Etiket: ABD

  • Ukrayna’ya giden ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Rusya’yı uyardı: Tehlikeli eylemlerini durdur

    Ukrayna’ya giden ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Rusya’yı uyardı: Tehlikeli eylemlerini durdur


    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelensky ile yaptığı görüşmede Rusya’yı bu ülkeye yönelik “tehlikeli ve agresif eylemlerini durdurmaya” çağırdı.

    Blinken, Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri varlığını azaltmasına rağmen burada “önemli güçler” bulundurduğunu söyledi.

    Zelensky, Moskova’nın ülke sınırlarında konuşlandırılan asker sayısını yalnızca biraz azalttığı için, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri tehdidinin hala devam ettiğini kaydetti.

    Zelensky, Kiev’de Blinken ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Azaltmanın (Rus askerlerinin sayısının) çok yavaş olduğunu düşünüyoruz, bu nedenle tehdit hala var olabilir” dedi.

    Daha önce Blinken, Ukraynalı mevkidaşı Dmytro Kuleba ile bir araya gelerek kendisine Washington’un Ukrayna’nın “egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve bağımsızlığına” bağlılığını “güçlü bir şekilde yeniden teyit etmek” için orada olduğunu ifade etmişti.

    Blinken, Ukrayna’ya “ABD, sizinle birlikte çalışmaya ve kendi demokrasinizi güçlendirmeye, kurumlar oluşturmaya, yolsuzluğa karşı reformlarınızı ilerletmenize destek olmaya devam edecek” mesajı verdi.

    NATO: Rusya’nın on binlerce askeri hala Ukrayna civarında

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya’nın Ukrayna sınırı ve Kırım’a yaptığı askeri yığınaktan sonra bir grup askerini çektiğini ancak on binlerce askerin hala bölgede bulunduğunu söyledi.

    Stoltenberg, Brüksel’de düzenlenen AB savunma bakanlarının toplantısına gelirken yaptığı açıklamada, bakanlarla Rusya’nın saldırgan tutumu, Ukrayna ve Afganistan gibi konuları görüşeceklerini bildirdi.

    Rusya’nın Ukrayna civarında geçen haftalarda ciddi miktarda askeri yığınak yaptığını hatırlatan Stoltenberg, “Rus askerlerinin sayısında bir miktar azalma gördük ancak on binlercesi hala duruyor. Rusya’nın çok sayıda silahı ve askeri malzemeyi burada tuttuğunu görüyoruz.” dedi.

    Stoltenberg, Rusya’nın Karadeniz’de bazı kısıtlamalar yaptığını, Kerç Boğazı’ndan Azak Denizi’ne girişi kısıtladığını belirterek “NATO bu nedenle ihtiyatlı olmak ve gelişmeleri yakından takip etmek zorunda.” diye konuştu.

    Ukrayna-Rusya sınırında gerginlik

    Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, 30 Mart’ta Mecliste yaptığı konuşmada, Rusya’nın tatbikat bahanesiyle Ukrayna sınırları yakınlarına askeri sevkiyat yaptığını duyurdu.

    Rusya, bu birlik hareketlerinin “kimseyi tehdit etmediğini” ve bunun NATO’nun Doğu Avrupa’daki “agresif” operasyonlarına bir yanıt olduğunu kaydetti.

    Donbas bölgesindeki krizin çözümüne ilişkin Rusya, Ukrayna ve AGİT’ten oluşan Üçlü Temas Grubu, 27 Temmuz 2020’den itibaren kapsamlı ateşkes kararı aldı.

    Bölgede sözde bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçılarla Kiev yönetimi arasında 2014’ten bu yana süren çatışmalarda, 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

  • Aşı dağıtımı eşitsizliğine karşı adım: Patent haklarının askıya alınması gündemde

    Aşı dağıtımı eşitsizliğine karşı adım: Patent haklarının askıya alınması gündemde


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetimi, dezavantajlı ülkelerin erişiminin arttırılması amacıyla Covid-19 aşıları ve tedavileri üzerindeki patent haklarının geçici olarak kaldırılmasını gündeme aldı.

    ABD basınına yansıyan haberlere göre Washington yönetimi, bir avuç zengin ülkenin küresel aşı dağıtımında orantısız tedarik hakkına sahip olduğu gerçeğiyle ilgili artan endişeler üzerine söz konusu aşı ve ilaçların fikri mülkiyet korumalarını askıya alıp almayacağını değerlendirmeye aldı.

    Üst düzey bir yönetim yetkilisi, Beyaz Saray’ın 22 Mart’ta parlamento üyeleriyle bir toplantı düzenlediği ancak nihai bir karara varılamadığını aktardı.

    CNCB’ye konuşan bir başka kaynak ise Kongre üyelerinin konuya destek verdiğini belirterek, ‘Genel görüş, dünya güvenli olana kadar biz de güvende değiliz.” şeklinde konuştu.

    ABD Ticaret Temsilciliği Ofisi (USTR) sözcüsü Adam Hodge ise, “İttifaklarımızı yeniden inşa etmenin bir parçası olarak, küresel ortaklarımızla koordinasyon sağlamak için her yolu araştırıyoruz ve bu özel teklifin etkinliğini, hayat kurtarma potansiyeli çerçevesinde değerlendiriyoruz” açıklamasında bulundu.

    ABD, Güney Afrika ve Hindistan’ın önerisine karşı çıkmıştı

    Güney Afrika ve Hindistan, Mart ayında düzenlenen Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) toplantısında, daha zengin üyelerin, 80’den fazla gelişmekte olan ülkenin fakir ülkeler için Covid-19 aşılarının üretimini artırmak amacıyla patent haklarından feragat etmesini talep etmişti.

    Öneri, gelişmekte olan ülke tarafından desteklenmiş ancak büyük yerli ilaç endüstrisine sahip İngiltere, İsviçre, AB ülkeleri ve ABD dahil olmak üzere Batılı ülkeler plana karşı çıkmıştı.

  • Covid-19 aşı patenti: ABD, fikri mülkiyet hakkı kaldırılsın dedi; AB, konuyu zirvede tartışacak

    Covid-19 aşı patenti: ABD, fikri mülkiyet hakkı kaldırılsın dedi; AB, konuyu zirvede tartışacak


    Dünya liderleri, koronavirüse karşı geliştirilen aşıların üretim kapasitesini artırmak için fikri mülkiyet hakkının kaldırılmasını tartışıyor.

    ABD Başkanı Joe Biden, bu hakların kaldırılması planına desteğini duyurdu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Biden’ın açıklamasıyla ilgili “Bu, Covid-19 ile mücadelede muazzam bir an.” ifadesini kullandı.

    Avrupa Birliği (AB) ülkeleri liderleri, 7-8 Mayıs’ta Portekiz’de yapacakları zirve toplantısında aşılarla ilgili fikri mülkiyet haklarını koruyan patentlerin kaldırılması konusunu görüşecek.

    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD’nin destek verdiği bir fikri tartışmaya hazır olduklarını dile getirmişti.

    “Amerikan liderliğinin güçlü bir örneği”

    Ghebreyesus, yaptığı yazılı açıklamada, salgını en kısa zamanda sona erdirmek için ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in Covid-19 aşıları üzerindeki fikri mülkiyet hakkından geçici olarak feragat edilmesini destekleme taahhüdüne övgüde bulundu.

    ABD yönetiminin açıklamasını “cesur bir hareket” olarak niteleyen Ghebreyesus, “Bu, Covid-19 ile mücadelede muazzam bir an. Başkan Biden ve ABD Ticaret Temsilcisi Büyükelçi Katherine Tai’nin aşılardaki fikri mülkiyet hakkının korumasından feragat edilmesini destekleme taahhüdü, küresel sağlık sorunlarının üstesinden gelmek için Amerikan liderliğinin güçlü bir örneğidir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Salgını sona erdirmek için Covid-19 aşıları üzerindeki fikri mülkiyet hakkından geçici olarak feragat edilmesine verdiği desteğin Beyaz Saray’ın “bilgeliğini ve ahlaki liderliğini” yansıttığını ifade eden Ghebreyesus, bu açıklamanın kendisi için sürpriz olmadığını ve Başkan Biden yönetiminden bunu zaten beklediğini dile getirdi.

    DSÖ, aşı milliyetçiliği ve eşitsizliği konusunda sık sık uyarıda bulunuyor ve aşıların fikri mülkiyetinden vazgeçilmesini talep ediyor.

    Fikri mülkiyet hakkı AB liderlerinin gündeminde

    AB ülkeleri liderleri, 7-8 Mayıs’ta Portekiz’de yapacakları zirve toplantısında Covid-19 aşıları üzerindeki fikri mülkiyet haklarını koruyan patentlerin kaldırılması konusunu görüşecek.

    Porto kentinde düzenlenecek toplantı hakkında bilgi veren üst düzey bir AB yetkilisi, “Toplantıda bu konuyu görüşmek ve somut olarak ne yapılabileceğine bakmak üzere geniş bir uzlaşı bulunuyor.” dedi.

    AB ülkelerinde üretilen aşıların yaklaşık yarısının başka ülkelere ihraç edildiğini hatırlatan AB yetkilisi, buna karşılık aşı üreten bazı ülkelerin ihracatta kısıtlayıcı tedbirler uyguladığını belirtti.

    AB yetkilisi, Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala’nın aşılarla ilgili ticari kuralların geçici olarak kaldırılmasına ilişkin bir metin üzerinde tartışma fikrini desteklediklerini bildirdi.

    Üretimin dünya genelinde kolaylaştırılması ve yaygınlaştırılması için bazı esneklikler bulunabileceğini ifade eden AB yetkilisi, AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in mart ayında Kenya ve Ruanda’ya yaptığı ziyaretlerde konunun gündeme geldiğini söyledi. Aynı yetkili, bazı Afrika ülkelerinde kamu ve özel sektörün birlikte çalıştığını ve üretimi artırmak için yollar bulunabileceğini aktardı.

    DTÖ’den “aşı adaleti” çağrısı

    Öte yandan, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, dün yaptığı açıklamada, DSÖ üyelerini, küresel çapta aşılara eşit erişimi sağlamak amacıyla çok taraflı çözüm için acilen harekete geçmeye çağırmıştı.

    DTÖ Genel Konseyinde üyelere hitap eden Okonjo-Iweala, “Aşı politikası ekonomik politikadır çünkü aşılara, tedavilere ve teşhislere eşit erişim sağlamanın bir yolunu bulmadıkça küresel ekonomik iyileşme sürdürülemez.” uyarısında bulunmuştu.

    Dünya Ticaret Örgütü, en az 100 ülkenin desteklediği Covid-19 aşıları ve ilaçları üzerindeki fikri mülkiyet haklarının kaldırılması için teklif hazırlanmasını istiyor. Böyle bir durumda birçok ülkenin aşıları üretme imkanına sahip olacağı belirtiliyor. Ancak birçok aşı üreticisi firma, aşı geliştirme çalıştırmalarına büyük yatırım yaptıklarını belirterek ve aşıların üretiminde kalitenin düşebileceğini gerekçe göstererek böyle bir teklife karşı çıkıyor.

    Uğur Şahin: Fikri mülkiyet hakkından vazgeçmek doğru değil

    Alman ilaç firması BioNTech’in kurucularından Prof. Dr. Uğur Şahin ise Covid-19 aşılarının üretim kapasitesini artırmak için fikri mülkiyet hakkından vazgeçmenin doğru bir yol olmadığını, bunun yerine üretim lisansları verilmesi gerektiğini dile getirmişti.

  • Covid-19 aşı patenti: ABD, fikri mülkiyet hakkı kaldırılsın dedi; AB, konuyu zirvede tartışacak

    Covid-19 aşı patenti: ABD, fikri mülkiyet hakkı kaldırılsın dedi; AB, konuyu zirvede tartışacak


    Dünya liderleri, koronavirüse karşı geliştirilen aşıların üretim kapasitesini artırmak için fikri mülkiyet hakkının kaldırılmasını tartışıyor.

    ABD Başkanı Joe Biden, bu hakların kaldırılması planına desteğini duyurdu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Biden’ın açıklamasıyla ilgili “Bu, Covid-19 ile mücadelede muazzam bir an.” ifadesini kullandı.

    Avrupa Birliği (AB) ülkeleri liderleri, 7-8 Mayıs’ta Portekiz’de yapacakları zirve toplantısında aşılarla ilgili fikri mülkiyet haklarını koruyan patentlerin kaldırılması konusunu görüşecek.

    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD’nin destek verdiği bir fikri tartışmaya hazır olduklarını dile getirmişti.

    “Amerikan liderliğinin güçlü bir örneği”

    Ghebreyesus, yaptığı yazılı açıklamada, salgını en kısa zamanda sona erdirmek için ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in Covid-19 aşıları üzerindeki fikri mülkiyet hakkından geçici olarak feragat edilmesini destekleme taahhüdüne övgüde bulundu.

    ABD yönetiminin açıklamasını “cesur bir hareket” olarak niteleyen Ghebreyesus, “Bu, Covid-19 ile mücadelede muazzam bir an. Başkan Biden ve ABD Ticaret Temsilcisi Büyükelçi Katherine Tai’nin aşılardaki fikri mülkiyet hakkının korumasından feragat edilmesini destekleme taahhüdü, küresel sağlık sorunlarının üstesinden gelmek için Amerikan liderliğinin güçlü bir örneğidir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Salgını sona erdirmek için Covid-19 aşıları üzerindeki fikri mülkiyet hakkından geçici olarak feragat edilmesine verdiği desteğin Beyaz Saray’ın “bilgeliğini ve ahlaki liderliğini” yansıttığını ifade eden Ghebreyesus, bu açıklamanın kendisi için sürpriz olmadığını ve Başkan Biden yönetiminden bunu zaten beklediğini dile getirdi.

    DSÖ, aşı milliyetçiliği ve eşitsizliği konusunda sık sık uyarıda bulunuyor ve aşıların fikri mülkiyetinden vazgeçilmesini talep ediyor.

    Fikri mülkiyet hakkı AB liderlerinin gündeminde

    AB ülkeleri liderleri, 7-8 Mayıs’ta Portekiz’de yapacakları zirve toplantısında Covid-19 aşıları üzerindeki fikri mülkiyet haklarını koruyan patentlerin kaldırılması konusunu görüşecek.

    Porto kentinde düzenlenecek toplantı hakkında bilgi veren üst düzey bir AB yetkilisi, “Toplantıda bu konuyu görüşmek ve somut olarak ne yapılabileceğine bakmak üzere geniş bir uzlaşı bulunuyor.” dedi.

    AB ülkelerinde üretilen aşıların yaklaşık yarısının başka ülkelere ihraç edildiğini hatırlatan AB yetkilisi, buna karşılık aşı üreten bazı ülkelerin ihracatta kısıtlayıcı tedbirler uyguladığını belirtti.

    AB yetkilisi, Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala’nın aşılarla ilgili ticari kuralların geçici olarak kaldırılmasına ilişkin bir metin üzerinde tartışma fikrini desteklediklerini bildirdi.

    Üretimin dünya genelinde kolaylaştırılması ve yaygınlaştırılması için bazı esneklikler bulunabileceğini ifade eden AB yetkilisi, AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in mart ayında Kenya ve Ruanda’ya yaptığı ziyaretlerde konunun gündeme geldiğini söyledi. Aynı yetkili, bazı Afrika ülkelerinde kamu ve özel sektörün birlikte çalıştığını ve üretimi artırmak için yollar bulunabileceğini aktardı.

    DTÖ’den “aşı adaleti” çağrısı

    Öte yandan, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, dün yaptığı açıklamada, DSÖ üyelerini, küresel çapta aşılara eşit erişimi sağlamak amacıyla çok taraflı çözüm için acilen harekete geçmeye çağırmıştı.

    DTÖ Genel Konseyinde üyelere hitap eden Okonjo-Iweala, “Aşı politikası ekonomik politikadır çünkü aşılara, tedavilere ve teşhislere eşit erişim sağlamanın bir yolunu bulmadıkça küresel ekonomik iyileşme sürdürülemez.” uyarısında bulunmuştu.

    Dünya Ticaret Örgütü, en az 100 ülkenin desteklediği Covid-19 aşıları ve ilaçları üzerindeki fikri mülkiyet haklarının kaldırılması için teklif hazırlanmasını istiyor. Böyle bir durumda birçok ülkenin aşıları üretme imkanına sahip olacağı belirtiliyor. Ancak birçok aşı üreticisi firma, aşı geliştirme çalıştırmalarına büyük yatırım yaptıklarını belirterek ve aşıların üretiminde kalitenin düşebileceğini gerekçe göstererek böyle bir teklife karşı çıkıyor.

    Uğur Şahin: Fikri mülkiyet hakkından vazgeçmek doğru değil

    Alman ilaç firması BioNTech’in kurucularından Prof. Dr. Uğur Şahin ise Covid-19 aşılarının üretim kapasitesini artırmak için fikri mülkiyet hakkından vazgeçmenin doğru bir yol olmadığını, bunun yerine üretim lisansları verilmesi gerektiğini dile getirmişti.

  • ABD’li havayolu şirketinin CEO’su Müslüman çalışanlarıyla empati kurmak için bir gün oruç tuttu

    ABD’li havayolu şirketinin CEO’su Müslüman çalışanlarıyla empati kurmak için bir gün oruç tuttu


    ABD’li hava yolu şirketi American Airlines’ın Üst Yöneticisi Doug Parker, şirketin Müslüman çalışanlarıyla empati kurmak için oruç tuttuğu belirtti.

    Parker, Linkedİn sitesinden yaptığı paylaşımda, havayolu şirketinin Müslüman çalışanlar grubunun çağrısına katılarak geçen hafta bir gün oruç tuttuğunu duyurdu.

    Parker, 15 saat bir şey yemeyip içmediğini belirterek, “Günün sonunda aç ve susuzdum. Bu benim Müslüman ekip üyelerimize ve inançlarına olan bağlılıklarına büyük saygı duymamı sağladı.” ifadesini paylaştı.

    Parker’ın paylaşımı, 14 bine yakın beğeni alırken, paylaşıma 550’den fazla da yorum yapıldı.

  • George Floyd’u öldüren eski polis için ‘ağırlaştırıcı faktörler’ nedeniyle daha sert ceza istemi

    George Floyd’u öldüren eski polis için ‘ağırlaştırıcı faktörler’ nedeniyle daha sert ceza istemi


    Amerikalı savcılar, George Floyd cinayeti davasında sanık eski polis memuru Derek Chauvin’ı yargılayan hakimden ağırlaştırıcı faktörleri değerlendirmesini isteyerek daha büyük bir ceza talep etti.

    Minnesota Eyaleti Başsavcısı Keith Ellison ve başsavcı Matthew Frank, Bölge Mahkemesi Yargıcı Peter Cahill’e gönderdiği bir mektupta, “Chauvin’in devlet otoritesini temsil ettiği ve savunmasız bir kurban olan Floyd’u zalimce öldürdüğü için yürürlükte olan eyalet kurallarından daha sert bir cezayı hak ettiğini” söyledi.

    Savcılar, “sanığın eylemleri büyük bir acıya neden olduğunu ve Chauvin’in Floyd’a tıbbi yardım vermek için “hiçbir girişimde bulunmadığını” ekledi.

    Jüri, Chauvin’ı cinayet ve kasıtsız adam öldürmekten suçlu buldu

    Minneapolis’teki Hennepin Bölge Mahkemesinde 4 haftadır devam eden yargılamada 20 Nisan’da 12 kişilik jüri, kendisine yöneltilen 2. ve 3. dereceden cinayet ile 2. dereceden adam öldürmek suçlamalarının tümünden Chauvin’i suçlu bulmuştu.

    Hakkındaki üç iddiadan da suçlu bulunan Chauvin, Minnesota kanunlarına göre en fazla 75 yıla kadar hapis cezası alabilecek.

    Kararın okunmasının hemen ardından hakkındaki 1 milyon dolarlık kefalet kaldırılan Chauvin, tutuklanarak cezaevine götürülmüştü.

    Chauvin’in karar duruşması 16 Haziran’da yapılacak.

    George Floyd’un ölümü

    Siyahi Amerikalı 46 yaşındaki George Floyd, 25 Mayıs 2020’de dolandırıcılık şüphesiyle Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde gözaltına alındığı sırada, 44 yaşındaki polis memuru Derek Chauvin’in 9 dakika 29 saniye boyunca diziyle boynuna bastırması nedeniyle dakikalarca “nefes alamıyorum” diye yalvarmıştı.

    Floyd olay yerine gelen acil sağlık ekiplerince kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, olayla ilgili görüntüler sosyal medyada büyük tepki toplamıştı.

    Görüntüler, ülkede siyahilere yönelik polis şiddeti tartışmalarını alevlendirmiş ve protestolar, olayların başladığı Minneapolis’ten ülke geneline sıçramıştı.

    Floyd’un ölümüne neden olmakla suçlanan Chauvin, olaydan 4 gün sonra gözaltına alınmış, hakkında cinayet ve adam öldürme suçuyla dava açılarak tutuklanmıştı.

    Chauvin, 29 Mayıs 2020’den beri tutuklu bulunduğu Oak Park Heights’teki hapishaneden 10 Temmuz 2020’de, kefalet bedeli olan 1 milyon doların “Allegheny Casualty Company” adlı kuruluş tarafından garanti edilmesinin ardından serbest bırakılmıştı.

  • UAEA: İran uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60’a yükselten santrifüjlerin sayısını düşürdü

    UAEA: İran uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60’a yükselten santrifüjlerin sayısını düşürdü


    Birleşmiş Milletler bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA), İran’ın Natanz nükleer tesisinde, yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum üreten santrifüjlerin sayısını yarıya düşürdüğünü açıkladı.

    Tahran yönetimi, geçen hafta Natanz nükleer tesisine yönelik İsrail’i sorumlu tuttuğu saldırıya misilleme olarak uranyum zenginleştirme oranını yüzde 20’den yüzde 60’a çıkardığını açıklamış, öncekilere kıyasla 10 kat daha fazla uranyum üretecek 146 adetten oluşan IR6 santrifüj zincirini iki hafta önce Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin talimatıyla devreye sokmuştu.

    İran’ın bu girişimi, Donald Trump yönetiminin 2018 yılında tek taraflı çıktığı nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması için ABD ve İran arasında Viyana’da dolaylı olarak başlatılan görüşmeler için yeni bir sorun kaynağı olarak değerlendirilmişti.

    İran ile yapılan nükleer anlaşma Tahran’a sadece ilk nesil olarak bilinen IR-1 santrifüjleriyle uranyumu yüzde 3,67 oranında zenginleştirmesine olanak sağlıyordu.

    ABD, Viyana’da devam eden İran görüşmelerinde ABD’nin hangi yaptırımların ne şekilde kaldırılabileceğine ilişkin yol haritasını dün Tahran’a sunmuştu.

    ABD yönetimi tarafından İran’a uygulanan halen bin 500 civarında yaptırım bulunuyor.

  • Afganistan’dan çekilmeyi erteleyen ABD’ye Taliban’dan tehdit: Eylem yolu açıldı

    Afganistan’dan çekilmeyi erteleyen ABD’ye Taliban’dan tehdit: Eylem yolu açıldı


    ABD’nin Afganistan’da çekilme planını daha önce anlaşılan 1 Mayıs yerine 11 Eylül’e ertelemesine Taliban tepki gösterdi. ABD’yi 2018’de imzalanan Doha anlaşmasını ihlal etmekle suçlayan Taliban, ‘eylem yolunun açıldığını’ duyurdu.

    Taliban’dan yapılan açıklamada, ABD’nin 1 Mayıs’a kadar Afganistan’dan askerlerini çekmeyerek Doha Anlaşması’nı ihlal ettiği belirtildi.

    Anlaşma ihlalinin ABD tarafından yapılmasının Taliban’ın eylem yolunu açtığı ifade edilen açıklamada, Taliban yöneticilerinin bu konuda alacağı kararın beklendiği ve ona göre hareket edileceği vurgulandı.

    Katar’ın başkenti Doha’da aylarca süren görüşmelerin ardından Taliban ile ABD arasında 2018’de varılan anlaşmaya göre, tüm yabancı birliklerin 1 Mayıs’a kadar Afganistan’dan ayrılması gerekiyordu.

    ABD Başkanı Joe Biden, Afganistan’da kalan 2 bin 500 ABD askerinin tamamının 11 Eylül’e kadar geri çekileceğini açıklamıştı.

    Kandahar Havalimanına saldırı

    Öte yandan Afganistan’ın güneyinde ABD’nin askeri üssü bulunan Kandahar Havalimanına roketli saldırı düzenlendi.

    Afganistan’daki ABD Birlikleri Sözcüsü Sonny Leggett, Kandahar Havalimanına roketli saldırı düzenlendiğini, saldırıda kimsenin zarar görmediğini söyledi.

    Leggett, ABD birliklerinin Kandahar Havalimanına yapılan saldırıya karşılık verdiğini ve yine aynı havalimanına fırlatılmaya hazır bulunan birkaç roket mermisinin imha edildiğini belirtti.

    Saldırıyı henüz üstlenen olmadı.

    Taliban, nisanda Kandahar Havalimanına saldırı düzenlemişti.

  • Rusya: İran ile nükleer anlaşma görüşmelerinin 3 hafta içinde başarıyla tamamlanması hedefleniyor

    Rusya: İran ile nükleer anlaşma görüşmelerinin 3 hafta içinde başarıyla tamamlanması hedefleniyor


    Rusya’nın Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Mikhail Ulyanov, İran nükleer anlaşmasının tam olarak uygulanması ve ABD’nin dönüşünün ele alındığı görüşmelerin doğru yönde ilerlediğini belirtti.

    Rus Büyükelçi, “Zaman sınırı yok ancak (anlaşmaya taraf ülke) temsilciler görüşmeleri yaklaşık 3 hafta içinde başarıyla tamamlamayı hedefliyor” dedi.

    Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi adına AB Dış İlişkiler Servisi Genel Sekreter Yardımcısı ve Siyasi Direktörü Enrique Mora’nın başkanlığında bir araya gelen Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) Ortak Komisyonu’na Rusya, Çin, Almanya, İngiltere, Fransa ve İran’dan üst düzey temsilciler katıldı.

    AB Dış İlişkiler Servisi Siyasi Direktörü Mora, Twitter’den yaptığı açıklamada, Viyana’da müzakerelerin 3. haftasının tamamlandığını, haftaya tarafların yeniden bir araya geleceğini belirtti.

    Görüşmelerdeki ilerlemenin orta seviyede sürdüğünü aktaran Mora, buna karşılık konuların çok fazla detaylı olmasının durumu karmaşıklaştırdığını ifade etti.

    Rusya’dan “İran ve ABD ortak bir dil bulmalı” vurgusu

    Rusya’nın BM Viyana Ofisi Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ulyanov, toplantının sonunda basına yaptığı açıklamada, ABD’nin uyguladığı yaptırımların kaldırılmasına ilişkin atılması gereken adımlara henüz nihai şeklin verilmediğini ve uzman grupların çalışmalarını bu doğrultuda sürdürdüğünü dile getirdi.

    Görüşmelerin doğru bir yöne doğru ilerlediğini kaydeden Ulyanov, “Hızlı bir sonuç beklememelisiniz. Devam eden bir süreç ve doğru yönde ilerliyor. ABD ve İran’ın neler yapılması gerektiğine ilişkin daha iyi bir anlayış ortaya koyabilmek için ortak bir dil bulması gerekiyor” diye konuştu.

    Ulyanov, İran dışındaki anlaşmanın tarafı diğer ülkelerin, ABD temsilcisiyle yaptığı görüşmenin olumlu olduğunu ve ABD’lilerin anlaşmaya dönüş yönündeki siyasi kararlılıklarını dile getirdiklerini söyledi.

    Görüşmelerin ne zaman sonuçlanacağına ilişkin kesin bir tarih verilemeyeceğini belirten Ulyanov, “Zaman sınırı yok ancak taraflar görüşmeleri yaklaşık 3 hafta içinde başarıyla tamamlamayı hedefliyor. Ne kadar gerçekçi göreceğiz” ifadesini kullandı.

    Ulyanov, İran ve ABD’li yetkililerin henüz doğrudan görüşmediğini ancak görüşmelerde ciddi bir ilerleme kaydedilmesi durumunda iki ülke arasında doğrudan görüşmelerin olabileceğini kaydetti.

    İran, yaptırımların tamamen kaldırılmasını istiyor

    Öte yandan İran devlet televizyonuna görüşmelerin seyri hakkında açıklama yapan Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi, şimdiye kadar yapılan görüşmelerin ağır ancak düzgün şekilde ilerlediğini ve görüşmelerde belli bir olgunluk seviyesine ulaştıklarını belirtti.

    ABD’nin mali ve bankacılık alanlarında İran’a uyguladığı yaptırımların kaldırılması, yaptırım listesindeki kişi ve kuruluşların birçoğunun yaptırım listesinden çıkarılması hususunda mutabakata varıldığını aktaran Arakçi, “Çeşitli nedenlerle hala yaptırım listesinde kalanlar için de müzakereleri sürdürüyoruz” dedi.

    Yaptırımların bir kısmının kaldırılacağına dair ABD yönetiminden gelen açıklamaların sorulması üzerine Arakçi, İran’ın görüşmelerde yaptırımların tamamen kaldırılmasını şart koştuğunu belirterek, “İran’ın talepleri tamamen karşılanırsa anlaşma gerçekleşir ancak taleplerimiz gerçekleşmezse doğal olarak herhangi bir anlaşma da olmayacaktır” ifadesini kullandı.