Etiket: 14 mayıs 2023 seçimleri

  • Kılıçdaroğlu: Bazı unsurların seçim gecesi sokağa çıkıp taşkınlık yapacakları duyumları geliyor

    Kılıçdaroğlu: Bazı unsurların seçim gecesi sokağa çıkıp taşkınlık yapacakları duyumları geliyor


    Terörün insanlık suçu olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, nereden ve kimden gelirse gelsin terörle mücadele etmenin bir devletin en meşru görevi olduğunu vurguladı.

    Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Erzurum ziyareti sırasındaki olaylara ilişkin, “Elinde Türk bayrağı olan 7-8 yaşındaki bir çocuğa kim, hangi gerekçeyle taş atar? Hangi vicdan sahibi buna ‘Evet’ der?” dedi.

    Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

    Bir soruyu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, seçimin ilk turda biteceğini, seçim meydanlarında bunu gördüğünü ifade etti.

    Kılıçdaroğlu, seçim meydanlarının ekonominin düzelmesini, mutfaktaki yangının durmasını, demokrasi ve umut istediğini, kendilerinin de seçmene neyi, nasıl yapacağını anlattıklarını belirtti. Türkiye’nin hiçbir dönem ekonomiden siyasete, yargıdan sağlığa kadar bu kadar kötü bir atmosferle karşı karşıya kalmadığını savunan Kılıçdaroğlu, “saray hariç toplumun her kesiminin büyük sorunlarının bulunduğunu, her kesimden şikayet aldıklarını” söyledi.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Erzurum ziyareti sırasındaki olaylara ilişkin soru üzerine Kılıçdaroğlu, “Elinde Türk bayrağı olan 7-8 yaşındaki bir çocuğa kim, hangi gerekçeyle taş atar? Hangi vicdan sahibi buna ‘Evet’ der? O meydanda sadece Türk bayrakları var. O meydanda elinde Türk bayrağı taşıyan, dalgalandıran insanlara teröristçe saldırıyorsunuz. Aklın alacağı şey mi bu?” diye konuştu.

    Olayların provokasyon olduğunu, bunu kimlerin teşvik ettiğini de bildiklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “Erdoğan Erzurum’u tanımadan ben Erzurum’u bilirim. Erzurum Dadaşlar kentidir. Yaşanan tabloyu, Ekrem Bey’e yapılanı, bir Erzurumlunun kabul edeceğini hiç düşünmüyorum. Erzurumlular böyle değil. Son derece sıcakkanlı, sevecen insanlar. Bazıları tahrik ettiler. Büyük bir olasılıkla elinde taş olan kişiler bir anlamda bunu güvenlik güçlerinin gözetiminde yapıyorlar. Fotoğrafları var. Ellerinde taş, atıyorlar. Niye atıyorsun kardeşim? Hangi gerekçeyle atıyorsun? Temel sorumlusu kimdir? Bütün bu olayların temel sorumlusu sarayda oturan kişidir. Toplumu bu kadar germenin mantığı var mı? Bu seçim sürecinde bir kez dahi adını ağzıma almadım. Artık kutuplaşmadan bıkmadı mı? Ülkenin bu kadar sorunu varken nedir bu kutuplaşma, nedir bu kavga, nedir bu alıp veremediğimiz?”

    “Attığın taşın nereye gideceğini nasıl düşünmezsin?”

    “Oraya gidenler olaylar çıksın diye birbirlerini taşlamışlar” iddiasının ortaya atıldığını belirten Kılıçdaroğlu, bunun şeytanın aklına gelmeyeceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “O kadınlara sen nasıl taş atarsın, küçük çocuklara nasıl taş atarsın? Attığın taşın nereye gideceğini nasıl düşünmezsin? Bunu yapanlar insan değil.” ifadesini kullandı.

    Erzurum Valisini eleştiren Kılıçdaroğlu, suçun ve suçlunun sabit olduğunu ifade etti ve taş atanlar kadar onlara taş attıranların da bulunmasını istedi. Tüm vatandaşlardan sakin olmasını isteyen Kılıçdaroğlu, savaşa değil, seçime gidildiğini, tüm görüş ve düşüncelere saygı duyulması gerektiğini ifade etti.

    “İmamoğlu’nun mitinginin izinsiz ve İl Seçim Kurulunun gösterdiği yerin farklı olduğu” yönündeki soru üzerine Kılıçdaroğlu, mitingin yapılacağı yerin otobüslerle kapatıldığını, başka yer gösterilmediğini söyledi.

    Valinin yetersiz kaldığını, polisin de olaylara müdahale etmediğini, polise “dokunma” talimatı verildiğini savunan Kılıçdaroğlu, olayın Erzurumlulara mal edilmemesini istedi.

    “Bir arkadaşımı Muharrem Bey’e gönderdim”

    Cumhurbaşkanı adaylarından Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’ye ittifak teklifi yapılıp yapılmadığına ilişkin soru üzerine Kemal Kılıçdaroğlu, İnce’ye teklifte bulunulduğunu belirterek, “Memleket Partisi’ni ziyaret ettikten sonra dönünce akşam bir arkadaşımı Muharrem Bey’e gönderdim, Sayın Engin Altay’ı Muharrem Bey’e gönderdim.” dedi.

    Vatandaşın parasını cebine atanı affetme gibi bir yetkisinin bulunmadığını anlatan Kılıçdaroğlu, “Sayın Davutoğlu da, Sayın Babacan da, kendi hayatlarına bakın, mal varlıklarına bakın. Yönetimde eksiği, kusuru olabilir, benim de eksiğim, kusurum olabilir ama temel ölçü ‘kişisel çıkar sağlamaya yönelik çabalar oldu mu, olmadı mı’? İkisi için de şunu rahatlıkla söyleyebilirim, hayır, öyle bir şeyleri yok.” diye konuştu.

    Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde yoksulluğu 3 yıl içinde bitireceğini ve hiçbir ailenin “Ben yoksulum” demeyeceğini ifade etti.

    “Millet İttifakı’nın işine mi yarar, Cumhur İttifakı’nın işine mi yarar?”

    “Kandil’den, terör örgütü elebaşlarından net destek mesajları geliyor. Videolar yayınlanıyor. Kandil’den gelen bu açıklamalar sizi rahatsız ediyor mu?” sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “Kandil’den Millet İttifakı’nı desteklemeye yönelik bir açıklama kimin işine yarar? Bir daha sorayım, Kandil’den yani terör örgütünden, ‘Biz Millet İttifakı’nı destekliyoruz.’ diye bir açıklama kimin işine yarar? Millet İttifakı’nın işine mi yarar, Cumhur İttifakı’nın işine mi yarar? Bizi mi destekliyorlar, onları mı destekliyorlar? Akıl var, mantık var. Terör örgütü kalkıp da ‘Ben seni destekliyorum.’ diyorsa aslında karşı tarafı destekliyorum demektir bu.”

    Terörün insanlık suçu olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, nereden ve kimden gelirse gelsin terörle mücadele etmenin bir devletin en meşru görevi olduğunu vurguladı.

    “Hiç kimseye bir söz vermiş değiliz”

    Kılıçdaroğlu, “HDP ile Meclis’te yapılan görüşmede iktidarın söylediği gibi herhangi bir söz verildi mi? Eğer Mecliste ittifak olarak çoğunluğu sağlayamazsanız ve olur da HDP kilit bir konuma gelirse talepleri konusunda tutumunuz ne olur?” sorusuna karşılık, kimseye bir söz vermediklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Bir partiye ‘Size şu sözü veriyoruz.’ deme şansımız yok zaten. Altı lider bir araya gelip hangi sözü vereceğiz? Bizim ortak mutabakat metnimiz var. Bizim tüm görüşlerimiz orada. Herhangi bir ödün vermek ya da sizin talebinizi aynen kabul ediyoruz gibi bir tablo hiç olmadı. Boşu boşuna, gereksiz bir tartışmadır gidiyor.” diye konuştu.

    Kılıçdaroğlu, TCG Anadolu gemisinin AK Parti’nin seçim otobüsü haline getirildiğini savundu.

    “17-25’in tamamı doğrudur”

    “Bir televizyon programında deep fake uygulaması üzerine konuşulurken bir ifadeniz oldu, ’17-25 Aralık sürecinde de benzer şeyler yaptılar.’ diye bir cümle kurdunuz. İktidar bunu bir itiraf olarak yorumladı.” ifadeleri üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

    “17-25’in tamamı doğrudur. Benim hakkımda davalar açıldı, ben o kasetlerin tümünün mahkemeye gelmesini ve incelenmesini istedim. Getirmediler, korktular. Çünkü gerçek ortaya çıkacak. Ben 17-25’i anlatıyorum, daha sonra benim sesimi kullanarak başka bir şey yaptılar, yine bunlar yaptılar deep fake… Bunun mümkün olduğunu söyledim ben. Ama o konuşmaların tamamı yüzde 100 artı yüzde 100 artı yüzde 100 doğrudur. Paraların, nerelerde evlerin alındığı, hepsi doğrudur. Nerelere gittiği paraların doğrudur. Hepsini biliyoruz.”

    Durum ve hasar tespit komisyonu ile strateji ve planlama teşkilatı kuracaklarını aktaran Kılıçdaroğlu, bu kurumların planlama yapacağını ve 6 lidere sunacağını söyledi.

    Sonrasında siyasi tercih yapacaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, “Bir kişinin iki dudağına bir devlet teslim edilemez. İstişare bizim temel hedeflerimizden birisidir.” dedi.

    Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş dışındaki cumhurbaşkanı yardımcılarının sorumlu olduğu bir alan ya da bakanlık olup olmayacağı sorulan Kılıçdaroğlu, bunu 6 liderin henüz konuşmadığını bildirdi ve “Önce şu seçimi bir alalım.” ifadesini kullandı.

    Emekliye 15 bin lira bayram ikramiyesi, en düşük memur maaşını yükseltme gibi vaatleri nasıl hayata geçirecekleri sorusuna Kılıçdaroğlu, “AK Parti’nin penceresinden bakarsanız bunların hiçbirisi gerçekleşemez. Çünkü o tamamını alıp benim tabirimle beşli çetelere veriyor. Ben 27,5 yıl bu devlette çalıştım. Ve çok zor sınavları başararak devlet memurluğunu, yani hesap uzmanlığını kazandım. Siz kaynağı doğru ve yerinde kullanırsanız bir sorun yok.” yanıtını verdi.

    Ülkede halkın fakirleştiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

    “Bu ülkede halk soğana muhtaç olur muydu? Ülkeyi bu hale getirdiler. Afralarından, tafralarından geçilmiyor. Oturmuşlar ekonomi tartışılmasın, mutfak tartışılmasın diye falan terör örgütü, filan terör örgütü, yok masanın altı… Sen bırak bunları kardeşim. Terörist varsa sen gidip teröristi yakalamıyorsan, suç işliyorsun. Niye teröristi yakalamıyorsun? Elinden tutan mı var? Varsa birisi terör örgütüne mensupsa yakalarsın götürürsün, çıkarırsın savcıya, çıkarırsın mahkemeye. Faili meçhul düşmanlar, ne olduğu belli olmayan düşmanlar… Ondan sonra bunun üzerinden siyaset götürüyorlar. Akıllarını yitirdiler. Kaybedeceklerini biliyorlar ama kaybedecekler. Milletin tahammülü kalmadı.”

    Kılıçdaroğlu’ndan KHK açıklaması

    Kılıçdaroğlu, Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) ihraç edilenlerin geri döneceği yönündeki vaadinde kriterin ne olacağının sorulması üzerine, şunları kaydetti:

    “Şimdi bakınız, diyelim ki af çıkarma. Kim affı kabul edecek? Ben mi? Hayır. Nereye gidecek? Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne. Türkiye Büyük Millet Meclisi af varsa kabul edecek. Benim Türkiye Büyük Millet Meclisi adına konuşma hakkım var mı? Ben Meclis başkanı değilim. Ama benim söylediğim şu; adalet istiyorsanız yargıya güveneceksiniz. Şimdi kişiyi kamudan atmışsınız, FETÖ’cü veya başka bir nedenle, herhangi bir nedenle atmışsınız. Gitti savcıya, savcı dosyaya baktı dedi ki ‘Burada bir şey yok, takipsizlik’ kararı verdi. Ne olması lazım? Görevine iade edilmesi lazım. Yasalar böyle. ‘Hayır ben seni göreve iade etmeyeceğim’ diyor. İkinci olay, yine atıyorsunuz savcıya gidiyor, savcı olayı ciddi buluyor ve soruşturma açıyor. Gidiyor mahkemede beraat ediyor. Ne yaparsınız? Göreve iade edersiniz. Bunlar göreve iade etmiyorlar. Ben onların tamamını görevlerine iade edeceğim. Ben mahkeme kararını uygulamıyorsam ben bu mahkemeleri tanımıyorum demektir. İşine geleni uygulayacaksın, işine gelmeyeni uygulamayacaksın, hukuk devletinde çifte standart olmaz.”

    Kazanması halinde sevinç gösterileri konusundaki uyarısı hatırlatılan Kılıçdaroğlu, “Bazı unsurların seçim gecesi sokağa çıkıp taşkınlık yapacakları yönünde duyumlar geliyor bize. Sadece bana değil, diğer liderlere de böyle duyumlar geliyor. Herkesin sakin olmasını istiyorum.” dedi.

    Kemal Kılıçdaroğlu, sandık güvenliğini yüzde 100 sağladıklarını belirterek, 1,5 yıldır bunun için çalıştıklarını aktardı. Hangi sandıkta kimlerin görevli olacağının belirlendiğini bildiren Kılıçdaroğlu, “Ayrıca her okulda, büyük metropollerin tümünde her okulda bir gönüllü avukat olacak. Bir sorun çıktığında hemen avukat müdahale edebilecek. Bütün bu konuda bütün vatandaşlarımın emin olmasını ve güven içinde sandığa gidip oy kullanmalarını istiyorum.” diye konuştu

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Doğu ve Güneydoğu’da CHP algısı değişiyor mu?

    Doğu ve Güneydoğu’da CHP algısı değişiyor mu?


    Son 20 yıldır Kürtlerin yoğunluklu olduğu illerde HDP ve AK Parti bölgenin siyasal yapısına hakim iki önemli aktör oldu. Bu kes kapatılma davası süren HDP’nin yerine Yeşil Sol Parti seçime giriyor.

    Kürt nüfusun yoğunlukta yaşadığı Doğu ve Güneydoğu illerinde Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) olan algı değişiyor.

    Cumhuriyetin kurucu partisi CHP, son 30 yıldır Doğu ve Güneydoğu illerinde pek varlık gösteremiyordu. 

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi olması, partinin son yıllardaki ‘devletçi söylem’ ve uygulamalarını terk etmesi CHP’ye uzun yıllardır süregelen olumsuz bakış açısının değişmesinde rol alan etkenler olarak gösteriliyor.

    Son 20 yıldır Kürtlerin yoğunluklu olduğu illerde HDP ve AK Parti bölgenin siyasal yapısına hakim iki önemli aktör.

    AK Parti’nin 2010’ların başında başlattığı “Kürt açılımı”nın sonuçsuz kalması, Milliyetçi Hareket Partisi’yle (MHP) koalisyon kurması ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “devletçi ve katı söylemlerinin” Kürtleri AK Parti’den uzaklaştırdığı belirtiliyor.

    AK Parti’den kopan Kürt seçmenlerin bir kısmı Yeşil Sol Parti’ye (YSP) kayarken, diğer kısmının da bölgede siyasi çalışmalara ağırlık veren eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi’ne, Ali Babacan’ın lideri olduğu DEVA Partisi’ne ve CHP’ye yöneldiği gözlemleniyor. Ancak bölgedeki analistlere göre buradaki en büyük payı CHP alıyor.

    CHP’nin “Doğu Masası” ile son iki yıldır izlediği politikalar ve özellikle ‘helalleşme’ çağrısının en fazla karşılık bulduğu il Van olarak gösteriliyor.

    Kılıçdaroğlu, CHP’nin 1977 ve 2002 seçimlerinde bir milletvekili çıkardığı Van’da ‘tarihi’ denilebilecek bir miting düzenledi.

    YSP’nin cumhurbaşkanı adayı çıkarmaması ve Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı mitingin kalabalık olmasında önemli rol oynadı.

    Euronews Türkçe’ye konuşan CHP eski il başkanı ve Millet İttifakı 1. Sıra milletvekili adayı Seraceddin Bedirhanoğlu, CHP’nin kurucu kodlarını halka uzun yıllar anlatılamadığını söylüyor.

    Bölgede YSP ve AK Parti arasında sıkışan ve sıkılan halkın CHP’ye yönelmesine Kılıcdaroğlu’nun helalleşme çağrısının topluma anlatılması ile ‘CHP’nin toplumun tüm kesimlerine açılması’ olarak yorumlayan Bedirhanoğlu, şöyle konuşuyor:

    “Biz sosyal değişim ve dönüşümü doğru okuduk. İki kutuplu siyasi yapıya üçüncü yolu açmayı başardık, partimizin sosyal politikalarını doğru anlattık, son genel seçimlerde yüzde 2,6 olan CHP’nin oyu bugün yüzde 10’ların üzerine çıktı. Cumhurbaşkanı adayımız Kılıçdaroğlu’na doğu illerinde yüzde 70’e yakın oy bekliyoruz.”

    Van’da 25 yıldır gazetecilik yapan Osman Yıldız da CHP’ye yönelik olumsuz algının değişmesini eski parti anlayışı kalıplarının yıkılmasına, etkili aşiretlerle temasına ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı başkanlığında kurulan Doğu Masası’nın çalışmalarına bağlıyor.

    Partinin bu uygulamalarının CHP’ye olan sempatiyi arttırdığını belirten Yıldız, “Diyarbakır, Van, Mardin gibi illerde milletvekili çıkaracağına inanıyorum. Van’da Bedirhanoğulları, Geylaniler ile Gaydalı aşiretleri, Hakkari’de Zeydanların çocukları CHP’de politika yapmaya başladı, bunlar YSP’ye mesafeli duran merkez sağa yatkın ailelerdi, CHP’nin bu aileleri ikna etmesi, ayrıca Kürtler arasında sevilen önemli bir isim olan Sezgin Tanrıkulu’nun Diyarbakır’dan aday gösterilmesi önemli bir etkendir.” diye konuşuyor.

    euronews Türkçe’ye konuşan Millet İttifakı’nda yer alan Gelecek Partisi’nin Van İl Başkanı Abdulhekim Karabıyık da, CHP’nin eski söylemlerini terk ettiği, kucaklayıcı ve çözüm üreten bir parti haline evirilmesinin partiye olan ilgiyi arttırdığını kaydediyor.

    Helalleşme çağrısı

    CHP’nin şimdiye kadar Doğu’ya kapalı siyaset yaptığını vurgulayan Van Muradiye CHP ilçe Başkanı Ejder Kaya ise, “Son dönemlerdeki parti politikaları Doğu’yu CHP ile, CHP’yi Doğu ile barıştırdı. Genel Başkan’ın helalleşme çağrısı halkta karşılık buldu. Devletin vatandaşıyla helalleşmesi kadar güzel bir şey yoktur, herkes karşısında hatalarını anlayan bir devlet bakışıyla bakmaya başladı.” ifadelerini kullanıyor.

    “Günah çıkarmak için gittim”

    Şimdiye kadar AK Partiye oy verdiğini, ilk defa bu seçimde CHP’ye oy vereceğini söyleyen emekli öğretmen İsmail Macit de, “AK Partiye çok çalıştım, çok mücadele ettim, çok koşturdum. Kendileri hep kandırıldık diyorlar ya bizde çok kandırıldık, haksızlığa uğradık. Üç Y dediler, hak hukuk adalet dediler. Van Erciş’ten arkadaşlarımızla, çevremle Kılıçdaroğlu’nun mitingine ona destek olmak için gittik. Tabiri caizse o mitinge bir nevi günah çıkarmak için gittim. Ben Kılıçdaroğlu’na inanıyorum, ekibine güveniyorum, iktidarında ülkeye adalet geleceğine inanıyorum.” dedi.

    Van sokaklarında görüşlerini aldığımız vatandaşlardan Murtaza Çakıl da, hayat pahalılığından şikayet ederek 10 yıldır oy verdiği AK Parti’den CHP’ye geçiş yapacağını belirtiyor.

    Hüseyin Akbaşoğlu ise tutuklu siyasetçi Selahattin Demirtaş’ın çağrısı üzerine Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kılıçdaroğlu’a oy vereceğini anlatıyor:

    “Biz ailecek eski adıyla HDP, şimdiki adıyla Yeşil Sol Parti üyesiyiz. YSP’nin milletvekili sıkıntısı yok 5-6 arası adayı meclise göndereceğiz fakat CHP’nin yıllar sonra bir milletvekili çıkarması için her aileden bir kişiyi CHP’ye oy vermeyi tavsiye ediyorum.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 2023 seçimlerinde yurt dışında katılım oranı kaç, 2018’de hangi ülkelerde katılım yüksekti?

    2023 seçimlerinde yurt dışında katılım oranı kaç, 2018’de hangi ülkelerde katılım yüksekti?


    14 Mayıs 2023 seçimleri için yurt dışında oy verme işlemi devam ediyor. 7 Mayıs akşam saatleri itibarıyla yurt dışında seçimlere katılım oranı yüzde 49 oldu.

    14 Mayıs 2023 cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleri için Avrupa’da 27 Nisan’da başlayan oy verme işlemi birçok ülkede sona erdi. Diğer ülkelerde 9 Mayıs’a kadar oy kullanma işlemi devam edecek. 

    7 Mayıs akşam saatleri itibarıyla seçime katılım oranı yüzde 48,8 oldu. 24 Haziran 2018 seçimlerinde yurt dışında katılım oranı yüzde 50,1 olmuştu. 

    Peki, 2018 seçimlerinde hangi ülkede katılım daha yüksekti?

    AA’nın Yüksek Seçim Kurulundan (YSK) edindiği bilgiye göre, gümrük kapılarında ve yurt dışı temsilciliklerde 27 Nisan’da başlayan oy verme işlemi kapsamında yurt dışındaki temsilciliklerde 1 milyon 556 bin 469, gümrüklerde 110 bin 355 oy kullandı. 

    Böylece 7 Mayıs akşam saatleri itibariyle sandığa giden seçmen sayısı sayısı 1 milyon 666 bin 824 oldu.  14 Mayıs seçimleri için yurt dışında kayıtlı seçmen sayısı 3 milyon 416 bin 172.

    Yurt dışı temsilciliklerde oy verme işlemleri 9 Mayıs’a, gümrüklerde ise 14 Mayıs saat 17.00’ye kadar devam edecek.

    2018 seçimlerinde yurtdışında katılım oranı

    24 Haziran 2018 seçimlerinde yurt dışında kayıtlı seçmen sayısı 3 milyon 44 bin 387 iken gümrük kapıları da dahil olmak üzere 1 milyon 526 bin 615 kişi sandığa gitmişti. Böylece katılım oranı yüzde 50,1 olmuştu.

    En yüksek katılım hangi ülkelerde

    Yurt dışında kayıtlı seçmenler gümrük kapıları dahil istedikleri ülkede ve şehirde oy kullanabiliyor. Bundan dolayı aslında YSK verileri her ülkedeki katılım oranı tam yansıtmıyor. Örneğin Lüksemburg’da katılım oranı yüzde 1309 oldu. Çünkü Lüksemburg’a daha yakın yaşayan kişiler kayıtlı oldukları ülkeler yerine burada oy kullandılar.

    Uç örnek olan Lüksemburg dışarıda tutulduğunda en yüksek katılım oranı yüzde 73 ile Singapur’da oldu. En düşük katılım oranı ise yüzde 9 ile Yunanistan’da gerçekleşti.

    Ülkelerdeki seçmen sayısı çok farklı olduğundan genel toplamda çoğu ülkenin etkisi çok sınırlı. Almanya neredeyse tek başına yurt dışı seçmenlerin yarısını oluşturuyor.

    2018 seçimlerinde yurt dışındaki oyların yüzde 59,4’ü Recep Tayyip Erdoğan alırken Muharrem İnce yüzde 25,8’de kalmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu’nun Erzurum mitinginde olay çıktı: Alanda toplananlara taşlı saldırı yapıldı

    İmamoğlu’nun Erzurum mitinginde olay çıktı: Alanda toplananlara taşlı saldırı yapıldı


    Mitin başlamadan önce Ekrem İmamoğlu yapacakları mitingin engellenmeye çalışıldığını söyleyerek alana çekilen belediye otobüslerinin görüntülerini paylaştı.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bugün Erzurum’daki mitinginde çıkan olaylara polis müdahale etti. Miting için alan toplanan kalabalığa yönelik saldırıların ardından İmamoğlu güvenliğin sağlanmasını isteyerek konuşmasını sonlandırdı. 

    Mitin başlamadan önce Ekrem İmamoğlu yapacakları mitingin engellenmeye çalışıldığını söyleyerek alana çekilen belediye otobüslerinin görüntülerini paylaştı. İmamoğlu, “Erzurumlu hemşehrilerimle saat 18:00’deki buluşmamıza engel olunmaya çalışılıyor. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen bu nezaketsizliğin kara lekesini ömrünün sonuna kadar taşıyacaksın. Saat 18.00’de tüm Erzurumluları Havuzbaşı Kent Meydanı’na bekliyorum. Haydi Erzurum” dedi.

    Sekmen’den cevap: Talep edilen yer, miting alanı değildir

    Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bugün Erzurum’daki mitinginin gerçekleştirileceği alanla ilgili sosyal medyada yer alan iddialara ilişkin açıklama yaptı.

    Mehmet Sekmen, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, “CHP Erzurum İl Başkanlığı tarafından kamuoyunu yanıltıcı bilgiler paylaşılmaktadır. 4 Mayıs’tan itibaren gösteri, miting vb. faaliyetlerle ilgili izinler ve yetkiler, İl Seçim Kurullarının uhdesine geçmiştir. Miting ve gösteri yapmak isteyenler, İl Seçim Kuruluna müracaat eder ve söz konusu alan ya da alanlar alınan kararla ilgililere tahsis edilir.” ifadelerini kullandı.

    Sekmen, açıklamasında şunları kaydetti:

    “Cumhuriyet Halk Partisi, İl Seçim Kurulu tarafından belirlenen miting alanını dolduramayacağını anladığından sağı solu karalayarak ‘Miting yapmamıza izin verilmiyor’ imajını oluşturmaktadır. Miting alanı müsaittir ve ilgili makamlardan izin alınarak isteyen parti miting yapabilir. Talep edilen yer, miting alanı değildir. CHP, konuyu sabote etmektedir.”

    Erzurum’da olaylı miting

    Bu açıklamaların ardından Erzurum’a giden Ekrem İmamoğlu’nun düzenlediği mitingde toplananlara taşlı saldırıda bulunuldu. 

    İmamoğlu alanda güvenliğin sağlanması için polise çağrı yaparken “Vali, Emniyet Müdürü hepiniz hakkında suç duyurusunda bulunacağım” dedi. 

    İmamoğlu güvenliğin sağlanması için konuşmasını sonlandırdı. Alanda toplananlar hükümet istifa diye sloganlar attı. 

    İBB Başkanı İmamoğlu mitinge gelenlere de “Size atılan taşları sakın geri atmayın, siz taş atmayın, beni dinleyin” diye seslendi.

    Kaftancıoğlu: İmamoğlu’nu karşılamak için çağrı yaptı

    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Erzurum’da İmamoğlu’na yapılan saldırının ardından İstanbullara çağrı yaparak Sabiha Gökçen Havalimanı’na toplanmalarını istedi. 

    Kaftancıoğlu sosyal medya iletisinde “Sevgili İstanbullular, sizleri 20.15’den itibaren Sabiha Gökçen Havalimanına bekliyoruz. Ekrem İmamoğlu’nu karşılamak ve yapılanlara karşı kardeşçe duruş sergilemek üzere.. Bizler kardeşlik için, kucaklaşma için geliyoruz. Sağduyuyla provokasyonları boşa çıkaracağız. #AzKaldı” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Millet İttifakı İstanbul mitingi: Liderler halka sesleniyor

    Millet İttifakı İstanbul mitingi: Liderler halka sesleniyor


    Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erzincan mitinginin ardından Maltepe Etkinlik Alanı’nda düzenlenen İstanbul mitingine katıldı.

    Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erzincan mitinginin ardından Maltepe Etkinlik Alanı’nda düzenlenen İstanbul mitingine katıldı.

    Mitinge ittifakın beş parti liderinin yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş katıldı. 

    Mitingin ilk konuşmasını yapan Saadet Partisi Temel Karamollaoğlu tüm kesimlerin sorunlarını çözmek için iktidara geleceklerini söyledi. Karamollaoğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıklar özetle şu şekilde:

    “Herkesin dert babası olacağız. Her kesimin problemlerini çözeceğiz. Türkiye’yi bir bütün olarak görüyoruz. Her bölge bizim derdimiz. 11 ilimiz yerle bir oldu. Bugünkü başkanlık sisteminden dolayı iktidar iki gün gecikmeli müdahale edebildi. Bu yüzden de bu iktidar mutlaka değişmesi gereken bir yapı haline geldi. Bütün dertler sıralandı. Adalet başta olmak üzere her konuya el atacağız. Sanayide devrim yapacağız. İhtiyaç neredeyse orada gidereceğiz. Ülkenin her yerinde yatırımlar gerçekleşecek. Her ilde yaşayan insan karnını kendi ilinde doyursun istiyoruz. Gündelik taleplere uyarak problemler çözülemez. Plansız ne yaparsanız yapın emeğiniz boşa gider. 14 Mayıs için sizden bir taahhüt istiyorum. Yetkiyi millet ittifakına verirseniz gelecek sene bu mevsimde bir araya gelirsek problemlerinizin büyük bir kısmının çözüldüğünü göreceğiz. Var mısınız? Sizden taahhüt istiyorum. İnşallah ülkemizin bugünkü sıkıntılardan kurtulacağı günleri birlikte ulaşacağız”. 

    “14 Mayıs’tan sonra hukukun üstünlüğü yerini bulacak ve hukuk adil işleyecek”

    Karamollaoğlu’nun ardından mikrofona gelen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise “Seçime gidiyoruz. Nasıl bir seçim olduğunu anlamadık. İktidar tank tüfek gösteriyor seçim mi yapıyoruz savaş mı yapıyoruz belli değil” dedi. Yavaş konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bu eserler bizim ama halk pahalılık, enflasyon, uyuşturucu, mülteci gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Ama bu konuların tartışılmasını, sorunların görülmemesini istiyorlar. Biz bunu Ankara’da ve İstanbul’da gördük. ‘İstanbul düşerse Kudüs, Mekke düşer’ dediler. İstanbul düştü ama her şey çok güzel oldu. Dolayısıyla gerçeklerin bu seçimde konuşulmasını istemiyorlar iftiralar atıyorlar. 16 katrilyonluk Ankapark dosyası bekliyor. Bunlar konuşulmasın diye iftira atıyorlar. 14 Mayıs’tan sonra hukukun üstünlüğü yerini bulacak ve hukuk adil işleyecek. 6 genel başkan yan yana geldi. Buluştular ve uzlaştılar. Millet İttifakı’ndaki 6’lı parti uzlaşmış bir araya gelmiş. Öbür taraftakiler ise bir garip. ‘HüdaPar ittifakta değil’ diyorlar. Seçime girerken mevsimlik milliyetçilik ve muhafazakarlığınızı reddediyoruz. 21 yıldır 10 yaşındaki çocuklar 30 yaşına geldi başkasını görmedi. Belediyeler gibi Türkiye’de de bu fırsat verirlerse ülke nasıl yönetilirmiş göstereceğiz. Sayın Cumhurbaşkanı son twitinde herkesi kucaklayan bir mesaj atınca çok şaşırdık. Onun ağzından böyle şefkatli bir cümle kurmamışlardı. Ama sonrasında hepimizi sandıkta mezara gömeceğini söyledi. Eh ne diyelim. Bizim tatlı dilli herkesi kucaklayan bir cumhurbaşkanına gençleri azarlamayan onları dinleyen, onlardan akıl alan ve en iyiyi hak ettiklerini düşünen ve bu kez halkı için de böyle düşüne bir anlayışla sandığa gidiyoruz ve birleşe birleşe kazanıyoruz. İnşallah 14 Mayıs’tan sonra nasıl belediyelerle huzur geldiyse inşallah ülkemiz için de 14 Mayıs’ta kin, nefret tohumları ortadan kalkacak, mutluluk ve refah ve hoşgörü gelecek.”

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise İstanbul mitingleri TR’nin tarihini değiştirmiştir. Bu buluşma da yıllar sonra arkadaşlarınıza anlattıklarınızda gelmeyenler keşke ben de orada olabilseydim diyecekler. Bu tablo Türkiye’nin değiştirdiğini gösteriyor. Aramızda kalsın kazanıyoruz. Türkiye kazanıyor millet kazanıyor. Birbirimizi kardeşliğimizi geleceğimizi, barışı sevgiyi kazanıyoruz. O yüzden bugün başka bir zaman. Bugün Türkiye tarihinin unutulmaz 6 mayıslarından birini yaşıyoruz. 6 mayıs 2019’da bir yargı darbesi ile karşı karşıya kalmıştık. Bu demokrasi tarihine o kara lekeyi vuranları yuhalayalım ki buna tekrar kimse cezaret edemesin. O gün seçimi iptal ettiler. Millet onlara öyle bir demokrasi tokadı attı ki tam bir Osmanlı tokadı oldu yerle bir etti. Milletin kararının önünde hiçbir şey olmadığını öğrendiler saygı gösterdiler. biz onlara tek tek oyları saymayı öğrettik. 20 haziranda 806 bin oy farkını millet onlara tek tek tek saydırdı. İşte 14 Mayıs’ta da milyonlarca oy farkını onlara tek tek saydırmaya hazır mıyız. milletin iradesine saygı duyulacak. İktidarı millete teslime edecekler” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Milletvekili listelerinde kadın aday oranı: Seçilebilir yerlerde CHP AK Parti’nin gerisinde kaldı

    Milletvekili listelerinde kadın aday oranı: Seçilebilir yerlerde CHP AK Parti’nin gerisinde kaldı


    14 Mayıs 2023 seçimlerinde kadın milletvekili aday oranı en yüksek Yeşil-Sol’da. Seçilebilir yerlerde aday gösterilen kadın milletvekili oranında ise CHP, AK Parti’nin gerisinde.

    14 Mayıs 2023 seçimlerinde kadın milletvekili adayı oranı beklentilerin uzağında kaldı. Ana muhalefet partisi CHP’de 4 adaydan sadece birisi kadın oldu. 2018 seçim sonuçları esas alındığında 14 Mayıs’ta CHP’de seçilebilir kadın aday oranı AK Parti’nin gerisinde kaldı.

    TBMM’de halen kadın milletvekili oranının en yüksek olduğu parti açık ara HDP. 14 Mayıs’ta da kadın aday oranının en yüksek olduğu parti Yeşil-Sol oldu.

    Peki, kadın milletvekili aday oranı hangi partide kaç? Partilere göre seçilebilir kadın milletvekili adayı oranı ne durumda?

    Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun (EŞİK) hazırladığı veriler yeni dönemde de kadın milletvekili oranının düşük kalacağına işaret ediyor. AK Parti, CHP, Yeşil-Sol, MHP, İYİ Parti ve TİP toplam3 bin 340 aday gösterdi. Bunların yüzde 28’i kadın (933 aday).

    Kadın milletvekili aday oranının en yüksek olduğu partiler Yeşil-Sol (yüzde 43,5) ile TİP (yüzde 41,7) oldu. Bu oran İYİ Parti’de yüzde 26,5 ve CHP’de yüzde 26,3 oldu. Kadın milletvekili aday oranı ise AK Parti’de yüzde 18,7’de; MHP’de yüzde 15,2’de kaldı.

    EŞİK’in 2018 seçiminde partilerin çıkardıkları milletvekili sayısına göre hesapladığı seçilebilir kadın milletvekili aday oranında ise Yeşil-Sol yüzde 41,5 ile zirvede. AK Parti yüzde 19,1 ile yüzde 18,2 orana sahip CHP’nin üstünde yer alıyor. Bu oran İYİ Parti’de yüzde 11,4 ve MHP’de yüzde 4’te kaldı.

    Birinci sırada kadın aday oranı en düşük AK Parti’de

    Peki, birinci sırada gösterilen kadın aday oranı ne durumda? TİP’in ilk sıradaki adaylarının yüzde 47,1’i kadın. Bu oran Yeşil-Sol’da yüzde 39,1; CHP’de yüzde 12,5; İYİ Parti’de yüzde 11,5 oldu. MHP ilk sıra adaylarının yüzde 8,1’i kadın iken bu oran AK Parti’de yüzde 4,6’da kaldı.

    2018’de kaç kadın milletvekili seçildi?

    TBMM’nin Nisan 2023 yılı verileri itibariyle mecliste 577 milletvekili bulunurken bunların 100’ü kadın. Kadın milletvekili oranı yüzde 17,3. HDP’nin 22 kadın milletvekili var. HDP milletvekillerinin yüzde 39,3’ü kadın.

    AK Parti’de ise milletvekillerinin yüzde 18,9’u (54 vekil) kadın. Bu oran CHP’de sadece yüzde 11,9 (16 vekil). Bu oran MHP’de yüzde 8,3 ve İYİ Parti’de sadece 5,6.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu ve Altun tartışmasına konu olan Cambridge Analytica, hangi seçimi nasıl etkiledi?

    Kılıçdaroğlu ve Altun tartışmasına konu olan Cambridge Analytica, hangi seçimi nasıl etkiledi?


    Kemal Kılıçdaroğlu, seçime günler kalan, Twitter hesabından yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun için “Cambridge Analytica’cılık oynamak kapasitenizi aşar” dedi.

    Londra merkezli Cambridge Analytica adlı veri analiz şirketinin, yaklaşık 90 milyon kullanıcının sosyal medya hesaplarından izinsiz topladığı kişisel verileri ABD ve İngiltere’de kritik siyasi seçimleri etkilemek için usulsüz kullandığı ortaya çıkmıştı. Kişisel verileri istismar eden şirketin 5 yıl önce, 2 Mayıs 2018’de faaliyetlerine son verdi.

    Cambridge Analytica ile ilgili iddialar, şirketin eski çalışanı Christopher Wylie tarafından ortaya atılmıştı.

    İngiliz Channel 4 haber kanalının yayımladığı gizli kamera çekimlerinde de şirketin bazı yöneticileri, internet ortamında siyasetçilerin itibarını sarsmak için “aşk tuzakları” hazırlanabileceğini ve rüşvet verilebileceğini söylerken görülmüştü.

    Görüntülerde şirketin tepe yöneticisi Alexander Nix’in, şirketle dünya genelinde gizli şekilde seçim kampanyaları yürüttüklerini söylerken Cambridge Analytica’nın Kasım 2016’da gerçekleştirilen ABD başkanlık seçimlerinde önemli rol üstlendiğini söylemişti.

    ABD Başkanı Donald Trump ile birçok kez buluştuklarını belirten Nix, şu ifadeleri kullanmıştı: “Bütün araştırmayı yaptık. Bütün veriyi elde ettik. Bütün analizi gerçekleştirdik. Hedeflemeyi yaptık. Bütün dijital kampanyayı, televizyon kampanyasını biz yönettik ve bizim verilerimiz stratejilerini belirledi.”

    Nijerya seçimi

    Cambridge Analytica’nın Nijerya’da 2015’teki devlet başkanlığı seçimlerinde Müslüman adaya karşı Hıristiyan adayın yürüttüğü kampanyaya da Aggregate IQ aracılığıyla dahil olduğunu anlatan şirketin eski çalışanı Wylie, burada İsrail merkezli özel istihbarat şirketi Black Cube’un sağladığı verilerin kullanıldığını dile getirmişti.

    Kampanya sırasında bugün devlet başkanı olan Müslüman aday Muhammadu Buhari’nin emaillerinin bu firma tarafından hacklendiğini belirten Wylie, ayrıca seçmenin oyunu etkilemeye dönük şiddet içerikli, İslam’a karşı nefret uyandırmayı hedefleyen videoların da yayıldığını kaydetti.

    ‘Kişisel bilgileri profilleme’

    Cambridge Analytica bu hizmeti veren tek şirket değil. Burada insanlarla ilgili bilgiler toplanıp profilleme yapılıyor ve bu profillere uygun pazarlama yöntemleri öneriliyor. 

    Bu uygulama reklam sektöründe bir yöntem olarak uzun zamandır kullanılıyor. Ancak artık sosyal medya sayesinde demografik verilerin çok daha ötesinde profilleme yapılabiliyor.

    Cambridge Analytica’nın istifa eden CEO’su Alexander Nix bunu “psikografik” profilleme şeklinde adlandırmıştı. İnsanların kişilikleri ve eğilimleri üzerinden yapılan bu profiller sayesinde çok daha sofistike pazarlama yöntemleri geliştirilebiliyor. Bu yöntem siyasette yaygın olarak kullanılıyor.

    Psikografik profiller sayesinde, sadece siyasal kampanyaların klasik yöntemlerine strateji üretmek değil, sosyal medyada mikro hedefler üzerinde operasyon yapmak da mümkün oluyor. 

    Bu çok etkili bir yöntem; çünkü iletilmek istenen mesaj sanki sizden biri konuşuyor gibi çıkıyor karşınıza, sizinle hemen etkileşime geçiyor. 

    Cambridge Analytica 2013’te kurulmuş, ama öncesinde Strategic Communication Laboratories Group (SCL) isimli çok daha meşhur bir şirket var. 

    İngiltere, Endonezya, Tayland, Kenya ve daha birçok ülkede hükümetlerle ve siyasetçilerle çalışmış, kendi ifadeleriyle “psikolojik harp” ve “algı operasyonu” alanlarında uzman bir şirket. 

    ‘Deep Web’

    Sosyal medya kullanıcılarının bilgileri zaman zaman hackerlar tarafından ele geçirilebiliyor. Bu bilgileri çalan korsanlar, bunları ‘Deep Web’ ortamında paraya çeviriyor.

    Dünya çapında milyarlarca kullanıcı, kimi zaman alışveriş, kimi zaman oyun, kimi zaman da sosyal paylaşım amacıyla internet sitelerinin üyesi oluyor.

    Kullanıcılar, üyelik şartları gereği kimlik ve kredi kartı bilgilerini üyesi oldukları platforma emanet ediyor ancak internet ortamının “korsanları”, güvenlik açıklarından yararlanarak bu bilgilere ulaşabiliyor.

    Sosyal Medya ve Bilgi Teknolojileri Strateji Derneği Başkanı Abdullah Çiftçi, daha önce Anadolu Ajansı’na verdiği demeçte, hacker’ların çaldıkları bu bilgileri şantaj amacıyla da kullandıklarını, bilgilerini ele geçirdikleri ünlü isimlerin kamuoyunda bilinmesini istemediği fotoğraf ve bilgilerini yayma tehdidiyle, bu kişilerden para kazanmaya çalıştıklarını kaydetti.

    Bazı istihbarat örgütlerinin ise bilgileri ele geçirerek ülkelerde karışıklıklara sebep olabildiğini ifade eden Çiftçi, İngiltere’de kurulan Cambridge Analytica şirketinin Facebook’ta seçmeni etkilemek için 100 bin farklı reklam hazırlamasını anımsatmıştı.

    Cambridge Analytica yine gündemde

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun için “Cambridge Analytica’cılık oynamak kapasitenizi aşar” dedi.

    Kılıçdaroğlu, Fahrettin Altun ile birlikte başka isimler de yazarak “Serhat ve ekip arkadaşları Çağatay ile Evren; anlaşmaya çalıştığınız dark web dünyası, sizi yabancı istihbaratın eline düşürür. Cambridge Analytica’cılık oynamak sizin kapasitenizi aşar çocuklar. SON UYARIMDIR!” ifadelerini kullandı.

    Fahrettin Altun, yaptığı açıklamada Kılıçdaroğlu’nun ifadeleri için “esef duyduk” dedi.

    Dezenformasyonla mücadeleye devam edeceklerini belirten Altun’un açıklaması şöyle:

    “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, ülkemizin stratejik iletişimi için gece gündüz demeden çalışan ve özellikle ülkemize dönük sistematik dezenformasyonla mücadelede büyük başarılar elde eden İletişim Başkanlığımızı, Başkan Yardımcılarım Çağatay ve Evren beyleri, Bilgi İşlem Daire Başkanım Serhat beyi, bir kez daha akıl ve izan dışı iftiralarla karalamaya çalışmış.” 

    Hatırlatmak isterim ki bu noktada sorumluluk, ülke dışından hizmet aldığınız AJANS’ınıza değil şahsınıza aittir. Devletimizin ve milletimizin âli çıkarlarını gözetmek sadece iktidarın değil muhalefetin de sorumluluğundadır. Ayrıca, dezenformasyonla mücadeleyi öncelik haline getiren İletişim Başkanlığımızdan Sn Kılıçdaroğlu’nun rahatsız olması doğru yolda olduğumuzun göstergesidir.

    Kılıçdaroğlu’nun seçim kampanyasının başından sonuna kadar kurumumuzu hedef alması, çevresindeki “profesyonellerin”elinde bir strateji olmadığını, siyaset üretemediklerini ortaya koymaktadır. Şunu da söylemezsek olmaz. Bu açıklamayı ne amaçla yaptığınızı, neyin önünü almaya çalıştığınızı çok iyi biliyoruz.

    Demokrasiyi ve kamu çıkarını korumak, müzakere kültürünü güçlendirmek adına sosyal medyadaki trol ağlarını, köleleştirilmiş hesaplarla sosyal medyayı manipüle etme yöntemlerini boşa çıkarmaya devam edeceğiz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’de ilk kez oy kullanacak genç seçmen ne diyor? | Sokak röportajı

    Türkiye’de ilk kez oy kullanacak genç seçmen ne diyor? | Sokak röportajı


    AK Parti’nin 2003’te iktidara gelmesinden bu yana oy verme yaşına gelen yaklaşık 5,2 milyon kişi seçim günü ilk kez söz sahibi olacak. AFP, İstanbul sokaklarında gençlere seçimle ilgili görüşünü sordu.

    Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçimlerine günler kala AFP, İstanbul sokaklarında halka görüşünü sordu. 

    Her gün ‘siyaset düşünmekten bıktığını’ söyleyen 18 yaşındaki öğrenci Emre Ali Ferli, “Cumhurbaşkanı Erdoğan gittiği zaman artık siyasete değil akademik gelişimimize, sosyal hayatımıza önem vermeye başlayacağız.” diyor. 

    Ferli gibi, AK Parti’nin 2003’te iktidara gelmesinden bu yana oy verme yaşına gelen yaklaşık 5,2 milyon kişi seçim günü ilk kez söz sahibi olacak. Bu da seçmenlerin yüzde sekizi anlamına geliyor.

    Son yapılan anketleriden biri, 18-25 yaş aralığındaki gençlerin sadece yüzde 20’sinin cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde Erdoğan’a ve AK Parti’ye oy vermeye hazır olduğunu gösterdi.

    AFP, Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’nun, cep telefonu alımlarında vergiyi kaldırma ve ücretsiz internet paketleri vaatleriyle Z kuşağı seçmenlerini yanına çekmeye çalıştığının altını çiziyor.

    Erdoğan’ın çocukluğunun geçtiği Kasımpaşa’da 19 yaşındaki Gökhan Çelik, “Erdoğan gitmeli. Bütün komşularım ona oy verecek ama ben vermeyeceğim,” diyor.

    Tekstil işçisi 21 yaşındaki Fırat Yurdayiğit, “Oyumu Muharrem İnce’ye vereceğim. Ama kim seçilirse seçilsin, herkes Erdoğan’dan iyidir.” şeklinde konuşuyor. 

    “Kılıçdaroğlu’nın başörtüsü adımı”

    AFP, haberinde Kılıçdaroğlu’nun “muhafazakar seçmenler için endişe kaynağı olan CHP’nin katı laik imajını ortadan kaldırmak için çaba sarf ettiğini” kaydetti.

    Kılıçdaroğlu’nun geçen yıl, kadınların başörtüsü takma hakkını garanti altına alan bir yasa önerdiğini belirten AFP, “Bay Kemal kazanımlarınızı kaybetmenize asla izin vermeyecek” sözünü hatırlattı.

    İstanbul Işık Üniversitesi’nde Doçent olan Seda Demiralp, Millet İttifakı’nda muhafazakar isimlerin olmasını “dindar seçmenlere yönelik bir uzlaşma mesajı” olarak nitelendirdi.

    “İlk oyum da son oyum da Erdoğan’a”

    İşsiz olan 22 yaşındaki Çağrı Kalıncı, “Ben Recep Tayyip Erdoğan’cıyım. Benim ilk oyum da son oyum da olsa zaten yine de Recep Tayyip Erdoğan.” diyor. 

    Matematik Öğretmenliği öğrencisi Aslı ise, sessiz kalmayı tercih ettiğini söylüyor: “Ben de çok tartışmaların içine girmeyi tercih etmiyorum. Çünkü ne olacağı belli değil. Herkesin farklı bir görüşü var, herkes kendince haklı. Ben de bu konuda net bir görüşe sahip değilim. Ama umarım bizim için en iyisi neyse o olur. Geleceğimiz önemli sonuçta, bizden sonraki nesiller de önemli. Bakalım yani göreceğiz.”

    “Gençliğimiz gitti”

    28 yaşındaki tekstil işçisi Tayyip Senyaz, “isminden nefret ettiğini” ifade ediyor: “Bu Tayyip’in (Erdogan) artık başımızından gitmesi gerekiyor. Neden? Ben CHP’ye oy vereceğim. Çünkü ne geçinebiliyoruz… Gençliğimiz gitti. Benim ufacık çocuğum var üç yaşında kan ağlıyor, ekmek diyor, mama diyor. Ama yapamıyoruz. Zor (şartlarda) çalışıyoruz.”

    Senyaz, gençlere yönelik adımlar atılmasını istiyor: “Biz genç olarak sadece önümüzün açılmasını istiyoruz. Diğer ülkelerde bizim yaşımıza gelene kadar 15 tane ülke geziyorlar, biz Kasımpaşa’ya zor iniyoruz kendi evimizden. Bu kadar yani.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan: IŞİD lideri El Kureyşi, MİT’in Suriye’de düzenlediği operasyonda öldürüldü

    Erdoğan: IŞİD lideri El Kureyşi, MİT’in Suriye’de düzenlediği operasyonda öldürüldü


    El Kureyşi’nin selefinin, geçen yılın ekim ayında ABD operasyonunda öldürüldüğü duyurulmuştu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “DEAŞ’ın sözde lideri Ebu Hüseyin el Kureyşi kod adlı şahıs, Milli İstihbarat Teşkilatımızın (MİT) dün Suriye’de gerçekleştirdiği bir operasyonla etkisiz hale getirildi.” dedi.

    Erdoğan, Çankaya Köşkü’nden TRT Türk, ATV Avrupa, Euro D, Euro Star, Kanal 7 Avrupa “Cumhurbaşkanı Özel Yayını”na katılarak, gazetecilerin sorularını yanıtladı ve açıklamalarda bulundu.

    Türkiye’nin yürüttüğü terörle mücadelenin Avrupa’nın güvenliğine katkı sağladığını söyleylen Erdoğan, “Avrupa bunun farkında değil veya olmak istemiyor. Hatta hatta onların savunucusu konumunda. Terör örgütleri DEAŞ ile PKK/YPG, FETÖ ile en sonuç alıcı, en etkili şekilde mücadele eden biziz, tek ülkeyiz NATO içinde. Son yıllarda PKK’nın Irak ve Suriye’de faaliyet gösteren çeşitli düzeylerdeki pek çok yöneticisi istihbarat teşkilatımız tarafından etkisiz hale getirildi. Aynı şekilde FETÖ’nün yurt dışındaki elemanlarından bir kısmı da ülkemize getirildi.” diye konuştu.

    “Terör örgütleriyle ayrım yapmadan mücadelemizi sürdüreceğiz”

    Milli İstihbarat Teşkilatı’nın IŞİD’in lideri olduğu söylenen Ebu Hüseyin el Kureyşi kod adlı şahsı uzun süredir takip ettiğini söyleyen Erdoğan, “Bu şahıs, Milli İstihbarat Teşkilatımızın dün Suriye’de gerçekleştirdiği bir operasyonla etkisiz hale getirildi. İnşallah bundan sonra da terör örgütleriyle ayrım yapmadan mücadelemizi sürdüreceğiz. Yani bu tür DEAŞ’ın başındaki kişileri, şurada buradaki terör örgütlerinin başlarını Amerika, vesaire etkisiz hale getirdiği zaman dünyayı ayağa kaldırırlar. İşte buyurun, şu anda biz DEAŞ’la ilgili bir değil, iki değil, üç değil, kaç tanesini etkisiz hale getirdik. PKK ile ilgili kaç tanesini etkisiz hale getirdik.” şeklinde konuştu.

    IŞİD’e yakın kaynaklar ya da bölgede güvenlik güçleri bulunduran Suriye Ulusal Ordusu gibi oluşumlardan konuyla ilgili henüz bir açıklama yapılmış değil.

    AFP haber ajansının Suriye’nin kuzeyinde görevli muhabiri Charles Lister, Türk istihbaratı ile Türkiye’nin desteklediği yerel güçlerin cumartesi günü Suriye’de bir bölgeyi kuşattığını duyurdu.

    El Kureyşi’nin selefinin, geçen yılın ekim ayında ABD operasyonunda öldürüldüğü duyurulmuştu.

    ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), geçen yılın ekim ayında yaptığı açıklamada, Ebu İbrahim El-Haşimi El-Kureyşi’nin ölümünden sonra IŞİD’in başına geçen Ebu el-Hassan el-Haşimi el-Kureyşi’nin de öldürüldüğünü açıklamıştı.

    CENTCOM Sözcüsü Albay Joe Buccino, yaptığı yazılı açıklamada, “Ebu el-Hasan el-Haşimi el-Kureyşi’nin ekim ortasında ölümü, IŞİD’e bir başka darbe vurdu. Bu operasyon, Suriye Özgür Ordusu tarafından Suriye’nin Dar’a vilayetinde gerçekleştirildi.” ifadelerini kullanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 14 Mayıs seçimleri | Yurt dışı seçmen sandık başında; hangi ülkede ne zaman oy kullanılıyor?

    14 Mayıs seçimleri | Yurt dışı seçmen sandık başında; hangi ülkede ne zaman oy kullanılıyor?


    14 Mayıs seçimleri için yurt dışında kayıtlı Türkiye vatandaşı seçmen sandık başına gitmeye başladı. Peki, hangi ülkede ne zamana kadar oy kullanılacak?

    Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi kapsamında yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı seçmenler, farklı ülkelerde oy kullanmaya başladı. 

    Peki, hangi ülkede ne zamana kadar oy verme işlemi sürecek? Seçim süreci hangi ülkede nasıl işleyecek?

    Fransa

    Fransa’da 3 kentte daha Türkiye’de ‪14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri için oy kullanma işlemi başladı.

    Fransa’da Türk seçmenle Mulhouse, Clermont-Ferrand ve İngre kentlerinde yerel saatle 09.00’dan itibaren Türkiye’de 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimleri için sandık başına gitti.

    Seçmenler, ilk defa bu seçimlerde söz konusu 3 kentte de oy verebiliyor.

    Vatandaşlar, Mulhouse, Clermont-Ferrand ve İngre’de 1 Mayıs’a kadar 09.00-18.00 saatlerinde oy kullanabilecek.

    Öte yandan Paris, Marsilya, Strazburg, Lyon, Nantes, Bordo kentlerinde 27 Nisan’da başlayan oy verme işlemi, 9 Mayıs 21.00’e kadar devam edecek.

    800 bin civarında Türk vatandaşının yaşadığı Fransa’da, 397 bin 86 Türk seçmen bulunuyor.

    Fransa, “yurt dışında en çok Türk seçmenin bulunduğu 2. ülke” konumunda.

    Fransa’daki oy pusulalarının 10 Mayıs’ta Türkiye’ye hava yoluyla gönderilmesi planlanıyor. Oyların sayılması işlemi 14 Mayıs’ta Türkiye’de yapılacak.

    2018’de Türkiye’deki Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde Fransa’da yaşayan Türk seçmenlerin yüzde 47,3’ü oy sandığa gitmişti.

    Hollanda

    Hollanda’nın başkenti Amsterdam ile Lahey, Deventer ve Eindhoven kentlerinde, Türkiye’de ‪14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri için oy kullanma işlemi, yerel saatle 09.00’da başladı.

    Hollanda’da yaklaşık 286 bin seçmen, Türkiye’de 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimleri için 9 Mayıs’a kadar oy kullanabilecek.

    Hollanda’da bu yıl ilk defa sandık kurulan Eindhoven kentinde de seçmenler, 1 Mayıs’a kadar 09.00-18.00 saatlerinde sandık başına gidecek.

    “Seçimlere katılım sadece yurt dışında değil, sınır kapılarında da mümkün”

    Oyunu kullanan Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Selçuk Ünal, gazetecilere yaptığı açıklamada, Amsterdam, Lahey ve Deventer’e ek olarak, bu seçimde ilk kez sandık kurulan Eindhoven da olmak üzere, 4 ayrı mekanda seçimlerin başladığını bildirdi.

    Seçimlerde oyların yurt dışında da kullanılmaya başladığından beri Türk vatandaşlarının oy kullanma haklarının giderek arttığını belirten Ünal, “Seçimlere yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın katılımı her yıl, her sefer tedricen artıyor. Bu sene de artmasını temenni ediyoruz. Seçimlere katılım sadece yurt dışında değil, sınır kapılarında da mümkün.” ifadelerini kullandı.

    “Oyların güvenle kullanılması için gerekli tüm önlemlerimizi aldık”

    Türkiye’nin Rotterdam Başkonsolosu Sevgi Kısacık da “Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın demokratik haklarını kullanmalarına özel önem atıf ediyoruz. Hükümetimiz gerekli çalışmaları yapıp hukuki düzenlemeleri tamamladıktan sonra bu hakkı verdi. Vatandaşlarımızı bu haklarını kullanmaya davet ediyoruz.” diye konuştu.

    Yerel saatle 09.00’dan itibaren Rotterdam Başkonsolosluğunun Lahey’de organize ettiği oy verme işleminin başladığını, seçimlere yoğun katılım beklediklerini aktaran Kısacık, “Seçmenlerin sakinlikle ve sükunet içinde oylarını güvenle kullanabilmesi için gerekli tüm önlemlerimizi aldık. İnşallah hepimiz için hayırlı olsun.” dedi.

    Lahey kentinde 25, Amsterdam’da 14 ve Deventer’de 14 sandık, 9 gün boyunca vatandaşların hizmetine sunulurken Eindhoven’da 3 gün boyunca 5 sandıkta oy kullanılabilecek.

    Rusya

    Rusya Federasyonu’nda yaşayan Türk seçmenler, Türkiye’de ‪14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri için sandık başına gitti.

    Başkent Moskova’daki Türk vatandaşları yerel saatle 09.00’dan itibaren Türkiye’nin Moskova Büyükelçiliğinde kurulan sandıklarda oy kullanmaya başladı.

    Türkiye’nin St. Petersburg, Kazan ve Novorossisk başkonsolosluklarında da açılan sandıklarda vatandaşların oy verme işlemleri, 7 Mayıs akşamına kadar sürecek.

    Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Mehmet Samsar da elçilik binasındaki 3 No’lu sandıkta oyunu kullandı.

    Samsar, gazetecilere yaptığı açıklamada, 2018’de gerçekleştirilen son seçimlerde yurt dışındaki seçmenlerin yüzde 50’den fazlasının oy kullandığını söyledi.

    Bu yılki seçimlerde oranın daha da artmasını beklediklerine işaret eden Samsar, “Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) aldığı karar çerçevesinde 73 ülkede ve 151 temsilcilikte oy kullanılıyor. Rusya’da da Moskova Büyükelçiliğimizde, Kazan Başkonsolosluğumuzda, St. Petersburg Başkonsolosluğumuzda ve Novorossisk Başkonsolosluğumuzda sandık açıldı.” ifadesini kullandı.

    Samsar, vatandaşların 9 gün boyunca buralarda oylarını kullanabileceklerini belirterek, “Aynı şekilde sınır kapılarında da oylarını kullanabilirler. Seçimlerin güvenli şekilde gerçekleşmesi için biz gerekli her türlü tedbiri aldık. Rus makamlarına da gerekli bilgileri verdik, onlar da kendi önlemlerini aldı. Umuyorum ki vatandaşlarımız güvenli şekilde buraya gelip oylarını kullanacak.” diye konuştu.

    Yunanistan

    Türkiye’nin Yunanistan’da bulunan başkonsolosluklarında, Türkiye’de 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimleri için oy kullanma işlemi başladı.

    Başkent Atina’daki Atina-Pire Başkonsolosluğu ile Selanik, Gümülcine ve Rodos başkonsolosluklarında Yunanistan’da yaşayan seçmenler için sandıklar kuruldu.

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine göre, Yunanistan’da kayıtlı toplam 11 bin 714 seçmen bulunuyor.

    Yunanistan’daki seçmenler, başkonsolosluklarda kurulan sandıklarda 7 Mayıs’a kadar 09.00-21.00 saatlerinde oy kullanabilecek.

    Seçimlerin ikinci tura kalması halinde Yunanistan’da kayıtlı seçmenler, 20-24 Mayıs’ta yeniden sandığa gidecek.

    Belçika

    Avrupa’da Türk nüfusunun yoğun olduğu ülkelerden Belçika’da, Türkiye’deki Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Seçimleri için oy kullanma işlemi başladı.

    Türkiye’de 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimleri için Belçika’nın başkenti Brüksel’in yanı sıra Anvers ve Hasselt şehirlerinde de oy verilebiliyor.

    Brüksel’deki Expo alanında kurulan sandıklarda oy kullanma işlemine ilk gün yoğun ilgi vardı.

    Türkiye’nin Brüksel Başkonsolosu Umut Deniz, oy kullanma işlemlerine ilişkin yaptığı açıklamada, vatandaşların oy kullanma hakkının önemine vurgu yaparak “Vatandaşlarımızın seçim sürecinde hiçbir aksaklık yaşamadan oylarını rahatça kullanabilmeleri için tüm tedbirleri aldık.” dedi.

    Oy kullanma işlemlerinin huzur içinde devam etmesini ve seçimlerin Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyen Deniz, “Bütün vatandaşlarımızı oylarını kullanmaya davet ediyorum. 29 Nisan’dan itibaren 9 gün boyunca sandıklar açık olacak. Vatandaşlar sabah 09.00’dan akşam 21.00’e kadar Belçika’nın her yerinden gelip oylarını kullanabilecek.” diye konuştu.

    Belçika’da 153 binin üzerinde seçmen bulunduğu belirtiliyor.

    İsviçre

    İsviçre’de, Türkiye’de 14 Mayıs’ta düzenlenecek Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri için oy kullanma işlemi başladı.

    İsviçre’de başkent Bern ile Cenevre ve Zürih olmak üzere 3 farklı noktada sandık kuruldu.

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine göre, İsviçre’de kayıtlı 105 bin 820 seçmen, 7 Mayıs’a kadar oylarını Türkiye’nin bu üç misyonunda kurulan alanlarda kullanabilecek.

    Oy kullanma işlemi yerel saatle 09.00’da başladı, 21.00’e kadar sürecek. Türkiye’nin Cenevre Başkonsolosluğunun bulunduğu binada oy kullanmak için kurulan alan ve çevresinde güvenlik önlemleri alındı.

    Seçmenlerin sabah saatlerinde oy kullanılacak alanın önünde uzun kuyruklar oluşturduğu görüldü.

    Cenevre’de ilk oyu 1 No’lu sandıkta kullanan Ceren Erdoğdu, vatandaşlık görevini yerine getirdiği için mutlu olduğunu söyledi.

    Erdoğdu, “Kolay bir şekilde oyumuzu kullandık. Vatana ve millete hayırlı uğurlu olsun.” dedi.

    Seçmen Davut Bingül de vatandaşlık görevini yerine getirmekten mutluluk duyduğunu ve herkesin oyunu kullanması gerektiğini ifade etti.

    Sandıklar, 7 Mayıs’a kadar açık olacak

    Türkiye’nin BM Cenevre Ofisi Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Güven Begeç ve Cenevre Başkonsolosu İpek Zeytinoğlu Özkan da oylarını Cenevre’de kullandı.

    Özkan, sabah saatlerinde vatandaşların oy kullanmaya büyük ilgi gösterdiğini kaydetti.

    Oy verme işleminin sorunsuz geçmesi için tüm tedbirleri aldıklarını vurgulayan Özkan, “Oy kullanma işleminin düzen ve sükunet içerisinde geçmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Vatandaşlarımızı bekliyoruz, 7 Mayıs’a kadar sandıklar açık olacak. Sabah 09.00’dan akşam 21.00’e kadar açık olacağız. Seçimler, vatanımıza ve milletimize hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.

    İsviçre’deki seçmenler, 7 Mayıs’a kadar oy kullanabilecek. Vatandaşlar, seçimlerin ikinci tura kalması halinde 20-24 Mayıs tarihlerinde yeniden sandığa gidecek.

    İsviçre’deki Türkler, Türkiye’deki seçimler için 6’ncı defa sandık başına gidiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***