Etiket: 14 mayıs 2023 seçimleri

  • Erdoğan Antep’te konuştu: ‘Aday olamaz dediler. YSK suratlarına vurdu mu?’

    Erdoğan Antep’te konuştu: ‘Aday olamaz dediler. YSK suratlarına vurdu mu?’


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, deprem bölgesi Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde yaptığı konuşmada, “Erdoğan aday olamaz dediler. Ne oldu, Yüksek Seçim Kurulu suratlarına vurdu mu? Şimdi de Anayasa Mahkemesine gidiyoruz diyorlar, yolunuz açık olsun.” ifadelerini kullandı. 

    Erdoğan, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde düzenlenen “Gaziantep-Kilis Afet Konutları Temel Atma Töreni”nde konuştu. 

    Erdoğan, deprem bölgesinde yapılacak 319 bini bir yıl içinde olmak üzere toplam 650 bin yeni konutun depremzedelere teslim edileceğini söyledi.

    Gazianteplilere seslenen Erdoğan, “Sizin teveccühünüzün gönlümüzde ayrı bir yeri var. Şimdi bir kez daha Cumhur İttifakı olarak desteklerinize talibiz. … Önümüzde 14 Mayıs seçimleri var. Kazasız belasız bir şekilde bu seçimi de atlattıktan sonra tüm vaktimizi ve enerjimizi Türkiye yüzyılının inşasına vereceğiz. Bu yolda Cumhur İttifakı ile birlikte yürümeye var mıyız?” şeklinde konuştu.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözlerine de atıfta bulunan Erdoğan, Millet İttifakı’na yönelik, “Böyle yedili koalisyonlarla, masa üstü, masa altı koalisyonlarla bu ülke geçmişte nasıl bir yere gidemediyse bilin ki şimdi de bir yere gidemez.” dedi. 

    YSK geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı seçimi kesin aday listesi yayımlanlamıştı. Erdoğan 28 Mart tarihli kararla resmen Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı oldu. 

    Nurdağı’nda, adaylığına ilişkin tartışmalara da değinen Erdoğan “Erdoğan aday olamaz dediler. Ne oldu, Yüksek Seçim Kurulu suratlarına vurdu mu? Şimdi de Anayasa Mahkemesine gidiyoruz diyorlar, yolunuz açık olsun. Anayasa Mahkemesi’nin bundan önce bu konularda ne karar verdiğinden de bunların haberi yok. Bunlar ne Anayasa bilir, ne kanun. Zaten demokrasiyle uzaktan yakından alakaları yok.” ifadelerini kullandı. 

    ‘Yağ ve ekmek kuyruklarını biliyoruz’

    Erdoğan konuşmasında, “Muhalefetin tek vaadi ülkeyi eski günlerine geri döndürmektir. Aslında vadettikleri koalisyonların, kaos ve kargaşa dönemlerinin, yokluk ve yoksulluk dönemlerinin Türkiye’si.” ifadelerine yer verdi.

    Cumhurbaşkanı sözlerini, “Bu ülkenin o dönemde neler kaybettiğini, Bu CHP iktidarlarının bu ülkede gaz yağı kuyruklarını nasıl gerçekleştirdiğini burada benim emsallerim gayet iyi bilir. Yağ kuyruklarını biliyoruz, değil mi? Ekmek kuyruklarını biliyoruz, değil mi? Bunlar hep CHP’nin dönemidir. Hiçkimsenin gücü Türkiye’yi çeyrek asır, yarım asır öncesine götürmeye yetmeyecektir.” şeklinde sürdürdü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 14 Mayıs seçimlerinde hangi parti hangi ittifakta yer alıyor? Kim dışarıdan destek veriyor?

    14 Mayıs seçimlerinde hangi parti hangi ittifakta yer alıyor? Kim dışarıdan destek veriyor?


    Türkiye’de 14 Mayıs tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’ne toplam 35 siyasi parti katılıyor. Bu partilerin bir kısmı ittifaklar oluşturarak sandığa gidiyor. İttifaklar protokollerini Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) sundu.

    Peki buna göre kaç ittifak seçime giriyor, hangi siyasi parti hangi ittifakta yer alıyor ya da dışarıdan destek veriyor?

    Cumhur İttifakı

    Siyasi partiler:

    Dört siyasi parti 14 Mayıs seçimlerine “Cumhur İttifakı” çatısı altında katılmaya karar verdiklerini belirtti. 24 Mart ‘ta YSK’ya ittifak protokolünü sunan Cumhur İttifakı’nda yer alan partiler : 

    • Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti)
    • Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)
    • Büyük Birlik Partisi (BBP) 
    • Yeniden Refah Partisinin (Yeniden Refah)

     

    Hüda Partisi (HÜDA PAR) ittifaka dışarıdan destek veriyor.

    Doğu Perinçek, lideri olduğu Vatan Partisi’nin Cumhur İttifakı’nda yer alma talebinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından reddedildiğini açıkladı. Perinçek, konuyla ilgili basın açıklamasında “Cumhur İttifakı, Vatan Partisi’ni değil, Amerika Birleşik Devletleri’yle uzlaşma yolunu ve Hüda-Par’ı tercih etti” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı adayı:

    Protokolde Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanlığı seçimindeki ortak adayının halen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak görev yapan Recep Tayyip Erdoğan olduğu ifade edildi.

    Hedefi:

    “15 Temmuz darbe girişimini bir dönüm noktası olarak gören Cumhur İttifakı, bunun ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişle perçinlenerek ‘milli şuur’a dönüştüğünü” vurguluyor. “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla hareket ettiğini belirten ittifak, gelecek beş yıl içinde bu sistemin başta yeni bir Anayasa yapımı olmak üzere bütün kurum ve kurallarıyla yerleşmesini temin etmeyi hedefliyor.

    Millet İttifakı

    Siyasi partiler:

    “Altılı Masa” girişimiyle bilinen altı siyasi parti, “Millet İttifakı” adı altında seçimlere giriyor. İttifak protokolünü 22 Mart’ta YSK’ye sunan altı parti şu şekilde:

    • Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
    • İYİ Parti
    • Saadet Partisi (SP)
    • Gelecek Partisi (GP)
    • Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Partisi
    • Demokrat Parti (DP)

    Türkiye Değişim Partisi ittifaka dahil olmadı ancak parti lideri Mustafa Sarıgül, ittifakı dışarıdan destekleyeceklerini açıkladı. 

    Millet ittifakını dışarıdan destekleyeceğini bildiren diğer partiler ise Liberal Demokrat Parti ve Doğru Parti oldu.

    Cumhurbaşkanı adayı:

    Millet İttifakı, daha önce anlaştıkları üzere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdi.

    Hedefi:

    Millet İttifakı güçlendirilmiş parlamenter sisteme geri dönülmesini hedefliyor. Bunun için yol haritasını ve hedeflerini belirleyen ittifak, “demokrasi ve adaletin tesis edildiği yeni bir siyaset kültürü ve yönetimi anlayışıyla farklılıkların zenginlik sayıldığı, özgür, refah ve onur içinde bir yaşam” vaat ediyor.

    Emek ve Özgürlük İttifakı

    Siyasi partiler:

    Yedi siyasi parti,14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere “Emek ve Özgürlük İttifakı” adıyla katılma kararı aldı. Bu partiler hazırladıkları ittifak protokolünü 24 Mart’ta YSK’ya sundu. HDP’nin girişimiyle kurulan ittifakta yer alan siyasi partiler:

    • Emekçi Hareket Partisi (EHP)
    • Emek Partisi (EMEP)
    • Halkların Demokratik Partisi (HDP) *
    • Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF)
    • Türkiye İşçi Partisi (TİP) 
    • Toplumsal Özgürlük Partisi’nin (TÖP) 
    • Yeşiller ve Sol Gelecek Parti (YSP)

    * HDP, seçimlere Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ile katılma kararı aldı. 

    Cumhurbaşkanı adayı:

    Cumhurbaşkanlığı seçimi için aday çıkarmaktan vazgeçen Emek ve Özgürlük İttifakı bir aday ismi telaffuz etmedi. Ancak ittifakı oluşturan parti liderleri. çeşitli açıklamalarıyla desteklenmesi için Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu işaret etti.

    Hedefi:

    Kendilerini “işçilerin, emekçilerin, yoksulların, kadınların, gençlerin, doğa ve insan hakları savunucularının dayanışması ve ittifakı” olarak tanımlayan Emek ve Özgürlük İttifakı ekonomi, yoksulluk, Kürt meselesi, temel hak ve hürriyetlerin öncelikli konuları olduğunu belirtiyor. İttifak hedefini Kürt “demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi ilkeler temelinde halkın gerçek egemenliğine dayanan bir demokrasinin inşasını sağlamak” olarak tanımlıyor.

    Ata İttifakı

    Siyasi partiler:

    Dört siyasi parti 14 Mayıs seçimlerine katılmak üzere Ata ittifakını oluşturdu. 24 Mart’ta YSK’ya protokollerini sunan ittifakı oluşturan siyasi partiler şunlar:

    • Zafer Partisi
    • Adalet Partisi
    • Ülkem Partisi 
    • Türkiye İttifakı Partisi

    İttifakta yer alacağını belirten Doğru Parti, ittifakın cumhurbaşkanlığı adayını açıklaması üzerine ayrıldı. Partiye Vatan ve Hürriyet Partisi ile Güven Adalet ve Aydınlık Partisi dışarıdan destek veriyor.

    Cumhurbaşkanı adayı:

    Ata İttifakı cumhurbaşkanı adayı olarak eski Milliyetçi Hareket Partisi milletvekili Sinan Oğan’ı destekliyor.

    Hedefi:

    Ata İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayını belirledikleri toplantı sonrasında yayınlanan ortak metinde “Siyasi esin kaynağımız; Cumhuriyetimizin Kurucu Değerleri ve 1924 Anayasasıdır” denildi. “Geleneksel devlet anlayışı ve cumhuriyetin kurucu değerleri kapsamında yeniden parlamenter sistee geçiş yapılmasını hedefleyen ittifak, siyasi kutuplaştırma, düşmanlaştırma, yolsuzluk ve yoksullukla mücadelenin yanı sıra Suriyelilerin ülkelerine geri gönderilmesini savunuyor. 

    Sosyalist Güç Birliği

    Siyasi partiler:

    14 Mayıs 2023 seçimlerine katılacak bir diğer ittifak da Sosyalist Güç Birliği adı altında oluştu. Seçimlere Sosyalist Güç Birliği” ittifakı adı altında kendi da, logo, aday ve programlarıyla katılacak olan siyasi partiler şu şekilde:

    SOL Parti (SOL)

    Türkiye Komünist Partisi (TKP)

    Türkiye Komünist Hareketi (TKH)

    Devrim Hareketi (DH)

    Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP)

    Cumhurbaşkanı adayı:

    Sosyalist Güç Birliği seçim için bir aday çıkarmadı, ancak ittifaktaki partiler CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğini bildirdi.

    Hedefi:

    İttifak, ilk kurulduğu 20 Ağustos 2022 tarihindeki açıklamasında hedefini “Yarınları sermaye çetelerinin, tarikatların, bir avuç haraminin ve emperyalizmin pençesinden kurtararak emekçilerin laik, demokratik, bağımsız cumhuriyetini kurmak” iadeleriyle tanımlamıştı.

    Memleket Partisi

    Herhangi bir siyasi ittifak içinde yer almayan Memleket Partisi cumhurbaşkanlığı seçimine parti genel başkanı Muharrem İnce’yi cumhurbaşkanlığı için aday gösterdi.

    Seçimlere katılan siyasi partilerin tam listesi:

    1. Adalet Birlik Partisi
    2. Adalet Partisi
    3. Adalet ve Kalkınma Partisi
    4. Anavatan Partisi
    5. Bağımsız Türkiye Partisi
    6. Büyük Birlik Partisi
    7. Büyük Türkiye Partisi
    8. Cumhuriyet Halk Partisi
    9. Demokrasi ve Atılım Partisi
    10. Demokratik Sol Parti
    11. Demokrat Parti
    12.  Emek Partisi
    13. Gelecek Partisi
    14. Genç Parti
    15. Güç Birliği Partisi
    16. Hak ve Özgürlükler Partisi
    17. Halkın Kurtuluş Partisi
    18. Halkların Demokratik Partisi
    19. Hür Dava Partisi
    20. İyi Parti
    21. Memleket Partisi
    22. Millet Partisi
    23. Milliyetçi Hareket Partisi
    24. Milli Yol Partisi
    25. Saadet Partisi
    26. Sol Parti
    27. Türkiye Değişim Partisi
    28. Türkiye İşçi Partisi
    29. Türkiye Komünist Hareketi
    30. Türkiye Komünist Partisi
    31. Vatan Partisi
    32. Yeniden Refah Partisi
    33. Yenilik Partisi
    34. Yeni Türkiye Partisi
    35. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi
    36. Zafer Partisi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa Birliği, Türkiye seçimlerini nasıl görüyor?

    Avrupa Birliği, Türkiye seçimlerini nasıl görüyor?


    Kahramanmaraş depremlerinin ardından yapılan yardımlar ve dayanışma mesajları ile yeniden ısınan Avrupa Birliği-Türkiye ilişkileri son yıllarda düşünce özgürlüğü, Kıbrıs ve insan hakları ihlalleri̇ gibi birçok alanda yaşanan sorunlardan ötürü çıkmazda.

    14 Mayıs tarihini “AB-Türkiye ilişkilerini sıfırlamak için bir fırsat” olarak gören Brüksel, seçimleri yakından takip edecek.

    İki farklı dış politika

    Geçen yıl Avrupa Birliği’nin Rusya yaptırımlarına katılmayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyelik sürecini de uzun süredir engelliyor.

    Ankara ile Brüksel arasında Suriye, Doğu Akdeniz, Kıbrıs gibi konularda da uzun yıllardır görüş ayrılığı bulunuyor.

    Millet İttifakı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidara gelmeleri halinde AB ile ilişkilerde farklı bir yol izleyecekleri mesajını veriyor.

    Daha önceki açıklamalarında Avrupa Birliği’ne tam üyeliği hedeflediklerini belirten Kılıçdaroğlu, ocak ayında Türkiye’de görevli AB büyükelçileri ile bir araya gelerek AB üyelik sürecine verdikleri önemi anlattı.

    euronews Türkçe’ye konuşan European Policy Centre düşünce kuruluşunda siyasi analist Amanda Paul, Türkiye’de muhalefetin “çok farklı bir gündemi olduğunu” söylüyor.

    Muhalefetin AB ve ABD ile ilişkileri yeniden düzenlemeye öncelik verdiğini söyleyen Paul, “Siyasi tutuklularla ilgili iktidar tarafından alınan kararları iptal edecekler, yani daha demokratik bir yaklaşımları olacak.” görüşünü dile getiriyor.

    AB ‘endişeli’

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 18 Mart 2016’da imzaladığı AB-Türkiye mutabakatına göre, Avrupa’daki düzensiz göçmenler ve sığınmacılar Türkiye’ye geri gönderiliyor. 

    Bu anlaşma dolayısıyla Türkiye, AB’ye girmeye çalışan yaklaşık 4 milyon Suriyeliyi kontrol ediyor. 

    Ancak Kılıçdaroğlu, Suriyeli mültecileri en geç 2 yıl içinde kendi ülkelerine gönderme vaadinde bulunuyor.

    Amanda Paul, mültecilerin Suriye’deki insan hakları koşullarından dolayı geri yollanmasının ”pek olası olmadığını” söylerken euronews Türkçe’ye konuşan üst düzey bir AB diplomatı “yasa dışı göçü idare etmek için Türkiye’ye ihtiyacımız var” dedi.

    AB, Kılıçdaroğlu’nun mülteci konusundaki çıkışlarını toplumun desteğini almak amacıyla yaptığını düşünse de, ülkelerine dönmek istemeyen mültecilerin batıya doğru akın etme olasılığı AB’yi tedirgin ediyor.

    “AB, Erdoğan iktidarının devamından yana” söylemi

    Bu durum Türkiye’de özellikle muhalefet kesiminde “AB’nin Erdoğan’ın iktidarının devamından yana olduğu” algısını besliyor. Bu söylem zaman zaman muhaliflerce de dile getiriliyor.

    Seçimle ilgili hiçbir zaman spekülasyonda bulunmadıklarını söyleyen AB diplomatı, Brüksel’in Erdoğan’ın iktidarını desteklediği söylemlerini “saçmalık” olarak niteledi. 

    Adının gizli kalmasını isteyen diplomat “Avrupa’da herkes Erdoğan’ın gitmesini sabırsızlıkla bekliyor” ifadelerini kullandı. Söz konusu yetkili ayrıca AB-Türkiye ilişkilerinin ve Rusya-Ukrayna tahıl anlaşması gibi gelişmelerin “Erdoğan sayesinde değil”, “ona rağmen başarılı olduğunu” ileri sürdü. 

    “Türk diplomasisi oldukça kabiliyetli” diyen yetkili, “Putin’in sadece kendisi ve Erdoğan gibi otokratlarla konuşmayı kabul ettiğini”de sözlerine ekledi.

    Amanda Paul ise ”Erdoğan kazanırsa, son birkaç yıldır yaşananların devamını göreceğiz ve belki de şu anda olduğundan daha da zor bir ortak olacak, çünkü kendini daha güçlü hissedecek” diyor.

    AB’nin, Erdoğan’ın kazanması halinde gerçekleri kabul etmesi gerektiğini de belirten Paul, Brüksel’in çıkarları olan ortaklarla işbirliği yapmak zorunda olduğunu söylüyor:

    ”İktidara kim gelirse gelsin, AB Türkiye ile çalışmak için daha fazla inisiyatif almalı. Bu seçimler AB-Türkiye ilişkilerinin sıfırlanması için kaçırılmaması gereken bir fırsat”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Reuters: AK Parti mevcut ekonomi politikalardan geri adım atıp Mehmet Şimşek’i başa getirmek istiyor

    Reuters: AK Parti mevcut ekonomi politikalardan geri adım atıp Mehmet Şimşek’i başa getirmek istiyor


    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın genel başkanı olduğu AK Parti’nin daha geleneksel, serbest piyasa ekonomisi politikalarına geri döneceği ve eski Maliye Mehmet Şimşek’i ekonomi yönetiminde söz sahibi bir konuma getirmeyi planladığı bildirildi.

    AK Parti’nin taslak seçim programıyla ilgili Reuters haber ajansına bilgi veren kaynaklara göre programda Erdoğan yönetiminin son dönemdeki ekonomi politikalarına atıfta bulunulmayacak, bunun yerine partinin daha önceki geleneksel yaklaşımına geri dönülecek.

    Konu hakkında konuşma yetkileri olmadığı için isimlerini vermek istemeyen kaynaklar, “Ekonomiye yaklaşım 2002 AK Parti seçim beyannamesine çok benziyor. Başka bir deyişle, AK Parti kökenlerine dönüyor” diye konuştu.

    Üst düzey AKP yetkilisi manifestoda yeni ekonomi modeline atıfta bulunulmadığını ancak enflasyonla mücadele, kamu sektöründe hesap verebilirlik ve ihalelerde şeffaflık gibi daha önce AKP tarafından savunulan ilkelerin vurgulandığını söyledi.

    Yetkili, taslağın öncelikleri arasında serbest piyasa ekonomisi kuralları ve küresel ekonomide uygulananlara paralel uygulamaların yer aldığını ve “piyasa dışı uygulamalara dair herhangi bir işaret bulunmadığını” belirtti.

    Yetkili, Erdoğan’ın programı nihai olarak onaylaması gerektiğini ve şu ana kadar herhangi bir karşı fikir iletmediğini de sözlerine ekledi.

    Mehmet Şimşek’in adı geçiyor

    Taslak üzerindeki çalışmaların son aşamaya geldiğini bildiren yetkili, Erdoğan’ın uluslararası çevrelerde saygı gören eski başbakan yardımcısı ve maliye bakanı Mehmet Şimşek’e ekonominin yönetiminde üst düzey bir rol vermek istediğini ifade etti.

    Şimşek’in ekonominin yönetiminde aktif olarak yer aldığı 2012 yılında, lira cinsinden tahvil piyasasındaki yabancı payı yüzde 25’e ulaşmıştı. 

    Hazine verilerine göre bu oran ocak ayı sonunda yüzde 0,8 olarak gerçekleşti. Şimşek 2018 yılına kadar başbakan yardımcısı olarak görev yaptı.

    Reuters’ın yorum almak için görüştüğü TWC yatırım grubundan bir varlık yöneticisi “Ortodoks ekonomi politikasına geri dönüşün yatırımcılar tarafından memnuniyetle karşılanacağı ancak  yabancı yatırımcıların bu tür haberlere temkinli yaklaşacağının altını çizdi.

    Türkiye, 2021 yılında yükselen enflasyon karşısında geleneksel para politikalarının aksine, borçlanma maliyetlerindeki küresel artış eğilimine karşı çıkarak faiz indirim döngüsüne girdi.

    Bu durum, Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesiyle tetiklenen enerji ve gıda fiyatlarındaki artışla birleşince, Türkiye’de enflasyonun geçen yıl yüzde 85’in üzerine çıkmasına neden oldu.

    Türkiye’nin mali sıkıntıları, 6 Şubat’ta binlerce kişinin ölümüne, milyonlarca kişinin evsiz kalmasına ve milyarlarca dolarlık hasara neden olan depremlerle daha da kötüleşti.

    Depremlerin ardından bütçe açığı şubat ayında 171 milyar liraya yükselirken, ticaret açığı da aynı ayda yaklaşık yüzde 53 artışla 12,2 milyar dolara çıktı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***