Etiket: Almanya'daki gurbetçi Türkler

  • Yurt dışındaki Türklerin oy kullanma hakkı olmalı mı?

    Yurt dışındaki Türklerin oy kullanma hakkı olmalı mı?


    2012 yılında oy hakkına kavuşan ve ilk kez 2014 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanan yurt dışı seçmenin oy hakkı hemen her seçimde tartışma konusu oluyor.

    59 yaşındaki ev hanımı Sultan 20 yıldan fazladır Londra’da yaşıyor ve yurt dışında yaşayan pek çok Türk gibi o da 14 Mayıs seçimleri için oy kullanmayı planlıyor.

    Euronews’e konuşan Sultan “Eğer bu hak bana verilmişse, ülkemi kim yönetiyor bilmek durumundayım . Bu söz hakkına sahibim. Sonuçta bu benim ülkem” diyor.

    İnsanların kendisini Londra’da yaşamasına rağmen Türk siyasetine dahil olmakla eleştirdiğini belirten Sultan, “Anavatanımızla bağlantımızı canlı tutuyoruz. Her zaman oraya seyahat ediyoruz ve bazen aylarca kalıyoruz. Oradayken hastaneler, postaneler gibi halkın kullandığı aynı günlük hizmetlerden yararlanıyoruz. O halde neden kullanmayalım?” diye soruyor.

    İngiltere’de uzun yıllar çocuk bakıcısı olarak çalışan Sultan, “Onlara diyorum ki, Türkiye’den ayrıldığımda farklı bir ortam vardı. 1999’da büyük depremi yaşamıştık. İş imkanları yoktu benim için. Genel durum çok iyi değildi. Ancak her ne kadar düzeldiğine inansam da, birinin belli bir yaşta çocuklarının ve torunların sana ihtiyaç duyarken geri dönmesi kolay değil.” sözleriyle durumunu anlatıyor.

    “İki ülke de iş yapıyorum”

    40 yaşındaki Umut inşaat sektöründe iş sahibi ve 17 yıldır Fransa’yı evi olarak görüyor. Euronews’e seçimler için sandığa gideceğini söyleyen Umut, “Benim durumum başkalarından farklı olabilir çünkü her iki ülkede de iş yapıyorum. İki ülke arasında çok sık seyahat ediyorum ve söz hakkım olduğuna inanıyorum” diyor.

    Umut “Gözlemlediğim kadarıyla Avrupa’da yaşayan birçok Türk kendini Türkiye’ye ait hissediyor. Burada doğmuş ve büyümüş olsa da, her ne kadar içten içe hiç geri dönmeyeceğini bilse de, hep bir gün oraya döneceğini hayal ediyor.” diyerek tespitini aktarıyor.

    Umut’a göre yurt dışında yaşayan Türklere oy hakkı verilmesini eleştirenler aslında yurt dışındakilerin çoğunluğunun kendi yanlarında olacağını bilerek bu oy hakkını tanıyan mevcut AKP hükümetini eleştirme eğiliminde.

    Umut Türk olmayanların da vatandaşlık alınca oy hakkına kavuştuğuna dikkat çekerek, “İran ya da Körfez ülkelerinden bir kişi Türkiye’den ev aldığı için vatandaşlık alıyor ve oy kullanma hakkına sahip oluyorsa, biz neden sahip olmayalım? Neredeyse yurt dışındaki bütün Türk vatandaşları Türkiye’ye yatırım yapıyor.” diyor.

    Oy kullanırken önceliklerinin “adalet ve bağımsız yargı” olduğunu belirten Umut üç çocuğunun büyüdüklerinde Türkiye’deki seçimlerde oy kullanmayacağını düşünüyor ve ekliyor:

    “Kendilerini önce Fransız, sonra Türk olarak tanımlıyorlar. Bence Türk siyasetiyle ilgilenmeyecekler”.

    Yurtdışında seçmenin oy hakkını eleştirenler ve savunanlar ne diyor?

    Daha önce yalnızca havaalanları ve gümrük kapılarındaki sandıklarda tanınan oy kullanma hakkı 2012 yılında yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları için de kanunen tanındı.

    İlk kez 2014 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanan yurt dışı seçmenin oy hakkı hemen her seçimde tartışma konusu oluyor.

    Eleştirenler yurt dışında yaşayanların daha iyi yaşam şartlarına sahip olduğunu, kazandıkları para birimlerinin Türk Lirası’na karşı değerinin keyfini sürdüğünü ve Türkiye’nin iç siyasetinden etkilenmediğini savunuyor.

    Savunanlar ise bunun demokratik bir hak olduğunu vurguluyor.

    “Sınırı nerede çizeceğiz?”

    İstanbul Bilgi Üniversitesi siyaset bilimi öğretim üyelerinden Prof. Dr Emre Erdoğan oy hakkı söz konusu olduğunda kapsayıcı olunması gerektiğine işaret ediyor.

    Euronews’e konuşan Prof . Dr. Erdoğan, “Eğer oy hakkını vatandaşlığa yasladığınız zaman mülteciler oy kullanamaz çünkü vatandaş değiller. Mülteci ya da göçmenler ülkenin politikalarından etkileniyor. Ama biz bu insanların görüşünü almıyoruz.” diyor. 

    “Siz burada yaşamıyorsunuz, dolayısıyla ülkenin geleceği hakkında söz sahibi olamazsınız. Gidin nerede yaşıyorsanız orada oy verin demek biraz kısıtlayıcı geliyor.” diye ekliyor Prof. Dr. Erdoğan.

    “Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes ne olursa olsun oy kullansın’ ile ‘oy kullanmak demokrasidir ve politikalardan etkilenecek insanların o politikalar hakkında söz sahibi olması gerekir, dolayısıyla yurt dışında yaşayan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı tabii ki kullansın’ demek arasında fark var. Çünkü ikincisinin bir sonraki adımı mülteciler de oy kullansına gider ve bence makul bir taleptir”.

    “Özellikle Almanya’da yaşayanların büyük bir çoğunluğunun Türkiye’de yatırımları var, evleri var” diyen Erdoğan, yurt dışı seçmeninin dolaylı ya da doğrudan Türkiye politikalarından etkilendiğini belirtiyor ve “Dolayısıyla sınırları nerede çizeceğiz?” diye soruyor. 

    Türkiye’nin yurt dışındaki vatandaşlara yönelik politikaları

    “Geniş kapsamlı düşünmekte hiçbir zarar yok” diyen Prof Erdoğan, yurt dışı seçim hakkının Türkiye’nin yurt dışındaki vatandaşlarına yönelik politikalarını incelemeden tartışılamayacağı görüşünde.

    “Almanya’ya bakıldığı zaman orada mobilize edilecek bir kitle görülüyor Türkiye’den bakıldığında. Bunun bir avantaj sağladığını düşünen kişi Turgut Özal’dı. Yerel siyasette aktif olsunlar, orada baskı grubuna dönüşsünler ve orada Türkiye lehine kararlar çıkarsınlar… Bir sonraki aşamada oradaki insanları Türk tutmak için çaba harcandı”.

    Erdoğan, “Almanya’da çok aktif bir dini örgütlenme var, bu dini örgütler ister istemez İslami siyasal hareketlerle de ilişkili” diyor.

    Türkiye’nin, yurt dışında özellikle Almanya’daki aktivitelerini orada yaşayan Türkiye kökenlilerin entegre olmaları için yapılmadığını aktaran Prof Erdoğan, bu politikaların Almanya’da bir “Türkiye” yarattığını ifade ediyor:

    “İşçi olarak çalışmaya giden insanların karşılaştıkları sorunları çözmek için dine sarılmaları ya da siyasal veya dini kimliklerini koruyabilmek için dine sarılmaları, Almanlaşmamak için dine sarılmalı… Bütün bunlar açıkçası orada bir Türkiye hinterlandı yarattı. Böyle bir hinterlanddan kimin oy alacağı belliydi”.

    Kürt hareketinin de yurt dışında, özellikle Fransa’da ve İsveç’te güçlü bir hareket olduğunu ifade eden Prof Erdoğan, dolayısıyla Türkiye siyasetinin diğer ülkelerde yaşayanlara da yansıdığını söylüyor.

    Erdoğan muhalefeti de “Türkiye’deki Sosyal Demokratlar ya da muhalefet açısından baktığımızda, yurt dışından özellikle de Almanya’dan oy alma konusunda faaliyetleri yok. Bu konuda başarısızlar” sözleriyle değerlendiriyor.

    Yurt dışında yaşayanların iki ayrı muhasebe defteri tuttuğunu söyleyen siyaset uzmanı, “Özellikle Almanya’dakiler orada sosyal demokrat partilere, burada ise sağ partilere oy veriyor. Çünkü yurt dışındaki sosyal demokrat partiler göçmenlerin haklarının genişlemesini istiyor”. diyor.

    Yurt dışı seçmenin tercihleri neye bağlı?

    İstanbul Bilgi Üniversitesi Avrupa Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Ayhan Kaya’ya göre yurt dışında seçimlere katılım, bu seçmenin anavatanla olan siyasi, kültürel, sosyal ve ekonomik bağlarının güçlü kaldığının bir göstergesi.

    “Özellikle küreselleşme süreçlerinin sağladığı ucuz iletişim ve ulaşım yöntemleri, göçmenler ile orijin ülke arasındaki bağları giderek güçlendiriyor. Zaman geçiyor olmasına rağmen, söz konusu bağlar güç kaybetmektense güç kazanıyor”.

    Geçmiş seçim sonuçları Almanya’da yaşayan Türk vatandaşlarının çoğunlukla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan yana oy kullandığını, İngiltere’dekilerin desteğinin ise daha çok HDP ya da CHP’den yana olduğunu gösterdi.

    Prof. Dr. Kaya’ya göre bu durumun sebeplerinden biri ülkelerin uyum politikaları. Örneğin, Türk nüfusun daha çok göçmenlerden oluştuğu Almanya’da çifte vatandaşlığa izin verilmiyor. Türk vatandaşlığından vazgeçmek istemeyenler daha milliyetçi ve dini kimliklerini koruma eğiliminde. 

    “Bu grup genellikle dini kimliği güçlü olan, cemaatlerin etkin olduğu bir yaşam tarzını benimseyen, muhafazakar öncelikleri olan bir grup olduğundan AKP benzeri siyasal partilere daha yakın dururken, aynı zamanda liderleri olarak gördükleri Recep Tayyip Erdoğan’ın sunduğu “güçlü dünya lideri” imajını benimseyen ve ondan beslenen bir profil sergilemektedir” diyor Prof Kaya.

    Prof. Dr. Kaya Euronews’e yaptığı değerlendirmede yurt dışı seçmenin oylarını etkileyen bir diğer etkenin kişilerin yurt dışına gitme sebepleri olduğunu ifade ediyor.

    “Seçmen eğilimlerini belirleyen bir diğer faktör ise İngiltere, İsviçre, ABD, İsveç gibi ülkelerde yaşayan Türkiye kökenlilerin önemli bir kısmının mülteci kökenli olmasıdır. Bu ve benzeri nedenlerle Türkiye’deki iktidara mesafeli yaklaşan kitlelerden oluştuğu göz önünde bulundurulduğunda seçmen eğilimlerinin farklı olması daha kolay anlaşılabilir.” diye açıklıyor.

    Yurt dışında oy kullanmanın bir norm olması gerektiğini savunan Kaya, “Küreselleşmeci paradigmanın egemen olduğu 1990’lı ve 2000’li yıllarda bu konu tartışılırken genellikle uluslararası toplumda olumlu bir hava hakimdi. Ancak popülizmin egemen olmaya başladığı 2010’lu yıllarda ülkeler daha çok kendi içlerine kapanma eğilimi gösterdiklerinden bu hakkın bir anlamda kendi ülkelerinin hükümranlık alanına müdahale olarak görme eğilimi de arttı”.

    “Bağlam ne olursa olsun, göçmen kökenli insanların kaçınılmaz olarak hem orijin hem de bulundukları ülkeye aidiyet hisleri benimsiyor olduklarından vatandaşı oldukları her iki ülkenin de siyasetinde söz hakkına sahip olmaları gerektiğini düşünüyorum. Sadece kültürel yakınlık değil söz konusu olan, aynı zamanda sosyal bağlar, iktisadi çıkarlar da söz konusudur.” diye ekliyor Kaya.

    Sultan ve Umut yurt dışında oy kullanma hakkına sahip üç milyon kişiden yalnızca ikisi. Yurt dışı seçmenler toplam seçmen sayısının yaklaşık yüzde 5’ini oluşturuyor.

    Kamuoyu yoklamaları adaylar arasında başa baş bir mücadele öngörürken, yurt dışı seçmenlerin oyları potansiyel olarak belirleyici olabilir.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya’da yaşayan Türklerin gözü yeni vatandaşlık yasasında

    Almanya’da yaşayan Türklerin gözü yeni vatandaşlık yasasında


    Almanya’da Türk vatandaşlığından vazgeçmeden çifte vatandaş olmak isteyen Türkler parlamentoda görüşülmekte olan yeni yasa tasarısının çıkmasını heyecanla bekliyor.

    Almanya Türk Toplumu derneğinin kurucularından Şener Sargut bu kişilerden biri. Eşi Alman olan ve iyi derecede Almanca konuşan 80 yaşındaki Sargut, Türk vatandaşlığını kaybetmek istemediği için Alman vatandaşlığına başvurmadığını belirtiyor.

    Sargut, 1961 yılında imzalanan ve çok sayıda Türk‘ün “misafir işçi” olarak Almanya’ya gidişinin önünü açan anlaşmadan iki yıl önce, eğitim için Frakfurt’a gitmiş.

    Yıllarca bir eğitim merkezinin yöneticiliğini yaptıktan sonra emekli olan iki çocuk babası Sargut, görüşmelerin ağır ilerlemesinden yakınsa da sonucun olumlu olacağını düşünüyor. Bu görüşünü “Bu sadece bizim değil, ülke için de iyi bir adım olacak” sözleriyle ifade ediyor.

    Misafirlikten kalıcılığa

    Almanya İkinci Dünya Savaşı’nın yaralarını sararak ayağa kalkma çabasında olduğu 1960’lı yıllarda yalnızca Türkiye’de değil İtalya, Yunanistan, Tunus gibi başka ülkelerden de işçileri ilk etapta geçici olması koşuluyla ağırlamaya başladı.

    Anlaşma’nın hüküm sürdüğü 1973 yılına kadar ülkeye 870 bin Türk, işçi olarak gitti. Almanya’ya yerleşenlerin haklarını iyileştirmek adına büyük mücadele veren Sargut ilk gidenlerin haklarının çok kısıtlı olduğunu ve çok kötü muamele gördüğünü anlatıyor.

    Almanya’ya yerleşenlerin durumu yıllar içinde düzelmeye başladı ve aile birleşimi hakkı ile yüz binlerce kişi ülkede kalıcı hale gelmeye ve Avrupa’nın en kalabalık ülkesindeki sosyal ve demografik değişikliklere neden olmaya başladı.

    Buna karşın Almanya’da yaşayan Türkler için vatandaşlık yolu zor olmaya devam etti. İyi düzeyde Almanca bilmek, topluma uyum göstermek gibi koşulların ötesinde Türk vatandaşlığından vazgeçmek, anavatanlarıya bağlarını sürdüren birçok kişi için ağır bir tercihe dönüştü.

    Yeni yasa tasarısında hangi kolaylıklar var?

    Eski Başbakan Angela Merkel yönetimindeki muhafazakar hükümetler vatandaşlık yolunu kolaylaştırma konusunda şüpheci yaklaşarak kuralların gevşetilmesinin uyum sorununu körükleyeceği mesajı verildi.

    Ancak 2021’de iktidara gelen Olaf Scholz’un başbakan olduğu Sosyal Demokrat, Yeşiller ve Hür Demokratlardan oluşan koalisyon hükümeti vatandaşlık yasasını “modernleştirme” sözü verdi.

    Parlamentoda görüşülmekte olan yasa tasarısı, yalnızca Avrupa Birliği ve İsviçre vatandaşları için tanınan çifte vatandaşlık hakkını daha fazla yabancı ülke vatandaşına tanınmasını öngörüyor.

    Tasarı ayrıca vatandaşlığa başvurmak için oturum süresinin sekiz yıldan beşe, hatta bazı özel durumlarda üçe düşürülmesini getiriyor. “Misafir işçi” kuşağından gelenlerin yaşlıların uyumuna yardımcı olmak için Almanca bilme zorunluluğu gibi bazı engeller de hafifletiliyor.

    Almanya Türk Toplumu’na göre bu tasarının yasalaşması halinde Türk toplumuna mensup bir milyon kişiyi etkilemesi bekleniyor.

    İstatistiklere göre 84 milyon nüfuslu ülkede Türk kökenlilerin sayısının yaklaşık 3 milyon olduğu tahmin ediliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanlığı seçimi: Gurbetçiler, yarın sandık başına gidiyor

    Cumhurbaşkanlığı seçimi: Gurbetçiler, yarın sandık başına gidiyor


    14 Mayıs 2023 Pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için, gurbetçiler yarın sandık başına gitmeye başlayacak.

    Yurt dışında sandık kurulan ülkelerde en çok seçmen Almanya, en az seçmen Brezilya’da bulunuyor. 

    Yüksek Seçim Kurulunca (YSK), 73 ülke ve 156 yerdeki yurt dışı temsilciliğinde sandık kurulları oluşturuldu.

    Yurt dışı seçmen için yarın başlayacak oy verme işlemleri, yurt dışı temsilciliklerde 9 Mayıs’a kadar sürecek.

    Yurt dışı seçim kütüğüne kayıtlıların oy kullanmaları için hazırlanan gümrük kapılarında da yarın oy verme işlemi başlayacak. Gümrük kapılarında oy verme, 14 Mayıs 2023 Pazar günü saat 17.00’de bitecek.

    Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenler, tatil günleri dahil 24 saat süreyle oy kullanılabilecek.

    Yurt dışında, kayıtlı 3 milyon 416 bin 98 seçmen bulunuyor. Yurt dışında ilk kez oy kullanacak seçmen sayısı ise 277 bin 646.

    Bu seçmenler için gümrüklerde ise 4 bin 671 gümrük sandık kurulu kuruldu.

    Dış temsilciliklerde oy verme işlemi, o temsilcilik için ilan edilen tarih aralığında hafta içi ve hafta sonu yerel saatle 09.00 ile 21.00 arasında, başkonsolosluklara bağlı şehirlerde ise yerel saatle 09.00 ile 18.00 arasında yapılabilecek.

    Yurt dışı seçmenler, belirlenen temsilciliklerin herhangi birinde veya sandık kurulan herhangi bir gümrük kapısında oy kullanabilecek, bu işlem için randevu alınmasına gerek olmayacak.

    Seçimlerde Türklerin yaşadığı ülkelerde sandık kuran YSK, bu yıl ilk kez Belarus, Brezilya, Estonya, Fas, Karadağ, Kore Cumhuriyeti, Libya, Litvanya, Malezya, Nijerya, Pakistan, Portekiz, Slovakya ve Tanzanya’ya sandık götürdü.

    ABD’de 9 temsilcilikte oy verilecek

    YSK verilerine göre en çok seçmenin bulunduğu ülke 1 milyon 501 bin 152 ile Almanya oldu. Almanya’yı 397 bin 86 seçmenin yaşadığı Fransa ve 286 bin 753 seçmenin kayıtlı olduğu Hollanda izledi.

    Almanya’da seçmen sayısının fazla olması nedeniyle 26 temsilcilikte oy verme işlemi gerçekleştirilebilecek.

    134 bin 246 seçmenin oy kullanacağı Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) de 9 temsilcilikte oy kullanabilecek.

    Verilere göre, en az seçmenin yaşadığı ülke ise 581 ile Brezilya oldu, ilk kez bu seçimde sandık kurulacak Nijerya ise 584 seçmen ile en az seçmen bulunan ikinci ülke sırasında yer aldı.

    397 bin 86 kayıtlı seçmeni ile Almanya’dan sonra en çok Türk seçmenin yaşadığı ikinci ülke olarak belirlenen Fransa’da da 9 temsilcilikte oy verilebilecek.

    Avusturya’da, 6 temsilcilikte, Azerbaycan’da ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de 3’er temsilcilikte oy kullanma işlemi gerçekleştirilebilecek.

    Sandık kurulacak ülkeler arasında en az seçmen sayısına sahip ülkeler ise 581 ile Brezilya, 584 seçmenle Nijerya, 635 seçmenle Türkmenistan olarak sıralandı.

    Öte yandan, Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci tura kalması halinde 28 Mayıs Pazar günü yapılacak ikinci tur için belirtilen temsilciliklerde 20-24 Mayıs’ta oy kullanılabilecek.

    Yurt dışı oylar yüksek güvenlik altında Ankara’ya gelecek

    Yurt dışında oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından, oylar YSK’nin belirlediği yöntemlerle, yüksek güvenlik altında, diplomatik kuryelerle Türkiye’ye getirilecek.

    Bu oylar, Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığınca, Ankara’daki ATO Congresium Fuar Merkezi’ndeki güvenlikli alanda saklanacak.

    Türkiye’de 14 Mayıs Pazar günü saat 17.00’de oy verme işleminin tamamlanmasının ardından diğer sandıklarla birlikte açılacak. Oyların sayım ve dökümleri Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının nezaretinde yapılacak.

    Yurt dışı oylar nasıl dağıtılacak?

    Cumhurbaşkanı seçiminde, yurt dışında ve gümrük kapılarında kullanılan oylar, adayların genel oylarına doğrudan yansıyor. Bu oylar, adayların Türkiye’de aldığı toplam oylara ekleniyor.

    Yurt dışında geçerli oylar, milletvekili seçiminde ise Türkiye’deki illerin seçmen sayısı ile partilerin aldıkları oy oranlarına göre, il seçim çevrelerinde orantılı biçimde dağıtılıyor.

    Sandık kurulacak 73 ülke ve bu ülkelerdeki seçmen sayısı şöyle:

    1- Almanya: 1.501.152

    2- ABD: 134.246

    3- Arnavutluk: 1.416

    4- Avustralya: 53.902

    5- Avusturya: 111.659

    6- Azerbaycan: 11.036

    7- Bahreyn: 1.359

    8- Belarus: 643

    9- Belçika: 153.443

    10 – Birleşik Arap Emirlikleri: 12.757

    11 – Bosna Hersek: 2.946

    12- Brezilya : 581

    13- Bulgaristan: 6.391

    14- Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı: 127.281

    15- Cezayir: 2.280

    16- Çek Cumhuriyeti: 3.018

    17- Çin: 4.337

    18- Danimarka: 36.725

    19- Estonya: 776

    20- Fas: 685

    21-Finlandiya: 6.791

    22-Fransa: 397.086

    23- Günay Afrika: 1.561

    24- Gürcistan: 2.306

    25-Hollanda: 286.753

    26- Irak: 5.738

    27- İran: 1.592

    28 İrlanda: 6.770

    29-İspanya: 7.430

    30- İsrail: 5.088

    31- İsveç: 42.773

    32-İsviçre: 105.820

    33- İtalya: 20.148

    34- Japonya: 5.672

    35 Kanada: 40.418

    36- Karadağ: 1.704

    37- Katar: 10.868

    38- Kazakistan: 6.101

    39- Kırgız Cumhuriyeti: 3.118

    40- Kore: 866

    41- Kosova: 2.192

    42- Kuveyt: 4.725

    43- KKTC 140.111

    44- Kuzey Makedonya: 4.107

    45- Libya: 1.132

    46- Litvanya: 795

    47- Lübnan: 8.325

    48- Lüksemburg: 1.507

    49-Macaristan: 3.887

    50- Malezya: 711

    51- Malta: 2.808

    52- Mısır: 2.327

    53- Moldova: 861

    54- Nijerya: 584

    55- Norveç: 10.391

    56- Özbekistan: 3.182

    57- Pakistan: 1.233

    58- Polonya: 10.457

    59- Portekiz: 1.484

    60- Romanya: 10.172

    61- Rusya: 14.357

    62- Sırbistan: 2.311

    63- Singapur: 1.020

    64- Slovak Cumhuriyeti: 642

    65- Suudi Arabistan: 23.005

    66- Tanzanya: 865

    67- Tayland: 1.278

    68-Türkmenistan: 635

    69- Ukrayna: 2.608

    70- Umman Sultanlığı: 1.395

    71- Ürdün: 3.030

    72- Yeni Zelanda: 1.115

    73- Yunanistan: 11.714

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AK Partili Açıkgöz’ün Almanya’daki konuşması nedeniyle Ankara’ya ‘nefret söylemi’ uyarısı

    AK Partili Açıkgöz’ün Almanya’daki konuşması nedeniyle Ankara’ya ‘nefret söylemi’ uyarısı


    AK Partili milletvekili Mustafa Açıkgöz’ün Almanya’nın Neuss kentinde yaptığı bir konuşma üzerine Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi, Alman Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı.

    Almanya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Türk büyükelçi ile bugün yapılan görüşmede kendisine ‘Kışkırtma ve nefret söylemine Almanya’da yer olmadığının’ hatırlatıldığı ve benzer etkinliklerin tekrar etmemesi için ‘Ankara’nın uyarıldığı’ ifade edildi. 

    Alman Dışişleri ayrıca, Türk temsilcilerin Almanya’daki seçim kampanyalarının izne tabi olduğunu ve kurallara uymayanların bunun sonuçlarına katlanacağının altını çizerek görüşmeyle ilgili bilgilendirmede şunları kaydetti: “Bugün Türk büyükelçiliğini görüşmeye davet ettik. Neuss’ta bir Türk milletvekilininki gibi çıkışlar tekrarlanmamalı. Kışkırtma ve nefret söyleminin Almanya’da yeri yoktur. Bunu yaparken, yabancı seçim kampanyası etkinliklerinin tarafımızca önceden onaylanması gerektiğini açıkça belirttik. Türk temsilciler oyunu kuralına göre oynamazsa sonuçlarını incelememiz gerekiyor.”

    Ne Olmuştu?

    AK Parti’nin Nevşehir milletvekili Açıkgöz, Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Almanya’daki yapılanması ‘Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonu’nun etkinliğinde yaptığı konuşma tepki çekmişti. 

    Vekil Açıkgöz, 13 Ocak günü federasyonun Neuss kenti şubesindeki konuşmasında “PKK ve FETÖ mensuplarını yok edeceklerini” söyleyerek, “Onlara Türkiye’de yaşam hakkı tanımadığımız gibi Almanya’da da tanımayacağız. Dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar PKK denen terör örgütünü, FETÖ denen terör örgütünü bitireceğiz” ifadelerini kullanmıştı. 

    Konuşmaya ait görüntülerin sosyal medyada paylaşılması sonrasında, konu Alman güvenlik mercilerine intikal etmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***