Etiket: Alevi

  • MHP Lideri Devlet Bahçeli’den Dikkat Çeken Öneri! ‘Cumhurbaşkanının Yardımcılarından Biri Kürt, Diğeri Alevi Olsun’

    MHP Lideri Devlet Bahçeli’den Dikkat Çeken Öneri! ‘Cumhurbaşkanının Yardımcılarından Biri Kürt, Diğeri Alevi Olsun’


    MHP lideri Devlet Bahçeli’nin partisinin milletvekilleriyle aylar önce yaptığı toplantıda yaptığı öneri ortaya çıktı. Bahçeli’nin o toplantıda “Cumhurbaşkanının iki yardımcısı olsun, bir Kürt, diğeri Alevi olsun” dediği öğrenildi.



    A+
    Yazı Boyutunu Büyüt


    A
    Yazı Boyutunu Küçült

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, birkaç ay önce partisinin milletvekilleriyle yaptığı kapalı toplantıda, Türkiye’de kardeşlik ve milli bütünlüğü güçlendirecek dikkat çekici bir öneride bulundu. halktv.com.tr’den İsmail Saymaz’ın aktardığına göre, Bahçeli, “Cumhurbaşkanının iki yardımcısı olsun, biri Kürt, diğeri Alevi olsun” diyerek, Kürtler ve Alevilerin bürokraside dışlanmaması gerektiğini vurguladı.

    BAHÇELİ’NİN ‘ALEVİ’ ADIMLARI

    Bahçeli’nin Alevilere yönelik hassasiyeti daha önce de gündeme gelmişti. Üç yıl önce Alevi açılımı yapan MHP lideri, “Cemevleri ibadethanedir, bize düşen saygı duymak ve destekleyici tavır almaktır” açıklamasında bulunmuştu. Bu sözlerin ardından Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde kendi parasıyla satın aldığı bir araziyi Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu’na hibe ederek, burada bir cemevi ve külliye inşa ettirdi.

    Geçen yıl 22 Ekim’de ‘Terörsüz Türkiye’ hedefiyle DEM Parti’ye diyalog çağrısı yapan Bahçeli, son toplantısında da milli birlik ve kardeşlik mesajlarını yineledi. MHP liderinin bu önerisi, Türkiye’deki farklı toplumsal kesimlerin temsiline yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

    Kaynak: halktv.com.tr


    Etiketler

    Devlet Bahçeli


    Kürt


    Alevi

    Yazlık Kumaş Ayakkabılarda Leke ve Kir Sorununu Tarihe Karıştıracak Yöntem
    Yazlık Kumaş Ayakkabılarda Leke ve Kir Sorununu Tarihe Karıştıracak Yöntem

    En Pasaklı Kişiler Bu Burçlardan Çıkıyor
    En Pasaklı Kişiler Bu Burçlardan Çıkıyor

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan YKS Paylaşımı
    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan YKS Paylaşımı

    Milletvekilleri Dayanamadı: AKP'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 'Ayakta Alkışlama' Krizi
    AKP’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ‘Ayakta Alkışlama’ Krizi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEM Parti’den Yeni Şafak Yazarı İsmail Kılıçarslan Hakkında Suç Duyurusu

    DEM Parti’den Yeni Şafak Yazarı İsmail Kılıçarslan Hakkında Suç Duyurusu


    DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu ve parti avukatları, Suriye’de Alevilerin öldürüldüğü iddialarının ardından kaleme aldığı yazı nedeniyle Yeni Şafak Yazarı İsmail Kılıçarslan hakkında suç duyurusunda bulundu. Partinin suç duyurusunda, Kılıçarslan’ın Alevilere yönelik nefret ve ayrımcılık dili kullandığı ifade edildi.


    Geçtiğimiz aralık ayında Beşar Esad yönetiminin devrilmesiyle geçici hükümet kurulan Suriye’de tansiyon düşmüyor. Lazkiye bölgesinde yaşanan çatışmalarda Alevilerin öldürüldüğü iddiaları gündem olurken, Türkiye siyasetinde de bu iddiaları sorgulayan ve tepki gösteren isimler oldu.

    Son olarak DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu ve parti avukatları, olayların arkasından Alevilere yönelik nefret ve ayrımcılık diliyle yazı kaleme aldığı gerekçesiyle Yeni Şafak Yazarı İsmail Kılıçarslan hakkında suç duyurusunda bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunda ulusal ve uluslararası sözleşmelere dikkat çekilerek, Kılıçarslan’ın yazısının suç niteliğinde olduğu savunuldu.

    DEM Parti'den Yeni Şafak Yazarı İsmail Kılıçarslan Hakkında Suç Duyurusu - Resim : 1

    İDDİANAME HAZIRLANMASI TALEP EDİLDİ

    Suç duyurusunda, “Öncelikle kamu barışını bozmaya elverişliliği tartışmasız ifadeler içeren internet yayını ve X paylaşımına erişimin engellenmesine, yürütülecek etkin ve etkili soruşturma akabinde TCK m. 216 Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik veya Aşağılama, TCK m. 214 Suç İşlemeye Tahrik, TCK m. 215 Suçu ve Suçluyu Övme, TCK m. 122 Nefret ve Ayrımcılık suçu ile Savcılıkça resen tespit edilecek başkaca suç fiillerini gerçekleştiren şüpheli hakkında cezalandırma talebiyle iddianame tanzimine karar verilmesi” talepleri yer aldı.

    Kaynak: Haber Merkezi


    Etiketler

    DEM Parti


    Suriye


    Alevi

    Elma Sirkesinin Faydaları Nelerdir? Elma Sirkesi İçilir mi
    Elma Sirkesinin Faydaları Nelerdir? Elma Sirkesi İçilir mi

    CHP'li Vekillerden Silivri'de Tutuklu Bulunan Birçok İsme Ziyaret
    CHP’li Vekillerden Silivri’de Tutuklu Bulunan Birçok İsme Ziyaret

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Gazze Mesajı: Evlatlarına Sahip Çıktık
    Cumhurbaşkanından Gazze Mesajı, ‘Evlatlarına Sahip Çıktık’

    Yumurta mı Badem mi? Hangisinde Daha Fazla Protein Var
    Yumurta mı Badem mi? Hangisinde Daha Fazla Protein Var

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özgür Özel’den Suriye’de Alevileri Hedef Alan Saldırılar İçin Talimat

    Özgür Özel’den Suriye’de Alevileri Hedef Alan Saldırılar İçin Talimat


    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Suriye’de Alevi sivillere yönelik saldırıların ardından Hatay’a gitmek üzere bir heyet görevlendirdi. Heyet, Hatay’ın tüm ilçelerinde gerçekleştireceği görüşmelerin ardından, rapor hazırlayacak ve sınırdan açıklama yapacak.


    CHP lideri Özgür Özel, Suriye’de Alevi sivillere yönelik saldırıların ardından, Hatay’a heyet gönderme kararı aldı.

    HEYET BU İSİMLERDEN OLUŞUYOR

    CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut’un başkanlık edeceği heyet, Gaziantep Milletvekilleri Hasan Öztürkmen ve Melih Meriç, Adana Milletvekilleri Bilal Bilici ve Müzeyyen Şevkin, Mersin Milletvekilleri Gülcan Kış ve Talat Dinçer, Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, Hatay Milletvekilleri Servet Mullaoğlu, Nermin Yıldırım Kara ve Mehmet Güzelmansur ile önceki dönem milletvekilleri Alpay Antmen ile Cengiz Gökçel’den oluşuyor.

    SINIR NOKTASINDA AÇIKLAMA YAPILACAK

    CHP heyeti, Suriye’de meydana gelen olaylar ve akrabalarıyla ilgili kaygı duyan vatandaşların olduğu Hatay’ın tüm ilçelerini ziyaret ederek görüşmeler yapacak. Heyet, konuyla ilgili kapsamlı bir rapor hazırlayacak ve Suriye sınırının sıfır noktasında kamuoyuna açıklama yapacak.

    Kaynak: ANKA


    Etiketler

    Suriye


    Alevi


    Hatay


    CHP


    Özgür Özel

    Kadınlar Günü'nde İstanbul Sözleşmesi Çıkışı: "Verilen Güvenceden Kadınları Mahrum Bıraktılar"
    Kadınlar Günü’nde İstanbul Sözleşmesi Çıkışı

    CHP'nin Etkinliğinde Dikkat Çeken Konuşma! Depremzede Kadın: AKP'den CHP'ye Geçtim Çünkü...
    Depremzede Kadın: AKP’den CHP’ye Geçtim Çünkü…

    Bu Çiçekleri Balkonunuza ve Bahçenize Saksı Saksı Dikin! Evinizi Kazadan Nazardan Koruyor, Zenginlik, Şans ve Bereket Getiriyor
    Bu Çiçekleri Balkonunuza ve Bahçenize Saksı Saksı Dikin! Nazardan Koruyup Bereket ve Şans Getiriyor!

    Kimyasal Temizlik Ürünlerine Para Harcamayın: Eviniz Bu Doğal Yöntemlerle Mis Gibi Kokacak!
    Kimyasal Temizlik Ürünlerine Para Harcamayın: Eviniz Bu Doğal Yöntemlerle Mis Gibi Kokacak!

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Suriye’de 3 Günde 340 Alevi Sivil Öldürüldü’

    ‘Suriye’de 3 Günde 340 Alevi Sivil Öldürüldü’


    Suriye’de perşembe günü Alevilerin yoğun olarak yaşadığı kıyı bölgelerinde silahlı gruplar ile Suriye’nin yeni yönetimine bağlı güçler arasında başlayan ve ardından daha geniş bir bölgeye yayılan çatışmalar, Şam yönetimine bağlı ordu güçlerince büyük oranda kontrol altına alındı.

    340 ALEVİ SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ

    Silahlı gruplar arasında yaşanan çatışmaların yanı sıra, Şam hükümetine bağlı güçlerin sivillere yönelik saldırılarında en az 340 Alevi katledildi.

    HİMEYMİM ÜSTÜNE SIĞINDILAR

    Sosyal medyada dolaşıma giren görüntülerde katliam tehdidi altındaki Aleviler Lazkiye’de Rusya’nın kontrolündeki Himeymim hava üssüne sığındığı görüldü.

    SAVUNMA BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA

    Suriye Savunma Bakanlığı, ”Esad ailesinin doğum yeri olan Kardaha’da, Aralık’ta devrilen rejime bağlı güçler olduğu iddia edilen silahlı gruplara yönelik özel operasyonlar düzenlediklerini ve Ceble’deki askeri okulu yeniden ele geçirdiklerini” duyurdu.

    Suudi Arabistan merkezli Alarabiya ve Al Hadath’ın aktardığına göre, Suriye’nin sahil kentlerinde bugün temkinli bir sessizlik hakimken, Suriye ordusunun Tartus ve Lazkiye kırsallarında askeri harekatlarını sürdürdüğü belirtildi.

    Suriye devletine bağlı haber ajansı SANA, Şam’a bağlı güvenlik güçlerinin büyük Lazkiye ve Tartus’taki operasyonlarının ardından Lazkiye’deki İbn Sina Hastanesi çevresinde gece saatlerinde hafif düzeyde çatışmalar yaşandığı haberini geçti. Bu çatışmaların ”Esad rejiminden ayrıldığı iddia edilen güçlerce gerçekleştirilen bir saldırının ardından meydana geldiği” iddia edildi.

    Suriye Başkanı Ahmed Şaraa, ”eski rejim kalıntıları” olarak adlandırdığı grupları derhal silahlarını teslim etmeye davet ederek, aksi takdirde çok geç olacağı uyarısında bulundu.

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Alevilere Saldırı’ İddiaları Sonrası Ahmed Şara’dan Açıklama

    ‘Alevilere Saldırı’ İddiaları Sonrası Ahmed Şara’dan Açıklama


    Suriye’de HTŞ öncülüğünde birleşen muhalif güçlerin 8 Aralık 2024’te Başkan Beşar Esad’ı devirmesi sonrası Cumhurbaşkanı olan Ahmed Şara, Lazkiye kentinde HTŞ karşıtı grupların HTŞ unsurlarıyla girdiği çatışmalar ve Alevilere yönelik bazı saldırılar sonrası bir açıklama yaptı.

    HTŞ karşıtı gruplara tepki gösteren Cumhurbaşkanı, birlik ve beraberlik çağrısı yaparak, HTŞ’ye saldıran gruplara “Biz sizin harap ettiğiniz ülkeyi yeniden inşa etmek istiyoruz ve kan dökme amacımız yok. Biz şerefimizle, siz şerefsizce savaşıyorsunuz” diye seslendi.

    ‘ORDUMUZU KUTLUYORUM’

    Şara, olayları bastırdıklarını belirterek kolluk güçlerini tebrik etti ve “Ordu ve güvenlik güçlerimizi, sivilleri koruma konusundaki çalışmalarından dolayı kutluyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı, Alevilere karşı sistematik şiddet, işkence ve infaz iddialarına ilişkin ise bir yorumda bulunmadı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meclis Komisyonu’nda Tartışma Büyüdü: ‘Ben Alevi Olduğum İçin 3 Kez Mülakatlardan Sizin Döneminizde Elendim’

    Meclis Komisyonu’nda Tartışma Büyüdü: ‘Ben Alevi Olduğum İçin 3 Kez Mülakatlardan Sizin Döneminizde Elendim’


    CHP’li Kayışoğlu, TBMM Kadına Karşı Şiddet ve Ayrımcılığı Araştırma Komisyonu’nda AKP’li Erdoğan’ın, “28 Şubat’ta mağdur olduk” ifadelerinin ardından söz alarak “Ben Alevi olduğum için üç kez hakim-savcılık mülakatlarında sizin döneminizde elendim. O zaman bunları da söyleyin. Bir tane Alevi insan alınıyor mu?” diye tepki gösterdi. Komisyon Başkanı Hulki Cevizoğlu ise tartışmanın büyümesinin ardından toplantıya ara verdi.


    TBMM Kadına Karşı Şiddet ve Ayrımcılığı Araştırma Komisyonu, AKP İstanbul Milletvekili Hulki Cevizoğlu başkanlığında toplandı. Komisyonda Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu sunum yaptı. AKP Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan, 28 Şubat’ta üniversiteye alınmayarak mağdur olduklarını ifade etti. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’na geçmişe dönük başvuru yapılıp yapılamayacağını sordu.

    Erdoğan konuşmasının sonunda ise, “başörtüsü düşmanı” olduğunu iddia ettiği gazeteci ve karikatürist Turhan Selçuk’un isminin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından bir kültür merkezine verildiğini ifade etti. Erdoğan, “Bu ismin bir kültür evine vermesinden dolayı aynı şekilde kınıyorum” dedi.

    ‘MAĞDURİYET YARIŞTIRMAKLA KOMİSYON İŞLEVİNİ YERİNE GETİREMEZ’

    Nurhayat Altaca Kayışoğlu ise, “Bu komisyonun amacı kadına yönelik şiddeti önlemek. Burada samimi olmak lazım. Benim mağduriyetim daha üstün demenin anlamı yok. Mağduriyet yarıştırmakla bu komisyon işlevini yerine getiremez. Daha birkaç hafta önce Gazze protestosunda başörtülü kadınlar kötü muameleye maruz kaldılar. Buna ilişkin bir şey söylemeyip geçmişte kalmış 28 Şubat’a gidiyorsunuz” dedi.

    Meclis Komisyonu'nda Tartışma Büyüdü: 'Ben Alevi Olduğum İçin 3 Kez Mülakatlardan Sizin Döneminizde Elendim' - Resim : 1

    ‘BEN ALEVİ OLDUĞUM İÇİN ÜÇ KEZ…’

    Bunun üzerine Erdoğan, “Bizim için geçmişte kalmadı unutmadık” diye konuştu. Kayışoğlu ise, “Ben Alevi olduğum için üç kez hakim-savcılık mülakatlarında sizin döneminizde elendim. O zaman bunları da söyleyin. Bir tane Alevi insan alınıyor mu? Ben sizi dinledim” ifadelerini kullandı.

    ‘BAŞKANSANIZ BAŞKANLIĞINIZI BİLECEKSİNİZ’

    Sözlü tartışmanın büyümesinin ardından Komisyon Başkanı Hulki Cezioğlu, Altaca’nın mikrofonunu kapattı ve “Komisyon üyesi değilsiniz” dedi. Altaca ise “Siz de Meclis İçtüzüğünü bilmiyorsunuz. Oy kullanma dışında her hakka sahibim” dedi. Cevizoğlu’nun, “Provokasyon yapmayın. Burada şiddet uygulamanıza izin veremeyiz” sözleri üzerine Altaca Kayışoğlu, “Ne demek provokasyon? Çoğunluğunuzdan güç alıyorsunuz. Başkansanız başkanlığınızı bileceksiniz. Başkan dediğiniz tarafsız olur. Sizi ileri demokrasinizle baş başa bırakıyorum” diyerek, tepki gösterdi. Komisyona 10 dakika ara verildi. CHP’li vekiller aranın ardından komisyon toplantısına katılmadı.

    Kaynak: ANKA


    Etiketler

    CHP


    AKP


    Alevi

    İran'da 4,3 Büyüklüğünde Deprem
    İran’da Şiddetli Deprem

    Şanslı İnsanlar Boşuna Şanslı Değilmiş! Sırrı Kan Grubunda... Nasıl Mı?
    Şanslı İnsanlar Boşuna Şanslı Değilmiş! Sırrı Kan Grubunda… Nasıl Mı?

    Duş Başlığındaki Kireç Tortusunu Anında Yok Ediyor! Ne Sirke Ne de Karbonat, 20 Kat Daha Etkili
    Duş Başlığındaki Kireç Tortusunu Anında Yok Ediyor! Ne Sirke Ne de Karbonat, 20 Kat Daha Etkili

    Bakırköy'de Köpeğe Cinsel İstismara Ödül Gibi Ceza! 2020'den Beri Aynı Köpeği 3 Defa Kaçırıp...
    İsyan Ettiren Cinsel İstismara Ödül Gibi Ceza

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Alevilerden ‘Cemevi Başkanlığı’ Protestosu: ‘Bu Toplumu Parayla Teslim Alamazsınız’

    Alevilerden ‘Cemevi Başkanlığı’ Protestosu: ‘Bu Toplumu Parayla Teslim Alamazsınız’

    Alevi örgütleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından anma programı düzenlenmesini Hacıbektaş’ta yürüyüşle protesto etti. Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı’na giremediklerini belirten Alevi örgütlerinin temsilcileri “Dergahlar bizimdir bizim kalacak”, “Devletin Alevisi olmayacağız” sloganları attı.

    Hacıbektaş Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından düzenlenen, 61. Ulusal 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri bugün devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bünyesinde alternatif bir anma programı düzenlenmesi Alevi derneklerinin tepkisini çekti.

    Alevi örgütleri, kent meydanından Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı’na protesto yürüyüşü yaptı. “Dergahımızı istiyoruz” pankartı açan dernek üyeleri ve vatandaşlar “Dergahlar bizimdir bizim kalacak”, “Devletin Alevisi olmayacağız”, “AKP elini inancımdan çek” sloganları attı.

    Elinde bağlamasıyla yürüyüşe katılan bir vatandaş, “Hükümet buraya el atma gibi bir düşüncede, yanılıyor. Biz burada Anadolu’daki bütün Alevilerin temsilcisiyiz. Bu bir tepkidir, az görmesinler. Tepkimiz, Cemevi Başkanlığı adı altında Aleviliği, Bektaşiliği emirlerinin altına alması adı altına almaya çalışıyorlar” dedi.

    ‘ADINIZ TARİHE HIZIR PAŞA OLARAK KAYDEDİLECEK’

    Dergahın önünde basın açıklaması yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Cuma Erçe, “Kaç gündür dergahımız, hünkarımızın mekanı işgal edilmeye çalışılıyor. Bugün bu işgali püskürtmeye geldik. Devletin bütün imkanlarını arkalarına alarak ne yazık ki silahlı polislerin gölgesinde cem tutan işbirlikçiler size sesleniyorum, derhal bu hainliğe, iş birliğe son verin yoksa adınız tarihe Hızır Paşa olarak kaydedilecek” dedi.

    Dergahın karşısında bulunan Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Merkezi’ni işaret eden Erçe şunları söyledi:

    “Halkın vergileriyle yapılmış olan kültür merkezi o işbirliklerin mekanı faaliyet yürüttüğü alan haline geldi. Bize o kültür merkezini vermediler, iyi ki vermediler sokaklar bize kaldı. Biz Pir Sultan Abdal’ın safındayız. Yezid’in sofrasında harama kaşık çalanlar unutmayın ki Hızır Paşalar; Yezidler halkımızın nezdinde lanetlenmeye mahkumdurlar.”

    ‘BU TOPLUMU PARAYLA TESLİM ALABİLECEĞİNİZİ Mİ SANIYORSUNUZ?’

    Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ise, “Üç gündür burada inançlarımıza yapılan işgal edilen dergahlarımıza karşı mücadele veriyoruz. Bu yapı Kültür ve Turizm Bakanlığı eliyle kurulmuş ve bir başkanlıktır. Sizin başınızda bir devlet memuruna ihtiyacınız mı var? Boyunlarında kartları olan canlar siz biliyor musunuz bu başkanlığın başındaki kişiyi? Bunlar bizlere Ali’siz Alevi diyorlar, siz kendinizi ne zannediyorsunuz. Siz bu toplumu parayla teslim alabileceğinizi mi sanıyorsunuz” dedi.

    Alevi Bektaş-ı Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Arslan ise “Yıllardır bu ülkeyi yönetenlere sesleniyoruz, herkesin kendi inancını özgürce yaymasını istiyoruz. Biz bunu haykırdıkça AKP ve MHP gericiliği her gün meşrulaştırmaya çalışıyor. Kimse Alevilere babasının parasını vermiyor. Ey devleti yönetenler dergahlarımız bizimdir diyor. Üç gündür burada haykırıyoruz. 60 yıldır dergah açıldığı gün burada anma yapıyor. Her ne olduysa dört yıldır devlet burada alternatif etkinlik düzenliyor” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Madımak (Alevi) Katliamı ve ‘Çok Kötü Bir Şey Oldu’ adlı belgesel üzerine

    Madımak (Alevi) Katliamı ve ‘Çok Kötü Bir Şey Oldu’ adlı belgesel üzerine


    Dr. Abbas KARAKAYA


    Bütün salon ağladı. Özellikle filmin ilk yarısında. Verilen arada, film bittikten sonra birbirlerini teskin etmeye çalışan insanlar da gördüm. Ben de özellikle birinci bölümde çok ağladım, ikinci bölüme gözyaşım kalmamıştı, yer yer yine gözlerim dolsa da.

    Filmin, saz çalmak, semah dönmek, tiyatro yapmak, söyleşip kitaplarını imzalamak için kente iki günlüğüne giden; çoğu çok genç, bırakın hayata doymayı, hayatın ilk basamaklarındaki fidanların gittikleri misafirlikten geri dönemediklerini; bunun acısından doğan duyguyu aktardığı doğrudur. Belgesel bu anlamıyla çok başarılıdır.

    PİRHA editörü Nilgün Mete Muslu’ya göre film “Katliamın tam fotoğrafını çekmiş. Dönemin iktidarı katliamın planlayanı. Belgeselde bu net ortaya çıkmış. Artık elde bir belge var. Hafızadan silinmeyecek.” Bu değerlendirmeye sonuna kadar katılıyorum, ancak belirtmek istediğim birkaç eleştiri, saptama da var.

    Yönetmeni Ümit Kıvanç olan belgesel beş saate yakın. Bu uzunlukta bir filmi kim seyredebilir?

    Alevi olmayan, hele hele konu hakkında fazla da bilgisi olmayan filmdeki bu kadar çok malzeme içinde kaybolur, izleyemez. Öyle veya böyle konuyla ilgili, konu hakkında okuyan/yazan birileri sonuna kadar izleyebilir. Aslında, konu hakkında okuyup yazmasa bile, hemen hemen her Alevi bu filmi izler. Aleviler için yabancı, yeni, bilinmeyen bir şey de yok bu filmde. Kendi acılarını duyurduğu için de Aleviler filmi sahiplenir ve beğenirler. Demem o ki filmin hedef kitlesi Aleviler. Bu bir eksiklik mi? Olabilir.

    Belgeselin bir teması, katliamın izini sürdüğü spesifik bir yönü yok. Sivas Alevi Katliamı gibi bir konuda belgesel yapacaksanız ya derinleşeceğiniz bir tema olmalı ya da katliamı aydınlatacak, katliamı bakışımızı değiştirecek, yeni bulgularınız, tanıklıklarınız vb. olmalı. Bazı ayrıntılar dışında, Ümit Kıvanç’ın belgeselinde bu iki unsur da yok. Ya ne var? Çalınan insan hayatları, onların acılı yakınları ve devletin katliamdaki “apaçık” rolü. O gün sokakları arşınlayan 10-15 bin insan ve devleti yönetenlerdeki tedaviye muhtaç Alevi nefreti.

    Aslında, gazeteci Kelime Ata’nın, Kızıldan Yeşile: Sol, Aleviler, Alibaba Mahallesi ve Sivas’ta Dönüşen Siyaset isimli kitabı Sivas’ın on yıllar içinde yaşadığı değişim ve bu değişimle gelen katliam çok güzel anlatıyor. Belgesel için hazır ve çok güzel bir hikaye içeriyor bu kitap. Belgeselin araştırma ekibinde yer alan iki isimden biri olan Kelime Ata’nın kitabı üzerine kurardım belgeseli.

    Belgeselde hem yakınlarını kaybetmiş olanlar hem de akademisyenler bunun bir Alevi Katliamı olduğunu sıklıkla tekrarlıyor. O zaman filmin adı neden Madımak/Sivas ALEVİ Katliamı, değil diye düşünüyor insan. Belgesele verilen isim “Çok Kötü Bir Şey Oldu”, 21. yüzyıla 7 yıl kala bir şehrin orta yerinde insanları bir yere kıstırıp yakmanın vahşetini, korkunçluğunu anlatmakta yetersiz kalıyor. Belgesele alt bir isim olarak verilebilirdi ama asıl isim olarak çok zayıf. Bu bağlamda, belgeseli beraber izlediğim arkadaşım Kudret Nezir Yunusoğlu’ndan belgeselin adının Almanca çevirisinin “çok korkunç bir şey oldu” diye yapıldığını öğrendim ki bu çeviri filmin/katliamın ruhuna çok daha uygun.

    Kentin göbeğinde güpegündüz işlenen pogrom korkunç bir ağıt. Buna uygun bir bozlağı, uzun havayı tamamını olmasa da uzunca bir kısmını belgesele dahil etmek, yani belgeselin temposunu biraz değiştirmek daha iyi olurdu sanki. Ayrıca, şiirin bu kadar önemli olduğu bir kültürde doğru düzgün bir şiir yoktu belgeselde. Pir Sultan’dan bile. Hatta, katliamda ölen şairleri de düşününce…

    2 Temmuz Sivas Katliamı davası adaletin henüz sağlanmadığı bir davadır. Hiçbir kamu görevlisinin 31 yıl sonra bile yargılanmadığı bir davadır. İnsan olanların vicdanında kapanmamış bir davadır. Bunu konu alan her çalışma kıymetlidir. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. İşaret ettiğim eleştirileriyle beraber bu belgeselin toplumsal kötülük ve katliamları “unutmayıp unutturmama” yolunda katkısının çok olacağını düşünüyorum. “Hafımızı toparlamak” yolunda sağladığı fırsat değerlidir; bu yüzden izlenilmesi ve izlettirilmesi gerek olduğuna inanıyorum.

    Yapımcılığını AABK (Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu) üstlendiği belgesel Alevi Katliamı Hafıza Merkezi’nin beş ürününden biridir. Belgesel dışında, 2 Temmuz Alevi Katliamıyla ilgili şu dört çalışmaya www.madimak.org sayfasından erişebilirsiniz: Dijital Kütüphane; Sanal Müze; Sözlü Tarih; Web Belgesel.

    Not: Belgeseli dün (29 Haziran 2024) İstanbul’daki ilk gösteriminde, Cemal Reşit Rey Salonunda izledim.

    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Her yıl iki etkinlik düzenleniyor: “AKP’nin etkinliğinde Hacı Bektaş-ı Veli’nin resmine müdahale edildi”

    Her yıl iki etkinlik düzenleniyor: “AKP’nin etkinliğinde Hacı Bektaş-ı Veli’nin resmine müdahale edildi”



    Uçar: AKP’nin etkinliğinde Hacı Bektaş-ı Veli’nin resmine müdahale edildi

    Türkiye’de Aleviler için önemli bir etkinlik olan Hacı Bektaş-ı Veli anma etkinlikleri başladı.

    Yeşil Sol Parti ve HDP heyeti, Nevşehir Hacıbektaş’ta düzenlenen Hacı Bektaş-ı Veli anma etkinliğine katıldı. Heyet, belediyenin ardından Garip Dede Dergahını ziyaret etti.

    Burada bir açıklama yapan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Sadece siyasi kimliğimizle burada değiliz; yüzyıllardır süren Alevi halkının direnişinin yanında olduğumuz için, Hacı Bektaş-ı Veli ve Kadıncık Ananın inancının, felsefesinin ve öğretisinin bu ülkenin sorunlarına ciddi anlamda rehberlik edeceğini ve çözüm bulacağına inandığımız için bu öğretinin mücadelesini verenler olarak buradayız” dedi.

    “AKP İKTİDARININ İKİ GÜN ÖNCE YAPMIŞ OLDUĞU ETKİNLİKLERDE HACI BEKTAŞ-I VELİ’NİN RESMİNE BİLE MÜDAHALE EDİLDİ”

    Hacı Bektaş-ı Veli’de her yıl iki ayrı anma yapıldığını belirten Uçar, şöyle devam etti:

    “Bir anmayı gerçekleştiren hak ve hakikat Alevileri, diğer anmayı gerçekleştiren ise hak ve hakikat Alevilerinin yanında durmak istemeyen devlet aklı ve iktidarın kendisi. Eşitliği, özgürlüğü, barışı ve insanı merkeze alan bir öğretiyle tarihe ciddi bir miras bırakan Hacı Bektaş-ı Veli’nin hepimizin hafızasındaki görüntüsü tam da barışı sembolize eden ceylan ile aslanın kucak kucağa olduğu görüntüdür. AKP iktidarının iki gün önce yapmış olduğu etkinliklerde Hacı Bektaş-ı Veli’nin resmine bile müdahale edildi, resmindeki gerçeklik bile inkar edildi. Bunu hep birlikte gördük, tanıklığımız var. Cemevleri ziyaretinde Hz. Ali’nin ve 12 imanın resmini kaldırtan bir AKP iktidarı ile karşı karşıyayız.”

    “İKTİDAR ELİYLE YENİ BİR ALEVİLİK YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR”

    “Osmanlı’dan bugüne mevcut iktidarların her biri kendi Alevisini yaratmak için elinden geleni ardına koymadı” diyen Uçar, ancak bunun karşısında ciddi bir Alevi direnişi olduğunu kaydetti.

    Uçar, şunları kaydetti:

    “Bunun mücadelesini vermek durumundayız. Yaklaşık 2-3 yıldır AKP iktidarı eliyle önce İçişleri Bakanlığının ziyaretleri, sonra da görevlendirilen Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Alevi inancının kendisi ve değerleri inkar edilmeye çalışılıyor. Bu iktidar kendi Aleviliğini yaratmak için mantar gibi türeyen ‘Alevi kurumları’nı oluşturdu. Bu kurumlar üzerinden Alevilerin tarihsel ve toplumsal bütün değerleri inkar edilerek yeni bir Alevilik yaratılmaya çalışılıyor. Ama biz Aleviler, biz Alevi mücadelesini benimseyen ve bunun yolunu yürüyenler olarak biliyoruz ki iktidarlar karşısında hiç bitmeyen Alevi değerleri ve toplumsallığı vardır. Biz de bu yolun yolcusu olarak bu mücadeleyi Alevilerle birlikte vermeye devam edeceğiz.”

    “CAMİ İBADETE AÇIK DERGÂH MÜZE STATÜSÜNDE”

    Bu dergâhın 1800’lü yıllarda Nakşibendi Tarikatına verildiğini, içeride bir de cami olduğunu hatırlatan Uçar, cami ibadete açıkken, Alevilerin ibadet merkezi olarak tanımladığı dergâhın müze statüsünde bulunduğunu aktardı. Uçar, “Biz Alevi halkının dergâhlarının iade edilmesi talebinin yanındayız” dedi.

    Uçar, zorunlu din dersinin kaldırılması konusunda da Alevi halkının yanında olduklarını dile getirdi. Uçar, “Mevcut iktidar Alevileri tanımlamaktan vazgeçsin ve onlardan öğrensin” diye seslendi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sivas Katliamı’nın 30. yılı: Madımak Oteli’nde neler yaşandı?

    Sivas Katliamı’nın 30. yılı: Madımak Oteli’nde neler yaşandı?


    30 yıl önce bugün 33 yazar, şair, düşünür ve sanatçı Sivas’ta yakılarak öldürüldü. 2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’ta bulunan çoğunluğu Alevi ve sol görüşlü 51 kişilik grupta Aziz Nesin, Metin Altıok, Hasret Gültekin, Asım Bezirci ve Nesimi Çimen de bulunuyordu

    Sivas’ta 2 Temmuz 1993 tarihinde yaşanan olayın üzerinden 30 yıl geçti. Yazar ve sanatçılardan oluşan 33 kişi Sivas’ta kaldığı otelde yakılarak öldürüldü. Olaylar sonucunda 2 otel görevlisi ile 2 gösterici de ölmüş ve toplamda 37 kişi yaşamını yitirmişti.

    2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’ta bulunan çoğunluğu Alevi ve sol görüşlü 51 kişilik grupta Aziz Nesin, Metin Altıok, Hasret Gültekin, Asım Bezirci ve Nesimi Çimen gibi tanınmış isimler de bulunuyordu.

    Olay 30 yıl önce alevlerin kül ettiği otelin adıyla anılıyor: Madımak Katliamı.

    Olay nasıl gerçekleşti?

    Radikal İslamcı kalabalık bir grup tarafından çıkarılan yangında kimi dumandan boğularak kimi de yanarak yaşamını yitirenlerin dışarı çıkmaları halinde linç edilmesi söz konusu olduğu için içeride sıkıştıkları biliniyor.

    Dört gün sürecek şenliklerde söyleşiler düzenleyecek, kitaplarını imzalatacak ve şarkılar söyleyecek olan grup sadece ilk gün etkinliklerini gerçekleştirebildi. Şenliğin ikinci günü olan ve cuma gününe denk gelen 2 Temmuz’da namaz çıkışı toplanan bir grup etkinliğin yapıldığı alana yürümeye başladı.

    “Sivas laiklere mezar olacak” sloganlarıyla yapılan yürüyüş sırasında ‘Halk Ozanları’ heykeli yıkıldı ve yerde sürüklendi. Sayıları giderek artan gruba herhangi bir müdahale olmazken akşam saatlerine doğru kalabalık 15 bin kişiyi buldu. Binlerce kişi otelin önünde sloganlar eşliğinde binayı taşladı ve camlar kırıldı. Birkaç saat içinde otel önündeki araçlar ateşe verildi ve son olarak otelden de alevler yükselmeye başladı.

    Yangını söndürmek için zamanında müdahale etmeyen itfaiye de geldiğinde büyümüş olan alevleri kontrol altına almakta yetersiz kaldı. Dönemin siyasileri olayın münferit olduğu yönünde açıklamalar yapsa da uzun yıllar katliamın Özel Harp Dairesi tarafından planlandığı yönünde iddialar da dahil olmak üzere pek çok senaryo dile getirildi.

    8 sanık kayıplara karıştı

    Elim olayın hemen ardından 35 kişi gözaltına alınmış, sonrasında gözaltı sayısı 190’a kadar çıkmıştı ancak 66 kişi serbest bırakıldı ve geri kalanlar “Laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışmak” suçuyla Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde 1 yıl boyunca yargılandı. “Sivas davası” olarak tarihe geçen mahkeme sonucunda 22 sanık 15’er yıl, 3 sanık 10’ar yıl, 54 sanık 3’er yıl, 6 sanık 2’şer yıl hapisle cezalandırıldı. Yargılananlardan 37’si ise beraat etti.

    Takip eden yıllarda Yargıtay DGM kararını bozdu ve sanıklar yeniden yargılandı. 1998’de onaylanan yeni kararda 33 sanık idam, 14 sanık ise 15 yıla kadar değişen hapis cezalarına çarptırıldı ancak idam cezaları usul noksanlıkları nedeniyle bozuldu. Usul eksiklikleri giderildikten sonra 2000 yılında yeniden idam cezasına çarptırılan 33 sanık 2002’de idam cezasının kaldırılması ile müebbet hapse mahkum oldu.

    Sanık avukatlarından birçoğu muhafazakar sağ partilerde milletvekili ve bakanlık pozisyonlarına kadar yükseldi ve geçen zaman içerisinde gerçekleşen tahliyeler ile hapisteki kişi sayısı 33’e düştü.

    Sivas katliamının kilit isimlerinden 8 sanık ise 1997’deki bozma kararı sonrasında firar ederek kayıplara karıştı. Bunların içinde davanın bir numaralı sanığı Sivas Belediye Meclisi Üyesi Cafer Erçakmak da bulunuyor.

    2011 tarihinde Sivas’ta kalp krizi sonucu öldüğü ileri sürülen ve gizlice Yukarı Tekke Mezarlığına gömüldüğü söylenen Erçakmak hakkındaki dava, öldüğü için düşürüldü. Mağdurların avukatları DNA testi talep etti ve mezardaki kişinin yüzde 99.9 Erçakmak olduğu tespit edildi.

    Zaman aşımı

    Son olarak Sivas Davası 2014 yılında zaman aşımına uğradı ve tüm dava kapatıldı. Bu olay sonrası sivil toplum kuruluşlarının ve partilerin “insanlık suçlarında zaman aşımının kaldırılması” talebinde bulunması üzerine mahkeme başkanı, “İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz ama bu suçu işleyenler kamu görevlisi değil sivil oldukları için davanın düşmesine karar verilmiştir.” şeklinde açıklama yaptı.

    Karar üzerine dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ise, davanın zaman aşımına uğradığı ifadesini yanlış bulduğunu belirterek “Sadece 5 kişi ile ilgili zaman aşımı olmuştur. Müebbet hapis cezası ile içeride olan onlarca insan var. Burada hedef saptırılıyor. Tek taraflı bakmayı doğru bulmuyorum. Başka davalarda da zaman aşımı süreci işlemişti.” şeklinde açıklama yapmıştı.

    Madımak Oteli’ne ne oldu?

    Sivas katliamının ardından Madımak Oteli’nin alt katına bir kebapçı açılması tepkilere neden oldu ve bu tepkiler nedeniyle 2010 yılında kebapçı kapatılarak otel kamulaştırıldı. 2011 yılında ise bina ‘Sivas Bilim ve Kültür Merkezi’ haline getirildi.

    Hayatını kaybeden sanatçı, şair ve yazarlar

    Muhlis Akarsu – 45 yaşında, sanatçı

    Muhibe Akarsu – 45 yaşında, Muhlis Akarsu’nun eşi

    Gülender Akça – 25 yaşında

    Metin Altıok – 53 yaşında, şair, yazar, felsefeci

    Mehmet Atay – 25 yaşında, gazeteci, fotoğraf sanatçısı

    Sehergül Ateş – 30 yaşında

    Behçet Sefa Aysan – 44 yaşında, şair

    Erdal Ayrancı – 35 yaşında

    Asım Bezirci – 66 yaşında, araştırmacı, yazar

    Belkıs Çakır – 18 yaşında

    Serpil Canik – 19 yaşında

    Muammer Çiçek – 26 yaşında, aktör

    Nesimi Çimen – 62 yaşında, şair, sanatçı

    Carina Cuanna Thuijs – 23 yaşında, Hollandalı akademisyen

    Serkan Doğan – 19 yaşında

    Hasret Gültekin – 22 yaşında şair, sanatçı

    Murat Gündüz – 22 yaşında

    Gülsüm Karababa – 22 yaşında

    Uğur Kaynar – 37 yaşında, şair

    Asaf Koçak – 35 yaşında, karikatürist

    Koray Kaya – 12 yaşında

    Menekşe Kaya – 15 yaşında

    Handan Metin – 20 yaşında

    Sait Metin – 23 yaşında

    Huriye Özkan – 22 yaşında

    Yeşim Özkan – 20 yaşında

    Ahmet Özyurt – 21 yaşında

    Nurcan Şahin – 18 yaşında

    Özlem Şahin – 17 yaşında

    Asuman Sivri – 16 yaşında

    Yasemin Sivri – 19 yaşında

    Edibe Sulari – 40 yaşında, sanatçı

    İnci Türk – 22 yaşında

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***