Etiket: ABD

  • Venezuela’nın Başkenti Caracas’ta Patlama Sesleri

    Venezuela’nın Başkenti Caracas’ta Patlama Sesleri


    Reuters, Venezuela’nın başkenti Caracas’ta patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi. Ajansın aktardığı bilgilere göre, kent genelinde kaynağı henüz netleşmeyen patlamalar paniğe yol açtı.

    Anadolu Ajansı’nın (AA) bilgiye göre ise, görgü tanıklarına göre, başkentte yerel saatle 02.00 sıralarında en az 7 patlama sesi geldi. Patlamaların ardından birçok mahallede halkın evlerinden çıkarak sokaklara yöneldiği, bazı bölgelerde patlama seslerinin uzaktan da net duyulduğu aktarıldı.

    Alçaktan uçtuğu gözlemlenen uçaklar da kent genelinde paniğe yol açtı.

    HAVA SALDIRISI MI?

    Sosyal medyada paylaşılan ve kısa sürede yayılan görüntülerde, gökyüzünde ani ışık parlamaları ve patlama sesleri duyulduğu, görüntülerin hava saldırısını andırdığı ifade edildi.

    Gelişme, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD ile uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele konusunda müzakereye açık olduklarını açıklamasının ardından geldi.

    Kentteki bazı bölgelerde elektrik hizmetinin kesildiği de söyleniyor.

    İLK TEPKİ KOLOMBİYA’DAN

    Patlamalara ilişkin ilk tepki Kolombiya’dan geldi. Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Caracas şu anda saldırı altında. Dünyayı uyarın: Venezuela saldırıya uğradı! Füzelerle bombardıman yapıyorlar. OAS ve BM derhal bir araya gelmelidir” ifadelerini kullandı.

    Petro ikinci bir açıklama daha yaptı,“Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi olan Kolombiya, Venezuela’ya karşı yapılan saldırının uluslararası hukuka uygunluğunu tespit etmek üzere derhal toplanmalıdır. Cúcuta’da PMU (Proje Yönetim Birimi) faaliyete geçirildi ve sınırda operasyonel plan yürürlüğe konuldu” ifadelerini kaydetti.

    VENEZULA’DAN AÇIKLAMA

    Venezuela’nın Ankara Büyükelçiliği yaptığı açıklamada, saldırıların ABD kaynaklı askeri eylemler olduğunu açıkladı.

    Açıklamada, Caracas’taki çeşitli noktalar ile ülkenin diğer bazı bölgelerinin ABD’den kaynaklanan askeri eylemlerle hedef alındığı belirtildi ve şu ifadelere yer verildi:

    “Venezuela Bolivarcı Cumhuriyeti olarak bildiriyoruz ki kısa süre önce Caracas’taki çeşitli noktalar ile ulusal toprakların diğer bazı bölgeleri, Amerika Birleşik Devletleri kaynaklı askeri eylemler tarafından hedef alınmıştır. Meydana gelen hasarın tespitine yönelik çalışmalar sürmekte olup, olası insani etkiler değerlendirilmektedir. Ülkemizin istikrarı ve barışı açısından kritik bir dönemde; devletlerin, dost hükümetlerin, bölgesel entegrasyon mekanizmalarının, çok taraflı örgütlerin ve kardeş halkların diplomatik dayanışmasını saygıyla ve kararlılıkla talep ediyoruz. Uluslararası hukukun, Venezuela’nın egemenliği ve toprak bütünlüğünün savunulması ile bölgesel güvenliği ve halkımızın yaşamını tehlikeye atan her türlü saldırganlığın derhal durdurulması için destek, açıklama ve aktif katkı çağrısında bulunuyoruz.”

    ‘SAVUNMA BAKANI’NIN KONUTU VURULDU’ İDDİASI

    Çeşitli bölgelerde gerçekleşen saldırılarda askeri bölgelerin ve üslerin hedef alındığı belirtilirken Sky News Arabia ise, Venezuela Savunma Bakanı General Vladimir Padrino López’in konutunun vurulduğunu iddia etti.

    TRUMP’IN AÇIKLAMASI GÜNDEMDE

    ABD Başkanı Donald Trump, birkaç gün önce WABC Radyosu’na yaptığı açıklamada, Güney Amerika’da uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknelerle bağlantılı bir tesisin vurulduğunu söylemişti. Trump, Karayipler ve Doğu Pasifik’teki operasyonlara atıfla “iki gece önce yıktık” ifadelerini kullanmıştı.

    Patlamalarla Trump’ın sözünü ettiği operasyonlar arasında doğrudan bir bağ kurulup kurulamayacağı belirsizliğini koruyor.

    ABD UZUN SÜREDİR HAZIRLIK YAPIYOR

    Venezuela ile ABD arasındaki gerilim, Washington’un uyuşturucu kaçakçılığı ve güvenlik gerekçelerini öne sürerek Latin Amerika’da askeri ve siyasi müdahale alanını genişletme politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

    ABD’nin yaptırımlar, tehditler ve olası operasyon açıklamalarıyla krizi sürekli sıcak tutması, Venezuela üzerinde egemenliği aşındırmaya yönelik emperyalist baskı mekanizmalarını yeniden devreye sokuyor.

    Caracas yönetimi ise bu suçlamaları reddederek, sürecin ülkenin enerji kaynakları ve bölgesel bağımsızlığına yönelik bir kuşatma olduğunu savunuyor. Uzun süredir devam eden bu tablo, Venezuela’nın iç güvenliğine dair her gelişmenin ABD müdahalesi ihtimaliyle birlikte okunmasına neden oluyor.

    AYRINTILAR GELİYOR…

    Kaynak: Reuters

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de İki Helikopter Havada Çarpıştı! Ölü ve Yaralı Var

    ABD’de İki Helikopter Havada Çarpıştı! Ölü ve Yaralı Var


    ABD’nin New Jersey eyaletinde yer alan Hammonton kentinde iki helikopterin havada çarpışması sonucu meydana gelen kazada ölü ve yaralı sayısı belli oldu. Federal yetkililer, kazada 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 1 kişinin de ağır yaralandığını açıkladı.

    Hammonton Polis Şefi Kevin Friel, arama-kurtarma ekiplerinin olaya müdahale ettiğini aktararak, itfaiye ekiplerinin helikopterlerden birinde çıkan yangını söndürdüğünü söyledi.

    SADECE PİLOTLAR VARDI

    Federal Havacılık İdaresi, Hammonton Havaalanı üzerinde Enstrom F-28A ile Enstrom 280C tipi iki helikopterin çarpıştığını belirterek, her iki helikopterde de sadece pilotların bulunduğunu açıkladı.
    Kazayla ilgili soruşturma başlatılırken, kazanın nedeni henüz bilinmiyor. Helikopterlerden birinin düşüş anı ise çevredekiler tarafından anbean kayıt altına alındı.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Zelenskiy, Trump ile Görüşecek: ‘Yeni Yıla Kadar Birçok Şey…’

    Zelenskiy, Trump ile Görüşecek: ‘Yeni Yıla Kadar Birçok Şey…’


    Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sona erdirmek için üzerinde çalışmaları sürdürdükleri barış planına ilişkin bilgi verdi.

    Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov’un, ABD tarafıyla bu konuda görüşmelere devam ettiğini aktaran Zelenskiy, “Umerov, Amerikan tarafıyla yaptığı son görüşmeler hakkında bilgi verdi. Tek bir gün bile kaybetmiyoruz. Yakın gelecekte Başkan Trump ile en üst düzeyde bir toplantı yapılması konusunda anlaştık. Yeni yıla kadar birçok şey karara bağlanabilir” ifadelerini kullandı.

    28 ARALIK’TA ABD’YE GİDECEK

    Kyiv Post gazetesinin diplomatik kaynaklardan aktardığına göre Zelenskiy’nin 28 Aralık’ta görüşmeler için ABD’ye gitmesi bekleniyor. Görüşme Trump’ın Mar-a-Lago’daki (Florida) konutunda gerçekleşebilir.

    Zelensky önceki gün ekibiyle birlikte ABD Başkanı’nın özel temsilcisi Steven Whitkoff ve Amerikan liderinin damadı iş insanı Jared Kushner ile görüştüğünü söyledi. Zelenskiy’ye göre yaklaşık bir saat süren görüşmede “formatlar, toplantılar ve zamanlama” ile ilgili fikirler tartışıldı.

    20 MADDELİK PLAN AÇIKLAMIŞTI

    Zelenskiy, çarşamba günü gazetecilerle yaptığı görüşmede, 20 maddelik barış planını açıklamıştı. Zelenskiy, hafta sonu Miami’de ABD ve Ukrayna heyetleri tarafından kararlaştırılan 20 maddelik planı, “savaşı sona erdirmenin ana çerçevesi” olarak nitelendirmişti.

    Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov ise dün yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Özel Temsilcisi Kirill Dmitriev’in Miami’den Moskova’ya gelir gelmez kendisine sunduğu Ukrayna’da barış ihtimaline ilişkin ABD önerilerini analiz ettiğini bildirmişti.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 6 Milyar Dolarlık Serveti Vardı, Hizmetçisi Bile Milyonerdi… Şoke Eden Bir İflas Öyküsü! Her Şey Ölünce Ortaya Çıktı

    6 Milyar Dolarlık Serveti Vardı, Hizmetçisi Bile Milyonerdi… Şoke Eden Bir İflas Öyküsü! Her Şey Ölünce Ortaya Çıktı


    ABD’nin en zengin isimlerinden olan ancak ardından borç batağına düşen Gary Winnick’in yaşam yolculuğu ABD basınında gündem oldu. 1990’ların sonunda Winnick, Los Angeles sosyetesinin en önde gelen isimlerinden biriydi. Dönemin ABD Başkanı Bill Clinton ile yakın ilişkiler kuran, büyük bağılarda bulunan ve kısa süre sonra ülke tarihinin en pahalı evini satın alan Winnick’in uzun yıllardır yanında çalışan hizmetçisinin bile milyoner olduğunu söyleniyordu.

    Wall Street Journal’ın aktardığına göre; Winnick’in kurucusu olduğu telekom şirketi Global Crossing, dünya çapında deniz altı fiber optik kablolar döşeme girişimiyle onu iki yıldan kısa sürede milyarder yaptı. Serveti 6,2 milyar dolara ulaşan Winnick, Los Angeles Business Journal tarafından kentin en zengin kişisi ilan edildi. Yükselişi, John D. Rockefeller ve Bill Gates’ten bile daha hızlıydı.

    BORÇ BATAĞINDAYMIŞ

    Ancak Winnick’in 2023 yılında 76 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından, çok farklı bir tablo ortaya çıktı. Gösterişli yaşamına rağmen Winnick’in iflas ettiği ve derin bir borç içinde olduğu ortaya çıktı. Bel Air’deki efsanevi Casa Encantada malikanesi, Malibu’daki sahil evi, New York’taki lüks dairesi ve paha biçilemez sanat koleksiyonu dahil olmak üzere neredeyse tüm varlıklarını büyük bir kredi için teminat gösterdiği tespit edildi.

    79 yaşındaki eşi Karen Winnick, bugün mülkler, sanat eserlerini ve mücevherlerini kaybetmemek için hukuk mücadelesi verirken, yaşananlar Los Angeles sosyetesi ve çiftin yakın arkadaşları arasında büyük şok yarattı. Ailenin dostlarından Lori Hyland, “Bu servetin nasıl bu kadar kötü yönetildiğini anlamak mümkün değil” dedi.

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakan Fidan ‘Gazze’ Toplantısını Anlattı: ‘Tartışmalarımız Oldu’

    Bakan Fidan ‘Gazze’ Toplantısını Anlattı: ‘Tartışmalarımız Oldu’


    Dışişleri Bakanı Fidan, ABD, Mısır ve Katar’dan yetkililerin katılımıyla ABD’de düzenlenen Gazze konulu toplantıya ilişkin konuştu. Fidan, Gazze’deki yardımların öenmine işaret ederek “Özellikle İsrail tarafından devam eden ihlaller inanılmaz şekilde süreci daha zor hale getiriyor. Gördüğümüz o ki bütün taraflar, bu konuda mutabakat içerisinde ve bunun önüne geçilme yolu konusunda da çeşitli tartışmalarımız oldu.” dedi.



    A+
    Yazı Boyutunu Büyüt


    A
    Yazı Boyutunu Küçült

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD, Mısır ve Katar’dan yetkililerin katılımıyla ABD’nin Florida eyaletinde bulunan Miami şehrinde düzenlenen Gazze konulu toplantı ve oradaki temaslarına ilişkin basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu.

    Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi’nde varılan mutabakatla hayata geçirilen Gazze Barış Planı’nın üstünden epey zaman geçtiğini belirten Fidan, “Şimdi birinci aşamanın son rehinenin de teslim edilmesinden sonra artık tamamlanmış olmasından dolayı artık ikinci aşamaya geçmenin parametreleri konuşuluyor. Belki Şarm el-Şeyh’ten sonra dünkü toplantı en önemli toplantıydı. Dün gece geç saatlere kadar açıkçası çeşitli platformlarda, ortamlarda toplantılarımızı çeşitli şekillerde devam ettirdik.” diye konuştu.

    Fidan, yapılan toplantının “umut verici” olduğunu vurgulayarak, “Ama birinci aşamadaki meydana gelen sorunları da detaylı olarak tartışma imkanımız oldu. Özellikle Türkiye olarak (İsrail’in) ateşkes ihlallerinin barış planını tehlikeye soktuğunu, ikinci aşamaya geçmede büyük riskler oluşturduğunu da açıkça ifade ettik. Özellikle İsrail tarafından devam eden ihlaller inanılmaz şekilde süreci daha zor hale getiriyor. Gördüğümüz o ki bütün taraflar, bu konuda mutabakat içerisinde ve bunun önüne geçilme yolu konusunda da çeşitli tartışmalarımız oldu.” ifadelerini kullandı.

    ‘ŞARM EL-ŞEY’TEN SONRAKİ EN ÖNEMLİ GÖRÜŞMEYDİ’

    Özellikle ara bulucu dört ülke olan ABD, Türkiye, Mısır ve Katar’ın bu konuda üst düzey istişareleri “olabildiğince yoğun bir şekilde devam ettirmelerinin” önemli olduğuna işaret eden Fidan, şöyle devam etti:

    “Dün ikinci aşamaya geçişle ilgili üzerinde tartıştığımız konular arasında başta Gazze’nin yeniden imarı konusunda bir ön çalışma var. O sunuldu. Bizim Türkiye olarak ifade ettiğimiz şu; Gazze’yle ilgili yapılacak bütün çalışmalarda üç tane parametre bizim için önemli. Birincisi Gazze’nin Gazzeliler tarafından yönetilmesi, ikincisi Gazze’nin toprak olarak hiçbir şekilde bölünmemesi, üçüncüsü Gazze’de yapılacak her şeyin Gazzeliler için yapılması.”

    Fidan, Gazze’nin yeniden imarı için çok fazla yatırımın öngörüldüğünü belirterek, “Bu yatırımın yine Gazzeliler için olması önemli. Bu üç kırmızı çizgi gözetildiği sürece diğer konuların aslında teknik bir platform içerisinde tartışılabileceği konusunda biz genel siyasi stratejik çerçevemizi ilettik. Onun dışında Gazze’nin yönetiminin teknokratlardan oluşan bir komite devri konusunda takvimlendirme nasıl olabilir? Onun tartışmalarını yaptık.” dedi.

    Barış Kurulu ve devam eden ilgili çalışmaların hayata geçirilmesi konusunda da görüşüldüğünü belirten Fidan, “Şu anda devam eden paralel tartışmalar var, İstikrar Gücünün (Uluslararası İstikrar Gücü) oluşturulmasıyla alakalı. O konuda neler yapılabilir? Bizim perspektifimiz o konuda neler? Onları da kendi perspektifimizden anlatma, tartışma imkanımız oldu. Diğer arkadaşlarımızın, ülkelerin perspektiflerini de dinledik. Bence üst düzeyde şu ana kadar Şarm el-Şeyh’ten sonraki en önemli görüşmeydi diyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

    ‘CUMHURBAŞKANIMIZ DA GAZZE KONUSUNDA ÇOK HASSAS’

    Fidan, insani yardımlar konusunun da önemine işaret ederek, şöyle devam etti:

    “Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) da bu konuda çok hassas. Kendisini gece bilgilendirirken de bu konudaki yapılan tartışmaları özellikle altını çizerek ifade ettim. Oraya daha fazla şu anda barınma araçlarının gönderilmesi, çünkü kış yaklaşıyor, kendisi de çok hassas bu konuda. Türkiye’den çadır, konteyner artık ne varsa. Bizim şu anda biliyorsunuz depremden sonra elimizde iki tane husus var; birincisi insani yardımla ilgili özellikle barınmayla ilgili çok sayıda çadır ve konteyner var. Diğeri de depremden dolayı yerle bir olmuş bir coğrafyanın yeniden hayata geçilmesine ilişkin şehirlerin inşa edilmesine ilişkin çok ciddi bir tecrübe var. Biz bu iki tecrübeyi de bu tartışmalarda gündeme getirdik.”

    Türkiye’nin, 50 bin kişinin hayatını kaybettiği bir deprem sonrasında yaklaşık 500 bin konutluk bir devasa çalışmayı 3 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak hayata geçiren bir ülke olduğunu söyleyen Fidan, şunları kaydetti:

    “Bu tecrübe Gazze’de de kullanılabilir. Aynı zamanda bizim depremzede vatandaşlarımızın barınma sorununu çözmede kullandığımız altyapımız da onların emrine girebilir. Bunlar tabii yoğun koordinasyon gerektiren konular. Biz bunların takipçisi olmaya devam edeceğiz. Burada altını çizdiğimiz, mutabık kaldığımız konuları şimdi dönünce hem ilgili kurumlarla hem bakanlık içi ilgili genel müdürlüklerle de görev dağılımı yaparak çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

    Fidan, ABD’nin sadece Gazze değil Ukrayna konusunda da arabuluculuk yaptığını hatırlatarak, “Hafta sonu Gazze toplantısına ilaveten Ukrayna görüşmeleri için de hem Rus tarafından hem Ukrayna tarafından hem Avrupalılardan gelen arkadaşlarımız vardı. Onlarla da bu vesileyle bir araya gelme imkanı bulduk. Hem Amerikalılarla hem Avrupalılarla hem Ukraynalılarla şu barış tartışmalarında en son gelinen nokta, onların gördüğü nelerdir? Onları tartışma imkanımız oldu. Bir görüş alışverişinde bulunuldu.” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkmenistan ziyaretinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le uzun bir görüşme yaptığını hatırlatan Fidan, “Orada Sayın Putin’in son tartışılan konularla ilgili perspektifini birinci elden öğrenme imkanımız olmuştu. Dün de Amerikalıların, Avrupalıların ve Ukraynalıların kendi aralarında yaptıkları tartışmalarda geldikleri noktaları da öğrenme imkanımız oldu. Biz de kendi perspektifimizi onlara anlattık.” dedi.

    Bakan Fidan, ilgili taraflarla çalışmaların devam edeceğini vurguladı.

    Kaynak: AA


    Etiketler

    Hakan Fidan


    ABD

    AK Partili Sena Nur Çelik Kanat Meclis'te Konuştu: 'Hafızasına Hükmedemedikleri Milleti Esir Alamazlar'
    AK Partili Kanat’tan ‘Hafıza’ Çıkışı

    Özgür Özel'den 'Ciğer' Hesabı: 'Bir Senede 37 Porsiyon Kayıp Var'
    ‘Bir Senede 37 Porsiyon Kayıp Var’

    TBMM'den Geçiyor: Vergi ve Harçlar Katlanıyor! Hangi Meslek Grubu Ne Kadar Etkilenecek?
    Yeni Vergi ve Harçlar Geliyor! İşte Etkilenecek Meslekler

    Fenerbahçe'ye Büyük Umutlarla Transfer Olmuştu: Anderson Talisca Yılın İmzasını Atıyor! Kimse Bunu Beklemiyordu
    Yılın İmzasını Atıyor! Açıklama Yapıldı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dünyayı Sarsan Epstein Skandalında Yeni Perde: 13 Bin Dosya Yayınlandı, Belgelerden Bu Sefer Bill Clinton ve Michael Jackson Çıktı

    Dünyayı Sarsan Epstein Skandalında Yeni Perde: 13 Bin Dosya Yayınlandı, Belgelerden Bu Sefer Bill Clinton ve Michael Jackson Çıktı


    ABD Adalet Bakanlığı, Başkan Donald Trump tarafından geçen ay imzalanan bir yasa uyarınca Kongre’den gelen baskı altında hızla hareket ederek, Jeffrey Epstein’la ilgili soruşturmalardan doğan 13 binden fazla dosyayı kamuoyuna açıkladı.

    Epstein, 2019 yılında, reşit olmayanların cinsel istismarı ve insan kaçakçılığı suçlamalarıyla federal düzeyde yargılanmayı beklerken cezaevinde ölmüştü.

    Dosyaların açıklanması, Epstein’ın faaliyetlerine ve güçlü, nüfuzlu erkeklerle olan ilişkilerine ışık tutabileceğine inanan kesimler tarafından uzun süredir bekleniyordu. Adalet Bakanlığı, önümüzdeki haftalarda daha fazla belgenin yayımlanacağını bildirdi.

    Gazete Oksijen’de yer alan habere göre, işte ilk dosya grubunun ortaya koydukları ve ortaya koyamadıkları hakkında altı başlık:

    BÜYÜK BİR İFŞA YOK

    Açıklanan dosyalar binlerce fotoğraf ve soruşturma belgesini içermesine rağmen Epstein’ın eylemleri hakkında kamuoyunun zaten bildiklerine kayda değer bir yenilik eklemedi. Belgeler, Epstein’la ilişki kurmuş zengin ve güçlü iş insanları ile siyasetçilerle olan bağlarına dair de sınırlı ek bilgi sundu.

    Belgelerin büyük bölümü, 2005 yılında Florida’nın Palm Beach kentinde polis tarafından başlatılan ilk soruşturmaya kadar uzanan dosyalardan oluşuyor. Ayrıca, 2008’de bir savunma anlaşmasıyla sonuçlanan Florida’daki federal savcı soruşturmasına ve Epstein’ın cezaevinde ölümü nedeniyle sonuçlanamayan 2019 tarihli Manhattan savcılığı soruşturmasına ait belgeler de yer alıyor.

    Telefon kayıtları, seyahat listeleri ve Epstein’ın bazı kadın mağdurlarının ifadelerini içeren dosya benzeri belgeler de dahil olmak üzere pek çok evrak ağır biçimde sansürlendi. Sansürlenen belgelerden biri olan, 119 sayfalık “Grand Jury NY” (New York Büyük Jürisi) başlıklı dosya tamamen karartılmış halde yayımlandı.

    Dünyayı Sarsan Epstein Skandalında Yeni Perde: 13 Bin Dosya Yayınlandı, Belgelerden Bu Sefer Bill Clinton ve Michael Jackson Çıktı - Resim : 2

    TRUMP SESSİZ KALDI

    Trump’ın sağ kanattaki destekçileri, geleneksel olarak Epstein dosyalarının yayımlanmasının en ateşli savunucuları arasında yer alıyordu. Bu çevreler uzun süredir, dosyaların kendi anlatımlarına göre çoğunlukla Demokratlardan oluşan seçkin bir erkekler grubunun Epstein’la birlikte genç kadınları istismar ettiğini ve suçları örtbas ettiğini kanıtlayacağına inanıyordu.

    Ancak bu kesimler, dosyaların yayımlanmasının ardından büyük ölçüde sessiz kaldı. Bunun nedeni, yeni ve suçlayıcı bilgilerin yokluğu olabilir.

    Trump da cuma günü, davanın siyasi olarak kendisini uzun süredir zorlamasına rağmen, belgelerin yayımlanmasına dair dikkat çekici biçimde yorum yapmaktan kaçındı.

    EN ÖNE ÇIKAN İSİM BILL CLINTON

    Tesadüfen ya da bilinçli olarak, dosyalarda yer alan fotoğrafların önemli bir bölümü Trump’ın en önde gelen siyasi rakiplerinden biri olan eski Başkan Bill Clinton’a ait.

    Fotoğraflardan biri, Clinton’ı yüzü karartılmış bir kişiyle birlikte bir jakuzide uzanırken gösteriyor. Clinton’ın yer aldığı pek çok fotoğrafta, kimliği net biçimde ayırt edilebilen tek kişinin Clinton olduğu görülüyor. Belgeler, fotoğrafların bağlamına ilişkin çok az ya da hiç bilgi sunmuyor.

    Dünyayı Sarsan Epstein Skandalında Yeni Perde: 13 Bin Dosya Yayınlandı, Belgelerden Bu Sefer Bill Clinton ve Michael Jackson Çıktı - Resim : 3

    Clinton’a ait fotoğraflar, Trump’ın geçen ay Adalet Bakanlığı’na, eski başkan ve diğer Demokratların Epstein’la olan bağlarını soruşturma talimatı vermesinin ardından kamuoyuna açıklandı. Adalet Bakanı Pam Bondi, Trump’ın talimatını takiben Manhattan ABD Savcısı Jay Clayton’a soruşturmayı yürütme görevi verdi.

    Beyaz Saray, cuma günü Clinton fotoğraflarının yayımlanmasını siyasi bir avantaja çevirmeye çalıştı. Beyaz Saray Sözcüsü Abigail Jackson, Clinton’ın jakuzideki fotoğrafının üzerine şu ifadeyi yazdı:

    “Bir şey gördük. Ama sizin istediğiniz şey değil.”

    Clinton’ın sözcüsü Angel Urena ise Beyaz Saray’ın, Trump’ın Epstein’la olan ilişkisini gölgede bırakmak için bu fotoğrafların yayımlanmasını özellikle ayarladığını öne sürdü.

    “Beyaz Saray, Bill Clinton’ı korumak için bu dosyaları aylarca saklayıp sonra bir cuma akşamı boşaltmadı,” diyen Urena, “Kendilerini yaklaşanlardan ya da sonsuza kadar gizlemeye çalışacakları şeylerden koruma meselesi” ifadelerini sözlerine ekledi.

    TRUMP’IN ADI NADİREN GEÇİYOR

    Aylar boyunca Trump, Epstein dosyalarının yayımlanmasına aktif biçimde karşı çıktı; dosyaları Demokratların bir “aldatmacası” olarak niteledi ve yayımlanmalarına izin veren Kongre üyelerini cezalandırmakla tehdit etti.

    Ancak cuma günü açıklanan belgelerde Trump’ın adı nadiren geçti. Yine de ilerleyen dönemde yayımlanacak dosyalarda Trump’ın daha fazla yer alıp almayacağı ve Adalet Bakanlığı’nın ilk parti belgeleri siyasi nedenlerle seçip seçmediği belirsizliğini koruyor.

    Trump ile Epstein yıllarca yakın arkadaş olmuştu ve Trump’ın geçmişte dosyaların açıklanmasına karşı çıkması, belgelerde adının öne çıkabileceğine dair spekülasyonlara yol açmıştı.

    Dünyayı Sarsan Epstein Skandalında Yeni Perde: 13 Bin Dosya Yayınlandı, Belgelerden Bu Sefer Bill Clinton ve Michael Jackson Çıktı - Resim : 4

    Cuma günü yayımlanan Trump fotoğraflarının büyük bölümü ise daha önce de kamuoyuna yansımıştı. Bu fotoğraflar arasında Trump ve eşi Melania Trump’ın, Epstein ve şu anda reşit olmayanların insan kaçakçılığına yardım etmekten federal hapis cezası çeken Ghislaine Maxwell ile birlikte yer aldığı görüntüler de bulunuyor.

    DOSYALARDA YER ALAN ÜNLÜ İSİMLER

    Dosyalar, Epstein’ın son derece geniş bir ünlü çevreyi etrafında toplamayı başardığını gösteriyor. Belgelerde, Michael Jackson, Mick Jagger gibi rock yıldızlarından, efsanevi haberci Walter Cronkite’a kadar pek çok tanınmış isme rastlanıyor.

    Belgeler, bu isimlerin Epstein’ın yasa dışı faaliyetlerinden haberdar olduklarına ya da bu faaliyetlere karıştıklarına dair herhangi bir ima içermiyor. Ancak yine de dosyalar, Epstein’ın zengin ve ünlüleri etkileme ve kendine çekme kapasitesinin çarpıcı bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

    Buna karşın belgeler, uzun süredir Epstein’la ve mali ilişkileriyle anılan Leon Black ve Leslie H. Wexner gibi bazı önemli iş insanları hakkında büyük ölçüde sessiz kalıyor.

    DEVAMI GELECEK Mİ?

    Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, Fox News’e verdiği röportajda Epstein dosyalarına ilişkin açıklamaların henüz tamamlanmadığını söyledi. Blanche, önümüzdeki haftalarda binlerce belgenin daha kamuoyuna sunulacağını ifade etti.

    Bu gecikme, Trump’ın kasım ayında imzaladığı ve Adalet Bakanlığı’nın elindeki Epstein’a dair tüm gizli olmayan belgelerin 30 gün içinde yayımlanmasını emreden yasanın ihlal edileceği anlamına geliyor.

    Dünyayı Sarsan Epstein Skandalında Yeni Perde: 13 Bin Dosya Yayınlandı, Belgelerden Bu Sefer Bill Clinton ve Michael Jackson Çıktı - Resim : 5

    Söz konusu Yasa, mağdurların kimliklerini açığa çıkaran ya da çocuk cinsel istismarı görüntüleri içeren belgelerin saklı tutulmasına izin veriyor. Ayrıca, belgelerin gizli olması ya da aktif bir federal soruşturmayı tehlikeye atması durumunda da yayımlanmamasına olanak tanıyor.

    Kongre’deki bazı üyeler, Blanche’ın açıklamalarına sert tepki gösterdi ve dosyaların kısmen yayımlanmasının Adalet Bakanlığı’nın yasal yükümlülüklerini yerine getirmediği anlamına geldiğini savundu.

    Kaynak: Gazete Oksijen

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Suriye’de Gerilim Tırmanıyor! ABD Şahin Gözü Operasyonu’nu Başlattı

    Suriye’de Gerilim Tırmanıyor! ABD Şahin Gözü Operasyonu’nu Başlattı


    ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 13 Aralık’ta Suriye’de terör örgütü IŞİD üyesinin düzenlediği silahlı saldırıda 2 ABD askeri ve 1 ABD vatandaşının hayatını kaybettiği saldırıya yanıt olarak bölgede “Şahin Gözü Operasyonu’nu (Operation Hawkeye Strike)” başlattıklarını duyurdu.

    Hegseth, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından operasyona ilişkin paylaşımda bulundu.

    Suriye’nin Palmira kentinde 13 Aralık’ta bir IŞİD mensubunun ABD askerlerine yönelik saldırısına yanıt olarak Washington yönetiminin Suriye’de “Şahin Gözü Operasyonu” başlattığını bildiren Hegseth, bunun bir savaş başlangıcı değil bir “intikam ilanı” olduğunu ifade etti.

    Hegseth, “Vahşi saldırının hemen ardından söylediğimiz gibi, dünyanın herhangi bir yerinde ABD’lileri hedef alırsanız, kısa ve endişe dolu hayatınızın geri kalanını ABD’nin sizi avlayacağını, bulacağını ve acımasızca öldüreceğini bilerek geçireceksiniz.” ifadelerini kullandı.

    13 Aralık’ta, Suriye’de tek başına hareket eden bir IŞİD üyesinin düzenlediği pusu sonucu 2 ABD askeri ve 1 ABD vatandaşı hayatını kaybetmiş, 3 asker ise yaralanmıştı.

    Kaynak: AA-İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de Devasa Terör Saldırısı Girişimi! Bir Dizi Bomba Hazırlamışlar…

    ABD’de Devasa Terör Saldırısı Girişimi! Bir Dizi Bomba Hazırlamışlar…


    Avustralya’daki silahlı saldırı dünya gündeminden düşmezken, şimdi de ABD’de bir bombalı terör saldırısı engellendi. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI’ın California eyaletinde yer alan Los Angeles ve Orange County’de ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) personeline ve araçlarına yönelik bir dizi bombalı terör saldırısının engellendiğini söyledi.

    Pam Bondi, “Aşırı solcu, hükümet karşıtı ve anti-kapitalist bir grup olan Turtle Island Liberation Front, yılbaşı gecesinden itibaren California’daki birçok hedefe yönelik bir dizi bombalı saldırı düzenlemeye hazırlanıyordu. Grup ayrıca ICE ajanlarını ve araçlarını da hedef almayı planlıyordu” dedi.

    Terör saldırısı ile bağlantılı Audrey Illeene Carroll, Zachary Aaron Page, Dante Gaffield ve Tina Lai adlı 4 kişi California eyaletinde yer alan San Bernardino’da gözaltına alınarak, komplo kurmak ve kayıtsız yıkıcı cihaz bulundurmakla suçlandı.

    SALDIRI PLANI ORTAYA ÇIKTI

    Ortaya çıkan saldırı planına göre, grup Los Angeles bölgesinde yılbaşında gece yarısı beş farklı noktaya patlayıcı cihazlar yerleştirecekti. Şüphelilerin saldırıya “Operasyon Midnight Sun” adını verdikleri, hazırlayacakları el yapımı bombaları 12 Aralık’ta Mojave Çölü’nde denemeyi planladıkları aktarıldı. FBI’ın patlayıcı cihazları tamamlayamadan şüphelilere müdahale ettiği bildirildi.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’deki Üniversite Saldırısında Flaş Gelişme: 1 Kişi Gözaltına Alındı

    ABD’deki Üniversite Saldırısında Flaş Gelişme: 1 Kişi Gözaltına Alındı


    ABD’nin Rhode Island eyaletinde bulunan Providence şehrinde dün akşam 2 kişinin hayatını kaybettiği Brown Üniversitesi’ndeki silahlı saldırıya ilişkin soruşturmada 1 şüpheli gözaltına alındı. Providence Polis Teşkilatı Sözcüsü Kristy Dosreis, şüphelinin yerel saatle 03.45 sıralarında Providence şehrine yaklaşık 45 kilometre mesafedeki Coventry kentindeki bir otelde yakalandığını bildirdi. Yetkililer, şüphelinin üniversitede öğrenim gören bir öğrenci olmadığını açıkladı.

    Providence Polis Şefi Oscar Perez ise, olaya ilişkin başka bir kişinin aranmadığını belirtti. Yetkililer, soruşturmanın devam etmesi nedeniyle gözaltına alınan kişi hakkında detaylı bilgi vermedi. Providence Polis Teşkilatı, ayrıca sosyal medya üzerinden şüphelinin sokakta yürüdüğü anlara ait güvenlik kamerası görüntülerini paylaştı.

    9 KİŞİ YARALANDI

    Providence Belediye Başkanı Brett Smiley, saldırıda yaralanan 9 kişiden 7’sinin durumunun stabil olduğunu bildirdi. Bir yaralının durumunun ciddiyetini koruduğunu ancak stabil halde olduğunu belirten Smiley, bir başka yaralının ise hastaneden taburcu edildiğini aktardı. Smiley, olayın yaşandığı bölgede güvenli alanlara sığınma çağrısının ise şüphelinin gözaltına alınması ile kaldırıldığını ancak incelemelerin devam etmesi nedeniyle bazı sokaklarda güvenlik önlemlerinin sürdüğünü aktardı.

    Providence Polis Teşkilatı Müdür Yardımcısı Tim O’Hara, dün yaptığı açıklamada şüphelnin tamamen siyah kıyafetler giyen bir erkek olduğunu ve arama çalışmalarının sürdüğünü bildirmişti.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de Üniversitede Silahlı Saldırı! Ölü ve Yaralılar Var

    ABD’de Üniversitede Silahlı Saldırı! Ölü ve Yaralılar Var


    ABD’nin Rhode Island eyaletinde yer alan Providence kentindeki Brown Üniversitesi kampüsünde akşam saatlerinde silahlı bir saldırı meydana geldi. Polis yetkilileri, olayda çok sayıda kişinin ateşli silahla yaralandığını açıkladı.

    2 ÖLÜ, 8 YARALI

    Providence Belediye Başkanı Brett Smiley, düzenlediği basın toplantısında saldırı sonucu en az iki kişinin yaşamını yitirdiğini, sekiz kişinin ise yaralandığını bildirdi.

    Smiley, olayın üniversitede final sınavlarının sürdüğü bir zamanda gerçekleştiğini vurgulayarak, soruşturmanın devam ettiğini ve gelişmeler oldukça kamuoyuna bilgi verileceğini ifade etti.

    ABD'de Üniversitede Silahlı Saldırı! Ölü ve Yaralılar Var - Resim : 2

    ABD Başkanı Trump da sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda hayatını kaybedenler için dua ettiğini belirtti ve FBI’ın olay yerine sevk edildiğini, bir şüphelinin gözaltına alındığını öne sürdü. Kısa süre sonra Brown Üniversitesi tarafından yapılan yeni açıklamada, herhangi bir şüphelinin gözaltında olmadığı ve saldırganın arandığı duyuruldu.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***