Etiket: Alman

  • Almanya’da çifte vatandaşlığı mümkün kılan yasa tasarısı Meclis’te kabul edildi

    Almanya’da çifte vatandaşlığı mümkün kılan yasa tasarısı Meclis’te kabul edildi


    Almanya’da Başbakan Olaf Scholz liderliğindeki merkez sol koalisyon hükümeti tarafından Meclis’e sunulan tasarı, 234’e karşı 382 oyla kabul ederken oylamada 23 milletvekili çekimser kaldı. Böylece ülkede çifte vatandaşlığı mümkün kılan yasa tasarısı Meclis’te kabul edildi.

    REKLAM

    Almanya’da çifte vatandaşlığı mümkün kılan yasa tasarısı Meclis’te kabul edildi. 

    Yasa kapsamında Almanya vatandaşlığına geçişler kolaylaştırılacak ve çifte vatandaşlığın önündeki engel kaldırılacak.

    Olaf Scholz ldierliğindeki merkez sol koalisyon hükümeti tarafından Meclis’e sunulan tasarı, 234’e karşı 382 oyla kabul edilirken oylamada 23 milletvekili çekimser kaldı.

    Hükümet, bu adımın göçmenlerin entegrasyonunu kolaylaştıracağını, vasıflı işçilerin ülkeye çekilmesine de katkı sağlayacağını savunuyor. 

    Ancak ana muhalefetteki merkez sağ bloğu, yasanın Alman vatandaşlığını ‘ucuzlatacağını’ savunarak girişimi sert şekilde eleştirdi. 

    Hıristiyan Demokrat Partili milletvekili Alexander Throm milletvekillerine yaptığı hitabında, “Bu bir vatandaşlık modernizasyon tasarısı değil, vatandaşlığın değersizleştirilmesi tasarısıdır.” sözleriyle hükümetin adımına tepki gösterdi. 

    “Vatandaşlık yasasının modernizasyonu” başlıklı yasa çerçevesinde Alman vatandaşlığına geçmek için istenen yasal ikamet süresi 8 yıldan 5 yıla indiriliyor.

    Ayrıca vatandaşlığa geçmek isteyen kişinin “özel entegrasyon başarıları” durumunda bu süre 3 yıla düşürülüyor.

    Vatandaşlık alanlar daha önce sahip oldukları vatandaşlığı bırakmak zorunda kalmayacak ve böylelikle çoklu vatandaşlık sahibi olma imkanı sağlanacak.

    İlaveten Almanya’da doğan çocuklar, ebeveynlerinden birinin beş yıldır Almanya’da yasal olarak ikamet etmesi halinde otomatik olarak vatandaş olacak.

    Çifte vatandaşlık imkanı tanındığı için daha önce yürürlükte olan ve gençlerin 23 yaşına kadar ebeveynlerinin vatandaşlığı veya Alman vatandaşlığı arasında seçim yapmaya mecbur bırakan “opsiyon modeli” ise artık rafa kaldırılacak. 

    Hükümet, nüfusun yüzde 14’ünün (84,4 milyonluk nüfusunun 12 milyonu) vatandaşlığının olmadığını, bunların 5,3 milyonunun da en az on yıldır Almanya’da yaşadığını belirtiyor. 

    İstatistiklere göre Almanya’da vatandaşlığa kabul oranı, AB ortalamasının oldukça altında. 

    İçişleri Bakanı Nancy Faeser, reformun Almanya’yı, Fransa gibi Avrupalı komşularıyla aynı çizgiye getirdiğini söyledi ve daha fazla vasıflı işçi çekme ihtiyacına işaret etti. 

    Fauer, oylama öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “ABD ve Kanada gibi dünyanın dört bir yanından nitelikli insanlara Alman vatandaşlığına geçmenin de bir parçası olduğu bir teklif sunmalıyız” ifadesini kullandı. 

    Yeni yasa, vatandaşlığa kabul edilecek kişilerin kendilerini ve yakınlarını finansal açıdan geçindirebilecek durumda olmalarını şart koşuyor. 

    Antisemitizm, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı kapsamında ceza alanlar, Alman vatandaşlığına alınmayacak. Bu konuda vatandaşlık daireleri savcılıklarla daha yakından çalışacak.

    Ayrıca çok eşli olanlar veya anayasada yer alan kadın-erkek eşitliğine aykırı davrananlar da vatandaşlığa alınmayacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Alman istihbaratı: Türkiye, Rusya, Çin İran ülkede önemli istihbarat faaliyeti yapanlar arasında

    Alman istihbaratı: Türkiye, Rusya, Çin İran ülkede önemli istihbarat faaliyeti yapanlar arasında


    Raporda, Almanya’da faaliyet gösteren Türk istihbaratının özellikle hedefinde hükümetin tehdit olarak gördüğü bütün muhalif grupların yer aldığı belirtilirken, bunların başında özellikle PKK ve Gülen grubunun geldiği bildirildi.

    Alman İç İstihbarat Servisi tarafından hazırlanan raporda, Türkiye, Rusya, Çin ve İran ülke topraklarında önemli istihbarat çalışması yapan ülkeler arasında gösterildi.

    “Almanya Federal Anayasayı Koruma Ofisi” resmi adıyla faaliyet gösteren iç istihbarat servisi, ülkedeki takip altına aldığı güvenlik açısından tehdit oluşturduğunu düşündüğü yabancı gruplarla ilgili 380 sayfalık kapsamlı bir rapor yayımladı.

    Raporda, Almanya’da faaliyet gösteren Türk istihbaratının özellikle hedefinde hükümetin tehdit olarak gördüğü bütün muhalif grupların yer aldığı belirtilirken, bunların başında özellikle PKK ve Gülen grubunun geldiği bildirildi.

    Raporda MİT’in diğer ekonomik, Almanya’daki siyasi, askeri ve teknolojik konularla da yakından ilgilendiği saptaması yapıldı.

    Raporda, Almanya’da faaliyet gösteren Türkiye bağlantılı Hizbullah, Milli Görüş Hareketi, Furkan, Ülkücüler, PKK, DHKP-C, TKP/ML, MLKP gibi örgütlerle ilgili iç istihbarat servisinin saptamaları ayrıntılı bir şekilde yer aldı.

    Rus istihbaratının etkisi son dönemde artıyor

    Alman iç İstihbarat Örgütü, Ukrayna’nın işgalinin ardından Rusya’nın Almanya’daki istihbarat faaliyetlerini arttırdığı uyarısında bulundu.

    Rusya’nın gelecekte daha saldırgan ve daha gizli casusluk faaliyetlerini artmasının beklediğini kaydedilen raporda, Moskova’nın bilgi toplama, toplumu etkileme ve sabotaj ve siber saldırı hedefleriyle casusluk faaliyetlerini artırabileceği bildirildi.

    Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser, raporun önsözünde yaptığı açıklamada, “Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı, Alman iç güvenliği için bir dönüm noktasını temsil ediyor. Savaş zamanında Kremlin, Rus gizli servisinin çalışmalarına güveniyor ” ifadesini kullandı.

    Alman hükümeti geçen hafta sunduğu ulusal güvenlik stratejisinde Moskova’yı “barışa yönelik en büyük tehdit” olarak hedef almıştı.

    Nisan ortasında Almanya, ülkedeki “istihbarat servislerinin varlığını azaltmak için” Rus diplomatları sınır dışı etti. Buna karşılık Rusya, misilleme olarak “yirmiden fazla” Alman diplomatı Rusya’dan sınır dışı etti.

    Sınır dışı edilen Rusların tam sayısı o sırada belirtilmemişti.

    Almanya ayrıca, Moskova’nın Rusya’daki kendi diplomatik temsilciliğine uyguladığı kısıtlamalara misilleme olarak mayıs ayı sonunda topraklarında bulunan beş Rus konsolosluğundan dördünü kapatma kararı aldı.

    2022 baharında Almanya, güvenliği için tehdit oluşturduğunu söylediği yaklaşık 40 Rus diplomatı sınır dışı etmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya’da savcılık, Türkiye’ye casus yazılım satan şirket yöneticileri hakkında iddianame hazırladı

    Almanya’da savcılık, Türkiye’ye casus yazılım satan şirket yöneticileri hakkında iddianame hazırladı


    FinFisher şirketinin bilgisayar ve cep telefonlarını izlemeyi mümkün kılan ve “truva atı” diye anılan bilgisayar casusluk yazılımları geliştirdiği biliniyor.

    Almanya’nın Bavyera eyaletindeki Münih kenti savcılığı, FinFisher şirketinin dört eski yöneticisi hakkında, siyasi muhalifleri gizlice izlemede kullanılabilecek bir casusluk yazılımını yasa dışı bir şekilde Türkiye’ye satmak suçundan iddianame hazırladı.

    Savcılık yaptığı yazılı açıklamada, İngiliz Gamma şirketinin bir yan kuruluşu olan FinFisher şirketinin dört eski yöneticisinin, casusluk yazılımını Avrupa Birliği üyesi ve anlaşma olmayan ülkelere satarak, çift kullanım amaçlı ürünlerin ruhsatlandırılma koşullarını kasten ihlal etmekle suçlandığını duyurdu.

    FinFisher şirketinin bilgisayar ve cep telefonlarını izlemeyi mümkün kılan ve “truva atı” diye anılan bilgisayar casusluk yazılımları geliştirdiği biliniyor.

    Savcılık, FinFisher şirketi dört eski yöneticisini, Alman ticaret ve ödemeler yasasının üç ayrı maddesini ihlal etmekle suçluyor.

    Savcılığın hazırladığı suç dosyasına göre 2017 yılında sahte bir internet sitesi aracılığıyla Türkiye’de ismi açıklanmayan muhaliflerin FinFisher şirketinin geliştirdiği FinSpy adlı casus yazılımı indirmesinin sağlandığı belirtilerek, burada hedefin muhalefet üzerinde casusluk faaliyetleri yürütmek olduğu bildirildi.

    Savcılık 2019 yılında aralarında Almanya’daki Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü, Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi de aralarında olmak üzere 4 sivil toplum kuruluşunun (STK) Münih mahkemesine yaptığı suç duyurusu üzerine ilk soruşturmayı başlattı.

    Savcılığa suç duyurusunda bulunan STK’lara göre, FinFisher 2017’de Türk gizli servisine bu yazılımı teslim etti. Bu yazılım daha sonra muhalefete yönelik “casusluk yapmak” amacıyla kullanıldı.

    Savcılık, FinFisher şirketini, yazılım programını diş ticaret kanununda öngörülen ihracat iznini almadan yasa dışı yollardan Türkiye’ye satmakla suçluyor.

    Kılıçdaroğlu’nun “adalet yürüyüşü” sırasında kullanıldı mı?

    Alman medyasında daha önce çıkan haberlerde, FinSpy yazılımının 2017 yılında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından düzenlenen “adalet yürüyüşü” sırasında CHP’li vekillerin ve başka katılımcıların cep telefonlarına yerleştirildiği bu şekilde yazışma ve konuşmaların anında takip edildiği ileri sürülmüştü.

    Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) haberine göre FinFisher ürünlerini sadece AB ülkeleri ve özel anlaşma sağlanan Avustralya, Japonya, ABD ve İngiltere’ye satma hakkına sahip.

    Bu arada Alman medyası, FinFisher yazılımının potansiyel alıcıları arasında Türkiye dışında Mısır ve Burma gibi ülkelerin de bulunduğunu aktardı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Paris-Berlin arasında Tayvan çatlağı: Almanya, AB’nin gerilime göz yummaması uyarısında bulundu

    Paris-Berlin arasında Tayvan çatlağı: Almanya, AB’nin gerilime göz yummaması uyarısında bulundu


    Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Avrupa’nın Çin ile Tayvan arasındaki gerilime göz yummaması gerektiğini belirterek, bölgedeki askeri gerilimin tırmanmasının küresel ekonomi için “en kötü durum senaryosu” olacağı uyarısında bulundu.

    Çin’e resmi bir ziyarette bulunan Alman bakanın, geçen hafta Pekin’i ziyaret eden Emmanuel Macron’nun Tayvan açıklamalarından farklı bir söylemde bulunması dikkat çekti.

    Avrupa’nın “ABD’nin takipçisi” olması yolundaki baskıya direnmesi gerektiğini savunan Macron, Tayvan sorununa da atıfta bulunarak, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu en büyük risklerden birinin kendisinden kaynaklanmayan krizlere yakalanmak olduğu görüşünü dile getirmişti.

    Macron, Çin ve ABD arasındaki bu konuda yaşanan gerilime Avrupa’nın taraf olmaktan kaçınması gerektiğini savunmuştu.

    Reuters’in aktardığına göre Baerbock, Çin’in Tianjin kentinde düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, Almanya ve Avrupa Birliği’nin ekonomik olarak savunmasız durumda olduğu görüşünü dile getirerek, “Bu durum da Tayvan Boğazı’ndaki gerilimlere kayıtsız kalamayacağımız anlamına geliyor.” ifadesini kullandı.

    AB ve ABD’de tepkiyle karşılanan Macron’un Tayvan açıklaması, dış politika uzmanları tarafından “Çin’e taviz ve Atlantik ittifakında çatlak” olarak yorumlanmıştı.

    AB içinde bazı üyeler, Baerbock’un Çin ziyaretindeki söylemlerinin AB’nin Pekin politikasında değişiklik olmadığı göstermek açısından önemli bir fırsat olarak görüyor.

    Baerbock, “Küresel ticaretin yüzde ellisi Tayvan Boğazı’ndan, ciplerin yüzde 70’i Tayvan Boğazı’ndan geçiyor, dolayısıyla buradaki serbest ticaret ve geçiş bizim de ekonomik çıkarımıza. Tayvan Boğazı’ndaki gerilimde askeri tırmanma … küresel olarak en kötü durum senaryosu olur ve özellikle en büyük sanayi ülkelerinden biri olarak bu bizi etkiler.” dedi.

    Almanya ve Çin arasındaki ekonomik ilişkiler

    Alman şirketleri geçen yıl Çin’e 11,5 milyar euro tutarında rekor yatırım yaptı

    Alman Ekonomi Enstitüsü araştırmasına göre, 2016’dan sonra istikrarlı bir düşüş görülen Alman şirketlerinin Çin’deki yatırımlarında son iki yılda ise önemli ölçüde artış yaşanıyor

    Rhodium Group tarafından geçen yıl yapılan bir araştırmaya göre ise 2019 ile 2021 yılları arasında Çin’deki Alman yatırımlarının üçte birinin ülkenin üç büyük otomobil üreticisi Volkswagen (VW), BMW ve Mercedes-Benz’in yanı sıra kimya grubu BASF’den geldi.

    Çin’e karşı dış ticaret açığı 84,1 milyar euro

    Almanya’nın toplam ithalatının yüzde 12,8’i Çin’den geliyor. Ülkenin Çin’den bir sonraki en büyük ticaret ortağı ise yaklaşık yüzde 8 ile Hollanda. Hollanda’yı da ABD izliyor.

    İhracatta ise Çin, Almanya’nın ihracatında dördüncü sırada yer alıyor. Alman ürünlerinin en önemli ihracat pazarları sıralamasında başı ABD çekerken, onu Fransa ve Hollanda izliyor.

    Almanya’nın Çin’e karşı 2010’da 23,5 milyar euro olan dış ticaret açığının geçen yıl 84,1 milyar euroya yükselmesi de dikkati çekiyor.

    Alman şirketleri, özellikle nadir toprak elementleri veya magnezyum gibi kritik ham maddeler söz konusu olduğunda, Çin’den yapılan ithalata bağımlı kalıyor.

    Alman Sanayi Federasyonu’nun (BDI) analizine göre, Almanya’ya ithal edilen tüm nadir elementlerin yaklaşık yüzde 94’ün Çin’den geliyor. Diğer kritik ham maddeler için de benzer şekilde Almanya Çin’e büyük bağımlılık yaşıyor.

    Bazı Alman şirketlerinin, kazançlarının büyük bir bölümünün Çin’den gelmesi de dikkati çekiyor. Alman otomobil üreticileri VW , Mercedes ve BMW gelirlerinin yüzde 30’dan fazlası Çin’den geliyor.

    Çin’e ekonomik bağımlılık tartışma konusu

    Çin, son 7 yıldır Almanya’nın en büyük ticaret ortağı olarak kayıtlara geçerken, Alman kamuoyu, son dönemde Rusya’ya enerji bağımlılığının “enerji kriziyle” sonuçlanmasının ardından Çin’e olan ekonomik bağımlılığı tartışıyor.

    Alman hükümeti de aylardır Alman şirketlerinin Çin’e bağımlılığı konusunda uyarıyor.

    Başbakan Olaf Scholz, Alman şirketler “tüm yumurtalarını tek sepete koymamalı” uyarısında bulunuyor.

    Almanya-Çin ilişkileri

    Başta ABD, Kanada ve Avustralya olmak üzere Batılı ülkeler, ekonomisini ve etkisini genişleten Çin karşısında daha sert tutum sergilemeye başlarken, Almanya’nın, ticari ilişkilerini politikadan önde tutarak buna yanaşmadığı gözleniyor.

    Çin’in Avrupa Birliği (AB) ülkeleri dahil olmak üzere, altyapı ve teknoloji gibi kritik sektörlerde de yatırım ve satın alma yoluyla Avrupa’da etkinliğini artırması, kamuoyunda uzun süredir tartışma konusu oluyor.

    Avrupa’nın en büyük ekonomisine sahip Almanya’nın Çin ile ekonomik ilişkilerinin siyasi ilişkiler üzerinde belirleyici bir rol oynaması da kıtada eleştirilere yol açıyor.

    Eski Almanya Başbakanı Angela Merkel, 16 yıllık iktidarı döneminde Çin’i 12 kez ziyaret etti. Hükümet, insan haklarından ziyade ekonomik ilişkilere öncelik veriyordu. Merkel dönemi Çin politikası muhalifler tarafından sıkça eleştirilirken, Başbakan Olaf Scholz’un da Merkel’e benzer bir yaklaşımla ticari dengeleri göz önünde bulundurarak Çin ile ekonomik iş birliğine devam etmesi dikkati çekiyor.

    Almanya, Çin’in küresel ekonomiye açılmasından en çok yararlanan ülkelerden

    AB, Çin’i birlik için müzakere ortağı olmakla birlikte ekonomik ve sistemik bir rakip olarak görürken, ihracat ağırlıklı bir ekonomiye sahip olan Almanya, yıllardır Çin’in küresel ekonomiye açılmasından en çok yararlanan ülkelerden biri konumunda bulunuyordu.

    Alman arabaları ve makineleri Çin’de yoğun talep görüyor. Çin’e yapılan ihracat, son 10 yılda Almanya’nın 2. Dünya Savaşı sonrası en uzun ekonomik büyümesini desteklerken, Çin, 2016 yılında Almanya’nın en büyük ticaret ortağı oldu.

    Almanya’nın Çin’e bağımlılığı dış ticaret, tedarik zincirleri veya büyük pazar konusunda dikkati çekiyor. Almanya’nın elektrikli otomobiller için önemi giderek artan lityum bataryalar ve nadir toprak elementleri gibi ham maddelerde bile Çin’e “güçlü bir ithalat bağımlılığı” olduğu görülüyor.

    Almanya ile Çin arasındaki ticaret hacmi 2021’de 245 milyar euroya aştı

    Geçen yıllarda dünya çapında tedarik zincirlerini ciddi şekilde bozan Şanghay’daki Covid-19 karantinası, Alman ekonomisinin Çin’den gelen birincil ve ara ürünlere ne kadar bağımlı olduğunu da ortaya koydu.

    Alman Dış Ticaret Odası (AHK) verilerine göre, Çin’de yaklaşık 5 bin Alman şirketi faaliyet gösteriyor. Almanya’da 1,1 milyon kişilik istihdam, Çin ile ticarete bağlı durumda.

    Çin pazarı, başta Alman otomobil üreticileri olmak üzere Alman şirketleri için hem satış hem de büyüme açısından büyük önem taşıyor. Alman şirketleri, küresel pazar için Çin’deki en son teknolojileri geliştiriyor ve test ediyor.

    Çin, son 7 yıldır Almanya’nın en büyük ticaret ortağı olurken, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2021’de 245 milyar euroyu (246 milyar dolar) aştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Lufthansa Omicron varyantının artması üzerine 33 bin seferi iptal etti

    Lufthansa Omicron varyantının artması üzerine 33 bin seferi iptal etti


    Alman ulusal havayolu şirketi Lufthansa, Covid-19 Omicron varyantının Avrupa’da giderek yayılması üzerine kış aylarındaki düzenli seferlerini yüzde 10 düşürme kararı aldı.

    Lufthansa Genel Müdürü Carsten Spohr, “Ocak ayı ortalarından şubat ayına kadar uçuş rezervasyonlarında önemli düşüş yaşıyoruz, bu yüzden kış aylarında seferlerin yüzde 10’unu yani yaklaşık 33 bin uçuşu iptal ettik. ”dedi.

    Alman basınına konuşan Spohr, “Her şeyden önce Almanya, İsviçre, Avusturya ve Belçika’daki iç pazarlarlardaki yolcu sayımız düşüyor. Çünkü bu ülkeler pandemi dalgasından en çok etkilenen ülkeler.” ifadesini kullandı.

    Spohr, Lufthansa’nın 2019 yılında salgın başlamadan önceki durumla kıyaslandığında seferlerin sadece yüzde 60’ını gerçekleştiğini aktardı.

    Havaalanlarındaki iniş ve kalkış haklarını kaybetmemek için 18 bin gereksiz uçuş gerçekleştirdiklerini hatırlatan Alman yönetici, gerçekte bu mecburiyetin olmaması halinde çok daha fazla seferi iptal etmeleri gerektiğini söyledi.

    Avrupa Havaalanları Birliği, Omicron varyantının Dünya Sağlık Örgütü tarafından 24 Kasım’da ilk ilan edildiğinden bu yana kendilerine üye havalanlarından uçan yolcu oranında yüzde 20 düşüş yaşandığını duyurmuştu.

    Covid-19 salgını yüzünden 2020 yılında 5,5 milyar euro zarar eden Lufthansa, devletten yardım talep etmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erkekler için doğum kontrol yöntemi geliştirildi

    Erkekler için doğum kontrol yöntemi geliştirildi


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Göbekli Tepe’deki son keşifler ne anlama geliyor?

    Göbekli Tepe’deki son keşifler ne anlama geliyor?


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ata vururken görüntülenen Alman antrenör, ekibiyle Olimpiyat Oyunlarından diskalifiye edildi

    Ata vururken görüntülenen Alman antrenör, ekibiyle Olimpiyat Oyunlarından diskalifiye edildi


    Tokyo Olimpiyat Oyunları sırasında Alman antrenörün bir ata şiddet uyguladığının ortaya çıkması üzerine, ekibi müsabakalardan diskalifiye edildi.

    Olay, Alman antrenör Kim Raisner’in, yarış sırasında parkura eğilerek engelden atlaması için Saint Boy adlı ata vururken görüntülenmesi üzerine ortaya çıktı. Görüntüleri inceleyen Uluslararası Modern Pentatlon Birliği, Raisner’in kuralları çiğnediğine hükmederek antrenörü diskalifiye etti. Dolayısıyla, atın üzerindeki pentatlet Annika Schleu’nun da olimpiyatlardaki yolculuğu son buldu.

    Görüntülerde, Raisner’in, atı kontrol etmekte zorlanan Schleu’ya da atı kırbaçlaması için talimat verdiği de tespit edildi.

    Diğer yandan, yarışı gözyaşları içinde bitiren Schleu, müsabaka sırasında atı ‘çok fazla’ kırbaçladığı için eleştirilerin hedefi oldu. Alman spor derneklerinden Athleten Deutschland, pentatlona sosyal medyadan yöneltilen tepkileri eleştirdi. Dernek, yetkili mercilere çağrıda bulunarak kuralların hem hayvanları hem sporcuları koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesini talep etti.

    Modern pentatlonda, sporcular daha önce tanışmadıkları atlarla yarışmak zorunda. Hayvanla kısa sürede bağ kurabilmek müsabakanın bir parçası olarak görülüyor. Alman yetkililerse bu kuralın gözden geçirilmesini istiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***