten düşük. Keza Avrupa ve Asya’da rekor düşük seviyelerde. Bu savaşın çok boyutlu olması beklenmedik kargaşaya ve sonuçlara yol açacaktır.” şeklinde konuştu.

    ANZ Banking Group

    Australia & New Zealand Banking Group Ltd’den kıdemli emtia stratejisti Daniel Hynes, “Hem boru hattıyla gönderilen ham petrol hem de deniz yoluyla taşınan kargolar olmak üzere günde yaklaşık 5 milyon varil petrol arzı yeni yaptırımlardan etkilenebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Potansiyel olarak bu yaptırımların olası etkisini zaten hissediyoruz ve bu nedenle bu tepki biraz sarsıntı olarak görülebilir.” diyen Hynes, bunun tüm enerji kompleksinde gerçekleştiğinin göz önüne alınması halinde, Avrupa’nın çok fazla seçeneğinin olmadığını ve petrol, gaz ve diğer yakıtlar için kısa vadede muhtemelen çok daha fazla ödeme yapacağını dile getirdi.

    JTD Energy Services

    “Jeopolitik gerilimler, belirsizlik ve endişenin artışıyla bu yükselişin zirvesini doğru bir şekilde ölçmek oldukça zor olacaktır.” diyen Singapur merkezli JTD Energy Services kurucusu John Driscoll, “2008-2009 mali krizi sırasında, Temmuz 2008’de talep imhası varil başına 150 dolar civarında başladı.” şeklinde konuştu. Driscoll, “Ancak, bu artış arz odaklı ve biz sorunu çözmeden fiyatları bu seviyenin de üzerine çıkarabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Vanda Insights

    Singapur merkezli Vanda Insights’ın kurucusu Vandana Hari, Rus petrol ithalatına yönelik ambargonun enerji piyasalarını dünyanın en kötü kaosuna itebileceğini söyledi. “Hiçbir şey tam olarak fiyatlandırılmaz çünkü bu savaşta tüm bahisler kapalı” benzetmesinde bulunan Hari, “ABD buna devam etse bile Avrupa Birliği’nin Rusya’dan petrol ithalatını yasaklamayı kabul ettiğini görmek zor, çünkü Moskova misilleme yaparsa Avrupa’da ‘ışıklar söner.” ifadelerini kullandı.

    Citigroup

    Citigroup Inc. analistleri, bankanın emtialar için üç aylık görünümünde, Rus ham petrol ve mazotu ihracatının şimdiden durdurulduğunu belirtiyor. Dünyanın en büyük şirketlerinden olan Citigroup analistleri, konuya üç aşamada yaklaşıyor; İlk ve temel olgu, Rus üretiminde günde 500 bin varillik bir düşüş ve ambargoyu uygulayanların 60 milyon varil rezerv kullanması. İkincisi, fiyatlardaki sürekli artış halinde 2022 yılı sonuna kadar Rusya’nın üretiminin günlük 2 milyon varil düşmesi ve ABD ile diğer ülkelerde 120 milyon rezerv kullanılması. Citi’nin üçüncü aşama analizinde, Moskova’nın ham petrolünü sadece Çin’e göndermesi.

    Bloomberg’in haberine göre, Rusya-Ukrayna krizi aynı zamanda boru hatlarına ve limanlara zarar verilmesi, daha yüksek tanker oranları, ihracat anlaşmazlıkları ve siber saldırılar da dahil olmak üzere birden fazla kesinti riskinin yüksek olasılık olduğu anlamına da geliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***