Etiket: Almanya Türkiye ilişkileri

  • Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Alman Dışişleri’ne çağrıldı

    Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Alman Dışişleri’ne çağrıldı


    “Dışişleri Bakanlığı’na çağrılan Türk büyükelçisine, federal hükümetin, Türk hükümetinin Almanya’da ifade ve basın özgürlüğü ile adalet konusundaki suçlamalarını kesin bir dille reddettiği bildirilmiştir” denildi.

    Alman Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türk gazetecilere yönelik son baskınlar ve Alman yargısına yöneltilen eleştiriler üzerine Türkiye’nin Berlin Büyükelçisinin hükümet tarafından çağrıldığı duyuruldu.

    Dışişlerinin Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Bugün çağrılan Türk büyükelçisine, federal hükümetin, Türk hükümetinin Almanya’da ifade ve basın özgürlüğü ile adalet konusundaki suçlamalarını kesin bir dille reddettiği bildirilmiştir” denildi.

    Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turundan beş gün önce gelen bu çağrı, Türk makamlarının 17 Mayıs’ta Alman Büyükelçisi hakkında aldığı benzer bir kararın ardından geldi. 

    Söz konusu karar, Frankfurt’ta hükümet yanlısı bir Türk gazetesinden iki gazetecinin aranması üzerine alınmıştı.

    Türk Dışişleri Bakanlığı, “Sabah gazetesinin Frankfurt bürosundan iki temsilcinin haksız yere tutuklanmasını Türk basınını sindirmeye ve taciz etmeye yönelik bir eylem” olarak kınadı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Alman Dışişleri Sözcüsünden Türkiye’ye ‘uluslararası hukuka saygı gösterme’ çağrısı

    Alman Dışişleri Sözcüsünden Türkiye’ye ‘uluslararası hukuka saygı gösterme’ çağrısı


    Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Christopher Burger, Türkiye’nin Suriye’ye ve Irak’ın kuzeyine düzenlediği operasyonlarda ‘orantılı hareket etme ve uluslararası hukuka saygı gösterme’ çağrısında bulundu. 

    Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Christopher Burger, Berlin’de düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin, Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki çeşitli noktalara yoğun hava ve topçu harekatı yaptığına dair haberleri gördüklerini belirtti. 

    Alman sözcü, “İstanbul’daki korkunç terör saldırısından sonra Alman hükümetinin, Türkiye ile dayanışma içinde olduğunu açık şekilde ifade ettiğini hatırlıyorsunuzdur. Biz, PKK’nın veya Türkiye’de onunla bağlantılı grupların sorumluluğuna ilişkin mevcut emareleri de çok ciddiye alıyoruz.” diye konuştu.

    Türkiye’yi orantılı olmaya çağıran Sözcü Burger şu ifadeleri kullandı:

    “Türkiye, eylemlerinde meşru müdafaa hakkını kullandığını ifade ediyor. Türkiye’yi orantılı hareket etme ve bu bağlamda uluslararası hukuka saygı göstermesi çağrısında bulunuyoruz. Bu, özellikle sivillerin her zaman korunmasını da içeriyor. Ve Türkiye’nin hava saldırıları sonrası rapor edilen olası sivil kayıplar son derece endişe verici.” 

    Burger açıklamasının sonunda ‘Türkiye ve diğer taraflara’ gergin olan durumu daha da artıracak bir eylemden kaçınmalarını istedi.

    Türkiye, İstiklal Caddesi’ne düzenlenen ve 6 kişinin ölmesine neden olan bombalı saldırının hemen ardından Suriye ve Irak’ın kuzeyinde PKKve YPG’ye yönelik Pençe-Kilit operasyonu başlattı. 

    Milli Savunma Bakanlığı operasyonda belirlenen hedeflerin başarılı şekilde vurulduğunu duyurmuştu

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AİHM, gazeteci Deniz Yücel’in açtığı davada Türkiye’yi mahkum etti

    AİHM, gazeteci Deniz Yücel’in açtığı davada Türkiye’yi mahkum etti


    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Almanya’da Die Welt gazetesine çalışan İlker Deniz Yücel’in açtığı davada Türkiye’nin insan hakları ihlalinde bulunduğuna hükmetti.

    AİHM, Yücel’in 2017 yılında yaptığı başvuruyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) güvenlik ve özgürlükle ilgili 5. maddesinin 1. ve 5 fıkralarıyla, ifade ve düşünce özgürlüğüyle ilgili 10. maddesinin Türkiye tarafından ihlal edildiğine hükmetti.

    AİHM gerekçeli kararında, Yücel’in suç işlediğinden şüphelenmek için “makul bir neden olmadan” gözaltına alınarak duruşma öncesi tutuklu kaldığı ifade edildi.

    AİHM, Anayasa Mahkemesi’nin daha sonra Yücel’i haklı bulmasına rağmen kendisine uygun bir maddi tazminat ödeme kararı almamasını da ihlal nedeni saydı.

    Strasbourg Mahkemesi, eleştirel görüşleri yüzünden ve makul bir gerekçe olmadan Yücel’in gözaltına alınmasının hem kendisi hem de toplum için olumsuz etkileri olacağından dolayı ifade ve düşünce özgürlüğünün de ihlal edildiği görüşüne vardı.

    Türkiye, karar gereği mahkeme masrafları da içinde olmak üzere Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödeyecek.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu adam terörist, gazeteci değil

    Die Welt Türkiye muhabiri Deniz Yücel dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın özel e-posta adresinin RedHack tarafından hacklenmesine ilişkin kaleme aldığı haberiyle ilgili soruşturma ekiplerine ifade vermek üzere 14 Şubat’ta İstanbul’da gözaltına alınmış ; “terör örgütü propagandası ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla sevkedildiği mahkemece 27 Şubat 2017’de tutuklanmıştı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise konu hakkında şöyle konuşmuştu: “Bütün bu olayların nedeni meğerse bu teröristmiş. Bu adam terörist, gazeteci değil ve Alman yönetimi ne yazık ki, benim bakanlarımı böyle bir teröristle aynı teraziye oturtuyor. Sıkıntı burada. Almanya Başbakanı Angela Merkel, bana ‘Serbest bırakırsanız memnun oluruz’ dedi. Dedim ki o gazeteci değil terörist. Deniz Yücel bir ay Almanya Başkonsolosluğu’nda saklandı. Bu adam terörist, gazeteci değil.”

    Merkel, Yücel için devreye girmişti

    Gazeteci, 14 Şubat 2017 ila 16 Şubat 2018 tarihleri arasında Türkiye’de tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılmıştı.Yücel’in tahliye edilmesi için Almanya Başbakanı Angela Merkel de devreye girmişti.

    Anayasa Mahkemesi (AYM) 2019 yılında aldığı kararda Türkiye’de bir süre tutuklu yargılanan gazeteci Deniz Yücel’in kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile basın ve ifade özgürlüklerinin ihlal edildiği kararı vermişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya seçim sonuçları: Türkiye ile ilişkilerde nasıl etkileri olacak?

    Almanya seçim sonuçları: Türkiye ile ilişkilerde nasıl etkileri olacak?


    Alman Sosyal Demokratları, 2005’ten bu yana ilk ulusal seçimlerini kıl payıyla kazandıktan sonra, şimdi Angela Merkel yönetimindeki 16 yıllık muhafazakar yönetimi sona erdirecek yeni hükümeti kurma sürecini başlatmaya hazırlanıyor.

    Geçici sonuçlara göre merkez soldaki Sosyal Demokratlar (SPD), Merkel’in CDU/CSU muhafazakar bloğunun yüzde 24,1 oranını geçerek yüzde 25,7 oy aldılar. Yeşiller de yüzde 14,8 ve Liberal Demokratlar (FDP) da yüzde 11,5 oy aldı.

    Sosyal Demokratların şansölye adayı Olaf Scholz, Noel döneminden önce bir koalisyon uzlaşması sağlamayı umduğunu söylüyor. Hıristiyan Demokrat rakibi Armin Laschet ise muhafazakarları şimdiye kadarki en kötü seçim sonuçlarına götürmesine rağmen yine de bir hükümet kurmaya çalışabileceğini dile getiriyor.

    Hiçbir parti tek başına iktidar olamıyor, bu nedenle Merkel de koalisyon kurulana kadar Avrupa’nın en büyük ekonomisinin müzakereler boyunca başbakanı olmaya devam edecek.

    Büyük koalisyon hala imkan dahilinde ancak merkez sol-yeşil-liberal koalisyon yüksek olasılık

    Almanya’nın seçim sonuçlarının Almanya üzerinde ve Türkiye ile ilişkilerde olası etkilerini Türk kökenli eski Yeşiller Partisi milletvekili Memet Kılıç Euronews Türkçe‘ye değerlendirdi:

    “Dün SDU lideri Laschet sanki hükümet kurma görevini kendilerinin üstlenebileceğine yönelik bir açıklama yapmış ve bu şekilde ‘büyük koalisyonu’ devre dışı bırakmıştı ancak şimdi bugün öyle bir şey ima etmediğini, söylemediğini söylüyor. Bu nedenle SPD ve CDU’dan oluşan büyük koalisyon da hala imkan dahilinde. Ne var ki, daha akla yatkın olanı SPD öncülüğünde yeşiller ve liberallerden oluşan bir hükümet kurulması da mümkün ve bana da bu olasılık daha mümkün geliyor.”

    Liberallerin sol partilere genel anlamda mesafeli durduğunu ancak Yeşiller Partisi’ni tam anlamıyla sol olarak değerlendireceklerini düşünmeyen Kılıç, FDP’nin önce Yeşiller ile kendi aralarında görüşme yapmak istediğini aktardı ve şöyle devam etti:

    “Zaten aşırı sol Linke partisinin çok belirleyici olma özelliği yok. Yeşiller de kendi için de solu ve liberalleri çok olan bir parti dolayısıyla o anlamda bir sıkıntı yaratmayacaktır bu şekilde oluşacak bir hükümet içerisinde diye düşünüyorum.”

    Ankara’yı her koşulda daha zorlu bir ilişki bekliyor

    Almanya-Türkiye ilişkileri üzerine de Kılıç şunları söyledi:

    “Almanya’da hükümetlerin değişmesi ile dış politika hızlıca değişmez. Onlar kendi renklerini elbette verir amma Almanya’nın kalıcı politikası vardır bu da nedir? NATO ve AB eksenli politikadır. Onlarla uyumlu olarak politikalar geliştirirler. Ancak hangi hükümet kurulursa kurulsun Türkiye’deki mevcut hükümet için daha zorlu bir durum ve hükümet ile baş başa kalacaklar. Çünkü Angela Merkel zamana oynayarak kendisine sataşanların kendi kendilerini imha etmelerini beklerdi. Bunu Almanya içinde de böyle yapardı rakiplerine.

    Türkiye’den gelen açıklamalara da bu şekilde yaklaşmıştı ama yeni gelen hükümet içinde muhtemelen yeşillerin de olacak olması nedeniyle Türkiye’deki hükümetten daha net pozisyonlar bekleyecektir. Örneğin sığınmacıları göndermeme konusunda veya NATO konusunda, Rusya ile yakınlaşması meselesinde, Almanya’nın içişlerine istihbarat teşkilatı yoluyla müdahale etme gibi konularda daha açık ve net tavır bekleyeceklerdir. O nedenle Ankara için daha zorlu bir döneme girildiği söylenebilir.”

    Gelecek dönem en tartışmalı konu silah satışı olabilir

    Almanya’nın Türkiye’ye satmak istediği silahlar konusunu da hatırlatan Kıllıç, “Tanesi 6 milyar Euro değerinde iki adet denizaltı satılmaya çalışıyor ve Türkiye de bunları almak istiyor ancak parası kalmadı sanıyorum.” diyor ve bu silah satışları gündeme geldiğinde yeni koalisyon hükümetini zorlayacağını ve muhtemelen ‘biz bir önceki hükümet döneminde alınmış kararları uyguluyoruz’ diyerek işin içinden çıkacaklarını öngörüyor. Yine de bu konunun önümüzdeki dönemde ciddi bir tartışma meselesi haline geleceğini tahmin ediyor.

    Alman piyasaları sonuca olumlu baktı

    Alman borsası pazartesi günü yüzde 1,1 yükselişle açıldı ve yatırımcılar, iş ve ticaret dostu FDP’nin bir sonraki hükümete katılma ihtimalinin yüksek görünmesinden ve aşırı soldaki Linke’nin koalisyon ortağı olarak kabul edilecek kadar oy alamamasından duydukları memnuniyeti piyasaya yansıttılar.

    Savaş sonrası dördüncü sosyal demokrat Şansölye olacak

    Merkel’in kabinesindeki maliye bakanı ve Hamburg’un eski belediye başkanı olan 63 yaşındaki Scholz bir koalisyon kurmayı başarırsa, savaş sonrası dördüncü SPD şansölyesi olmuş olacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya’dan Türkiye’ye 1,6 milyon euro değerinde altın kaçırıldı iddiası

    Almanya’dan Türkiye’ye 1,6 milyon euro değerinde altın kaçırıldı iddiası


    Almanya’nın Köln kentinde faaliyet gösteren bir kaçakçılık çetesinin Türkiye’ye 1,6 milyar euro değerinde külçe altın soktuğu iddia edildi.

    Alman resmi haber ajansı DPA’nın haberine göre, 7 buçuk ton külçe altın, yasa dışı yollardan Türkiye’ye kaçırıldı.

    Alman basını olayla bağlantılı 50’den fazla kişinin mercek altında olduğunu duyurdu.

    Altının suç örgütünün elde ettiği parayı aklamak için kullandığı öne sürüldü.

    Söz konusu altının Hollanda’daki uyuşturucu ticaretinden elde edilen ya da karaborsada elde edilen paralarla alındığı ve hedefin para aklamak olduğu belirtildi.

    Köln Cumhuriyet Savcılığı, soruşturmanın 3’ü gözaltında olmak üzere 53 zanlıyı kapsadığını bildirdi.

    Savcılık devam eden soruşturmalar nedeniyle şu anda daha fazla ayrıntı verilmeyeceğini kaydetti.

    Haberde, İstanbul’da mücevher toptancısı olduğu iddia edilen çete liderinin Türkiye’de saklandığına inanıldığı bilgisi yer aldı.

    Zanlılara yönelik suçlamalar arasında kara para aklama, dolandırıcılık ve suç örgütü kurmak gibi birden başlık bulunuyor.

  • Almanya, Türkiye’yi Covid-19 ‘yüksek riskli bölgeler’ listesinden çıkardı

    Almanya, Türkiye’yi Covid-19 ‘yüksek riskli bölgeler’ listesinden çıkardı


    Almanya, Türkiye’yi Covid-19 salgınında ‘yüksek riskli’ bölgeler listesinden çıkardı.

    Almanya’da bulaşıcı hastalıklar alanında çalışmalar yürüten Robert Koch Enstitüsü (RKI), Sağlık, Dışişleri ve İçişleri Bakanlıklarıyla hazırladığı riskli bölgeler listesini güncelledi.

    Buna göre nisan ortasından bu yana “yüksek riskli” bölgeler listesinde yer alan Türkiye, Covid-19 vakalarının düşmesiyle 6 Haziran’dan geçerli olmak üzere bu gruptan çıkarıldı ve “riskli’ grubuna dahil edildi.

    “Yüksek riskli” bölgeler listesinden Türkiye’nin yanı sıra Litvanya ve İsveç de çıkarılarak “riskli” bölgeler listesine konuldu.

    Çekya, Vatikan, İtalya ise tamamen “risk” bölgeleri listesinden çıkarıldı.