Etiket: altın

  • Türkiye Büyükçekmece Adliyesi’ndeki Soygunu Konuşuyor! Şüphelinin Annesinden Şok Sözler

    Türkiye Büyükçekmece Adliyesi’ndeki Soygunu Konuşuyor! Şüphelinin Annesinden Şok Sözler


    Şaşkına çeviren olay, Büyükçekmece Adliyesi’ndeki adli emanet bürosunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı emanet bürosunda görevli hizmetli memur Erdal Timurtaş’ın uzun süredir işe gelmediği tespit edildi. Bunun üzerine savcılık, şüphe üzerine anahtarları emanet memuru Kemal D.’de bulunan kasaları açtırdı.

    25 KİLO ALTIN, 50 KİLO GÜMÜŞÜ ALIP SIRRA KADEM BASTI

    Açılan kasaların tamamen boş olduğu belirlendi. İlk tespitlere göre yaklaşık 25 kilogram altın ve 50 kilogram gümüşün çalındığı ortaya çıktı. Savcılık durumun tespit edilmesinin ardından emniyet ekipleriyle irtibata geçerek Erdal Timurtaş ve Kemal D. hakkında gözaltı talimatı verdi. Yapılan araştırmada, Timurtaş’ın eşi ve çocuklarıyla 19 Kasım 2025’te saat 08.22’de Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan İngiltere’ye uçtuğu belirlendi. Şüpheli Kemal D. ise gözaltına alındı.

    ANNESİ İLK KEZ KONUŞTU

    Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kırmızı bültenle arama talep edilen Erdal Timurtaş’ın annesi Türkan Timurtaş, oğlunun suçsuz olduğunu söyleyerek, “Oğlum adliyeye temizlik görevlisi olarak girdi, personeldi. Bu adliyenin memuru, polisi, savcısı, başsavcısı araştırsın; temizlik görevlisiydi. Bu anahtar onda ne arıyor. Oğlumu kim harcadı, kim başını yaktı.

    Bunu kendi başına yapabilecek birisi değil. Kim yaptı bunu, temize çıkarın. Bizim haberimiz yoktu, polis kapımıza gelince öğrendik. Bunu iki çocukla gönderdiler, işsiz güçsüz. Orada ne yapacak, ne edecek. Bunu başını yaktılar, maşa olarak kullandılar.

    Türkiye Büyükçekmece Adliyesi'ndeki Soygunu Konuşuyor! Şüphelinin Annesinden Şok Sözler - Resim : 2

    BİZE “TATİLDEYİM” DEDİ

    Temizlik görevlisi, bu çöpü atarken bunu çekiyorlar. Yüz kilo eşyayı siz kaç seferde taşıyabileceksiniz. Bize ‘tatildeyim’ dedi. İngiltere’ye gittiğini sizden öğrendik. Kredi ile ev almıştı, kendisine göre arabası da vardı. Maddi sıkıntısı yoktu. Oğlumu maşa olarak kullandılar. Kime sorarsanız sorun sigara içmez, alkol kullanmaz. Benim oğlumu kim kullandıysa, bu işi kim yaptırdıysa Allah belasını versin.

    Anahtar temizlik görevlisine verilir mi? Birisi onu yönlendirdi, maşası olarak kullandı. Bunu işsiz güçsüz oralara gönderdiler, yarında bırakacaklar. Bende şikayetçiyim, oğlumun başını yaktılar. Kasanın anahtarını niye veriyorlar” dedi. Oğluna da seslenen Türkan Timurtaş, “Sana bunu kim yaptırdıysa ortaya çıkart, seni harcadılar” dedi.

    ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

    Öte yandan adliyedeki soygunla ilgili gözaltına alınan şüphelilerden Kemal D., emniyetteki işlemlerinin ardından Büyükçekmece Adliyesine sevk edildi.

    Kaynak: DHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kaçakçılar Hükümeti Canından Bezdirdi: İhbar Edene Dev Ödül

    Kaçakçılar Hükümeti Canından Bezdirdi: İhbar Edene Dev Ödül


    Gana hükümeti, yasa dışı altın ticaretine karşı mücadelede yeni bir döneme girdi. Afrika’nın en büyük altın üreticilerinden biri olan ülkede, altın kaçakçılığını ihbar eden vatandaşlara büyük ödül verilecek. İhbar sonucunda ele geçirilen altının değerinin yüzde 10’u nakit olarak bildirene ödenecek.

    Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama, bu uygulamayı Gana Altın Kurulu Görev Gücü’nün tanıtım toplantısında açıkladı. Mahama, yasa dışı altın ticareti ve kara borsa faaliyetlerinin ancak halkın desteğiyle durdurulabileceğini söyledi. Halkı ülkenin yer altı kaynaklarını korumaya çağırdı.

    YÜZDE 10’U ÖDÜL OLARAK VERİLECEK

    Mahama, “Eğer yasa dışı bir altın işlemini ihbar eder ve bu sayede altın ya da para ele geçirilirse, bunun yüzde 10’unu ödül olarak alacaksınız,” diyerek vatandaşlara doğrudan seslendi. Altın kaçakçılığının ülke ekonomisine zarar verdiğini belirten Mahama, artık bu duruma bir son verilmesi gerektiğini vurguladı.

    Yeni oluşturulan görev gücünün, altın sektöründe yasal denetimi güçlendireceğini ifade eden Mahama, bu yapılanmanın yasal sürecin etkin işlemesinde kilit rol oynayacağını dile getirdi. Görev gücü aynı zamanda yolsuzlukla mücadele sorumluluğu da üstlenecek.

    Kaçakçılar Hükümeti Canından Bezdirdi: İhbar Edene Dev Ödül - Resim : 2

    Cumhurbaşkanı, bu süreçte yolsuzluğa karışan kamu görevlilerinin cezalandırılacağını belirterek, bu kişilerin görevden alınacağını, yargılanacağını ve tüm haklarının iptal edileceğini söyledi. Bu adımların halkın güvenini yeniden inşa edeceğini umduklarını kaydetti.

    Ulusal basında yer alan bilgilere göre, bu girişimin temelinde altın sektöründe artan kayıt dışı ticaret ve kamu bütçesindeki milyarlarca dolarlık kayıp yer alıyor. Son denetimlerde, Gana’nın resmi ihracat rakamları ile dış ticaret verileri arasında 229 metrik tonluk fark tespit edildi. Bu farkın son beş yılda 11,4 milyar dolarlık gelir kaybına yol açtığı ifade edildi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Şaşkına Çeviren Olay: Dağda Gezerken Altın ve Para Dolu Gizemli Kutu Buldular! Paralar Başka Ülkeye Ait Çıktı…

    Şaşkına Çeviren Olay: Dağda Gezerken Altın ve Para Dolu Gizemli Kutu Buldular! Paralar Başka Ülkeye Ait Çıktı…


    Çekya’nın doğusundaki Krkonoše Dağları’nda yürüyüş yapan iki kişi, kayalık bir yamaçta dikkat çekici bir buluntuya rastladı. Yüzeyi dışarı taşmış alüminyum bir kutunun içinde, altın bilezikler, puro kutuları, makyaj aynaları ve yüzlerce eski madeni para yer alıyordu. Şaşkına dönen yürüyüşçüler, kutuyu Doğu Bohemya Müzesi’ne teslim etti.

    PARALAR ÇEKYA’YA AİT DEĞİL

    Müze yetkilileri, kutunun içeriğini incelemeye aldı. Arkeoloji Bölümü Başkanı Miroslav Novak, bulunan hiçbir paranın Çekya’ya ait olmadığını belirtti. Bu da definenin yerel değil, uluslararası bir geçmişi olabileceği ihtimalini doğuruyor.

    KUTU KİME AİT?

    Koleksiyondaki en yeni paranın 1921 tarihli olması ise uzmanları şaşırttı. Müze araştırmacılarına göre, bu hazine II. Dünya Savaşı öncesinde bölgeden kaçan Yahudi veya Çek vatandaşlara ait olabilir. Alternatif bir teori ise 1945’teki Alman göçü sırasında saklanmış olması yönünde.

    Bu keşif, yakın dönemde İngiltere’deki Sutton Hoo’da bulunan Bizans dönemine ait bir kovanın uyandırdığı heyecanı hatırlattı. Antakya’dan İngiltere’ye kadar ulaştığı düşünülen o parça gibi, Çekya’da bulunan bu hazine de tarihsel olduğu kadar kültürel bağlantılar açısından da büyük bir gizemi barındırıyor.

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Acının Üzerine Soygun! Böyle Vicdansızlık Görülmedi: Enkazdan Çıkan Altınları Polis Zimmetine Geçirdi

    Acının Üzerine Soygun! Böyle Vicdansızlık Görülmedi: Enkazdan Çıkan Altınları Polis Zimmetine Geçirdi


    6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan Adana’nın Çukurova ilçesindeki İhsan Bayram Sitesi C Blok’ta 82 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi yaralandı. Yıkımın ardından enkazdan çıkan altınlar, resmi işlemle 100. Yıl Şehit Rüstü Bayram Polis Merkezi’ne teslim edildi. Ancak bu teslimat, daha sonra büyük bir güven skandalına dönüştü.

    POLİS TESLİM ETTİ, SONRA GERİ ALDI

    İddiaya göre, altınların teslim sürecinde görevli polis memuru E.C. (30), güvenlik kamerası önünde ve tutanakla mağdurlara teslim ettiği altınları bir süre sonra yeniden geri topladı. Gerekçe olarak ise “Eksik altınlar tespit ettik, savcının incelemesi gerekiyor” şeklinde beyanda bulundu. E.C., bazı mağdurların evine bizzat polis aracıyla giderek altınları geri aldı.

    Altınları daha önce bozdurduğunu belirten Orhan Boncukluğu’na ise “Tanıdığım bir kuyumcu var, orada yeniden aynı altınları yaptır, bana öyle teslim et” dediği ileri sürüldü. Boncukluğu, bu talebi yerine getirip altınları yeniden yaptırarak E.C.’ye teslim etti.

    AİLELER ŞÜPHELENDİ

    Zaman geçmesine rağmen altınlar ailelere geri verilmedi. E.C.’nin çelişkili açıklamalar yapması üzerine, mağdurlar durumu aynı binada yakınlarını kaybeden Avukat Nazan Akça Subaşı’na iletti. Avukat Subaşı, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu ancak dönemin savcısı takipsizlik kararı verdi. Bu karar Sulh Ceza Mahkemesi’ne taşındı ve mahkeme, soruşturmanın yeniden açılmasına hükmetti.

    İSTİFA ETTİ

    Olayın büyümesiyle birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu, dosyaya müfettiş atadı. Bu süreçte E.C., görevinden istifa etti. Ancak Teftiş Kurulu, E.C. hakkında iki ayrı kez “devlet memurluğundan çıkarma” cezası verdi.

    Hakkında zimmet, görevi kötüye kullanma, irtikap, rüşvet, denetim ihlali gibi suçlardan iddianame düzenlenen eski polis memuru E.C., önümüzdeki günlerde ağır ceza mahkemesinde hakim karşısına çıkacak.

    ‘BİR DAHA GÖRMEDİK’

    Oğlu, hamile gelini ve torununu aynı anda toprağa veren Osman Özgen yaşadıklarını şöyle anlattı:

    “Biz Kayseri’ye cenazeye gitmiştik. Eşim, evdeki altınları oğlumun evine bırakmıştı. Deprem olduğunda üç canımızı kaybettik. Henüz yasımızı tutarken enkazdan altınların çıktığı haberini aldık. Gidip karakola başvurduk, bize sadece 2 bilezik teslim edildi. Ancak eve döndükten sonra bir polis gelip ‘Bu altınlar sizin değil, tutanağı yeniden düzenleyeceğiz’ diyerek altınları geri aldı. Yaklaşık 200 bin liralık altındı. Bir daha da göremedik.”

    Acının Üzerine Soygun! Böyle Vicdansızlık Görülmedi: Enkazdan Çıkan Altınları Polis Zimmetine Geçirdi - Resim : 2

    ‘MAĞDUR ETMEMİŞ’

    Meslekten ihraç edilen E.C.’nin ise savcılığa verdiği ifadesinde kimseyi mağdur etmediğini, altınları teslim ederken karışıklık yaptığını, bu sebeple birçok kişinin altınını gidip yeniden evlerinden aldığını söylediği öğrenildi.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul Havalimanı VIP Salonunda Altın Vurgunu! ‘Arkasından Çok Önemli İsimler Çıkacak’

    İstanbul Havalimanı VIP Salonunda Altın Vurgunu! ‘Arkasından Çok Önemli İsimler Çıkacak’


    Geçen sene Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın işlenmemiş altın ithalatına aylık 12 ton kota şart koşmasıyla Dubai’den altın kaçakçılığı başladı. Dubai’de altının kilosu 80 bin iken, Türkiye’de 85-88 bin dolar olması da bu vurgunu tetikledi. İstanbul Havalimanı VIP salonunda bile eylül ayında tek seferde en az 300 bin dolar rant getiren 60 kilo altın ele geçirildi.

    ‘DEVLET PEŞİNE DÜŞERSE BÜYÜK SKANDAL ORTAYA ÇIKAR’

    Sözcü’den Emin Özgönül’e konuşan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, olayla ilgili araştırmalarını paylaştı:

    “VIP salonunu kullanma hakkına sahip kişilerden kimler kaç kez geçen yıl ağustos ayından bu yana Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) ve Dubai’ye gitmiş, giderken çanta ve valizleri kaç kiloymuş dönüşte kaç kilo olmuş. Bu bilgiler, uçak şirketleri ve havaalanı kayıtlarından bulunur. Devlet birimleri bu işin peşine düşerse büyük bir skandal ve önemli isimler ortaya çıkar.”

    İstanbul Havalimanı VIP Salonunda Altın Vurgunu! 'Arkasından Çok Önemli İsimler Çıkacak' - Resim : 2

    VIP SALON ÖZELLİKLE BUNUN İÇİN Mİ KULLANILIYOR?

    İstanbul Havalimanı VIP salonundaki 60 kiloluk altın olayının perde arkasından da önemli bağlantılar çıktı. VIP salonunun, altına kota konulması kararının ardından BAE’den yapılan altın kaçakçılığı için kullanıldığı öne sürülüyor. Bu konudaki bir olay 20 Eylül’de yaşandı. Eski Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı ve bir eski AKP milletvekilinin yanında VIP salonuna gelen eski özel kalem müdürünün valizlerinde 176 milyon lira değerinde 60 kilo altın bulundu.

    Kaynak: Sözcü

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Altın Tozlu Türk Kahvesi İçen Dilan Polat: Cezaevindeki Çok Farklıydı

    Altın Tozlu Türk Kahvesi İçen Dilan Polat: Cezaevindeki Çok Farklıydı


    Kara para aklama ve vergi kaçırmakla suçlanan, 10 ay hapis yattıktan sonra tedavi olan Dilan Polat, cezaevindeki süreçlere ilişkin takipçileriyle ‘dertleşmeye’ devam ederken, ilginç ifadelere imza attı.

    3 ayrı suçtan toplam 20’şer yıldan 40’ar yıla kadar hapis talebiyle yargılanan Dilan ve Engin Polat’ın tutuksuz yargılanmalarına karar verilirken, Dilan Polat, sosyal medya fenomenliğine de geri döndü. Art arda paylaşımlarda bulunan Polat, bu kez cezaevindeki kahve deneyimini anlattı.

    Polat, konuya ilişkin konuşurken, “Cezaevindeki kahve çok farklıydı. Türk kahvesi yoktu. Bardağın içine toz döküyorsun, üstüne su döküyorsun, karıştırıyorsun, kahve oluyor” ifadelerini kullandı.

    ALTIN TOZLU KAHVE İLE GÜNDEME GELMİŞTİ

    Dilan Polat, cezaevine girmeden önce altın tozlu kahve içmesiyle gündeme gelmişti.

    Polat, açıklamasında, “Bu kahve aslında hiçbir işe yaramıyor. Gıcık olduğum insanlar için içiyorum. Sırf birilerini rahatsız etmek için yapıyorum. Nusret’e gittiğimde içtim ilk kez bu kahveyi. Daha sonra altın tozu yapraklarından bana verdiler. Sabah kahvenin içine atıp paylaştım. Sosyal medyada gündem oldu. Bittikçe yenisini aldım. Bunu yapmasalardı içmeyecektim çünkü zaten bit tadı yok. Tanımadık insanları niye gıcık ediyorum bilmiyorum, kendimi de anlamıyorum bazen” demişti.

    Polat, kara para aklama iddialarının ortaya atılmasıyla birlikte, içtiği kahvedeki altın tozunun sahte olduğunu savunmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sahte Altınla Dolandırıcılık: 4 Kişi Tutuklandı

    Sahte Altınla Dolandırıcılık: 4 Kişi Tutuklandı


    Bolu’da faaliyet gösteren kuyumcu, iş yerine gelen kişinin getirdiği altınları 80 bin liraya satın aldı. Kuyumcu, daha sonra detaylı incelediği altınların sahte olduğunu belirleyerek polise ihbarda bulundu. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Hırsızlık ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri, sahte altını bozduran şüphelinin F.E. olduğunu tespit etti.

    Şüphelinin içinde olduğu aracı Anadolu Otoyolu’nda durduran ekipler araç içinde bulunan F.E, M.B.E, Ö.E. ve İ.H.B’yi gözaltına aldı. Araçta yapılan aramalarda yaklaşık 100 bin lira ile sahte olduğu değerlendirilen altın zincir, bileklik, yarım ve tam altınlar ele geçirildi.

    Şanlıurfa’dan Bolu’ya geldikleri öğrenilen şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. 4 şüpheli, çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklandı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Paris 2024’te Serkan Yıldırım’ın Altın Madalyası Geri Alındı

    Paris 2024’te Serkan Yıldırım’ın Altın Madalyası Geri Alındı


    Türkiye Milli Paralimpik Komitesi (TMPK), Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda altın madalya kazanan milli atlet Serkan Yıldırım’ın madalyasının, Uluslararası Paralimpik Komitesinin (IPC) itirazı sonucu üst mahkemenin verdiği kararla geri alındığını duyurdu.

    TMPK’den yapılan “Serkan’a yargı freni” başlıklı açıklamada, şu ifadelere yer verildi.

    “Türkiye Milli Paralimpik Komitesi, Almanya yasalarına tabi olan IPC’ye karşı Alman mahkemesinde açtığı davadan Serkan Yıldırım’ın Paris 2024’te yarıştırılması yönünde karar çıkartmış ve sporcumuz 100 metrede şampiyon olmayı başarmıştı. Ancak IPC bu kararı bir üst mahkemeye taşıdı ve oradan Serkan Yıldırım için ‘Yarışmaya uygun değil’ yönünde karar çıkarttı. Şampiyon atletimiz, bu nedenle 400 metre yarışının listelerinden çıkarıldı. Ayrıca yasal sürecin bir parçası olarak 100 metre madalyası alındı.”

    Sporcunun hukuk mücadelesinde sonuna kadar yanında olunacağının vurgulandığı açıklamada, “Sporcumuzun haziran ayından beri verdiği hukuk mücadelesine devam edeceğiz ve pistte kazanılan başarıların yargıda kaybedilmemesi için Serkan Yıldırım’ın yanında olacağız. 100 metre madalyasını geri almak için yasal haklarımızı kullanıyoruz ve sporcumuzun hakkını sonuna kadar arayacağız” denildi.

    TMPK, Dünya Para Atletizm Federasyonunun sınıflandırma durumunu inceleme altına alması kararına, Alman mahkemesinde itiraz ederek Yıldırım’a Paris 2024’te mücadele etme hakkını kazandırmıştı. Milli sporcu, erkekler 100 metre T12 sınıfında altın madalya almıştı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Anagold’da İşten Çıkarılan İşçilerden Eylem: Topraklarımızı, Canlarımızı, Hayallerimizi Çaldınız

    Anagold’da İşten Çıkarılan İşçilerden Eylem: Topraklarımızı, Canlarımızı, Hayallerimizi Çaldınız


    Erzincan İliç’te şubat ayında dokuz işçiye mezar olan Anagold altın madeni ocağında işten çıkarılan 187 işçi ve aileleri maden önünde eylem yaptı. Nizamiye kapısına yürümek isteyen işçi aileleri, “Önce topraklarımızı, sonra canlarımızı, en sonunda hayallerimizi çaldınız”, “Siyanürsüz topraklarımızı geri ver” yazan dövizler taşıyarak “Maden, toprakları terk et” sloganları attı.

    Dokuz madencinin liç kayması sonucu hayatını kaybettiği Erzincan İliç’teki altın madeninin işletmecisi Anagold Madencilik’in işten çıkardığı işçiler ve aileleri bugün eylem yaptı.

    Anagold Madencilik’in önüne yürüyen kadınlar ellerinde “Önce topraklarımızı, sonra canlarımızı, en sonunda hayallerimizi çaldınız”, “Nerede devlet, nerede adalet”, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Köyümüz harabe halkımız mağdur”, “Siyanürsüz topraklarımızı geri ver” dövizleri taşıyarak “Maden, toprakları terk et” sloganları attı.

    İşçi ailelerinden bir kadın, “Sen 187 kişiyi işten çıkaracaksın İstanbullusu, Ankaralısı, Diyarbakırlısı burada iş yapacak. Öyle bir dünya yok, biz buna müsaade etmeyiz” dedi.

    MADEN YETKİLİLERİ İŞÇİLERİ MUHATAP ALMIYOR

    İşten çıkarılan bir işçi ise, “Şu anda en büyük sıkıntı maden yetkililerin bizi muhatap almaması” diye konuştu.

    Bir kadın ise, “Bizim meramızı aldılar işçilerimizi de işten attılar, hakları yok. Biz işçilerimizi geri işe almalarını istiyoruz işe alamıyorlarsa meramızdan çıkıp gitsinler” dedi.

    ‘İLK ÖNCE ELLERİNDEKİ KANI TEMİZLESİNLER’

    Babası işten çıkarılan bir vatandaş ise, “Bize işten çıkarılmalarla ilgili mail gönderdiler, babamı işten çıkarması için bir tane sebep yok ya. Kim biliyor işten niye çıktığını, hiç kimse bilmiyor. Kafasına göre işten çıkarmışlar… İster biber gazı, ister cop biz hakkımızı arayacağız. İlk önce ellerindeki kanı temizlesinler sonra bizi copla dövsünler” dedi.

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avukatlara adliye önünü yasakladılar | İliç faciasına tepki: İşçiler öldürüldü. Binlerce kez uyardık açgözlü sermaye için devam ettiler

    Avukatlara adliye önünü yasakladılar | İliç faciasına tepki: İşçiler öldürüldü. Binlerce kez uyardık açgözlü sermaye için devam ettiler



    Erzincan İliç’te Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen facianın üzerinden 16 gün geçti ancak 9 madenci hala göçük altında. Arama-kurtarma çalışmaları heyelan riskinden dolayı durdurulmuştu.

    İliç’te meydana gelen maden faciasıyla ilgili bugün İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde açıklama yapmak isteyen avukatlara polis müdahale etti. Avukatlar, “İliç Madeni’nin kapatılması ve iş cinayetleri son bulsun” demek için basın açıklaması çağrısı yapmıştı.

    BASIN DA ALANDAN UZAKLAŞTIRILDI: “BURAYI BİZE KİMSE YASAKLAYAMAZ”

    Saat 12.00’de Çağlayan Adliyesi’nde açıklama yapmak isteyen avukatlara izin verilmedi. Polis, basını alandan uzaklaştırdı, çekim yapılmasına izin vermedi.

    Müdahaleye rağmen adliye önünde açıklamayı gerçekleştiren avukatlar, “Biz hep burada olacağız, burayı bize kimse yasaklayamaz. Burayı bize yasaklayanlara biz yasaklarız. Bundan sonra da burada açıklamalarımızı yapacağız” dedi.

    AVUKAT KEMAL AYTAÇ: “İLİÇ’TE İŞÇİLER ÖLMEDİ, ÖLDÜRÜLDÜ”

    İliç’te altın madeninde katliam yaşandığını ifade eden Avukat Kemal Aytaç, “İliç’te işçiler ölmedi, öldürüldü. Daha önce binlerce kez uyardık. Bu yapılanlar tehlikeli, bunlar insanları, çevreyi, insanları, doğayı öldürür dedik. Bunun önüne geçemezsiniz dedik. Oradan bir avuç altın alacağız derken tüm memleketin topraklarını mahvedersiniz diye binlerce kez uyardık. Ama bu niye devam etti? Açgözlü sermaye için. Halk, insanlar, köylüler mahvolmuş, bu umurlarında bile değil. Dokuz tane can orada hayatını kaybetti. Buna rağmen hala bu ülkede siyanürlü altın aramacılığı devam ediyor. Bu vahşi bir yöntem, zehirli bir yöntem. Dünyanın birçok ülkesinde bu yöntem yasaklandı. Dünyada böyle bir ülke yok, böyle bir üçüncü dünya ülkesi bile yok. Bir taraftan topraklarımız zehirleniyor, bir taraftan insanlar ölüyor” diye konuştu.

    YÜKSEK MÜHENDİS CEMALETTİN KÜÇÜK: “HİÇ SUSMAYACAĞIZ, SÖZÜMÜZÜ HER YERDE SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Yüksek Mühendis Cemalettin Küçük adliye önünde yaptığı açıklamada, “Bu felaketin sonuçları ne olursa olsun bu malzemenin oradan kaldırılması ve zararının aza indirilmesi için maliyeti ne olursa olsun bu çalışmanın yapılması gerekir. Ekolojik bir yıkım olan bu felakete karşı susmayacağız, sözümüzü her yerde söylemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    AVUKAT ÖZGÜR CEYLAN TUNÇ: “YAPILMASI GEREKEN MADENİN ÇEVRE LİSANSININ İPTALİ DEĞİL, BU SADECE GÖSTERMELİK BİR İŞ”

    Avukat Özgür Ceylan Aytaç da yaptığı açıklamada, “Yapılması gereken İliç madeninin çevre lisansının iptali değildir. Bu sadece göstermelik yapılan geçici bir iştir. Zaten iki yıl önce de o lisans iptal edilmişti. Bu madende iki kere kapasite arttırımı için ÇED süreci işletildi. ÇED davalarında meslektaşlarımız derdini anlatmaya çalıştı ama mahkemeler bunlara gözünü kapattı ve buradaki mücadeleye her zaman ket vurmak istedi. ÇED raporunun altında imzaları olan Bakanı, idarecisi, hakimleri, maden işletme müdürlüğündeki denetim görevini yapmayan tüm memurlara kadar şirket sahipleriyle beraber onların da yargılanmasından başka bir çare yok” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***