Etiket: Abdulfettah El Sisi

  • Erdoğan Mısır’da: Gazze’de akan kanın durması için Mısırlı kardeşlerimizle çalışacağız

    Erdoğan Mısır’da: Gazze’de akan kanın durması için Mısırlı kardeşlerimizle çalışacağız


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Gazze’de akan kanın durması için Mısırlı kardeşlerimizle işbirliği ve dayanışma halinde olmaya devam edeceğiz.” dedi.

    REKLAM

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 yıl aranın ardından gittiği Kahire’de, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el Sisi ile görüştü. 

    Sisi ve Erdoğan, Ankara Kahire hattında yeni dönemin işaretçisi olarak görülen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantılarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Ortak Bildiriyi imzaladı.

    İki lider, ikili ve heyetler arası görüşmelerin ardından İttihadiye Sarayı’nda düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

    Sisi: İki ülke arasında yeni bir sayfa açıyoruz

    Basın toplantısında konuşan Mısır lideri Sisi, “Mısır ve Türkiye el ele vererek Gazze konusunda da çok iyi sonuçlar elde edebilecek.” dedi.

    Sisi, “Gazze’de derhal ateşkes sağlanması ve Batı Şeria’daki gerilimin yatıştırılması konusunda Türkiye Cumhurbaşkanı ile aynı fikirdeyim.” ifadesini kullandı.

    “Yakın zaman içerisinde Türkiye ile 15 milyar dolarlık ticaret hedefini gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz.” diyen Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önümüzdeki nisan ayında Türkiye’yi ziyaret etme davetine cevap vermeyi sabırsızlıkla bekliyorum.” şeklinde konuştu.

    Sisi, “İki ülke arasında yeni bir sayfa açıyoruz.” ifadesini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, “Gazze’de akan kanın durması için Mısırlı kardeşlerimizle işbirliği ve dayanışma halinde olmaya devam edeceğiz.” dedi.

    İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar;

    “(Türkiye-Mısır) Bugünkü istişarelerimizde, ticaret hacmini kısa süre içerisinde 15 milyar dolara çıkarmak için mutabık kaldık.

    Mısır savunma sektörüne önemli yatırımlar yapıyor. Mısır ile güç birliğine giderek ortak projeler geliştireceğimize inanıyorum.

    Ateşkesin bir an evvel tesisi ve insani yardımların engelsiz bir şekilde Gazze’ye sevki önceliğimizdir.

    Gazze halkının topraklarından sürgün ettirilmesi yönündeki girişimler yok hükmündedir. Gazze’nin insansızlaştırılması hiçbir şekilde kabul edilemez.

    Gazze’de akan kanın durması için Mısırlı kardeşlerimizle işbirliği ve dayanışma halinde olmaya devam edeceğiz.

    Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi için Mısır ile temaslarımızı her seviyede artırma kararlılığındayız.”

    Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’yi Türkiye’ye davet ederek, bu ziyaretin iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönüm noktası olacağını söyledi.

    Mısır’da 2013 yılında gerçekleşen askeri darbenin ardından Ankara Kahire arasındaki ilişkiler kopma noktasına gelmiş, iki ülke karşılıklı olarak büyükelçilerini çekmişti. 

    Erdoğan, Mısır’daki askeri darbeyi en sert eleştiren dünya liderlerinden biri olmuştu. 

    REKLAM

    Cumhurbaşkanı Erdoğan 2021’den bu yana Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ile gerilimi azaltan politikalar izledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sisi’yi ‘darbecilikle’ suçlayan Erdoğan Mısır’da: Ankara ve Kahire arasında yeni dönem

    Sisi’yi ‘darbecilikle’ suçlayan Erdoğan Mısır’da: Ankara ve Kahire arasında yeni dönem


    Erdoğan, dünyada darbecilere karşı olduğunu söyleyenlerin Muhammed Mursi’yi darbe ile indiren Sisi’ye karşı bir tavır koymadığını tam aksine Sisi’yi kırmızı halılarla karşıladıklarını söylemişti.

    REKLAM

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce ülkesindeki idamlar yüzünden “insanlık suçu işlediği” ve Muhammed Mursi’yi düşürdüğü gerekçesiyle “darbecilikle” suçladığı Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi’nin resmi davetlisi olarak Kahire’ye gitti.

    Erdoğan ile Abdülfettah El Sisi arasındaki yapılacak görüşmeler Filistinlilere yardım sevkiyatı ve savaşın sona erdirilmesi için atılabilecek adımlara odaklanacak.

    İkili ticaret hacminin artırılması ve Türkiye’nin Akdeniz’deki enerji kaynaklarına daha fazla erişimini sağlayacak deniz sınırlarının belirlenmesi konuları da gündemde ele alınacak konular arasında.

    İlişkiler son dönemde neler yaşandı?

    İki ülke ilişkilerinin 2013 yılında Mısır’da yapılan darbenin ardından kopma noktasına gelmesinden sonra Erdoğan ve Sisi, ilk kez Kasım 2022’de Katar’daki Dünya Kupası açılışında tokalaştı.

    Erdoğan, geçen yıl eylül ayında G20 Liderler Zirvesi kapsamında bulunduğu Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de, Abdulfettah es-Sisi ile bir araya gelmişti.

    Erdoğan, bu görüşmede, karşılıklı büyükelçi atamalarıyla ilişkilerin yeni bir döneme girdiğine işaret ederek, ikili münasebetlerin hak ettiği seviyeye en kısa zamanda ulaşacağına olan inancını dile getirdi.

    İkili ilişkiler 2013’te nasıl kopma noktasına geldi?

    Arap Baharı olarak tanımlanan kitlesel halk olayları ve yüzde 52 halk oyuyla göreve gelen Muhammed Mursi’nin Sisi tarafından indirilmesinden sonra Erdoğan’dan gelen sert açıklamaların ardından ikili ilişkiler kopma noktasına geldi.

    Arap Baharı olarak tanımlanan kitlesel halk olaylarının ardından Mısır yönetimi, Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı’yı, “Ankara’nın Kahire’nin iç işlerine karıştığı” gerekçesiyle 2013 yılında istenmeyen adam ilan etmişti.

    Akabinde Türkiye de Mısır’ın Ankara Büyükelçisi Abdurrahman Selahaddin’i istenmeyen adam ilan ederek “tarihi sorumluluğun” Kahire’ye ait olduğunun altını çizmişti.

    Erdoğan Batı ülkeleri Sisi’ye ‘kırmızı halı’ sermekle suçladı

    Mısır’da yaşanan gelişmeleri ve idamları değerlendiren Erdoğan bir açıklamasında, “Abdülfettah Sisi göreve geldiğinden bu yana 42 kişiyi idam ettiler. Bu bir defa insanlık suçudur.” dedi.

    Erdoğan, dünyada darbecilere karşı olduğunu söyleyenlerin Muhammed Mursi’yi darbe ile indiren Sisi’ye karşı bir tavır koymadığını tam aksine Sisi’yi kırmızı halılarla karşıladıklarını söyledi.

    Batılı ülkelere tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhammed Mursi yüzde 52 oyla, halkının oyuyla gelmişti, indirdiler, ondan sonra faturayı farklı bir şekilde kestiler. Sisi’nin darbeci olduğunu hep söyledim, gizlemedim. Batılı ülkeler maalesef darbecileri desteklemekte hala kararlılıkla yollarına devam ediyor. O mütereddit gözükmeleri falan uydurmaca.” ifadelerini kullandı.

    Mısır’dan Ankara’yı Müslüman Kardeşleri kucaklamakla suçladı

    Mısır’da düzenlenen Avrupa Birliği-Arap Birliği Zirvesi ardından gerilimi tırmanan Türkiye-Mısır ilişkilerinde Kahire kanadından Ankara’ya sert yanıtlar geldi.

    Mısır Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ahmet Hafız Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Terörist Müslüman Kardeşleri kucaklamakla” suçladı.

    Türkiye’deki tutuklu gazeteci ve siyasilerin çokluğunun da Türkiye Cumhurbaşkanı’nın inanılırlığına gölge düşürdüğünü ifade eden Hafız yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah El Sisi hakkında konuşurken “kinini açıkça ortaya koyduğunu” söyledi ve “dahası terörist Müslüman Kardeşler grubunu kucaklamaya devam ediyor” ifadesini kullandı.

    General Abdulfettah el Sisi liderliğindeki ordu, 3 Temmuz 2013’te Müslüman Kardeşler Teşkilatı’na mensup Muhammed Mursi liderliğindeki sivil hükümeti devirerek yönetime el koymuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mısır: Gazze krizini görüşmek için Kahire’de Barış Zirvesi düzenleniyor

    Mısır: Gazze krizini görüşmek için Kahire’de Barış Zirvesi düzenleniyor


    Kahire Barış Zirvesi’nde, birçok Arap ve Avrupalı liderle dışişleri bakanlarının bir araya gelmesi bekleniyor

    REKLAM

    Hamas’ın saldırının ardından kapsamlı bir askeri operasyona hazırlanan İsrail Gazze’yi bombalamaya devam ederken, krizin Orta Doğu’yu daha geniş çaplı bir savaşa sürüklemesinden endişe ediliyor. 

    Gazze’de insani yardım tırlarının girişi için Refah sınır kapısını açan Mısır, krizi görüşmek üzere bir zirveye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

    Cumartesi günü yerel saatle sabah 10.00’da başlaması planlanan Kahire Barış Zirvesi’nin birçok ülkeden dışişleri bakanlarının yanı sıra çok sayıda Arap ve Avrupalı devlet ve hükümet başkanını bir araya getirmesi amaçlanıyor.

    Ancak İsrail’in baş müttefiki ABD’den üst düzey bir yetkilinin ve diğer bazı liderlerin katılmayacak olması, zirveden çıkabilecek sonuçlara dair beklentileri azaltıyor.

    Zirvede ne amaçlanıyor?

    15 Ekim’de Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, zirvenin Gazze’deki krizle ilgili son gelişmeleri ve Filistin meselesinin geleceğini ele alacağını belirtildi, ancak bunun ötesinde toplantının amaçları hakkında fazla bilgi verilmedi.

    Haber ajanslarına konuşan kaynaklar, ortak bir zirve bildirisi üzerinde tartışmalar yapıldığını, ancak görüş farklılıkları  dolayısıyla bir sonuç metninin ortaya çıkıp çıkmayacağının belli olmadığını kaydediyor.

    Arap ülkeleri, İsrail’in Gazze’ye yönelik bombardıman ve kuşatmasına karşı öfkelerini dile getirirken, ABD ve İngiltere İsrail’e tam desteğini sürdürüyor. AB ise Hamas’ın saldırısını kınamanın ötesinde krize yönelik ortak bir yaklaşım belirlemekte zorlanıyor.

    Gazze’ye insani yardım ulaştırmaya çalışan Mısır, milyonlarca Filistinlilerin Sina’ya zorla göç ettirilmesine karşı olduğunu ve böyle bir hareketin Mısır yarımadasını İsrail’e karşı saldırılar için bir üsse dönüştüreceğini söylüyor.

    Mısır’ın tutumu, diğer birçok Arap ülkesinin de korkularını yansıtıyor ve Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesine karşı çıkıyor. 

    Zirveye kimler katılıyor?

    Zirveye Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi’nin ev sahipliğindeki zirveye Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Ürdün Kralı Abdullah, Bahreyn Kralı Hamad bin İsa El Halife ve Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Meşal el-Ahmed el-Sabah katılacak.

    Mısır basınına dayandırılan haberlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da zirveye katılacağı bildirildi.

    Edinilen bilgilere göre, AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB dış politika şefi Josep Borrell Kahire’ye gitmeyi planlıyor. Ancak kaynaklardan gelen bilgilere göre her ikisinin de cuma günü ABD-AB zirvesi için Washington’da bulunmaları nedeniyle Kahire’ye zamanında varmakta zorlanacakları belirtiliyor.

    AB ülkelerinden Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Kıbrıs Dışişleri bakanları zirveye katılacak. İngiltere, Norveç ve Güney Afrika Cumhuriyeti de dışişleri bakanları düzeyinde temsil edilecek.

    Scholz, Sunak ve Macron katılmıyor

    Avrupa ülkelerinden ise Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın katılmayacağı kesinleşti. 

    ABD’yi kimin temsil edeceği, ya da Çin ve Rusya gibi diğer büyük güçlerin katılıp katılmayacağı konusunda da bir açıklama yapılmadı.

    Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği saldırı bin 400 kişinin ölümüne yol açtı. İsrail’in karşı saldırısında 4 bin 100’den fazla Filistinli öldürüldü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan ve Sisi, yeniden karşılıklı büyükelçi atanması konusunda anlaştı

    Erdoğan ve Sisi, yeniden karşılıklı büyükelçi atanması konusunda anlaştı


    Ankara-Kahire arasındaki ilişkiler eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin 2013’te devrilmesinin ardından kopma noktasına gelmişti

    Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin yükseltilerek karşılıklı büyükelçi atanması konusunda anlaştı.

    Cumhurbaşkanı seçimleri ikinci turu sonrası Sisi, Erdoğan’ı telefonla arayarak seçim başarısı dolayısıyla tebrik etti.

    Mısır Cumhurbaşkanlığı ofisinden yapılan açıklamaya göre, ekonomi başta olmak üzere Türkiye-Mısır ilişkilerini derinleştirecek adımlar ve bölgesel meselelerin de ele alındığı görüşmede iki lider, karşılıklı olarak büyükelçi atanması hususunda mutabık kaldı.

    Diplomatik iyileşme adımları uzun süredir atılıyordu

    Ankara-Kahire arasındaki ilişkiler eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin 2013’te devrilmesinin ardından kopma noktasına gelmişti.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, geçen yıl Mısır ile ilk diplomatik temasın kurulduğunu açıklamış, Mısır ise yumuşamanın sağlanması için Ankara’dan daha fazla adım atılmasını beklediğini bildirmişti.

    Geçtiğimiz yılın sonunda ise Erdoğan ile Sisi, Katar’da düzenlenen FIFA 2022 Dünya Kupası’nın açılışında bir görüşme yaptı.

    Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, 27 Şubat’ta dayanışma ve taziyede bulunmak için Türkiye’yi ziyaret etmiş ve Bakan Çavuşoğlu’yla görüşmüştü. Mısır ayrıca, Türkiye’ye depremzedeler için insani yardım göndermişti.

    Mart ayında da Kahire’ye giden Çavuşoğlu, iki ülke arasında yaşanan gerginliklerin ardından 11 yıl aradan sonra Türkiye’den Mısır’ı ziyaret eden ilk dışişleri bakanı oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan-Sisi tokalaşmasının ardından Yunanistan Dışişleri Bakanı Mısır’a gitti

    Erdoğan-Sisi tokalaşmasının ardından Yunanistan Dışişleri Bakanı Mısır’a gitti


    Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Mısır Devlet Başkanı Sisi’nin Dünya Kupası’ndaki “tarihi” tokalaşmasının ardından Mısır’a giderek bir dizi anlaşma imzaladı. 

    Mısırlı mevkidaşı Sami Şükrü ile görüşen Dendias, uzun süredir devam eden ikili ve stratejik ilişkilerin yanı sıra Doğu Akdeniz, Libya ve Orta Doğu gibi bölgesel ve uluslararası gelişmeleri de değerlendirdiklerini açıkladı. 

    Görüşmenin ardından iki ülke arasında havacılık, denizcilik arama ve kurtarma alanında iş birliği ile tarım sektöründe mevsimlik işçi çalıştırma konularında bir dizi anlaşma imzalandı.

    Dendias-Şükrü görüşmesinin Katar’da düzenlenen 2022 FIFA Dünya Kupası açılış töreninde Türkiye ile Mısır arasındaki ‘buzların kırıldığı’ tokalaşmanın ardından gelmesi dikkat çekti. 

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Devlet Başkanı Dünya Kupası’nın açılışı sırasında verilen bir resepsiyonda ayak üstü görüşmesi iki ülke arasındaki tarihi bağları derinleştirme niyetlerinin teyidi olarak normalleşme sürecinde önemli bir adım olarak değerlendirildi.

    Tokalaşmanın ardından Erdoğan “Bir süreç başlayabilir demiştik. Böyle bir sürecin başlaması için burada bir adım atılmış oldu ve hayırlısıyla görüşmeleri yaptık. Temennim odur ki önce bakanlarımızla başlayan bir süreci, daha sonra inşallah üst düzey görüşmelerle iyi bir noktaya taşıyalım istiyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.

    Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de petrol arama çalışmaları sonucu başlayan krizinin derinleşmesiyle birlikte stratejik işbirliğine yönelen Mısır ve Yunanistan enerji ve güvenlik başta olmak üzere birçok alanında iş birliğini arttırıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail’den Mısır’a 10 yıl sonra başbakan düzeyinde ilk ziyaret

    İsrail’den Mısır’a 10 yıl sonra başbakan düzeyinde ilk ziyaret


    Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el Sisi, Orta Doğu barış sürecini yeniden canlandırmak için İsrail Başbakanı Naftali Bennett ile bir araya geldi. Sisi-Bennett görüşmesi, Mısır’ın Şarm el Şeyh kentinde gerçekleşti.

    Cumhurbaşkanlığından daha önce yapılan yazılı açıklamada, İsrail’den Mısır’a yaklaşık 10 yıl aradan sonra ilk kez başbakan düzeyinde gerçekleşen ziyarette, İsrail-Filistin barış görüşmelerinin yanı sıra bölgesel ve uluslararası sahada yaşanan gelişmelerin ele alınacağı ifade edilmişti.

    İsrail Kamu Yayın Kuruluşu (KAN) ise ismini vermediği kaynaklardan aktardığı haberde, ikilinin Gazze’de kalıcı ateşkes ve Hamas’ın elindeki İsrailli dört esir konusunu görüşeceğini kaydetmişti.

    Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil, 18 Ağustos’ta Tel Aviv’de İsrail Başbakanı Bennett ile bir araya gelmiş ve onu Mısır’a davet etmişti.

    Mısır; İsrail ile Filistinliler arasında Gazze’de kalıcı ateşkese varılması için ara buluculuk yapıyor.

    İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmeleri, İsrail’in, “1967 sınırlarını, zorunlu göçe maruz bırakılan Filistinlilerin geri dönüş hakkını ve yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin inşasına son vermeyi” kabul etmemesi nedeniyle Nisan 2014’te durmuştu.

    İsrail’den Mısır’a başbakan düzeyinde son ziyaret 2011 yılında gerçekleşmiş ve dönemin Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yine Şarm el Şeyh’te bir araya gelmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye, Rabia politikasından vaz mı geçti? Mısır ile ilişkiler normalleşir mi? Uzmanlar ne diyor?

    Türkiye, Rabia politikasından vaz mı geçti? Mısır ile ilişkiler normalleşir mi? Uzmanlar ne diyor?


    Türkiye Rabia politikasından vaz mı geçti? Mısır ile yakınlaşma sürecinde son durum ne ve ilişkiler eskiye döner mi?

    Ankara yönetimi, Mısır’da Müslüman Kardeşler’in lideri eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye karşı yapılan protesto ve gösterileri fırsat bilerek 2013 yılında darbe yapan General Abdülfettah el-Sisi ile ipleri en baştan koparmıştı.

    Geçtiğimiz yıllar boyunca ilişkiler tarihi dip seviyesinde kaldı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 3 Temmuz’da gerçekleşen askeri darbeye karşı direnişin merkezi haline gelen Rabiatü’l Adeviyye Meydanı’nda ortaya çıkan ve 4 parmakla yapılan ‘Rabia işareti’ni kendi siyasi ideolojisinin de işareti haline getirdi.

    Doğu Akdeniz’de yükselen tansiyon ise Türkiye’nin bölgede oldukça yalnız kaldığını gösteren bir gelişme oldu. Türkiye aradan çıkınca Yunanistan, Mısır ve İsrail ile yakınlaştı ve stratejik anlaşmalar yaptı.

    Son aylarda Türk Dışişleri tarafından Mısır’a zeytin dalı uzatılacağının emareleri oluştu ve neticede de Kahire ile siyasi görüşmeler yeniden başlatıldı. Ancak ‘normalleşme’nin hızla tamamlanması beklenmiyor.

    Mısır Dışişleri Bakanı Sameh Şükrü “varılan noktada ilişkilerin tam restorasyonu için sadece sözler yeterli değil” diyerek ortada hem ikili hem de bölgesel sorunlu konular olduğuna dikkat çekti ve “normalleşme için gerekli adımlara odaklanmalıyız” şeklinde konuştu.

    Mısır dış politikası üzerinde uzmanlaşmış olan yazar Nail Şama da gelişmelere ilişkin olarak “8 yıllık düşmanca tavrın getirdiği birikmiş bir güvensizlik var” diyor.

    Konuyu euronews Türkçe’ye değerlendiren Ortadoğu Uzmanı Siyasi Analist Deniz Büstani, “İlişkilerin en baştan koparılması hataydı. Uluslararası stratejilerden ziyade ideolojik baklılması Türkiye’nin zararına oldu.” diyerek Yunanistan’ın hareket alanının artmasının Türkiye’nin diğer ülkelerle arasının bozulması ile doğrudan ilişkili olduğunu kaydetti.

    Büstani şunları söyledi:

    “Bence Mısır ile buzlar erir. Argümanı da şu; geçen yıl Mısır ile Yunanistan arasında Türkiye-Libya anlaşmasına benzer bir deniz sınırları protokolü imzalandı fakat Mısır meclisinden geçirilmedi. Mısır tutumunu sürdürmesi halinde Türkiye’ye neler olabileceğini göstermesi için yapılan bir anlaşmaydı bu. Hala da Mısır devlet nezdinde geçerli bir anlaşma değil. Buradan anlıyoruz ki Mısır devleti Türkiye ile buzları eritebilecek bir zemine hazır.”

    Bu zeminin oluşabilmesi için hükümetin Mısır’daki İhvancılara olan desteğini kesmesi gerekeceğinin de altını çizen Büstani, aslında bu noktada Türkiye’nin fazla bir desteğinden söz edilemeyecek olsa da bunu Libya üzerinden yapma imkanın bulunmasını hala Mısır’ın risk olarak gördüğünü anlatıyor. Mısır’ın bu konuda Türkiye’den garantiler isteyeceğine kesin gözle bakan Büstani, Türk Dışişleri’nin son Libya ziyaretinde de bir laiklik vurgusu yapıldığını aktarıyor.

    “Rabia işaretinden vazgeçilmesi zor, çünkü AK Parti’nin 20 yıldır üretemediği bir ideolojinin logosu”

    Bu çekincelerin ortadan kalkması haline Türk-Mısır ilişkilerinin hızla tesis edileceğini düşünen Büstani sözlerini şöyle tamamlıyor:

    “Sisi İsrail dahil bütün komşularla ‘zarar etse dahi’ ilişkileri düzeltme yoluna gidiyor. Hedefi de zaten kendisini tehdit edebilecek tüm civar ülkelerle ilişkisini düzeltip iç işlerine yoğunlaşmak. Bu anlamda bir tek Türkiye kaldı. İç işleri Sisi için önemli çünkü Mısır’da dini hassasiyetleri yüksek olan çok büyük bir nüfus var ve bu da Sisi için bir tehlike arz edebilir. O nedenle Mısır’a yoğunlaşmak istiyor. Bölgedeki gelişmelerden sonra Türkiye’nin de duygusal adımlardan çok pragmatik girişimler yapması artık bir seçenek değil zorunluluk haline geldi dolayısıyla Rabia söyleminin dış politikada artık çok etkisinin olmayacağını sadece bir logodan ibaret kalacağını söyleyebiliriz.”

    Büstani ‘Rabia işareti’nden bu noktada vazgeçilmesinin zor olduğunun da altını çizdi çünkü ona göre bu “AK Parti’nin 20 yıldır üretemediği bir ideolojinin sembolik logosu” gibi.

    Mısırlı muhalif gazetecilerin sesi bir anda kesildi

    Arap Baharı sırasında İstanbul’un, Müslüman Kardeşlere yakın Mısır rejimine muhalif medyanın merkezi haline geldiği ifade edildi. Sisi’nin darbesinden sonra da Mısırlı gazeteciler ve medya buradaki varlıklarını sürdürdü.

    Mısır dışındaki muhalif medyanın en etkili iki ismi olan Muhammed Nasır ve Mutez Matar’ın stüdyoları Türkiye’de Mısır uydusu Nilesat’ta yayın yaparak Mükemmilin ve Şark televizyon kanallarının en fazla seyredilen programları ile milyonlara ulaşıyorlardı. Ne var ki, programları bir anda sona erdi.

    Her ikisi de Mısır tarafından terörist listesinde olan ve 10 yıl hapse mahkum edilmiş olan iki gazetecinin programlarının sona erdirilmesi Mısır’a ilk mesaj olarak algılandı.

    Bölgesel konularda da ciddi sıkıntılar yaşandı. Örneğin Libya konusunda iki ülke farklı taraflara destek veriyor. Ancak Mısır’ın Türkiye’nin de ilişkileri iyi olan Katar ile arasını yumuşatması bölgede yeni bir atmosfer için olanak yarattı.

    “Tansiyonu düşürmek herkesin yararına”

    AFP haber ajansına konuşan Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) isyaset bilimi profesörü olan Abdülkalek Abdullah “Libya gibi çatışma noktalarında tarafların devreden çıkması ve genel olarak bölgede tansiyon düşürücü adımlar atmaları herkesin yararın olur. BAE de bunun için çabalıyor.” diyor.

    Mart ayında Libya’da yeni başbakanın göreve başlamasından bu yana Kahire ve Ankara Tripoli’de siyasi bir uzlaşıya daha açık hale geldi.

    “Kartopu etkisi yaratabilir”

    Mısır Siyaset ve Strateji Çalışmaları Merkezi’nde araştırmacı Beşir Abdül-Fatah olumlu gelişmeler olacağına inanıyor: “Siyasette bu tür şeyler kolay aslında; dün bir ülkeye saldırırsınız ertesi gün oturur sorunları çözmek için konuşursunuz. Mısır ile ilişkiler düzelirse bu Türkiye için bir kar topu etkisi yaratabilir ve ardından Suudi Arabistan, İsrail ve BAE ile de ilişkiler değişmeye başlayabilir”

    Ankara’nın bu aşamada Mısır ile normalleşmeden en büyük beklentisi Doğu Akdeniz’de yaşanan yalnızlığın ve diplomatik izolasyonun kırılması.