Etiket: Ali Hamaney

  • İran’da halk, Parlamento seçimleri için sandık başında; hangi parti ve gruplar yarışıyor?

    İran’da halk, Parlamento seçimleri için sandık başında; hangi parti ve gruplar yarışıyor?


    Petrol ve doğal gaz rezervleri açısından dünyanın en zengin ülkelerinden olan ancak yaptırımlar nedeniyle ekonomik krizin pençesinde olan 87 milyon nüfuslu ülkede yaklaşık 61 milyon kayıtlı seçmen bulunuyor.

    REKLAM

    İran’da halk, Parlamento ve Uzmanlar Meclisi seçimleri için sandık başına gitti. 

    Ülkede, milletvekili seçimleri dört yılda bir, Uzmanlar Meclisi seçimleri ise sekiz yılda bir gerçekleştiriliyor. 

    Ekonomik, siyasi ve sosyal sorunların yanı sıra insan hakları ihlalleri, idamlar ve yaptırımlar nedeniyle rejime yönelik hoşnutsuzluğun arttığı bir ortamda, seçimlere katılımın düşük olması öngörülüyor.

    Yönetim ise, Mahsa Amini isimli Kürt kadının 2022 yılında gözaltında ölümüyle alevlenen ve aylar süren kitlesel protestolar sonrası zedelenen meşruiyetini yeniden güçlendirmek için büyük bir katılım arayışında.

    İran halkı, milletvekili seçiminin yanı sıra, ‘Uzmanlar Meclisi’ olarak bilinen ve dini lideri atamak ve görevden almak gibi önemli görevlere haiz dini organın 88 üyesini belirlemek için de oy kullanacak. 

    İşte İran seçimlerine dair bilinmesi gerekenler

    Aday inceleme süreci

    İçişleri Bakanlığı’na göre 290 üyeli Meclis için rekor sayıda (15 binden fazla) aday, Muhafız Konseyi’nin elemesinden geçerek adaylık için kayıt yaptırdı. 

    Muhafız Konseyi, İslam’a bağlılığı, dini hukuk sistemine ve İran İslam Cumhuriyeti’ne olan inancı değerlendiren, din adamları ve hukukçulardan oluşan sert bir organ olarak biliniyor.

    Katı tutumu ile bilinen kurum, Uzmanlar Meclisi oylamasında aday olmak için müracaat eden 510 aday arasından 144 din adamına yeterlilik verdi. 

    ‘Ilımlı’ duruşa sahip eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin yarışa katılması Muhafız Konseyi tarafından engellenmişti.

    Seçimlerde 103 siyasi parti yarışacak

    İran İçişleri Bakanlığı, seçimlerde 103 ulusal ve yerel partinin yarışacağını açıkladı. Ancak İran’da düzenli parti üyeliği veya detaylı parti platformları geleneği bulunmuyor. Siyaset kişilere ya da ideolojilere endeksli bir doğrultuda ilerliyor. 

    Ülkede siyasi partilerin olmaması nedeniyle aynı ideolojiye (fikre) yakın kişiler ortak liste üzerinden seçim yarışına katılıyor.

    Reform yanlıları seçimlerde olmayacak

    Eski Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad’ın ikinci dönem için yeniden seçilmesine itiraz ederek 2009’da siyasi ana akımından uzaklaştırılan reformistler, bu defa hiçbir aday listesini desteklememe kararı aldı. 

    ‘Reformistler’ diye tanımlanan reform yanlısı adaylar, 2020’de Meclis seçiminde kitlesel diskalifiye ile karşı karşıya kalmıştı. 

    Reformistler, İran İslam Cumhuriyeti’nin yıkılmasından ziyade kademeli olarak değişmesini istiyor. 

    Ancak sosyal ve siyasi özgürlükleri artırmaya yönelik yıllar süren başarısız girişimlerin ardından, gündemleri 2022’de protestocular tarafından yetersiz bulunarak reddedildi.

    Yarış muhafazakarlarla radikal muhafazakarlar arasında geçecek

    1 Mart seçimleri için aylar süren pazarlıklar sonucunda sertlik yanlısı iki büyük grup, bir muhafazakâr ve bir de merkezci grup gibi çeşitli koalisyonlar ortaya çıktı. 

    Bazı adaylar birden fazla grup tarafından destekleniyor. 

    REKLAM

    Sokaktaki vatandaşa göre seçimler, muhafazakârlarla radikal muhafazakârlar arasında geçecek.

    İşte siyasi partiler, koalisyonlar ve gruplar

    İslam Devrimi Koalisyonu Güçleri

    Devrim Muhafızları ve onlara bağlı Besiç milislerinin eski üyeleri ile Dini lider Ayetullah Ali Hamaney’e sadık diğer kişilerden oluşan en büyük sertlik yanlısı grubun parlamentodaki hakimiyetini sürdürmesi bekleniyor.

    Bu partiler arasında ‘İslam Devrimine Adanmışlar ve Yol Arayanlar’, ‘İslam Devrimi İstikrar Cephesi’, ‘İslami Koalisyon Partisi’ ve ‘Muharip Din Adamları Birliği’ gibi partiler yer alıyor.

    İslam Devrimi Güçleri Halk Birliği

    İslami köktendinci kampın en uç noktası olarak görülen grup, Şiilerce kutsal sayılan Kum kentinde bulunan dini kurumlardaki en radikal figürlere bağlı.

    REKLAM

    Birlik Konseyi

    Bu gruba mensup politikacılar, İran İslam Cumhuriyeti’nin ideallerine bağlılıkları nedeniyle kendilerini “ilke odaklı” politikacılar olarak tanımlıyor ancak Batı’ya nispeten daha az düşman olmaları nedeniyle sertlik yanlılarından ayrılan muhafazakârlar olarak biliniyor. Esnaf sınıfının güçlü desteğine sahipler.

    Millet’in Sesi

    Bazı ılımlı ve merkezci partiler tarafından desteklenen koalisyon, kendisini İran’ın en büyük bağımsız oluşumu olarak tanıtıyor ancak reformistlerin desteğinden yoksun. Koalisyonun Tahran’daki 30 sandalye için bir aday listesi bulunuyor. 

    İranlılar ne diyor?

    Uluslararası medyaya konuşan bazı İranlılar, ülkedeki ekonomik sıkıntıların seçimden uzak durmalarının nedeni olduğunun altını çiziyor. 

    Enflasyonun yüzde 50’lerde olduğu ülkede işsizlik, genç İranlılar arasında yüzde 20 civarında seyrediyor.

    Tahran’da yaşayan 55 yaşındaki meyve tüccarı Haşim Amani, “Oy kullanmayacağım. 2021’de Reisi’nin cumhurbaşkanı olması için hükümetteki benzer kişilerin birlikte çalışabileceği ve benim de daha iyi bir hayat kurabileceğim umuduyla oy verdim. Karşılığında aldığım şey; her şeyin fiyatının fırlaması oldu.” dedi.

    REKLAM

    Yine başkentten 53 yaşındaki taksi şoförü Murteza da hayal kırıklığını dile getirenlerden. 

    Murteza, “Neden oy kullanayım? Daha önce çok defa oy verdim ama üç kızımın eğitim masraflarını karşılıyorum. Hâlâ kiracıyım ve sürekli olarak daha yoksul bir bölgeye taşınıyorum.” diyor. 

    42 yaşındaki Marziye Mukaddem ise oy kullanacak olanlardan. 

    Oy vermeyi ‘dini bir vecibeye’ benzeten Mukaddem, ülkenin “başörtüsü gibi İslami kültürü de geliştirmesi” gerektiğini söylüyor.

    32 yaşındaki banka memuru Abbas Kazımi, İran’ın yasama organını on yıllardır kontrol eden sertlik yanlılarının etkisinden korunmak için sandık başında gideceğini belirtiyor.

    REKLAM

    Oy verme süreci ve sonuçların açıklanması

    Petrol ve doğal gaz rezervleri açısından dünyanın en zengin ülkelerinden olan ancak dış yaptırımlar nedeniyle ekonomik krizin pençesinde bulunan 87 milyon nüfuslu ülkede yaklaşık 61 milyon kayıtlı seçmen bulunuyor.

    Oy pusulaları çoğunlukla elle sayılacağından nihai sonuçların üç gün boyunca açıklanması beklenmiyor. Ancak kısmi sonuçlar daha erken ilan edilebilir.

    İran Anayasası, dini azınlıklar için parlamentoda beş sandalye ayrılmasını zorunlu kılıyor.

    İran Parlamentosu, Hamaney tarafından belirlenen dış ilişkiler ve nükleer gelişmeler gibi alanlarda politika belirlemiyor.

    Analistlere göre sertlik yanlılarının parlamentodaki hakimiyetlerini sürdürmesi öngörülüyor.

    REKLAM

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İran’da yaklaşık 100 kişinin öldüğü bombalı saldırıyı IŞİD üstlendi

    İran’da yaklaşık 100 kişinin öldüğü bombalı saldırıyı IŞİD üstlendi


    İran’ın Kirman kentinde eski Devrim Muhafızları Ordusu komutanı General Kasım Süleymani’nin kabrinin bulunduğu mezarlık yakınında gerçekleşen iki ayrı patlamada 84 kişi yaşamını yitirdi, 280 civarında kişi de yaralandı. İranlı yetkililer, saldırının faillerinden ‘intikam’ alınacağını belirtiyor.

    REKLAM

    İran’da dün düzenlenen çifte bombalı saldırıyı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) üstlendi. Telegram hesabından yapılan duyuruda 84 kişinin öldüğü saldırının grup tarafından gerçekleştirildiği belirtildi.

    IŞİD, saldırının patlayıcı yelek giyen iki militan tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdü.

    İran, ülkede 1979 yılında gerçekleşen İslam Devrimi’nden bu yana yaşanan en büyük ve en kanlı saldırının ardından eylemin sorumlularından “intikam” alınacağını bildirdi. 

    İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ve İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Muhbir, onlarca kişinin ölmesine ve yaralanmasına neden olan patlamalar için “intikam” vadinde bulundu. 

    Ülkenin güneydoğusundaki Kirman kentinde eski DMO komutanı Kasım Süleymani’nin kabrinin bulunduğu mezarlık yakınında gerçekleşen iki ayrı patlamada 84 kişi yaşamını yitirmiş 280 civarında kişi de yaralanmıştı. 

    Hameney, “Kirman’daki terör saldırılarının failleri sert karşılık görecek.” dedi.

    “İran ulusunun şeytani ve cani düşmanları bir kez daha trajediye neden oldu ve çok sayıda insan şehit edildi” diyen Hamaney, “Katı yürekli suçlular, Kasım Süleymani’ye saygı duyan insanlara tahammül edemediler.” şeklinde konuştu.  

    Ayrıca Hamaney, “Kasım Süleymani’nin aydınlık yolunun takipçilerinin onların alçaklıklarına ve suçlarına müsamaha göstermeyeceğini bilmelidirler.” sözleriyle karşılık verileceğini dile getirdi. 

    Saldırının faillerin kesinlikle “adil bir cezanın hedefi” olacaklarını” belirten Hameney, “Neden oldukları trajediye sert bir yanıt alacaklar.” dedi. 

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhbir de saldırıda yaralananlardan bazılarının tedavi gördüğü hastanede gazetecilere yaptığı açıklamada “Kasım Süleymani’nin askerleri onlara çok güçlü bir misilleme yapacak.” ifadesini kullandı. 

    ABD Başkanı Joe Biden yönetiminden üst düzey bir yetkili, patlamaların IŞİD militanları tarafından geçmişte düzenlenen türden bir “terör saldırısı” olduğu değerlendirmesinde bulundu. 

    İran Devrim Muhafızları Ordusu, çarşamba günkü saldırıyı “güvensizlik yaratmayı ve ulusun İran İslam Cumhuriyeti’ne olan derin sevgi ve bağlılığına karşı intikam almayı amaçlayan korkakça bir eylem” olarak nitelendirdi.

    DMO, “saldırının failleri kararlı ve adil bir şekilde cezalandırma kararlılıklarını güçlendirdiğini” bildirdi. 

    Bazı İranlı haber ajansları yaralı sayısının resmi olarak açıklanandan çok daha fazla olduğu iddiasına bulundu.

    Tahran sık sık ezeli düşmanları İsrail ve ABD’yi, İran karşıtı militan grupları desteklemekle suçluyor.

    Ancak son saldırının ardından Tahran’dan henüz bir ülke ya da grup ismi açıklanmış değil.

    Kirman eyaletinde, İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin, Ocak 2020’de ABD’nin Bağdat’taki saldırısında öldürülmesinin 4. yılı dolayısıyla anma töreninin yapıldığı mezarlığa giden yol üzerinde 20 dakika ara iki patlama meydana gelmişti. İlk önce 108 olarak açıklanan can kaybı sayısı daha sonra düşürüldü. 

    İranlı yetkililer, patlamaların araçla yapılan terör saldırısı olduğunu açıklamıştı. Ancak henüz detay verilmiş değil.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail ve Hamas arasındaki çatışmalar daha geniş çaplı bölgesel savaşa yol açabilir mi?

    İsrail ve Hamas arasındaki çatışmalar daha geniş çaplı bölgesel savaşa yol açabilir mi?


    Uzmanlara göre en büyük risk, İsrail’i tanımayı her zaman reddeden ve onu İran İslam Cumhuriyetinin “baş bölgesel düşmanı” olarak gören Tahran’ın dini liderliğinden gelebilir

    REKLAM

    Siyasi yorumculara göre, Tahran destekli Lübnanlı Şii milis grubu Hizbullah’ın potansiyel müdahalesi ve bizzat İran’ın oynadığı role ilişkin belirsizlik, İsrail ile Hamas arasındaki daha önce eşi benzeri görülmemiş çatışmayı daha geniş bir bölgesel savaşa itebilecek risk faktörleri arasında yer alıyor.

    Son günlerde artan sınır gerilimlerine rağmen, şimdilik Hizbullah’ın İsrail’e karşı bir saldırı gerçekleştireceğine dair herhangi somut bir belirti bulunmuyor.

    İran, en azından resmi olarak, Filistinli militan grubun İsrail’e yönelik saldırısında herhangi bir ilgisinin olmadığını açık bir şekilde dile getirdi.

    Bu arada İsrail’le ilişkilerini son dönemde geliştirmek isteyen bazı komşu Arap ülkelerinin ise arabulucu rolü oynama şansını ciddi bir şekilde değerlendirdikleri görülüyor.

    Ancak bölgede son durum son derece hassas ve gergin.

    Hamas’ın cumartesi günü İsrail’in sivil hedeflerine yönelik yıkıcı saldırılarını başlatmasından bu yana her iki taraftan da binlerce kişi öldü.

    İsrail, Hizbullah’a karşı ikinci bir  cephe açar mı?

    Hamas’ın saldırıları İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere yönelik geniş çaplı misillemesine yol açtı.

    Bununla birlikte İsrail, Gazze’ye kara saldırısı yapmayı düşünürken bile, kuzey sınırında 2006’da savaşa girdiği Hizbullah’a karşı kabus gibi ikinci bir cepheyle karşı karşıya kalabilir.

    İki taraf çatışmaların beşinci gününde yine karşılıklı saldırılarını sürdürmeyi tercih etti.

    Bu hafta başında Hizbullah, İsrail’in Güney Lübnan’a düzenlediği saldırılarda üyelerinden üçünün öldürüldüğünü duyurdu.

    ABD Hizbullah’ın yeni bir cephe açmasından endişe ediyor

    ABD Savunma Bakanlığı’ndan adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir yetkili, Washington’daki gazetecilere yaptığı açıklamada, “Hizbullah’ın yanlış karar verip, bu çatışmada ikinci bir cephe açmasından derin endişe duyuyoruz.” dedi.

    ‘Sınırlı tepki’

    Bölgeyi bilen siyasi yorumcular, Filistinli müttefiki Hamas’tan daha önemli bir savaşma potansiyeli olan Hizbullah’ın da benzer bir saldırı başlattığı yönünde şu ana kadar bir işaret olmadığı görüşünde birleşiyor.

    Merkezi Cenevre’de bulunan Arap Dünyası ve Akdeniz Araştırma Merkezi’nin (CERMAM) Direktörü Hüsnü Abidi, bölgeyi saracak bir savaşın büyük bir siyasi ve ekonomik krizden geçen Lübnan’ın kesinlikle çıkarına olamadığı saptamasında bulundu.

    Abidi, “Evet, çatışmaların yayılma riski var ama Hizbullah’ın bile kontrol altına alınmış ve ölçülü bir tepkisi var.” diyerek görüşlerini özetledi.

    Akdeniz Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü (IREMMO) Başkan Yardımcısı Agnes Levallois ise Hizbullah’ın Güney Lübnan’daki faaliyetleri bir uyarı niteliği taşıdığı görüşünü dile getirse bile bu durumun tırmanmasının Hizbullah’ın çıkarına olmayacağını düşünüyor.

    Mısır ve Suudi Arabistan arabulucu rolü üstlenebilir mi?

    Öte yandan Mısır ve Suudi Arabistan gibi önemli bölgesel güçler de arabulucu rolü oynayarak gerilimleri yatıştırma ve uluslararası prestijlerini artırma konusunda geçmişe kıyasla daha istekli görünüyor.

    İsrail ile ilişkileri son dönemde normalleştirme arzusunda olan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ile yaptığı telefon görüşmesinde, çatışmaların bölgeye sıçramasını önlemek için çalıştığını söyledi.

    Merkezi New York’ta bulunan düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi’nin araştırmacılarından Steven Cook, Arap ordusu ile İsrail arasında herhangi bir tür “devletlerarası çatışma” olmasının “olası” olmadığını söyledi.

    REKLAM

    Cook, bununla birlikte Hizbullah ile İsrail arasında bir gerilimin tırmanması yönünde “gerçek bir tehlike”, bir “kabus senaryosu” olduğunu da sözlerine ekledi.

    Cook, “Bu herkesin yüksek düzeyde tetikte olması gerektiğini düşündüğüm bir durum.” ifadesini kullandı.

    İran’ın tavrı ne olacak?

    Yine uzmanlara göre en büyük risk, İsrail’i tanımayı her zaman reddeden ve onu İran İslam Cumhuriyetinin “baş bölgesel düşmanı” olarak gören Tahran’ın dini liderliğinden gelebilir.

    İran uzun süredir Hamas’ı mali ve askeri açıdan destekliyor ancak dini lider Ayetullah Ali Hamaney salı günü Tahran’ın Hamas’ın saldırısının arkasında olduğu yönündeki “söylentileri” yalanladı.

    Hamaney bununla birlikte “Tüm İslam dünyasını Filistinlileri destekleme” çağrısı yaptı.

    REKLAM

    Bu tür konular hakkında yorum yapmadan önce genellikle günlerce bekleyen Hamaney’in açıklaması ise alışılmadık derecede hızlı ve açıktı.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron salı günü yaptığı açıklamada, Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırısında dışarıdan “yardım almasını muhtemel bulduğunu” söyledi.

    Macron, bununla birlikte İran’ın “doğrudan müdahalesine” dair “resmi bir kanıt” bulunmadığını sözlerine ekledi.

    İsrail ve İran savaşır mı?

    İsrail ise İran’ın nükleer programını engellemek için askeri eylem düzenleme ihtimalini hiçbir zaman dışlamadı.

    İsrail’in 2020 yılı kasım ayında nükleer bilim adamı Muhsin Fahrizade’ye düzenlenen suikast da dahil olmak üzere son yıllarda İran’daki birçok operasyonun arkasında olduğu tahmin ediliyor.

    REKLAM

    Akdeniz Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Başkan Yardımcısı Agnes Levallois, İran’ın Hamas’la işbirliğinin yeni olmadığını ancak Tahran’ın bölgesel bir çatışma riskini göze aldığını düşünmediğini bildirdi.

    Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nün (IFRI) Orta Doğu uzmanı Denis Bauchard’a göre asıl mesele İsrail’in bu çatışmadaki ana düşmanının kim olduğu.

    Bauchard, “Sadece Hamas mı yoksa İran mı? İsrail’in, doğru ya da yanlış, bu operasyonun İran tarafından kışkırtıldığını düşünmesi halinde, her şeyden önce çatışmaların bölgeye yayılma riski var.” diyerek endişesini dile getirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hamaney: İsrail ile ilişkileri geliştirmek isteyen ülkeler kaybeden ata oynuyor

    Hamaney: İsrail ile ilişkileri geliştirmek isteyen ülkeler kaybeden ata oynuyor


    “Bugün Siyonist rejimin içinde bulunduğu durum ona yakınlaşmayı teşvik edecek bir durum değil” diyen İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail devletinin yakında ortadan kalkacağını iddia etti.

    REKLAM

    İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail ile ilişkileri normalleştirmek isteyen ülkelerin “kaybeden ata oynadıklarını” söyledi.

    Devlet medyasına göre Hamaney, isim vermeden Suudi Arabistan’a atıfla, İsrail ile ilişkileri geliştirmek isteyen ülkelere yönelik eleştirilerde bulundu. 

    Hamaney, “İran İslam Cumhuriyeti’nin kesin tutumu, İsrail ile normalleşme kumarı oynayan ülkelerin kaybedeceği yönündedir. Kaybedecek bir ata oynuyorlar.” ifadesini kullandı. 

    ‘İslam Cumhuriyeti’nin Siyonist rejimle “normalleşme bahsini” sürdüren hükümetlerin büyük zarar göreceğine inandığını’ söyleyen dini lider, şu ifadeleri kullandı:

    “Yenilgi onları bekliyor, hata yapıyorlar. Avrupalıların da dediği gibi, ‘Kaybedecek bir at üzerine bahis oynuyorlar.” 

    İsrail Dışişleri Bakanı geçen ay yaptığı açıklamada, İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için ABD’nin ara buluculuğunda bir çerçeve anlaşmasının 2024 başlarında yapılabileceğini söylemişti. 

    Bakan, üç ülkenin karmaşık müzakerelerde ilerleme kaydettiğini dile getirmişti. 

    Analistlere göre İsrail-Suudi normalleşmesi, İran’a karşı ABD’nin Orta Doğu’daki iki büyük müttefikini resmen bir araya getirerek bölgede köklü değişikliklere neden olacak. 

    Keza bu durum, gelecek yıl yeniden seçilmeyi hedefleyen Başkan Joe Biden’a dış politika açısından büyük avantaj sağlayacak.

    Ayetullah Hamaney konuşmasının devamında “Siyonist rejimin sadece İran’a karşı değil Mısır, Irak ve Suriye dahil diğer bölge ülkelerine karşı da kin ve öfke dolu olduğunu zira amaçlarının Nil’den Fırat’a kadar olan toprakları işgal etmek olduğunu ancak bunun gerçekleşmediğini” ifade etti. 

    “Bugün Siyonist rejimin içinde bulunduğu durum ona yakınlaşmayı teşvik edecek bir durum değil” diyen Hamaney, İsrail’in yakında ortadan kalkacağını iddia etti. 

    Çin’in ara buluculuğunda Riyad’la diplomatik ilişkileri yeniden tesis eden Tahran, İsrail’i ezeli düşmanı olarak görüyor. 

    İsrail de İran’ın nükleer programına yönelik bir an önce uluslararası adım atılması gerektiği görüşünü dillendiriyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İran hükümeti ‘sürdürülebilir evliliği’ kolaylaştırmak için resmi çöpçatanlık platformu kurdu

    İran hükümeti ‘sürdürülebilir evliliği’ kolaylaştırmak için resmi çöpçatanlık platformu kurdu


    İranlı yetkililer, gençler arasında “sürdürülebilir ve bilinçli evliliği kolaylaştırma” amacıyla hazırlanan İslami buluşma uygulamasını resmen devreye soktu.

    Devlet televizyonu, “Hamdam” (arkadaşlık) adı verilen internet hizmetinin kullanıcılara, daha rahat eş bulma imkanı sağlayacağını duyurdu.

    İran’da siber suçlardan sorumlu polis şefi albay Ali Muhammed Rajabi, yeni uygulamanın, devlet tarafından onaylı tek buluşma platformu olduğunu bildirdi.

    İran’da eş veya arkadaş bulmak için başta en çok kullanılan Amerikan “Tinder” olmak üzere diğer uygulamalar mevcut ancak, “Hamdam” devlet tarafından kurulan ve onaylanan ilk eş bulma platformu olma özelliği taşıyacak.

    Ali Muhammed Rajabi, , “Hamdam” uygulamasının tanıtımında yaptığı konuşmada, isim vermeden diğer platformların yasal olmadığına özellikle vurgu yaptı.

    İran İslami Propaganda Örgütü tarafından hazırlanan yeni eş bulma platformu, “yapay zeka” kullanılarak, sadece “sürdürülebilir ve bilinçli evlilik” düşünen bekarların hizmetine sunulacak.

    “Hamdam”’ın hizmete sokulması dolayısıyla yapılan açıklamada, “Aile kurumunun, şeytanın ve İran’ın düşmanlarının kendi değerlerini kabul ettirmek için saldırılarının hedefinde olduğu” belirtilerek, “sağlıklı bir aile kurabilmek için yeni uygulamanın hizmet vereceği” vurgulandı.

    İnternet üzerinden “Hamdan” uygulaması, kullanıcılarının kimliklerini teyit ettikten sonra onları önce bir takım psikolojik testlerden geçirecek ve daha sonra bulabilecekleri hayat arkadaşı adaylarının bilgi ve fotoğraflarını paylaşacak.

    “Hamdan”, adayların birbirlerini beğenmeleri halinde, bir danışman aracılığıyla ailelerin temasa geçmesini sağlayacak.

    Başta İran’ın dini lider Ali Hamaney olmak üzere diğer üst düzey yetkililer, ülkede evlilik yaşının artması ve doğum oranının düşmesine karşı sürekli uyarılarda bulunuyor.

  • İran: Mahmud Ahmedinejad, cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylık başvurusu yaptı

    İran: Mahmud Ahmedinejad, cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylık başvurusu yaptı


    Eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, 18 Haziran’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylık başvurusu yaptı.

    İran devlet televizyonu Ahmedinejad’ın taraftarları eşliğinde İçişleri Bakanlığı’ndaki kayıt formlarını doldurduğunu duyurdu.

    Ahmedinejad son yıllarda “katı imajını” daha merkezci bir aday haline getirmeye çalıştı ve hükümeti kötü yönetim nedeniyle eleştirdi.

    Ahmedinejad, 2017’de cumhurbaşkanlığı için aday oldu, ancak ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından yasaklandı. Yine de kayıt yaptırmasının ardından Anayasayı Koruyucular Konseyi (AKK) tarafından veto edildi.

    Hamaney, hiçbir adaylığa karşı çıkmayacağını açıkladı, ancak Ahmedinejad’ın AKK tarafından tekrar engellenebileceği yorumları yapılıyor.

    İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, iki dönem sınırlaması nenediyle seçime katılamıyor.

    Yaptırımlar ve koronavirüs nedeniyle sıkıntılı günler geçiren ülkede halkın seçime ilgisi olmadığı belirtiliyor.

    2005’te cumhurbaşkanlığı görevine başlayan Ahmedinejad’ın 2009’da yeniden seçilmesi ülkede 1979 İslam Devrimi’nden bu yana en büyük kitlesel protestoların yaşanmasına neden olmuştu.

    Yahudi Soykırımı’nı reddeden, İran’ın “gey veya lezbiyen vatandaşı olmadığını” söyleyen Ahmedinejad, İran’ın isterse nükleer silah yapabileceğini ima eden açıklamalar yapmıştı.

    Anayasayı Koruyucular Konseyi’nden yeni kurallar

    İran’da 18 Haziran’da yapılacak 13. cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacak kişiler başvurularını 15 Mayıs’a kadar yapabilecek.

    Adaylık başvuruları, Anayasayı Koruyucular Konseyi (AKK) tarafından incelenecek ve karara bağlanacak.

    AKK, aldığı kararla, aday olmak isteyen kişiler için yeni şartlar getirmişti. Söz konusu kararda, cumhurbaşkanı adayının “40-75 yaşlarında, devlet kademesinde yönetici pozisyonlarda en az 4 yıllık tecrübeye sahip, en az yüksek lisans düzeyinde öğrenim görmüş, asker ise en az tümgeneral rütbesine sahip olması” gibi şartları taşıması gerektiği belirtilmişti.

    Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise AKK’nin aldığı bu kararı reddetmiş ve İçişleri Bakanlığına “anayasadaki mevcut şartların uygulanması” talimatını vermişti.

  • Hamaney: Filistinlilere karşı ‘terörist garnizonu’ olan İsrail’le savaşmaya devam edin

    Hamaney: Filistinlilere karşı ‘terörist garnizonu’ olan İsrail’le savaşmaya devam edin


    İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Müslüman ulusları, Filistinlilere karşı bir “terörist garnizonu” olduğunu söylediği İsrail’e karşı savaşmaya devam etmeye çağırdı.

    Hamaney devlet televizyonunda yaptığı konuşmada, “Bu despotik rejime karşı mücadele, baskıya karşı mücadele ve terörizmle mücadeledir. Bu, rejime karşı savaşmak için bir kamu görevidir.” dedi.

    Ramazan ayının son cuma günü düzenlenen İran’da her yıl düzenlenen Kudüs Günü’nde konuşan Hamaney, “Müslüman ulusların Kudüs konusunda işbirliği Siyonistler için bir kabustur.” ifadesini kullandı.

    İsrail’i devlet olarak tanımayan İran, bölgede bu devlete karşı çıkan Filistin ve Lübnanlı grupları destekliyor.

    Koronavirüs salgını, hükümeti yıllık Kudüs Günü geçit törenini iptal etmeye zorladı. Ancak İran devlet medyası, Tahran sokaklarından geçen Filistin ve Lübnan Hizbullah bayraklarını taşıyan motosikletçiler ve araçların görüntülerini paylaştı. Ayrıca İsrail ve Amerikan bayraklarını yakanların fotoğrafları da yayınlandı.

  • İran dini lideri Hamaney’den nükleer açıklaması: Batılı ülkelerin sunduğu teklif bakmaya değmez

    İran dini lideri Hamaney’den nükleer açıklaması: Batılı ülkelerin sunduğu teklif bakmaya değmez


    İran’ın dini lideri Ali Hamaney, nükleer anlaşmayla ilgili Batılı ülkelerin sunduğu teklifi “bakmaya değmez” olarak nitelendirdi.

    Planlanan resmi müzakere turu öncesinde Viyana’da gayrı resmi görüşmelerin devam ettiği sırada konuşan Hamaney, “Sundukları teklifler genellikle kibirli ve aşağılayıcı, bakmaya değmez” dedi.

    İran’ın müzakerecileri hakkında olumlu düşündüğünü söyleyen ve ABD’yi eleştiren Hamaney, “zamanın dolabileceği” konusunda uyardı. Hamaney, “Görüşmeler yıpratma konuşmaları haline gelmemeli. Görüşmeler uzatılmamalı. Bu ülkeye zarar verir.” ifadelerini kullandı.

    Hafta sonu İsfahan’daki Natanz Nükleer Tesisi’nde meydana gelen kazadan İsrail’in sorumlu olduğunu iddia eden İran, yüzde 60 saflıkta uranyum zenginleştirme çalışmalarına başladığını duyurmuştu.

    Viyana’da geçen hafta gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması ve ABD ile İran’ın nükleer anlaşmaya tam anlamıyla uymalarının sağlanması için çalışmalar yürütecek iki uzman grup oluşturuldu, bu doğrultuda hem uzman grupların hem de anlaşmaya taraf ülkelerin temsilcilerin görüşmeleri sürdürmek üzere bir araya gelmesi kararlaştırıldı.

    Zarif’ten Biden’a ‘baskıları sona erdirin’ çağrısı

    İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Natanz’daki uranyum zenginleştirme tesisine yönelik sabotajın “tehlikeli bir sarmala” yol açtığını ve yalnızca ABD’nin İran’a yönelik “azami baskı” politikasından vazgeçmesiyle kontrol altına alınabileceğini belirtti.

    Zarif, Twitter hesabından paylaştığı mesajında “Natanz’daki nükleer terörizm, yalnızca (Eski ABD Başkanı Donald) Trump tarafından başlatılan ekonomik terörizme son verilerek kontrol altına alınabilecek tehlikeli bir sarmal ortaya çıkardı.” ifadelerini kullandı.

    ABD Başkanı Joe Biden’a bu “tehlikeli” süreci tersine çevirmek için İran’a yönelik yaptırımları kaldırma çağrısında bulunan Zarif, “Biden-Harris, Ya Obama-Biden anlaşmasını ya da Trump’ın azami başarısızlık kampanyasını seçecek. Başka bir alternatif ve fazla zaman yok.” değerlendirmesinde bulundu.

    Natanz Nükleer Merkezi’nde oldu?

    Natanz Şehid Ahmedi Ruşen Nükleer Merkezi’nde 10 Nisan’da Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin talimatıyla önceki santrifüjlere kıyasla 10 kat daha fazla uranyum zenginleştirme imkanı sağlayacak 164 adetten oluşan IR-6 santrifüj zinciri devreye sokulmuştu. Yeni nesil santrifüjlerin devreye girmesinden bir gün sonra tesiste büyük bir patlama yaşandığı bildirilmişti.

    Patlamanın hemen ardından olayın kaza olduğunu duyuran İranlı yetkililer daha sonra olayın santrifüjleri hedef alan ve İsrail tarafından gerçekleştirilen bir sabotaj eylemi olduğunu açıklamıştı. İran, İsrail’in saldırıyla Viyana’daki nükleer anlaşmayla ilgili görüşmeleri sabote etmeye çalıştığını belirtiyor.