Etiket: AB Dışişleri politikası

  • Borrell: AB aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygulanması konusunda ‘siyasi anlaşmaya’ vardı

    Borrell: AB aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygulanması konusunda ‘siyasi anlaşmaya’ vardı


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    Josep Borrell, haftalar süren anlaşmazlıkların ardından Avrupa Birliği’nin aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygulanması konusunda “siyasi bir anlaşmaya” vardığını söyledi.

    REKLAM

    Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları, diplomasiye yeni bir şans vermek amacıyla konuyu pazartesi günü yaptıkları toplantıda masaya yatırdı.

    AB dış politika şefi Josep Borrell, “Hamas’a yönelik yaptırımları görüştük. Aşırılık yanlısı yerleşimcilere yönelik yaptırımlar konusunda da mutabık kaldık. Geçen Dışişleri Konseyi’nde bu mümkün olmamıştı. Bu sefer mümkün oldu. Çalışma düzeyinde sağlam bir uzlaşma sağlandı ve umarım bu yakında tam olarak kabul edilene kadar devam eder” dedi.

    Yaptırımlar aylardır üzerinde çalışılan bir konuydu ve başlangıçta bloğun en sıkı İsrail destekçileri arasında yer alan Almanya, Çek Cumhuriyeti ve Avusturya’nın da aralarında bulunduğu bir kaç ülke tarafından engellenmişti.

    Ancak Gazze Şeridi’nde yaşanan yıkım ve İsrail vatandaşlarının Filistinlilere yönelik devam eden şiddet haberleri görüşmelere aciliyet kazandırdı. ABD, Birleşik Krallık ve Fransa’nın aşırılık yanlısı yerleşimcilere yaptırım uygulamasının ardından bu durum daha da derinleşti.

    Diplomatlara göre son engel, geçen hafta muhalefeti kaldıracağını bildiren Macaristan’dı.

    Siyasi anlaşmanın yürürlüğe girmesi için hala büyükelçiler tarafından nihai olarak kabul edilmesi gerekiyor. Batı Şeria’daki yerleşimler uluslararası hukuka göre yasadışı ve iki devletli çözüm çerçevesinde kalıcı bir barışa ulaşılmasının önünde büyük bir engel olarak görülüyor.

    Borrell gazetecilere yaptığı açıklamada yaptırımların “şiddet eylemlerinden sorumlu olduğu tespit edilen belirli kişilerle ilgili olduğunu” söyledi ve kısıtlamaların seyahat yasağı ve AB topraklarında sahip olunan varlıkların dondurulmasından oluşacağını doğruladı. 

    Karar, bloğun terör örgütü olarak kabul ettiği Hamas’a yönelik yeni yaptırımlarla aynı zamana denk gelen dikkatli bir diplomatik koreografinin parçası oldu.

    İsrail’de 1,100’den fazla sivilin ölümüne neden olan 7 Ekim saldırılarına tepki olarak AB, Hamas ve Filistin İslami Cihad’ı (PIJ) maddi ya da finansal olarak desteklediğinden şüphelenilen tüm kişi ve kurumları hedef alan özel bir yaptırım rejimi oluşturdu.

    ‘Açık hava mezarlığı’

    Pazartesi günkü dışişleri bakanları toplantısı, Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması’nın (IPC) İsrail saldırılarının başlamasından bu yana 31 binden fazla insanın hayatını kaybettiği Gazze’deki insani krizin ciddiyetini ortaya koyan yeni bir rapor yayınladığı sırada gerçekleşti.

    IPC’ye göre “Gazze Şeridi’ndeki tüm nüfus (2.23 milyon) yüksek düzeyde akut gıda güvensizliği ile karşı karşıya” ve nüfusun yarısı felaket kategorisinde. Bölgenin kuzey kesiminde ise kıtlığın “eli kulağında”.

    AB’nin dış politika şefi Borrell toplantıya başlamadan önce sahadaki durumu şöyle anlattı:

    “Gazze savaştan önce en büyük açık hava hapishanesiydi. Bugün ise en büyük açık hava mezarlığı. On binlerce insan için bir mezarlık ve aynı zamanda insancıl hukukun en önemli ilkelerinin birçoğu için de bir mezarlık” dedi.

    Borrell ayrıca 2000 yılından bu yana yürürlükte olan AB-İsrail Ortaklık Anlaşmasının geleceğine ilişkin bir “siyasi yönelim tartışması” önereceğini söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Netanyahu’nun tutumunu kınayan AB, Filistin devleti için bastırıyor

    Netanyahu’nun tutumunu kınayan AB, Filistin devleti için bastırıyor


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Filistin devletini reddeden açıklamalarını kınadı.

    REKLAM

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Batı’nın iki devletli çözüm baskılarına rağmen geçen haftasonu savaştan sonra bir Filistin devletinin kurulmasına karşı olduğunu yinelemesi Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanlarının tepkisine neden oldu.

    İsrail’in savaş sonrası müzakerelerin bir parçası olması gerektiğini söyleyen Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne, “Netanyahu’nun açıklamaları endişe verici. Herkes için güvenlik garantisi olan bir Filistin devletine ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı. 

    Netanyahu’nun demecini “kabul edilemez” olarak nitelendiren İrlanda Başbakanı Micheal Martin ise “İsrail Başbakanı’nı barış ve iki devletli çözüm isteyen dünyayı dinlemeye çağırıyorum.” dedi.

    İsrail’e bir eleştiri de en yakın müttefiklerinden Avusturya’dan geldi. Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg, Netanyahu’nun açıklamalarını “dar görüşlü” olarak nitelendirdi ve Filistinlilerin kendi kaderlerini tayin etme hakkını “tek çözüm” olarak savundu.

    Borrell: Hamas’ı yok etme planı işe yaramadı

    Son dönemde İsrail’e ağır eleştiriler yönelten AB dış politika şefi Josep Borrell de İsrail’in Hamas’ı yok etme planının “işe yaramadığını” ve “iki devletli bir çözüm” çabalarının sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

    Filistin Dışişleri Bakanı Riyad El Maliki ise Netanyahu’nun “dokunulmazlığına” dikkati çekerek bloğun etki yaratma kabiliyetini sorguladı.

    Euronews’e konuşan El Maliki, “Onların (AB bakanlarının) başsağlığı dilemekten fazlasını yapabileceklerini sanmıyorum. Evet, deniyorlar ama savaş devam ediyor, ölümler sürüyor. Bu sebeple çok fazla şey başaramayacaklarına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

    Gündem: İsrailli yerleşimcilere yaptırımlar ve Kızıldeniz misyonu

    27 dışişleri bakanının ayrıca AB’nin, ABD ve İngiltere’nin izinden giderek işgal altındaki Filistin toprağı Batı Şeria’da şiddet eylemlerinden sorumlu İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygulama planlarını da görüşmesi bekleniyor.

    Fakat diplomatik kaynaklar, İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygulanmasına ilişkin görüşmelerde ilerleme kaydedilmediğini ve onaylanmasını “pek olası” görmediklerini dile getirdi.

    İrlanda Dışişleri Bakanı Micheal Martin, “bir ya da iki ülkenin” bu tür yaptırımlara karşı çıktığını söyledi ve bu ülkeleri yaptırımlara dahil etmek için “çok güçlü şekilde bastırılacağı” sözü verdi.

    Toplantı gündeminde ayrıca AB’nin, Kızıldeniz’de devriye gezmek üzere bir deniz misyonu gönderme planları da var.

    Euronews‘in ulaştığı bir belgeye göre AB en az üç savaş gemisi göndermeyi planlıyor. 

    Diplomatik kaynaklara göre bu gemilerin Almanya, İtalya ve Fransa’dan olması bekleniyor. Yerel basına göre Belçika da AB misyonunun bir parçası olarak kendi firkateynini gönderme sözü verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB Dış Politika Şefi Borrell: İsrail, El Fetih’i zayıflatmak için Hamas’ı finanse etti

    AB Dış Politika Şefi Borrell: İsrail, El Fetih’i zayıflatmak için Hamas’ı finanse etti


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    İspanya’da sert açıklamalarda bulunan Borrell, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu da on yıllardır süren İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik her türlü girişimi “kişisel olarak” rayından çıkarmakla suçladı.

    REKLAM

    Avrupa Birliği’nin (AB) dış politika ve güvenlik politikası yüksek temsilcisi Josep Borrell, İsrail’i “El Fetih kontrolündeki Filistin Yönetimi’ni zayıflatmak” için Hamas’ı finanse etmekle suçladı.

    Olası bir barış süreci için 10 maddelik bir yol haritası hazırlayan Borrell, iddiasını destekleyecek somut bir kanıt sunmadı.

    İspanya’daki Valladolid Üniversitesi’nde yaptığı bir konuşma sırasında sert açıklamalarda bulunan Borrell, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu da on yıllardır süren İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik her türlü girişimi “kişisel olarak” rayından çıkarmakla suçladı.

    Borrell, “Kötü haber şu ki İsrail, özellikle de hükümeti, son 30 yıldır kişisel olarak boykot ettiği (iki devletli) çözümü kabul etmeyi tamamen reddediyor – ve dün Netanyahu sanki bugünkü sözlerimi bekliyormuş gibi bunu tekrar söyledi.” ifadelerini kullandı.

    Borrell’in bu açıklaması, Netanyahu’nun Washington’dan gelen savaş sonrasında bir Filistin devleti kurulması ve İsrail’in Gazze’ye yönelik askeri saldırılarını azaltması yönündeki çağrıları reddetmesinden bir gün sonra geldi.

    Borrell, “Barışı sağlamak için iki devletli bir çözümün dışarıdan empoze edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak ısrar ediyorum, İsrail bu çözümü reddetmeye devam ederek Hamas’ı bizzat yaratacak kadar ileri gitti. Evet, Hamas, El Fetih liderliğindeki Filistin Yönetimini zayıflatmak amacıyla İsrail hükümeti tarafından finanse edilmektedir.” ifadelerini kullandı.

    İki devletli çözüm, Batılı müttefiklerin savaş sonrası Gazze’de ulaşmak istedikleri en önemli hedef.

    Borrell daha önce bu hedefi İsrail’in “en iyi güvenlik garantisi” olarak tanımlamıştı.

    Bu ayın başlarında Lübnan’a yaptığı ziyaret sırasında AB’nin en üst düzey diplomatı, bir Filistin devletinin kurulmasının “İsrail ve Filistin için barış ve güvenlik getirebilecek tek uygulanabilir çözüm” olduğunu söyledi.

    Ancak Borrell cuma günkü konuşmasında “İsrail hükümeti dışında herkesin” bu çözüm için çağrıda bulunmasından yakındı.

    Geçtiğimiz ekim ayında Orta Doğu’da çatışmaların patlak vermesinden bu yana Borrell, çatışmaların azaltılması için AB’ye yapılan çağrılara öncülük etti. Borrell ayrıca kuşatma altındaki Gazze Şeridi’ndeki insani duraklamaların, siyasi barış müzakerelerinin başlamasına imkan verecek kalıcı bir ateşkese “evrilmesi” çağrısında bulundu.

    Borrell İspanya’daki dinleyicilere “Eğer güçlü bir şekilde müdahale etmezsek, bugün Gazze’de ekilen nefret tohumları büyüdükçe, nefret ve şiddet sarmalı nesilden nesile, cenazeden cenazeye devam edecek.” dedi.

    Onursal Doktora unvanını alırken yaptığı konuşmada Borrell, Batı Şeria’daki aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcileri de hedef aldı.

    “Uluslararası toplum onların (yerleşimcilerin) yasadışı olduğunu düşünüyor, ancak bu yasadışılığı ele almak için hiçbir şey yapmadı.” diyen Borrell, yerleşimcilerin bugün 7 Ekim’de çatışmaların patlak vermesinden öncesine göre daha “şiddet yanlısı” olduğunu da sözlerine ekledi.

    Borrell’in başkanlığını yaptığı bloğun diplomatik kolu Avrupa Dış Eylem Servisi (EEAS), Batı Şeria’daki şiddet olaylarından sorumlu yerleşimcilere yaptırım uygulanması konusunda ABD ve İngiltere’nin izinden gitmeyi düşünüyor.

    Ancak diplomatik kaynaklara göre dışişleri bakanlarının pazartesi günü Brüksel’de bir araya geldiklerinde yerleşimcilere yönelik planlanan yaptırımları onaylamaları pek olası görünmüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail-Hamas savaşı: Avrupa Parlamentosu ilk defa ‘kalıcı ateşkes’ çağrısında bulundu

    İsrail-Hamas savaşı: Avrupa Parlamentosu ilk defa ‘kalıcı ateşkes’ çağrısında bulundu


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    Ateşkes talebi, Avrupa Parlamentosu’nun ekim ayında kabul ettiği ve Gazze’deki sivillere yardım akışının hızlandırılması için insani “duraklama” çağrısında bulunan önceki tutumunda önemli bir değişimi temsil ediyor.

    REKLAM

    Avrupa Parlamentosu ilk kez Gazze’de “kalıcı ateşkes” ve İsrail ile Hamas arasındaki savaşa bir çözüm bulunması için siyasi çabaların başlatılması çağrısında bulundu.

    Tamamen sembolik nitelikte olan ve yasal bir ağırlığı bulunmayan karar, merkez sağ milletvekillerinin kaygılarını gidermek için yapılan uzlaşmanın ardından perşembe günü Strazburg’daki genel kurulda 312 lehte, 131 aleyhte ve 72 çekimser oyla kabul edildi.

    Ateşkes talebi, Avrupa Parlamentosu’nun ekim ayında kabul ettiği ve Gazze’deki sivillere yardım akışının hızlandırılması için “insani duraklama” çağrısında bulunan önceki tutumunda önemli bir değişimi temsil ediyor. 

    Parlamentonun sol eğilimli ve merkezci grupları ateşkes çağrısını açıkça desteklerken, parlamentodaki en büyük grup olan merkez sağ Avrupa Halk Partisi (EPP) üyeleri ise çekincelerini dile getirmişti. Oylama 500 lehte, 21 aleyhte ve 24 çekimser oyla kabul edilmişti.

    Ateşkes şartları

    EPP grubu milletvekili Antonio Lopez-Isturiz salı günü Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı açıklamada “Hamas ve diğer terörist gruplar Filistin davasını gasp ettiği ve bölgedeki tek demokrasi olan İsrail’in varlığını tehdit ettiği sürece sürdürülebilir barış var olamaz.” dedi.

    Parlamentodaki liberal grup Renew Europe’un Belçikalı milletvekili Hilde Vautmans ise Avrupa Birliği’nin (AB) “uluslararası güvenilirliğinin” tehlikede olduğunu söyledi. Vautmans oylama öncesinde yaptığı açıklamada parlamentoyu birlik olmaya çağırdı.

    Karar tasarısı, ateşkesin Gazze’de tutulan tüm rehinelerin serbest bırakılması ve AB tarafından terör örgütü olarak tanımlanan Hamas’ın “dağıtılması” şartına bağlı olmasını öngören bir değişikliğin onaylanmasının ardından kabul edildi.

    AB liderleri henüz uzlaşmadı

    Bloğun 27 lideri, Belçika, İrlanda ve İspanya gibi ülkelerin taleplerine rağmen ateşkes çağrısında bulunma konusunda henüz oybirliğine varamadı. Şimdiye kadar resmi çizgileri “insani duraklamalar ve koridorlar” üzerine odaklanmış durumda.

    Aralık ayındaki zirve, üye ülkelerin çoğunluğunun birkaç gün önce ateşkes çağrısında bulunan bir Birleşmiş Milletler Genel Konseyi kararını desteklemesine rağmen Gazze konusunda yeni bir sonuca varılamadan sona ermişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa Birliği, İsrail konusunda bölünmüş durumda

    Avrupa Birliği, İsrail konusunda bölünmüş durumda


    İsrail ile Gazze merkezli Filistinli gruplar arasındaki çatışmalar 8’inci gününde devam ederken 27 üyeli Avrupa Birliği bu konuda bölünmüş durumda.

    Ortadoğu meselesinde net bir tutum ortaya koyamayan Avrupa Birliği’nin İsrail’e karşı ortak bir bildiri yayımlaması beklenmiyor.

    Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB Dışişleri Bakanlarını olağanüstü toplantıya çağırmıştı.

    Avrupalı diplomatlar, videokonferans şeklinde gerçekleşen görüşmenin ardından bakanların bir ateşkes çağrısında bulunacağını belirtti.

    Ancak Ortadoğu sorunuyla ilgili sert açıklamanın blok içerisinde daha fazla bölünmeye neden olacağı gerekçesiyle bu tutumdan kaçınılacağı yorumları yapıldı.

    Analistlere göre göre, video konferans yöntemiyle bir araya gelmenin bile hayli zaman aldığı bugünkü toplantının ardından taraflara ateşkes çağrısının dışında İsrail’e karşı net bir tavır takınılan ortak metnin açıklanması beklenmiyor.

    Yeni bir öneri, girişim ya da ortak görüş ortaya konulması da zor görülüyor.

    Aralarında Belçika, İrlanda, Malta ve Finlandiya’nın da bulunduğu ve başını Lüksemburg’un çektiği en az 8 AB ülkesi, Filistinlilere daha fazla destek verilmesini ve Filistin’in devlet olma yolunda atacağı adımların Avrupa Birliği tarafından desteklenmesi gerektiğini belirtiyor.

    Belçika Yeşiller Partisi’nden Milletvekili Simon Moutquin, Facebook hesabından, “Bombaların seslerinin arasında Avrupa sessiz kalıyor” iletisini paylaşırken Belçikalı diğer milletvekilleri de İsrail’e yaptırım çağrısında bulundu.

    Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Yunanistan, Kıbrıs ve Polonya ise AB içerisinde İsrail’i savunan ülkeler.

    Avusturya cuma günü Viyana’daki federal başbakanlık binasında destek amaçlı İsrail bayrağı dalgalandırmıştı.

    Avrupa’nın en güçlü ekonomisi olan ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerce Yahudilere karşı yapılan soykırım suçunun yükünün taşıyan Almanya, bu anlamda İsrail’e karşı yaptırım gibi önerileri tartışmak istemiyor.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Mısır ve Ürdün liderleriyle somut bir ateşkes önerisi üzerinde çalışmaya hazır olduğunu bildirdi.