Etiket: Adam kaçırma

  • Çin’de kaçırılan çocuğu için motosikletiyle 500 bin km yol kateden baba, 24 yıl sonra oğluna kavuştu

    Çin’de kaçırılan çocuğu için motosikletiyle 500 bin km yol kateden baba, 24 yıl sonra oğluna kavuştu


    Çin’de yaşayan Guo ailesi, 24 yıl önce kaçırılan oğullarına kavuştu, bu hüzünlü uzun hikaye bir filme konu oldu.

    24 yıl boyunca oğlundan ayrı kalan baba Guo Gangtang, henüz iki yaşındayken kaçırılan oğlunu bulmak için motosikleti ile 500 bin kilometre yol katetti. Uzun süren bir arayışın sonunda, polisin yardımı ile aile 26 yaşındaki oğullarına kavuşmanın “acı sevincini” yaşadı.

    Motosikletli Guo Gangtang’un oğlunu aramakla geçen hüzünlü hayatı 2015’te çıkan bir filme konu olmuştu, ama gerçek hayattaki hikaye mutlu son ile bitti.

    ‘Bundan sonra gelecek olan sadece mutluluk’

    Çin kamu televizyonu CCTV, babanın ve annenin, yıllar sonra evlatlarına kavuştuğu o ilk anın görüntülerini yayınladı.

    Hüzünlü bir geçmişin yükünü taşıyan gözü yaşlı baba Guo, “Bundan sonra gelecek olan sadece mutluluk” diyerek oğluna sarıldı.

    DNA testi sayesinde bulundu

    Bir DNA testinden sonra Çin polisi, uzun yıllardır oğlunu arayan baba Guo’ya, Henan Eyaleti’nde yaşayan 26 yaşındaki bir öğretmenin, kayıp oğlu Guo Zhen olduğunu söyledi.

    Yetkililerin düzenlediği bir tören ile anne, baba ve diğer bütün aile bireyleri, henüz bebekken ellerinden alınan Guo Zhen’e kavuştu.

    Bebekken kaçırıldı, başka bir aileye satıldı

    1997’de ülkenin doğusundaki Shandong Eyaleti’nde yaşayan Guo ailesinin tek çocuğu Guo Zhen, henüz 2 buçuk yaşındayken, aile evinin önünde oynarken kaçırıldı.

    Kaçıranlar çok vakit geçmeden, bebeği başka bir bölgede yaşayan bir aileye sattı.

    O dönemde 27 yaşında olan baba Guo Gangtang, işinden istifa edip, üzerinde küçük çocuğunun fotoğrafları basılı olan bayraklarla Çin’in şehirlerini gezmeye karar verdi.

    Oğlunun halen yaşadığına dair bir bilgiye sahip olmasa da, baba hiçbir zaman evladını aramaktan vazgeçmedi ve motosikleti üzerinde en az 500 bin kilometre yol katetti.

    Oğlunu aramak için çıktığı bu zor yolculukta bazen köprü altında yatmak ve dilenmek zorunda kaldığını ifade eden baba, hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadığını söyledi.

    Guo Gangtang’ın hayat hikayesi bir filme de konu oldu

    Filmde gönüllü olarak Guo Gangtang’ı canlandıran Çinli oyuncu Andy Lau sevincini gizlemedi, “Bugün son derece mutluyum çünkü ilham verici kardeşim Guo’nun oğlu 24 yıl sonra anne ve babasına kavuştu… Herkes insan kaçakçılığına karşı mücadele etmeliyiz” diye konuştu.

    ‘Anne ve babalar çocuklarını asla terk etmez!’

    Guo Gangtang’ın mücadelesi, Çin halkı için hala hassas bir konu olan çocuk kaçırma meselesi farkındalığın artmasına da yardımcı oldu.

    Aile birleşimi haberi, sosyal ağ Weibo’da bir duygu dalgası yarattı. Kullanıcılardan biri, “Anne ve babalar çocuklarını asla terk etmez! Guo’nun mücadelesi, bir babanın sevgisinin ne kadar derin olduğunu gösteriyor” diye yorumda bulundu.

    Çin’de çocuk ticareti oldukça yaygındı

    Çin Kamu Güvenliği Departmanına göre, 2016 yılında özel bir DNA veritabanının kullanıma girmesinden bu yana polis, kaçırılan 2 bin 600’den fazla çocuğun biyolojik ailelerinin bulunmasına yardımcı oldu.

    Çin’in “tek çocuk politikası” nedeniyle özellikle 1980’li yıllarda, çocuk ticareti yaygın bir suçtu. Erkek çocuk sahibi olmak isteyen bazı aileler, para karşılığında kaçırılmış çocukları satın almaktan çekinmiyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’li 17 Hristiyan misyoner Haiti’de çete tarafından kaçırıldı

    ABD’li 17 Hristiyan misyoner Haiti’de çete tarafından kaçırıldı


    Haiti’de, aralarında çocukların da bulunduğu ABD’li 17 misyoner ile birlikte sayısı bilinmeyen Haitililerin ‘400 Mawozo’ çetesi tarafından kaçırıldı.

    Ohio merkezli Christian Aid Ministries adlı kuruluşa göre, misyonerler, Haiti’de bir yetimhane inşa ettikten sonra ABD’ye dönerken kaçırıldı. Dominik Cumhuriyeti sınırında alıkonulanların 400 Mawozo çete üyeleri tarafından kaçırıldığı belirtildi.

    Ayrıca misyonun saha direktörünün, ABD Büyükelçiliği ile çalıştığı ve direktörün ailesi ile diğer kişilerin de aralarında bulunduğu 17 kişinin, Dışişleri Bakanlığının üssünde kaldığı belirtildi.

    ABD’de bir hükümet sözcüsü, dün gerçekleştirilen kaçırılma olayından haberdar olduklarını belirterek, “Yurt dışındaki ABD vatandaşlarının refahı ve güvenliği, Dışişleri Bakanlığının en yüksek önceliklerinden biridir.” dedi.

    Son dönemde çetelerin adam kaçırma hadiselerinde ciddi artış yaşandığı vurgulanırken, yetkililere göre, çeteler birkaç yüz dolardan 1 milyon dolara kadar değişen fidye talep ediyor.

    Haiti’deki Birleşmiş Milletler Entegre Ofisi tarafından geçen ay yayımlanan rapora göre, 2021’in ilk sekiz ayında, Haiti Ulusal Polisine en az 328 kaçırma olayı bildirildi. Bu rakam, 2020’nin tamamında 234’tü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Afganistan’ın Pakistan Büyükelçisi’nin kızı kaçırıldı, işkence edilmiş halde bulundu

    Afganistan’ın Pakistan Büyükelçisi’nin kızı kaçırıldı, işkence edilmiş halde bulundu


    Afgan Dışişleri Bakanlığı, Afganistan’ın Pakistan Büyükelçisi Necibullah Aliheyhl’in kızı Silsila Aliheyl’in dün İslamabad’da kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldığını, ağır işkence edilen küçük kızın saatler sonra serbest bırakıldığını bildirdi.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, Silsila Aliheyhl’in hastanede tedavi altına alındığı aktarıldı.

    Açıklamanın devamında, “Afganistan Dışişleri Bakanlığı bu iğrenç eylemi şiddetle kınıyor, diplomatların, ailelerinin ve Pakistan’daki Afgan siyasi ve konsolosluk misyonlarının personelinin güvenliği konusundaki derin endişesini dile getiriyor.” denildi.

    Ayrıca bakanlık, ‘Pakistan hükümetini, Afganistan Büyükelçiliği ve konsolosluklarının tam güvenliğinin yanı sıra diplomatların ve ailelerinin uluslararası anlaşmalar ve sözleşmeler uyarınca dokunulmazlıklarını sağlamak için acilen gerekli önlemleri almaya’ çağırdı.

    Pakistan makamlarının konuyu acilen araştırması ve failleri bulması için göreve çağıran Afganistan Dışişleri Bakanlığı, konunun takipçisi olduklarını dile getirdi.

    Afgan medyasında yer alan haberlere göre Silsila Aliheyl, İslamabad’ın diplomatik bölgesinde küçük kardeşine hediye aldıktan sonra eve döndüğü sırada kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldığı ve ağır şekilde işkence edildiği yer aldı.

    Ayrıca Silsila Aliheyl’in bulunduğunda ellerinin ve ayaklarının bağlı olduğu, üstüne bırakılan bir notta, “Komünist, bir sonraki seferde sıra sana gelecek.” yazılı olduğu aktarıldı.

    Söz konusu notun Afgan Büyükelçi’ye mesaj olduğu değerlendirmesinde bulunuldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD: İranlı 4 istihbaratçı için gazeteci kaçırma girişimi suçlamasıyla iddianame hazırlandı

    ABD: İranlı 4 istihbaratçı için gazeteci kaçırma girişimi suçlamasıyla iddianame hazırlandı


    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD), İranlı 4 istihbarat görevlisi hakkında New York’tan bir gazeteci kaçırmaya teşebbüs suçlamasıyla iddianame hazırlandı.

    New York’taki federal mahkeme tarafından hazırlanan iddianamede, bu istihbaratçılar, İran asıllı Amerikalı gazeteci ve yazar Masih Alinejad’ı kaçırmak için komplo kurmak, yaptırım ihlalleri, banka ve elektronik dolandırıcılık ile kara para aklamakla suçlanıyor.

    İstihbaratçıların, Alinejad’ın evini gözetlemek, fotoğraflamak ve video kaydetmek için özel dedektiflerden hizmet almasına da yine iddianamede yer verildi.

    2009 yılında ülkesini terk eden İran asıllı Amerikalı gazeteci Alinejad, Tahran rejimine yönelik sert eleştirileri ile biliniyor.

    İddianamede, İranlı istihbaratçıların ABD’de yaşayan Alinejad dışında Kanada’da üç kişiyi ve İngiltere’de de yine bir kişiyi İran’a zorla götürmek için plan yaptığı bildirildi.

    Alinejad, Associated Press’e yaptığı açıklamada, “İran yönetiminin insanları kaçırması, tutuklayıp işkence etmesi ve öldürmesi bilinen bir uyulama. Ancak, ABD’de yaşarken bunu bana yapabileceklerine inanamazdım.” dedi.

  • Türkiye İnsan Hakları Raporu: Salgın, toplum üzerindeki baskıyı artırmak için fırsata dönüştürüldü

    Türkiye İnsan Hakları Raporu: Salgın, toplum üzerindeki baskıyı artırmak için fırsata dönüştürüldü


    Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) isimli sivil toplum kuruluşunun 2020 yılına ait Türkiye İnsan Hakları Raporu’nu yayınlandı.

    “2020 yılı, işkence ve diğer kötü muamele, kaçırılma ve zorla kaybetme açısından yoğun hak ihlallerinin tespit edildiği bir yıl oldu. Türkiye’de işkence ve kötü muamele gerçeğinin tespit edilenden çok daha yaygın ve sistematik olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.” denilen raporda, bu durumu gündeme getiren gazeteci, avukat ve insan hakları savuncularına adli soruşturma ve kovuşturmalar açıldığı kaydedildi.

    ‘2020’nin geçmiş yıllara kıyasla hak ve özgürlükler açısından olumlu gelişmelerin yaşandığı bir yıl olmadığının’ belirtildiği ve yoğun insan hakları ihlallerinin yaşandığının dile getirildiği raporda, “Siyasal iktidarın ekonomiden toplum sağlığına kadar ülkenin tüm meselelerini güvenlik sorunu haline getiren, toplumu kutuplaştıran, ülke içinde ve dışında şiddeti esas alan, bilhassa da Kürt sorununun ve uluslararası sorunların çözümünde çatışma ve savaşı tek yöntem haline getiren politikaları, yaşanan hak ihlallerinin temelinde yatan en önemli faktördür.” değerlendirmesinde bulunuldu.

    Raporda, siyasal iktidarın Covid-19 salgınını kendi açısından bir fırsata dönüştürdüğü belirtilerek şöyle denildi:

    “Salgını baskı ve kontrolü daha da artırmanın bir fırsatı haline getirmenin en açık örneği cezaevlerinde yaşanmaktadır. Salgın gerekçe gösterilerek cezaevlerinde mahpusların zaten kısıtlanmış olan hakları daha da kısıtlanarak yeni bir ‘normal’ yaratılmak istenmektedir. Salgın gerekçesiyle mahpusların aileleriyle görüşme hakkı tamamen ortadan kaldırılmış, avukat görüşmeleri kısıtlanmıştır. Buna karşın mahpusları gerçekten salgından koruyacak önlemlerin ise yeterince alınmadığı görülmektedir.”

    Raporda yer alan bazı tespitler ise şu şekilde:

    • 2020 yılında 23 ayrı olayda yargısız infaz, dur ihtarı, rastgele ateş açma, cinsel saldırı sonucu intihara sürükleme ve polis baskınları sonucu 3’ü çocuk 15 kişi yaşamını yitirdi, 3’ü çocuk 13 kişi yaralandı.
    • Askerlik hizmetini yaparken en az 23 kişi şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi ve en az 25 kişi yaralandı.
    • 2020 yılında en az 2427 işçi iş cinayeti sonucu yaşamını yitirdi. Bunların 68’i çocuk, 148’i kadın ve 101’i mülteci/sığınmacı/göçmen.
    • 2020 yılı içinde en az 284 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Şüpheli bir şekilde ölen veya intihar ettiği iddia edilen kadın sayısı en az 255. Aynı süre içinde öldürülen çocuk sayısı ise 26.
    • Geçen yıl tespit edilen 13 ırkçı saldırı sonucunda 3’ü çocuk toplam 7 kişi yaşamını yitirmiş, 1’i çocuk 8 kişi yaralandı.
    • 2020 yılı içinde tespit edilen en az 140 ayrı olayda en az 404 kişi işkence ve diğer kötü muameleye maruz kalmış ve en az 86 kişi yaralanmıştır. Tespit edilen 139 olayın 22’si ev baskınları sırasında, 86’sı açık alanlarda ve 31’i resmi gözaltı merkezlerinde meydana gelmiştir.
    • 2020 yılında 10 kişinin kaçırıldığı ve aynı gün veya takip eden gün içinde serbest bırakıldığı tespit edildi. 10 olayda 5 kişinin tehdit, işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı, 6 kişinin ise ajanlık dayatmasına maruz kaldığı tespit edildi.
    • Zorla kaybetme niteliği taşıyan 2 olayda ise kaçırılan 1 kişiden halen haber alınamamaktadır. 8 Ağustos 2019 tarihinde Ankara’da kaçırılan Yusuf Bilge Tunç’tan 31 Aralık 2020 itibarıyla halen haber alınamamaktadır. Toplam 12 olayın hiçbiri ile ilgili etkin bir soruşturma yapılmadığı görülmektedir.
    • 2020 yılında 3 milletvekilinin vekillikleri, haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararlarına dayanarak düşürüldü ve söz konusu 3 milletvekili tutuklandı. 1 milletvekili saldırıya uğradı. Önceki dönemlerde milletvekilliği yapmış 6 siyasetçi gözaltına alındı, 1’i tutuklandı,
    • 41’i belediye eş başkanı, 2’si seçilmiş ancak KHK’lı oldukları için mazbataları verilmemiş belediye eş başkanı, 2’si belediye başkan yardımcısı, 54’ü belediye meclisi üyesi, 2’si il genel meclisi üyesi, 7’si muhtar olmak üzere yerel yönetimlere seçilmiş 108 kişi gözaltına alındı.
    • 2020 yılında siyasi partilerin üye ve yöneticisi olan en az 513 kişi gözaltına alındı, 141 kişi tutuklanırken 144 kişi adli kontrol, 3 kişi ev hapsi ve 1 kişi yurtdışı yasağı şartıyla serbest bırakıldı.
    • 2020 yılında dernek, vakıf, sendika ve meslek örgütleri ile çeşitli platformlar ve inisiyatiflerin üye ve yöneticisi olan en az 299 kişi gözaltına alındı, 90 kişi tutuklanırken 127 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
    • İnsan hakları savunucusu 25 kişi gözaltına alındı.
    • Lise ve üniversite öğrencileri ile çeşitli gençlik örgütleri tarafından yapılan basın açıklamaları ve protesto eylemlerine en az 10 kez polis tarafından müdahale edildi. Bu müdahalelerde en az 143 kişi işkence ve kötü muamele niteliğindeki uygulamalarla gözaltına alındı.
    • 506 kişi hakkında çeşitli toplantı ve gösterilere katıldıkları gerekçesiyle açılan davaların görülmesine devam edildi. Yargılanan 137 kişi toplam 253 yıl hapis cezası ile cezalandırıldı.
    • En az 72 basın çalışanı ve 1 yazar gözaltına alındı. 25 gazeteci tutuklandı, 17 gazeteci adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
    • En az 239 gazeteci ve basın çalışanı, haklarında açılan 129 davada yargılandı. Sonuçlanan davalarda 41 gazeteci toplam 173 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası ve 34 bin 160 TL para cezası ile cezalandırıldı. 32 gazeteci beraat etti, 5 dava düşürüldü. 32 gazeteci hakkında soruşturma başlatıldı.
    • 5 gazeteciye, 2 basın kuruluşuna, 1 ilde Gazeteciler Cemiyeti’ne ait araca saldırı düzenlendi. 3 gazeteciye saldırı girişiminde bulunuldu. 5 gazeteci ve 1 yazar tehdit edildi, 1 gazeteci kendilerini istihbaratçı olarak tanıtan kişilerce ajanlık dayatmasına maruz kaldı.
    • 1079 habere, 97 internet sitesine, 635 internet adresine, 10 sosyal medya hesabına ve 301 içeriğe erişim mahkeme kararlarıyla engellendi.
    • Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından 26 basın-yayın kuruluşuna 34 kez program durdurma ve idari yaptırım, 5 gün yayın durdurma ve 33 kez idari yaptırım cezaları verildi.
    • Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek en az 616 kişi gözaltına alındı. En az 147 kişi hakkında sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek soruşturma başlatıldı. Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek açılan 12 davada 5 kişi 20 yıl 4 gün hapis cezası ile cezalandırıldı.
    • “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasıyla 2020 yılında en az 24 kişi gözaltına alındı, 2 kişi tutuklandı.
    • Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) tarafından derlenen verilere göre 10 Ocak 2021 tarihi itibarıyla Türkiye’de cezaevlerinde 86 gazeteci tutulmaktadır.
    • 2020 yılında en 25 sanatçı ve yazar hakkında daha önceden açılmış olan davaların görülmesine devam edildi.
    • 15 Temmuz Darbe girişimi ile ilişkili soruşturmalar ve “FETÖ/PDY soruşturmaları” kapsamında 2020 yılı içinde toplam 6 bin 310 kişinin gözaltına alındı, 837 kişi tutuklandı.
    • İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 15 Temmuz 2020 tarihinde yaptığı açıklamada 15 Temmuz 2016 tarihinden bu yana, “FETÖ/PDY Soruşturmaları” kapsamında 282 bin 790 kişinin gözaltına alındığını ve bunlardan 94 bin 975’inin tutuklandığını belirtti. 15 Temmuz 2020 tarihi itibarıyla tutuklu kişi sayısı 25 bin 912, hakkında işlem yapılan kişi sayısı ise 597 bin 783 kişidir.

    Toplam 345 sayfalık raporda, “Siyasal iktidar koronavirüs salgınıyla mücadeleyi bir önleme ve halkın sağlığını koruma sorunu olarak değil de militarist bir zihniyetle bu süreci, erkini daha da merkezileştirme ve toplum üzerindeki baskı ve kontrolünü daha da artırmanın bir fırsatı haline getirdi. Yıl boyunca başta bilgi edinme hakkı, yaşam hakkı, kişi güvenliği ve işkence yasağı, ayrımcılık yasağı, sağlığa erişim hakkı, çalışma hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü, toplanma ve gösteri yapma özgürlüğü olmak üzere pek çok temel hak ve özgürlük yoğun bir şekilde ihlal edildi.” ifadeleri yer aldı.